Sosyal Medya'daki Formula 1 araştırmasından sonra ne zamandır motor sporlarının geneli için araştırma yapmayı istiyordum. İlk başta eğlenceli ve kolay gibi gelse de birçok dal olduğu için kategorize etmek hiç de kolay olmadı. Sadece Facebook'da hangi serinin kaç tane fanı olduğuna bakabildim, twitter biraz daha zor geldi. Belki sonra.
Acropolis Rally of Greece
Formula 1'in orijinal bir hesabı olmadığı için sıralamaya katmadık fakat wikipedia uzantılı Formula 1 sayfasının 6 milyona yakın beğenisi var. Neyse, bırakalım Formula 1'i birazcık. Listenin başında Moto GP var, 4 milyona ulaşalı çok olmamıştı ve şimdiden 4.2 milyona ulaşmış. Nascar da daha çok Amerika'ya hitap etse de 3.4 milyon beğeni almış. İkisinin dışında 1 milyona en yakın WRC var tabii ki.
* Milyon beğeni (like)
** Bin beğeni
Tablolara baktığımızda ilk dikkat çekenler, DTM'nin WTCC'den yüksek beğeni alması fakat motor sporlarını az çok bilen insanlar bu durumda şaşırmayacaktır. İngilizlerin BTCC'si de hiç fena bir sayıya sahip değil. SBK Superbike de Supersport ve Superstock'u içine alarak önemli bir sayıya ulaşmış. Aslında eski heyecanı vermiyor denilen Motosiklet yarışları sosyal medyada oldukça görünür. Moto Gp ve WRC'nin youtube kanalları da fena çalışmıyor bu arada.
BTCC Oulton Park
Dayanıklılık ve GT serileri ise oldukça karışıktı. Muhtemelen gözden kaçırdığımız seriler vardır, geri dönüşler olursa düzeltmeler yapabiliriz. Dayanıklılık yarışlarına bakarken en ünlü Dayanıklılık yarışı Le Mans 24 Saat'in sayfası 130 bin görünce baya şaşırdım. Yukarıdaki sayılar sizi yanıltmasın, Dayanıklılık serileri ile ilgili çok sayfa var, mesela Amerika Le Mans ve Asya Le Mans sayfaları yukarıdakilerden daha fazla. Serilere seçerken dünya çapında olmasına gayret ettik daha çok. GT yarışları da keza öyle. Unutmadan Le Mans 22-23 Haziran'da kendi saati ve kendi kanalında.
Facebook aleminde motor sporlarına genel bir bakış attık, evet elbette face motor sporlarına ilgiyi ölçecek tek mecra değil ama en elde bulunan en doğru mecra. Elimizde pistlerin seyirci sayısı yok. Açıkçası motor sporlarının genelini değerlendirecek birikimim de yok. Sayılar kötü olmasa da motor sporlarının genel olarak daha iyi pazarlanmaya ihtiyacı var sanki. DTM bu konuda iyi örneklerden, yayın anlaşması olmayan ülkelerde youtube üzerinde canlı yayınlıyor yarışları, görüntü kaliteleri de iyileştirilmiş. Tekrarlarını da bulabiliyorsunz yine kanal üzerinden. Daha alt kategoriler video konusunda daha bonkör olmalılar, GP2 geçişleri ve kazalarından youtube kanalı açsan paraya para demezsin. Fia da çok eski olmadığını tahmin ettiğim sayfasını açmış, çok da iyi yapmış. Bu arada artık pist yönetimleri de düzgün hesaplar açmaya başlamış, mesela şimdiden Katalunya 72 bin, Yas Marina 58 bin, COTA'nın 79 bin beğenisi var. Darısı Formula 1 yönetiminin başına, ee biz yüklüyoruz Bay E siliyor.
Formula 1 hem en prestijli motorsporları organizasyonu hem de önemli paralar döndüğünden birçok baş tarafından yönetilmeye çalışılınıyor; Fom, Fia, Fota. İşin siyasetine girmeyeceğim çünkü sporda siyaset konuşmak bir yerden sonra fazlasıyla bunaltıcı oluyor, daha da kötüsü sizi spordan soğutabiliyor. Birkaç örnek üzerinden F1'in ne kadar kötü yönetildiğini anlatmak istiyorum, özellikle biz taraftarların gözünden.
Öncelikle motor mevzuu; 2014'de V8 motorlardan vazgeçip turboşarjlı V6'lara geçilecek. Bu değişiklik Fia'nın zorlamasıyla oldu. Onlar V4 isterken ortada buluştular. Bilenler bilir, bazen bizim Futbol Federasyonunun kararları saç baş yoldurtur insana, bu da öyle bir değişiklik. Kardeşim motor sesi F1 için her şey, bu kendi ayağına kurşun sıkmaktan da beter bu durum. Motor sesinde değişiklik olmayacak deniyor, yine de risk. Değişimin en büyük amacı Volkswagen de F1'e girmesi de gerçekleşmedi. Hani internette dolanan güzel laflardan biri var ya ; 40 yıllık baliciyim böyle kafa görmedim. Başka bir şey diyemiyorum, ses eskisi gibi olmazsa ne olacak acaba, kime nasıl hesap sorulacak, halihazırda insanlar V10'ları bile özlerken...
Şu sesleri duyunca daha çok sinirlendim.
Akla gelen diğer başlıca konu ; Spa-Francorchamps'ın geleceği. Böyle bir pist nasıl takvimde kalmama riski yaşar. Elbette işin içinde başka şeyler var, başka ülkelerin F1'e daha çok kaynak arayabiliyor, daha istekliler vs. Ama klasik olmak istiyorsunuz belli ritüelleriniz olmak zorunda, sanırım geçen sene Monaco bile tehdit edilmişti takvimden çıkarabiliriz diye, bunun ağza bile alınmaması gerekirdi. Valencia size yılda 20 milyon dolar fazla verebilir ama Spa yarışıyla Valencia yarışının tv'de izlenme oranları, sosyal medyada ne kadar gündeme geldiği gibi başka önemli ölçütlerde kesinlikle önemli uçurum vardır. Spa konusu niye önemli, büyük çoğunluğun bayıldığı bir pist kesinlikle takvimde kalmalı, bu pist adeta motorsporlarının mabedi. Katalunya'nın, Hungaroring'in, Sepang'ın yeri geldiğinde geleceği tartışılmalı ama Monza, Silverstone, Monaco ve Spa mevzubahis bile olmamalı.
Spa-Francorchamps
Heyecanlı geçen 2010 sezonundan sonra, F1'e daha çabuk bozulan lastikler getirilmesi kararlaştırıldı çünkü sezon heyecanlı, gerilimli olsa da yarışlar bir o kadar heyecansızdı. 10.tur civarında gelen ilk pitlerden sonra yarışta bir daha aksiyon olmuyordu olağanüstü şeyler dışında. Üzerinde DRS de getirilerek yarışlar daha heyecanlı hale getirildi. Bu Formula 1'in seyirciye ne kadar bağımlı olduğu daha doğrusu seyircilerin sporu izlerken zevk almalarının gerektiğinin önemli bir kanıtı. Çünkü insanların futbol gibi delicesine bağlı oldukları takımları görece az. Schumacher sonrası seyirci kaybı boşa olmadı, aynı şekilde Raikkonen'den sonra bazı taraftarların sporu takip etmeyi bıraktığını biliyoruz. Uzun bir paragraf oldu, işin özeti F1'in diğer sporlara göre seyircilere daha bağımlı olması. Seyircileri memnun edebilmek için değişiklikler yapılıyor da yukarıda saydığımız saçmalıklar da oluyor. Peki bu değişiklikleri kim yapıyor, bazen takımlar bazen Fia bazen Bernie.
Fota logosu
Takımlar bu işin neresinde peki ? Yani Fota. Fota bazen taraftar forumları yapıyor, yetmez ama evet. Birkaç ülkede yapılan forumlar tabii ki yeterli değil. Bir keresinde Fia'ya mail atmak istemiştim ve bir mail adresi bulamamak bana şaka gibi gelmişti. Allah'dan Fota'nın var ama benim amacım Fia'ya mail atmaktı. Neyse, geçen senelerde özellikle Whitmarsh bu sene de birçok takım patronu Pirelli'ye gelen eleştirilere karşı ağız birliği etmişcesine sporun iyiliği de sporun iyiliği diye tutturmuşlardı, hala da öyle. Birbirleriyle rekabet eden bu adamlar nereye kadar sporun iyiliğini düşünebilir, kızsak da Bernie bu konuda haklı; sporun geleceğini takımlara bırakamazsınız.
Eski Bernie...
Jean Todt'dan sonra Fia'nın F1'e daha çok müdahil olmaya çalıştığı biliniyor. FOM yeni yapılanma içinde, o değil de kim lan bu FOM demek istiyorum. İnternet siteleri yok galiba, o da şaka gibi. Hatırlayanlar bilir, Japonya 2010'da yoğun yağmurdan dolayı sıralama turları yapılmayınca pazar sabahı yapılmıştı sıralama turları. O yarıştan sonra birkaç kişiden sıralama turları pazar günü yapılabilir önerisi çıkmıştı, işte bu tarz öneriler daha önceden düşünülmeli, Türkiye'deki yöneticiler gibi felaketi yaşadıktan sonra önlem almaya benziyor bu tür öneriler. Yani o yağmur olmasa kimse F1'i nasıl daha izlenebilir yapabilir diye düşünmeyecek, tamamen rastgele. Ha bu sadece bir örnek, yoksa pazar günü sıralamalar yapılması F1'in ruhuna aykırı.
FOM'a dair nair bulunan şeylerden...
Piyasa değeri yaklaşık 10 milyar dolar olan bir organizasyonun geleceğini yöneticilerin biz F1 severlerden fazla düşündüğü kesindir de bahsettiğimiz V6 motorlar, Spa-Francorchamps gibi absürdlükler devam ediyor. Ki bunlar ilk akla gelenler, daha nicesini sayabiliriz. Özeti Formula 1 iyi yönetilmiyor, mesela ben F1'i kim yönetiyor sorusundayım hala. Daha kural değişiklikleri var, insanlar bir süre F1 izlemeyince çok rahat kopabiliyor spordan. Aslında bakarsanız Yıldırım Demirören bile yönetse F1'i durum şu ankinden daha iyi olabilirdi. 4 yılda aşık olduğumuz araçlardan ne idüğü belirsiz platipus burunlara geçmek bile absürdlüğün daniskası. Daha Concorde anlaşması bile yapılmadı, bizim milletimiz için çok yabancı bir durum değil aslında bu tarz duruma. F1 de Allah'a emanet gidiyor.
Formula 1'deki yönetim sorununu taraftarlar açısından bakacaktım ama ister istemez odak noktası F1'i kimin yönettiği sorusu oluyor. Orası da hayli karışık zaten. Özetle Formula 1'in daha iyi ve profesyonelce yönetilmesi gerekiyor, en azından teknik konular bir yana taraftarların spora ilgisini koruyacak olaylara sadece maddi yönden değil daha geniş çerçevede bakabilecek bir yönetim lazım. Taraftar olarak herhangi bir şikayet mercii bulamamak bile yeterince sinir bozucu. Bakalım ilerleyen senelerde ne olacak ama olan yine biz taraftarlara olmasın...