Almanya GP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Almanya GP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2013 Salı

Macera Dolu Hungaroring - Macaristan GP 2013

Neden macera dolu Hungaroring ? Neden Hungaroring'i bu kadar sevmeye başladım. Eskiden burun kıvırdığım Silverstone falan neden göz bebeğim oldu. Tabii o zaman küçüktüm, Avrupa yarışlarını genelde sevmezdim, insanın çok olan şeye talebi harbiden az oluyormuş. Yıllar geçtikçe Avrupa yarışları bir bir takvimden düşerken, Asya ve Ortadoğu'dan yarışlar takvime girmeye başladı. Zaman değişti, Bernie değişmedi. Hatta Formula 1'de her şey değişti, Bernie değişmedi. Ve işler öyle bir hale geldi ki ben Macaristan'da yarış var diye sevinir oldum.

Peki Macaristan neden daha güzel görünmeye başladı gözüme ? Şöyle ki artık pist üzerinde rakibinizden daha temiz lastiğiniz varsa, DRS ile beraber öndekinin size direnme şansı kalmıyor. Macaristan hem bol virajları hem de dar yapısıyla geçişe hiç izin vermiyor. Hatta bunun sebebi daha çok pistin dar yapısıyla ilgili olabilir. Hungaroring aynı virajları ile çok daha geniş bir piste sahip olsa geç frenlemeyle herhangi bir virajı içeriden alarak öndeki rakibinizi geçebilirdiniz. Önümüzdeki yarış Spa mesela, neredeyse üç sektörü de geçişe elverişli kocaman kocaman asfaltıyla. Neyse, demem o ki Formula 1'in farklı pazarlama açılma gayretleri ve spora getirilen yeniliklerle beraber tam bir soğuk savaş mimarisini andıran Hungaroring takvimin en değişik karakterli pisti oluverdi. Pitten çıkışta trafiğe takılmamak neredeyse Monaco kadar önemli oluverdi, bu da takvimdeki diğer pistlerden farklı bir yarışa ortam sağlıyor. Pistin sözleşmesi de 2022'ye kadar uzatıldı. Bu arada Allah aşkına her Macaristan yarışında Serhan Acar'a şu pistle ilgili sorular sormayı bırakım, sevmeye bakalım.



3 haftalık aradan sonra geldiğimiz Macaristan'da etkili bir kalabalık vardı, sevmemin nedenlerinden biri de bu. Pirelli'nin kararını değiştirerek yumuşattığı lastikler harbiden işe yaradı. Aslında Hungaroring lastikleri zorlayan bir pist değil. Eğer lastikleri biraz daha zorlayan bir pist olsaydı 4 piti görebilirdik. Hem hızlı virajların çok olduğu hem de sıcaklığın yüksek olduğunda ortaya Barcelona 2013 çıkıyor. Macaristan'da ikisinden biri olmamasına rağmen aşınma oldukça yüksekti. Silverstone'da ise sıcaklık yoktu, Nürburgring'de ikisinden de biraz biraz vardı. Hava sıcaklığının 30'u, pist sıcaklığının 50'yi geçtiği yarışta herkes pistin yapısından dolayı cumartesiyi düşünürken Mercedes pazar gününü düşünüyordu. Biraz da bu yüzden pol için umutları çok yoktu ama yok da değildi. Sonuçta elinizde Hamilton varken her zaman polü düşünebiliriz, eğer Vettel'in altında RB6 veya 7 yoksa.

Antrenmanlarda oldukça iyi gözüken Ferrari aslında pek öyle değilmiş. Grosjean Almanya'da aldığı moralle hafta sonu boyunca oldukça iyi gözüktü, sıralamalardan sonra yarışın gizli favorisiydi, sahi Grosjean hala yarış kazanamadı. Pol mücadelesi yine Red Bull ve Mercedes arasında geçti. Biraz da Grosjean. Cumadan itibaren gözüken diğer nokta da McLaren'in gelişmesi idi. İlk dört takımın arkasından bu sefer gerçekten beşinciydiler. Button her ne kadar Q3'e kalamasa da McLaren Force India ve Toro Rosso'lardan kurtulmuş gözüküyor. Force India ise kaybettiği puanlara çok ağlayacak gibi, beşinciliğin kaybedilmesi yüksek olası görünüyor. Ricciardo ise yine Q3'e kalarak göz doldurdu, acaba bu adamdaki yetenek Vettel'in tek tur yeteneği kadar var mı, onu düşünmeye başladım. Ricciardo harbiden iyi mahsul, sonu Algersuari veya Buemi gibi olmamalı. Cumartesi günü diğer göze çarpanlar ; Perez'in Button'ı da geçerek Q3'e kalması ve Webber'deki bitmek bilmeyen kers problemi oldu.

loosewheelnut'dan.


Pazar günü çoğunluk Mercedes'lerin bu sıcakta lastiklerini koruyamayacağını düşünüyordu. Start sonrası dizilime göre Vettel ve Grosjean'ın, hatta genelde iyi kalkan Ferrari'siyle Alonso'nun favori olduğu söyleniyordu. Startta ilk üç değişmese de Massa ile temas yaşayan Rosberg 12.'liğe kadar düştü ve ilk tur sonunda Ham-Vet-Gro-Alo-Mas-Rai-Web-But-Ric-Per sıralaması oluştu. Öndeki üçlü tempoyu belirlerken Ferrari özellikle ilk stintte geride kaldı. Anlaşılan o ki Ferrari hem sıralamalarda hem yarışta hızından birer parça kaybetmiş. Sıralama ve yarış hızında gelişen takım ise McLaren olmuş. Takımın problemi bulduğu ve korelasyon sorunlarını hallettiği söylendi. Yine de McLaren öndeki dörtlü bir sorun yaşamadığı taktirde ilk sekizi kapattığı için ancak 9 ve 10. sıra için mücadele edebiliyor. Button 2 pit taktiği ve Rosberg'in sorun yaşamasıyla 9'dan 7.'liğe çıktı, Perez de yine patlayan Mercedes motoruyla 9. sırayı kaptı. Maldonado da Williams'ın ilk puanını. Sezonun en iyi yarışı çıkardı Venezüellalı. Hungaroring'de bir aracın arkasına takıldığında yaptığınız tur dereceleri çok anlamsız hale geliyor, bu yüzden yazıda sayısal değerleri pek fazla göremeyeceksiniz.

Yarışın kaderini belirleyen de trafik oldu zaten. İlk pitlerden sonra Button'ın arkasında dönen ve ertesi turda hemen onu geçen Hamilton'ın aksine yaklaşık 15 tur Button'ın arkasında kalan Vettel galibiyet şansını kaçırmış oldu. Aynı şekilde Grosjean da. Sadece Button da değil pitlerin çıkışında iki kere üstelik aynı yerde Webber'i geçen Hamilton Macaristan'da 7'de 4 yapmayı başardı. Geçen seneki gibi sessiz sedasız yarışı iyi götüren Raikkonen Vettel'in önünde finiş görerek 3 puan fark kapattı. Webber'in yarış içinde 3 pite dönmesi de garip oldu, biraz daha cesur davranıp 2.'liği alabilirdi takım. Massa da öndeki rakibini geçmeye çalışırken Raikkonen'e geçildiğini gördük, bir de anladığımız kadarıyla Button'a pitlerde kaybetti. Perez de Rosberg ve Massa ile Maldonado'nun arkasına takılmasından dolayı mücadele edemedi, galiba. Bu arada Grosjean'a verilen iki ceza da çok ağır geldi sanki, hadi Massa'yı geçişi kuralla uygun olsa da Button'la temasındaki ceza ağır oldu, en azından puan kaybetmedi. Lotus Grosjean'ın yükselen formuyla takımlarda ikinciliğe aday oldu. Sanırım Massa'nın 2014 koltuğu için takımlar şampiyonasına yaptığı katkı önemli olacak, zaten rakiplerinden puan çalabilirse sadece takımına değil Alonso'ya da yardım etmiş olacak.



Artık yaz arası sezonun son kısmına değil, sezonun ikinci kısmına hazırlık anlamına geliyor. 10 yarış geçti, daha 9 yarış var. Vettel'den Hamilton'a 50 puan içinde dört pilotun şampiyonluk savaşı, takımlarda da Mercedes, Lotus ve Ferrari'nin ikincilik savaşı olacak. Peki Mercedes ve Hamilton mücadeleye gerçekten dahil olabilecek mi ? Net bir cevap vermek zor tabii ki fakat Mercedes'in Katalunya'da yaşadığını bir daha yaşaması zor. Sıradaki yarışlardan Spa, Kore ve Hindistan'da genelde serin havalar oluyor. Monza'da da lastikler pek zorlanmıyor. Diğer yarışlar ise ya sıcak hava veya nemin ya da hızlı virajların olduğu pistler. Özellikle Nürburgring'deki aşınmaya yakın sonuçlar görebiliriz, Almanya'daki aşınması seviyesinin de Çin, Bahreyn veya İspanya'daki kadar yüksek olmadığını da unutmamak gerek. Açıkçası en olası tablo Mercedes'in ciddi manada şampiyonluğa dahil olamasa dahi tek tur hızıyla Lotus ve Ferrari'nin yoluna taş koyması. Yani bu lastik aşınmasıyla Mercedes yarış kazanamasa dahi yarışları 3-4-5 civarında bitirerek ortalığı karıştırabilir. Şampiyonluk yarışı için birçok şey söylenebilir şu an ama Vettel'i durdurmak için tek turda fena olmayan Lotus ve Raikkonen daha ön planda gibi. Özellikle Raikkonen tek turda kendi limitlerini aşmalı, aynı şekilde Alonso da. Çünkü Vettel'i yenmek için ekstra bir şeyler lazım gözüküyor, aksi taktirde bu adam 26 yaşında 4. şampiyonluğuna ulaşabilir. Sezonun son kısmına girmeden puan farkı 50 puan civarına çıkarsa Pirelli de daha agresif davranacaktır, bu da şampiyonayı dolaylı değil derinden etkileyebilir. Hepimize iyi tatiller o zaman.






15 Temmuz 2013 Pazartesi

Sezon Ortası Karalamaları

Tarihin en absürt sezonunda sezonun orta noktasına yeni geldik. Macaristan'da 35. tur biterken sezonu yarılamış olacağız. Sezonun yarısı bitti ama kimse ne olup bittiğinin farkında değil. Kim niye hızlı, kim niye yavaş, eski lastikler kime yarıyordu, Pirelli lastikleri değiştirdi mi, yeni lastikler ne olacak.. Sadece Pirelli de değil sezonu absürt yapan, 2013 sezonu takvim açısından da bir garip. Üç hafta bekliyorsunuz, sonra üst üste iki yarış sonra tekrar üç hafta. Bunun sebebi tam anlamıyla lojistik de değil, takvimdeki pistler son yıllarda hemen hemen aynı, en fazla bir iki değişiklik oluyor. En somut örneğinden, 2013'de sadece 2012'den farklı olarak Valencia Gp yok. Bu yılın tek iyi tarafı sezon arasının 5 hafta değil 4 hafta olması. Sanki New Jersey'in takvimde olmaması her şeyi mahvetmiş gibi.

2009'da değiştirilen kurallardan ağzı yanan takımlar, hele de o yılın Red Bull'un uzun yıllar sürecek hegemonyasını temelinin atılacağını bilselerdi acaba 2008 sezonunda bu kadar uğraşırlar mıydı bilinmez. 2014 öncesinde ise herkes planlamasını yapmış durumda. Şampiyonluğa oynayan takımlar da. Yine de tamamiyle 2014'e odaklanmak başka iş. Sürücüleri şampiyonluğa oynayan Red Bull, Lotus ve Ferrari 2013 sezonunu bırakmadı. Mercedes ise önce İspanya'dan sonra tamamen 2014 denmişti, sonrasında artan performansla takım bütçesinin 145 USD'den 190'a çıktığını duyduk. Şu an için tamamen 2014'e odaklanan tek büyük takım McLaren. Öndeki üçlünün diğer takımları dert etmesine gerek yok, çünkü onlar motor parası bulmak için uğraşıyorlar. 2013 sezonunun nasıl şekilleneceği 2014'ü de derinden etkileyecek. Yine de 2009 gibi bir sezon beklemek seyircileri hayal kırıklığına uğratabilir. 2014'de Red Bull veya Brawn GP'nin yaptığı gibi bir araç çıkmayacağı varsayımıyla 2013 sezonu 2014'ü direkt etkileyebilir. En azından değişikliklerin Williams'a yarayacağını umut edelim. Gelecek sezonki önemli değişikliklere bakacağız bir ara.



Macaristan için seçilen sert değil aşırı sert lastiklerden sonra Pirelli yumuşama yapsa da lastikler hala yeterli değil. Eğer bu yarışta Vettel yine farkı açarsa Pirelli biraz daha cesur davranabilir sezonun ikinci yarısında. Gerçi onların da elleri kolları bağlı. Yaşadıkları sorun Michelin'in neden olduğundan çok daha fazla işte ama..şartlar. Pirelli'nin garip lastikleri Silverstone'da beklenilen eğlenceyi vermese de Almanya'da yüzleri biraz olsun güldürdü. Nürburgring Silverstone kadar olmasa da lastikleri zorlayan bir pist. Geçen pazar gördük ki bazen pistin karakteristiğinden çok sıcaklık daha fazla etki edebiliyor lastiklere. Sıcak hava da özellikle Lotus'a yarıyor.

Ferrari'nin sertle başlamasından biraz kafa karıştırsa da Alonso yeterli hızımız yok diye konuştu. Sıcak havadan etkilenen ise yine Mercedes oldu. Diğer yandan lastikleri iyi saklayan Force India garip şekilde yavaştı. Force India'nın bu tür havalarda geçen seneki Sauber etkisi yapması gerekir, az da olsa. Kanada ve İngiltere'de daha serin havalarda lastikleri diğerleri kadar iyi çalıştıramayan McLaren sıcak havada kendine geliyor. Bu seneki en iyi sonuçları Bahreyn, İspanya ve Almanya'da aldılar, sanırım tesadüf değil. Pirelli gerçekten bütün ezberleri bozuyor, seyirci olarak gördüğümüz kadarıyla Force India gibi takımların asıl bu tür havalarda kendini belli etmesi lazım ya neyse.

Paul Di Resta

Biraz daha kafa karıştırıcı konu ise ; gelişim. Mercedes'in nasıl olur da bu derece hızlı olduğu, arkasındaki üçlünün gelişim hızı veya McLaren'in gelişip gelişmediği. Özellikle Mercedes'in hızının kaynağı, bir tane güzel bir yazı bulamadım bu konuyla ilgili, herkes lastiklere boğulmuş durumda. 2013 aracı ile yapılan testten hafif ceza ile yırtmaları, üç senenin ardından gelen üstelik kuralların pek değişmediği sezonda birden net şekilde en hızlı araca sahip olmaları ister istemez komplo teorileri uydurmaya uygun bir ortam oluşturuyor. Aslında demek istediğim, Formula 1 ve Fia'nın Mercedes'i kaybetme lüksü yok. Çünkü griler Ferrari'yi özel konumundan dolayı saymazsak griddeki tek üretici takım. Akla ister istemez 2008 sezonunun ikinci yarısında hızlanan Renault'a karşı Fia'nın bazı şeyleri görmezden geldiği dedikoduları geliyor. Tabii bu görüşün dayandığı hiçbir somut delil yok fakat yıllar sonra birileri bunu ima eden açıklama yapsa bile F1'i yakından takip edenler şaşırmayacaktır.

Sezon içi gelişime gelirsek; Mercedes sene başındaki farkını genel olarak koruyor, McLaren ise bir türlü beklenilen adımı atamadı. Son iki yarışa baktığımızda mesela, İngiltere'de sene başında neredeyse 1 sn'ye yakın fark yediği Lotus ve Ferrari'nin dibindeydi, Almanya'da işler tersine döndü veya normale. Dediğimiz gibi garip bir sezon yaşıyoruz. Son yarışlarda artan performansıyla Toro Rosso da dikkat çekmeye başladı. Özellikle Ricciardo. Avustralyalı oldukça şanssız, Vergne Kanada'da grid pozisyonunu yarıştaki şartların da yardımıyla korumaya başarırken Ricciardo aynı derecede şanslı değil. Son yarışlarda hem Toro Rosso hem de Force India yarış hızında yeterli değil. Açıkçası artık yarışlardan önce ne olacağını tahmin etmek çok daha zor, yarışın ilk 5-10 turu kimin lastikleri iyi kullandığı belli oluyor, ona göre tahminlerde bulunuyorsunuz.

Roman Grosjean

Yarın başlayacak sezon içi testler ve pit yolundaki hız limiti şampiyonayı derinden etkilemese de yansımaları olacaktır. Hız limiti çok önemli değil gibi görünse de Lotus, Button ve Hulkenberg gibi bir az pit yapmaya çalışan pilotlara pit yolunun uzunluğuna bağlı olarak 3 sn civarında bir süre kazandırabilir. Aslında şu anki şartlar en çok Vettel'i işaret etse de Lotus için de fena değil durumlar. Özellikle tek turda Ferrari'nin biraz daha önüne geçmişler gibi, Kimi'nin şampiyonluğu için Grosjean'dan daha iyi kullanmaları lazım. Almanya'da Grosjean'a yarış kazandırmak yerine Vettel'i durdurmaları öncelik olmalıydı. Macaristan için Mercedes ve RBR'nin ilk iki cebi kapmaları zor olmayacaktır. Geçen sene de gördük, Hungaroring'de geçiş zor. Vettel Alonso'dan 34, Raikkonen'den 41 puan önde, farklar 40 ve 50 puan olabilir yarış sonunda. Umalım ki sezonun heyecanı erkenden bitmez, çünkü bu 2014'ün heyecanını da etkileyebilir. Heyecanlı sezonlara..



23 Temmuz 2012 Pazartesi

Kopya Yarış : 2012 Almanya GP

Yağmurun vurduğu cumartesi gününden sonra yine kuru bir yarış izledik. Yağmurda yine Alonso öne çıkarak polü aldığı sıralamalarda Vettel ikinci, Webber üçüncü oldu. McLaren yine yağmurda lastikleri çalıştıramazken Mercedes'den Schumacher kendi çabasıyla yine üçüncü olmayı başardı. Sanırım yağmurda öne çıkan Red Bull ve Ferrari'nin lastikleri en iyi anlayan takımlar olduğu konusunda önemli bir başka kanıt. Lotus ise yağmurda lastikleri çalıştıramayan bir başka takım. Ayrıca Alonso'nun Q3'ün ortasında yeni lastikleri takması da güzel bir taktikti. Ricciardo'nun 11.olduğu sıralamalarda Vergne 18. olarak rakibine yine geçiliyor, Maldonado-Senna cehpesinde de değişen bir şey yoktu. Button ve Pic'in takım arkadaşlarını geçmesi diğer kaydadeğer gelişmelerdi. Ayrıca Lewis Hamilton ve Kovalainen 100.yarışına çıkarken Webber de RBR'da 100.yarışına çıkıyordu.

Hockenheimring'in stadyum bölümü, harbiden stadyum..


İlk turda hasar gören araçlarıyla Senna, Massa ve Grosjean'ın yarışları hemen hemen biterken, Hamilton'ın 2.tur lastiği patladı. Maldonado'nun da 12.tura aracına bir hasar aldığı Williams tarafından açıklandı yarıştan sonra. Pirelli ile beraber liderler artık devasa farklar açamasa da dünkü gibi kısır liderlik mücadeleleri yaşanıyor. Tamamen lastik kullanımı ve doğru zamanda geçiş ve savunma hamleleri size yarışlar kazandırıyor. 11.turda Button önündekilerden kurtulduktan sonra öndeki ikiliyi 7.5 sn civarında takip etmeye başlamıştı. Alonso ne yarışın başında ne de pitlerden hemen sonraki bölümlerde rakiplerine yeterli farkı atamadı, bu yine Ferrari'nin lastikleri rakipleri kadar ısıtamadığından mı yoksa az da olsa Alonso'nun dediği gibi en hızlı araç olmadıklarından mı. BBC'den Gary Anderson da kuru bir sıralama olsaydı Alonso beşinci olabilirdi demiş, Ferrari'nin tek tur hızını merakla beklediğim şeylerden biri olacak Macaristan için, yarış hızları ise zaten iyi her zaman. Yarışın ilk 7-8 turu DRS bölgesinde geçen mücadelede 8.tur fark 1. sn iken Alonso pite girmeden 2.1 sn olmuştu. Önce Alonso 18.tur, ardında Button ve Vettel birer tur aralıklarla pite girdiler. Pit çıkışında 21.turda Alonso Vettel'in 3.3 sn önünde, Button'un ise 6.7 sn önünde. Alonso erken girmesiyle Vettel'e karşı farkı açmış ama Button'la azalmış. Pit-stop derecelerine baktığımızda
Vettel ve Alonso 17.5, Button 17.8. 27.tur içinde Vettel Alonso ile farkı 1 sn'ye düşürürken Button 4.9 sn'ye düşürüyor. Tam Alonso ve Vettel'in tur zamanları eşitlenmişken Hamilton üçlünün ortasına düşüp birkaç tur içinde de Vettel'i geçiyor. Vettel burda kabaca 0.7 sn kaybediyor ve ondan sonra nispeten tur zamanları daha yavaş kalıyor Alonso ve Button'a göre. Button da pite girmeden son turda(39.tur) Vettel'in 2, Alonso 4.1 sn gerisinde. 40.tur Button pite girerken diğer ikili de 41.tur ona cevap veriyorlar.

Şimdi 2.pitin değerlendirmesine bakalım; Button'ın pite giriş turu 1.23.077, çıkış turu 1.31.690, (normalde 1.20'lerde) ikisinin toplamı da 2.54.767. Alonso'nun da 1.22.863 ve 1.33.711; toplamı 2.55.574. İşte bu 1 sn.lik fark pitlerden kaynaklanıyor, benim amacım pilotların pitten çıktıkları turdaki farkları bulmaktı ama Button Vettel'e savunma yaptığı için zaman kaybetti (Bu teori üzerinde biraz çalışmam lazım). Button da iki tur içinde 1.6 sn'den farkı 0.8 sn'ye indirdi. Vettel de bir iki tur 0.5 sn civarında sert düşüşler yaşasa da öndekileri 3-3.5 sn civarında takip etti 55.tura kadar. Vettel bu turdan sonra hızlanarak hem Button'a hem Alonso'ya yavaş yavaş yaklaştı, 59.turdan itibaren de Button'ın gardı düştü. Yarış Sonunda Vettel'e verilen ceza ağır gibi gözükse de Whiting'in yapacak başka bir şeylerinin olmadığı konusunda haklı. Eğer Button Vettel'i dışarı net bir şekilde atsaydı sorun olmazdı lakin Vettel'in pistin dışından geçişi çok bariz, yine de pit yolunun uzunluğuna bağlı olarak cezalar azaltılabilir belki.

Sanırım iki takım arasındaki çekişmeyi kimse takip edemedi..


İki dakikada yarış özeti yaparsak; Hulkenberg'in artan performansı da dikkat çekici. Kuru zeminde de bakalım Di Resta'ya karşı neler yapacak, Webber çok sönük bir yarış geçirdi, belki de sezonun en kötü yarışını çıkardı, RBR düzlük hızında yetersiz kalsa da bu doyurucu bir cevap değil kesinlikle. Kimi de döndüğünden bu yana en iyi yarışı çıkardı sanki, Lotus'un neden üç pitle yarıştığını da pek anlayamadım. 2012'nin Lotus'u 2010'nun Red Bull'unu andırıyor biraz, Red Bull da o sezon hızlıydı fakat birçok hata yaparak neredeyse şampiyonlukları kaybediyordu. Bu sene hem Lotus hem Raikkonen öğrenme sürecindeler lakin D-DRS ile tek zayıf yönleri sıralama turlarını da halledebilirlerse bu sene için de şampiyonluk adayları olabilirler. Ama zaman geçiyor, Alonso son üç yarışta tamı tamına 68 puan topladı. Schumacher de yağmurda yine uçuyor, Macaristan da Force India ve Mercedes'in takımiçi rekabetleri bakmayı unutmayın, özellikle de cumartesi. Aslına bakarsanız biraz tatsız tutsuz bir yarıştı, unutmadan Mercedes'in 3 pit stratejisi güzel bir denemeydi sanki, aynı stratejiyle lastiklerine bebek gibi bakan Sauber'lere direnmesi çok zordu zaten Mercedes'in, en azından denemiş oldular ve bir şeyler öğrendiler. Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz ama bir pilota sorsanız temiz lastikleriyle gelen Grosjean veya Perez'i mi yoksa Ayrton Senna'yı mı arkanda kolay tutmak deseler sanırım birçok pilot Senna derdi. Bu sene iki skala tutmak gerekiyor, bir gelişim iki de lastikleri anlama. Merak ettiğim ön gruptakiler tamamen lastikleri anladığında sıralama nasıl olacak, özellikle de McLaren ve Mercedes'in bu konuda elde edecekleri daha fazla olabilir. MP4-27 ile ilgili ayrıntıları sıradaki yazıya saklıyorum -her ne kadar Serhan Acar güzelce anlatmışsa da-. Kuru bir Macaristan dileğiyle..






29 Temmuz 2011 Cuma

Alamanya Gp:Round 10





Nürburgring : Hep ilginç yarışlara tanıklık ettim burda, ilk olarak 99'da izlemiştim. Hakkinen-Irvine mücadelesinde geçen sezonda Stewart Ford duble yapacaktı ki tanıdık bir isim Barrichello'yu engelleyerek buna mani olmuştu : Jarno Trulli. Şu adama pazar günü de hızlı olan bir araç verseler ne güzel olacak, Trulli fantezilerini de sezon arasında yazabilirim. J.Herbert 1. Trulli 2. ve Barrichello üçüncü olmuştu. Hakkinen de Irvine'ı geçerek 5. olmuş ve şampiyonada çok kritik puanlar kazanmıştı. Özetle bu pist insanı şaşırtmayı başarıyor bir şekilde bu hafta da bizi şaşırtmadı desek yalan olur. Cuma günü artık klasikleşen gerçek hızları yansıtmama festivali devam etti, ben de diyordum ki derecelerden çok pilotların açıklamaları daha doyurucu olur dedim ve baya bir doyurdular o gün beni. İki Ferrari pilotunun olumlu açıklamaları ve iki Mclaren pilotunun oldukça karamsar açıklamaları geldi, hatta Hamilton bir saniye yavaşız dedi.



Evet cumayı böyle bitirdik de burda bir parantez açalım Mclaren ile ilgili. Pilotlar ve takım arasında hiç mi bağlantı yok ben anlayamadım, pilotlar takımın ne denediğini bilmiyor mu ? Mclaren antrenmanlarda daha az tur atar ve genellikle listenin en üstünde görmeyiz. Kanada'da sıralama sonrası pilotlar umutsuz konuşurken Whitmarsh yağmura yakın ayarlar yaptık dedi. Ya da bu bir taktik mi ? Böyle yaparak cumartesi sıralamalar öncesi önemli iki rakibinin hafta sonu planlamasını Mclaren'i çok dikkate almadan yapmasını mı istiyorlar. Her ihtimal mümkün ama durup dururken Hamilton neden 1 sn. yavaşız dedi her cuma böyleyken üstelik. Mclaren ilginç stratejilerin takımı olmaya başladı, tabii bu olay daha farklı bir şey. Geçen sene strateji babında belki de en iyi takımdı, bu sene Red Bull'da onlar kadar iyi Ferrari ise daha 'vay be' dedirten hareket yapamadı ve Ross Brown da Mercedes'de ise Ferrari dönemini özletti.





Motor haritalarındaki cumartesi-pazar arası ayar değişikliği yasaklandı ama Rbr yine Q3'de şalvardan bir şeyler çıkartmayı becerebiliyorlar. Q1 ve Q2'de Hamilton az farkla da öne çıksa da Red Bull'lar Q3'de Hamilton'a 0.5 Alonso'ya 0.6 sn fark attı. İkinci denemelerde ise herkes derecesini geliştirdi ama en çok geliştiren de Hamilton oldu, oldukça iyi bir turdu. İkinci denemelerde Hamilton 0.6 Alonso 0.4 Webber 0.2 Vettel 0.1 sn geliştirdi derecesini. Sanırım Q3'de bu dereceler lastik ısıtma sıralamasını da gösteriyor : Rbr-Mc-Fer. Alonso'nun sıcak hava istemesinin nedeni de bu olabilir, asıl nedeni bu mudur bilemiycem ama Rbr'nin lastik ısıtmada iyi olduğunu da bilinen bir şey artık. Yine de tek turdaki hızlarını açıklamak her geçen gün karmaşık oluyor sanki çünkü işin içinde Drs de var artık. Hamilton'un turu ise kendinden 0.15-0.20 gibi birşeyler katarak geldi, tahminimi Q1 ve Q2'de 0.150 civarında olan farkın ve Q3'de 0.3 sn olması. Bu seviyede pilotlar zaten limitlerde sürüyorlar, aracın ıncığını cıncığını çıkarıyorlar bunun üzerine de birşeyler katmak gerçekten zor. Alonso da İspanya'da çok iyi bir tur atmıştı Q3'de. Massa'nın geri kalmasına alıştık fakat Button'un bu kadar geride kalması çok şaşırttı, önceki gün denge sorunlarından bahsediyordu ve lastik ısıtmada da sorun yaşamış olabilir. Açıkçası hiç iyi bir haftasonu geçirmiyordu ve kötü kokular geliyordu burnuma. Rosberg de altıncı olarak iyi bir iş çıkardı, Schumi sorun yaşadı, Sutil 8.olarak çok bir iş yaptı ve Heidfeld tam takımda sazı eline aldı derken yine Petrov'a geçildi cumartesi.






Pazar günü yine yağmur yoktu fakat hava serindi. Bu arada Trulli'nin yerine yarışan Chandkok olayı kafamı bozmuştu ama takım Trulli'nin değerini anlamıştır umarım, yine de Chandkok'un kaliteli bir pilot olduğunu düşünüyorum. Glock da 2014'e kadar kontrat yeniledi takımıyla ama ben acele ettiğini düşünüyorum. Keşke takımın 2012 performansını görseydi, gerçi çok falz koltuk şansı olduğu da söylenemezdi. Burdan Toyota'yı analım ; F1'e sadıktılar diyebilirim ama olmadı. Startı verirsek Webber'in Hamilton'a geçileceğini az buçuk tahmin ediyorduk, Vettel'in Alonso'ya geçilmesi de kritik oldu. Sonra Alonso 2.turda yaptığı hata ile yerini kaybederken sonra atakla yerini tekrar kazandı. Button ise startta da yer kaybederek berbat hafta sonuan devam etti ve pitlere kadar Petrov'un arkasına yapıştı. Alonso'ya geçilen Vettel hafif dışarı kayarak podyum şansını kaybetti ; görünen o ki Vettel hem iyi gününde değildi hem de araçta sıkıntı yaşıyordu, denge problemleri olabilir bunlar. Hamilton pitlerden önceki son 3-4 turda lastikleri daha çabuk yiyen pilot oldu ve ilk pitleri Webber başlattı. Bu da ona ilk sırayı getirdi pitler sonunda. Bu arada Button farklı bir taktik deniyordu eğer yarış dışı kalmasaydı 4.lüğü zorlayabilirdi. Button bu tip pistlerde lastikleri daha iyi koruyabiliyor. Sözgelimi Silverstone'da Singapur'a göre çok daha fazla dayanabiliyor lastikleri Jenson'un. Vettel de yarışın başında Rosberg'e takılan Massa'ya bütün yarış takıldı. İlk pitlerin sonunda Web-Ham-Alo-Mas-Vet sıralaması oluştu. Önceden değindiğim gibi bu sene orta ve arka sıralara hiç takip edemiyorum, ön taraf da o kadar çok hareket oluyor ki bazen. Onun için maalesef klişe sözlerle geçiştircem onların hareketlerini.





İkinci pitlere kadar ki mesafe nispeten daha sakin geçti. Bu yarışta Fom ekibi de sezonun en kötü yarışını geçirdi sanırsam, starttaki Heidfeld-Di Resta olayını izleyemedik, birçok geçişi kaçırdık vs. Bu sefer da Webber'in lastikleri erkenden bitti, önde olan daha çabuk mu yiyor lastikleri anlamadım. Bunu bir de Ferrari'de görmek lazım. Bu noktada erken davranan Rbr oldu fakat çok ilginç bir şey oldu, pite erken gelen isimler yer kaybetti. Webber ikisine de Hamilton da Alonso'ya. İki tur üst üste pit çıkışlarında 'agresif' Hamilton'un hamleleri yarış galibiyetini getirdi. İlk önce soğuk lastiklerle Webber'in önüne çıkıp yerini korudu, diğer turda ise Alonso'nun arkasında ikinci virajda sıcak lastikleriyle onu çok zor bir noktada geçmeyi başardı. Geçtikten sonra da aynı Vettel gibi ilk birkaç tur içinde farkı açtı ve son pitlere yakın 3 sn. civarında döndü dolaştı fark. Sert lastiklere ne zaman geçilecek derken ilk giren Petrov oldu ve yeni lastiklere kendinin en iyi derecesini yaptı. Burda Ferrari pit duvarına bir eleştirim olacak, Hamilton pite gelmeden son beş tur içerisinde 0.2-0.3 kaybetmeye başladı ve pit öncesi son sektörde fark 1.6 sn idi. Burda riske girip pite erken gelmeleri onlara yarış kazandırabilirdi çünkü kaybedecek bir şey yoktu; Webber 5 sn. gerideydi ve Hamilton'un fazladan bir tur atması onun için felaket olabilirdi. Üstelik Lewis'in ilk turunda soğuk lastikleri ile yaptığı tur derecesini de ciddiye aldılar. Alonso-Lewis farkı 17.6 iken alttan takip ettiğim kadarıyla 16.8 civarına düştü iki turda. Yani Mclaren daha hızlıydı, Alonso hızlı pit-stopa rağmen çıkışta 2 sn. gerideydi ve yarış o anda bitti. Ferrari pit duvarı hatırlanacak bir strateji hamlesi yapamadı son zamanlarda Almaya'da da devam etti bu. Motorsporları'nın da takım işi olduğunu son turda pite giren Massa-Vettel ikilisi gösterdi bize yeniden. 1.5 sn daha hızlı iş gören Rbr pit ekibi takıma yine önemli puanlar kazandırdı. Son turdaki pit ekşını ise yine yıllar sonra hatırlanacaktır.


Lewis kritik bir galibiyet aldı ve hafta sonunun kesinlikle en iyisiydi. Alonso yine oldukça istikrarlı sürdü ve formunun zirvelerinde. Webber de yine kötü bir pazar geçirdi, insan geriye düşünce bu kadar kolay bırakmamalı. Vettel en kötü pazarında 4.oldu, Massa pit yolunda 5.liği kaybetti. Sutil ise 'German of the weekend' ı oldu. Sutil'e gerçekten çok sevindim artık cumarteside Di Resta'yı geçmesi beni çok sevindirdi, Mercedes'leri geçmesi de kaymak oldu. Schumi yine pazar günü iyiydi ve yine hata yaptı. İki şampiyon Alman pilot aynı yerde aynı hatayı yaptılar, ilginç. Koba iki puanı katı ve Petrov da son puanı alarak puan kazanabiliriz ama Mercedes'leri yenmemiz imkansız mesajı verdi bana. Rbr 6 Mclaren 3 Ferrari 1 oldu. Button iki yarıştır yaşadıkları olmasa belki puanlamada ikinciydi şu an. Vettel 219 Webber 139 Hamilton 134 Alonso 130 Button 109 ve Massa 62 puanda. Rosberg saturday istikrarıyla Schumi'yi geçecektir ama onların asıl mücadelesi seneye. Schumi üzerine bir şey koyuyor ama Mercedes koymuyor. 9.'luk için Petrov-Heidfeld çekişir. 11.'lik için Sutil-Kobayashi'yi izleriz aynı zamanda bu takımlarda 6.'yı da belirler. Herkesten geçer not alan çaylaklar Perez ve Di Resta ise pazar günleri için tecrübeye ihtiyaçları var sanki ama haklarını yemeyelim gerçekten şanssızlar. Di Resta oldukça sakin ve sanki gelecekten şampiyon olacakmış gibi konuşuyor, bu hissi size de veriyor üstelik. Maldonado'da bir Alonso istikrarı seziyorum belki Chandkok'u da dahil edebiliriz buna. Sanırım Jerome de Ambrosio seneye koltuk bulamayabilir, takım arkadaşının gerisinde kalıyor çünkü. Ricciardo ise Liuzzi'yi zorlayacak gibi, zorlasın zorlamasına da Liuzzi de napıp edip bir koltuk buluyor, yarışma aşkına burdan tebrik ediyoruz. Fransızlardan sonra İtalyanlar da pilot çıkarmakta zorlanıyorlar sanki. Sanırım Britanyalılar Lewis-Jenson-Di Resta ile yine ön plandalar. Çok sohbete kaçtık, Macaristan'a dönüp yazımızı bitirelim.





İlk sektörde bariz iyi olan Mclaren'i Macaristan'da da iyi olacağını düşünebiliriz, farklar benzer olacaktır. İşin bu kısmından çok Vettel'in ara öncesi son hamleyi indirme şansına değinmek istiyorum. Vettel bu yarışı da kazanırsa bu iki yarışlık bahar bitebilir ve takımlar 2012'ye yoğunlaşabilir. Vettel Hamilton'un 82 Alonso'nun 86 puan önünde. Açıkçası Webber'e hiç şans tanımıyorum ben. En iyi ihtimal Vet 1 Ham 2 olursa puan farkı 89 olacak Alo'yu da 3 yapalım onunla da 96 olacak. 8 yarış kala neredeyse 4 yarış galibiyeti kadar fark. Kazanamazsa farkın azaldığını düşünürsek psikolojik bir etki olabilir. İleride Vettel'in yarış dışı kaldığında puan farkının 25 düşmesi 'vay be aslında o kadar çok fark yokmuş' etkisi yaratabilir. Tabii bütün bunlar sezonun son bölümünü heyecanlı kılmak için. Yoksa Vettel'in elinden şampiyonluğu almak çok ama çok zor. Onun yerine şahsen Vettel'in ünvanı garantileme ihtimali olan yarışa kadar kendimi kandırmak. Kimbilir belki müthiş bir geri dönüş yaşarız. Alonsoo geçen sene Hamilton'un 48 puan ardından gelip son yarışa 24 puan farkla önünde girmişti. Her şey mümkün diyerek yazımızı bitirelim, heyecan bitmiş bile olsa her yarış ayrı bir heyecan olacak bunu unutmayalım. Belki de efsane yarışlar bile izleyebiliriz...



28 Temmuz 2011 Perşembe

Britanya ve Alamanya Gp'leri








10 Temmuz ve 24 Temmuz'da gerçekleştirilen Britanya ve Alamanya GP'leri 'Vettel aslında o kadar kolay kazanmıyor'un bir çeşit ispatı oldu, İngiltere'de Alonso, Almanya'da ise Hamilton kazandı. Bütün hafta sonu çok iyi süren Hamilton Singapur 2010'da Alonso'dan sonra böyle bir lezzet yaşattı bize, Vettel'in galibiyetleri de çok iyiydi ama bu tür sürüşleri göremedik, göstermesine gerek de yoktu. Bana göre griddeki en 'bütün' sürücüler Alonso ve Hamilton, bu ikisine Rosberg ve Kubica'yı da sayabiliriz ama onların ispat etmeleri gereken şeyler var daha maalesef (Schumacher'i ayrı tutuyorum tabii, karşılaştırmak doğru olmaz gibime geliyo). Burdan yarışlara dönersek Silverstone'u izleyemedim ama sonradan bu eksiğimi telafimi ettim bi şekilde. İngiltere'de olan şey tam bir istisna idi, sanırım sene sonunda da orda tam olarak ne oldu anlayamayacağız. Yine de sıralamalardaki farkların gerçek performansları yarattığını söylemiyorum. Egzoz beslemeli difüzörlerle ilgili yasaktan bahsetmiyorum sadece yağmurdan dolayı yapılan ayarlar da bunun içine katılmalı. Ayrıca takımların muhtemelen bu yasağa karşı bir önlemleri vardı fakat yağmurdan dolayı onu da tam deneyemediler. Yani yarış tam bir bilinmezler yarışıydı.











Eskiden en hızlı olan araç yarışta da kopar giderdi açıkçası Schumacher'in 30 sn. önde bitirdiği bir yarış bana bunlardan çok daha 'gerçekçi' geliyor. Ne oluyor da yarışta farklar azalıyor, bunun birçok sebebi var diyorlar ama temelde 'yakıt ikmali' yasağı olabilir diye düşnüüyorum. İngiltere'de ise bir saniye olarak beklediğim fark 0.1'e kadar inmişti Rbr ve en yakın rakipleri arasında. Saydığımız nedenlerden doalyı bunun gerçeği yansıtmadığını söyleyebilirim. Yine de Nurburgring'deki farkı gördükten sonra Ferrari'nin çok öenmli bir adım attığı gerçeğini değiştirmez. Webber ve Alonso farkı 0.363 idi eğer kabaca egzoz beslemeleri araçlara eklersek ve Almanya'daki farkın İngiltere'den daha az olması gerektiğinden yola çıkarsak Rbr-Ferrari farkı İngiltere'de 0.550-0.650 civarı olması normaldi ve bu bile Ferrari'nin çok iyi adım attığını gösteriyor. Tabii bunların hepsi fantezi ve ben bunları seviyorum. Çok konuştuk, Webber'in Valencia'da Vettel'e en çok yaklaştığı yarış oldu cumartesi bazında. Mesela Vettel o yarışta son pitleri kadar en fazla 4 sn. fark açmıştı yani bir hatayla veya pitle eriyebilecek bir farktı, yani elini kolunu sallayarak kazanmadı yarışları. Eskiye kıyasla diyorum 30 sn. farkla kazanılan yarışlara göre. En bariz örneği İspanya gp; Hamilton erken pit ile yarışı kazanabilirdi. Webber İngiltere'de ise Vettel'i az bir farkla da olsa geçti ve ilk 'net' olarak takım arkadaşını geçti ama ilk virajda yine her şeyi berbat etti. Hamilton ise çok iyi bir yükselişle pitlerin ardından öndeki üçlünün arkasına yetişti ve yumuşaklara geçişte Mclaren Ferrari'ye göre adeta 'uçtu'. Sanırım lastik ısıtmadan kaynaklanan bir sorundu bu. Hamilton Alonso'yu, Button Massa'yı geçti ama ondan sonra rayına oturan yarışta Alonso Hamilton'u drs'nin de yardımıyla geçti, ikinci pitlere kadar biraz durgunlaşan yarışta Mclaren'in biraz daha erken bitti lastikleri ve Hamilton ikinci pitleri başlattı, ardından Alonso ve Vettel, olan burda oldu ve Vettel'in pitinde sorun oluştu ve Alonso, Ham, Vet ve Web sıralaması oluştu. Burdan sonra yavaşlamaya başlayan bir Mclaren vardı, öte yandan pitte lastiği takılamayan Button yarış dışı kaldı. Mclaren için her şey tersine döndü birden ve bu noktadan sonra Alonso'nun galibiyeti neredeyse tescillendi. Vettel son pitlere kadar Hamilton arkasında kalınca en erken pite giren isim oldu ve hamlesiyle ikinciliği kurtardı.Son pitlerde yerini Vettel'e kaybeden Hamilton pitten sonra Webber'e direnmeye çalışacaktı, telsizi bu son stintte duyduk ama bence ikinci pitlerden sonra Hamilton tasarruf moduna geçti çünkü o pitlerden sonra dramatik bir düşüş oldu derecelerinde.











Yarışın son bölümünde daha yeni lastiklerle Massa tur başına neredeyse 1.5-2 sn civarında bir hızla gelerek Hamilton'a yetişti ve son turda inanılmaz bir heyecan yaşattı. 4. mücadelesi olduğu için çok göze batmadı ama yıllar sonra da hatırlanacak bir an. Hamilton öncesinde ise Webber'e geçilmişti. Mclaren neden tasarruf moduna geçti Hamilton çok mu agresif davrandı yarışın başında yoksa yanlış bir hesaplama mı oldu takım tarafından. Belki de Mclaren'in temposu yoktu o kadar ve Hamilton baştakilerle güreşmek için zengin karışımla yarıştı. Bu pek akla yatmıyor çünkü Mclaren ve Hamilton yarışın ilk kısmında sürekli zengin karışımı açıp rekabetçi olmaya çalışmak çok mantıksız, bu seviyede yapılmayacak türden bir şey kesinlikle. Diğer ihtimal ise muhtemelen Mclaren yağmuru veya Sc'yi düşünerek daha farklı bir yaklaşıma gitti. Her ne olursa olsun önemli olan bu sorun sadece bir yarışa özel miydi yoksa Mclaren pazar günleri de mi geride kalmaya başladı. Vettel ise gaz kesti ve Alonso'yu takip etmeyi bıraktı ve 18 puan gayet iyi diyerek kendi yoluna koyuldu fakat Webber arkadan onu rahatsız edecek gibiydi tur dereceleri ile.











Bu noktada yeniden takım emirleri gündeme geldi, Webber'e farkı koru dendi, Avustralyalı ise onları dinlemedi. Her ne kadar Webber haklı olsa da ben burda Webber'i samimi bulmuyorum sanki geçen seneki gibi bir atmosfer yaratmaya çalıştı. Ama Rbr'de bir çok şey farklı geçen seneye göre. Açıkçası takım emirleri tartışması da yersiz, geçen sene kaybettik bu kuralı. Takımlar pilotlarına izn vermeyebiliyor bazen yarışma konusunda ve kağıt üzerinde 'sporun itibarını zedelemek' gibi yuvarlak bir şeyden başka bunu engelleyen bir şey kalmadı. Her zaman olduğu gibi 'F1 düzgün yönetilmiyor ve F1'i kim yönetiyor ?!'. Diğer tartışma konusu ise egzoz beslemeli difüzörler oldu. Bu ise iyice karmakarışık bir hal aldı ve klasik bir F1 yönetim acizliği daha ortaya çıktı. En iyisi hiç girmeyelim bu konuya. Ama yasağın kaldırılması tam bir FOTA başarısı demek istiyorum, nasıl anlaştılar merak ediyorum hala. Sanırım Whitmarsh bu işlerde çok iyi.











Ve yarış Alonso-Vet-Web-Ham-Mas-Ros-Per-Hei-Sch-Alg sıralaması ile bitti. Yarışın şanssız ismi ise Di Resta idi. Çok iyi götürdüğü yarışta pitte yaşadığı sorun yüzünden puanlar alamadı ve yine bir pazar günü hüsranla geçti. Williams yine puansız geçerken, Q1'in favori ismi Algersuari ise yine puan alaraktan yerini sağlamlaştırdı. Schumacher yine olaylara karıştı ve ağır bir ceza aldı, Perez hele şükür temiz bir hafta sonu ile rahatladı, Heidfeld kendinden bekleneni yaptı ve sıralamadan üst noktada bitirdi yarışı. İlk beş takımın ardından Sauber-Force India-Williams geliyor ve sıralamada daha geride olan Toro Rosso ise Williams'ın önünde. Renault ve Mercedes dahil bu grubun asıl sorunu üstten dökülmelerin olmaması. Bu sene mekanik arıza ile yarış dışı kalma çok azaldı ve dayanıklılık açısından çok iyi bir dönem yaşıyor Formula 1. Bu da orta gruptaki takımların puan alma şansını azaltıyor ve onlar için her puan artık daha değerli. Sauber sezonun ilk yarısı önemli puanlar topladığından bu grupta avantaja sahip. Yine de gelişen bir Force India'ya karşı işleri zor çünkü iki Force da cumartesileri daha özel pilotlar. Williams ise cumartesileri çok fena değil ama hem dayanıklılık hem de bu takımlarla pazar günü yarışamadığından dolayı sadece 4 puanları var. Ardından gelen de Team Lotus, Vrigin ve Hrt. Trulli de sanki eskisi gibi istekli değil cumartesileri geçilmesi hem de önemli farklarla beni üzdü -Kovalainen de tek turda hiç fena değildir-. Glock da benim pistteki favorilerimdendir ve kesinlikle önemli bir potansiyele sahip. İlginç stratejilerin adamıydı Toyota'da ve umarım bol döküntülü bir yarışta puan alabilir çok zor da olsa. Ricciardo'nun performansı ise soru işareti, bir şey diyebilmek hem zor hem de erken. Diğer yarışlara bakacağız onun için.