Geçen sene bu zamanlar açmıştım tumblr hesabımı. Bisiklet ve Motor Sporları fotoğrafları üzerine bir blog olmasını istiyordum. Geçen bir yılda % 90-95 oranında bu iki spordan fotoğraflar yükledim. Son aylarda çok beğenilen resimlerden bir yazı yazsam mı diye düşünmeye başlamıştım. Aşağıdaki resimler 2013'ün ilk altı ayında en çok beğeni ve reblog (yani notes) alan fotoğraflar. Sanırım altı ay çok oldu, ilk defa olduğu için şimdilik böyle kalsın, diğer yazılarda üç aylık ya da aylık olabilir. Sizin de bu konuda bir düşünceniz varsa yorum kısmında yazarsanız memnun olurum. İlk iki fotoğraf en çok 'notes' alan fotoğraflar, diğerleri rastgele sıralandılar. Çok konuştuk, söz resimlerde.
İngiltere merkezli dijital spor medyası şirketlerinden Perform'un yeni yayınladığı raporu hepimiz ya gazetelerden ya da internet sitelerinden görmüşüzdür. Aslında bu araştırmaya Perform'un maçkolik.com ve sahadan.com'u almasıyla Türkiye'nin dahil edilmiş olması yüksek ihtimal. Biz de ne zamandır Bisiklet ve Motor Sporları dışında bir yazı yazmak istiyorduk. Bir yandan da ülkenin futbola doygunluğu ortada ama ülkedeki spor ortamına bir katkıda bulunmak istiyorsanız futbolu görmezden gelmek sağlıklı olmaz. Aşağıda internet sitelerinden almış alıntılar var, günlük hay huyun içinde kaynamasın diye ayrı bir yazı şeklinde alıntıları kullanarak bilgileri vermek istedik.
Araştırma ABD, Almanya, Avustralya, Brezilya, Büyük Britanya, Çin, Endonezya, Fransa, Hindistan, İspanya, İtalya, Japonya, Rusya ve Türkiye'de yapılmış. Araştırmaya dahil olan 14 ülkede 990 milyon sporsever bulunduğunu ortaya koyan rapora göre, bu ülkelerde futbolu aktif olarak takip edenlerin sayısı 460 milyonu buluyor. Türkiye'deki 22 milyon sporseverin en çok takip ettiği spor dalı yüzde 64'le futbol. Türkiye bu oranla, yüzde 68'le ilk sırada bulunan Brezilya'nın ardından İspanya ile birlikte futbolun en çok takip edildiği ülke olarak ikinci sırada yer alıyor. Bu oran aynı zamanda Avrupa ülkeleri arasında Türkiye'yi ilk sıraya taşıyor. Türkiye'deki en popüler diğer spor dalı ise yüzde 48'le basketbol.
Diğer 13 ülkede olduğu gibi, Türkiye'de de sporun takip edildiği mecralar arasında ilk sırada TV bulunuyor. Türkiye'deki sporseverler, sporu öncelikle TV'den takip ediyor. Yüzde 94 orana sahip TV'nin ardından ikinci sırada yer alan internetin oranı ise yüzde 85. Türkiye internetin bu yüksek kullanım oranı ile ilk sırada bulunuyor. Sporu, gazete ve dergi gibi basılı yayınlardan takip edenlerin oranı ise yüzde 81'e ulaşıyor. Bu oran Türkiye'yi ikinciliğe taşırken, Endonezya, yüzde 85'le bu kategorinin birincisi konumunda.
Rapordaki en çarpıcı sonuçlardan biri de mobil kullanımda ortaya çıkıyor. Diğer mecraların yanı sıra sporu mobil cihazlarıyla da takip edenlerin ülkemizdeki oranı yüzde 64 seviyesinde bulunuyor. Mobilin ülkemizdeki günden güne artan kullanımını bir kez daha gösteren bu kategoride ilk sırada yüzde 73'le Endonezya, ikinci sırada ise yüzde 67 ile Çin bulunuyor.
Perform'un araştırmasından çıkan diğer bir ilginç sonuç da sporseverlerin spor olaylarını takip etmek için tüm bu mecralarda haftada kaç saat geçirdiklerine ilişkin. Hindistanlı sporseverler haftada 19.1 saatlerini spor takibi için harcarken, Türkiye 15.2 saat ortalaması ile 14 ülke arasında ikinci sırada bulunuyor. Türkiye'nin ardından 14.6 saatle Çin geliyor.
Ücretli abonelik gerektiren platformların kullanımında da Avrupa'da ilk sırada yer alan Türkiye'de sporseverlerin yüzde 30'unun internet sitesi, telefon ya da tablet üzerinden kullanılan ücretli platformlara aboneliği bulunuyor. İkinci sıradaki İtalya'da bu oran yüzde 19. Türkiye, İnternet üzerinden canlı yayınlanan spor karşılaşmaları için ücret ödeyebileceğini belirten kullanıcılar açısından da 14 ülke arasında ikinci sırada bulunuyor. Yüzde 39'la ilk sırada bulunan Çin ve Hindistan'ın ardından, karşılaşmaları internetten canlı izlemek için ücret ödeyebileceğini söyleyen Türk kullanıcıların oranı yüzde 29 olarak belirtiliyor.
Malumun ilanı, futbol en çok takip edilen spor dalı. Yine de yüzde 64 çok az Türkiye için. Yani % 36'lık kısım hiç mi futbol takip etmiyor ? Eğer öyleyse müthiş, yine % 48'lik basketbol takip edilme oranı da çok iyi. Gerçi bunun ne kadarı gerçekten iyi bir basketbol izleyicisi, sorgulanır. Araştırmaların güvenilirliğine dair 'bana sormadılar ki' türünden halk arasında yaygın eleştiriler bir yana, böyle bir anket karşısında ben sadece futbol izliyorum, başka sporlarla işim yok cevabını vermeyi bizim halkımız pek kendine yedirmez, sadece futbol izler ama bunu her ortamda söylemez. Hele de bir ankette veya hafif entel bir arkadaş ortamında. O yüzden % 64 düşük geldi. Türkiye yukarıda yazdığı gibi, futbolun yanında, TV'den en çok spor izleme, sosyal medyada sporu takip etme, mobilde spor haberlerine bakma, takip edilen spor (futbol) için para ödeme gibi kategorilerinin hepsinde ilk üçte, bazılarında Avrupa birincisi. Araştırmanın bütün sonuçları muhtemelen yayınlanmaz, bu bilgiler genelde medyaya duyurulan küçük bir kısmı. Elimizde bulunsun, ileride lazım olur. Bizim istediğimiz bilgiler -bisiklet, motor sporları falan olaydı, tadından yenmezdi- olmadığı için pek yorum yapamıyoruz, sadece teşekkür ediyoruz Perform'a, daha fazlasını beklediğimizi de belirtelim. Yakında Türkiye'de Spor ortamı ve futbol hakkında genel bir yazı yazabiliriz, haberiniz olsun.
Sosyal medya araştırmalarında sıra Twitter'da. Twitter Formula 1 için Facebook'dan daha uygun bir platform sanki, en azından sayılar onu gösteriyor. Özellikle antrenmanlarda Formula 1 takipçilerinin zaman tüneline tamamen F1 tweetleri hakim oluyor. Sadece takımlar veya pilotlar değil, haber siteleri ve gazeteciler de sürekli tweet atıyorlar bu zamanda. Sıralama turları ve yarışlar için de bu durum geçerli ama insanlar ekrana daha çok kilitli oluyor o zamanlarda. En azından ben.
Sayıların yüksek olmasından, daha doğrusu Facebook'a oranla daha fazla olmasının bir nedeni taraftarların sadece kendi takımlarını değil, başka takımları ve pilotları da takip etmesi. Taraftar olarak gözlemim bu fakat mutlaka sosyal medyalarda insanların 'follow' veya 'like' üzerine eğilimleriyle ilgili araştırmalar vardır, bu tarz araştırmalar bu görüşü ne kadar destekler bilemeyiz. Sadece görünen, taraftarların Twitter'da hesapları takip ederken Facebook'a oranla daha esnek olduğu.
Twitter'da Formula 1 başlıklı haber var mı diye aratırken bir grafik buldum. 2011 yılında yapılmış, bizde de 2012 ve 2013 var. daha sağlıklı kıyaslama yapılabilir bu grafikle (5. grafik). Ayrıca f1fanatic'in takımların ve pilotların adresinden, takım çalışanlarının hesaplarına, gazetecilerden eski F1 pilotları ve pistler ve diğer serilerin hesapları dahil çok güzel bir yazı hazırlamış, mutlaka bakmanızı öneririm.
Takımların son bir senedeki artış seviyesi ortalama neredeyse %100. Pilotlar için de aynısını söyleyebiliriz. Üç şampiyon Alonso, Hamilton ve Button 1.5 milyonu geçmiş durumdalar. Yarım milyonla 1 milyon arasında pilotlar var. Barrichello yine klasmanda ilk sırada hem de 2 milyon takipçisiyle. Brezilyalılar önemli sayılara ulaşmış durumda, listede bu sene olmayan Bruno Senna'nın da 600 bin takipçisi var. Twitter'ı en aktif şekilde kullanan Alonso bu sene ikinciliğe yükseldi, seneye de liderliği alması olası. Aslında sadece 'it was a good race' tweetine bile yüzlerce RT alabilecek bir isim var ki, 1.5 yıldır tweet atmıyor maalesef. Hepiniz tahmin ettiniz sanırım. Takımlarda Ferrari bu sefer önde. McLaren de birkaç ay önce TheFifthDriver'dan McLarenF1 adresine geçerek önemli artış sağlamıştı. Hatta FakeFifthDriver da takipçilerine sorup adresini FakeMcLarenF1 olarak değiştirdi. Lotus'un burdaki artışı daha sınırlı olmuş.
Geçen yıldan bu yana Twitter'da çok fazla bir değişiklik olmadı aslında. En çok dikkat çekenlerden biri Lewis Hamilton'dan Button'a neden beni unfollowladın şikayetiydi. Aslında Button onu hiç takip etmemişti. Bir de Ferrari'nin HorseWhisperer adresiyle rakiplerine laf atmaları. Tabii ki Lotus'un hashtagları da. Benim favorim Silverstone'da kullandıkları #GodSaveOurTyres'dı.
Macaristan için de sabırsızız.
Sürücüler klasmanında hemen Vettel'in olmaması dikkat çekmiştir. Vettel'in ne bir menajeri ne de bir sosyal hesabı var, sadece bir facebook hesabı. Red Bull'a çalışsa da kendileri biraz profesyonelce işleri yürütse iyi bir marka olabilir, daha iyi paralar kazanabilir. Yine de 4. şampiyonluğuna 26 yaşında giden biri için bu devirde, yan, imajın her şey olduğu 21. yüzyılda bu tarz pazarlama işlerinden uzak durması saygı duyulası bir davranış. Yine diğer Alman efsane Schumi'nin de herhangi bir hesabı yok.
2011 Ağustos, Red Bull'un gelişimi daha net görülüyor.
Takımlar ve pilotlara topluca bakarsak ; sadece Toro Rosso ve sürücülerinin 100 bin sınırının altında takipçi sayısı var. Facebook'da görüldüğü gibi bu sene daha çok ön planda olan Perez ve Rosberg kendilerini ikiye katlamış. Heikki de koltuğunu kaybetmesine rağmen yine ön sıralarda. Çaylaklar da fena sayılara sahip değil. Yakın zamanda 100 bini geçerler onlar da. Tabii koltuklarını kaybetmezlerse. Formula 1'den ayrılan De La Rosa ve Karthikeyan'ın da kariyerleri açısından önemli sayılara ulaştığını da gözden kaçırmayalım.
2013'de durum böyle. Seneye bu zamanlar görüşmek üzere.
* Sayılar ... bindir.
** Barrichello'ya saygı.
*** Kimi'nin hesabı var mı yok mu belli değil.
**** Sayılar 23-24 Temmuz 2013 tarihlerinde, 2012 sayıları da 14 Temmuz 2012'de alınmıştır.
Hatırlayanlar olur geçen sene de bu vakitler yine Facebook istatistikleri ile ilgili yazımız vardı. O yazıyı 11 Temmuz 2012 rakamlarını baz alarak yazmıştık, 2013 yılında ise 17 Temmuz 2013 rakamlarını baz alıyoruz, merak edenler için takımların ve pilotların fan sayılarını küsurat olarak 500'ü geçince yuvarladık.
Takımlar geçen yıla göre önemli bir artış yakalamış durumdalar. Red Bull sosyal medyada da farkını ortaya çıkarmış durumda. Yazıyı yazmadan önce 1 milyona ulaşmasını bekledik, yetişmedi. Ama yakındır, teyakkuzda olun. Diğer yandan ikinciliklerin takımı McLaren yerini korurken, Ferrari sanırım sayfasını kapatmış. Ferrari yol otomobilleri veya Formula 1 takımı diye kesin ayrımda bulunmuyor. Kibar deyimle kaçak dövüşüyor. İki tane resmi Scuderia Ferrari sayfası da mevcut. Ayrıca kendi beğendikleri Alonso sayfası ile Alonso'nun twitter sayfasında yazan adres birbirini tutmuyor. İtalyanlar geçen seneki gibi yani, sosyal medyada rahat edebilmiş değiller. Gönüllerin şampiyonuna gelirsek, Lotus F1 Team. Lotus'un sosyal medya hesabını kim veya kimler yönetiyorsa çok iyi iş çıkarıyor. Sadece facebook değil, diğer sosyal ağlarda da öyle. Lotus facebook sayfası geçen bir yılda fan sayısını %300'ün üzerinde artırmış, 125 Binden 560'e çıkmış. Yakında McLaren'i de tehdit edebilirler. Red Bull yine neredeyse iki katına çıkmış, McLaren %50, Mercedes de iki katına yakın durumda. Diğer takımlar da daha az sayıya sahip oldukları için yüzde olarak önemli artış sağlamış durumdalar. Yeterli mi, tabii ki değil. Özellikle Williams'ın.
Takımların 2012 ve 2013'deki fan sayıları
Bu da değişimleri daha iyi görebilmek için grafiğimiz :
Sürücülerde ise geçen sene olduğu gibi resmi sayfa oldukça az. Lewis Hamilton'dan sonra Vettel de 1 milyon sınırını geçmiş durumda üstelik Vettel'in sayfasında hiçbir aksiyon yok, sadece facebook tarafından resmi sayfa olduğu onaylanmış. Sayfalar profesyoneller tarafından geçen yıla oranla kaydadeğer bir değişme yaşanmamış. Sadece daha çok göz önünde olan Rosberg ve Perez fan sayılarını ikiye katlamış. Oysaki işi bilenler tarafından yönetilen bir Schumacher, Raikkonen veya Vettel sayfası 2 milyonu geçip 5 milyona falan yaklaşabilir. Karşılaştırmak doğru olmayabilir ama Nadal ve Federer'in 10 milyonu aşkın fan sayısı var, ikisi de orijinal sayfa. Formula 1 özetle kendi potansiyelini kullanmıyor ya da kendini abartıyor, aynı Türkiye futbolu gibi. Artık sayılara geçelim isterseniz :
Çaylaklar ve geçen sene listede olmayanlar
Geçen sene takımların ve pilotların da facebook linklerini yazıya eklenmesi tarzında eleştiriler almıştık. Tam anlamıyla yapamasak da bu kelimelerin üzerine tıklayarak Williams, Ayrton Senna ve Formula 1'in hesaplarına ulaşabilirisiniz. Formula 1 hesabı aslında bize birçok şey anlatıyor. Bu hesap vikipedi sayfasından alınan bilgilerle oluşturulmuş, direkt oraya bağlı yani. Bir şey paylaştığı yok. Buna rağmen 6 küsur milyon kişi beğenmiş sayfayı. Yani adam akıllı bir sayfa olsa 15-20 milyon arası beğeniye ulaşabilirdi. Belki daha fazla. 2014'de görüşmek üzere o zaman.
Not 1 : Sayılar ... bin'dir.
Not 2 : Sıralamalar 2012 yılına göre yapılmıştır.
Not 3 : Williams'a pozitif ayrımcılık yapılmıştır, el atalım.
Sosyal Medya'daki Formula 1 araştırmasından sonra ne zamandır motor sporlarının geneli için araştırma yapmayı istiyordum. İlk başta eğlenceli ve kolay gibi gelse de birçok dal olduğu için kategorize etmek hiç de kolay olmadı. Sadece Facebook'da hangi serinin kaç tane fanı olduğuna bakabildim, twitter biraz daha zor geldi. Belki sonra.
Acropolis Rally of Greece
Formula 1'in orijinal bir hesabı olmadığı için sıralamaya katmadık fakat wikipedia uzantılı Formula 1 sayfasının 6 milyona yakın beğenisi var. Neyse, bırakalım Formula 1'i birazcık. Listenin başında Moto GP var, 4 milyona ulaşalı çok olmamıştı ve şimdiden 4.2 milyona ulaşmış. Nascar da daha çok Amerika'ya hitap etse de 3.4 milyon beğeni almış. İkisinin dışında 1 milyona en yakın WRC var tabii ki.
* Milyon beğeni (like)
** Bin beğeni
Tablolara baktığımızda ilk dikkat çekenler, DTM'nin WTCC'den yüksek beğeni alması fakat motor sporlarını az çok bilen insanlar bu durumda şaşırmayacaktır. İngilizlerin BTCC'si de hiç fena bir sayıya sahip değil. SBK Superbike de Supersport ve Superstock'u içine alarak önemli bir sayıya ulaşmış. Aslında eski heyecanı vermiyor denilen Motosiklet yarışları sosyal medyada oldukça görünür. Moto Gp ve WRC'nin youtube kanalları da fena çalışmıyor bu arada.
BTCC Oulton Park
Dayanıklılık ve GT serileri ise oldukça karışıktı. Muhtemelen gözden kaçırdığımız seriler vardır, geri dönüşler olursa düzeltmeler yapabiliriz. Dayanıklılık yarışlarına bakarken en ünlü Dayanıklılık yarışı Le Mans 24 Saat'in sayfası 130 bin görünce baya şaşırdım. Yukarıdaki sayılar sizi yanıltmasın, Dayanıklılık serileri ile ilgili çok sayfa var, mesela Amerika Le Mans ve Asya Le Mans sayfaları yukarıdakilerden daha fazla. Serilere seçerken dünya çapında olmasına gayret ettik daha çok. GT yarışları da keza öyle. Unutmadan Le Mans 22-23 Haziran'da kendi saati ve kendi kanalında.
Facebook aleminde motor sporlarına genel bir bakış attık, evet elbette face motor sporlarına ilgiyi ölçecek tek mecra değil ama en elde bulunan en doğru mecra. Elimizde pistlerin seyirci sayısı yok. Açıkçası motor sporlarının genelini değerlendirecek birikimim de yok. Sayılar kötü olmasa da motor sporlarının genel olarak daha iyi pazarlanmaya ihtiyacı var sanki. DTM bu konuda iyi örneklerden, yayın anlaşması olmayan ülkelerde youtube üzerinde canlı yayınlıyor yarışları, görüntü kaliteleri de iyileştirilmiş. Tekrarlarını da bulabiliyorsunz yine kanal üzerinden. Daha alt kategoriler video konusunda daha bonkör olmalılar, GP2 geçişleri ve kazalarından youtube kanalı açsan paraya para demezsin. Fia da çok eski olmadığını tahmin ettiğim sayfasını açmış, çok da iyi yapmış. Bu arada artık pist yönetimleri de düzgün hesaplar açmaya başlamış, mesela şimdiden Katalunya 72 bin, Yas Marina 58 bin, COTA'nın 79 bin beğenisi var. Darısı Formula 1 yönetiminin başına, ee biz yüklüyoruz Bay E siliyor.
Takımların 2013 araçlarını internet üzerinden tanıtacaklarını duyurduktan sonra acaba lansman savaşları olur mu diye heyecanlanmıştım. Savaşın adil olması için de tabii ki eşit platformlar olması gerekiyordu ki, bu platform da takımların youtube kanallarıydı. Fakat sadece Lotus ve McLaren youtube'u kullandı. Gerçi youtube da olsa RBR ve Ferrari'nin bariz avantajları var. RBR'nin abone sayısı çok yüksek ve Ferrari'nin de Scuderia Ferrari diye özel bir kanalı yok. Bu sene lansmanlar geçen senelere göre daha güzel oldu genelde fakat hala testlerin başladığı zaman özel bir lansman değil de pist üzerinde sabahın köründe araç tanıtan takımlar vardı. Toro Rosso gibi. Lansmanlar hem takımların sponsorları için hem de medya için önemli reklam ve haber kaynağı. Öyle ki bazı medya kuruluşları Formula 1 hakkında yılda sadece iki haber yapar, birisi lansmanlardır diğeri de sene sonunda kimin şampiyon olduğudur. Bu fırsat iyi değerlendirilmeli.
2011 : MP4-26'nın lansmanı, hep özleyeceğiz.
Hazır youtube kanalları konusu açılmışken Formula 1'in yeterince iyi pazarlanamadığı konusuna tekrar gelmek istiyorum. Bu büyük bir laf ama etmesi kolay. Çünkü Formula 1'in bir youtube kanalı bile yok, üzerine yüklenen videoları bile silmeye çalışıyor Bernie ve tayfası. Mesela burda Moto Gp'nin ve WRC'nin youtube kanalları var. Özellikle Moto Gp'nin sosyal medyada hareketliliği fena değil. Formula 1'i sevenleri daha çok sevdirmek için, ilgi duymayanları duydurmak için çok önemli bir araç sosyal medya, özellikle de youtube. Youtube'de F1 videoları izlemenin keyfini bilen bilir. Formula 1 bu konuda biraz Türkiye Süper Ligi'ne benziyor. Ligin kalitesine göre inanılmaz paralar dönüyor, derbilerde hayat duruyor ama kaç tane ülke bizim derbileri canlı yayınlıyor. Kendi kendimizi önemli sanıyoruz. Formula 1 hakkında da sürekli sporun pazarlama gücünden bahsediliyor ama takımların yarısı paralı pilotları tercih ediyor. Bu durumun dünyanın içinde bulunduğu krizin etkisi olsa da bir şeyler tam olarak yapılmadığını söylemek mümkün.
Yazının burdan sonrası ders notu şeklinde sürecek, öncelikle lansmanlar hakkında biraz sayı verelim.
- İlk lansman yapan takım Lotus 31 Ocak Pazartesi gününü seçti, İngiltere saatiyle 7.15'de youtube ve Sky Sport'da canlı yayınlandı. Yayın youtube'da en fazla 13.500 izleyiciye ulaştı, tabii bu toplam sayı değil. Lansmandan önce 21 bin küsur olan abone sayısı şu an (09.02.2013, saat 01.22) 31.500'e ulaşmış durumda. Oldukça önemli bir artış.
- Lotus'un lansman videosu ise 150 bin izlenmiş, diğer yandan lansmandan önce siteye konan Raikkonen'in 1 dk'lık Matt LeBlanc'li videosu ise 360 bin izlenmiş an itibariyle. Bu da Lotus'un Raikkonen sayesinde nasıl popülerleştiğine dair birçok örnekten biri.
- Diğer internetten canlı lansman yapan takım McLaren ise en fazla 15.900 seyirciye ulaştı. McLaren ise sabah 11'i tercih etti. 50. yıl dolayısıyla bazı şampiyon olmuş araçlarıyla beraber güzel bir tanıtım yaptılar. İlginçtir McLaren'in abone sayısı Lotus'dan az. Lansmandan önce 16 bin abone sayısı şu an tam 28 bin. Yine çok önemli bir artış.
- McLaren'in lansmandan önce koyduğu 1 dk'lık videosu 170 bin, lansman videosu 190 bin kere izlenmiş. Ayrıca Bruce McLaren videosu ve başka çeşitli videolar da var.
- Damarlarında 'marketing' dolaşan marka Red Bull'un ise Red Bull Racing olarak 48 bin abonesi var youtube'da. RB9'a 'RB9 Rhythm of Factory' diye özel bir klip hazırlayan takım 1 milyon seyirciyi geçmiş bile. 2 buçuk dk'lık lansman videosu da 100 bini geçmiş.
- Ferrari ise güzel bir tanıtım yaptı. Her ne kadar klasik de olsa dikkat çekiciydi. Ferrari ile elde pek veri yok, gerçi geçen sene önemli bir sayıya ulaştığı söyleniyordu. Ferrari hem İtalya'nın milli takımı, hem Alonso'dan dolayı İspanya milli takımı gibi algılandığı gibi bir ortamda çok önemli sayılara ulaşabilirdi. Hem F1'de hem de spor otomobillerindeki ününü saymıyoruz bile. Biraz geç olsa da F138'le ilgili youtube'a birkaç video konmuş. Ferrari adı altında youtube'da 67 bin aboneleri var kırmızıların.
- Mercedes'in ilginç lansmanını izleyemedim, iyi ki izleyemedim. Becerememişler, güzel bir fikirmiş aslında...Mercedes AMG'nin 8 bin küsur abonesi var.
- F1'in yükselen markası Sauber'in ise 10 bin küsur abonesi var. Hulkenberg ve Gutierrez ile ilgili özel videolar var. C32'in lansmanı da 100 bine yakın; 87 bin.
- Sıkıntılı günler geçirdiği belli olan Force India'nın ise 3 bin abonesi var. İki tane VJM06 videosu var, pek iç açı değil.
- Formula 1'in üçüncü büyüğü Williams'in ise lansmanı bekliyoruz, Frank Williams'ın takımına pozitif ayrımcılık yapalım, işte sayfası, FW35'i bekliyoruz.
- Caterham'ın 4 bin abonesi varken, Marussia'nın 1.300 var. Gariban Toro Rosso'nın ise bir kanalı yok.
- Son sayısal not olarak izlenme sayılarını vermediğim kanallarda 20-30 binin üzerinde izlenme sayısı yok.
Yazı biraz takımların youtube üzerinden karşılaştırılmasına evrildi ister istemez. Takımların youtube'u kullanma şekli, alışkanlıkları ve kökenleri dolayısıyla sağlıklı bir karşılaştırılma yapılması güç. Her şeyden önemlisi bu kanallara abone olmak için gmail üyeliği gerekiyor. Üstelik bu kanallara abone olmak çok bir şey getirmiyor. Yani facebook gibi bir anasayfanız olsa da o işlevi görmüyor. Bütün bu nedenlerden dolayı youtube üyeliği çok geçer bir akçe değil. Diğer sosyal medya sitelerine göre en azından.
Biraz da Jerez testlerinden söz edelim, yine bilgiler çok karışık olacak. Zaten testlerin güzelliği de burada. Her şey ortada ama kesin olan hiçbir nane yok. Şimdi işin yok Avustralya'yı bekle. Formula 1 kadar hiçbir spor ilk maçında, müsabakasında veya yarışında bu kadar heyecanlı değildir. Daha ilk testlerden bir şey söylemek çok güç, yorumu sizlere bırakıyoruz.
- İlk gün herkes Button'ın 1.18.8'lik derecesini konuşuyordu. Hem kirli pistte hem de sert lastikle atılan tur etkileyiciydi. Son gün autosport Button'ın o turunda herhangi bi yeri kesmiş olabileceğini söyledi fakat gerisi gelmedi. Pek doğru gibi gelmedi, ki Button bunu söylerdi bunu.
- İlk iki gün itibariyle ağır depoyla dönen sadece Red Bull ve McLaren vardı. Büyük takımlardan. Diğer takımlar ağır depo kullandı mı emin değilim.
- Özellikle Lotus'un geçen seneki stintleri pek yoktu. Jerez'den görüldüğü kadarıyla 2012'deki lastik kullanımını koruması zor gibi.
- Stintlerde istikrar olarak RBR ve McLaren biraz daha önde gibi. RBR de McLaren'e göre az daha istikrarlı.
- Mercedes'in stintleri yine pek iyi değildi fakat Hamilton'ın dünkü bazı stintleri moral düzeltmiştir. Mercedes ilk iki gün doğru dürüst tur atamasa da son gün Hamilton'la yarış simülasyonu bile yaptı. Sanki biraz acele ettiler, çünkü diğer takımlar program dahilinde gitse de ortada pek simülasyon yapan yok.
- Ferrari'den McLaren ve RBR kadar ağır depo çalışması gelmedi. 1.19 ve 20 ile başlayan minik stintlerde RBR ve McLaren kadar istikrarlı değillerdi. Gerçi onlar ne stinti belli değil, sıralama mı yoksa yarış temposu mu.
- Ağır depoyla çalışmalar genellikle 1.23 sonu ve 1.24 başı turlarla başlıyor.
- Sauber'in küçük sidepopları ile dayanıklılık sorunu çekmemesi, en fazla tur atan takımlardan biri olması da ilginç. Force India da baya çalışkandı.
Not : Testleri takip ettiğimiz http://f1tests.info/2013.php sitesinde sadece testlerin dördüncü gününün sonuçları var, diğer günlere ulaşamıyorum. Testlere dair hevesim kaçtı tamamen. Dört günün hepsini inceleyip daha detaylı ve sağlam notlar çıkartmayı istiyordum ama şimdilik yattı. Diğer üç günün sonuçlarına ulaştığımda yazıyı güncelleyeceğim.
Facebook'dan sonra Formula 1'in daha hareketli olduğu Twitter'dayız. Twitter'da daha çok resmi sayfanın bulunması araştırmayı daha gerçekçi kılsa da twitter biraz 'tweet' atmaya bakan bir platform, ünlü olmanız yanında ne kadar çok tweet attığınız da önemli. Hemen takımlara bakalım ;
Takımlar Sıralaması
1. Scuderia Ferrari : 303 Bin
2. Vodafone McLaren Mercedes : 209 Bin
3. Mercedes AMG F1 Team : 137 Bin
4. Red Bull Racing : 133 Bin
5. Lotus F1 Team : 118 Bin
6. Caterham F1 Team : 80 Bin
7. Marussia F1 Team : 73 Bin
8. Williams F1 Team : 69 Bin 9. Sahara Force India : 69 Bin 10. Sauber F1 Team : 63 Bin
11. HRT : 54 Bin
12. Toro Rosso : 44 Bin
Takımların 'follower' sayısı kısaca az. Kesinlikle daha fazla olmalı, facebook'dan az sayılara ulaşılması da ayrıca şaşırttı beni. Ferrari ve McLaren belki biraz daha fazla sayıya ulaşabilirdi çünkü Ferrari '@InsideFerrari' McLaren de daha zorunu '@TheFifthDriver' hesabını kullanıyor. Ferrari facebook'daki durgunluğuna rağmen Twitter'da İngilizce, İtalyanca, İspanyolca tweetler atarak oldukça aktif, McLaren'in de cuma günleri #SocialFriday etkinliği var. Red Bull ve Toro Rosso da ayrıca bir takımlarına bir 'spy' adresi (@RedbullSpy, @ToroRossoSpy) de alarak padoktan ve fabrikadan son dedikoduları aktarıyor, Red Bull'un ruhuna uygun. Zaten Toro Rosso'nun yukarıdaki sayısı 'spy' hesabı. Takımların follower sayılarına bakarken, McLaren ve Mercedes dışında isminde sponsoru bulunan takım yok. Yani birçoğunun ana sponsoru yok. Böyle önemli bir gelir kapısının olmaması son derece şaşırtıcı, daha da şaşırtıcısı ise Ferrari'nin isminde bile gözükmeyen Marlboro'nun Ferrari'ye kamyon yüküyle para ödemesi. Geçen sene bir haber çıkmıştı, oradaki ücret 100 milyon Euro'nun üzerindeydi, belirtelim ki bu resmi değil. Yine de hala sponsporluk için para ödemesi Marlboro'nun şaşırtıcı. Konudan saptık, pilotlara geçelim ;
Rubens Barrichello'nun Twitter hesabından...
Pilotlar Sıralaması*
1. Rubens Barrichello** : 1.741 Milyon
2. Jenson Button : 1.029 Milyon
3. Lewis Hamilton : 906 Bin
4. Fernando Alonso : 849 Bin
5. Bruno Senna : 449 Bin
6. Mark Webber : 390 Bin
7. Nico Rosberg : 178 Bin 8. Sergio Perez : 232 Bin
9. Pastor Maldonado : 229 Bin
10. Heikki Kovalainen :161 Bin
11. Paul Di Resta : 137 Bin
12. Pedro De La Rosa : 154 Bin
13. Kimi Raikkonen*** : 125 Bin
14. Felipe Massa : 123 Bin
15. Narain Karthikeyan : 120 Bin
16. Timo Glock : 76 Bin
17. Nico Hulkenberg : 75 Bin 18. Kamui Kobayashi : 63 Bin
19. Romain Grosjean : 55 Bin
20. Daniel Ricciardo : 38 Bin
21. Jean Eric Vergne : 26 Bin 22. Charles Pic : 15 Bin
*Micheal Scumacher ve Sebastian Vettel'in resmi twitter hesapları yok.
** Rubens'e bakmak, isminin James Allen'ın buna benzer bir haberinde geçmesiyle aklıma geldi, onun yaptığı araştırmada Rubens 1 milyon civarındaydı, Brezilyalılar twitter'da oldukça fazla olmalı
*** Kimi bildiğimiz Kimi, en son tweeti ocak ayında 'Good to be back', F1'e dönmese onu da atacağı yok (burda gülücük koymak isterdim). Bu yüzden follower sayısı az.
Pilotların Twitter'ı etkin şekilde kullanmasıyla hem kendilerinin Facebook hesaplarını hem de takımlarının follower sayılarını geçmişler. En etkili kullananı da muhtemelen Fernando Alonso, demek ki Alonso'yu ve hatta Massa'yı tutan Ferrari'ymiş önceden, Alonso kısa sürede ualaştı bu sayıya. Jenson ve Lewis zirvede olmalarına rağmen pek uğramıyorlar, diğerleri de ne az ne çok tweet atıyorlar.
Önemli Not : Sayılar 14.07.2012 tarihinde alınmıştır, değişen sayılar olursa blogumuzun sorumluluğunda değildir.
Ne zamandır bakayım bakayım diyorum ancak bugüne kaldı (11.07.2012). Facebook'da takımların ve pilotların ne kadar fanlarının olduğu bulunduğumuz zaman diliminde çok önemli. Sürekli Formula 1'in tanıtımdan bahseden takımlar ise sosyal medyada biraz geride kalmış gibiler sanki, yeterince önem vermiyorlar. Özellikle de pilotlar. Red Bull ve McLaren Facebook'da öne çıkarken Ferrari yine biraz uzak kalmış sanki bu olaylara, oysaki hem Ferrari'nin hem Mercedes'in önemli sayılara sahip 'otomotiv' markası olarak. Rakamlara gelelim biz ;
Takımlar Sıralaması
1. Red Bull Racing : 571 Bin
2. Vodafone McLaren Mercedes : 509 Bin
3. Scuderia Ferrari : 223 Bin
4. Mercedes AMG F1 Team : 206 Bin
5. Sahara Force India : 193 Bin
6. Caterham F1 Team : 127 Bin
7. Lotus F1 Team : 125 Bin
8. Sauber F1 Team : 25 Bin
9. HRT : 23 Bin
10. Scuderia Toro Rosso : 21 Bin
11. Williams F1 Team : 17 Bin
12. Marussia F1 Team : 5 Bin
Bazen takımlar sponpor değişikliklerinden dolayı Facebook'da isim değişikliğine gitmek zorunda kalıyorlar, Williams ve Marussia gibi. Her şeye rağmen bu rakamlar bana az geldi. Aşağıda pilotların sıralaması da olacak, takımların pilotlarına da birer face hesabı açtırmaları gerek. Bu hesapları kendileri kontrol etmeleri gerekmiyor, bu işin sorumluları var zaten. 'Official' yani resmi olması yeterli, diğer türlü birçok hesap oluyor, insanların hangisini 'like' edeceğini şaşırıyor, profesyonel olmayan sayfa yöneticileri de -aslında bu yöneticiler muhtemelen 20 yaşını bile doldurmamıştır- takıma ve pilotun imajına zarar veriyor. PR konusunda önemli adımlar atan Sauber'in futbol sezonunun açılışıyla beraber Chelsea sponsorluğuyla Facebook'daki fan sayısını artırabilir mesela. Bir dünya markası AT&T'den ayrılan Willams'ın şu rakamlarla sponsor görüşmelerinde elindeki önemli bir kozu kaybedebilir yeri geldiğinde. Liste fazlasıyla uzatılabilir, gerçek şu ki takımların sosyal medyada daha çok yer alması gerekiyor.
Pilotlar Sıralaması
1. Lewis Hamilton : 1.278 Bin
2. Sebastian Vettel : 941 Bin
3. Fernando Alonso : 334 Bin
4. Micheal Schumacher : 233 Bin
5. Felipe Massa : 152 Bin
6. Heikki Kovalainen : 121 Bin
7. Jenson Button : 90 Bin
8. Mark Webber : 87 Bin
9. Kimi Raikkonen : 75 Bin
10. Nico Rosberg : 58 Bin
11. Sergio Perez : 34 Bin
12. Jean Eric Vergne : 30 Bin
13. Bruno Senna : 18 Bin
14. Romain Grosjean : 16 Bin
15. Pedro De La Rosa : 16 Bin
16. Paul Di Resta : 15 Bin
17. Timo Glock : 14 Bin
Not : İlk 5 takım dışında diğer takımlarda hangi pilotun taraftar sayısı fazlaysa o listeye dahil edilmiştir.
Özellikle pilot sayfaları şuanki durumundan çok daha fazla 'like' alabilir, pilotlardan benim bildiğim Lewis Hamilton, Heikki Kovalainen ve Timo Glock'un resmi sayfaları. Hamilton'un sayfası da çok aktif sayılmaz ayrıca, dostlar alışverişte görsün hesabı. Heikki'nin sayısı hemen dikkat çekmiştir, dünyada milyonlarca kişinin oynadığı Angry Birds Heikki adında oyun çıkardı, bu muhteşem bir tanıtım aracı özellikle de Amerika'da. Kuzey Amerika'ya hakim olmadan asla tam anlamıyla dünyaya hakim olamazsınız, Formula 1 bu konuda geç kaldı. Umarım ikinci pist de takvime girer. Amerika çok büyük bir pazar, Coca Cola ile McLaren arasında çıkan dedikodu da belki boş değildir. Birden bu konuya atladım da ama dedikodusu bile önemli. Çünkü Coca Cola dünyanın en çok tanınan markası, çoğu sporda yer alıyorlar. Coca Cola'yı anlatmaya gerek yok ama Facebook'da 44 milyon 'like' sayısına sahipler. Özetle takımların harekete geçmesi gerekiyor sosyal medyada, Twitter'da daha hareketliler, onu da başka yazıda ele alacağım. Örnek vermek gerekirse Ferrari yakın zamanda pilotlarına twitter hesap açmasına izin verdi, özellikle Alonso ondan sonra sık sık attığı tweetlerle kısa zamanda önemli follower sayısına ulaştı.
Önemli Not : Rakamlar 11.07.2012 tarihinde alınmıştır.