Pirelli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pirelli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2016 Pazartesi

2016 F1 Kış Testleri - 1. Barcelona Testi

2016 sezonu da birçok bilinmeyenle bugün resmen başladı. Sezonun iyice uzaması ve azalan testlerle beraber lansmanlardan testlere çok hızlı geçiş yaptık. Testlere değinmeden önce lansmanlarla ilgili birkaç kelam etmek gerekiyor. Eskisi gibi araç tanıtımları olmadığı kesin, aslında F1 takımları şu anki online lansman seçeneğiyle eskisine nazaran daha güzel lansman yapabilirler. Çok değil, 10 sene önce bile iyi bir tanıtım medyada yer aldığı ölçüde başarılıydı, şu an ise takımlar aracısız taraftarlarla buluşabiliyorlar. Son yıllarda McLaren'in 2011'de Almanya'da yaptığı lansman dışında akla güzel örnekler gelmiyor. Sosyal medyanın da yaygınlaşmasıyla işi bir tweet'e indirgeyen takımlar bile oldu. Son olarak testlerin ilk gününde araç tanıtımı yapmayı Bernie'nin yerinde olsam yasaklardım, en sevmediğim lansman/test olayı.

















McLaren'in çılgın denemeleri de olmayınca 2016 araçları beklendiği gibi 2015 araçlarının devamı oldu, biraz Ferrari kendi geleneklerinin aksine daha agresif bir araç planlamış. Diğer yandan Toro Rosso'nun da birçok büyük takıma bile ilham vermesi gözden kaçmasın. Lansmanlarla beraber diğer şikayet konusu da araçların rengiydi, özellikle siyah rengin baskınlığı taraftarların içini sıkmış gibi. Ben de çoğunluğa katılmakla beraber takımlar açısından düşününce onlara da hak verdim. Ferrari hariç birçok takım araçların rengini ana sponsorlara göre belirliyor ve şu an birçok takım bu ana (isim) sponsora olmadığı için dikkat çeken renkleri tercih etmiyorlar. Örneğin durup dururken bir takım neden aracını sarı veya açık yeşile aracını boyasın ki ? Sanırım Ron Dennis haklı, isim sponsorları devri geçmiş görünüyor.

Bu arada sosyal medyada konuşurken, özellikle Twitter'da #F1KışTestleri etiketini kullanırsak güzel olur, kış testleri boyunca insanlar işte ya da okulda olduğu için akşam eve geldiklerinde gün içindeki önemli detayları bu etiketle beraber kolayca bulabilir diye düşündük. Yine çok konuştuk, biz artık testlerin ilk gününe bakalım.


1. Gün










- Sadece 2 test ve 8 gün olduğu için geçen senelerde yaşanan problemler bu sefer daha pahalıya mal olabilir. 2014'te Renault, 2015'de McLaren en güzel örnekler, çoğu zaman yaşadıkları problemlerin 4 günün hepsine yansıdığını gördük. İlk günde öyle bir sorun görmedik, Reno, STR ve Haas problemler yaşadı ama yarın daha iyi bir gün geçirebilirler.


- Ferrari geçen yıl olduğu gibi testlere hızlı başlarken, Mercedes de yine oldukça fazla tur attı. Vettel'in sert lastiklerle 1.24.939'luk derecesi geçen sene Maldonado'nun yumuşak lastiklerle attığı ilk günkü turundan 1 sn daha iyiydi. Hamilton ise günü Vettel'in yarım sn. arkasında kapattı.

- 1 sn. arkadan gelen Ricciardo ise 87 tur atarken, onu Bottas, Force India'dan Celis ve Button takip etti. Celis'in ve Button'ın turları yumuşak lastiklerle geldi. McLaren günü önemli bir sorun olmadan kapatırken, özellikle Honda'nın ERS kaynaklı sorunların çözümünde önemli yol aldığı herkes tarafından konuşuluyor. Limitleri artırdıkça daha net bir resim görebiliriz.

- Haas güne hızlı başlarken Grosjean'in yüksek hızda ön kanadı kaybetmesiyle takımın ilk test günü erken bitti.

- Palmer ise Renault ile ilk günün zorlu geçtiğini belirtti ve takım sadece 37 tur atabildi.

- STR, Sauber ve Manor da nispeten sessiz bir gün geçirdiler. Sauber üçü arasından en çalışkan takımdı. Diğer yandan Manor'un yeni logosu ve yarış tulumlarının çok güzel olduğunu söylemeden geçmeyelim.

- Sadece 8 günlük testle Melbourne gidecek olan takımlar, bu defa testlerde daha net görüntü verebilirler, ilk günkü sonuçlar bile sanki testlerin ortasındaymışız gibi hissettirdi. Sırada ikinci gün var, görüşmek üzere.



2. Gün

2. Günün Sonuçları


- İkinci gün de testlerden alışık olmadık şekilde verimli geçti, tam 8 takım 100 turun üzerine çıkarken Mercedes 172 turla yine açık ara en fazla mesafe kat eden takım oldu.

- Hızlı turlar açısından da bereketli bir gün oldu. Vettel yine günün en hızlısı olurken, onu 0,7 sn arkadan Ricciardo takip etti. İki ismin de hızlı turları Pirelli'nin yeni ultra yumuşak lastikleriyle (çok fazla yumuşak yani) geldi. Perez'in süper yumuşaklarla attığı tur da liderden sadece 0,8 sn yavaştı. Rosberg bu üçlüyü 2 sn arkadan takip etti ama lastikleri orta sert lastiklerdi, yani U-yumuşaklardan 3 hamur daha sert lastikler. Rosberg'den sonrası ise turlarını yumuşak lastiklerle attılar. Aşağıda bugünkü derecelerle geçen seneki ilk Barcelona testinin 2. gün karşılaştırması var. Çok sağlıklı bir karşılaştırma olmasa da takımlar derecelerini genelde 2 sn ve daha fazla geliştirmiş.

2015 1. Barcelona Testleri ile 2016 1. Barcelona Testlerinin 2. Gün Karşılaştırması
















- Haas'ın 2 hamur daha sert lastikle liderden 2,7 sn, Wehrlein'ın da 3,1 sn geride kalması dikkat edilmesi gereken diğer turlardı. İki takım da alıştığımız gridin arkasındaki takımlara göre oldukça derli toplu. Sanırım 2009'dan bu yana ayrı bir grup olan küçük takımlar ilk defa ön tarafa bu kadar yakın olacak.

- Günü en olumsuz geçiren ise Palmer'li Renault oldu. Turbo sorunu yaşayan takım da ikinci günü de mutlu tamamlayamadı. Griddeki diğer Renault motorunda ise şimdilik bir problem yok.

- Gün içinde iki önemli haber daha vardı; Arai'nin emekli olması ve sıralama turlarındaki format değişikliği. Bu önemli haberlerin yorumunu sonraya bırakıyoruz.

3. Gün






















- Takımlar oldukça yoğun geçen ilk iki günden sonra bugün yeni bir aşamaya geçmiş olmalılar ki daha az tur attılar. Sabah Ferrari, öğledein sonra McLaren ve Williams önemli zaman kaybettiler fakat yaşadıkları her zaman meydana gelebilecek teknik problemlerdi.

- Günün büyük çoğunluğunu lider geçiren Hulkenberg'in kullandığı Force India en hızlı tur zamanını süper yumuşakla geliştiren tek araç oldu. Hulk yumuşakla 1.24.0 yaparken, hemen 14 dk. sonra süper yumuşakla 1.23.1 yaparak günü lider tamamladı. Aradaki kısa zamanda pistteki değişimi göz ardı edersek iki lastik arasında 0,8-1 sn civarında fark var diyebiliriz, verilere ulaşmanın oldukça kısıtlı olduğu şu zaman diliminde bir kenarda dursun.

- Bugünkü verileri lastik verilerinden arındırdığımızda oldukça yakın bir grid ortaya çıkıyor. Bu kadar yakın dereceler biraz 2012'deki test derecelerini hatırlattı. Elbette gridin 4 yıl önce olduğu gibi yakın olması pek olası değil ama Honda ve Renault motorunun gelişime daha açık olması, Manor ve Haas'ın geçen senelerdeki akranlarına göre derli toplu ve güçlü motorlara sahip olması gridi birbirine yaklaştırabilir. Diğer yandan bu demek değil ki Mercedes bu sene çok zorlanacak.

- Ferrari'nin SF-16H'ın geçmişteki Scuderia araçlarına göre daha agresif olduğu söyleniyordu. İtalyan takım kabus gibi bir test geçirmese de kendi standartlarına göre daha az atıyor. Testlerde daha az tur atmak kötüye işaret değildir, yeter ki Honda'nın 2015'te yaşadıklarını yaşamayın. Zira kabus gibi test McLaren'in 2015'te yaşadıklarıdır. Ya da 2011'deki gibi. Aynı şekilde RBR de 2014'te fazla tur atamamıştı.

- Günün en çok tur atanları ise Sainz'ın STR'si ve Mercedes oldu : 161 tur. Reno da önceki iki günün acısını çıkararak bugün iyi çalıştı. Magnussen'i de yaklaşık bir yıl sonra  F1 kokpitinde gördük.

- 3. günün son notu da Endonezya hükümeti destekli Haryanto'ya ait. Müslüman pilot F1'de yarışacak ilk müslüman pilot olabilir fakat 2000'lerin başında yarışan Malezyalı Alex Yoong da vardı. Yoong Malezyalı Çinlilerden (Malaysian Chinesene) ve babası müslüman. Durum karışık yani. Belki de 70-80'li yıllarda 39 araçlı gridde müslüman olarak yarışmış başka birileri vardır.

2015 ve 2016 1. Barcelona Testlerinin 3. Gün Karşılaştırması


















4. Gün





-
















- 4 takımın 100 turun üzerine çıktığı günde Mercedes yine herkesle dalga geçercesine iki pilotuyla toplam 187 tur attı. Diğer yanda McLaren'de sorunlar bugün de devam etti ve günü pist üzerinde çalışamadan bitirdi.

- Günü lider bitiren Raikkonen en hızlı turunu Pirelli'nin yeni ultra soft lastiğiyle attı. Öğle yemeğinden önce orta sertle 1.25.3 yapan, sonradan yumuşak lastiklerle 1.24.4 yaparak derecesinin yaklaşık 0,9 sn geliştirdi. Yaklaşık 15 dk. sonra da ultra yumuşakla 1.23.4 yaparak turunu 1 sn. geliştirdi. İlk izlenimler ultra yumuşak lastiğin süper yumuşaktan belirgin şekilde hızlı olmadığı.

- Kyvat'ın turlarına odaklanırsak, süper yumuşakla attığı 1.24.764'lük turunu yine 15 dk. sonra bu sefer ultra yumuşakla 0.4 sn geliştirerek 1.24.329 yaptı. Buradan da kabaca ultra yumuşakların süperlerinden 0,4 sn hızlı olduğu sonucu çıkabilir.





- Mercedes'in yumuşak lastiği bile denemediği testlere dayanıklılığı ile damgasını vurdu. 7'den 70'e herkesi etkileyen takım, bugün de çok konuşulan ön kanadını ortaya çıkardı. Şu anki tasarımın esneme testini geçmesinin zor olması bekleniyor. Alaman takım devasa sayıda tur atsa da elini pek göstermedi. Güçlü motor ve güçlü bir şasiyle zaten ön tarafta Ferrari ile yalnızlar.

- Ferrari demişken, takım bugün 80 tur attı. Daha yeni araçlar genelde testlerde daha fazla sorun demektir. Ferrari de 4 günlük test boyunca büyük sorunlar yaşamasa da zaman kayıpları yaşadı. Tekrar vurgulamak gerekirse çok tur atmak iyiye işaret, az tur atmak da kötüye işaret değil.

- Renault ve Toro Rosso bugün de değerli veriler elde ederken, Williams ve Manor günün az tur atan diğer takımları oldu.

Genel değerlendirmeyi cuma akşamı ya da hafta sonu yaparız inşallah.



Ortak noktayı bulunuz. 2015 ve 2016 1. Barcelona Testlerinin 4. Gün Karşılaştırması


















Genel Değerlendirme

2016'nın ilk testleri bitti ama takımlar fazla dinlenemeden 2. testlere hemen geçecek. Herhalde F1'in en çabuk ve en az testin yapıldığı sezonunu yaşıyoruz. Takımlar alet edevatı toplamadan ikinci testi de yapacağı için en ucuzu da olacak.

İlk testin en önemli olayı Mercedes'in inanılmaz sayıda tur atmasıydı galiba. Takım zerre sorun yaşamadan 3000 km'nin üzerinde yol kat etti. McLaren de bize çok sıradan gözüken bir hidrolik sızıntısı yüzünden 1,5 günü kaybetti.

Mercedes yeni aracına sıradışı parçalarını eklemeden önce de önemli mesafe yaptı. Son iki gün de bıçak sırtı kanatçıkları ve yeni ön kanadını denedi. Padoktaki genel görüş Mercedes'in yine önde olacağı, özellikle testlerde durmadan çalışmaları herkesin gözünü korkutmuş gibi. Şampiyon takımın yine önde olması beklenen bir şey zaten ama çok tur atmaları aksine o kadar da iyiye işaret olmayabilir. Bu W07'nin normal evrimsel bir araç olduğunu gösterebilir ve birçok kez gördüğümüz gibi sezonu domine ederek şampiyon takımlar sahip olduğu farkı yavaş yavaş kaybeder. Gerçi F1'in buna pek sabrı yok ki 2017'de yeni bir kural değişikliği ve sınırsız motor gelişimi planlıyorlar.

Takımlar ilk testte oldukça çalışkandı, daha çok aracı anlama ve ayarlar üzerinde vakit geçirdiler. Yine de elimizde değerlendirmek için bazı tur dereceleri var. Biz de bunlara Mercedes'in dört günde attığı en hızlı turları ekleyerek bir karşılaştırma yaptık. Önce lastikler arasındaki farkı bularak, sonra da aşağıdaki tablodan lastiklerden kaynaklanan farklardan arındırarak yeni bir tablo elde ettik.



Lastik farklarını bulmak için elde çok sağlıklı veri yoktu. Öncelikle geçmiş senelerdeki farkları pek düşünmediğimizi söyleyelim. Yumuşak ile süper yumuşakların farkını Hulkenberg'in üçüncü gün attığı turdan 0,8 sn olarak belirledik. Süper yumuşak ile ultra yumuşakların farkını da Vettel ile Ricciardo'nun 2. gün attığı turlardan yine 0,8 sn civarında belirledik. Bu farkları bulmak için boş depoyla atılmış ya da uzun stintlerin içinde olmayan bir tur ve turlar arasında fazla bir zaman geçmemesi gerekiyordu. İncelediğimiz turlar arasında genellikle 15 dk vardı. Yine de bu verilerin sağlıksız olduğu bir ihtimali de hiç az değil. Diğer yandan lastikler arasındaki 1 sn'lik fark da Pirelli'nin genelde ulaştığı bir sonuçtu. Muhtemelen ikinci testlerde daha net sonuçlar elde ederiz.


Lastik farklarından arındırılmış hızlı turlar

Yine de Ferrari, Red Bull ve Force India dışında elini gösteren takım pek olmadı. Özellikle de Mercedes yumuşak lastiği bile kullanmadı. Geçen sene sert ile orta sert lastik arasında rahat 1 sn'lik bir fark vardı, eğer biz de onu baz alsak; Mercedes üstteki tabloda daha açık bir farkla önde olabilirdi. Diğer takımlar da daha çok araçlarını anlamaya çalıştılar zaten.

Son olarak düzlük hızlarına bakalım. Autosport'un 3. güne dair paylaştığı verilere göre Nasr, geçen sene Massa'nın sıralama turlarında attığı 334 km/sa'i 4 km/sa geçerek 338'e ulaşmış. Ardından Hamilton 337 ve yine Massa 334 ile geliyor. 2015'te Alonso ile 326'ya kadar çıkan McLaren bu sefer 320'de kalmış. McLaren üçüncü günün sabahı yine çeşitli alanlara odaklanmış ve öğlen de tur atamamıştı. Red Bull da sadece McLaren'i geçebilmiş sıralamada, fabrika takımı Reno da 332 ile daha iyi bir görüntü vermiş bu sefer. En yüksek süratler için de ikinci testlerde daha net bir görüntü elde ederiz.



İki gün sonra başlayacak testte başta Mercedes olmak üzere bütün takımlar da boş depoyla hızlarını görmek isteyecektir. En azından ilk testlere göre daha rahat konuşabiliriz. Testlerin güzelliği de burada, o kadar çok bilinmeyen var ki, hele de Formula 1 gibi detayların belki de en önemli spor dalında konuşmak hiç kolay değil. İkinci testlerde böyle her güne ayrı ayrı yazı planlamıyoruz ama yine sonunda genel değerlendirme olacak inşallah. Bir de yazıyı bir sürü kötü grafikle boğduğumuz için kusura bakmayın, zaman kısıtı yazıyı bu hale getirdi. Haftaya görüşmek üzere.

26 Mart 2014 Çarşamba

Sonunda Başladık : 2014 Avustralya GP

Normalde bir sezonu kasımda sezon bittikten sonra beklemeye başlar, martta da hevesimizi alırdık. Lakin 2014 sezonunu neredeyse 2-3 yıldır bekliyoruz. Üç yıl önce Turbo V6’ların olacağı kesinleştiğinde başlayan merak Hamilton’ın 1 sezonu çöpe atmayı göze alarak 2012 sonbaharında Mercedes’e imza atmasıyla başlamıştı aslında. 2013’ün sıkıcı geçmesiyle gözler zaten bu sezona dikilmişti. 2014 hoş mu geldi boş mu geldi bu yazıda biraz ona bakacağız fakat vizyonumuz çok dar olacak, elde sadece Avustralya GP var.



Eğer yarış bu kadar beklenildiği gibi heyecanlı geçseydi üçe bölüp yazmayı planlıyorduk fakat beklentilerin altında kaldığı için ancak bunu yazabiliyoruz. Melbourne öncesi tablodan çok çok farklı bir tablo göremedik hafta sonu.

Mercedes antrenmanlarda gösterdiği hızını yarışta da bol bol gösterdi. Antrenmanlarda ve sıralamalarda yavaş gözüken Williams için yine sezon hayal kırıklığı şeklinde geçecek diye düşünürken pazar günü de onlar şaşırttı. Oraya gelecez. Cumartesi yağmurlu geçtiği geçtiği için tek tur sıralaması yaparken ancak 2. ve 3. antrenmanlardan yararlanacağız.

Mercedes tek turda rahat şekilde önde görünüyor. Bouiller’in dediği gibi 0.5-0.75 sn fark var gibi. Hemen arkasından gelen takımlar ise Red Bull, McLaren ve Ferrari. Bu üçlüden hangisi daha güçlü belirsiz fakat Red Bull’un yağmurdaki hızı da iyiye işaret. Ricciardo Mercedes’lerle mücadele edebiliyordu. Yani tek turda Mercedes – Red Bull, McLaren, Ferrari – Williams, Force India sıralaması var gibi.

Yeni sezon öncesi çok yerine pilotlarla basın toplantısı


Yakıt ikmalinin yasaklandığı 2010’dan beri tek turda hızlı olan takımlar yarışta bu hızını kaybediyordu, en azından hız farkı yarışta azalıyordu. Bu sezon ise ilk yarışta farklı bir tablo gördük. Tabloda en şaşırtıcı takım ise şüphesiz Williams. Cumartesi günü Q3 mücadelesi veren takım Pazar günü adeta uçuyordu. Mercedes hariç herkesten hızlılardı, belki onlar kadar da hızları vardı. Cumartesi günü Ferrari’nin yavaş kalıp Pazar günü toparladığını son yıllarda çok gördük ama Williams’taki olay daha farklı gibi. Yağmura bahane bulmak istiyoruz fakat Mercedes’in yağmurda da ne kadar hızlı olduğunu gördük. Burada büyük bir soru işareti var, Malezya’da göreceğiz artık. Yarış hızına gelirsek ; Mercedes – Williams – Red Bull –McLaren – Ferrari – Force India. Kesme işaretlerine dikkat. Red Bull’un diskalifiyesi de buraya bir şerh koymamıza neden olacak. Takımın yakıt akışı ihlalinden ne kadar hız kazandığı önemli bir soru bizim için.

Red Bull dedik madem onlarla devam edelim. Bu diskalifiye çok büyük bir sorun olmayabilir, sonuçta takım bir yarış mesafesi bile kat edememişti testlerde. Onun etkisi olabilir. Önlerde programın en gerisinde olan takım yine Red Bull. Takım agresif şekilde gelişebilir, göründüğü kadarıyla güçlü bir temele de sahip. Birçoklarının beklediği gibi resmin dışında değiller kesinlikle. Programlarının gerisinde olan diğer takım da McLaren. Sürücüler bütün testler boyunca aynı araçla yarıştıklarını söylemişlerdi ve son testlerde biraz geride görünüyorlardı. Yavaş yavaş takım patronu gibi davranmaya başlayan Boullier de öncelikle dayanıklılığa önem verdiklerini söyledi. Malezya’ya önemli bir paketle gelecekleri söyleniyor. Melbourne’de Mercedes’leri bir kenara bırakırsak fena gözükmediler. Yağmurda o kadar güçlü değilken Pazar günü ne Mercedes kadar hızlı ne de diğerleri gibi yavaştılar.

McLaren’de takım içi mücedele de çetin geçecek gibi. 50. podyumuna çıkan Button hafta sonu oldukça güçlü gözüküyordu. Antrenmanlarda sürekli Magnussen’in önündeyken ve Q2’de de fena gitmiyorken Raikkonen’in neden olduğu sarı bayraklar ona patladı. Zaten pistte sarı bayrak sallanırsa ilk etkilenen Button oluyor nedense. Sarı bayraklar Button’ı vururken Magnussen’e yaradı. Button genelde daha hızlı gözüktüğü hafta sonunda Magnussen’in gerisinde başladı. Bu noktaya kadar Genç Danimarkalı pek ışık saçmadı, Q3’e zar zor geçti. İlginçtir, Q3’e kendini zor atan Magnussen başka dünyadaki Mercedes ve Ricciardo hariç herkesi geçmeyi başardı. Yani yapabileceğinin en iyisini yaptı Q3’te. Özetle Button’ın karşısında hızlı öğrenen bir genç olacak. Yine de İspanya’ya kadar Button’ın genel olarak daha önde olmasını bekliyoruz. Avrupa sezonuyla beraber Magnussen hem araca biraz daha alışmış olacak hem de bildiği pistlerde sürmeye başlayacak. Button’ın Formula 1’deki 15. sezonu olduğunu unutmayalım. Bahreyn’de 250. Yarışına çıkacak.





Takım içi mücadeleler derken Ferrari’ye değinmek olmaz galiba. 50 yıl sonra iki şampiyon pilotla yarışıyor Kırmızılar. Merakla beklenen mücadeleyi muhtemelen günlük performanslarla detaylar belirleyecek. Alonso’nun takımda 5. yılını geçirdiğini de unutmayalım. Detay sayılmayacak kadar önemli bir avantaj. Biraz es geçiliyor maalesef. Raikkonen takmaz bunları denilebilir ama işler böyle yürümüyor. Zaten Fin pilot ilk hafta sorunlarla boğuştu. Raikkonen dışında herhangi bir pilot, Alonso’ya karşı üstelik böyle sorunlarla boğuşsa psikolojik olarak çökmesi çok da zor değil. İşte konu Raikkonen olunca medyada ve internette yazılanların hiçbirisini takmayacağı için sorunlarını çözmesi çok zaman almayacaktır. Zaten kötü hafta sonunu rakibine göre en az kayıpla atlattı diyebiliriz.

Diğer çetin mücadele de Ricciardo ve Vettel arasında olacak gibi. Vettel’in sorun yaşayıp Ricciardo’nun önde olmasından anlamıyoruz bunu, Ricciardo’nun Q3 performansı son derece iyiydi. Zaten Webber ve Vettel arasındaki temel fark da tek tur hızıydı. Ricciardo muhtemelen Webber’den tek turda hızlı pilottur, ne kadar hızlı olduğunu bu sezon göreceğiz. Vettel’in aksine taraftarlar tarafından en sevilen pilot da olabilir. Red Bull’un Ricciardo’nun yalan olan podyumuyla ilgili ısrarcı ama sonuç çıkması zor gibi. Kendi evinde ve yeni takımıyla ilk yarışta alınan podyuma çok yazık oldu.

Merakla beklenen diğer konu da yeni motorların sesleriydi. Hiç kimse bu kadar kötü bir sesin çıkacağını tahmin etmedi sanırım. V10’lardan V8’e geçişteki ses kaybına alışıldı ama bu ses falan değil. Startta bile çığlıkları duyamadık. İnsanları yarışları pistten izlemek için en büyük etken belki de ses, yoksa iyi bir izleyici için yarışı takip etmek gerçekten zor oluyor pistlerde. İlk yarıştan sonra Lauda hariç hemen hemen herkes sesten şikayetçiydi, bu da biraz olsun umutları artırıyor. Formula 1’in şu anki sesi WRC’nin onboard kameradaki sesinden daha fazla değil.




Kural değişiklikleri motor sporlarında rekabeti artırmak için bol bol kullanılır. 2014’deki temelde bundan farksız değildi lakin bu çok geçici bir çözüm. Eğer Mercedes bu farkını korursa veya fark azalsa bile azalıncaya kadar önemli bir puan farkı oluşturursa yeni kurallar elde patlayabilir. Ayrıca Mercedes şu an için gridin en güçlü ikilisiyle 0.2-0.3 sn hızlı bir araçla bile sezonu domine edebilir. O zaman da 2016’da V4’lere mi geçeceğiz. Pirelli de motorlara güvenerek sert lastikler yaptı. 
Muhtemelen önceki yılları arayacak gibiyiz. Bernie –eğer kovulmazsa- Hembery’ye birkaç yarış sonra 2015’in lastiklerini yumuşak yap diyebilir. Avustralya’da görünen tablo pek iç açıcı değildi.

Malezya kendine özel iklim koşulları yüzünden net bir tablo ortaya koymayabilir. Zaten 4-5 yılda mutlaka bir şeyler oluyor ve karambol bir yarış oluyor açıkçası. Sezon biraz Bahreyn’de, asıl olarak da Katalunya’da başlayacaktır. Şimdilik Kuala Lumpur’da görüşmek üzere..


28 Ocak 2014 Salı

2014'ün İlk Testleri - Jerez

2014'e gayrı resmi başladık bugün. 12 test gününden biri gitti bile. Sanırım son yılların, belki 10, belki 15 yılın en garip test gününü yaşadık. Çoğu takım doğru dürüst lansman bile yapmadı, birçoğu bugün sabah namazından sonra erkenden alelecele tanıtıldı. Marussia, Lotus piste çıkamadı, Lotus zaten ilk testte yok, Marussia'nın aracı da İngiltere'deki fabrikadan yola çıkmış.

Lansmanların en çok konuşulan konusu şüphesiz burunlardı, artık daha ne kadar kötü olabilir derken bugün Caterham'ın burununu gördük. Basamaklı burunlara şükretmezsen olacağı buydu işte..Burunlar konusunda söylenecek her şey söylendi sanırım, yiter diyoruz biz de.



Normalde testlerde derecelerin önemli olmadığını söylerler, bu sefer ise hiç ama hiç önemi olmayacak gibi. Hele de Jerez'de. Şu an her şey çok muallak durumda, dolayısıyla söylenecek pek bir söz yok.

Yeni araçların teknik değerlendirmeleri sağda solda dolaşıyor ama hüküm vermek kolay değil. Uzun zaman sonra ilk defa Pirelli konuşmadık, hatta 2014'de hiç Pirelli konuşmadık ama merak etmeyin yakındır. Bu arada onlar da tutucu davranacağız dedi ama sonra ses seda çıkmadı, acaba nasıl lastik yaptılar. Sezon boyunca 'aha acaba kimin motoru patlayacak' diye beklenmez, aksiyon her zaman lazım, onlar işin tuzu biberi.



Bugünlük pek malzeme çıkmadı, yine de ne oldu diye bakalım. En çok turu Ferrari attı, kaza yaparak günü noktalayan Hamilton ise lider bitirdi. Raikkonen'in tur sayısı 31, Hamilton'ın 18. Sırasıyla 3. Bottas 7, Perez 11, Vergne 15, Gutierrez 7, Vettel 3, Ericsson 1 tur atabildi. Button piste çıkamadı. Red Bull ve McLaren elektrik problemleriyle uğraşmışlar, Hamilton da ön kanattan kaynaklanan bir sebeple kaza yapmış. Yarın daha çok bilgi ve yorumla burada olacağız yüksek ihtimalle, esen kalın.

2. Gün 

Dünkü şaka gibi günün ardından gerçekten ilk test günün yaşadık. Pist üstünde tam olarak olmasa da haberler açısından hareketli bir gündü.

Boullier haberinden önce başka önemli bir transfer haberini söylemek istiyorum, eski F1 tasarımcısı Gary Anderson BBC'den autosport'a geçti. Anderson son yıllarda özellikle sezon başları başarılı tahminleriyle başa başarılı bulunuyordu ki, şu an Autosport'ta baya etkin testler için. BBC de Anderson'un boşluğunu Audi ve Motorsporları'ndan emekli olan Allan McNish'le anlaştı. Hep mühendis transferi duyacak değilsiniz ya..

Güne başlamadan Eric Boullier'nin McLaren'e yarış direktörü olarak atandığını söyleyelim, tahmin edildiği gibi takım patronu olamadı. Şu an bu direktörlerle, Ron Dennis arasında ceo denilen, yani bildiğimiz takım patronu olacak koltuk boş. Buraya en uygun isim de Ross Brawn gibi. Şu an halihazırda Jonathan Neale teknik patron, ayrıca Neil Oatley, Sam Michael, Eric Bouiller gibi isimlerden oluşan kadronun başına Brawn dışında biri sorun olabilir. Whitmarsh hakkında hala haber yok ama yüzde 99 görevinin başında olmayacak gibi.



Neyse, güne McLaren'in arka kanadındaki, daha doğrusu arka süspansiyonundaki tasarım damgasını vurdu. Eğer sistem düzgün çalışırsa hem yavaş hem de hızlı virajlarda avantaj sağlayabilir, tabii yasalsa. 2014'ün ilk ciddi tartışması bu olabilir.

Diğer konular ise motorlar oldu. Renault kullanan takımlardaki sıkıntı ve Mercedes'in en fazla tur atan motor olması. Aslında Rosberg'in attığı 97 tur göründüğü kadar iyi olmayabilir. Belki olumsuz bir bakış açısı ama bu kadar gürültüden sonra daha testlerin 2. gününde motorun sorunsuz çalışması, motorda performansa o kadar da önem verilmediğini, yani tutucu davranıldığı yorumu çıkartılabilir. Belki bu konuyu daha sonra ele alırız ama zaten motor sayısı ve yakıt tüketimi düşmüşken, yeni enerji dönüşüm sistemleri varken performansta fark oluşturmak çok zor.



Renault Red Bull ve Toro Rosso'daki problemlerin kendilerinden kaynaklandığını, Caterham'da ise daha genel problemin olduğunu söyledi. Evet zaman kaybettiler ama uzun vadede o kadar önemli bir problem olmayabilir, olayların sıcaklığıyla Mercedes iyi, Renault kötü demek pek dayanıklı değil.

Rosberg'in 97 turu dışında diğer pilotların tur sayıları birbirine yakındı, Button hem sabah hem de öğle seansını lider bitirdi. Raikkonen de dünkü liderliğin ardından bugün de ikinci bitirerek muhtemelen Vettel'le beraber Jerez ayrıldı.

Takımlardan pozitif açıklamalar gelmeye devam ediyor, bunların dışında Marussia'nın yeni aracı da Jerez'e varmış durumda.

İkinci günden de bu kadar, yarın görüşmek üzere..

3. Gün

Jerez'de perşembe günü de hareketliydi. Ricciardo'yu RBR'de, Magnussen'i McLaren'de, Frijns'ı Caterham'da görmek heyecan vericiydi, her ne kadar Ricciardo ve Frijns tur atamasa da...

Güne başlamadan Ross Brawn'ın balık tutmaktan mutlu olduğu haberleri geldi, Brawn politik konuşsa da en azından şu birkaç aylık süre içinde tatil yapacağını çıkartabiliriz.

Sabah yine Mercedes motorlu araçların ve Ferrari'yi izledik. Renault motorlu araçların problemleri devam etti ama sorunların detaylarını daha iyi öğrendik. Caterham ve Red Bull'un kendine has problemleri varmış. Toro Rosso da hiç yoktan 30 tur atmayı başarabildi. Dün Button'ın Mercedes kullanan motorlar işbirliği yapmalı açıklaması Renault için yol gösterici olabilir.

Lotus zaten Jerez'de yok, Red Bull'da tur atamadı, yine Caterham da. Bahreyn'de bu dört takım Renault için işbirliğine gidebilir, Toro Rosso zaten kardeş takım, Caterham'ın da Red Bull'la ilişkisi var, yani ortaklık zor olmayacaktır bu 4 takım arasında, bu şekilde daha hızlı çözebilirler sorunlarını. Her ne kadar bilgi paylaşımının derecesini bilmesek de böyle bir çözümün o kadar zor olmadığını söyleyebiliriz.



Piste dönersek, Sabah seansında yine Button liderdi. Öğleden sonra koltuğu devralan Magnussen seri turların ardından, diğer stintinde hızlı turlar atmayı başararak günü lider bitirdi. Bugün de 1.23'lere indi üç pilot ve takım. McLaren liderlik yanında toplam 92 tur atarak en fazla çalışan takım da oldu.

Mercedes de günün çalışkan takımlarındandı. Hamilton 62 tur attı, öğleden sonra Button 1.25'lik turunu 23.9'a kadar çekti. Bu arada turlarla ilgili lastik bilgisine şu ana kadar hiç rastlamadık. Mercedes motorlu Massa 47 tur, Hulkenberg 17 tur attı.

Ferrari her zamanki gibi testlerde en fazla tur atan iki takımdan biri. Alonso 58 tur attı, derecesi yavaş gibi görünse de öğlen hızlı tur gelmedi İspanyol'dan.

Marussia'da bugün siftah yaptı, Chilton'la en azından piste çıkabildiler. Diğer Ferrari motorlu Sauber ise Sutil'in kazasıyla günü bir saat erken bitirdi, kazaya ilişkin pek detay yok şimdilik.



Bu arada Newey ve Horner'ın İngiltere'ye döndüğü, her ihtimale karşı Ricciardo'nun Jerez'de bekletildiği yönünde haberler var, belki Red Bull için testler bitmiş olabilir, Renault için yarın altın değerinde olacak, tek umut Toro Rosso gibi artık.

Günün son detayı da McLaren'in arka süspansiyonu ve Lotus'un çatallı burnunun yasal olduğu, Mercedes ve Ferrari'nin daha sade olarak gözüken burunların da güvenlik açısından sıkıntı oluşturabileceği söylendi, belki yarın daha detaylı bilgi bulabiliriz. Son günde görüşmek üzere.

4. Gün

Ve Jerez'in son günü..





Red Bull'un testleri erken bitti, bugün öğleye doğru pıllarını pırtlarını toplayarak gittiler. Red Bull'un Renault'la en yakın çalışan takım olmasına rağmen böyle bir sorun yaşaması belki de en büyük gariplik. Her takım sorun yaşayabilir, testleri kaçırabilir fakat Renault ve RBR arasındaki ilişkiden bunu beklemiyorduk..Üzerine Lotus'un da olmaması Renault için testlerin kabusa dönmesine neden oldu, elde sadece Caterham'ın bugün attığı turlar var.

Geçen senenin analizini yaparken Red Bull'un 2013'ü garanti altına almak için sezonun ikinci yarısında biraz fazla efor sarf ettiğine dair bir teorimiz vardı, doğrulanmış olabilir. Üstelik RBR de McLaren gibi kaza testlerini normalden geç geçmiş, planın gerisinde oldukları düşünülüyor. Bundan kaynaklı bir problem yaşıyor olabilirler. Taraftarlar arasındaki Renault hakkındaki ön yargı ve RBR'nin kötü şöhreti yüzünden çok acele yorumlar yapılıyor evet RBR'un şu an bir dezavantajı var ama geri dönülemez bir noktada değiller. Ve belki de bu problemler Newey'in agresif tasarımından kaynaklanıyorsa rakipler tekrar kara kara düşünebilir. 2011'de testlerde yarış mesafesi gidemeyen MP4-26 testlerde ortalığın tozunu attıran F60'dan Avustralya'da 0.6 sn hızlıydı.

Bugüne dönersek yağmur yüzünden tur dereceleri çok aldatıcıydı, ona rağmen sabah Rosberg 91 tur atmayı başardı. Hamilton'ın 41 turuyla Mercedes toplamda 132 tur attı, Alonso 115, Magnussen de 110 tur atarak 100 barajını geçtiler.

Force India'nın genç İspanyol test pilotu Juncadella 81, Sutil 69, Kobayashi 54 tur attı. Williams'tan Massa da 86 tur attı, hem de günü lider bitirdi. Bianchi de 25 tur atarak Marussia'ya değerli veriler kazandırdı.





Turlara ilişkin veriler maalesef geçen seneki gibi yok, lastik bilgileri de. McLaren'in tur zamanlarının nispeten ciddi olduğu iki günde de en hızlı olması pek bir şey anlatmasa da ufak bir ipucu verebilir. Pek rastlanılan bir durum değil çünkü. Yine de testlerde tur zamanlarından çok pistten gözlem yapan F1 medyasının yorumları daha değerli. İşin kötüsü bu yıl Barcelona'da test yok ve Bahreyn'de kolayca şu araç hızlı virajlarda daha iyi diyebileceğiniz virajlar pek yok, belki 2. sektör.

Mercedes 4 takımla sorunsuz çalışmayı başardı. Mercedes'in bu seneki bir avantajı da bu olacak. Şampiyonluğa oynayabilecek iki güçlü takım ve iki iyi takım daha. En çok ve en farklı veriye onlar sahipler şu an, uzun maratonda ufak da olsa bir avantaj.

Ferrari ve Mercedes yine en çok tur atan takımlar oldular, McLaren de geçmişe oranla fazla tur attı bu sefer. 3 takım şimdilik öne çıktı ama tekrar tekrar söylediğimiz gibi bu daha hiçbir şey. Lotus ve Red Bull olmadan bir şeyler konuşmak anlamsız. Ayrıca bu sene gridin de yakınlaşacağını unutmayalım, o ayrı bir dava, dursun bir kenarda, sonra konuşacağız.

Derece demişken Williams'ın turları da fena değil, dün ikinci ve bugün de birinciydiler, 2013'ü erken bitirdiler, acaba bu sene nasıl iş çıkaracaklar.

Jerez'den bir şey çıkarmak anlamsız ama insan bekliyor işte. Lotus'un parasal sıkıntıları, Red Bull'un testi pas geçmesiyle geriye Ferrari, McLaren ve Mercedes kalıyor. Ferrari'nin de yine fazla mı muhazafakar eleştirilerini düşünürsek geriye biraz daha radikal ve Mercedes motorlu McLaren ve Mercedes kalıyor. Acaba ikisi baş başa kalırsa nasıl komplo teorileri okuruz, üstelik işbirliğinin de son senesi.




Sanırım Jerez'de öne çıkan gelişmelerin hepsini derledik, diyecek pek bir şey kalmadı. Jerez genelde baki kalan sezonda hoş bir seda bile bırakmayabilir, onun için bu testlerden aman aman sonuçlar çıkarmaya gerek yok.





30 Temmuz 2013 Salı

Macera Dolu Hungaroring - Macaristan GP 2013

Neden macera dolu Hungaroring ? Neden Hungaroring'i bu kadar sevmeye başladım. Eskiden burun kıvırdığım Silverstone falan neden göz bebeğim oldu. Tabii o zaman küçüktüm, Avrupa yarışlarını genelde sevmezdim, insanın çok olan şeye talebi harbiden az oluyormuş. Yıllar geçtikçe Avrupa yarışları bir bir takvimden düşerken, Asya ve Ortadoğu'dan yarışlar takvime girmeye başladı. Zaman değişti, Bernie değişmedi. Hatta Formula 1'de her şey değişti, Bernie değişmedi. Ve işler öyle bir hale geldi ki ben Macaristan'da yarış var diye sevinir oldum.

Peki Macaristan neden daha güzel görünmeye başladı gözüme ? Şöyle ki artık pist üzerinde rakibinizden daha temiz lastiğiniz varsa, DRS ile beraber öndekinin size direnme şansı kalmıyor. Macaristan hem bol virajları hem de dar yapısıyla geçişe hiç izin vermiyor. Hatta bunun sebebi daha çok pistin dar yapısıyla ilgili olabilir. Hungaroring aynı virajları ile çok daha geniş bir piste sahip olsa geç frenlemeyle herhangi bir virajı içeriden alarak öndeki rakibinizi geçebilirdiniz. Önümüzdeki yarış Spa mesela, neredeyse üç sektörü de geçişe elverişli kocaman kocaman asfaltıyla. Neyse, demem o ki Formula 1'in farklı pazarlama açılma gayretleri ve spora getirilen yeniliklerle beraber tam bir soğuk savaş mimarisini andıran Hungaroring takvimin en değişik karakterli pisti oluverdi. Pitten çıkışta trafiğe takılmamak neredeyse Monaco kadar önemli oluverdi, bu da takvimdeki diğer pistlerden farklı bir yarışa ortam sağlıyor. Pistin sözleşmesi de 2022'ye kadar uzatıldı. Bu arada Allah aşkına her Macaristan yarışında Serhan Acar'a şu pistle ilgili sorular sormayı bırakım, sevmeye bakalım.



3 haftalık aradan sonra geldiğimiz Macaristan'da etkili bir kalabalık vardı, sevmemin nedenlerinden biri de bu. Pirelli'nin kararını değiştirerek yumuşattığı lastikler harbiden işe yaradı. Aslında Hungaroring lastikleri zorlayan bir pist değil. Eğer lastikleri biraz daha zorlayan bir pist olsaydı 4 piti görebilirdik. Hem hızlı virajların çok olduğu hem de sıcaklığın yüksek olduğunda ortaya Barcelona 2013 çıkıyor. Macaristan'da ikisinden biri olmamasına rağmen aşınma oldukça yüksekti. Silverstone'da ise sıcaklık yoktu, Nürburgring'de ikisinden de biraz biraz vardı. Hava sıcaklığının 30'u, pist sıcaklığının 50'yi geçtiği yarışta herkes pistin yapısından dolayı cumartesiyi düşünürken Mercedes pazar gününü düşünüyordu. Biraz da bu yüzden pol için umutları çok yoktu ama yok da değildi. Sonuçta elinizde Hamilton varken her zaman polü düşünebiliriz, eğer Vettel'in altında RB6 veya 7 yoksa.

Antrenmanlarda oldukça iyi gözüken Ferrari aslında pek öyle değilmiş. Grosjean Almanya'da aldığı moralle hafta sonu boyunca oldukça iyi gözüktü, sıralamalardan sonra yarışın gizli favorisiydi, sahi Grosjean hala yarış kazanamadı. Pol mücadelesi yine Red Bull ve Mercedes arasında geçti. Biraz da Grosjean. Cumadan itibaren gözüken diğer nokta da McLaren'in gelişmesi idi. İlk dört takımın arkasından bu sefer gerçekten beşinciydiler. Button her ne kadar Q3'e kalamasa da McLaren Force India ve Toro Rosso'lardan kurtulmuş gözüküyor. Force India ise kaybettiği puanlara çok ağlayacak gibi, beşinciliğin kaybedilmesi yüksek olası görünüyor. Ricciardo ise yine Q3'e kalarak göz doldurdu, acaba bu adamdaki yetenek Vettel'in tek tur yeteneği kadar var mı, onu düşünmeye başladım. Ricciardo harbiden iyi mahsul, sonu Algersuari veya Buemi gibi olmamalı. Cumartesi günü diğer göze çarpanlar ; Perez'in Button'ı da geçerek Q3'e kalması ve Webber'deki bitmek bilmeyen kers problemi oldu.

loosewheelnut'dan.


Pazar günü çoğunluk Mercedes'lerin bu sıcakta lastiklerini koruyamayacağını düşünüyordu. Start sonrası dizilime göre Vettel ve Grosjean'ın, hatta genelde iyi kalkan Ferrari'siyle Alonso'nun favori olduğu söyleniyordu. Startta ilk üç değişmese de Massa ile temas yaşayan Rosberg 12.'liğe kadar düştü ve ilk tur sonunda Ham-Vet-Gro-Alo-Mas-Rai-Web-But-Ric-Per sıralaması oluştu. Öndeki üçlü tempoyu belirlerken Ferrari özellikle ilk stintte geride kaldı. Anlaşılan o ki Ferrari hem sıralamalarda hem yarışta hızından birer parça kaybetmiş. Sıralama ve yarış hızında gelişen takım ise McLaren olmuş. Takımın problemi bulduğu ve korelasyon sorunlarını hallettiği söylendi. Yine de McLaren öndeki dörtlü bir sorun yaşamadığı taktirde ilk sekizi kapattığı için ancak 9 ve 10. sıra için mücadele edebiliyor. Button 2 pit taktiği ve Rosberg'in sorun yaşamasıyla 9'dan 7.'liğe çıktı, Perez de yine patlayan Mercedes motoruyla 9. sırayı kaptı. Maldonado da Williams'ın ilk puanını. Sezonun en iyi yarışı çıkardı Venezüellalı. Hungaroring'de bir aracın arkasına takıldığında yaptığınız tur dereceleri çok anlamsız hale geliyor, bu yüzden yazıda sayısal değerleri pek fazla göremeyeceksiniz.

Yarışın kaderini belirleyen de trafik oldu zaten. İlk pitlerden sonra Button'ın arkasında dönen ve ertesi turda hemen onu geçen Hamilton'ın aksine yaklaşık 15 tur Button'ın arkasında kalan Vettel galibiyet şansını kaçırmış oldu. Aynı şekilde Grosjean da. Sadece Button da değil pitlerin çıkışında iki kere üstelik aynı yerde Webber'i geçen Hamilton Macaristan'da 7'de 4 yapmayı başardı. Geçen seneki gibi sessiz sedasız yarışı iyi götüren Raikkonen Vettel'in önünde finiş görerek 3 puan fark kapattı. Webber'in yarış içinde 3 pite dönmesi de garip oldu, biraz daha cesur davranıp 2.'liği alabilirdi takım. Massa da öndeki rakibini geçmeye çalışırken Raikkonen'e geçildiğini gördük, bir de anladığımız kadarıyla Button'a pitlerde kaybetti. Perez de Rosberg ve Massa ile Maldonado'nun arkasına takılmasından dolayı mücadele edemedi, galiba. Bu arada Grosjean'a verilen iki ceza da çok ağır geldi sanki, hadi Massa'yı geçişi kuralla uygun olsa da Button'la temasındaki ceza ağır oldu, en azından puan kaybetmedi. Lotus Grosjean'ın yükselen formuyla takımlarda ikinciliğe aday oldu. Sanırım Massa'nın 2014 koltuğu için takımlar şampiyonasına yaptığı katkı önemli olacak, zaten rakiplerinden puan çalabilirse sadece takımına değil Alonso'ya da yardım etmiş olacak.



Artık yaz arası sezonun son kısmına değil, sezonun ikinci kısmına hazırlık anlamına geliyor. 10 yarış geçti, daha 9 yarış var. Vettel'den Hamilton'a 50 puan içinde dört pilotun şampiyonluk savaşı, takımlarda da Mercedes, Lotus ve Ferrari'nin ikincilik savaşı olacak. Peki Mercedes ve Hamilton mücadeleye gerçekten dahil olabilecek mi ? Net bir cevap vermek zor tabii ki fakat Mercedes'in Katalunya'da yaşadığını bir daha yaşaması zor. Sıradaki yarışlardan Spa, Kore ve Hindistan'da genelde serin havalar oluyor. Monza'da da lastikler pek zorlanmıyor. Diğer yarışlar ise ya sıcak hava veya nemin ya da hızlı virajların olduğu pistler. Özellikle Nürburgring'deki aşınmaya yakın sonuçlar görebiliriz, Almanya'daki aşınması seviyesinin de Çin, Bahreyn veya İspanya'daki kadar yüksek olmadığını da unutmamak gerek. Açıkçası en olası tablo Mercedes'in ciddi manada şampiyonluğa dahil olamasa dahi tek tur hızıyla Lotus ve Ferrari'nin yoluna taş koyması. Yani bu lastik aşınmasıyla Mercedes yarış kazanamasa dahi yarışları 3-4-5 civarında bitirerek ortalığı karıştırabilir. Şampiyonluk yarışı için birçok şey söylenebilir şu an ama Vettel'i durdurmak için tek turda fena olmayan Lotus ve Raikkonen daha ön planda gibi. Özellikle Raikkonen tek turda kendi limitlerini aşmalı, aynı şekilde Alonso da. Çünkü Vettel'i yenmek için ekstra bir şeyler lazım gözüküyor, aksi taktirde bu adam 26 yaşında 4. şampiyonluğuna ulaşabilir. Sezonun son kısmına girmeden puan farkı 50 puan civarına çıkarsa Pirelli de daha agresif davranacaktır, bu da şampiyonayı dolaylı değil derinden etkileyebilir. Hepimize iyi tatiller o zaman.






29 Mayıs 2013 Çarşamba

Şehir İçinde Yarış - 2013 Monaco GP


  • Monaco'da Ferrari 2001, Williams 2003 ve McLaren 2008 yılından beri yarış kazanamıyorlar.
  • Nico Rosberg yarışı kazanarak Monaco'yu kazanan ilk baba-oğul olma ünvanını kazandırdı Rosberg ailesine. Nico sevgilisiyle mutlu olsa da şu an bir bebek düşünmüyor.


" İki gümüş ok bekliyorsunuz ama seyahat halindeki iki otobüstüler "

Her sene biraz da zenginlere gıcık olarak izlediğimiz Monaco bu sene hem ilginç geçti hem de o kadar da ilginç geçmedi. Yukarıda Vettel bizim yerimize yarışın özetini yapıverdi aslında. Ona gelmeden önce Rosberg'in müthiş hafta sonuna değinmezsek büyük ayıp olur. Üç Antrenman turunda da lider olup, pol, yarış ve bütün turlarda lider gitmeyi başaran bir pilot olmuş mudur diye düşündüğüm zamanlar olmuştu, yapsa yapsa Vettel yapmış olabilir yakın zamanda. Gerçi Rosberg yarışta en hızlı turu atamadı, en hızlı turla beraber yukarıda saydıklarımızı aynı yarışta başaran pilot olmuş mudur veya buna bir isim veriliyor mu bilemiyorum.



Yarış ayarlarının minimuma, sıralama ayarların maksimuma çıktığı Monte Carlo caddelerinde beklendiği gibi griler ve lacivertler öne çıktı. İlk iki yarışta olduğu gibi değişken hava şartları da bu iki takıma yardım etmiş olabilir. Gridin gayrıresmi en hızlı lastik ısıtan takımları bunlar. Webber ile Raikkonen'in arasındaki 0.6 sn'lik devasa farkın nedeni de lastik ısıtma olabilir. Yine de yarış hızları iyi olan Lotus ve Ferrari daha rahat sıralama ayarı yapabilirlerdi kağıt üstünde. Asıl şaşırtıcı yarış hızlarıydı. Oraya geleceğiz. McLaren'in iki pilotla Q3'e kaldığı sıralama turlarına Massa ilginç! kazasından ötürü katılamadı. Button'ı yine geçen Perez'in yükselişi devam etti. Sutil ve Vergne'in takım arkadaşlarını geçmesi ise diğer ayrıntılar olarak kaldı Monaco sokaklarında.



Yarışa gelirsek ; aşağıdaki tabloda gördüğümüz gibi Mercedes'in gridin en hızlısı olması gerekirken, toplu bir tren oluşturdu. Mercedes'in taktik yaptığı de ileri sürülebilir. Önü açık olan Rosberg, önü açık olan 16 kapı numaralı Maldonado'dan 1 sn'den fazla yavaşsa durup düşünmek gerek, hele 021 numara Van der Garde'den yavaş turlar atıyorsa diyecek pek bir şey kalmıyor. Mercedes'in bu yarış hızıyla ve kaynaklarını 2014 aracına aktardığını düşündüğümüzde bu seneki tek galibiyetleri Monaco olabilir, eh beklentilerin çok düşük olduğu bir sezon için Mercedes şimdiden yeterli başarıyı kazandı. W04'ü Travego'ya benzeten Vettel ise Rosberg'e pek yaklaşamadı. Mercedes için güvenlik aracı periyotları, kırmızı bayrak vs. her şey yolunda gitti. Red Bull 2-3 olarak cepleri dolu olarak Montreal'e doğru yol aldı.



Baktı kimse kimseyi geçemeyecek, herkes öndeki ile mesafe koymaya başladı. O andan itibaren oldukça sıkıcı bir taktik savaşı başladı. Monaco'nun ihtişamı, ıvırı zıvırı pazar günü İngiltere saatiyle 13.10'a kadar sürüyor, sonra sıkıcı yarışın eğlenceli hale gelmesi için için dua etmeye başlıyorsunuz ve dualarınız maalesef kazalarla cevap buluyor. Pitlerden önce Kimi ve Alonso'nun yavaşlamasını taktiksel zannetmiştik ki, kazın ayın ayağı pek öyle değilmiş. Lotus ve Ferrari oldukça enterasan bir şekilde yarışta yavaş kaldılar. Muhtemelen yarış hızında en hızlı olan Force India, Sutil'in muhteşem ataklarıyla coştu. Nostaljinin keyfi başkadır, bilirim ama Sutil ve Perez'in yaptıkları DRS katkılı olsa da son 10-15 yılın en güzel Monaco ataklarıydı. 2006 da baya hareketli geçmişti yanlış hatırlamıyorsam. Üstelik gridin birbirine yakın olmasından dolayı DRS'nin de pek bir etkisi olmadı bu güzel ataklara. Perez Raikkonen'i de geçseydi Monaco'da üç dünya şampiyonunu geçme gibi enterasan bir rekora sahip olabilirdi. Ya da Loews'de -hani şu ünlü U viraj- gridin en çakal -yani kurt- iki pilotunu geçmek muhtemelen bir daha yaşanmayacak. Alonso zon zamanların en kötü yarışını geçirdi kendi adına. Arkadan çarpmasına rağmen 8'de 5 kusurla olan Perez'e Raikkonen'in sert cevabı da pek yakışık almadı, Raikkonen'in bu kadar sinirlenmesi normal değil, gerçekten şampiyonluğu istiyor olmalı. Bu yarışa dair Sutil, Perez ve Raikkonen'in geçişleri uzun yıllar boyunca unutulmayacak.



Belki de yarıştan daha önemli olan yeni gate'imiz tyre-gate ile bir şeyler söylemek gerekirse, Pirelli'nin arka lastiklerinin sıcaklığını düşürecek düzeltmeler yapacağız demesi belki de Mercedes'le yaptığı testten bile büyük skandal. Mercedes'in sorununun ya da sorunlarından birinin bu fazla ısınma olduğu düşünülüyor zaten. Kanada'ya kadar muhtemelen bu konu konuşulacak ve Mercedes'in bu testlerden ne kadar yararlandığı daha net belli olacak. Monaco hızlarına bakılırsa taraftar gözüyle görülebilecek bir değişikliğin olmadığı. Yine de insana bu test hala şaka gibi geliyor.

Normalde blogda bu kadar hareket olmaz, Monaco'ya özel.


Monaco'ya özel olarak bu ihtişamlı yarış için diğer serilerle ilgili bir şeyler karalayalım dedik. Her Monaco perşembesinde sorulan antrenmanların niye cuma yapılmadığı sorusunun cevabı trafik değil sanırım. Çünkü cuma günü GP2'nin ilk yarışı vardı. Formula Renault 3.5 da Monaco'ya özel Formula 1'in peşine takıldı, bu hafta sonu farklı olarak GP3 serisi yapılmadı.






GP2


Monaco'da alt serilerde yoğunluktan dolayı iki grup halinde yapılıyor, grid de Grup A-1, Grup B-1, Grup A-2, Grup B-2.. diye diziliyor. Arden iki pilotuyla da iki grupta da lider olmayı başardı sıralamalarda. Cuma günkü ilk yarışta kaza ise haftaya damgasını vurdu, birden fazla noktadan alevlenen kaza yarışı durdurdu. Sam Bird ilk yarışı kazanırken, ikinci yarışı S. Coletti kazandı. Seride en merak isim olan Frijns grubunda 13 kişiden 5. oldu, yarışlarda puan alamadı. Bu arada ilk yarıştaki kazadan sonra J. Cecotto hafta sonundan ihraç edildi. Verdiğimiz ansiklopedik bilgilerin yanında alt serilerle ilgili gerçekten bilgi sahibi olmak isteyenler şu bloga baksınlar mutlaka.





Formula Renault 3.5

Açıkçası çıkardığı pilotlar ve şuanki kadrosuyla beni GP2'den daha fazla heyecanlandıran bir Formula Renault 3.5 var. İlk akla gelen pilotlar McLaren programındaki Kevin Magnussen, Stoffel Vandoorne ve Red Bull'un himayesinde Antonio Felix Da Costa. Magnussesn kendi grubunda ikinci, Vandoorne ve Da Costa gruplarında üçüncü ve dördüncü oldular. Hemen arkalarından ise gelecek senelerde Sochi'de görebileceğimiz Mikhail Aleshin geliyor beşinci olarak. Polü alan Nico Muller yarışı da kazandı, ardından Sorensen, Jaafar, Magnussen, Da Costa, Carlos Sainz Jr, Stevens ve Aleshin geldi. Formula Renault 3.5 her yarış hafta sonu 1 yarış düzenliyor Renault Dünya Serisi kapsamında. Ahanda sitesi burada. Sıradaki yarış Spa'da, Vandoorne evinde kendini göstermeli, McLaren programında da Red Bull gibi sert bir savaş devam ediyor.




Porsche Supercup

Burun kıvırdığımız Porsche Supercup serisini de Sebastian'lar sayesinde öğrendik. S. Ogier Loeb'den 0.2 sn daha hızlı bir tur atarak 14. cepten kalktı ve yarışı da 13. bitirdi. Loeb ise başladı yerde bitirdi ; 16. Sean Edwards hem polü hem yarışı kazanarak şampiyona liderliğini sürdürdü, serinin sayfası da bu.



15 Mayıs 2013 Çarşamba

Çok Aşınıyorsun Diyorlar - 2013 İspanya GP

- Birkaç istatistik hazırlayalım derken, şu anki ismiyle yarışan takımlardan sadece Red Bull, Ferrari ve McLaren'in duble yaptıklarını farkettik. Red Bull en son Kore 2012'de duble yaparken Ferrari olaylı Almanya 2010, McLaren de Kanada 2010'da en son dublelerini yaptı.

- İlk beş yarışta yavaş kalan McLaren, -herhalde galiba sanırsam- iki pilotuyla da bütün yarışlarda klasmana girebilen tek takım.

- Circuit de Catalunya tarihinde yarışa ilk iki sırada başlayıp 6. ve 12. bitiren ilk takımın Mercedes olma ihtimali çok yüksek.


Hafta sonu yine Pirelli'nin konuşulduğu bir haftayı geride bıraktık. Bir markanın bu şekilde ve gereğinden çok fazla konuşulması markaya olumsuz etkileri olup olmaması pazarlamacılar için harika bir araştırma konuşması olabilir. Pirelli de dayanamayıp lastikleri değiştireceğini söyledi. Hembery sürekli direk veya dolaylı olarak Red Bull'u işaret ediyor. McLaren'in kendiyle uğraştığı, Mercedes'in de muhtemelen işine gelecek bu değişime Lotus ve Ferrari karşı çıkıyor. 10 yıl önce biri başka bir takım kuralların değişmesi için baskı yapacak ve Ferrari savunmasız veya edilgen durumda kalacak deselerdi sanırım çoğumuz inanmazdık. Zaman her şeyi olduğu gibi Formula 1'i de değiştiriyor.

Cuma gününden hızlı olacağını hissettiren Ferrari cumartesi şaşırtsa da pazar şaşırtmadı. Cumartesi ise çok hızlı olan Mercedes ise iki gün de seyircileri şaşırtmayı başardı. Mercedes'in lastik aşınması 'aşırı'. Hatta kelime bile bulamıyoruz. İlk çizgiyi kapatıp yarışı 6. ve 12 bitirmeye karşılık gelen bir kelime yok. Akla ister istemez Mercedes'in ayarları geliyor. Herhalde sıralama hızından en az taviz veren takım Mercedes. Gridin orta ve arka kısmına bakalım biraz da ; Di Resta Sutil'i cumartesi yine geçmeyi başardı ama Sutil'in hala zamana ihtiyacı var. Vergne antrenmanlarda hızlı olduğu Ricciardo'dan bu sefer de az farkla da olsa yavaş kaldı. Bottas ise parıldamasa da parıldıyor. Maldonado'yu tek turda geçmek kesinlikle iyiye işaret. Arkanın lideri Van der Garde olurken Bianchi yine Chilton'ı geçmeyi başardı. Pic de kendini son sırada buldu. Takım arkadaşını sıralamalarda bütün yarışlarda geçen Bianchi ile Hulkenberg kaldı. Ricciardo Avustralya hariç Vergne'i tüm yarışlarda mağlup etti. Erken erken diyoruz da, seneye Ricciardo'nun RBR'ye, bu hafta sonu GP2'de 1. ve 2.'lik elde eden Frijns'in Toro Rosso'ya geçmesi kimseyi şaşırtmaz ya da Ricciardo ve Frijns ikilisiyle yola devam edilebilir İtalyan takım. Unutmadan Frijns Sauber'in yedek pilotu, RBR ile bağlantıları var, lafları da var.





Yarış Mercedes'lerin savunması ile başladı. Yarışın başındaki tablo Mercedes'lerin yavaş kaldığı ve bu sayede Alonso, Vettel ve Raikkonen'in birbirine iyicene yaklaşıp eğlenceli bir yarış vaat ediyordu. Ne var ki, Red Bull'un hızı yeterli değildi, Lotus da 3 piti yarışa bölerken çok kararlı değildi sanki. Yarış içinde kararlarını değiştirmiş olabilirler Ferrari'nin hızına karşılık. Orta sıralarda ise Perez bir ara 6.'lık için güçlü konumdayken 4 pitle yarışı Button'ın arkasında 9. sırada bitirdi. Yine de Q3'e kalması, iyi startıyla bu yarış biraz daha iyi gözüktü. Monaco sıralamaları ilginç olacak. Di Resta formunu korurken Gutierrez üstündeki ölü toprağını attı. Ricciardo ise yarıştaki son puanları cebe indirdi.



Evet, yarış da üstteki paragraf gibi biraz yavan oldu. Lastikleri yine güncellemelerden fazla konuştuğumuz bir yarışı geride bıraktık. Aslında 2011'de de buna benzer bir yarış olmuştu, Vettel ve Hamilton 4'er pit yaparak çok zevkli bir yarış izletmişti. O yarışın çıkan tv reytingleri istenilen hedefe ulaşıldığını müjdeliyordu. İnsanlar 2010'un aksine ilk pitlerden sonra kanal değiştirip sadece finişi izlememiş, reytingler yarışın başından beri korunmuş, hatta artmıştı. O yarış pek iyi beceremese de Vettel 2011'de ilk stintte farkı genelde açar, bütün yarışta onun ekmeğini yerdi. Zaten hep dediğimiz gibi -2011'den beri- öndeki araç ilk stintte farkı açamadıysa arkadaki araçtan ya yavaştır ya da eşit hıza sahiptir yarış için. Red Bull bu yıl ilk çizgiyi alamıyor ve trafikte kalarak yarış hızında kendinden biraz daha iyi olan Lotus ve Ferrari arasında kalıyor. 2011'de de yüksek df'li araç yüksek bozunmaya sahipti.  Bu lastiklerin esprisi de bu ama Pirelli bu sefer kantarın topuzu kaçırdı gibi. Red Bull'un eleştirisi bu noktada haklı, elindeki hızlı aracı kullanamayan her takım böyle tepki gösterirdi. Ayrıca patlayan lastikler de Pirelli'yi bu karara itmede yardımcı olabilir.



Felipe Massa

Yazının içinde birkaç cümle ile değinmeyelim dedik. Massa cumartesi Alonso'dan sadece 0.001 sn yavaş kaldı. Webber'i engellediği için 3 sıra ceza alsa da pazar günü oldukça iyiydi. Puan tablosunda Vettel 89 puanla liderken, Alonso 72 ve Massa 45 puanda. Asıl soruya gelelim; Massa yarış kazanabilecek mi ? Şu anki tabloda zor gözükmüyor, peki Ferrari buna izin verir mi ? Büyük ihtimalle izin verecektir, hem Ferrari'nin Vettel'le 17 puanı kapatmak için rekabetçi bir aracı var hem de Massa'nın şampiyonluk şansı bitmedi. Olaylar 2010'dan çok farklı yani. Massa ve Alonso arasındaki puan farkının sabit kaldığını varsayarsak ya da Vettel ile Alonso'nun, takım Massa öndeyken yaz arasına kadar bir emir vermez. Formula 1'i izleyen zengini fakiri, genci yaşlısı, Malatyalı'sı Elazığlı'sı unutması mümkün olmayan 2008 Brezilya yarışından beri galibiyet alamayan bu adamın artık bir yarış kazanmasını istiyor. Kimbilir bir yarıştan sonra arkası da gelebilir..

Aşağıdaki resimler de kıymetlimiss'in resimleri, normalde çıktısını almam, bu sefer bir çılgınlık yapayım dedim. Hayatımda aldığım en güzel çıktılardı muhtemelen...







15 Nisan 2013 Pazartesi

Bakın Beyler - 2013 Çin GP

Pirelli Formula 1'e adım atışından bu yana her hafta tartışıldı galiba fakat Çin 2013 artık bu tartışmaların tavan yaptığı yer oldu. Bu işin cıvığı geçen sene çıkmıştı aslında, o zaman 'fantastik yarışlar' diyerek kamuoyu ikna edilmeye çalışıldı. Şahsen bu sene de kim nerede hızlı akıl sıra erdiremiyorum, düşünüyorum düşünüyorum yok. Ahmet Çakar'ın çıkıp '' Bakın beyler, geçen sene 20 polün 16'sını, son 10 yarışta hepsini alan Red Bull ve McLaren, Çin'de pol mücadelesine bile girmedi, lastik sakladı. Burnuma kötü kokular geliyor, haksız mıyım Ziya Abi..'' demesini bekler hale geldim. Son 10 yılda Formula 1'in aerodinami yarışmasına döndüğü tartışmaları olurdu, 2011'de de böyle oldu, geçen sene hem aero hem lastik şampiyonası oldu, bu sene ise Aerodinamik bile Allah'a emanet ! Yine de 2010 veya ondan önceki senelerde olduğu gibi sıkıcı yarışlar yerine bol pitli yarışları her türlü tercih ederim fakat bu kadar bilinmezlik de kesinlikle normal değil. Ara sıra sıkıştırdığım yakıt ikmali meselesi belki gündeme gelebilir, yakıt ikmalli ve Bridgestone kadar sağlam, Pirelli kadar yumuşak olmayan çözüm şu an en büyük hayalim.



Cuma ve cumartesi günkü Mercedes ve Ferrari hakimiyeti sıralamalarda da devam etti. Bu sefer Q2'den itibaren onlara Raikkonen de katıldı. Cuma günkü antrenmanlarda Ferrari'nin yumuşak lastiklerdeki iyi turları ve Webber ile Button'ın fena olmayan seri turları vardı. Sıralamalarda, Hamilton üçüncü kez takım arkadaşını geçerken, Alonso da bu sezon ilk defa Massa'yı geçti. Sıralama turları yapılırken bile herkesin aklında yarınki lastik stratejileri vardı. Q3'de zaman 0.00'ı gösterdiğinde ortada tur derecesi falan yoktu. Çin gibi soğuk ve lastikleri Malezya kadar zorlamayan bir pistte bile bunlar yaşanılıyorsa, 1 ay sonraki Katalunya yarışında neler olur şimdiden büyük merak konusu.



Kimi Raikkonen geldiğinden bu yana öyle böyle Grosjean'dan hızlı olmayı başardı ve geçen sene sonunda büyük üstünlük kurdu Fransız'a. Bu yarış ise gerçekten Grosjean'dan 'Sen bi kenara çekil' dercesine hızlıydı. Lakin Grosjean'ın şasi kaynaklı gibi gözüken sorunlarını unutmak büyük hata olur. Ordan neler çıkacak, merak içerisindeyim. Diğer yandan Alonso da Ferrari'deki dördüncü yılında muhtemelen Monza 2010'dan bu yana en optimum araca bu yarışta sahipti. Birazdan göreceğiniz tur derecelerinde olduğu gibi araç yarışta özellikle ikinci pit sonrası üçüncü stintte resmen uçuyordu. Takım arkadaşına üstünlük kuran başka bir pilot da Ricciardo'ydu, RBR koltuğu için Vergne'i 'yok etmeye' çalışan Ric'in amacına ulaşması pek kimseyi şaşırtmayacaktır. Geçen seneki sıralama üstünlüğünü koruması bile yeterli olabilir.



Yarışa gelirsek, tahmin edildiği gibi karışık başlayan yarışta Mercedes'lerin yumuşak lastikle döküldüğünü gördük. Hamilton Ferrari'lere direnemezken, Rosberg de Grosjean ve diğerlerine geçildi.  Red Bull ise yine akıllıca bir taktikle Webber'e daha ikinci turda pit yaptırırken, hafta sonunun 'lanet' lastiğinden kurtuldu. Pite erken gelenler kurtuldu ve doğal olarak yarışa sert lastikle başlayanların ortasına düştüler. Çin'in de doğal trafiği başlamıştı. Alonso'dan bir tur geç pite gelen Massa'nın sorunu ise kendisinin dediği gibi ayarlardna kaynaklı fazla aşınmaydı, diğer türlü Massa en azından podyum için savaşabilirdi. İşler normalleştikçe Hulkenberg, Vettel ve Button'ın karmaşadan yararlanabileceği sonucu çıktı.


Hafta sonunun en güzel anı ; Jenson Q3'e kalan Ric'e şaşırıyor


Button'ın özellikle ilk pitini çok erken yapan Vettel ve Hulkenberg'den sonra çok önemli bir avantaj kazandı. Alonso'ya geçildiğinde bile eğer hızı ilk stintteki veya Malezya'daki gibi Ferrari ile eş olsaydı yarış kazanacak konuma kadar gelmişti. Yarışa sekizinci başlamasına rağmen 2. pitleri Alonso ile beraber yaptılar. Yani yarışı kazanması en muhtemel pilotla durumu eşitlemişti. Ne olduysa pitlerden sonra oldu ve Button, Alonso'dan tur başına en az 1 sn. yemeye başladı. Pit çıkışından sonraki 4 turda İngiliz 5.1 sn fark yedi. Tur derecelerine bakılırsa, Alonso üçüncü stintte resmen ortalığı dağıtmış. Sadece Button'dan değil, Raikkonen ve Hamilton'dan da hızlıymış. Red Bull'da Alonso ile mücadele edebileceğini düşünürken gözünü podyuma dikti yarış ilerledikçe. Bu arada hesapların çok ince olduğu bilinmesine rağmen Red Bull Vettel'i çok geç pite çağırdı konusunda hemfikiriz sanki. Hamilton'ın sezon ilerledikçe şampiyonluk yarışına katılması büyük soru işareti ama şimdiden 40 puanı aldı. Ortalığı karıştırmaya devam edecektir. Cumartesi günü en yüksek ikinci hıza ulaşıp pol pozisyonunu kazanması da görülmesi kolay şeylerden biri değil kesinlikle. Marussia'larin da düzlük hızında McLaren, Red Bull ve Raikkonen'den daha iyi olması ufak bir ayrıntı olarak kalsın bir kenarda.

Alo, Rai ve Ham'ın 25. turdan itibaren tur dereceleri


Pilot bazında Webber'in güzelim seri turları ve Q1 performansı da yapılan skandal hatalarla heba oldu. Grosjean'ı beklemeye aldık, Hulkenberg yine ilk stintte parladı, sonra normale döndü. Sauber aracı bu sene biraz garip. Sessiz Di Resta Sutil'in yarış dışı kaldığı bir zamanda 8 puan alarak görünmeyen bir avantaj kazandı. Perez ise yine fena sürmedi aslında, takım Button'ın aksine sert-yumuşak-sert taktiğini uyguladı Meksikalı'ya. Q2'de son sektördeki muhtemel hatası ise Q3'e mal oldu. Özetle kötü sürmüyor ama özel de bir şey yapmıyor. Aracın kötü olduğu bir zamanda da agresiflikten kaçınıyor. Button'a dönersek, İngiliz takım liderliğini üstlenmiş durumda. Kendinden hızlı birkaç aracı geçip çok zorlanmadan Q3'e kalıyor ve lastiklere nazik davranmaya çalışıyor. Şimdiye kadar şampiyon gibi sürdü fakat bir kademe daha agresif olması lazım. Williams ise yine rekabetçi değildi ve Bottas Maldonado'yu geçmeyi başardı yarışta. Yine de Pastor sıralamada net bir fark attı çaylağa (0.5 sn).  Bianchi ise bildiğimiz gibi. Pic sıralamalarda Chilton'a geçilse bile yarışta geçmeyi başardı 2 numaralı Marussia'yı. Van der Garde de hem yarışta hem sıralamada sonuncu oldu.



Bir hafta sonraki Bahreyn önceki iki yarış kadar df istemese de yüksek sıcaklıkla yine lastikleri parçalayacaktır. N.Ş.A.'da çekişi iyi olan aracın biraz daha avantajlı olabildiği bu pistte muhtemelen kimse çekiş mekiş konuşmayacaktır. McLaren hariç büyük takımların kazanmasına açık olacağı bir yarış daha izleyeceğiz.