25 Mart 2013 Pazartesi

2013'de Formula 1'i Televizyonda Nasıl İzlerim ?

Geçen yılki Formula 1'i nerede izleyeceğiz belirsizliğin ardından bu sene biraz daha sessiz sedasız ortalık. Herkes bir şekilde kendi yolunu buldu. Benim de geçen sene bazen isyan ettiğim zamanlar olmasına rağmen alıştık sayılır. Asıl endişem Formula 1'e o kadar sıkı bağlı olmayıp, yayın haklarının D-Smart'a geçmesiyle spordan kopabileceklerin olmasıydı. Muhtemelen olmuştur, fakat çekirdek bir izleyici takip etmeye devam ediyor. Bu yazının amacı da insanların Formula 1'i daha rahat izlemelerinin yollarını bulmaya çalışmak. Umarım faydalı olur.

Öncelikle bu yazıya temel oluşturan biri benim, diğeri Ali Ünal'ın geçen sene yazılan yazıları tavsiye ederim. Zaten Ali Ünal'ın yazısındaki F1'i izleme seçenekleri bu sene de aynen geçerli. Ben wikipedia sayfasından 2013'deki dünyadaki bütün yayın haklarını bulunduran Tv kanallarını paylaşacağım. Bunun yanında yine internnetten yayın yapan kanalları ve radyoları da koyacağım. Link (stream) konusunda gelirsek ; evet internette birçok link var, izliyoruz da fakat link konusu internetiniz ne kadar iyi olursa olsun her zaman bir şüphe kalıyor aklınızın bir ucunda. Formula 1 izlemek bizler için büyük zevk, bu da en iyi televizyonda olur kanısındayım.

Hazır konu açılmışken D-Smart'ın geçen yıldan bu yana F1 takımları gibi gelişim konusunda fena olmadığını gördük. Formula 1 Özel diye program yapmaya başladılar, bu sene yarış öncesi ve sonrası yine aynı isimle program yapılmaya başlandı, Erbatur Ergenekon ve Korhan Savran gibi tanıdık isimlerle yapılan program kendini izlettirdi. Bazı arkadaşların haklı da bir şekilde bu programların içeriğinin yeterince iyi olmadığı konusunda şikayetleri oluyor. Bu konuda biraz daha temkinli olmak gerek çünkü bu ülkede maalesef bir F1 programının olması bile başlı başına bir olay, o yüzden eleştirelim ama destek de verelim. D-Smart fena iş çıkartmıyor, üstelik yarışın tekrarlarını da sürekli veriyor. Eğer sansınız varsa, bu yazıyla veya linklerle uğraşmayın. Gidin bir D-Smart alın, çünkü pahalı bir şey değil, pc başında uğraştığınıza değmez. 30 kağıda F1, NBA, Şampiyonlar ligi maçları, belgesel kanalları, D-Smart'ın kendi ve yerli film kanalları dahil. Sürekli D-Smart'ın reklamını yapıyormuşum gibi hissediyor ve rahatsız oluyorum ama siz beni anlarsınız. D-Smart, Digiturk gibi paralı platformlara karşı tepkiyi de son derece haklı ama dünya artık bu düzene geçmiş, şu noktada yapacak bir şey yok. Evet ne de çok konuştum değil mi, resimleri aldığım linki de vereyim de oradan daha kolay bakarsınız.







Bunlar bütün dünyada Formula 1'in 2013 yayın haklarına sahip olan kanallar. 'Pay' olanlar o ülkede de paralı yayın yaptığını söylüyor. Bazılarının internetten yayını da var. Antrenman ve sıralama turlarını gösterip göstermediği de bu tabloda var. Sanırım bu kanalları izlemek için en uygun yer, Hotbird. Bildiğim kadarıyla İdman Tv ve Abu Dhabi Sports'dan izleyenler var uydudan. Yine RTL de kablolu da var. Uydudan farklı kanallardan izleyebilen veya burdaki listeden bir kanalı izlemeye başaran ya da uyduyla ilgili başka tavsiyesi olabilecek birileri varsa yorum yazmanızı özellikle rica ediyorum. Bu yazıyı mini forum gibi kullanabiliriz.

Diğer yandan yine wikideki sayfada radyo kanalları da varmış. Olur da yurtdışına çıktınız, yarışı izleyemiyorsunuz, belki bu radyolar bir işinize yarayabilir. Belki internetiniz iyi değil, link bulamadınız o durumda da bu radyolar iş görebilir.

























Bu arada yarışları BBC'den izlemek veya dinlemek istiyorsanız Expat Shield programını kurmanız gerekiyor. Bu program size bir İngiltere IP'si alıyor ve BBC'yi beleşe izliyorsunuz, fakat BBC bütün yarışları göstermiyor, bir sezonda 9-10 yarışı gösteriyor, o da yukarıdaki linkte mevcut. Ayrıca yarış günleri Cnn Türk'de altı gibi yarışın özetini veriyor, aklınızda bulunsun. Pazar akşamları maçların özetlerini izleme hesabı. Başka başka aklıma bir şey gelmiyor şimdilik, sizin de katkınızla Formula 1 izlemek isteyenlere yardım edebiliriz, zamanla yeni yollar bulursak paylaşmaya devam ederiz. Esen kalın.

Düzeltme 1 : İdman Tv'nin biss key'i şu linkte bulabilirsiniz.

24 Mart 2013 Pazar

This is Ridiculous* - 2013 Malezya GP

- Felipe Massa 3 yıl sonra ilk defa Alonso'yu puan klasmanında geçmiş oldu. 2010'da yine      Malezya'dan sonra şampiyona liderliğini ele geçirmişti bir yarışlık.
- McLaren 2010 Bahreyn'den bu yana 60. yarış üst üste puan almayı başardı.
- Hulkenberg Sauber'le ilk yarışından puan aldı.
- Sergio Perez McLaren'deki ilk puanlarını deftere yazdı.

Birkaç gereksiz istatistik verdikten sonra ilk iki yarışın analizine gelelim. Yazı Malezya odaklı olacak, arada Albert Park'tan da bukleler göreceğiz. Sezonun lastikler açısından bugün hem pist ve iklim şartlarından hem de sezonun başlayalı daha bir hafta olduğundan en zorlu sınavını gördük muhtemelen. Avrupa yarışları öncesi sezonun karambollere yüksek eğilimi devam ediyor. Sepang Albert Park'dan daha derli toplu olsa da akıllardaki soru işaretlerini yine azaltmadı. Artık takımların ellerinde daha çok veri var, bizim de daha çok sorumuz.

Avustralya'da Lotus ve Ferrari'nin öne çıkan lastik kullanımından sonra bugün de Red Bull ve Mercedes'in ayrı dünyalarda olduğunu gördük.  2011 ve 2012'de sezon karışık başlamış, sonrasında üç büyüklerin ağırlığını koyduğunu görmüştük. Sezonun ikinci yarışı ''Aa, evet ya Malezya'da RBR ve Mercedes çekişmişti'' gibi tepki vermemiz zor değil. Yine de 2013 2014'deki kural değişikleriyle geçmiş sezonlara benzemeyebilir.

Biraz gülün ama, çekiyorum...


Cuma günkü Lotus ve Red Bull üstünlüğünden sonra cumartesi günü Mercedes'in de hızlandığını gördük. Ferrari çok ortalarda gözükmese de Q3'de ortaya çıkarak 2 ve 3. cebi aldı. Malezya'da da Q2'nin ortasında yağmur gelmesi yine Avustralya gibi kafaları karıştırdı. Avustralya'da 1 sn farkla polü alan Red Bull burda Q3'e zor kaldı. Q3'de ise herkesten çok daha hızlılardı, Webber son turunu atabilseydi yine ilk çizgiyi alacak gibiydiler. Hem yağmur hem lastikler tabloyu görmemize engel oldular. Yükseğe yakın downforce isteyen bu pistte Red Bull Q1'de çok zorlanmış, Q2'de de Vettel Q1'de kullandığı lastiği kullanmaya devam etmişti. Red Bull'un sıralama turlarından taviz verdiği kesin gibi ki bugün lastik aşınmasının ne kadar ciddi olduğunu gördük. Ferrari ve Lotus ise Avustralya'daki hızlarına sahip değildiler. McLaren'in ise griddeki altıncı hatta Hulkenberg'i de sayarsak altı buçukuncu takım olduğunu söyleyebiliriz. Mercedes ise en büyük soru işareti hala; ne kadar hızlılar, gelişime ayak uydurabilecekler mi, hızlarının kaynakları yine sadece bir buluşa mı dayanıyor göreceğiz.


Bu kadar uzun girişten sonra, işleri ciddileştirelim. Öndeki takımların 4 pit yaptığı yarışta öyle bir an geldi ki artık pitleri saymaz olduk, sağolsunlar 10 turda bir pit yaparak bize yardımcı oldu öndeki dörtlü. Alonso'nun takım tarafından yargılanması zor ama illa yargıla derseniz hatalı kararı sonucunda yarışa veda etmesi Red Bull ve Mercedes'i yalnız bıraktı. Yarış sonrası konuşmak kolay olsa da kanat bu denli hasar aldığında ve birkaç tur sonra herkesin slicklere geçeceği kolaylıkla görülebildiği bir ortamda pit daha doğru bir karardı sanki. Neyse, Alonso eğer yarışta olsaydı bile muhtemelen Button'la beşincilik mücadelesi verecekti, hele ki geçen haftadan sonra Ferrari'nin yarış performansı hiç iyi değildi. Üstelik Massa'nın yarış boyunca genellikle önü açıktı Lotus'ların aksine. Button da bu yarıştaki formuyla 2012 Alonso'yu hatırlattı. McLaren yarışın başlarında en hızlı üçüncü takım, sonlarında ise Mercedes'e yakın bir formdaydı. Bunda Button'ın önün açması ve istikrarı da etkili oldu. Perez'e oranla bu yarış daha iyiydi. Grosjean toparlanmış gözükürken Maldonado yine saçmaladı.

Hayır, dondurma değil

Pilotlar 9. tura girerken Web-Vet-Ham-Ros-But-Hulk-Mas-Per-Gro-Rai sıralaması oluştu. Webber'in sert lastiği hariç öndekiler orta sertlikteki lastiği tercih ettiler. Web, Vet'den 3, Ham'dan 8.3, Ros'dan 12.6 ve But'dan 17.2 sn öndeydi an itibariyle. İlk pitlerden sonra RBR ve Mercedes ayrı dünyalarda, Hulkenberg de geçen yılki Sauber'i andırırcasına Button'ı zorladı. Sonra nefesi yetmedi. İkinci stintte Mercedes'lerin RBR'ye göre biraz daha iyi olduğu görüldü. 18. tura girerken Web 2.1, 5, 7.5 ve 17 sn öndeydi arkasındaki dörtlüye oranla. Öndekilerden Webber'in en yavaş olduğunu gören Horner ve arkadaşları önce davranarak pilotlarını içeri aldı. 2-3 tur içinde gridin geri kalanı da pit yapınca sıralama tekrar eski haline geldi. Bu sefer de Vettel sert lastikleri takmıştı.

Üçüncü stintin başında yeterli hızı olmayan Webber birkaç tur tökezlese de toparladı. Vettel'in önümü açın dediği an da bu zamandı. Pitlerden sonra Web, Vet 2.6, Ham 4.7, Ros 8.1, But 15.8, Mas 25.0, Gro 26.1, Hulk 26.8, Per 27.6 ve Rai 33.8 sn sıralaması oluştu. Massa pitlerde Hulk'u geçerek önü açtı ve Button'la benzer turlar atmaya başladı. 3. pitleri ise başlatan 30. turda Hamilton oldu. Lastikleri ısıtmanın hiç mesele olmadığı bu pistlerde erken pite girmek genellikle büyük avantaj oluyor. Burda da aynısı oldu. Lewis'in arkasından aynı turda Rosberg ve Webber, diğer turda da Vettel içeri girdi. Üçüncü pitini yapan Button'ın sağ ön lastiği düzgün takılamayınca İngilizin 10 puanı heba oldu. McLaren'in hataya tahammülü olmadığı bir zamanda böyle bir hata kesinlikle kabul edilemez. Button'ın 2. pitinden sonraki 1.42'li serilere de yazık olmuş. Button da bunu demeye çalıştı yarıştan sonra. Geçen yıl Kanada'da ilk pitlerin ardından Lotus ekibi yarış galibiyetine göre taktik yapıp öndeki üçlüye (Vet, Ham, Alo) daha fazla zaman kaybettirseydi yarışı kazanabilirdi. Bugün de Mercedes tamamen RBR'ye göre taktiğini ayarladı, arkadaki Button'ı tamamen göz ardı etti. Bunda lastik bilinmezinin de etkisini göz ardı edilemez. Kanada'daki durum da öyle, yarış kazanmak isterken 7-8. sırada dolanan birine göre taktiğinizi ayarlamanız çok uçuk bir düşünce. Öndeki dörtlünün dördüncü ve son pitinden sonra ise lastikler değil takım emirleri konuştu.



Geçişin kolay olduğu pistlerde bir fazla pit genellikle daha işlevsel, Malezya'da da öyle oldu. Fia da yan yana on tane F1 aracının sığabileceği bu pistte neden iki tane DRS alanı koymuş, anlamak zor. Öndeki pilot bu kadar çaresiz bırakılmamalı. Lastiklere dönersek ; Hulkenberg yarışın sonunda Perez'le 22 sn'lik farkı eritti ve 8.'liği aldı. Perez Hulkenberg'in 4 sn önündeyken McLaren boşu boşuna riske girip pite almadı Meksikalıyı, 2 puan daha gitti. McLaren'in umut ışığı Avustralya'da Perez'in özellikle son stinti ve burda Button'ın performansı olabilir ancak. Lastikleri korumada temiz hava etkili olsa da geçen haftanın yıldızları Ferrari ve Lotus'un hız olarak yeterli olmadığı netti. Lastikler konusunda son olarak fena halde 2012 kokuları gelmeye başladı sanki.

Yarışa damga vuran asıl mesele takım emirleri oldu. Geçen yılki Amerika Gp'den sonra Ferrari'nin Massa'ya bilerek beş sıra ceza aldırmasına dair ''Yapıyoruz ama en azından göstere göstere yapıyoruz'' açıklamasını şımarıkça bulmuştum. Bugün ise Ferrari'ye haksızlık ettiğimi anladım. İki takım da dalga geçer gibi takım emirleri uyguladılar. Vettel ve Hamilton takım arkadaşlarından özür diledi! Hadi Red Bull'un geçmişinde bir şeyler oldu, Vettel'in takımın has adamı diyelim. Mercedes'e ne oluyor daha ikinci yarıştan takım emri uyguluyor. Mercedes'in bu yaptığı Ferrari'nin 2002'deki yaptığından da anlamsız ; tarihin en anlamsız takım emri. Başka zaman olsa, Hamilton zorlamaz, ödeşirlermiş. Başka zaman olacak mı, başka zaman olduğunda Hamilton'ın şampiyonluk için puana lazım olursa gibi gibi milyon tane ihtimal akla geliyor. Takım emirlerini ucundan kıyısından hep gördük, göreceğiz de yarışın podyumunun bu kadar suni olduğuna ilk defa şahit oldum, olmuşuzdur galiba. Formula 1 takımları kadar kraldan çok kralcı takım yok galiba. Ya da Rosberg yap bi delikanlılık, milyonların gönlünü fethet. Takımdan mı kovacaklar, sana takım mı yok. Bunun tek bir özrü olabilir, o da şu birkaç yarış içinde böyle bir durum tekrar yaşandığında ödeşmeleri! Suçluya da bir şans daha verelim. Red Bull'a neden değinmediğime gelirsek; orda hem Vettel bariz suçlu hem de RBR'nin birçok sebebi var takım emirleri uygulamak için. Webber emekli olduktan sonra yüzde 99 kitap yazacaktır, bugünkü açıklamalarından sonra daha bir merak eder oldum bu kitabı. Malezya takım emirlerinin miladı oldu sanki. Allah aşkına bugün Team Sky bile bugün takım emirleri uygulamadı.



Vergne yine ne yapıp edip puan aldı. Bottas Vergne'in hemen ensesindeydi. Gutierrez yine pek iyi gözükmedi. Tek pilotla lansman yapıp, geçen seneki iyi araçlarının üzerine kaşınan McLaren, Sauber ve Williams'ın araçlarından yararlanarak kendini bir anda en hızlı 5. takım olarak bulan Force India ise çok iyi gözüktüğü hafta sonunu bijon tabancasıyla yerle bir etti. Bize çok tarihi pit-stoplar izlettiler. Sıralama kuru zeminde olsaydı ne yaparlardı sorusu da cumartesi günü akılları baya meşgul etti. Ve Jules Bianchi. Hamilton ve Vettel'den bu yana içimiz ferahlaya ferahlaya ilk defa bu kadar iyi bir genç pilot izliyoruz. Yanında bir de Glock olsaydı Marussia için efsane olabilirdi, Caterham Kovalainen'i mi çağıracak Jarno Trulli'yi mi çağıracak, bir an önce getirsin birini. Ama işte çok ah aldılar, çok. Schumi'yi de getirseler kar etmez artıkın..




* ''Bu saçmalık'' Alonso'nun Almanya 2010'da Massa ile yaşadığı mücadelede telsizden sözlediği sözler.







17 Mart 2013 Pazar

Ben Nerde Hata Yaptım ? - McLaren 2013

Galatasaray'ın gol yiyeceği o kadar belliydi ki, siz bile oturduğunuz yerden bir oyuncu değişikliğine ihtiyaç olduğuna görebiliyordunuz. Futbol böyle bir şey iste, Formula 1 ise muhtemelen en teknik spor olarak taraftarların yorum yapması en zor olduğu motorsporları ve spor dalı. Normalde Malezya'dan önce Formula 1'e elimi atmayacaktım ama baktım McLaren'de alarm var, boş durmayalım dedik. Önemli not ; bu yazı daha çok McLaren üzerinde duruyor, Avustralya'nın raporu Malezya'ya ile birlikte bu pazar günü elinizde olacak umarım.

McLaren 2013'de MP4-27'nin gelişiminin sonuna geldiğini ve sezon boyunca gelişim açısından büyük bir potansiyeli olan MP4-28'i bir evrim aracı değil, yeni bir araç olduğunu söyledi. Peki McLaren'in girdiği yol, yol mu ?



Ondan önce; McLaren'in Whitmarsh'la yeni bir yüze kavuştuğu malum. Her efsanenin ardından olduğu gibi Ron Dennis'in arkasından da her kötü sonuçta dön sesleri oluyor. Whitmarsh da Dennis'le kıyaslanmaktan kurtulamıyor. Burası dursun bi, McLaren'in geçen seneki baskın aracı Pirelli'nin ne idüğü belirsiz lastikleri yüzünden -neredeyse- heba oldu. Artı kendi hataları. Ama McLaren basın önünde bunun şov için iyi olduğunu söyleyerek Pirelli'yi hiç eleştirmedi. McLaren yerine özellikle Ferrari başta olmak üzere, Red Bull, Mercedes hatta Lotus lastikler yüzünden sezonu heba olsaydı muhtemelen Formula 1 yönetimini ve Pirelli'ye daha ağır eleştirilerde bulunurdu. Tabii bütün bunlar basından öğrendiklerimiz, suyun görünen yüzü. Mesela Red Bull'un şampiyonlukları sıradan şampiyonluklar değil, Red Bull yönetimi geçmişte McLaren ve Williams'ın güçlü olduğu zamanlarda kullanmadığı politik gücünü kullandı, en azından böyle bir gücü elde etmek için uğraştı. Şu an 2005'de olduğu gibi Ferrari ve diğerleri değil, beş büyük takım ve diğerleri var. Çok derin ve tarih bilgisi içeren bir konu, tablodan kısaca bashettik, parantezi kapatalım. Tekrar gelelim Whitmarsh'a ; Martin dışarıdan romantik ve yumuşak gözükse de 2014 motorları konusunda turbo V6'yı öneren, egzoz beslemeli difüzör kararını geri aldırmadı etkili olan, Red Bull ve Ferrari FOTA'dan çıkmasına rağmen birliği dağıtmayan kişi olarak önemli bir patronluk örnekleri sundu. 4 yıllık kariyerinde şampiyonluk kazanamasa da 75 yarışta 20 galibiyet kazandı. Önemli bir oran. Whitmarsh ve Formula 1'de Politika hakkında uzun zamandır kafamdakileri boşalttığıma göre asıl mevzuya dönelim.




2011'de MP4-26 ile birlikte son 20 yılın en kötü kışı yaşadığını söyleyen Martin ve arkadaşları iki yıl sonra yine benzer yolu seçti. Bu sefer MP4-25'in aksine oldukça iyi olan bir araç MP4-27'yi bir bakıma çöpe attılar. Bu noktada konuşmak çok zor işte. Mantıklı 'gözüken' 27'yi evrim geçirtip 28'i yapmaktı. Üçüncü yılına giren bir araç ne kadar eskidir ? Red Bull hala neredeyse RB5'den yiyor. Orası farklı konu gerçi. Peki McLaren'in aracı söylenildiği gibi radikal bir araç mı ? 26 kadar olmadığı kesin. Üstelik bu araç testlerde doğru dürüst teknik bir arıza da yaşamadı. Testlerin ilk günü birçok kişinin hayran kaldığı bir tur da attı. O turun yanlışlık sonucu atıldığına dair bir haber bile çıktı. Yanlış bir ayar olabilirmiş. Avustralya'da aracın çekişte, tutuşta, akışta her şeyde kötü olduğu olduğu söylendi. Q2'de ıslak Q3'de kuruyan pistte Button Vettel'den 3 sn. gerideydi. Öncelikle Avustralya'daki dereceleri unutun gitsin. Hem pist ıslaktı, hem ilk yarışın getirdiği muammalar çok fazlaydı. Yarıştan sonra  Horner ayarlarda yanlış yapmış olabileceklerini söyledi. Ayar ? 2012 ? Çalışma aralığı ? Whitmarsh'ın yeni aracın çalışma aralığının dar olduğunu söyledi. Ee, MP4-27'nin sorunu da oydu ki zaten. Şu an ortalıkta çok fazla bilgi dolaşıyor ; biz ayarlara gelelim. McLaren ayar bulmada sorun yaşıyor olabilir, geçen sene gördüğümüz gibi iyi bir ayar tutturamayan araç yarışta sürünmeye mahkum oluyor. En büyük soru bu şu anda, 2013 lastikleri bize neler anlatacak ? Hatırlayın, geçen sene Albert Park'da her şey normal gözüküyordu, çalışma aralığını Malezya'dan sonra ilk defa Horner'dan duyduk. Hatta Hamilton'la Button arasında 1988 ve 89''un bir tekrarını yaşar mıyız diye düşünmeye başlamıştım Melbourne'den sonra. Sonra Malezya'da yağmurda bir şeyler oldu, Rosberg Çin'de ince bir ayar buldu, Bahreyn'de ise işler iyice garipleşmeye başlamıştı.


Hep Pirelli'ye yükleniyoruz da acaba lastikleri sürekli yumuşatmaya çalışırken bazı şeyleri kaçırmış da olabilirler. Acaba İtalyanlardan istenilen çok mu ütopik ? Bu açıdan hiç bakmıyoruz galiba.

Red Bull'un sıralamalarda uçup yarışta öndeki ikiliyle aynı tempoyu tutturamamasının asıl nedeni neydi ? Testlerden çok daha fazla soruya sahibiz artık. Şöyle temiz, kuru bir Malezya muhteşem olur. Hafta içi yapılacak açıklamaları ve Malezya'ya bakacağız artık.



Woking'dekiler Avustralya'da 0.3-0.5 sn geride başlayıp İspanya'da iyice kendimize geliriz diye düşündü muhtemelen. Peki ne oldu da bu kadar geride kaldılar/zorlandılar. Eğer asıl iş ayarda bitiyorsa McLaren büyük adımlarla gelişebilir, ayarda bitmiyorsa o kadar büyük adımlarla olmasa da yine hızlı gelişir. Bu arada 2014 ne olacak, McLaren bu aracı yaparken tabii ki 2014'ü de düşünmüştür. Her şey MP4-27'nin gelişim olarak ne evrede olduğu konusuna gelip düğümleniyor. Bu konuda da çeşitli söylentiler var, bir aracın gelişimini tamamladığını söylemek de zor. Ve McLaren herkes Mersin'e giderken tersine gitmeyi seven bir takım. Bugün Q2'de aracın son seansa kalması bile zorken yine Mersin'e gitmeyip farklı lastikler denemeye çalıştılar. McLaren'i bu duruma düşüren Mersin'e gitmeme huyu fakat bu durumdan kurtulması da yine bu huyları sayesinde olacak. Son olarak Perez'in Q2'de gayet iyi turlar atıyorken stratejiye kurban gitmesi, yarış hızının Button'dan iyi olması ve özellikle son stintte pistin en hızlılarından olması ufak ayrıntılar olarak kalsın şimdilik.



Evvet, çözümden çok sorularla dolu bir yazı oldu. Çünkü elde doğru düzgün bir veri yok. İnsan Malezya'ya da güvenemiyor ki. Bakalım Mersin doğru adres miymiş...

McLaren'in B Planı Hazır..

10 Mart 2013 Pazar

Bisiklet'te 2013

Bisiklet'te 2013 sezonu benim için de ilk 'tam' sezon olacak. Bu yüzden oldukça hevesliyim. Eurosport bir iki turu yayınlasaydı daha güzel olacaktı ya, neyse. Sezon dünyanın iki ayrı ucunda (belki de dünyanın yuvarlaklığından o kadar uzak değildir) Arjantin ve Avustralya'da başladı. Arjantin'deki Tour de San Luis, Avustralya'daki Tour Down Under'dı. Andy Shleck'e rağmen Arjantin'de Cavendish, Nibali, Purito ve Contador daha fazla dikkat çektiler. Güzel de etaplar oldu Tour de San Luis'de. San Luis'i yerli takımdan Daniel Diaz kazanırken Tour Down Under'ı Blanco'nun genç sporcusu Tom Slagter kazandı.


Tour Down Under 2013

Mark Cavendish sezona çok hızlı başladı, Arjantin'de forma gözükürken, Tour of Qatar'da 4 etap birden kazanıp genel klasman liderliğini de kaptı. Tour of Oman'da ise Sagan iki etap kazandı, sonradan hastalanıp turu bıraktı. Diğer yandan Tour of Algarve başladı. Andy ise Tour Mediterraenen'de ilk etabını yarıda bıraktı. Yarışlar yarışlar yani. Schleck 16 ve 17 şubatta yapılacak Tour de Haur-Var'da yarışacağı söyleniyordu ama  bugün pek bi haber göremedim.

El Purito - Tour de San Luis
Büyük turlardan her zaman Tour de France daha popülerdir, 2013'de 100.yıl dolayısıyla ilgi daha da arttı. Bu sene Purito da Fransa'da olacak. Geçen senenin galibi Wiggins önce Giro ve Vuelta dublesini istediğini söyledi, sonra ünvanımı korumak istiyorum dedi. Şu an Sky'da görünen Wiggins ve Froome'un beraber yarışacağını ama Froome odaklı olacağı görüntüsünde. Öyle ya da böyle takım Froome'a sanki biraz kazık attı. Sezon ilerledikçe görüntü netleşir. Bu arada Froome Tour of Oman'da etap kazanarak kariyerinin ilk turunu kazandı. Son etaplarda büyük isimler ön plandaydı, hele 4. etapta ilk 5 Rodriguez, Froome, Evans, Contador ve Nibali'ydi. Wiggins ise pek ortalarda gözükmedi.


Tour of Oman 2013


Contador ise geçen seneki Vuelta'dan kaldığı yerden devam etti. Arjantin'de zamana karşıda pek formda olmasa da kaçış gruplarındaydı, Umman'da yine atak modundaydı, yani bildiğimiz Contador'du. Fransa'da Contador, Schleck, Evans, Froome, Purito'lu bir genel klasman savaşı şimdiden ağızların suyunu akıtıyor. BMC'de Tejay Van Garderen geçen seneki 4.'lükten sonra bu sene neler yapacağı da büyük merak konusu, Evans da Tour'u kazanmam için yaşlı değilim dedi, bakacağız.

Tour de San Luis 2013


Bu yazıya başlayalı üç-dört hafta oldu. Tabii bu arada başka şeyler oldu ki, onlara değinmiyoruz. Mesela bugün (10.03.2013) Paris-Nice'ı Richie Porte kazandı ama biz bahsetmiyoruz. Tirreno-Adriatico'da ise Froome'un liderliği var. Yakında bahar klasikleri olacak, sonra da Giro. Bu yıl benim için de klasiklerin yılı olabilir, yeni yeni tanışıyorum çünkü, heyecanlıyım. Bu yazı bir giriş olsun, sezon ilerledikçe yine burada olacağız..

27 Şubat 2013 Çarşamba

2013 F1 Kış Testleri - 2. Barcelona Testleri

Geçen yıl oldukça karmaşık geçen testlerde üç kanı ortaya çıkmıştı :

- Lotus'un lastiklere çok iyi davrandığı.
- Ferrari'nin büyük sorunlar yaşadığı ve
- McLaren'in hızlı virajlarda en iyi araca sahip olduğu.

Bu üç kanı da gerçek çıktı ilk yarışta. Çıktı çıkmasına da bu sezon öncesi her tahminin tutacağı anlamına gelmez. Üstelik ezbere birçok Red Bull 2012'ye de en önde başlayacak' tarzı tahmin okumuştuk. Sezonun ilk yarışı iki RB8 de liderden 0.7 sn gerideydi. Üstelik Hamilton o cumartesi günü ikinci turu atmamıştı! Ve şu an birçoğunu unuttuğumuz birsürü tahmin de okumuştuk.

İkinci testler bittiğinde Red Bull-Lotus, McLaren-Ferrari ve arkasından gelen Mercedes'den oluşan tahminler dolaşıyor bu sefer. Lotus'un teknik kapasitesine diyebilecek bir şey yok ama Austin'de 1 , Interlagos'da 0.8 sn gerideki bir araçtı E20. 2013 için Lotus ve özellikle Mercedes'in avantajı sezonu daha erken bitirmeleriydi.

Önceki yıllara göre tahmin yapması daha kolay olsa da nedense belirsizlik hakim. Üçüncü testleri bekliyoruz artık, yağmurun da etkileyeceği testlerde son iki gün çok önemli olacak. Büyük takımlardan son gün Vettel, Button, Raikkonen, Alonso ve Rosberg'in çıkması da ilginç olacak. Belki de Mercedes  bu kararı önceki testlerdeki dizilime bakarak vermiş olabilir. Neyse, artık önümüzdeki testlere bakalım biz..





1. Gün

- Son testlerin ilk günü yağmurlu başladı. Gün sonuna doğru kuruyan pistte daha hızlı dereceler gelmeye başladı. Webber günü 1.22.693'le lider bitirdi, arkasından Hamilton 1.24.348 yaptı.

- Günün büyük çoğunluğu 1.40'lı turlarla dönülen stintlerle geçti. Bu turları değerlendirmek bizim açımızdan ne kadar mantıklı bilemiyoruz.



- Massa'dan söz etmeden olmaz ; ilk 32 turluk stintinde 1.47.2 ile başlayıp 39.8'e düşen Brezilyalı pitin ardından 16 turda 36.2'den 31.5'e ve bir pit daha yaptıktan sonra 27.5'den 29.9'a düşen 10 turluk stintler attı. Massa'nın derecelerinden anlaşılacağı üzere son turları kaale alınması en mantıklısı.

- Hamilton da Perez gibi en hızlı turunu yaklaşık 10 turluk stintin başında atmış. Ayrıca çok dengesiz turları var bu stintte. W04 günün en çalışkan aracı olmuş 113 turla.

- En iyisi günün haberlerine geçmek çünkü yeterince bilinmezlik olan testlerde kuruyan pist işleri daha karmaşık hale getiriyor.

- Günün en önemli haberi Sutil'den geldi, Alaman pilotun geri dönüşü gidişi kadar abes oldu. Di Resta'nın da artık bahanesi kalmadı, Sutil'i kayıtsız şartsız geçmek zorunda. Takımdaki karışıklık en çok ona yaradı, muhtemelen Chilton'la beraber testlerin en çok yol kateden pilotları olacak.

- Button'dan sonra Perez de aracı anlamakta güçlük çektiklerini söyledi. McLaren'deki durumu anlamak zor fakat durumun çok kötü olmadığı da aşikar. Zaten Perez de rakiplerinden geride olmadıklarını da eklemiş.



- Başka önemli bir haber de Sky Sports'un testlerin bir bölümünü canlı yayınlamasıydı. Talep varsa tv yayınının olması da gayet doğal. Sky ekibi de kendi testini yapıyor bu zaman diliminde, 3D kameralar -sanırım- ilk defa burda kullanılıyor Formula 1'de.

2. Gün

- Gün yine ıslak başladı. Son saatlere doğru kaydadeğer turlar görmeye başladık. En hızlı isim 1.22.716 ile Grosjean olurken, onu Button 0.465 ve Maldonado 0.9 sn geriden takip etti.

- Testlerin yüzde sekseni biterken padoktaki kafa karışıklığı da devam ediyor. Herkes birbirinden çekiniyor. Biz de bugün biraz yorumlu yazı yazacağız, sürekli sayısal veriler sıkıyor bir yerden sonra.

- Lotus ve Mercedes'in Coanda egzoz konusunda 2012'de yeterince verim elde edememeleri onları bu sene gelişebilecekleri bir alan konusunda avantajlı yapıyor. Kuralların son derece sıkı oluşu mühendislerin zorlayacağı alan bırakmadı, takımların sistemleri de her zamankiden daha çok birbirine benzemeye başladı.

- Şu şartlarda en iyi araç RB9 gibi gözükse de artık araç çok yaşlandı. Newey olmasa bu araçla bir şey olmaz derdiniz ama Newey var işte. RBR az bir farkla da olsa sezona en önde başlayabilir.

- Şampiyon RBR bugün rakiplerine az tur attı.

- Alonso 1.32.5 ile başlayıp 32.1'e yükselen 13 turluk bir stint, bir pit, 1.29.9'dan 1.30.9'a düşen 10 tur daha attı.

- Button 1.30.1 ile başlayıp yine 30.1 ile biten 8 turluk bir stint yuvarlamış.

- Bu arada lastiklerin çok kolay çalışma aralığının dışına çıkması umarım 2012 gibi bir bilinmezliğin belirtisi değildir. Ve yine umarım tek neden havanın çok soğuk oluşudur.

- Bugün bir sürprizim var ; D&R'ın Beyoğlu şubesinde gezerken şu kitabı gördüm  : Fiyata bakmayı unuttum..




- Hava çok soğuk olduğu için alışılagelen yavaşlayan stintler yerine gittikçe iyileşen turlar görmeye başladık.

- Grosjean'dan günün en önemli zaman diliminde turlar gelmedi.

- Rosberg'den 1.26.6'da ile başlayıp 1.29.9'la biten 12 turluk bir stint geldi. Ayrıca 28.5 ile başlayıp 32.6 ile biten diğer stintte çok dengesiz turlar vardı. Rosberg başka pilotların stintlerde hızlanma veya istikrarı yakaladığı zaman diliminde düşmeler yaşadı.

- Hulkenberg ve Sutil'den işe yarar turlar gelmedi.

- Williams'ın karışık stintinin yanında Toro Rosso, Caterham ve Marussia da çok çalışkan değildi. Marussia tek tura odaklanmış gibiydi, Caterham 48 tur atarken Toro Rosso nispeten sessiz bir gün geçirdi.

3. Gün

- Bugün bu kadar hızlı turlar görmemiz,  takımların artık gerçekten Melbourne'e yakın bir paketle piste çıktığını gösteriyor. Diğer yandan takımların hemen hemen hepsi yeni parçalar deniyor, son iki gün altın değerinde.

- Bu arada Raikkonen hastalığı nedeniyle kokpitte olamayacak bugün.

- Sutil'in yarış simülasyonunda önce 7 turda 1.31.8'den 36.9'a, sonra 9 turda 33.6'dan 36.5'e, 32.1'den 32.8'e 12 turda, 11 turda 29.9'dan 31.9'a ve uzun son stintinde 27.8'den 30.4'e 16 tur atmış.

- Hamilton bugün daha çok tek tur üzerine yoğunlaştı. Beş turluk stintlerin başında 1.20'li turlar attı. İlk uzun stintinde 24.6'dan 28.2'ye düştü 9 turda. Günün sonunda 25.0'dan 26.7'ye 10 turda ve 26.7'den 28.2'ye 8 turda düştü.

- Perez'den günün sonlarında 1.32.5'den 33.4'e 5 turda, 28.8'den 33.6'ya altı turda düştüğü stintler geldi.

- Bugünün fotoğrafı yine bizden ;

Vettel D-Smart'ın reklam yüzü olmuş..

- Vergne'in simülasyonunda ; ilk 8 turda 1.30.9'dan 33.7'ye, sonraki 8 turda 31.7'den 32.4'e, 30.8'den 32.7'ye 8 turda ve 28.1'den 32.4'e 9 turda ve de 30.4'den 32.2'ye 13 turda düşüvermiş.

- Lotus'dan Grosjean 1.27.1'den 32.0'a 13 turda ulaşmış.

- Massa'dan uzun bir stint gelmedi. Kırmızılar bir şeyler denemiş bugün.

- RBR'den herhangi bir uzun sürüş gelmedi. Webber küçük sorunlardan yakındı.

- Maldonado ve Bottas'ın toplamda 56 turu tamamlamış, onlar da diğer günlere nazaran sessiz kaldılar.

- Bu arada Pirelli hafiften sözleşme için yakınmaya başladı. Çoook geniş bir konu olmasına rağmen 2012 performansıyla Pirelli büyük bir eksi aldı benim için. Büyük ihtimal Pirelli ile devam ederler, 2014'de yeni bir lastik üreticisiyle kimse uğraşmak istemez. Nedense arada Continental aklıma geliyor, Hankook olmasın da..

- Lastik canavarı Sauber'de Esteban 31.4'den 34.0'a 7 turda, bir pit, 31.1'den 32.5'e 17 turda yalnız bu stintte birçok 33'lü tur var ve 3 turunu bitirdiği stinte zaman yetmemiş. Sauber'in testler başladığından beri en etkileyici stinti bu 17 turdu.

- Van der Garde 1.31.1'den 34.0'a 11 turda düşmüş. Caterham iyi çalışmış çalışmasına da zaman ekranlarında sorun var, bu yüzden turlarını değerlendiremiyoruz.

- Jules Bianchi Marussia'da ilk gününde 65 tur atmış, 1.30.3'den 32.8'e 8 turda ve 29.7'den 32.1'e yine 8 turda düşüvermiş.

- Gün böylelikle biter, birçok kişi Hamilton'un turunu konuşuyor 3. gün. Tur zamanı gerçekten etkileyiciydi fakat rakiplerinin hiçbirisinden ciddi bir deneme gelmedi. Mercedes'in sene sonundaki Q3'e girmeyen aracını ilk iki çizgide görürsek gerçekten bütün ezberlerimiz bozulur.

Harbiden kış testleri

4. Gün

- Bilgisayarın başına oturup bugünün gıcır gıcır verilerine bakacağım derken zaman ekranlarında sorun olduğunu gördüm, dereceler büyük hayal kırıklığı. Son gün yorum ağırlıklı geçecek.

- Dün herkesin konuştuğu Hamilton'ın turunda DRS tüm turda açıkmış ve prototip lastikler kullanılmış. Gerçi Barcelona'da ana düzlük hariç DRS'nin çok verimli kullanılacağı bir yer yok.

- Son gün olması nedeniyle simülasyon beklentimiz varı, pek olmamış.

- Günün en hızlı zamanları Rosberg ve Alonso arasında paylaşılmış, Alonso Rosberg'den 0.3 sn gerideyken, Button da Alonso'dan 1 sn geride ve İngiliz'in arkasında yakın bir sıralama oluşmuş. 

- Lastikler yine başrolü almış gibi görünüyor. Bu sefer çalışma aralığına kolay girse de kolay çıkıyor..Birçok sıralama turları formatında turdan sonra 4-5 sn'lik düşüşler geliyor. İlk günden son güne bu tarz birçok stint var. Akıllara lastiklerin bu davranışının Q1'e ilginç bir etkisi olur mu sorusu geliyor. Yine de 2012 kadar çok konuşulmayacaktır lastikler.



- Stintlerdeki istikrar konusunda çok göze çarpan bir takım olmadı. Özellikle bazı iyi stintleri olan Williams ve Caterham'ın yarış performansını merak ediyorum şimdiden.

- Son gün takımların en çok tur attıkları gün oldu ve hiç olmadığı kadar prototip lastikler kullanıldı.

- Tekrar etmek gerekirse ; testerde bizim için en mantıklısı lastiklere bakabilmek ama asıl önemlisi tek tur hızı. Onu da tahmin etmek çok zor. Geçen sene sonunda en hızlı olan iki takım McLaren ve Red Bull'un hızını gösterme açısından muhafazakarlığını düşünürsek daha da zor.

- Lotus yine Türk takımları gibi kolay gol yiyor, bugün de araçtaki sorunlar yüzünden az çalıştılar.


Formula 1 2013 sezonu için artık sadece bir hafta sonu kaldı. Hatta perşembe gecesi antrenmanları izlediğimiz için 11 gün deyin siz ona. Bu sene Valencia'daki Avrupa GP ve New Jersey yetişmediği için takvimde 19 pist olacak, Allah'tan yaz arası 4 hafta sürecek. Yarışların yine yeri aynı olacak, takvimin rutine bağlanması açıkçası pek de iyi bir şey değil. Son yıllarda takvimin başındaki pistlerin sona, sondakilerin de başa alındığı tarzı değişiklikler göremiyoruz. Bu değişiklikler ilk başta yadırgansa da alışması zor olmuyordu. 15 yıl önce Avustralya takvimin son yarışıyken şimdi ilk, takvimin genelde 2. ve 3. yarışı olan Brezilya ise artık son yarışı.

Sezon öncesi genellikle takımların attıkları adımlar konuşulur fakat biz eksi yönlerini konuşacağız bu sene. Şampiyon Red Bull araç gelişiminde sona yaklaştı sanki, araç fena olmasa da 2012'de olduğu gibi bir icat lazım, bakalım Newey ne bulmaya çalışacak. Ferrari ise yavaş bir aracı son yarışa kadar geliştirmekle uğraştı. 2013 aracı için hem geç başladılar hem de iyi bir temelleri yoktu rakipleri kadar. Aradan sıyrılması muhtemel olan McLaren ise 'hafif radikal' aracını anlamakta sıkıntı çekti, eğer şikayetleri lastikten kaynaklanıyorsa diğer takımlar da bu sıkıntıları çektiler. McLaren ölçülerine göre fazla tur attılar zaten, aracı anlamak çok zamanlarını almaz.




Her yıla güçlü başlayan Lotus 2013'ün de gözdesi şimdilik. Geçen sene sonundaki araç pek hızlı değildi öndeki ikiliye göre. Bazı gözlemcilerin Lotus'un iyi bir tutunmaya sahip olduğunu söylese de araçların evrim geçirdiği bir yıl fark kapatmak o kadar kolay değil. Sezona çook önceden havlu atan Mercedes de testlerde beğenildi. Yine de sezona önde başlamaları çok zor. Aldo Costa'nın aracı olması ve bu araca diğer takımlardan daha fazla zaman ayırmaları ise artıları. Testlerde pek parlamayan -testlerde parlamak neyse- Sauber ise meçhul. Belki bir sürprizleri vardır. Williams da geçen seneki hızlarını sürdürecekler gibi. Takımın önceliği Sauber ve Force India'yı geçmek olmalı. Williams'ı orta gruba dahil ettiğimiz her gün üzücü. Yarış hızları da dikkat çekti. 2013 lastiklerini de en kolay çözebilen takımlardan olması şaşırtıcı olmaz. Hindistan Gücü'nde maddi sıkıntılar tek pilotla lansman yapma komikliklerine sebep olsa da takım Sutil'i geri çağırdı. Burada ufak bir parantez açmalıyım, diğer paragraftan devam edelim.


Sutil'in koltuğu geri almasında kendi sponsporları da etkili oldu. Yine de Sutil gridde paralı pilotlardan biri olarak anılmıyor. Kovalainen veya diğer pilotlar şöyle 4-5 kağıtlık da olsa bir sponsor bulamazlar mıydı ? Koskoca Almanya'da şirket mi kalmadı Glock'a, Heidfeld'e sponsor olmayacak. Senna'nın bile koskoca Nacional'ı, Ferrari'de Alonso'nun Santander desteği varken diğer pilotlar da pekala sponsor bulabilirler. Geniş bir konu evet, aklıma böyle bir düşünce geldi, araya sıkıştırayım dedim.

                                                 Sauber'den böyle bir video sevindirici
                                         
Gridin sonundaki Toro Rosso, Caterham ve Marussia'dan parlayan Marussia oldu. Caterham da yarış hızında fena değildi. Gridin arkasındaki özellikle bu iki takım sponsorlu GP2 pilotlarıyla adeta asansör takımlara benzediler. Her an küme düşme tehlikesi yaşıyor gibiler. 4. yılında artık Caterham'ın puan almasını ümit ediyoruz. Diğer yandan Toro Rosso'da ise eğer araç hızlı olursa 2013 Ricciardo'nun senesi olabilir. Sıralamada takım arkadaşına net üstünlük kurdu fakat yarışlarda biraz da karambollerin etkisiyle Vergne daha çok puan aldı. Sene sonunda birinin kellesi gidebilir. Haftaya hafta sonu bilinmezliklerin, lastiklerin ve Albert Park'ın yapısından dolayı asıl tablo yüksek downforce isteyen Malezya'da ortaya çıkabilir.





19 Şubat 2013 Salı

2. F1 2013 Kış Testleri - 1. Barcelona Testleri

Formula 1 2013 Sezonu 2. Kış Testleri Barcelona'da 19-22 Şubat arası yapılıyor. Biz de gün gün test sonuçlarını yorumlayalım dedik. Yazı her gün -bir problem olmazsa- güncellenecek. Haydi bakalım..

1. Gün :

- Havanın soğukluğundan ötürü ilk iki saat doğru dürüst tur derecesi gelmedi.

- Maldonado'nun 1.26.980'lik derecesi gün sonunda Rosberg'in 1.22.616'ya kadar gelişti.

- Gün sonunda ilk dört pilot, Rosberg, Raikkonen, Alonso ve Vettel 0.350 sn içerisinde sıralandılar. Rosberg'in hızlı turu 6 turluk stintin 2. turunda, Raikkonen'in 4 turluk stintin 3. turunda, Alonso'nun 11 turluk stintinden 2. turunda, Vettel'in ise 7 turluk stintin 2. turunda geldi.

- Büyük takımlar içinde derece olarak en yavaş McLaren'di fakat Force India ile beraber günün en çalışkan takımı oldular. Ferrari Alonso'nun 1 günlük eksiğini gidermek, Williams da yeni aracı tanımak için fazla tur atmaları gayet doğaldı.

- Alonso'nun stintleri de Jerez'de Massa'nınkiler gibi çok değişkendi, yorumlamak için erken olsa da oldukça fazla istikrarsızlık vardı.

- Stintleri değerlendirmek için bazen ilk turları gözardı etmek gerekebilir, lastikleri ısıtmak zaman alıyor muhtemelen.

- Perez'in 13 turluk ilk uzun stintinde -ilk turu sayma- 3 sn'lik bir kayıp var. 1.27.600'le başlayan stint 30.7'le sonlanmış. Aynı anda başlayan Alonso ise 1.23'le başlamış, ertesi tur 1.25 yapmış, sonraki tur 27.2 ile başlayan 10 turluk stint 30.6 ile sonlanmış.

- Alonso'nun diğer stinti 1.25 ile başlayıp 1.29.1 ile bitiyor. 11 turda 4 saniye.

- Vettel'in ise en uzun stinti günün sonuna doğru 7 turdu, 1.27.1 ile başlayıp 1.29.2 ile bitti.

- Vettel'in stintinin zamanlaması önemliydi çünkü Barcelona'da hava pek sıcak değil, hava sıcaklığı yeni lastikler yüzünden daha önemli bir faktör haline geliyor. Ayrıca gün sonunda atılan stintlerdeki kayıpların pistteki kauçuk toplanmasından dolayı daha az olması beklenebilir.

- Günün büyük takımlardan kaydadeğer en uzun stinti Perez'den geldi.16 turluk stintin ilk ve son turlarını saymazsak 1.28.3 ile başlayan seri turlar 31.6 ile bitti. 14 turda 3.3 saniye.

- Rosberg'in 1.24 ile başlayan 15 turluk stinti 1.29.8 ile sonlanmış.

- Lastik koruma uzmanı Sauber'den uzun bir stint göremedik.

- Alonso'nun yine stintin başlarında 1.22.9 ve 23.0 ile hızlı başlayıp 10 tur civarında 6-7 sn'lik kayıplar yaşamış, bunları da yorumlamak boşuna.

- Di Resta 1.29.5 ile başladığı 10 turluk serisini 1.31.8'le bitirmiş. Ağır depoyla fena iş çıkarmamış. Daha erkenden attığı bir stintte ise 1.29.2 le başlayıp 32.6 ile bitmiş.

- Ricciardo ise STR08 ile 1.24.9 ile başlayıp 28.4 ile bitirdiği seri atmış. 10 turda 3.3 saniye. Günün son saatleri.

- FW35 ise yeni bir araç olduğundan tur dereceleri diğerleri kadar önemli değil fakat iyi turlarının olduğunu da söylebiliriz.

- Marussia liderden 4.1, Caterham ise liderden 4.9 sn gerideydi ilk günde.

- 2012'de Hamilton 1.21.707 ile polü aldı Katalunya'da. Bugün Rosberg'in derecesi 22.606'ydı. Hem de kirli pistte. 2013 araçlarının 2012'ye göre hızlı olması doğal fakat 22.6 testler için oldukça hızlı bir derece. Geçen sene Vettel ilk gün 1.23.2 ile liderdi. Son gün ise 1.22.3 ile Kobayashi liderdi.

FW35


2.Gün




- Lotus Raikkonen'in aracındaki hasardan dolayı bugün az çalışabildi.

- Stintleri daha rahat anlamak ve kıyaslamak için ; Maldonado 2012'de kazandığı yarışta 1.30'lu turlarla yarışa başlayıp, 1.28'li turlarla yarışı bitirmiş. 2. turdaki derecesi 1.30.597, en hızlı turu 1.27.906. Testlerde yarışların aksine dereceler gittikçe düşüyor.

- Günün ilk kayda değer stinti Hamilton'dan geldi. 1.25.2 ile başladığı turları 26.7 ile bitirdi. 11 turda 1.5 sn'lik kayıp hiç de fena değil fakat serinin içinde 2 tane yavaş tur var, yavaş turları pilotlar bazen lastikleri soğutmak için kullanabiliyorlar.

- Hamilton diğer stintte 1.23.7 ile başlamış 27.7 ile bitmiş. 11 turda 4 saniye. İlk iki turdan sonra 2 sn'ye yakın dramatik bir düşüş yaşamış. 25.5 ile başlayıp 31.0 ile bitirdiği 12 turluk serisi de var.

- En hızlı turlara gelirsek, Perez ve Vettel tek turluk pistte çıktılar yani tam bir sıralama provası. Hamilton 8 turluk stintin, Alonso ve Raikkonen ise beş turluk stintin başında en hızlı turlarını atmışlar.

- Vettel'in mini yarış simülasyonunda, 1.29.6 ile başlayıp 34.1 ile biten 6 tur, sonra 30.0 ile başlayp 33.7 ile biten 7 tur ve 30.5 ile başlayıp 32.4 ile biten 7 tur daha. Yani 2 pit yapmış aynı zamanda.

- Ferrari'den Alonso'nun 1.25.7 ile başlayıp 1.28.6 ile biten 9 turluk, 23.9 ile başlayıp 30.6 ile biten 11 turluk ve yine 23.9 ile başlayıp 28.1 ile biten 11 turluk stintleri var.

- Perez'in ilk stinti 1.32.1 ile başlayıp 34.7 ile bitmiş. Diğeri ise 1.29.7 ile başlayıp 32.0 ile biten 15 turluk seri. 15 turda 2.3 saniye şu ana kadarki en iyi stintlerden.

- Meksikalının diğer stintinde 1.30.3 ile başlayan 30.4 ile biten 4 turun ardından bir pit ve 28.8 ile başlayan 31.6 ile biten 13 tur.

- Raikkonen'in 1.27.4 ile başlayan 11 turluk stinti ise 32.4 ile bitmiş.

- Force India'nın tek sürücüsü Di Resta 1.28.4 ile başladığı 9 turluk stinti 32.4 ile bitirmiş.

- Günün en etkileyici stintleri ise Caterham'dan geldi. Pic 1.31.8 ile başladığı 12 turluk stinti 32.2 ile bitirdi. 12 tur içerisinde sürekli 1.32'li turlar atmayı başardı. Diğer 11 turda ise 31.6 ile başlayıp 32.7 ile bitmiş. hangi faktörler etkili oldu bilemiyoruz ama 11 turda 0.1 saniye fevkaladenin fevkinde.

- Bottas yeni aracı FW35 ile 11 turu 1.33.0 ile başlayıp 36.6 ile bitirdi. Fin pilot 33.9 ile başladığı diğer stinti 33.4 ile bitirmiş. İkinci turu 33.2'yi baz alırsak 9 turda sadece 0.2 saniye.

- Geçen sene ikinci gün Hulkenberg 1.22.608 ile liderdi, bu yıl ise Perez 1.21.848 yaptı. Hamilton'un geçen yılki pol derecesine 0.1 yaklaşıldı.





3. Gün

- Bugün biraz yorumlarla başlayalım, gridde DRS'yi en etkili kullanan iki takımın RBR ve McLaren olduğu genel bir kabuldü. DRS'nin kısıtlanması bakalım bu iki takımı nasıl etkileyecek. Diğer yandan testlerde ister istemez takımların seri turlarına yoğunlaşıyoruz fakat asıl giz tek turlarda. Yarışlarda takımlar birbiri ardına dizilip çok benzer turları atıyor ve sıralama hızı belli derecelerin altında olan takımlar da öndekilere ayak uyduramıyor. Lotus ve Sauber gibi çok özel bir aracınız yoksa yarışta büyük farklar oluşturmanız genelde çok zor.

- Bugün Button'dan aracı anlamakta sıkıntı çekiyoruz açıklaması geldi. İlk başta olumsuz görünse de nedeni son derece makul. MP4-28'in yeni bir araç olduğu 27'nin tam anlamıyla bir devamı olmadığını lansmanın yapıldığı ilk gün de söylendi. Uzun bir konu ama örnek verirsek: MP4-27'nin hızının altındaki sebep de 26'nin yeni bir araç olmasıydı. Takım  yeterli downforce üretemeyen 25'i çöpe atıp 26'yı yapmıştı, RB6 gibi sağlam temele sahip olmasaydı MP4-26 RB7'yi de geçebilirdi ve EBD gibi bir faktörü unutmadan. Yani McLaren'in yaptığı son derece anlaşılır.


- Biz derecelere dönelim ; Maldonado yarış simülasyonunda 65 tur attı ve 3 pit yaptı. 1.32.2 ile başladığı ilk 14 turluk bölümde 34.5'e düştü, ikincide 15 turda 30.2'den 31.8'e, diğer 15'de 29.0'dan 31.3'e ve son bölümde 14 turda 28.8'den 31.0'a düştü.

- Rosberg'in 12 turluk stintinde 27.4'den 29.5'e düşme var.

- Günün ikinci simülasyonu Grosjean'dan geldi. 65 turda 4 pit geldi fakat ilk piti 6. turda yapmaları garip oldu. 5 turda 1.31.4'den 32.5'e düşünce pite gelen Fransız sonra 28.5'den 32.2'ye kadar düştü 12 turda, 14 turda bu sefere 27.0'dan 31.5'e kadar geriledi, son bölümde 29.1'den 30.3'e düştü ve 28.0'dan 27.7'e düşen 5 turluk bölüm daha attı. Maldonado'ya göre pek iyi değil.

- Bu arada simülasyonların sonuna doğru pistin tutunma seviyesinin artması ve depoların boşalmasıyla daha istikrarlı turlar gelmesi lazım.

- Grosjean'la aynı zamanda simülasyona başlayan diğer isim Webber'di. Avustralyalı 47 tur attı, bir nevi son pit sonrası bölüm yoktu. 1.31.0'la başladığı 7 turu 32.1 ile bitirdi. 11 turda ise 28.4'den 31.7'ye düştü. 10 turda 29.6'dan 31.7'ye düştü. 3. pitini yaptıktan sonraki 15 turda 27.6'dan 30.5'e düşüverdi. Lotus gibi RBR de 4 pitli bir deneme yaptı diyebilirik.

- Ferrari ise Alonso'nun son gününde bir şeyler denediği belli. Kayda değer bir stint göremedik İspanyol'dan.

- McLaren'de ise Button'dan ilk olarak1.29.5'den 32.9'a düşen 11 turluk stint geldi, ardından 28.6'dan 32.3'e düşen 10 turluk başka stint ve pitin ardından 28.7'den 30.6'ya düşen 6 turluk son bölüm geldi.

- Alaman Rosberg'den 1.27.4'den 29.5 düşen 12 turluk bir stint, 30.1 ile başlayıp 3 turluk bir yavaşlamadan (soğutma?) sonra 29.4'den başlayıp 29.5'de biten 13 turluk bir stint gelmiş. Diğer 12 turluk stintte ise 27.7'den 29.0'a düşmüş. Son 10 turda ise 27.1'den 29.8'e kadar düşmüş.

- Diğer Alaman Sutil ise ilk 7 turunda 31.5'den 32.5'e düşmüş. 9 turda ise 32.0'dan 33.5'a gerilemiş.

- Diğer takımlardan aman aman stintler göremedik pek, bugün aero çalışmaları yoğunlaşmış sanki. Caterham'dan Van der Garde 31.0'den başlayan 32.3'den biten 9 turluk, 30.9la başlayıp 32.6 ile biten 11 turluk seriler atmış.





4. Gün

- Bugün de yorumlarla devam edelim ; dün Button'ın açıklamalarına bugün Webber'den cevap geldi adeta. Red Bull'un üstünlüğüyle geçen sezonlardan sonra adeta takımın yaptığı her şeyde bi hikmet vardır diye bakılmaya başlandı. Geçen sene RB8'nin platipusundaki deliğe bile neler söylenmişti. Oysaki RB8 sezona neredeyse 4. başladı. EBD'nin yasaklanması ve RB5'den başlayan temelin artık neredeyse sona gelinmesi bu duruma yol açtı. Newey her zaman kuralları zorlayan bir teknik adam olmuştur, geçen sene her şeyden performans çıkarmaya çalıştı, bazı yasaklamalar geldi. Red Bull'unn sezona tutunması ise lastikleri en hızlı anlayan takım olmaları ve kendi uyarladıkları D-DRS sistemi etkili oldu. Bu etkenleri çıkarınca RB8 o kadar güçlü bir araç olmayabilir. Diğer yandan MP4-28 de 26 gibi radikal bir araç da değil. Bakalım hangi görüş kazanacak fakat bunları karşılaştırırken araçların temellerini unutmamak lazım.

- Gün yağmurlu başladı ve muhtemelen bir gün çöpe gitti neredeyse.



- Günün en hızlı zamanını atan Hamilton'ın derecesi 16 turluk stintin başında geldi : 1.23.282. Ardından 1.23'lü bir tur daha atan İngiliz 26.2'den 27.7'ye düşen 14 turluk bir bölüm attı. 14 turda 1.5 saniye hiç fena değil ama hava da oldukça soğuk.

- Massa da 1.30.0'dan 30.1'a düşen 14 turluk bölüm tamamladı. Çoğu turu 1.28'li turlardı.

- Ortalıkta bir sürü 1.40'lı turlar var, değerlendirmesi çok güç.

- 2013 lastiklerinden bahsetmek gerekirse ; Pirelli çabuk bozunan lastik üretme amacına ulaşmış görünüyor. Geçen yılki çalışma aralığı skandalından sonra bu sene daha sessiz bir yıl geçirebiliriz lastikler adına. 2013 lastikleri çalışma aralığına daha kolay giren ve bozunan lastikler olacak dedi Pirelli. 2011 benzeri bir yıl yaşayabiliriz.




Barcelona'nın ilk 2013'ün ikinci kış testleri sona erdi. Şu ana kadar iddialı açıklamalar ve yorumlar yok. Son testler illa testlerden bir şeyler öğrenmek istiyorum diyenler için son yılların en büyük fırsatı olacak. Belki de sezonun 0. yarışı olacak ve oradaki sonuçlarla geliştirme yarışı başlayacak -başladı bile-. Pirelli ile beraber çok iyi lastik saklayan Sauber ve geçen yıl onlara katılan Lotus'dan iki testte pek bir şey göremedik. Açıkçası Williams ve Caterham nedendir bilinmez uzun stintlerde en istikrarlı takımdılar. Öndeki beşliden Ferrari çok karmaşık, Mercedes bildiğimiz gibi, Lotus, RBR ve McLaren de sessizdi. Yine de McLaren biraz daha iyi lastiklerine bakıyordu. Test klişesine başvurarak bitirelim, şu an bir şey tahmin etmek oldukça güç, en iyisi Melbourne'ü beklemek.

9 Şubat 2013 Cumartesi

F1 2013 Sezonuna Giriş 1 : Lansman Savaşları ve Jerez Testleri

Takımların 2013 araçlarını internet üzerinden tanıtacaklarını duyurduktan sonra acaba lansman savaşları olur mu diye heyecanlanmıştım. Savaşın adil olması için de tabii ki eşit platformlar olması gerekiyordu ki, bu platform da takımların youtube kanallarıydı. Fakat sadece Lotus ve McLaren youtube'u kullandı. Gerçi youtube da olsa RBR ve Ferrari'nin bariz avantajları var. RBR'nin abone sayısı çok yüksek ve Ferrari'nin de Scuderia Ferrari diye özel bir kanalı yok. Bu sene lansmanlar geçen senelere göre daha güzel oldu genelde fakat hala testlerin başladığı zaman özel bir lansman değil de pist üzerinde sabahın köründe araç tanıtan takımlar vardı. Toro Rosso gibi. Lansmanlar hem takımların sponsorları için hem de medya için önemli reklam ve haber kaynağı. Öyle ki bazı medya kuruluşları Formula 1 hakkında yılda sadece iki haber yapar, birisi lansmanlardır diğeri de sene sonunda kimin şampiyon olduğudur. Bu fırsat iyi değerlendirilmeli.

                                              2011 : MP4-26'nın lansmanı, hep özleyeceğiz.

Hazır youtube kanalları konusu açılmışken Formula 1'in yeterince iyi pazarlanamadığı konusuna tekrar gelmek istiyorum. Bu büyük bir laf ama etmesi kolay. Çünkü Formula 1'in bir youtube kanalı bile yok, üzerine yüklenen videoları bile silmeye çalışıyor Bernie ve tayfası. Mesela burda Moto Gp'nin ve WRC'nin youtube kanalları var. Özellikle Moto Gp'nin sosyal medyada hareketliliği fena değil. Formula 1'i sevenleri daha çok sevdirmek için, ilgi duymayanları duydurmak için çok önemli bir araç sosyal medya, özellikle de youtube. Youtube'de F1 videoları izlemenin keyfini bilen bilir. Formula 1 bu konuda biraz Türkiye Süper Ligi'ne benziyor. Ligin kalitesine göre inanılmaz paralar dönüyor, derbilerde hayat duruyor ama kaç tane ülke bizim derbileri canlı yayınlıyor. Kendi kendimizi önemli sanıyoruz. Formula 1 hakkında da sürekli sporun pazarlama gücünden bahsediliyor ama takımların yarısı paralı pilotları tercih ediyor. Bu durumun dünyanın içinde bulunduğu krizin etkisi olsa da bir şeyler tam olarak yapılmadığını söylemek mümkün.

Yazının burdan sonrası ders notu şeklinde sürecek, öncelikle lansmanlar hakkında biraz sayı verelim.

- İlk lansman yapan takım Lotus 31 Ocak Pazartesi gününü seçti, İngiltere saatiyle 7.15'de youtube ve Sky Sport'da canlı yayınlandı. Yayın youtube'da en fazla 13.500 izleyiciye ulaştı, tabii bu toplam sayı değil. Lansmandan önce 21 bin küsur olan abone sayısı şu an (09.02.2013, saat 01.22) 31.500'e ulaşmış durumda. Oldukça önemli bir artış.

- Lotus'un lansman videosu ise 150 bin izlenmiş, diğer yandan lansmandan önce siteye konan Raikkonen'in 1 dk'lık Matt LeBlanc'li videosu ise 360 bin izlenmiş an itibariyle. Bu da Lotus'un Raikkonen sayesinde nasıl popülerleştiğine dair birçok örnekten biri.



- Diğer internetten canlı lansman yapan takım McLaren ise en fazla 15.900 seyirciye ulaştı. McLaren ise sabah 11'i tercih etti. 50. yıl dolayısıyla bazı şampiyon olmuş araçlarıyla beraber güzel bir tanıtım yaptılar. İlginçtir McLaren'in abone sayısı Lotus'dan az. Lansmandan önce 16 bin abone sayısı şu an tam 28 bin. Yine çok önemli bir artış.

- McLaren'in lansmandan önce koyduğu 1 dk'lık videosu 170 bin, lansman videosu 190 bin kere izlenmiş. Ayrıca Bruce McLaren videosu ve başka çeşitli videolar da var.



- Damarlarında 'marketing' dolaşan marka Red Bull'un ise Red Bull Racing olarak 48 bin abonesi var youtube'da. RB9'a 'RB9 Rhythm of Factory' diye özel bir klip hazırlayan takım 1 milyon seyirciyi geçmiş bile. 2 buçuk dk'lık lansman videosu da 100 bini geçmiş.



- Ferrari ise güzel bir tanıtım yaptı. Her ne kadar klasik de olsa dikkat çekiciydi. Ferrari ile elde pek veri yok, gerçi geçen sene önemli bir sayıya ulaştığı söyleniyordu. Ferrari hem İtalya'nın milli takımı, hem Alonso'dan dolayı İspanya milli takımı gibi algılandığı gibi bir ortamda çok önemli sayılara ulaşabilirdi. Hem F1'de hem de spor otomobillerindeki ününü saymıyoruz bile. Biraz geç olsa da F138'le ilgili youtube'a birkaç video konmuş. Ferrari adı altında youtube'da 67 bin aboneleri var kırmızıların.

- Mercedes'in ilginç lansmanını izleyemedim, iyi ki izleyemedim. Becerememişler, güzel bir fikirmiş aslında...Mercedes AMG'nin 8 bin küsur abonesi var.

- F1'in yükselen markası Sauber'in ise 10 bin küsur abonesi var. Hulkenberg ve Gutierrez ile ilgili özel videolar var. C32'in lansmanı da 100 bine yakın; 87 bin.

- Sıkıntılı günler geçirdiği belli olan Force India'nın ise 3 bin abonesi var. İki tane VJM06 videosu var, pek iç açı değil.

- Formula 1'in üçüncü büyüğü Williams'in ise lansmanı bekliyoruz, Frank Williams'ın takımına pozitif ayrımcılık yapalım, işte sayfası, FW35'i bekliyoruz.

- Caterham'ın 4 bin abonesi varken, Marussia'nın 1.300 var. Gariban Toro Rosso'nın ise bir kanalı yok.

- Son sayısal not olarak izlenme sayılarını vermediğim kanallarda 20-30 binin üzerinde izlenme sayısı yok.

Yazı biraz takımların youtube üzerinden karşılaştırılmasına evrildi ister istemez. Takımların youtube'u kullanma şekli, alışkanlıkları ve kökenleri dolayısıyla sağlıklı bir karşılaştırılma yapılması güç. Her şeyden önemlisi bu kanallara abone olmak için gmail üyeliği gerekiyor. Üstelik bu kanallara abone olmak çok bir şey getirmiyor. Yani facebook gibi bir anasayfanız olsa da o işlevi görmüyor. Bütün bu nedenlerden dolayı youtube üyeliği çok geçer bir akçe değil. Diğer sosyal medya sitelerine göre en azından.

Biraz da Jerez testlerinden söz edelim, yine bilgiler çok karışık olacak. Zaten testlerin güzelliği de burada. Her şey ortada ama kesin olan hiçbir nane yok. Şimdi işin yok Avustralya'yı bekle. Formula 1 kadar hiçbir spor ilk maçında, müsabakasında veya yarışında bu kadar heyecanlı değildir. Daha ilk testlerden bir şey söylemek çok güç, yorumu sizlere bırakıyoruz.

- İlk gün herkes Button'ın 1.18.8'lik derecesini konuşuyordu. Hem kirli pistte hem de sert lastikle atılan tur etkileyiciydi. Son gün autosport Button'ın o turunda herhangi bi yeri kesmiş olabileceğini söyledi fakat gerisi gelmedi. Pek doğru gibi gelmedi, ki Button bunu söylerdi bunu.

- İlk iki gün itibariyle ağır depoyla dönen sadece Red Bull ve McLaren vardı. Büyük takımlardan. Diğer takımlar ağır depo kullandı mı emin değilim.

- Özellikle Lotus'un geçen seneki stintleri pek yoktu. Jerez'den görüldüğü kadarıyla 2012'deki lastik kullanımını koruması zor gibi.

- Stintlerde istikrar olarak RBR ve McLaren biraz daha önde gibi. RBR de McLaren'e göre az daha istikrarlı.

- Mercedes'in stintleri yine pek iyi değildi fakat Hamilton'ın dünkü bazı stintleri moral düzeltmiştir. Mercedes ilk iki gün doğru dürüst tur atamasa da son gün Hamilton'la yarış simülasyonu bile yaptı. Sanki biraz acele ettiler, çünkü diğer takımlar program dahilinde gitse de ortada pek simülasyon yapan yok.

- Ferrari'den McLaren ve RBR kadar ağır depo çalışması gelmedi. 1.19 ve 20 ile başlayan minik stintlerde RBR ve McLaren kadar istikrarlı değillerdi. Gerçi onlar ne stinti belli değil, sıralama mı yoksa yarış temposu mu.

- Ağır depoyla çalışmalar genellikle 1.23 sonu ve 1.24 başı turlarla başlıyor.

- Sauber'in küçük sidepopları ile dayanıklılık sorunu çekmemesi, en fazla tur atan takımlardan biri olması da ilginç. Force India da baya çalışkandı.


Not : Testleri takip ettiğimiz http://f1tests.info/2013.php sitesinde sadece testlerin dördüncü gününün sonuçları var, diğer günlere ulaşamıyorum. Testlere dair hevesim kaçtı tamamen. Dört günün hepsini inceleyip daha detaylı ve sağlam notlar çıkartmayı istiyordum ama şimdilik yattı. Diğer üç günün sonuçlarına ulaştığımda yazıyı güncelleyeceğim.