Bir Jerez testlerini daha geride bıraktık. Aslında elimizde çok fazla bir şey yok. Yine de tuttuğumuz kısa notlara bakalım.
- Jerez'de en çok dikkat çeken takım Ferrari'ydi. Takım oldukça hızlı turlar attı. Kimileri boş depoyla atıldı dedi, kimileri araç çok iyi. Raikkonen'in de açıklamalarından bu sene aracın daha sürülebilir olduğunu rahatlıkla çıkartabiliriz. Fakat Ferrari'deki yeni yapılanmadan çok iyi sonuçlar beklemek için erken.
- Mercedes de en çok tur atan takım olarak yine dikkatleri üzerine topladı. Turlardan ve açıklamalardan anlaşılacağı üzere takım çok fazla zorlamadı ve yine en büyük favoriler.
- Red Bull ise McLaren ile beraber muhtemelen bu senenin en agresif aracını üretmiş. Takım testleri çeşitli sorunlar yaşayarak geçirdi ve doğal olarak çok da verimli bir test olmadı. Renault'un daha güçlü olduğu ve daha dar bir paket hazırladığı şeklinde haberleri de gördük. Ayrıca Fransız şirketin müşteri sayısı 2'ye düştü ve bu iki takım da Red Bull. Toro Rosso'nun her geçen sene RBR'ye daha fazla benzeyeceğini tahmin etmek zor olmasa gerek, anti parantez olsun dedik.
- McLaren de Red Bull gibi sorunlarla boğuştu İspanya'da fakat bu yaşananlar pek çok kimse için şaşırtıcı değildi. McLaren de RB11 gibi çok dar bir arka tarafa sahip ve bunda motorun da katkısı var. Bakalım planlanan sonuca ulaşabilecekler mi ? Takım tasarım felsefesini değiştirdiğini söylese de yine zor bir araç üretmiş. Bir yandan da takımın açıklamaları garip şekilde çok iddialı.
- Williams ise sessiz sedasız bir testi geride bıraktı. Dayanıklılık konusunda ise takım sınıfı geçti. Geçen seneyi Mercedes'in arkasından en hızlı araç olarak bitiren takımın bu sene neler yapacağı daha kritik. Takım son yıllarda bir sezonu iyi geçirip ertesi sezonu kötü bitiriyor. Bu sezon motorların arasındaki performans farkının azalacağını düşünürsek işleri daha zor olacaktır. Ayrıca bu sene takım daha az hata yapmalı, yine ellerinde hızlı bir araç olursa Ricciardo-Kyvat ikilisini geçmeliler.
- Sauber ise testlerin hızlı takımlarındandı. Ferrari'den liderlik tahtını 3. gün sadece Felipe Nasr alabildi. Takım hem yetenek olarak hem de tecrübe olarak kısıtlı bir kadroyla mücadele edecek. Tur zamanlarını reklam amaçlı olduğu da akla geliyor maalesef. Umarız hem motorun hem de aracın gelişmesinden kaynaklanan bir durumdur bu.
- Jerez'e zar zor yetişebilen Lotus'ta moraller iyi fakat Grosjean'ın açıklamaları da kafa karıştırmadı değil. Takım 2014'te sürekli yapılan tasarım hatalarından ders çıkardığını söylüyordu. Lotus güç kaybetse de önemli bir geleneğe sahip, bu sene Mercedes'in de katkısıyla öne yaklaşacaklardır.
- Toro Rosso genç ikilisiyle önemli turlar attı. Takımın en azından dayanıklı bir aracı olduğunu söyleyebiliriz. Şu an hem maddi hem manevi gridin en rahat takımı. Verstappen de ilk ciddi testinde yeterince tur attı. Genç pilot yetenekli olsa da üzerinde önemli bir baskı var çünkü Hamilton'ın bile F1'e girerken üzerinde bu kadar büyük bir beklenti yoktu. Diğer baskıyı hissedecek pilot ise Sainz. Daha ilk senesinden Verstappen'e yenilirse kariyeri zora girebilir çünkü çok genç olmasına rağmen Verstappen'e göre önemli alt seriler tecrübesi var ve son FR3.5 şampiyonu olarak geldi buraya.
- Ne kadar saklasalar da Force India maddi olarak zor durumda. Bu yüzden testleri kaçırıyorlar. Umarız Hulkenberg'in WEC anlaşmasının bununla bir ilgisi yoktur. Çünkü son yıllarda pek örneğine rastlamıyoruz bunun, F1 takımları çok müsaade etmezler böyle bir duruma. Aslında Force India'nın durumu F1'de ekonomik koşulların ne kadar sakat olduğunun göstergesi. Takım son 6 altı yıldır puan savaşı yapıyordu ve son 2 yıldır da takımlarda 6. oluyordu. Belki çok önemli başarılar değil ama böylesine istikrarlı bir takımın da durumu Caterham ve Marussia'dan farklı olsun bir zahmet değil mi ?
Evet, sizlerle çok fazla yeni şey paylaşamadık, kusura bakmayın. Jerez de karakteristiği itibariyle buna katkı sağladı. En azından motorlar konusunda farkların biraz azaldığını söyleyebiliriz, daha doğrusu tahmin ediyoruz. Daha düzgün bir ifadeyle, güç ünitesi. Sadece güç ünitelerinin performansı değil, bunların şasi ile uyumu da çok önemli. Bu, geçen seneki Mercedes'in başarısındaki en önemli noktalardan biri aynı zamanda. 2014 boyunca güç üniteleri geliştirmek mümkün olmadığı için 2015'te birden takımlara önemli bir kapı açıldı. Bu açıdan da bir ilki yaşayacağız. Normalde Mercedes'in güç farkı çok fazla olduğu için daha rahat konuşabilirdik fakat bu sefer durum farklı. Yine de en büyük favori Mercedes. Asıl soru, farkın ne kadar kapanacağı, eğer geçen seneye göre fark belirgin olarak azalmazsa motor dondurma, geliştirme, 2017'deki yeni kurallar vs. tartışmaları hız kazanabilir. Barcelona'da görüşmek üzere.
Jerez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jerez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Şubat 2015 Pazartesi
28 Ocak 2014 Salı
2014'ün İlk Testleri - Jerez
2014'e gayrı resmi başladık bugün. 12 test gününden biri gitti bile. Sanırım son yılların, belki 10, belki 15 yılın en garip test gününü yaşadık. Çoğu takım doğru dürüst lansman bile yapmadı, birçoğu bugün sabah namazından sonra erkenden alelecele tanıtıldı. Marussia, Lotus piste çıkamadı, Lotus zaten ilk testte yok, Marussia'nın aracı da İngiltere'deki fabrikadan yola çıkmış.
Lansmanların en çok konuşulan konusu şüphesiz burunlardı, artık daha ne kadar kötü olabilir derken bugün Caterham'ın burununu gördük. Basamaklı burunlara şükretmezsen olacağı buydu işte..Burunlar konusunda söylenecek her şey söylendi sanırım, yiter diyoruz biz de.
Normalde testlerde derecelerin önemli olmadığını söylerler, bu sefer ise hiç ama hiç önemi olmayacak gibi. Hele de Jerez'de. Şu an her şey çok muallak durumda, dolayısıyla söylenecek pek bir söz yok.
Yeni araçların teknik değerlendirmeleri sağda solda dolaşıyor ama hüküm vermek kolay değil. Uzun zaman sonra ilk defa Pirelli konuşmadık, hatta 2014'de hiç Pirelli konuşmadık ama merak etmeyin yakındır. Bu arada onlar da tutucu davranacağız dedi ama sonra ses seda çıkmadı, acaba nasıl lastik yaptılar. Sezon boyunca 'aha acaba kimin motoru patlayacak' diye beklenmez, aksiyon her zaman lazım, onlar işin tuzu biberi.
Bugünlük pek malzeme çıkmadı, yine de ne oldu diye bakalım. En çok turu Ferrari attı, kaza yaparak günü noktalayan Hamilton ise lider bitirdi. Raikkonen'in tur sayısı 31, Hamilton'ın 18. Sırasıyla 3. Bottas 7, Perez 11, Vergne 15, Gutierrez 7, Vettel 3, Ericsson 1 tur atabildi. Button piste çıkamadı. Red Bull ve McLaren elektrik problemleriyle uğraşmışlar, Hamilton da ön kanattan kaynaklanan bir sebeple kaza yapmış. Yarın daha çok bilgi ve yorumla burada olacağız yüksek ihtimalle, esen kalın.
2. Gün
Dünkü şaka gibi günün ardından gerçekten ilk test günün yaşadık. Pist üstünde tam olarak olmasa da haberler açısından hareketli bir gündü.
Boullier haberinden önce başka önemli bir transfer haberini söylemek istiyorum, eski F1 tasarımcısı Gary Anderson BBC'den autosport'a geçti. Anderson son yıllarda özellikle sezon başları başarılı tahminleriyle başa başarılı bulunuyordu ki, şu an Autosport'ta baya etkin testler için. BBC de Anderson'un boşluğunu Audi ve Motorsporları'ndan emekli olan Allan McNish'le anlaştı. Hep mühendis transferi duyacak değilsiniz ya..
Güne başlamadan Eric Boullier'nin McLaren'e yarış direktörü olarak atandığını söyleyelim, tahmin edildiği gibi takım patronu olamadı. Şu an bu direktörlerle, Ron Dennis arasında ceo denilen, yani bildiğimiz takım patronu olacak koltuk boş. Buraya en uygun isim de Ross Brawn gibi. Şu an halihazırda Jonathan Neale teknik patron, ayrıca Neil Oatley, Sam Michael, Eric Bouiller gibi isimlerden oluşan kadronun başına Brawn dışında biri sorun olabilir. Whitmarsh hakkında hala haber yok ama yüzde 99 görevinin başında olmayacak gibi.
Neyse, güne McLaren'in arka kanadındaki, daha doğrusu arka süspansiyonundaki tasarım damgasını vurdu. Eğer sistem düzgün çalışırsa hem yavaş hem de hızlı virajlarda avantaj sağlayabilir, tabii yasalsa. 2014'ün ilk ciddi tartışması bu olabilir.
Diğer konular ise motorlar oldu. Renault kullanan takımlardaki sıkıntı ve Mercedes'in en fazla tur atan motor olması. Aslında Rosberg'in attığı 97 tur göründüğü kadar iyi olmayabilir. Belki olumsuz bir bakış açısı ama bu kadar gürültüden sonra daha testlerin 2. gününde motorun sorunsuz çalışması, motorda performansa o kadar da önem verilmediğini, yani tutucu davranıldığı yorumu çıkartılabilir. Belki bu konuyu daha sonra ele alırız ama zaten motor sayısı ve yakıt tüketimi düşmüşken, yeni enerji dönüşüm sistemleri varken performansta fark oluşturmak çok zor.
Renault Red Bull ve Toro Rosso'daki problemlerin kendilerinden kaynaklandığını, Caterham'da ise daha genel problemin olduğunu söyledi. Evet zaman kaybettiler ama uzun vadede o kadar önemli bir problem olmayabilir, olayların sıcaklığıyla Mercedes iyi, Renault kötü demek pek dayanıklı değil.
Rosberg'in 97 turu dışında diğer pilotların tur sayıları birbirine yakındı, Button hem sabah hem de öğle seansını lider bitirdi. Raikkonen de dünkü liderliğin ardından bugün de ikinci bitirerek muhtemelen Vettel'le beraber Jerez ayrıldı.
Takımlardan pozitif açıklamalar gelmeye devam ediyor, bunların dışında Marussia'nın yeni aracı da Jerez'e varmış durumda.
İkinci günden de bu kadar, yarın görüşmek üzere..
3. Gün
Jerez'de perşembe günü de hareketliydi. Ricciardo'yu RBR'de, Magnussen'i McLaren'de, Frijns'ı Caterham'da görmek heyecan vericiydi, her ne kadar Ricciardo ve Frijns tur atamasa da...
Güne başlamadan Ross Brawn'ın balık tutmaktan mutlu olduğu haberleri geldi, Brawn politik konuşsa da en azından şu birkaç aylık süre içinde tatil yapacağını çıkartabiliriz.
Sabah yine Mercedes motorlu araçların ve Ferrari'yi izledik. Renault motorlu araçların problemleri devam etti ama sorunların detaylarını daha iyi öğrendik. Caterham ve Red Bull'un kendine has problemleri varmış. Toro Rosso da hiç yoktan 30 tur atmayı başarabildi. Dün Button'ın Mercedes kullanan motorlar işbirliği yapmalı açıklaması Renault için yol gösterici olabilir.
Lotus zaten Jerez'de yok, Red Bull'da tur atamadı, yine Caterham da. Bahreyn'de bu dört takım Renault için işbirliğine gidebilir, Toro Rosso zaten kardeş takım, Caterham'ın da Red Bull'la ilişkisi var, yani ortaklık zor olmayacaktır bu 4 takım arasında, bu şekilde daha hızlı çözebilirler sorunlarını. Her ne kadar bilgi paylaşımının derecesini bilmesek de böyle bir çözümün o kadar zor olmadığını söyleyebiliriz.
Piste dönersek, Sabah seansında yine Button liderdi. Öğleden sonra koltuğu devralan Magnussen seri turların ardından, diğer stintinde hızlı turlar atmayı başararak günü lider bitirdi. Bugün de 1.23'lere indi üç pilot ve takım. McLaren liderlik yanında toplam 92 tur atarak en fazla çalışan takım da oldu.
Mercedes de günün çalışkan takımlarındandı. Hamilton 62 tur attı, öğleden sonra Button 1.25'lik turunu 23.9'a kadar çekti. Bu arada turlarla ilgili lastik bilgisine şu ana kadar hiç rastlamadık. Mercedes motorlu Massa 47 tur, Hulkenberg 17 tur attı.
Ferrari her zamanki gibi testlerde en fazla tur atan iki takımdan biri. Alonso 58 tur attı, derecesi yavaş gibi görünse de öğlen hızlı tur gelmedi İspanyol'dan.
Marussia'da bugün siftah yaptı, Chilton'la en azından piste çıkabildiler. Diğer Ferrari motorlu Sauber ise Sutil'in kazasıyla günü bir saat erken bitirdi, kazaya ilişkin pek detay yok şimdilik.
Bu arada Newey ve Horner'ın İngiltere'ye döndüğü, her ihtimale karşı Ricciardo'nun Jerez'de bekletildiği yönünde haberler var, belki Red Bull için testler bitmiş olabilir, Renault için yarın altın değerinde olacak, tek umut Toro Rosso gibi artık.
Günün son detayı da McLaren'in arka süspansiyonu ve Lotus'un çatallı burnunun yasal olduğu, Mercedes ve Ferrari'nin daha sade olarak gözüken burunların da güvenlik açısından sıkıntı oluşturabileceği söylendi, belki yarın daha detaylı bilgi bulabiliriz. Son günde görüşmek üzere.
4. Gün
Ve Jerez'in son günü..
Red Bull'un testleri erken bitti, bugün öğleye doğru pıllarını pırtlarını toplayarak gittiler. Red Bull'un Renault'la en yakın çalışan takım olmasına rağmen böyle bir sorun yaşaması belki de en büyük gariplik. Her takım sorun yaşayabilir, testleri kaçırabilir fakat Renault ve RBR arasındaki ilişkiden bunu beklemiyorduk..Üzerine Lotus'un da olmaması Renault için testlerin kabusa dönmesine neden oldu, elde sadece Caterham'ın bugün attığı turlar var.
Geçen senenin analizini yaparken Red Bull'un 2013'ü garanti altına almak için sezonun ikinci yarısında biraz fazla efor sarf ettiğine dair bir teorimiz vardı, doğrulanmış olabilir. Üstelik RBR de McLaren gibi kaza testlerini normalden geç geçmiş, planın gerisinde oldukları düşünülüyor. Bundan kaynaklı bir problem yaşıyor olabilirler. Taraftarlar arasındaki Renault hakkındaki ön yargı ve RBR'nin kötü şöhreti yüzünden çok acele yorumlar yapılıyor evet RBR'un şu an bir dezavantajı var ama geri dönülemez bir noktada değiller. Ve belki de bu problemler Newey'in agresif tasarımından kaynaklanıyorsa rakipler tekrar kara kara düşünebilir. 2011'de testlerde yarış mesafesi gidemeyen MP4-26 testlerde ortalığın tozunu attıran F60'dan Avustralya'da 0.6 sn hızlıydı.
Bugüne dönersek yağmur yüzünden tur dereceleri çok aldatıcıydı, ona rağmen sabah Rosberg 91 tur atmayı başardı. Hamilton'ın 41 turuyla Mercedes toplamda 132 tur attı, Alonso 115, Magnussen de 110 tur atarak 100 barajını geçtiler.
Force India'nın genç İspanyol test pilotu Juncadella 81, Sutil 69, Kobayashi 54 tur attı. Williams'tan Massa da 86 tur attı, hem de günü lider bitirdi. Bianchi de 25 tur atarak Marussia'ya değerli veriler kazandırdı.
Turlara ilişkin veriler maalesef geçen seneki gibi yok, lastik bilgileri de. McLaren'in tur zamanlarının nispeten ciddi olduğu iki günde de en hızlı olması pek bir şey anlatmasa da ufak bir ipucu verebilir. Pek rastlanılan bir durum değil çünkü. Yine de testlerde tur zamanlarından çok pistten gözlem yapan F1 medyasının yorumları daha değerli. İşin kötüsü bu yıl Barcelona'da test yok ve Bahreyn'de kolayca şu araç hızlı virajlarda daha iyi diyebileceğiniz virajlar pek yok, belki 2. sektör.
Mercedes 4 takımla sorunsuz çalışmayı başardı. Mercedes'in bu seneki bir avantajı da bu olacak. Şampiyonluğa oynayabilecek iki güçlü takım ve iki iyi takım daha. En çok ve en farklı veriye onlar sahipler şu an, uzun maratonda ufak da olsa bir avantaj.
Ferrari ve Mercedes yine en çok tur atan takımlar oldular, McLaren de geçmişe oranla fazla tur attı bu sefer. 3 takım şimdilik öne çıktı ama tekrar tekrar söylediğimiz gibi bu daha hiçbir şey. Lotus ve Red Bull olmadan bir şeyler konuşmak anlamsız. Ayrıca bu sene gridin de yakınlaşacağını unutmayalım, o ayrı bir dava, dursun bir kenarda, sonra konuşacağız.
Derece demişken Williams'ın turları da fena değil, dün ikinci ve bugün de birinciydiler, 2013'ü erken bitirdiler, acaba bu sene nasıl iş çıkaracaklar.
Jerez'den bir şey çıkarmak anlamsız ama insan bekliyor işte. Lotus'un parasal sıkıntıları, Red Bull'un testi pas geçmesiyle geriye Ferrari, McLaren ve Mercedes kalıyor. Ferrari'nin de yine fazla mı muhazafakar eleştirilerini düşünürsek geriye biraz daha radikal ve Mercedes motorlu McLaren ve Mercedes kalıyor. Acaba ikisi baş başa kalırsa nasıl komplo teorileri okuruz, üstelik işbirliğinin de son senesi.
Sanırım Jerez'de öne çıkan gelişmelerin hepsini derledik, diyecek pek bir şey kalmadı. Jerez genelde baki kalan sezonda hoş bir seda bile bırakmayabilir, onun için bu testlerden aman aman sonuçlar çıkarmaya gerek yok.
Lansmanların en çok konuşulan konusu şüphesiz burunlardı, artık daha ne kadar kötü olabilir derken bugün Caterham'ın burununu gördük. Basamaklı burunlara şükretmezsen olacağı buydu işte..Burunlar konusunda söylenecek her şey söylendi sanırım, yiter diyoruz biz de.
Normalde testlerde derecelerin önemli olmadığını söylerler, bu sefer ise hiç ama hiç önemi olmayacak gibi. Hele de Jerez'de. Şu an her şey çok muallak durumda, dolayısıyla söylenecek pek bir söz yok.
Yeni araçların teknik değerlendirmeleri sağda solda dolaşıyor ama hüküm vermek kolay değil. Uzun zaman sonra ilk defa Pirelli konuşmadık, hatta 2014'de hiç Pirelli konuşmadık ama merak etmeyin yakındır. Bu arada onlar da tutucu davranacağız dedi ama sonra ses seda çıkmadı, acaba nasıl lastik yaptılar. Sezon boyunca 'aha acaba kimin motoru patlayacak' diye beklenmez, aksiyon her zaman lazım, onlar işin tuzu biberi.
Bugünlük pek malzeme çıkmadı, yine de ne oldu diye bakalım. En çok turu Ferrari attı, kaza yaparak günü noktalayan Hamilton ise lider bitirdi. Raikkonen'in tur sayısı 31, Hamilton'ın 18. Sırasıyla 3. Bottas 7, Perez 11, Vergne 15, Gutierrez 7, Vettel 3, Ericsson 1 tur atabildi. Button piste çıkamadı. Red Bull ve McLaren elektrik problemleriyle uğraşmışlar, Hamilton da ön kanattan kaynaklanan bir sebeple kaza yapmış. Yarın daha çok bilgi ve yorumla burada olacağız yüksek ihtimalle, esen kalın.
2. Gün
Dünkü şaka gibi günün ardından gerçekten ilk test günün yaşadık. Pist üstünde tam olarak olmasa da haberler açısından hareketli bir gündü.
Boullier haberinden önce başka önemli bir transfer haberini söylemek istiyorum, eski F1 tasarımcısı Gary Anderson BBC'den autosport'a geçti. Anderson son yıllarda özellikle sezon başları başarılı tahminleriyle başa başarılı bulunuyordu ki, şu an Autosport'ta baya etkin testler için. BBC de Anderson'un boşluğunu Audi ve Motorsporları'ndan emekli olan Allan McNish'le anlaştı. Hep mühendis transferi duyacak değilsiniz ya..
Güne başlamadan Eric Boullier'nin McLaren'e yarış direktörü olarak atandığını söyleyelim, tahmin edildiği gibi takım patronu olamadı. Şu an bu direktörlerle, Ron Dennis arasında ceo denilen, yani bildiğimiz takım patronu olacak koltuk boş. Buraya en uygun isim de Ross Brawn gibi. Şu an halihazırda Jonathan Neale teknik patron, ayrıca Neil Oatley, Sam Michael, Eric Bouiller gibi isimlerden oluşan kadronun başına Brawn dışında biri sorun olabilir. Whitmarsh hakkında hala haber yok ama yüzde 99 görevinin başında olmayacak gibi.
Neyse, güne McLaren'in arka kanadındaki, daha doğrusu arka süspansiyonundaki tasarım damgasını vurdu. Eğer sistem düzgün çalışırsa hem yavaş hem de hızlı virajlarda avantaj sağlayabilir, tabii yasalsa. 2014'ün ilk ciddi tartışması bu olabilir.
Diğer konular ise motorlar oldu. Renault kullanan takımlardaki sıkıntı ve Mercedes'in en fazla tur atan motor olması. Aslında Rosberg'in attığı 97 tur göründüğü kadar iyi olmayabilir. Belki olumsuz bir bakış açısı ama bu kadar gürültüden sonra daha testlerin 2. gününde motorun sorunsuz çalışması, motorda performansa o kadar da önem verilmediğini, yani tutucu davranıldığı yorumu çıkartılabilir. Belki bu konuyu daha sonra ele alırız ama zaten motor sayısı ve yakıt tüketimi düşmüşken, yeni enerji dönüşüm sistemleri varken performansta fark oluşturmak çok zor.
Renault Red Bull ve Toro Rosso'daki problemlerin kendilerinden kaynaklandığını, Caterham'da ise daha genel problemin olduğunu söyledi. Evet zaman kaybettiler ama uzun vadede o kadar önemli bir problem olmayabilir, olayların sıcaklığıyla Mercedes iyi, Renault kötü demek pek dayanıklı değil.
Rosberg'in 97 turu dışında diğer pilotların tur sayıları birbirine yakındı, Button hem sabah hem de öğle seansını lider bitirdi. Raikkonen de dünkü liderliğin ardından bugün de ikinci bitirerek muhtemelen Vettel'le beraber Jerez ayrıldı.
Takımlardan pozitif açıklamalar gelmeye devam ediyor, bunların dışında Marussia'nın yeni aracı da Jerez'e varmış durumda.
İkinci günden de bu kadar, yarın görüşmek üzere..
3. Gün
Jerez'de perşembe günü de hareketliydi. Ricciardo'yu RBR'de, Magnussen'i McLaren'de, Frijns'ı Caterham'da görmek heyecan vericiydi, her ne kadar Ricciardo ve Frijns tur atamasa da...
Güne başlamadan Ross Brawn'ın balık tutmaktan mutlu olduğu haberleri geldi, Brawn politik konuşsa da en azından şu birkaç aylık süre içinde tatil yapacağını çıkartabiliriz.
Sabah yine Mercedes motorlu araçların ve Ferrari'yi izledik. Renault motorlu araçların problemleri devam etti ama sorunların detaylarını daha iyi öğrendik. Caterham ve Red Bull'un kendine has problemleri varmış. Toro Rosso da hiç yoktan 30 tur atmayı başarabildi. Dün Button'ın Mercedes kullanan motorlar işbirliği yapmalı açıklaması Renault için yol gösterici olabilir.
Lotus zaten Jerez'de yok, Red Bull'da tur atamadı, yine Caterham da. Bahreyn'de bu dört takım Renault için işbirliğine gidebilir, Toro Rosso zaten kardeş takım, Caterham'ın da Red Bull'la ilişkisi var, yani ortaklık zor olmayacaktır bu 4 takım arasında, bu şekilde daha hızlı çözebilirler sorunlarını. Her ne kadar bilgi paylaşımının derecesini bilmesek de böyle bir çözümün o kadar zor olmadığını söyleyebiliriz.
Piste dönersek, Sabah seansında yine Button liderdi. Öğleden sonra koltuğu devralan Magnussen seri turların ardından, diğer stintinde hızlı turlar atmayı başararak günü lider bitirdi. Bugün de 1.23'lere indi üç pilot ve takım. McLaren liderlik yanında toplam 92 tur atarak en fazla çalışan takım da oldu.
Mercedes de günün çalışkan takımlarındandı. Hamilton 62 tur attı, öğleden sonra Button 1.25'lik turunu 23.9'a kadar çekti. Bu arada turlarla ilgili lastik bilgisine şu ana kadar hiç rastlamadık. Mercedes motorlu Massa 47 tur, Hulkenberg 17 tur attı.
Ferrari her zamanki gibi testlerde en fazla tur atan iki takımdan biri. Alonso 58 tur attı, derecesi yavaş gibi görünse de öğlen hızlı tur gelmedi İspanyol'dan.
Marussia'da bugün siftah yaptı, Chilton'la en azından piste çıkabildiler. Diğer Ferrari motorlu Sauber ise Sutil'in kazasıyla günü bir saat erken bitirdi, kazaya ilişkin pek detay yok şimdilik.
Bu arada Newey ve Horner'ın İngiltere'ye döndüğü, her ihtimale karşı Ricciardo'nun Jerez'de bekletildiği yönünde haberler var, belki Red Bull için testler bitmiş olabilir, Renault için yarın altın değerinde olacak, tek umut Toro Rosso gibi artık.
Günün son detayı da McLaren'in arka süspansiyonu ve Lotus'un çatallı burnunun yasal olduğu, Mercedes ve Ferrari'nin daha sade olarak gözüken burunların da güvenlik açısından sıkıntı oluşturabileceği söylendi, belki yarın daha detaylı bilgi bulabiliriz. Son günde görüşmek üzere.
4. Gün
Ve Jerez'in son günü..
Red Bull'un testleri erken bitti, bugün öğleye doğru pıllarını pırtlarını toplayarak gittiler. Red Bull'un Renault'la en yakın çalışan takım olmasına rağmen böyle bir sorun yaşaması belki de en büyük gariplik. Her takım sorun yaşayabilir, testleri kaçırabilir fakat Renault ve RBR arasındaki ilişkiden bunu beklemiyorduk..Üzerine Lotus'un da olmaması Renault için testlerin kabusa dönmesine neden oldu, elde sadece Caterham'ın bugün attığı turlar var.
Geçen senenin analizini yaparken Red Bull'un 2013'ü garanti altına almak için sezonun ikinci yarısında biraz fazla efor sarf ettiğine dair bir teorimiz vardı, doğrulanmış olabilir. Üstelik RBR de McLaren gibi kaza testlerini normalden geç geçmiş, planın gerisinde oldukları düşünülüyor. Bundan kaynaklı bir problem yaşıyor olabilirler. Taraftarlar arasındaki Renault hakkındaki ön yargı ve RBR'nin kötü şöhreti yüzünden çok acele yorumlar yapılıyor evet RBR'un şu an bir dezavantajı var ama geri dönülemez bir noktada değiller. Ve belki de bu problemler Newey'in agresif tasarımından kaynaklanıyorsa rakipler tekrar kara kara düşünebilir. 2011'de testlerde yarış mesafesi gidemeyen MP4-26 testlerde ortalığın tozunu attıran F60'dan Avustralya'da 0.6 sn hızlıydı.
Bugüne dönersek yağmur yüzünden tur dereceleri çok aldatıcıydı, ona rağmen sabah Rosberg 91 tur atmayı başardı. Hamilton'ın 41 turuyla Mercedes toplamda 132 tur attı, Alonso 115, Magnussen de 110 tur atarak 100 barajını geçtiler.
Force India'nın genç İspanyol test pilotu Juncadella 81, Sutil 69, Kobayashi 54 tur attı. Williams'tan Massa da 86 tur attı, hem de günü lider bitirdi. Bianchi de 25 tur atarak Marussia'ya değerli veriler kazandırdı.
Turlara ilişkin veriler maalesef geçen seneki gibi yok, lastik bilgileri de. McLaren'in tur zamanlarının nispeten ciddi olduğu iki günde de en hızlı olması pek bir şey anlatmasa da ufak bir ipucu verebilir. Pek rastlanılan bir durum değil çünkü. Yine de testlerde tur zamanlarından çok pistten gözlem yapan F1 medyasının yorumları daha değerli. İşin kötüsü bu yıl Barcelona'da test yok ve Bahreyn'de kolayca şu araç hızlı virajlarda daha iyi diyebileceğiniz virajlar pek yok, belki 2. sektör.
Mercedes 4 takımla sorunsuz çalışmayı başardı. Mercedes'in bu seneki bir avantajı da bu olacak. Şampiyonluğa oynayabilecek iki güçlü takım ve iki iyi takım daha. En çok ve en farklı veriye onlar sahipler şu an, uzun maratonda ufak da olsa bir avantaj.
Ferrari ve Mercedes yine en çok tur atan takımlar oldular, McLaren de geçmişe oranla fazla tur attı bu sefer. 3 takım şimdilik öne çıktı ama tekrar tekrar söylediğimiz gibi bu daha hiçbir şey. Lotus ve Red Bull olmadan bir şeyler konuşmak anlamsız. Ayrıca bu sene gridin de yakınlaşacağını unutmayalım, o ayrı bir dava, dursun bir kenarda, sonra konuşacağız.
Derece demişken Williams'ın turları da fena değil, dün ikinci ve bugün de birinciydiler, 2013'ü erken bitirdiler, acaba bu sene nasıl iş çıkaracaklar.
Jerez'den bir şey çıkarmak anlamsız ama insan bekliyor işte. Lotus'un parasal sıkıntıları, Red Bull'un testi pas geçmesiyle geriye Ferrari, McLaren ve Mercedes kalıyor. Ferrari'nin de yine fazla mı muhazafakar eleştirilerini düşünürsek geriye biraz daha radikal ve Mercedes motorlu McLaren ve Mercedes kalıyor. Acaba ikisi baş başa kalırsa nasıl komplo teorileri okuruz, üstelik işbirliğinin de son senesi.
Sanırım Jerez'de öne çıkan gelişmelerin hepsini derledik, diyecek pek bir şey kalmadı. Jerez genelde baki kalan sezonda hoş bir seda bile bırakmayabilir, onun için bu testlerden aman aman sonuçlar çıkarmaya gerek yok.
Etiketler:
Autosport,
BBC,
F1 2014 Sezonu,
Ferrari,
Jerez,
Kış testleri,
Lansman,
Mercedes,
Motor,
Pirelli,
Renault
9 Şubat 2013 Cumartesi
F1 2013 Sezonuna Giriş 1 : Lansman Savaşları ve Jerez Testleri
Takımların 2013 araçlarını internet üzerinden tanıtacaklarını duyurduktan sonra acaba lansman savaşları olur mu diye heyecanlanmıştım. Savaşın adil olması için de tabii ki eşit platformlar olması gerekiyordu ki, bu platform da takımların youtube kanallarıydı. Fakat sadece Lotus ve McLaren youtube'u kullandı. Gerçi youtube da olsa RBR ve Ferrari'nin bariz avantajları var. RBR'nin abone sayısı çok yüksek ve Ferrari'nin de Scuderia Ferrari diye özel bir kanalı yok. Bu sene lansmanlar geçen senelere göre daha güzel oldu genelde fakat hala testlerin başladığı zaman özel bir lansman değil de pist üzerinde sabahın köründe araç tanıtan takımlar vardı. Toro Rosso gibi. Lansmanlar hem takımların sponsorları için hem de medya için önemli reklam ve haber kaynağı. Öyle ki bazı medya kuruluşları Formula 1 hakkında yılda sadece iki haber yapar, birisi lansmanlardır diğeri de sene sonunda kimin şampiyon olduğudur. Bu fırsat iyi değerlendirilmeli.
2011 : MP4-26'nın lansmanı, hep özleyeceğiz.
Hazır youtube kanalları konusu açılmışken Formula 1'in yeterince iyi pazarlanamadığı konusuna tekrar gelmek istiyorum. Bu büyük bir laf ama etmesi kolay. Çünkü Formula 1'in bir youtube kanalı bile yok, üzerine yüklenen videoları bile silmeye çalışıyor Bernie ve tayfası. Mesela burda Moto Gp'nin ve WRC'nin youtube kanalları var. Özellikle Moto Gp'nin sosyal medyada hareketliliği fena değil. Formula 1'i sevenleri daha çok sevdirmek için, ilgi duymayanları duydurmak için çok önemli bir araç sosyal medya, özellikle de youtube. Youtube'de F1 videoları izlemenin keyfini bilen bilir. Formula 1 bu konuda biraz Türkiye Süper Ligi'ne benziyor. Ligin kalitesine göre inanılmaz paralar dönüyor, derbilerde hayat duruyor ama kaç tane ülke bizim derbileri canlı yayınlıyor. Kendi kendimizi önemli sanıyoruz. Formula 1 hakkında da sürekli sporun pazarlama gücünden bahsediliyor ama takımların yarısı paralı pilotları tercih ediyor. Bu durumun dünyanın içinde bulunduğu krizin etkisi olsa da bir şeyler tam olarak yapılmadığını söylemek mümkün.
Yazının burdan sonrası ders notu şeklinde sürecek, öncelikle lansmanlar hakkında biraz sayı verelim.
- İlk lansman yapan takım Lotus 31 Ocak Pazartesi gününü seçti, İngiltere saatiyle 7.15'de youtube ve Sky Sport'da canlı yayınlandı. Yayın youtube'da en fazla 13.500 izleyiciye ulaştı, tabii bu toplam sayı değil. Lansmandan önce 21 bin küsur olan abone sayısı şu an (09.02.2013, saat 01.22) 31.500'e ulaşmış durumda. Oldukça önemli bir artış.
- Lotus'un lansman videosu ise 150 bin izlenmiş, diğer yandan lansmandan önce siteye konan Raikkonen'in 1 dk'lık Matt LeBlanc'li videosu ise 360 bin izlenmiş an itibariyle. Bu da Lotus'un Raikkonen sayesinde nasıl popülerleştiğine dair birçok örnekten biri.
- Diğer internetten canlı lansman yapan takım McLaren ise en fazla 15.900 seyirciye ulaştı. McLaren ise sabah 11'i tercih etti. 50. yıl dolayısıyla bazı şampiyon olmuş araçlarıyla beraber güzel bir tanıtım yaptılar. İlginçtir McLaren'in abone sayısı Lotus'dan az. Lansmandan önce 16 bin abone sayısı şu an tam 28 bin. Yine çok önemli bir artış.
- McLaren'in lansmandan önce koyduğu 1 dk'lık videosu 170 bin, lansman videosu 190 bin kere izlenmiş. Ayrıca Bruce McLaren videosu ve başka çeşitli videolar da var.
- Damarlarında 'marketing' dolaşan marka Red Bull'un ise Red Bull Racing olarak 48 bin abonesi var youtube'da. RB9'a 'RB9 Rhythm of Factory' diye özel bir klip hazırlayan takım 1 milyon seyirciyi geçmiş bile. 2 buçuk dk'lık lansman videosu da 100 bini geçmiş.
- Ferrari ise güzel bir tanıtım yaptı. Her ne kadar klasik de olsa dikkat çekiciydi. Ferrari ile elde pek veri yok, gerçi geçen sene önemli bir sayıya ulaştığı söyleniyordu. Ferrari hem İtalya'nın milli takımı, hem Alonso'dan dolayı İspanya milli takımı gibi algılandığı gibi bir ortamda çok önemli sayılara ulaşabilirdi. Hem F1'de hem de spor otomobillerindeki ününü saymıyoruz bile. Biraz geç olsa da F138'le ilgili youtube'a birkaç video konmuş. Ferrari adı altında youtube'da 67 bin aboneleri var kırmızıların.
- Mercedes'in ilginç lansmanını izleyemedim, iyi ki izleyemedim. Becerememişler, güzel bir fikirmiş aslında...Mercedes AMG'nin 8 bin küsur abonesi var.
- F1'in yükselen markası Sauber'in ise 10 bin küsur abonesi var. Hulkenberg ve Gutierrez ile ilgili özel videolar var. C32'in lansmanı da 100 bine yakın; 87 bin.
- Sıkıntılı günler geçirdiği belli olan Force India'nın ise 3 bin abonesi var. İki tane VJM06 videosu var, pek iç açı değil.
- Formula 1'in üçüncü büyüğü Williams'in ise lansmanı bekliyoruz, Frank Williams'ın takımına pozitif ayrımcılık yapalım, işte sayfası, FW35'i bekliyoruz.
- Caterham'ın 4 bin abonesi varken, Marussia'nın 1.300 var. Gariban Toro Rosso'nın ise bir kanalı yok.
- Son sayısal not olarak izlenme sayılarını vermediğim kanallarda 20-30 binin üzerinde izlenme sayısı yok.
Yazı biraz takımların youtube üzerinden karşılaştırılmasına evrildi ister istemez. Takımların youtube'u kullanma şekli, alışkanlıkları ve kökenleri dolayısıyla sağlıklı bir karşılaştırılma yapılması güç. Her şeyden önemlisi bu kanallara abone olmak için gmail üyeliği gerekiyor. Üstelik bu kanallara abone olmak çok bir şey getirmiyor. Yani facebook gibi bir anasayfanız olsa da o işlevi görmüyor. Bütün bu nedenlerden dolayı youtube üyeliği çok geçer bir akçe değil. Diğer sosyal medya sitelerine göre en azından.
Biraz da Jerez testlerinden söz edelim, yine bilgiler çok karışık olacak. Zaten testlerin güzelliği de burada. Her şey ortada ama kesin olan hiçbir nane yok. Şimdi işin yok Avustralya'yı bekle. Formula 1 kadar hiçbir spor ilk maçında, müsabakasında veya yarışında bu kadar heyecanlı değildir. Daha ilk testlerden bir şey söylemek çok güç, yorumu sizlere bırakıyoruz.
- İlk gün herkes Button'ın 1.18.8'lik derecesini konuşuyordu. Hem kirli pistte hem de sert lastikle atılan tur etkileyiciydi. Son gün autosport Button'ın o turunda herhangi bi yeri kesmiş olabileceğini söyledi fakat gerisi gelmedi. Pek doğru gibi gelmedi, ki Button bunu söylerdi bunu.
- İlk iki gün itibariyle ağır depoyla dönen sadece Red Bull ve McLaren vardı. Büyük takımlardan. Diğer takımlar ağır depo kullandı mı emin değilim.
- Özellikle Lotus'un geçen seneki stintleri pek yoktu. Jerez'den görüldüğü kadarıyla 2012'deki lastik kullanımını koruması zor gibi.
- Stintlerde istikrar olarak RBR ve McLaren biraz daha önde gibi. RBR de McLaren'e göre az daha istikrarlı.
- Mercedes'in stintleri yine pek iyi değildi fakat Hamilton'ın dünkü bazı stintleri moral düzeltmiştir. Mercedes ilk iki gün doğru dürüst tur atamasa da son gün Hamilton'la yarış simülasyonu bile yaptı. Sanki biraz acele ettiler, çünkü diğer takımlar program dahilinde gitse de ortada pek simülasyon yapan yok.
- Ferrari'den McLaren ve RBR kadar ağır depo çalışması gelmedi. 1.19 ve 20 ile başlayan minik stintlerde RBR ve McLaren kadar istikrarlı değillerdi. Gerçi onlar ne stinti belli değil, sıralama mı yoksa yarış temposu mu.
- Ağır depoyla çalışmalar genellikle 1.23 sonu ve 1.24 başı turlarla başlıyor.
- Sauber'in küçük sidepopları ile dayanıklılık sorunu çekmemesi, en fazla tur atan takımlardan biri olması da ilginç. Force India da baya çalışkandı.
Not : Testleri takip ettiğimiz http://f1tests.info/2013.php sitesinde sadece testlerin dördüncü gününün sonuçları var, diğer günlere ulaşamıyorum. Testlere dair hevesim kaçtı tamamen. Dört günün hepsini inceleyip daha detaylı ve sağlam notlar çıkartmayı istiyordum ama şimdilik yattı. Diğer üç günün sonuçlarına ulaştığımda yazıyı güncelleyeceğim.
Yazının burdan sonrası ders notu şeklinde sürecek, öncelikle lansmanlar hakkında biraz sayı verelim.
- İlk lansman yapan takım Lotus 31 Ocak Pazartesi gününü seçti, İngiltere saatiyle 7.15'de youtube ve Sky Sport'da canlı yayınlandı. Yayın youtube'da en fazla 13.500 izleyiciye ulaştı, tabii bu toplam sayı değil. Lansmandan önce 21 bin küsur olan abone sayısı şu an (09.02.2013, saat 01.22) 31.500'e ulaşmış durumda. Oldukça önemli bir artış.
- Lotus'un lansman videosu ise 150 bin izlenmiş, diğer yandan lansmandan önce siteye konan Raikkonen'in 1 dk'lık Matt LeBlanc'li videosu ise 360 bin izlenmiş an itibariyle. Bu da Lotus'un Raikkonen sayesinde nasıl popülerleştiğine dair birçok örnekten biri.
- Diğer internetten canlı lansman yapan takım McLaren ise en fazla 15.900 seyirciye ulaştı. McLaren ise sabah 11'i tercih etti. 50. yıl dolayısıyla bazı şampiyon olmuş araçlarıyla beraber güzel bir tanıtım yaptılar. İlginçtir McLaren'in abone sayısı Lotus'dan az. Lansmandan önce 16 bin abone sayısı şu an tam 28 bin. Yine çok önemli bir artış.
- McLaren'in lansmandan önce koyduğu 1 dk'lık videosu 170 bin, lansman videosu 190 bin kere izlenmiş. Ayrıca Bruce McLaren videosu ve başka çeşitli videolar da var.
- Ferrari ise güzel bir tanıtım yaptı. Her ne kadar klasik de olsa dikkat çekiciydi. Ferrari ile elde pek veri yok, gerçi geçen sene önemli bir sayıya ulaştığı söyleniyordu. Ferrari hem İtalya'nın milli takımı, hem Alonso'dan dolayı İspanya milli takımı gibi algılandığı gibi bir ortamda çok önemli sayılara ulaşabilirdi. Hem F1'de hem de spor otomobillerindeki ününü saymıyoruz bile. Biraz geç olsa da F138'le ilgili youtube'a birkaç video konmuş. Ferrari adı altında youtube'da 67 bin aboneleri var kırmızıların.
- Mercedes'in ilginç lansmanını izleyemedim, iyi ki izleyemedim. Becerememişler, güzel bir fikirmiş aslında...Mercedes AMG'nin 8 bin küsur abonesi var.
- F1'in yükselen markası Sauber'in ise 10 bin küsur abonesi var. Hulkenberg ve Gutierrez ile ilgili özel videolar var. C32'in lansmanı da 100 bine yakın; 87 bin.
- Sıkıntılı günler geçirdiği belli olan Force India'nın ise 3 bin abonesi var. İki tane VJM06 videosu var, pek iç açı değil.
- Formula 1'in üçüncü büyüğü Williams'in ise lansmanı bekliyoruz, Frank Williams'ın takımına pozitif ayrımcılık yapalım, işte sayfası, FW35'i bekliyoruz.
- Caterham'ın 4 bin abonesi varken, Marussia'nın 1.300 var. Gariban Toro Rosso'nın ise bir kanalı yok.
- Son sayısal not olarak izlenme sayılarını vermediğim kanallarda 20-30 binin üzerinde izlenme sayısı yok.
Yazı biraz takımların youtube üzerinden karşılaştırılmasına evrildi ister istemez. Takımların youtube'u kullanma şekli, alışkanlıkları ve kökenleri dolayısıyla sağlıklı bir karşılaştırılma yapılması güç. Her şeyden önemlisi bu kanallara abone olmak için gmail üyeliği gerekiyor. Üstelik bu kanallara abone olmak çok bir şey getirmiyor. Yani facebook gibi bir anasayfanız olsa da o işlevi görmüyor. Bütün bu nedenlerden dolayı youtube üyeliği çok geçer bir akçe değil. Diğer sosyal medya sitelerine göre en azından.
Biraz da Jerez testlerinden söz edelim, yine bilgiler çok karışık olacak. Zaten testlerin güzelliği de burada. Her şey ortada ama kesin olan hiçbir nane yok. Şimdi işin yok Avustralya'yı bekle. Formula 1 kadar hiçbir spor ilk maçında, müsabakasında veya yarışında bu kadar heyecanlı değildir. Daha ilk testlerden bir şey söylemek çok güç, yorumu sizlere bırakıyoruz.
- İlk gün herkes Button'ın 1.18.8'lik derecesini konuşuyordu. Hem kirli pistte hem de sert lastikle atılan tur etkileyiciydi. Son gün autosport Button'ın o turunda herhangi bi yeri kesmiş olabileceğini söyledi fakat gerisi gelmedi. Pek doğru gibi gelmedi, ki Button bunu söylerdi bunu.
- İlk iki gün itibariyle ağır depoyla dönen sadece Red Bull ve McLaren vardı. Büyük takımlardan. Diğer takımlar ağır depo kullandı mı emin değilim.
- Özellikle Lotus'un geçen seneki stintleri pek yoktu. Jerez'den görüldüğü kadarıyla 2012'deki lastik kullanımını koruması zor gibi.
- Stintlerde istikrar olarak RBR ve McLaren biraz daha önde gibi. RBR de McLaren'e göre az daha istikrarlı.
- Mercedes'in stintleri yine pek iyi değildi fakat Hamilton'ın dünkü bazı stintleri moral düzeltmiştir. Mercedes ilk iki gün doğru dürüst tur atamasa da son gün Hamilton'la yarış simülasyonu bile yaptı. Sanki biraz acele ettiler, çünkü diğer takımlar program dahilinde gitse de ortada pek simülasyon yapan yok.
- Ferrari'den McLaren ve RBR kadar ağır depo çalışması gelmedi. 1.19 ve 20 ile başlayan minik stintlerde RBR ve McLaren kadar istikrarlı değillerdi. Gerçi onlar ne stinti belli değil, sıralama mı yoksa yarış temposu mu.
- Ağır depoyla çalışmalar genellikle 1.23 sonu ve 1.24 başı turlarla başlıyor.
- Sauber'in küçük sidepopları ile dayanıklılık sorunu çekmemesi, en fazla tur atan takımlardan biri olması da ilginç. Force India da baya çalışkandı.
Not : Testleri takip ettiğimiz http://f1tests.info/2013.php sitesinde sadece testlerin dördüncü gününün sonuçları var, diğer günlere ulaşamıyorum. Testlere dair hevesim kaçtı tamamen. Dört günün hepsini inceleyip daha detaylı ve sağlam notlar çıkartmayı istiyordum ama şimdilik yattı. Diğer üç günün sonuçlarına ulaştığımda yazıyı güncelleyeceğim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









.jpg)


