Lewis Hamilton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lewis Hamilton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2014 Cumartesi

Bir Garip Şampiyonluk Hikayesi

2014 sezonu Rosberg ile Hamilton arasında ateşi düşük bir Prost-Senna sezonu oldu. Her şeyden önce Mercedes'in bu mücadeleye izin vermesi takdire şayandı. Belki de Formula 1 tarihinin en şeffaf mücadelesini izledik.




Şeffaflık mı dediniz ?...






























Derinlemesine baktığımızda Mercedes de şütten çıkmış ak kaşık değil ama Formula 1'in yıllardır süregelen takım içi rekabetleri ortamında oldukça temiz iş çıkardı takım. Önce Mercedes'in bu tutumunundan başlayarak Rosberg ve Hamilton çekişmesini inceleyim dedik.

2 sene önce Mercedes'in Yönetim Kurulu'nda ayrılalım sesleri yükselirken Hamilton için Alman takım o kadar da ciddi bir aday değildi. Hele o zaman Sauber'le mücadele eden, hatta Sauber'den de yavaş kalıp İsviçreli takımın beceriksizlikleriyle şampiyonada beşinci olabilen takımdan bahsediyoruz. Lauda'nın da sık sık söylediği gibi 2012 Singapur GP'de yaşananların Hamilton gibi duygusal bir pilotun aklını çelmekte önemli etkisi oldu. Hamilton muhtemelen F1'in en çok kazananı ünvanıyla Mercedes'e 3 yıllık imza atmıştı. Takım 2014'teki kural değişikliklerine önemli mesai ve para harcıyor, ayrıca projeye gridin en hızlı pilotunu katarak ne kadar ciddi olduklarını gösteriyordu.
2014'te beklenen olup Mercedes en hızlı araçla sezona başladı.

Takımın diğer pilotu Rosberg ise 2013'te Hamilton'ı beklenenden fazla zorlasa da tahminler Hamilton'ın 2014'te takıma ve araca daha fazla alışmasıyla Rosberg'i daha rahat şekilde mağlup edeceği yönündeydi. İlk beş yarışta da tahminler yanılmadı, Hamilton Avustralya'da yarış dışı kalsa da diğer 4 yarışın hepsini kazanarak en güçlüyüm mesajını vermişti, zaten altıncı yarış Monaco'dan önce de hızlıysam belirgin şekilde hızlı olmalıyım diyordu.





Her şeyin başladığı yarış


























Monaco'daki meşhur olaydan önce Hamilton'ın sıralamalardaki üstünlüğü 4-1'di. İngiliz pilot 2013'te de daha ilk yılı olmasına rağmen Rosberg'i sıralamarda mağlup etmeyi başarmıştı. Rosberg Monaco'daki şaibeli hareketinden sonra cumartesi günleri uçuşa geçti. Çok gergin geçen Monta Carlo yarışından sonra Kanada'da Hamilton'ın Rosberg'i öyle bir mağlup edecek ki, Rosberg Monaco'da yaptığı hareketten pişman olacak olacak diye düşünüyorduk. Çünkü burası Hamilton'ın en güçlü olduğu ve her zaman takım arkadaşlarını geçtiği bir pistti. Üstelik Lewis çok sinirliydi ve doğal olarak hırslıydı.

Finlandiya Almanya ortak yapımı Rosberg sakin kalmak için daha iyi genlere sahip olamazdı herhalde. Gilles Villeneuve pistinde herkesi şaşırtarak Hamilton'ı sıralamada geçerek pazar günü de önde olmanın avantajıyla fren problemiyle daha kolay baş edebildi ve 18 puan alarak şampiyonada önemli puan farkı açtı.

Mercedes'in Hamilton'a onca para verdikten sonra İngiliz pilota odaklanmamasının bir nedeni de Rosberg'in iki sene de Hamilton'a oldukça yakın olmasıydı. Tabi Alman olması da önemli bir avantajdı. Zaten yüksek performansından sonra daha iyi paraya sözleşmesini uzattı.

Alman takım sezon boyunca yüksek gerilimde geçen takım içi rekabetle beraber önemli bir marketing fırsatı da buldu. Son günlerde VW grubunun F1 ile ilgili haberlerinin artmasında Mercedes'in 2014'te sürekli gündemde olmasının etkisi konuşuluyor. 2014 sezonu boyunca Mercedes ve Mercedes motoru konuşuldu. Takım çok güçlü bir motor yapmış olsa da sezonun çoğunda takım içi rekabet konuşuldu. Zaten güçlü bir motorın teknik ayrıntılarından ziyade birbirlerine girmiş iki takım arkadaşının haberi medya için de çok daha çekici. Ayrıca takım iki pilottan birine odaklansa hem F1 hem de Mercedes prestij kaybına uğrayabilirdi. Zaten motor sesinden dolayı taraftar kaybeden F1, Mercedes böyle bir şeyi tercih etseydi bu kaybı daha da artabilirdi. O yüzden büyük bir teşekkür borçluyuz Mercedes yönetimine.




























Piste dönersek bugüne kadar nedense kimsenin dikkat etmediği bir noktaya değinmek istiyoruz; Rosberg'in startları. Alman pilot ilk polü Bahreyn'den son polü Abu Dhabi'ye kadar startlarda çok zorlandı. Rosberg'in 1, Hamilton'ın 2 kalktığı yarışların 8 yarıştan üçünde Hamilton daha startta geçmeyi başardı Rosberg'i. Diğer 2'si start finiş düzlüğü kısa olan Monaco ve Kanadaydı, diğeri de yağmurda başlayan Japonya. Yani Rosberg 8 yarıştan sadece 2'sinde Hamilton'ı gerçek manada arkasında tutabilmiş, o da Amerika ve Brezilya. Üstelik Hamilton da kariyerinin başından beri kendi yapısına ters olarak startlarda biraz tutucu davranmış pilot, en azından bir Massa değil. Rosberg'in Webber kadar olmasa da start sorunu olduğu kesin.

Hamilton'ın Rosberg'i mağlup ederken en büyük kozu şaşırtıcı şekilde yarış hızı oldu bu yıl. İngiliz pilotun özellikle Japonya ve Brezilya'daki performansı çok şaşırtıcıydı. İki yarışta da bariz şekilde hızlıydı. Japonya'daki yağmurdan kaynaklandı desek bile Brezilya'da 7 sn geriye düşüp farkı kapatıp Rosberg'i zorlaması etkileyiciydi. Aynı araçla, aynı lastiklerle modern F1'de bu denli farkı doğal hızınızla kapatmanız çok ama çok zor. Belki de nedeni Hamilton'ın bazen konuşulan yakıt konusunda bir farklılık oluşturmasıydı. Veya başka bir şey. Öyle ya da böyle Hamilton'ın pazar günleri belirgin şekilde daha hızlı olması şampiyonluğu getirdiği kesin.

Prost-Senna, Alonso-Hamilton ve en son da Rosberg-Hamilton hikayelerinin en bilindik ve en ortak yani birinin doğal olarak hızlı, diğerinin de doğal olarak çalışkan olmasıydı. Biri doğal yeteneğiyle cumartesi günleri daha hızlı olur, diğeri de pazar günü zekasıyla veya kurnazlığıyla bu farkı kapatırdı. 2014'e de öyle başladık. Lakin Rosberg'in sıralama performansı, Hamilton'ın da yarış performansı bütün ezberleri bozdu. 2014'ün pilotlar bazında en önemli gelişmesi buydu.

Peki bu sezona daha geniş bir açıdan bakarsak ne olur. Açıkçası ilk yarıştan sonra eğer Rosberg ve Hamilton arasında çekişme olmazsa izlenmesi zor bir sezon olacağını kestirmek zor değildi. Bu yüzden artan her gerginlikte için için değil, göstere göstere sevindim. Yine de Rosberg-Hamilton'dan 1976, 1989 veya 2007'de çıktığı gibi bir hikaye çıkmadı. Hele de o kadar gerginlikten sonra şampiyon olan takım arkadaşını tebrik eden Rosberg bütün sezonun gerginliğine gölge düşürdü. Şaka bir yana F1'in bu kadar tanınmasında yukarıda saydığımız rekabetlerin katkısı büyük. Arşiv meraklıları daha iyi bilir, F1'in tv arşivleri 1977'den itibaren başlar.

Formula 1'in güzelliği de biraz da burada yatıyor. Her sporda önemli karşılaşmalar öncesi gerginlik vardır fakat Formula 1'deki gerginliğin ayrı bir tadı var, belki de her yarışta rakiplerinizle mücadele etmenizin de bunda payı var. 2007, 2008 veya 2010'da son yarıştan önceki gerginliği düşünün mesela.





Gerginliğin zirve yaptığı yer



























Mercedes'teki gerginlik Hamilton'ın haklı şampiyonluğundan sonra biraz azalsa da gelecek sene artması muhtemel. Eğer Mercedes ikisini 4-5 sezon yarıştırabilirse gerçekten büyük başarı olacak. Şu an zirvede yalnızlar, diğer takımların onlar yaklaşmasıyla ortaya farklı bir hikaye de çıkabilir. Şu şartlarda, F1'in en konuşkan ve kurt ikilisine sahip McLaren, Mercedes'e yaklaşabilirse çok değişik akıl oyunları görebiliriz. Red Bull, Ferrari veya Williams pistte zorlasalar bile pist dışında çok konuşkan pilotlara sahip değil. Neyse.

Yazıda hep Rosberg'den bahsediyorsun kardeşim diyebilirsiniz. Haklısınız da. Bunun temel nedeni, 2012'de takıma 'asıl' pilot olarak getirilen Hamilton'a karşı Rosberg'in beklenenden çok daha fazla direnç göstermesi oldu. Hamilton gibi tek tur pilotunu sıralamalarda mağlup etmek gerçekten büyük bir olay. Zaten sezon başı anket yapsaydık insanlar %80 gibi bir oranla Hamilton'ın Rosberg'i geçeceğini tahmin ederdi. İngiliz pilot Japonya, Rusya, ABD ve Brezilya'daki yarışlarda şampiyonluğu ne kadar hak ettiğini dost düşman herkese gösterdi. Gözüken o ki 2015 de bu ikili arasında geçecek. Evet Rosberg Barrichello-Coulthard-Massa-Webber gibi yarış kazanabilen ama şampiyon olamayan jenerasyondakilerden daha iyi duruyor lakin 2015'te şampiyon olamazsa bu 'loser' sıfatı üzerine yapışabilir. Şahsi görüşümüz Rosberg'in bu saydığımız pilotlardan bir şekilde ayrışacağı yönünde. Hamilton da Vettel'in aldığı şampiyonluklardan sonra üzerindeki artan baskıyı hafifletti ve Formula 1'in efsanevi pilotları arasına girmek için büyük bir adım attı. Zaman yine en doğruyu söyleyecek bize. 2014 Sezon Değerlendirmesi'nde görüşmek üzere.







29 Eylül 2014 Pazartesi

Alonso, Ferrari, McLaren ve Daha Bir Sürü Şey

2 sene önce yine bir Singapur GP sonrası Formula 1'in dengeleri değişmişti. Hamilton belki o yarışı kazansa ve sezon sonu şampiyon olsa bugün McLaren koltuğunda, belki de Schumi.. Açıkçası bu cümleye başlamadan Schumi hakkında hiçbir şey geçmemişti aklımdan..Hamilton'ın o gün kararı vermesi gibi benim de bu cümleyi yazmam tesadüf değil demek ki. Nasipten ötesi yok.

Hamilton'ın o günkü kararı ne kadar amatörse Alonso bir o kadar profesyonelce davranıyor, herhangi birini övmek için söylemiyoruz, sonuçta her ikisinin de tarzları farklı, hatta birbirine zıt. Lewis o gün Mercedes'e geçerken 2013 aracıyla sürünmeyi göze almıştı, çünkü gridin en hızlı aracından o günkü koşullarda Sauber'den de yavaş bir takıma gidecekti. Mercedes'in özellikle 2012'deki başarısızlıktan sonra Toyota, Honda, BMW'de olduğu gibi 'çok para harcayıp hiçbir şey başaramayan' üretici takımlar mezarlığında yerini birkaç sene içerisinde bulacağı gibi bir algı da vardı, Daimler yönetim kurulunda çekilelim diyenlerin sayısı artıyordu ve muhtemelen 2014 onlar için son şanstı. Oysa Mercedes Honda'dan devraldığı 'loser' kimliğinden kurtularak çok önemli iş başardı ve şu an her anlamda gridin en iyi aracına sahipler. Yine de 2013'teki başarı 2014'ten daha fazla şaşırtıyor insanı.




2012 Singapur GP




Fernando Alonso ve Ferrari ilişkisi ise 2013'te İspanyol pilotun RBR ile görüşmesi ile büyük yara aldı. Ferrari sırf buna karşılık vermek için en önemli ilkelerinden birini bırakıp iki şampiyon pilotla yarışma kararı almıştı. Gerçi bu da Alonso'yu durduramadı ve Kimi Raikkonen şimdilik Massa'dan daha fazla zorlamadı Alonso'yu. 5. yılında da istediği araca sahip olamayan Alonso artık yeter, söz milletin dedi.

McLaren'in 2013'deki başarısızlığı takımda ve gridde büyük bir güven sarsıntısı meydana getirdi. Şunu tekrar belirtelim ki, 2012'deki aracı herhangi bir takıma verseniz 2013'de RBR'un arkasından güle oynaya 2. olabilirdi ama McLaren daha zor bir yolu tercih etti. Whitmarsh'ın bu kararı neden aldığını anlamak gerçekten zor. Belki de 2014'de nasıl olsa başarılı olamayız diye baskın araç üretmek istediler. Bunu herkese anlatamayız ama 2013'deki başarısızlığın sebebinin MP4-27'yi çöpe atıp 2013'e yeni bir araçla başlamak olduğunu F1'i uzun zamandır izleyen kitle rahatlıkla anlayabilir diye düşünüyoruz. Horner'ın da dediği gibi kimse bir gecede cahil olmaz. Peki bunu niye anlattık; Alonso'ya dönelim.

Aslında geçen sene sona yaklaşan Alonso-Ferrari ilişkisi daha erken bitebilirdi, bitmemesinin nedeni Alonso'nun McLaren'in iyi bir araç üreteceğine zor inanması. Eğer 2013'te McLaren yukarıda anlattığımız çılgınlığı yapmayıp başarılı olsaydı, bu seneki başarısızlık Mercedes'in ana takımı olmamaya bağlanabilirdi ve Alonso içi daha rahat bir şekilde Woking'e gidebilirdi.



2007'den kalan nadir güzel anlardan




Tekrar dönelim Ferrari'ye. James Allison şasi ve motorun koordineli bir şekilde yürütülmesinden sorumlu müdür oldu, neyse artık o.* Ferrari birkaç sene önce de Pat Fry ile yeniden yapılanıyordu, 2 sene önce İngiliz teknik adam yeni atamaların yapıldığı ve bunların meyvesini yakında vereceğini söylüyordu. Şimdi de aslında kimin teknik patron olduğu belli olmayan bir yapıda Fry ve Allison Matiacci'nin altında çalışıyorlar. Gönderilenler arasında motordan sorumlu Marmorini, Domenicali ve Montezemelo var. Montezemelo'nun gönderilişi tünelin sonundaki ışık olabilir. 2010'da Chris Dyer'ın, 2011'de Aldo Costa'nun gönderilmesinde baş aktör olduğu düşünülen kişi, yani bizim futbol yöneticileri gibi kısa vadede tepkileri dindirmek için önemli hatalar yapan Luca gitti.

Bu yazıda normalden iddialı konuştuk, o zaman devam edelim. Formula 1'de Newey hariç hiçbir teknik adam önemli farklar oluşturamaz. O bile McLaren'de, RBR'de başarılı olurken belli zaman bekledi. Ferrari'nin üst yönetimi çok güven vermiyor, Bob Bell ya da Brawn gelip de Matiacci'nin de başkan olması Ferrari için en iyi opsiyon gibi duruyor.

Formula 1'de elinizde konuşmak için veri oldukça sınırlıdır. Bu yüzden, özellikle Ferrari'nin bu seneki motor tercihinde niye küçük motor istediğini anlamak güç. Motorların önemli olacağı bir yılda motoru riske atıp aerodinamikten kazanmak kimin fikriydi gerçekten merak ediyoruz. Böyle bir riske niye girdiler, düşünüyorum bulamıyorum, bir fikri olan varsa gerçekten söylesin. Motor gücü konusunda sıkıntı yaşasalar da bu sene aerodinamik anlamda biraz daha ön gruba yakınlar. Ferrari'nin gerçekten aeroda ilerlediğini ancak gelecek sene rahatlıkla söyleyebiliriz. Seneye motorlar da birbirine yaklaşacaktır. Ferrari nedense ümit veriyor fakat küçük motor olayı kafamızı kurcalıyor.

McLaren'e gelirsek, İngiltere'de durumlar karışık. Takım patronluğundan, alt kademelere ve pilotlara kadar. Lakin bu karmaşa o kadar kötü huylu değil. Ron Dennis takımın kontrolü ele geçirdikten sonra kendisiyle uyumlu çalışması zor olan Whitmarsh'ı gönderdi (bizdeki Erdoğan-Gül olayı aslında buna en iyi örnek). Bouiller açık olarak denmese de takımın pistteki patronu. Aslında Whitmarsh'dan sonra Jonathan Neala ya da Tim Goss ya da başka büyük bir kellenin daha gitmesini bekliyorduk ama olmadı. 2013'te McLaren Lotus ve Sauber'den Prodromou kadar büyük olmasa da bazı transferler de yaptı. Yani Woking'de de yeni bir yapılanma var.




2014'ün kazanan motoru.





Alonso'yu ikna eden de Honda ve bu yapılanma olabilir. Burdan biraz da şu sonuç çıkıyor; Alonso'nun 2015'ten de vazgeçmesi. Honda her ne kadar para harcasa da rakipleri 1 yıl önemli bilgiler elde etmiş olacak. Başa güreşen bir takım olmaları hiç kolay değil. Diğer yandan rakipler gelişme yasağından sonra Mercedes'in motorunu kopyalayamadılar, motor konusunda 2014'deki gibi büyük farkları bir daha görmemiz zor olacaktır, bu da bir avantaj Honda için. McLaren Honda projesinde para ve adanmışlık artı yönler, yeni motorlara bir sene geç başlamak ise önemli bir eksi yön gibi duruyor.

Renault'un bu seneki başarısızlığından örnek verirsek, Fransızların muhtemelen ne Mercedes kadar şevkleri var ne de onlar kadar para harcamaya istekliler. Ferrari'nin ise niye daha az güç üreten ve daha ağır bir motor ürettiğini ise bilemiyoruz. Honda'nın turbo konusundaki tecrübesi, isteği 2015'te olmasa da 2016'da önemli başarıları getirebilir. McLaren de RBR egemenliğindeki geçen yıllarda Newey'in araçlarına en yakın aracı üreten takımdı ama çok fazla iniş çıkış gösterdi, en güzel örneği de 2012 sezonudur. Takımın güçlü rüzgar tüneliyle aerodinamik anlamda Ferrari'ye göre üstünlüğü var ve belki genel olarak teknik yapıda daha iyiler. Alonso'da bu bilgilerden daha fazla olduğu muhakkak. Ayrıca McLaren Ferrari'ye göre daha yenilikçi ve agresif. Ferrari'nin yıllardır tasarım konusunda çok tutucu davranıldığı bilinirken, McLaren 2009, 2010 ve 2012 aracını çöpe atmaktan çekinmedi ve ertesi senelere yeni araçlarla başladı. Hepimizin izlediği gibi bazen olumlu bazen de olumsuz sonuçlar verdi bu kararlar. Alonso'nun Lotus, RBR ya da Mercedes'e transferi konusunu ise pek gerçekçi bulmadığımızdan değerlendirmedik.

Alonso'nun her şey bir kenara Ferrari hikayesinin bittiğini hissedip, yeni bir başlangıç yapmak istemiş de oalbilir. Son ihtimal, McLaren'in Specialized tarafından üretilen S-Works bisikletleri ile Alonso'yu kandırması. Bilindiği gibi bu bisikletlerin geliştirilmesinde McLaren'in de payı var, özellikle kask teknolojisinde beraber önemli işler yaptılar. Ayrıca Alonso hamlesiyle McLaren'e Movistar ya da daha güçlü bir şekilde Santander sponsorlukları da gelebilir.

Madem bu konulara daldık, motorlardan bahsetmemek olmaz. Önceden belirttiğimiz gibi 2015'te Ferrari ve Renault önceki hatalardan ders çıkarıp, Mercedes'e daha fazla yaklaşacaktır, muhtemelen 2014'deki gibi motorlar bir daha önemli farklar oluşturmayacaktır. Aynı şekilde takımların şaside de Mercedes'e yakınlaşması bizleri şaşırtmaz. Geçmişteki bazı örnekler gibi Mercedes'in W05'i birkaç sene şampiyonluğa oynayabilecek bir araç. RBR'nin Mercedes'e yakınlaşacağını gönül rahatlığıyla söyleyebiliyoruz. Ferrari konuştuğumuz gibi muallak, aynı şekilde McLaren de. Williams ise asıl sınavını 2015'te verecek. Bu beşlinin farklarının azalması en muhtemel seçenek gibi duruyor ve gelecek yıllar şampiyonluk açısından çok daha renkli geçebilir. Lotus'un da bu seneki kadar kötü olmayacağı da %99.9 söyleyebiliriz.



Jenson Button seneye gridde olacak mı ?




Pilot pazarına ise Alonso'nun takım değiştirmesi domino etkisi yapabilir. Ferrari'nin 2016 için Vettel ya da Hamilton'ın istediği biliniyor, bilinmesine de gerek yok, en mantıklı seçenekler onlar. Raikkonen emeklilik konusunda o kadar net konuşmadı son açıklamasında, onun 2015'teki performansı kritik olacaktır. Aynı şekilde Alonso'nun yerine geçecek kişinin de. En büyük aday Bianchi gibi duruyor. Hamilton'ın Mercedes'te mutlu olmadığı da konuşulan diğer konulardan. Yine de Hamilton'ın durumu belli olmaz, şampiyon olursa devam edebilir. 2016 için Rosberg ve Ricciardo haricinde önemli değişiklikler olabilir. Olası bir Vettel transferinde RBR Ricciardo-Kyvat ikilisine güvenmeyip transferde agresifleşebilir. 2012'de Hamilton'ın transferi beklenen domino etkisini yapamamıştı, Alonso transferi ise 2016'da bu hareketin öncüsü olabilir. Gerçi Bottas'ı unuttuk ama onu Williams'ta kabul ediverelim. Sonuçta hem pistte hem de pist dışında bizi güzel mücadeleler bekliyor, yeter ki Fia, Bernie ve saz arkadaşları bizi saçma kurallarla uğraştırmasınlar..

* Ferrari'nin organizasyon şeması konusunda daha net bilgisi olanlar bizimle paylaşabilirse çok yararlı olabilir.

** Alonso Ferrari'den ayrılmazsa bu yazıyı o kadar ciddiye almayın.

17 Eylül 2014 Çarşamba

Sosyal Medyada Formula 1 - Facebook 2014

100. yazımız sosyal medyaya kısmetmiş. Evet, sosyal medya önemini korur ve büyürken, hatta dallanıp budaklanırken Formula 1'in hala resmi bir facebook hesabı yok. Biz bu araştırmaya 2 yıl öncesinde başlamıştık ve o günden bugüne bile takımların, pilotların fan sayılarında kayda değer artışlar oldu. Bu artışların bazıları da oldukça şaşırtıcıydı, birazdan göreceksiniz zaten.

Biz Formula 1'in bu konudaki eksikliklerini konuşalım az daha. Mercedes imparatorluğunun başındaki Dieter Zetsche ve Mallya gibi önemli isimler F1'in pazarlama ve sosyal medyadaki eksikliğinden bahsettiler. Belki zamanla daha fazla konuşulur bunlar ama 2014'ün son çeyreğine gelmişken ve mahallemizdeki bakkalın bile fan sayfası varken sürekli marka değeri diye yırtınan F1'in bu konudaki pasifliği kelimelerle anlatılmaz. Nacizane fikrimiz F1'in hala adam akıllı yönetilememesi, yani tek bir adamın böylesine önemli bir organizasyonu yönetme çabası. Üstelik bu sene mobil modaya uyacağız derken live timing'i mahvettiler. Biz Türkler olarak böyle saçma sapan işlere alışığız da Avrupalı'lar bunlara nasıl dayanıyor bilemiyoruz, gerçi azalan reytingler pek dayanmadıklarının göstergesi.

Facebook'ta Formula 1 hesaplarını izlerken takımların fan sayılarını izlemek nispeten daha kolay oluyor. Hepsinin geçen sene orijinal sayfası zaten vardı, sadece Ferrari adam akıllı bir sayfa sayfa açıp inanılmaz bir yükseliş gerçekleşti. Yine de bazı anormallikler var, önce sayılara bir bakalım :




Devasa artışlar hemen göze çarpıyor değil mi ?



Takımların hemen hepsinde önemli artışlar kolaylıkla göze çarpıyor. Hepsi de %100'ün üzerinde artış sağlamış durumda. Artışların sebeplerini az çok tahmin etsek de özellikle Mercedes'in artışında bir gariplik mevcut. Sanmayın ki Mercedes liderliği bu sene pistteki üstün performansıyla kazandı. 2013'ün sonuna doğru Mercedes inanılmaz bir yükselişle fan sayısını artırdı. Buradaki garipliği çok uğraşsak da çözemedik. Bu arada Mercedes'le en çok etkileşim gösteren (facebook bunu kullanıyor, ne demek istiyorsa) şehir Kahire. Red Bull'un Melbourne, Ferrari'nin Meksiko City, McLaren'in Londra. Mercedes'in bu noktada da bir garipliği söz konusu.

Takımların bu yükselişi Formula 1'in Facebook'taki yükselişinin de işareti olabilir. 2013'ün ortalaması 290 binken takımların 2014'teki beğeni alma ortalaması 2 milyon. Yani %600'den fazla bir yükseliş var. Listedeki diğer ilginç nokta da hiçbir takımın geçen seneki sırasında olmaması. Mercedes ve Ferrari'nin yükselişi de hemen göze çarpıyor.








Pilotlar konusu ise biraz karışık. Kiminin hesabı orijinal, kimisi fake, kiminin ne olduğu belli değil. Normalde yıldan yıla az da olsa artış mutlaka olur fakat aşağıdaki tabloda azalmalar da var. Tabloya bakıp sonra açıklayalım durumu.








Öncelikle geçen senelerin aksine bu sefer sadece orijinal hesapları dikkate aldık yoksa işin cıvığı çıkıyor. Bu yüzden Sebastian Vettel, Felipe Massa gibi pilotların hesabı yok. Ayrıca geçen sezon yarışıp bu sezon koltuk bulamayanları da listeye ekledik. Geçen sene çaylakları ayrı bir listeye almıştık, bu sene onları da ana tabloya aldık. Evet 80'lerin gridine döndü 27 kişilik liste ama olsun. Belki bu rakamlar Caterham'ın yeni bir girişimiyle artabilir. Bütün pilotların adam akıllı hesabı olsa F1'in gerçek anlamda sosyal medya ve internet gücünü daha rahat test edebilirdik.

İlk iki sıradaki isimler bizi şaşırtmasa da sonraki sıralama biraz yadırgatabilir sizleri. Schumi'yi bir kenara koyarsak Hamilton, Alonso, Vettel ve Raikkonen'in en büyük taraftar kitlesine sahip olduğu hepimizin kabulüdür galiba. Vettel'in geçen seneler fake hesabı 1,5 milyona yakındı, bu sene o sayfayı bulamadık mesela. Ayrıca gridin ortalarından birçok pilot orijinal sayfalarını açmış galiba. Sayfaları yönetmek de bir hesaba sahip olmak kadar önemli. Max Chilton'un 93 bin 'like'ı varken Bianchi'nin sadece 7 binde kalması bunun en önemli işareti galiba. Tabi İngilizlerin bu spordaki etkisini unutmayalım bunu söylerken. Geçen senelerde f1fanatic sitesi, üyelerinden en çok Jenson Button taraftarı olduğu ilan etmişti.


Hamilton bu sene #TEAMLH'i kullanıyor.



Diğer önemli nokta ise Formula 1 taraftarlarının sadece hayran olduğu takımı ve pilotu değil, birçok sayfayı beraber takip etmesi. Futbolun aksine sadece kendi takımını değil, rakip takımı bile takip edebiliyor. Emin olmak isteyen F1 ve futbolu takip eden arkadaşlarının takip ettikleri sayfaları karşılaştırabilir. Velhasıl kelam, Formula 1 yönetiminin sosyal medya konusunda alması gereken önemli bir yol var ve daha kötüsü bunun pek farkında değillermiş gibi görünüyor.



Not : Sayılar 16.09.2014 saat 23 civarında alınmıştır, geçmiş senelerdeki sayılar ise 2012 ve 2013 Temmuz aylarının istatistikleridir. Geçen seneki araştırmaya bakmak isteyenler bu linkten ulaşabilir.
















































                                                                                                                                                                                    

1 Ağustos 2014 Cuma

2014 Sezon Ortası Analizi : 1




























Formula 1'in en çok beklenen kural değişikliği ile beraber 2014 sezonu için kollar neredeyse 3 yıl önce
sıvanmaya başlanmıştı. Belki de fazla edebiyat yapmadan dağ fare doğurdu diyelim. 4 yıldır şikayet edilen Red Bull üstünlüğünden bile daha baskın bir araçla karşımıza çıktı Mercedes. Dağ bayır, düzlük viraj her anlamda en iyiler. Bu noktada F1'in, özellikle kuralları değiştirenlerin Mercedes'e büyük bir borcu var. Bu baskın araç Red Bull'da hele de Ferrari'de olsaydı şampiyon şimdiden belli, motor sesinden rahatsız olan taraftarlarla beraber spor iyice dibe çökebilirdi. Mercedes'in de Macaristan'daki gibi sıkıntıları olsa da sağlamaya çalıştıkları rekabet Formula 1'i bu sene ayakta tutan şey oldu, umarım son yarışa kadar devam eder.

Sezon bundan sonra genelde olduğu gibi daha gerilimli olacaktır, hele de son yarış. Şampiyonluk yarışı kızışmaya devam ederse diğer şeyleri pek önemsememeye devam edebiliriz. Şampiyonluk dışında pilotlarda Ricciardo 3.'lük için şanslı duruyor, Alonso istikrarı ve Bottas Williams'ın artan hızıyla beraber diğer büyük adaylar. Bunun yanında takımlarda Red Bull ikincilik koltuğu için şanslı olsa da 3.'lük için Williams, Ferrari hatta Force India ve McLaren'in şansları var. Diğer merak edilen ise Marussia'nın takımlarda 9.'luğu kurtarma şansı. Sauber'in 3 puan alması Marussia'yı geçmesi yeterli olacaktır. Sezonun ikinci yarısı dayanıklılık da önemli olacak. Renault hızda sorun yaşadığı gibi dayanıklılıkta da sorunları var. Şimdiden bazı parçalarda limitteler. Bakalım fazla motor ve parça kullanımından verilmesi muhtemel cezalar şampiyonayı nasıl etkileyecek. Şimdi takımları sırayla ele alalım.



Mercedes 

2014'ün en iyi takımı Mercedes şampiyonaya da büyük anlamda yön veriyor. Bazı aksilikler olmazsa 11 pol ve galibiyetin hepsini kazanabilirlerdi. Avusturya, Kanada ve Macaristan'da birer fireleri oldu. Bu anlamda da MP4/4'ün rekorunu da kaçırmış oldular. Hamilton sene boyunca daha çok sorunlarla boğuşurken Rosberg daha sakin bir sezon geçirdi. Ayrıca geçen sezon Malezya'da Rosberg'e yaptığını bu sezon da Hamilton'a yapabilir takım. Her ne kadar Mercedes'i sürücüleri yarıştırma konusunda övsek de Rosberg'le yapılan yüksek meblağlı sözleşme takımdaki rüzgarın biraz değiştiğini gösteriyor. Hamilton 2011'de yaşanılanlardan sonra öz evlat olmasına rağmen McLaren'deki gücünü kaybetmişti, şimdi de üvey evlat olmasa da Mercedes'in daha bir öz evladına karşı savaşıyor. Neyse, işin spekülasyon kısmını çok konuştuk.





Hamilton'ın ilk yarışta yarış dışı kalmasından sonra üst üste 4 defa kazanması rüzgarı onun yönüne çevirmişti. Monaco'ya tam bir Hollywood starı gibi giden Hamilton Rosberg'in cumartesi günü yaptığı şikeli hareketten sonra kontrolü kaybetmiş ve rüzgarını kaybetmişti, aslına bakarsanız halen o olayın etkisinde diyebiliriz. İkili arasındaki rekabette Bahreyn, Kanada ve İngiltere kritik yarışlardı. Bahreyn'de polü alan Rosberg ilk virajda yerini kaybetmiş, yarışta da sürekli zorlamasına rağmen Hamilton yer vermemişti. Rosberg'in ilk 5 yarışta en formda olduğu yarışta bile Hamilton'ı geçememesi onu adına önemli bir dezavantajdı. İkinci dönüm noktamız Hamilton'ın en güçlü olduğu iki pistten biriydi. Monaco'dan sonra herkesin Hamilton'ın favori pistinde Rosberg'i paramparça edeceğini düşünüyordu, biz de. Rosberg hakkında düşüncelerimizin değişmesinde en önemli yarış Kanada oldu belki de. Yarışta önde olmasının avantajıyla fren sorunundan daha az etkilendi, yani Kanada'da kazanılan 18 puan sadece şansla gelmedi. Kanada'dan sonra Avusturya ve İngiltere'de Hamilton kendi hatalarıyla, Almanya ve Macaristan'da ise dayanıklılık sorunları yüzünden tam anlamıyla bir savaş olmadı ikili arasında. Bu yüzden Rosberg'in cumartesi günleri 7-4'lük üstünlüğü bir anlam taşımıyor pek fazla. Belki son iki yarışı çıkarırsak 5-4'lük bir Rosberg üstünlüğü var diyebiliriz. 

İngiltere'de Rosberg'in galibiyete giderken yarış dışı kalmasıyla iki pilot da muhtemel 25 puandan olarak durum eşitlenmişti lakin Hamilton'ın yaşadıklarıyla Rosberg yine avantaj kazandı. Son iki yarıştaki olaylar olmasa Hamilton 3-4 puan önde veya geride olabilirdi. Rosberg geçen sene de sezonun ikinci yarısı Hamilton'a göre toparlanmıştı. Yine de Hamilton'ı geçmesi için ya cumartesi ya da pazar günü olağandışı şeylere ihtiyacı var. Son yarışı bir kenara koyarsak diğer 7 yarışta Rosberg'in 3 kere Hamilton'ı geçmesi gerek. Macaristan'da Hamilton'ın önünde biterse 7 yarışın 3'ü ona yetebilirdi. Rosberg'e son yarış öncesi 15 puan gerekli. Diğer türlü tek turda hala en hızlı Hamilton'a karşı işi zor. Sanırım bu kadar Mercedes yeter değil mi ?



Red Bull

Aslında en ilginç takım içi rekabet burada. Son dört senenin şampiyonu takıma yeni katılan Ricciardo karşısında çok zorlandı. Şu an Ricciardo hem cumartesi hem pazar hem de galibiyet ve podyum sayısında son şampiyondan daha iyi konumda. Açıkçası bu başarının sırrı son yarışlarda daha sık ifade edildiği gibi Vettel ve Ricciardo'nun yaklaşımında yatıyor. Vettel'in başarılı olması için daha fazla faktörün bir araya gelmesi gerek. Ricciardo ise daha çok büyük pilotlar gibi her türlü şartta araçtan maksimumu almaya çalışıyor. Vettel son yarışlarda biraz daha toparladı gibi, sezonun ikinci yarısı Ricciardo'yu daha fazla geçebilir ama sonuçta ortada son şampiyon için gerçekten vahim bir durum var. Üstelik Vettel'in Ricciardo'yu sıralamalarda geçtiği Kanada ve Macaristan'da takım arkadaşı yarış kazandı, İngiltere'de de Ricciardo podyuma çıkarken Vettel podyum dışı kaldı.






Takımın genel performansına bakarsak, sezon içi testlerde sıkıntı yaşasalar da ilk yarıştan itibaren en hızlı ikinci takım konumunu korudular. Avusturya'da Williams'ın hızı tek yarışlık mı diye düşünürken İngiliz takım formunu korudu ve Red Bull'u geçmiş gibi görünüyor. Üstelik Ferrari de var artık. Red Bull rakiplerinin aksine iki pilotuyla da daha düzenli puan alabiliyor. Ferrari ve Williams'la yaklaşık 80 puanlık farkı onlara yetebilir. Bu konuda onları en zorlayabilecek şey Renault motorları ve diğer aksamlar. Herhangi bir cezada 10 sıra geri düşebilecek RBR pilotları griddeki Mercedes motorlu takımların sayısını da düşünürsek önemli puanlar kaybedebilir. Red Bull'un Avusturya'dan itibaren sarsılan ikinciliği de pek normal değil. Acaba Newey yine büyük bir şeyin peşinde mi ?



Ferrari

Ferrari yine bildiğimiz gibi. Bir şeyler eksik. Yıllardır Formula 1 aero şampiyonasına döndü deyip şikayet edip motorların öne çıktığı sezonda bocalıyorlar. Burada basit bir başarısızlıktan ötesi var. Üstelik takım aero anlamında Mercedes veya RBR seviyesinde olmasa da önceki sezonlara göre iyileşmiş gibi. Ferrari'nin RBR gibi müşterisi olmadığı için aslında motorlarının ne kadar kötü olduğu konusunda fikrimiz pek yok. Yani Sauber ve Marussia Ferrari motorundan pek şikayet edecek halleri yok, Ferrari de bu konuda pek dürüst değil. Sanmayin ki sadece Renault motoru kötü. Bazı pistlerde zorlansalar da Williams ve RBR ile aralarında büyük bir fark yok.

Takım içi rekabet ise bu sene en çok konuşulan konu neredeyse Ferrari için. Alonso'nun inanılmaz üstünlüğü Raikkonen hakkında birçok dedikoduya neden oluyor. Takım pilotumuzun arkasındayız dese de her an her şey olabilir. Üstelik Bianchi'nin Macaristan'da Raikkonen'i geçerek Q2'ye kalması da basit bir tesadüf olmayabilir. Sıralamalarda Alonso'yu 2 kere geçen Raikkonen yarışların hepsinde Alonso'nun arkasında kaldı. %99 sezonun ikinci yarısı onun için daha iyi olacaktır, boş konuşmayı sevmeyen Fin pilotun açıklamalarından da bunu anlıyoruz. Kalan yarışlarda Alonso'yu yeterli derecede geçmesiyle 2015'te sürpriz görmeyebiliriz. Raikkonen'in performansı ilginç bir şekilde Alonso'nun kariyerini de belirleyebilir.





Hazır bu konuya girmişken dalalım isterseniz. Alonso McLaren söylentileri ayyuka çıkmış durumda, McLaren bu konuda çok istekliyken Alonso'nun tereddütleri olduğu açık. Adam zaten yavaş araçlardan yeterince çekti, bir hataya daha tahammülü yok. Alonso'nun geleceğini, Raikkonen'in performansı, Williams'ın hızı ve McLaren'in gelişmesi belirleyecektir. Raikkonen'in ve Williams'ın hızı takımlarda üçüncülük savaşı için dolayısıyla Alonso'nun sözleşmesinin fesh etmesi için, McLaren'in de gelişmesi İspanyol pilotu ikna etmek için önemli olacak.



Williams

Son yıllarda zikzaklı bir performans çizen Williams 2010 ve 2012'den sonra yine çift sayılı bir sezonda iyi iş çıkarıyor. Başarılarının sırrı sadece motor da değil üstelik. Takım aerodinamik anlamda da oldukça iyi ve bu güçleri sayesinde son yarışlarda en hızlı ikinci takım olmayı başardılar. Monaco, Macaristan gibi düşük hızdaki pistlerde zorlanıyorlar, sezonun geri kalanında Singapur hariç hızlarını koruyabilirler. Lakin hızlı araçla küçük takım gibi yarışıyorlar. Çok fazla hata ve kazaya karıştılar. Son yarıştaki çifte puanları sayarsak önümüzde 9 yarış var ve takım için ikincilik de mümkün, dördüncülük de. Podyum ve olası bir galibiyet takımın yeni sponsorlar bulmasını ve mevcut isim sponsorunu tutmasında yardımcı olacaktır.





İngiliz takımın elinde 2005'ten beri en iyi ikili var. İngiltere'ye kadar çok yakın geçen mücadelede Bottas son yarışlarda büyük üstünlük sağlamaya başladı. Sadece Massa'nın kazaları değil Bottas'ın da artan performansı bunda etkili oldu. Williams'ın performansı sadece kendilerini değil şampiyonayı da yakında etkileyecek. Mercedes'in şu anki hızıyla pistte tek geçemediği takım Williams. Almanya'da olduğu gibi Rosberg veya Hamilton Williams'ın arkasına düşerse puan farkı 7'den fazla artabilir herhangi bir yarışta. Sorun yaşayan bir Mercedes gerilere düştüğünde iki Williams'ın da arkasında bitirip kaybı 13 puana kadar da çıkabilir. Massa'nın performansı sadece takımını değil şampiyonanın genelini de etkileyecek.



Force India 

Bu kısımda McLaren'i inceliyor olabilirdik. İki takım arasında 2 puanlık fark Macaristan'da Button'ın aldığı 1 puanla 1'e indi sadece. Force India takım olarak Macaristan'da kötü olsalar da sezonun genelinde büyük takım gibi yarıştılar. Hızlı olmasalar da iyi puanlar almayı başardılar. Bunda Hulkenberg gibi komple bir pilotun ve Perez gibi lastiklere iyi davranabilen pilota sahip olmaları etkili oldu. Bu anlamda Williams'ın tam zıddı bir noktadalar.





Sezon ortasına kadar iyi iş çıkarsalar da sezonun ikinci yarısı McLaren'e geçilmeleri muhtemel. Çünkü takım McLaren dahil öndekilerle aynı hıza sahip değil. Son yarışlarda, özellikle sıralama turlarında net şekilde geride kalmaya başladılar. Takım 2011 ve 2013'te şampiyonada beşinciliği alamamıştı, bakalım bu yıl alabilecek mi ? Bu kez daha tecrübeli ve daha iyi pilotlarla sahipler.

Takım içi rekabette ise Hulkenberg'in üstünlüğü bulunuyor. Alman pilot sıralamalarda 9-2 önde olsa da Perez Buttonvari şekilde yarışlarda durumu toparlamayı başarıyor. Bahreyn'de takımın tek podyumunu elde ederken, Kanada'da neredeyse yarış galibiyetine gidiyordu. Avusturya'da araç yavaşken herkesten farklı bir taktikle iyi puanlar almıştı. Perez bunun gibi iyi yarışlar çıkarsa da Hulkenberg'in üstünlüğü çok açık. Üstelik sıralamalarda 9 kere Perez gibi iyi bir pilotu geçmek azımsanacak bir başarı değil. Bakalım Hulkenberg de seneye artan minimum ağırlıklarla beraber daha iyi bir takıma geçebilecek mi ?




 

7 Haziran 2014 Cumartesi

Modern Zamanlar

Normalde kural değişiklikleri büyük bir rekabet ve sürprizleri beraberinde getirir. 2014'de Mercedes'in her alanda müthiş iş çıkarması daha ilk yarıştan yeni bir sıkıcı sezonun habercisi gibiydi. Art arda gelen galibiyetler sonunda açıkçası birçok kişinin hevesi kaçmıştı. Özellikle de Hamilton'ın 4 galibiyetinden sonra.

2014'e en benzer sezon muhtemelen 88 sezonudur. Çok güçlü bir takım, güçlü bir araç, güçlü bir motor ve en önemlisi de çok sert bir takım içi rekabet. Açıkçası bu sezonun eğlenceli geçmesi için tek şart bu ikilinin rekabeti olacak, siz bakmayın Red Bull'un mırın kırınlarına Mercedes her açıdan en güçlü araç ve durdurulması nerdeyse imkansız. Üstelik hata da yapmıyorlar.


Beleştepe



Hamilton'ın dörtlemesinden sonra  ve tam da Monaco GP öncesinde F1'in en pazarlanabilir sporcusu olduğu ve İngiltere'nin en çok kazanan sporcusu olduğu şeklinde haberleri çıkmıştı. Her şey çok güzel giderken cumartesi günkü Rosberg'in şaibeli hareketi geldi. Tekrar gördük ki Hamilton yine bu durumlarla çok iyi mücadele edemedi. Rosberg'in Alaman ve Fin genleri sakin kalması için zaten biçilmiş kaftan onun için.

F1 camiasının hemfikir olduğu konu sanırım Hamilton'ın kendisini pazarlayabileceği bir menajer değil de böylesi zor zamanlarda ona yardımcı olabilecek birisi. Hamilton'ın McLaren'den Mercedes'e geçmesi de onun içgüdüleriyle olmuştu. Lauda'dan da öğrendiğimiz gibi Singapur GP'sinden sonra Hamilton ani bir karar vermişti. Belki de rakiplerinin hiçbirisinin yapmayacağı bir hareketti. Ama Hamilton böyle işte, bazen aklıyla değil duygularıyla hareket ediyor.

Hamilton'ın 2014'deki şansı Rosberg'le başbaşa kalması. Yani onu hataya zorlayabilecek başka bir pilot yok. Hamilton'ın 2007'deki başarısının bir sırrı da buydu. Ferrari ve McLaren'den başka yarış kazananın olmadığı ve ilk 4'ün çoğu zaman belli olduğu bir sezondu. Yoksa Hamilton'ın 2008'de daha tecrübeliyken çaylak sezonuna göre daha fazla hata yapması zor açıklanır.

Peki bundan sonra ne olacak ? Daha 13 yarış var ve aralarında sadece 3 puan var. Diğer takımların Mercedes'i zorlama şansı da yok gibi. Hamilton eğer sakinliğini koruyabilirse Rosberg'e göre daha avantajlı. Hamilton'ın her şartta cumartesi günleri hızlı olması en büyük avantajı. Cumartesi günleri düzenli olarak Hamilton'ı geçmek çok zor. Gridde bunu yapabilecek bir pilot da yok. Bu durumda Rosberg'in ne yapıp edip pazar günü ekstra bir şeyler bulup İngiliz pilotu geçmesi lazım.
































Monaco'dan sonra Kanada GP'sinin yapılacak olması da Hamilton'ın lehine olacak. İngiliz pilot bu pistte her zaman hızlı olmuştur, özellikle 2010 ve 2012'de cumartesi ve pazar günü aracın suyunu çıkartarak yarışı kazanmıştı. Gilles Villeneuve'ü 4. kez kazanması kimseyi şaşırtmayacaktır. Burası Macaristan'la birlikte Hamilton'ın en hızlı olduğu pist.

Daha konuşmak için erken ama Hamilton'ın 2015 sonunda sözleşmesi bitiyor. Rosberg'in ise sözleşmesi yenilenerek 2016 sonuna kadar uzatıldı. Hamilton'ın şu an düşünce yapısı çok açık değil ama takımı sorguladığını tahmin edebiliyoruz. Mercedes öyle bir güçlü araç yapmış ki bu avantajını seneye de koruyabilir. En azından yine şampiyonluğa oynayacaktır. Yine 88 sezonundan örnek verecek olursak, McLaren 88 sezonunda çok güçlü bir araca sahipken 89'da yenilmez kimliği biraz sarsılmış, Senna 90 ve 91 sezonunda şampiyonluğu kazansa da çok kolay olmamıştı. Yani eğer ilişkiler koparsa Hamilton Mercedes'ten alacağını alıp eyvallah diyebilir. Şimdilik aklımızın bir köşesinde kalsın.

Takım içi mücadelelerle hatırlanan 1988 ve 2007 sezonu tarihte efsane sezonlar olarak yerini almıştır. Aslına bakarsanız, en azından 2007 için, çok heyecanlı yarışlar olmamıştı. Keza 2010'da da öyle. Hem takım içi rekabetlerin olması hem de 5 pilotun şampiyonluk için çekiştiği senede gerilim her daim yüksekti lakin yarış içi heyecanlar o kadar yüksek değildi. Zaten 2011'de Pirelli'nin agresif lastikleri de bu yarış içi heyecana kavuşmak için yapılmıştı. 2014 de bu sezonlara benzeyebilir. Yoksa iki pilotun 'adil' mücadelesi o kadar da zevkli olamayacaktır.





Galiba Formula 1 seyircilerini de acımasız yapıyor. 4 yıllık Red Bull dominasyonundan sonra kimse yeni bir dominasyon izlemek istemiyor. Şahsen vurgulamak gerekirse, yukarıdaki yazdıklarımda ciddiyim. Eğer takım içi rekabet olmazsa 2013'ün üzerine 2014 hiç çekilmeyecek gibi. Artık Hamilton'la Rosberg birbirini mi biçer, medya önünde laf mı sokar, takımı kendi tarafına mı çekmeye çalışır, bilemeyiz. Tek isteğimiz sezonunun biraz daha heyecanlı geçmesi, aksi taktirde Doktor Helmut Marko'nun bütün sezon boyunca Renault'a attığı laflarla yetinmek zorunda kalabiliriz. Umarım bugün ve yarın heyecanlı bir yarış izleriz. Sağlıcakla..


24 Temmuz 2013 Çarşamba

Twitter'da Formula 1 - 2013

Sosyal medya araştırmalarında sıra Twitter'da. Twitter Formula 1 için Facebook'dan daha uygun bir platform sanki, en azından sayılar onu gösteriyor. Özellikle antrenmanlarda Formula 1 takipçilerinin zaman tüneline tamamen F1 tweetleri hakim oluyor. Sadece takımlar veya pilotlar değil, haber siteleri ve gazeteciler de sürekli tweet atıyorlar bu zamanda. Sıralama turları ve yarışlar için de bu durum geçerli ama insanlar ekrana daha çok kilitli oluyor o zamanlarda. En azından ben.


Sayıların yüksek olmasından, daha doğrusu Facebook'a oranla daha fazla olmasının bir nedeni taraftarların sadece kendi takımlarını değil, başka takımları ve pilotları da takip etmesi. Taraftar olarak gözlemim bu fakat mutlaka sosyal medyalarda insanların 'follow' veya 'like' üzerine eğilimleriyle ilgili araştırmalar vardır, bu tarz araştırmalar bu görüşü ne kadar destekler bilemeyiz. Sadece görünen, taraftarların Twitter'da hesapları takip ederken Facebook'a oranla daha esnek olduğu.



Twitter'da Formula 1 başlıklı haber var mı diye aratırken bir grafik buldum. 2011 yılında yapılmış, bizde de 2012 ve 2013 var. daha sağlıklı kıyaslama yapılabilir bu grafikle (5. grafik). Ayrıca f1fanatic'in takımların ve pilotların adresinden, takım çalışanlarının hesaplarına, gazetecilerden eski F1 pilotları ve pistler ve diğer serilerin hesapları dahil çok güzel bir yazı hazırlamış, mutlaka bakmanızı öneririm.



Takımların son bir senedeki artış seviyesi ortalama neredeyse %100. Pilotlar için de aynısını söyleyebiliriz. Üç şampiyon Alonso, Hamilton ve Button 1.5 milyonu geçmiş durumdalar. Yarım milyonla 1 milyon arasında pilotlar var. Barrichello yine klasmanda ilk sırada hem de 2 milyon takipçisiyle. Brezilyalılar önemli sayılara ulaşmış durumda, listede bu sene olmayan Bruno Senna'nın da 600 bin takipçisi var. Twitter'ı en aktif şekilde kullanan Alonso bu sene ikinciliğe yükseldi, seneye de liderliği alması olası. Aslında sadece 'it was a good race' tweetine bile yüzlerce RT alabilecek bir isim var ki, 1.5 yıldır tweet atmıyor maalesef. Hepiniz tahmin ettiniz sanırım. Takımlarda Ferrari bu sefer önde. McLaren de birkaç ay önce TheFifthDriver'dan McLarenF1 adresine geçerek önemli artış sağlamıştı. Hatta FakeFifthDriver da takipçilerine sorup adresini FakeMcLarenF1 olarak değiştirdi. Lotus'un burdaki artışı daha sınırlı olmuş.


Geçen yıldan bu yana Twitter'da çok fazla bir değişiklik olmadı aslında. En çok dikkat çekenlerden biri Lewis Hamilton'dan Button'a neden beni unfollowladın şikayetiydi. Aslında Button onu hiç takip etmemişti. Bir de Ferrari'nin HorseWhisperer adresiyle rakiplerine laf atmaları. Tabii ki Lotus'un hashtagları da. Benim favorim Silverstone'da kullandıkları #GodSaveOurTyres'dı.
Macaristan için de sabırsızız.








Sürücüler klasmanında hemen Vettel'in olmaması dikkat çekmiştir. Vettel'in ne bir menajeri ne de bir sosyal hesabı var, sadece bir facebook hesabı. Red Bull'a çalışsa da kendileri biraz profesyonelce işleri yürütse iyi bir marka olabilir, daha iyi paralar kazanabilir. Yine de 4. şampiyonluğuna 26 yaşında giden biri için bu devirde, yan, imajın her şey olduğu 21. yüzyılda bu tarz pazarlama işlerinden uzak durması saygı duyulası bir davranış. Yine diğer Alman efsane Schumi'nin de herhangi bir hesabı yok.

2011 Ağustos, Red Bull'un gelişimi daha net görülüyor.

Takımlar ve pilotlara topluca bakarsak ; sadece Toro Rosso ve sürücülerinin 100 bin sınırının altında takipçi sayısı var. Facebook'da görüldüğü gibi bu sene daha çok ön planda olan Perez ve Rosberg kendilerini ikiye katlamış. Heikki de koltuğunu kaybetmesine rağmen yine ön sıralarda. Çaylaklar da fena sayılara sahip değil. Yakın zamanda 100 bini geçerler onlar da. Tabii koltuklarını kaybetmezlerse. Formula 1'den ayrılan De La Rosa ve Karthikeyan'ın da kariyerleri açısından önemli sayılara ulaştığını da gözden kaçırmayalım.



2013'de durum böyle. Seneye bu zamanlar görüşmek üzere.


* Sayılar ... bindir.
** Barrichello'ya saygı.
*** Kimi'nin hesabı var mı yok mu belli değil.
**** Sayılar 23-24 Temmuz 2013 tarihlerinde, 2012 sayıları da 14 Temmuz 2012'de alınmıştır.


26 Ocak 2013 Cumartesi

McLaren ve Mercedes'de Takım İçi Mücadeleler ve Sonrası

2013 sezonuna dair en merak edilen takım içi çekişme kuşkusuz Mercedes'de olacak. Mücadelenin sonucuyla Hamilton'dan çok Rosberg'in nasıl bir pilot olduğu belli olacak. Diğer yandan Hamilton'ın gittiği günden beri takımda liderliğini ilan eden Jenson Button'la Sergio Perez'in mücadelesi de ilginç olacak. Yazıya giriş yapmadan önce ilginç bir 'motor' istatistiği verelim. Felipe Massa ve Lewis Hamilton uzun kariyerlerinde aynı motoru kullanan iki pilot olacak. Massa Sauber kariyerinde de Ferrari motoru kullanırken, Hamilton da McLaren'den ayrılmasına rağmen Mercedes motorları kullanmaya devam edecek. Daha kısa kariyerlilerden Petrov 3 yıldır Renault, Di Resta da 2 yıldır Mercedes kullanan isimlerden. Vergne'i de saymazsak bu dört isim kariyerlerinde hep aynı motoru kullandılar.

Selef ve Halef

Jenson Button 2009'daki şampiyonluğundan sonra belki en iyi şansı 2013'de elde edecek. Perez Button'a karşılık verse dahi takıma alışma süresinde Button'ın gerisinde kalması muhtemel. Perez'in 37 yarış startına karşılık Button gridde 200'ün üzerinde yarışa çıkan tek pilot. Aradaki büyük tecrübe farkı ve Button'ın takımdaki 4. yılı olmasıyla Perez'in Button seviyesine gelmesi 1 yılı alabilir. Perez'in McLaren'e güven vermesi için Kovalainen'in düştüğü hatalara düşmemesi gerekiyor. Nasıl mı, Kovalainen 2008'in son yarışlarında; mesela Çin'de Massa'nın önünde bitirebilseydi son yarışa hiçbir aksiyon kalmazdı. Hamilton o yıl Fin pilottan hiç destek göremedi. Kimse Kovalainen'den Hamilton'ı geçmesini beklemiyordu fakat biraz olsun yardım etmeliydi. Perez sene başı biraz savsaklayıp sonra durumu düzeltip Button'ın olası şampiyonluk savaşında yardım edebilirse gelecek için umut vaat edebilir. Genç pilotlar için bazen sonuçlardan çok gelişim önemli oluyor.

Nico Rosberg'in Lewis Hamilton'la savaşında en büyük kozu tek turu olacak, olmalı. Rosberg tek turda hızlı bir pilot, Hamilton'ı Button'dan daha fazla zorlayacaktır. Hamilton'ın Button'la yarış içerisindeki mücadeleleri olabilecek en centilmen mücadeleydi belki Formula 1'de. Rosberg'in 7 yıllık kariyerinde ise hem aptalca hatalar yapmadı hem de fazlasıyla sertti. Hatta özellikle Schumi, Massa ve Rosberg savunma yaparken gridin en sert üçlüsü olabilir. Mesela Alonso iyi savunma yapar ama bir noktadan sonra rakibine yol verir. Rakibe yol verme konusunda bu üçlünün limitleri biraz yüksek. Özetle Hamilton ve Rosberg yarışta yanyana geldiklerinde haşin mücadeleler izleyebiliriz. Button'ın McLaren'de olduğu gibi Rosberg Hamilton'a göre takımı ve aracı tanıma avantajıyla sezona başlayacak. Hamilton araçla ilgili mızmızlanmayı sevse de aracın suyunu çıkarmayı iyi bilir. Zaten Alonso'nun 2007'de Button'ın üç senedir Hamilton'a karşı yaşadığı sıkıntı tek turdu.


Zor bulunur..

Perez için tahminler olumsuz olsa da yaşı itibariyle büyük bir avantaja sahip. Button'ın sözleşmesinin 2014'de biteceği söyleniyor, muhtemelen Perez'le de 2 yıllık bir anlaşma yapılmıştır. Eğer Perez Button'la denk bir performans tutturursa İngiliz takım Button'a senle 5 yıl yarıştık, bak yaşın da geldi diyerek veda edebilir. Button-Perez ikilisi başarılı olsa bile 2 yıldan fazla birarada bulunmaları pek olası gözükmüyor. Çünkü McLaren'in rakiplerindeki ikililer oldukça iyi. Button cephesinde ise 2013 sezonu ise bulunmaz kaftan. Takımda lider pozisyonda, istediği gibi takımı etrafında toplamışa benziyor, yeni araçta en çok onun fikirleri alınmıştır. McLaren'in 2012'deki hızını bu seneye de taşıması oldukça mümkün. Görece kolay kazandığı 2009 şampiyonluğunun yanına 2013'ü eklemesi daha değerli olacaktır. MP4-28 hızlı olsa dahi 2009'a kıyasla Button kurtlar vadisinde olacak, bir yanda daha 25 yaşındaki  üçlemeci, diğer yanda Alonso, Raikkonen, Hamilton ve diğerleri. Üstelik Button 2013'de zayıf yanı tek turda çok daha az dezavantajlı olacak. Gridin tek turdaki en hızlısının tehlikeli olması çok zor, Alonso ile mücadele edebilir, sadece Vettel'den bariz zayıf gibi. Gerçi Vettel'in de Webber'e karşı 2012'de cumartesileri sadece 11-9 önde olduğunu biliyoruz. Raikkonen de tek turunu iyileştirecektir ama ne kadar. Takım arkadaşı Perez ise Pirelli ile beraber yumuşak bir sürüş stiline sahip olduğu inanılıyor ama ben Sauber aracının yapısından dolayı Perez'in kendini araca uydurduğuna inananlardanım Perez çaylak olmasına rağmen 2011'de geçen sezona oranla daha iyi cumartesi performansı vardı. Belki de Perez tek turda sanıldığı kadar kötü değildir.



Rosberg'in iyi bir araçla şampiyon olacağına dair pek kimsenin kuşkusu yok. Alonso'nun 2005'de veya Button'ın 2009'daki bir ortama sahip olursa şampiyon olacaktır fakat asıl mesele Alonso'nun 2006'da yaptıklarını yapabilecek mi Rosberg. Diğer bir deyişle top class denilen Alo-Ham-Rai-Vet dörtlüsünün seviyesine erişebilecek mi ? Rosberg ile Schumi arasından geçen üç yılın ardından birçok tartışma kaldı. Rosberg gerçekten hızlı mıydı yoksa Schumi'nin yaşı mı Rosberg'i hızlı gösterdi. Kesin olan bir şey var ki Rosberg'in bu mücadeleden güçlü çıktığı. Geen üç yılın ardından takım içi gerginliğe alışmış bir Rosberg var. Hamilton ile mücadele etmek zor olacaktır ve muhtemelen Rosberg buna hazır. 2010'da takım kurulurken her ne kadar Schumi getirilse de takımın geleceği Rosberg'di. Şimdi Rosberg'in neredeyse 4 katı para kazanacak olan Hamilton getirildi. Brawn veya Lauda Alaman pilota durumu açıkladıysa da Rosberg'in de bir hayal kırıklığı yaşadığı mıhtemel. Şu ana kadar Hamilton o kadar çok konuşuldu ki gariban Rosberg'ı herkes unutmuş durumda. 2014 veya sonrası için bir sallamam da Rosberg'in başka bir takıma geçeceği. Eğer Rosberg bu sene iyi iş çıkartırsa McLaren veya Webber sonrası Red Bull'a düşünülebilir. 2013'de Rosberg Hamilton'la denk veya daha iyi performans gösterirse takım arkadaşı 30-40 milyon euro alırken o hala 10 kağıt mı alacak. Buradan huzursuzluk çıkması muhtemel fakat Rosberg rengini hiç belli etmedi şu ana kadar. Hamilton'la ilgili sorulara tipik F1 pilotu cevapları verdi.

Ron'un defterinde Vettel yazılı mı ?

McLaren'de Perez-Button ve Mercedes'de Hamilton-Rosberg mücadelesinde bütün kartları ortaya döktük sanırım. 2013 akabinde 2014 performansları Perez ve Rosberg için çok belirleyici olacağını da söyleyelim. Ufaktan değinmek gerekirse Alonso sonrası Ferrari için şimdiden planlamaların yapılması gerekiyor. Ferrari sürekli Vettel'i düşünmüyoruz dese de kararlarını vermeli. Bu yılın sonunda hiç adı geçmese de transferde her daim hızlı olan McLaren Vettel'i 2015 ve sonrası için kapabilir. Massa, Webber, Raikkonen, Button ve Alonso artık gridin yaşlıları, gelecek Vettel ve Hamilton öncelikli olmak üzere Hulkenberg, Maldonado ve Grosjean gibi yetenekli pilotlar tarafından yazılacaktır. Ferrari de her zaman güçlü bir pilot yanına yardımcı bir pilot taktiğiyle yarıştığı için ya Alonso'nun yanında Hulkenberg veya başka birini yetiştirecek ya da bundan vazgeçecekler. Lotus ve Mercedes'in şampiyonluk kazanacak bir takım haline gelip gelmeyecekleri, Red Bull'un bu performansı ne kadar sürdürebileceği gibi birçok bilinmez var de ortada. Yine de pist dışında Vettel'i kapmak uğruna McLaren-Ferrari savaşı görebiliriz. Bunlar için varsayım tabii ki Vettel'in Hamilton gibi yeni maceralara atılma isteği olması. Vettel de Red Bull da sürekli 2014 için konuştular. Peki ya sonrası ? Asıl soru da bu zaten.


27 Kasım 2012 Salı

Tur Tur 2012'nin Efsanevi Son Yarışı Brezilya GP

Sezonun şanına yakışır bir son yarış oldu Interlagos'da. Şampiyonluk iki pilot arasında gitti geldi gitti geldi. Yarış 2007 finali gibi başladı, 2008 finali gibi bitti. Bu işin kolay olmayacağı Austin'den belliydi.. Artık FIA veya FOM her kimse Interlagos'un elinden sezonun son yarışı ünvanını almaya kalkışmasın lütfen..Buranın ayrı bir ambiyansı var sezon finalleri için..Son yarışın şerefine farklı bir konseptimiz var, tur tur ne olduğuna bakacağız..İki tane, biri onboard olmak üzere bütün yarışın videosu olacak, onlara da takıldığınız yerde bakabilirsiniz.



Önce Grid : Ham, But, Web, Vet, Mas, Hul, Alo, Rai, Ros, Dir, Sen, Per, Msc, Kob, Ric, Mal, Ver, Gro, Pet, Kov, Glo, Pic, Kar, Dlr

1. Tur : İlk viraj sonrası Ham-Mas-But-Web-Alo-Hul-Vet-Dir-Rai-Sen sıralaması oluşuyor. Asıl kıyamet ise 4. virajda kopuyor, Button yerini geri alıyor, virajı dışarıdan alan Vettel'in arkasında Raikkonen çok çok sert bir frenle son anda Vettel'e çarpmaktan kurtuluyor -belki başka yarış olsa Fin pilot bu kadar kibar olmayabilirdi- içeriden alan Senna ise Vettel'e çarpıyor, Vettel ters dönüyor, o bölge yokuş aşağı olduğu için RB8 geriye giderken Senna'ya, Senna da Perez'e çarpıp yarış dışı kalıyorlar -Oynat Uğurcum-. Vettel son sıraya kadar düşüyor, 2007'de Hamilton da ilk tur o virajda dışarı çıkmış 8-9. sıralara düşmüştü..Aksiyon durmuyor 3. sektördeki düzlük öncesi  Massa momentumunu kaybedince...

Vettel'in ters döndüğü an


2. Tur : Hem Webber hem Alonso arkasına yapışıyorlar Brezilya'lının. İkisi birden Massa'yı geçiyor, Alonso hem Massa'nın yardımı hem Webber'in kötü atağı sayesinde ikiliyi geçmeyi başarıyor. Hamilton tura 0.7 sn farkla önde giriyor Button'dan. Vet çizgiyi son sırada geçiyor. Turun içinde Kar'ı geçiyor ayrıca. Bu arada Hulk da Massa'yı geçmeyi başarıyor. Vet yola devam ediyor..Hulkenberg turun sonunda Webber'in de arkasında..

3. Tur : Ve geçiyor..Ham-But-Alo-Hul-Web-Mas-Dir-Rai-Kob-Ros sıralamasıyla tura giriliyor . Charlie DRS'yi açıyor. Vet Pic 4.virajda geçip 19. yükseliyor, 2 tur içinde konvoyu yakalıyor bile. Yarışın tekrarlarında küçük bir şey göze çarpıyor, Vet'in spin attığı bölge eğimli olmasaymış, o karambolden kaçması mümkün olmayabilirmiş, Liuzzi'nin Schumi'nin üzerine çıktığı gibi başka biri de Vettel'in şampiyonluğunu bitirebilirdi o anda.

4. Tur : Ham-But-Alo-Hul-Web-Mas-Dir-Rai-Kob-Ros. Vet çizgiyi 18. geçiyor. DRS kapatılıyor, ilk turlarda SC'nin girmemesi çok şaşırtıcıydı, etrafta birçok parça vardı. Vet tur içinde Glo'yu da geçiyor.

5. Tur : Rai ve Msc pitte. Vet tura 16. başlıyor. Ön sıralar değişmezken Alo ilk virajda dışarı çıkıp yerini Hulk'a kaybediyor, arkadan Web'in baskısına iyi dayanıyor Alo, Mas ise hemen pusuda. Hemen Alo'dan Dir'e kadar bir konvoy oluşuyor, DRS tekrar açılıyor..

6. Tur : Yağmur damlaları artıyor, Vet tura Pet'in arkasında 13. başlayıp Rus pilotu geçmeyi başarıyor, 2. sektörün sonunda Gro adeta lastik bariyerlere uçuyor. But Ham'ın hatasından faydalanıp liderliği alıyor. İşler gittikçe karmaşık hale geliyor. Alonso bariz şekilde yavaş, 7-8 araçlık bir konvoy oluşturdu arkasında - Massa daha ne yapsın- . Ve inanılmaz Vet bu konvoyun sadece 3-4 sn arkasında, tv kamerasından görünebiliyor.

7. Tur : Ham ilk virajda But'a cevap veriyor. Web Mas'ı geçmeye çalışırken Koba arkadan Web'e dokunduruyor, Web'in spini, artık ilk virajda da parçalar var.

İkilinin bu mücadeleleri özlenecek..


8. Tur : Hulk McLaren'lere yaklaşıyor, Vet bu sefer de Ros'in arkasında -Ric'i ne ara geçti- ve geçiyor ilk virajda Alman'ı. Dir pist dışına kayıyor ve Vet bir sıra daha kazandı, hemen Koba'nın arkasında, büyük baskı uyguluyor ona da. Button ise tekrardan yerini geri aldı.

9. Tur : But-Ham-Hulk-Alo-Mas ve Vet. Geçiş lastiklerini takanlar artıyor. Bu arada Jenson'ın aklında ne tilkiler dolaşıyor..

10. Tur : Klasman birbirine girmiş durumda. Vet'den sonraki grup birbirine çok yakın, aralarında Glo da var. Senna S'nin ortasında kocaman bir kanat parçası var, bugün Charlie ve arkadaşları son yarış stresini kaldırabilmiş gözükmüyorlar..17. sıraya kadar düşen Web pite dalıyor..

11. Tur : Ham, Alo ve Vet de pitte. But ve Hulk yola devam ediyor, sanırım Hulk da But ne yaparsa onu yaparım düşüncesinde. Mas da pite girmiyor. Vet Web'in hemen arkasında ama zorluk çıkarmıyor Web. Hemen arkalarında ise Raikkonen var, Vet pitten 16. çıktı ama klasman sürekli değişiyor.

12. Tur : Ham Mas'ı geçiyor, pist üzerindeki birçok mücadele oluyor, bunları ancak 'replay'lerden görebiliyoruz.

13. Tur : But-Hulk-Ham-Mas-Ver-Kov-Glo-Pet-Alo-Kob sıralaması var. Pic'i geçen Vet Ros'a saldırıyor. But ve Ham arasında 17 sn fark var. Vet tur bitmeden Ros'u da avlıyor.

14. Tur : But-Hulk-Ham-Mas-Ver-Kov-Alo-Glo-Pet-Kob. But ilk 5 içerisinde en yavaş pilot. Hulk gittikçe yaklaşıyor. Pistteki en hızlı isimler Ham ve Vet. Alo yağmurda iyi denilen Ferrari ile hasarlı RB8'den de yavaş. Gerçi trafikle de çok uğraştı İspanyol. Yine de Ferrari aracı artık yağmurda da en hızlı değil gibi..

Tabii ki yarıştan önceki bir görüntü..


15. Tur : But-Hulk-Ham-Alo-Mas-Ver-Kob-Vet-Web-Ros. Hulk 0.9, Ham 16.4 sn geride liderden. Mas kimseye direnemiyor, hem Koba'ya hem Vet'e geçildi, Web de Ver'i geçiyor.

16. Tur : But-Hulk-Ham-Alo-Kob-Vet-Web-Ros-Dir. Massa da pitte. Hulk 0.6 sn, Ham 14.6, Alo 31.4 sn geride liderden, Vet Koba'yı geçiyor. Hulk But'a yapışıyor. Alo'nun tur derecesi 1.29.467, Vet'in 29.481.

17. Tur : But Hulk'a direniyor. Ham 15.3, Alo 32.1 Vet 35.6 sn geride liderden. Anlaşılan o ki artık eski olmasına rağmen slick lastikler daha hızlı geçiş lastiklerinden. Bu turda ise Vet tam 1 sn daha hızlı Alo'dan.

18. Tur : But yine direniyor. But-Hulk-Ham-Alo-Vet-Kob-Web-Ros-Dir-Ric. Ham ise 18.7 sn liderden geride. Bu arada Charlie'nin günahını almış olabiliriz çünkü yarışın başındaki yoğunluk ve yağmurun ne kadar şiddetli yağacağını beklemiş olabilirler. Oluklu lastiklere geçenler neredeyse 4 sn. yavaşlar artıkın, yine But ve Hulk kazandı galiba.

19. Tur : Ve Hulk sefer başarıyor, kariyerindeki ilk kez lider gitmeye hazır durumda. Ham, Alo ve Koba pite geliyor, akıllara hemen Malezya 2009 ve Çin 2010 GP'leri geliyor.

20. Tur : Bu sefer Vet ve Web içeride.

21. Tur : Ros'un lastiği patlıyor, But Hulk'un hemen arkasında. Ham 45.5, Alo 64.8, Vet 67.4 sn geride.

22 Tur : Hulk 1.3 sn önünde İngiliz'in. Ham 45, Alo 65, Vet 67 sn geride liderden. Arkalarında Kob 6. ve Web-Dir-Ric-Rai sıralaması var. Bu arada Rai ve Msc en erken geçiş lastiklerini taksalar da pek işe yaramadı onlar adına. Alo'nun şikayeti gözüküyor ekranlarda. Arka tarafta da sıkı bir politik savaş var.

23. Tur : Ve Güvenlik aracı. Pite girmeyen Hulk ve But da pite girecekler şimdi. Her şey yeniden başlıyor.

Reksan Reklam sunar...



25. Tur : Maylander liderliğini sürdürüyor.

27. Tur : Tur yiyen araçlar turlarını geri alıyorlar.

Artık sahne onların..


28. Tur : FOM İtalyancayı söküyor.

29. Tur : Güvenlik aracı bu turun sonunda içeri girecek.

30. Tur : İkinci start veriliyor. Koba Vet'i sıkıştırırken Web de diğer yandan takım arkadaşını sıkıştırıyor. Web'in kendi yarışıma odaklanacam demesi doğru olsa da işi abartıyor, hele Mas'ın yaptıklarının yanında. Web pist dışına çıkıp birçok sıra kaybediyor bir yandan. Koba Alo'yu da sıkıştırmaya çalışıyor.



31. Tur : Hulk-But-Ham-Alo-Kob-Vet-Dir-Mas-Ric-Rai-Glo-Msc-Pet-Web-Kov-Pic-Dlr-Ros-Kar-Ver sıralaması oluştu. Ham But'ı geçiyor 4. virajda. DRS hemen açıldı.

32. Tur : Koba Alo'yu da geçiyor. Akıllara bu sefer Juan Pablo Montoya mı geliyor acaba. Alo ve Vet arka arkaya. Dir üç sıra birden kaybediyor.

33. Tur : Alo yerini geri alıyor. Rai ilk virajda dışarı çıkıyor ve grubun arkasına düşüyor. Vet'in hemen arkasında Mas, onun arkasında ise Ric var.

34. Tur : Mas da Vet'i geçiyor.

35. Tur : Hulk-Ham-But-Alo-Kob-Mas-Vet-Ric-Dir-Web-Msc-Rai-Pet. Rai Msc'nin hemen arkasında.

36. Tur : Yarışın durağanlaşmaya başlıyor sanki. Bu arada 2010'da da son yarışta hızlanan McLaren'in Vettel'in şampiyonluğunda payı vardı. Bu yıl da şampiyonanın kaderini değiştirdiler. Fakat McLaren için bundan daha fazlası lazım.

37. Tur : Ham 2.2, But 4, Alo 6.1 sn geride liderden. Rai zorlamaya devam ediyor. Mas'dan şık bir geçiş daha.

38. Tur : Dir spin atıyor son sektörün başında ve oldukça geriye düşüyor.

39. Tur : Rai Msc'yi geçiyor.



40. Tur : Hulk-Ham-But-Alo-Kob-Vet-Ric-Web-Rai-Msc-Dir. Ham 2, But 4, Alo 7.4, Mas 11.9 sn geride liderden. Dir de geçiyor Msc'yi.

41. Tur : Web Ric'i geçiyor. Gidişat 2008'e benzemeye başladı.

42. Tur : Hulk-Ham-But-Alo-Mas-Kob-Vet-Web-Ric-Rai-Dir-Msc-Pet-Pic-Ros-Dlr-Ver-Kar-Kov-Glo sıralaması oluştu şu an için.

43. Tur : Ham 1.9, But 4.2, Alo 8.9, Mas 13.6, Koba 16, Vet 16.4 sn geride liderden. Web RB8'nin arkasını kaybediyor ama toparlamasını biliyor. Hulk'un performansı düşmeye başlıyor, ortalama yarım saniye yavaş arkadakilerden bu turda.

44. Tur : Vet Koba'ya yapıştı. Hulk biraz toparladı durumu.

45. Tur : Klasman iyice oturmaya başladı. Pistin hiçbir noktasında şu an kayda değer bir aksiyon yok.

46. Tur : İlk 3 3.5 sn içerisinde. Alo liderden 9.2 sn geride. Vet baskıya devam ediyor. Pet'in spini ve iki sıra kaybediyor. Pic kritik bir pozisyon kazandı.

Petrov önemli bir işi başardı


47. Tur : Sıralama aynen devam ediyor, Vet ve Koba ikilisi Hulk ve Ham'a göre neredeyse 2 sn yavaş.

48. Tur : Hulk pist dışına çıkınca yerini Ham'a kaybediyor. Vet bu tur Ham'dan 2.2 sn yavaş. Koba'ya da 0.7 sn kaybediyor.

49. Tur : Ham-Hulk-But-Alo-Mas-Koba-Vet-Web-Ric-Rai-Dir-Msc-Pic sıralaması devam ediyor. Vet bu turda da 0.5 sn kaybediyor Koba'ya.

50. Tur : Hulk 2.4,  But 4.6, Alo 10.5, Mas 16.4, Kob 22.5, Vet 24.4, Web 30.5 sn geride liderden. Hulk bu turdan itibaren farkı azaltmaya başlıyor 0.4 sn ortalamayla.

51. Tur : Ver Pet'e çok yakın durumda. Tur dereceleri hafiften düşmeye başladı. Pitler de başlamak üzere.

52. Tur : Ham-Hulk-But-Alo-Mas-Kob-Vet-Web-Rai-Dir-Msc. Ric Pitte. Hulk ve Ham pistteki en hızlı isimler. 1.21'in altındaki üç isimden Hulk 20.1, Ham 20.4, But 20.6 ile turladı.

53. Tur : Vet de pitte. RBR yönetimi acaba araçtaki hasarın etkisini acaba temiz lastikle mi azaltmaya çalışıyor. Vet pite girmeden önceki turda Koba'dan 3.8 sn gerideydi ve 1.3 sn fark yemişti sadece bir turda. Öndeki üç isim 1.21'lerle dönerken geri kalan herkes 1.24'le dönüyor.

54. Tur : Tur bindirmeler de yağmurla beraber başladı. 2008 finali yine akıllarda. Vet 10. sırada ve önündeki Ver'den 5 sn geride.

55. Tur : Rai, Koba, Msc pitte. Vet ise 2 turun ardından tekrardan pitte. Takımla telsizden irtibat kuramayan Vet için yağmur lastikleri düşünülüyor ama lastikler hazır değil. Zaten fazladan bir pit yapan Vet için büyük şok. Bu arada Hulk'la Ham çarpışıyor ve Ham yarış dışı kalırken Hulk devam ediyor. But liderliği ele geçirdi. İşler bir anda değişiverdi, şu anki durumda Alonso şampiyon oluyor.

Vettel lastik bekliyor


56. Tur : Mas ve Web de pitte. Klasman iyice karışmaya başladı.

57. Tur : Alo da pite geliyor, Ferrari önce Mas'ı pite alsa da riske girip Alo'yu içeri alabilirdi. İspanyol'un da dediği gibi kaybedecek bir şeyleri olmayan taraf Ferrari. Mas'da denedikten sonra pek bir anlamı kalmıyor çünkü yağmuru gören herkes bir tur sonra içeri geliyor zaten. Hulk'a da ceza verildi. But-Hulk-Mas-Alo-Dir-Web-Msc-Vet-Kob-Ver. Vet bu sefer Koba'ya karşı daha agresif ve onu geçti. But yine beklemede.

58. Tur : But ve Hulk içeride. But-Mas-Alo-Hulk-Web-Dir-Msc-Vet-Kob-Ver sıralaması oluştu. Msc Dir'i geçti. Vet'in aracından bir parça uçtu sanki ya da Alman bir parçanın üzerinden geçti.

59. Tur : Hulk cezasını çekiyor, takım elemanlarından biri el kol hareketi yapıyor. Web bir sıra yükseldi. Rai'nin tur derecesi gözükmüyor FIA'nın dökümanlarında.



60. Tur : But-Mas-Alo-Web-Hulk-Msc-Vet-Kob-Ver-Dir-Rai-Pic-Ric-Pet-Ros-Kov-Glo-Dlr-Kar sıralaması oluştu.

61. Tur : Alo ve Vet önündeki pilotlara yaklaşıyor.

62. Tur : Alo Mas'ı geçiyor. Vet'e bu pozisyonun yeterli olduğu söyleniyor. Eğer Alo lider olursa Vet'in en az 5. olması gerekecek. Akla temiz lastik bahanesiyle Web'i içeri almak da gelmiyor değil. Eğer But'a bir şey olursa  tek yapılacak şey Web'in yavaşlatılıp Hulk'a zaman kaybettirmek, Vet'in onlara yetişmesini sağlamak. Web bunu kabul eder mi, direnebilir mi, Vet yetişebilir mi onlara ? Yetişmesi çok zor olur çünkü 25 sn. civarında fark var. 2008'de Vet ortalığı birbirine katmıştı, bugün de Hulk.

63. Tur : Hulk da Web'e baya yaklaştı. But rahat olmasına rağmen pistteki en hızlı isim.

64. Tur : Vet Msc'ye çok yakın. Son Turda 1.8 sn daha hızlı çifte şampiyon. Msc'nin direnmesi çok zor, o da pek fazla zorluk çıkarmadı Vet'e.

65. Tur : But-Alo-Mas-Web-Hulk-Vet-Msc-Kob-Ver-Dir-Rai-Pic-Vet-Ric-Ros-Glo-Kov-Dlr-Kar

66. Tur : Pet Pic'in 1 sn arkasında. Pic şu an 12. Şu an için pist çok ıslak değil, Ric yoğun yağmur yerine slick'lere geçse daha çok işe yarayabilirdi. Alo But'dan 20 sn geride. 4. viraja gelmeden Pet Pic'i geçiyor.

67. Tur : But-Alo-Mas-Web-Hulk-Vet-Msc-Kob-Ver-Dir-Rai-Pet-Pic sıralamasıyla çizgiyi geçerken Dir Ver'i avlamayı başarıyor. 1.27 ile dönen Vet ve Alo var sadece.

68. Tur : Şu ana kadar Gro dışında yağmurda göze batan bir hata olmadı. Koba son 4 turuna giren Msc'nin hemen arkasında.

69. Tur : Web Mas'ın 1.7, Hulk Web'in 1.8 sn arkasında. Koba spin atmış durumda. Koba sanki fren noktasını ayarlayamamış, MSC ile birbirlerine dokunuyorlar. Koba toparlasa da 10.'luğa düşüyor.

70. Tur : Lider sondan önceki turuna giriyor. But biraz temkinli bu turlar. Son tura girmek üzereyken Dir'in kazasını görüyoruz. Son sektördeki uzun düzlüğün sonunda görüyoruz Britanya'lıyı. Ve güvenlik aracı içeride. Çok tehlikeli bir nokta çünkü. Sürekli başka yılları düşünen aklımıza bu sefer de 2003 geliyor.



71. Tur : But-Alo-Mas-Web-Hulk-Vet-Msc-Ver-Kob-Rai-Pet-Pic sıralaması oluştu. Caterham 11. olmak üzere hem en iyi finishleri hem de takımlarda 10.'luk demek bu. SC içeri giriyor - adet yerini bulsun- konvoy mıyıl mıyıl finişe geliyor. Vettel 6. olarak şampiyonluğa ulaşıyor. Ferrari takımlarda 2.'liğini koruyor. Horner'la Vettel konuşurken, 2012 sezonu efsanevi bir şekilde sona eriyor. Button 3. McLaren 7. galibiyetini alıyor. Massa ise bu yıl ikinci podyumuna ulaşıyor, eğer 2. Massa dönemi başlayacaksa bu yarış onun başlangıcı olabilir. Vettel aracını parka getirirken basın adeta üzerine çuvallanıyor şampiyonun. Kahraman bir Fia -Fom da olabilir- görevlisi ise tek başına muhabir ordusuna göğüs geriyor. Schumi emekli olurken, Hamilton da McLaren'e veda ediyor. Bu yarış da böyle arkasında birçok hikaye bırakarak bitiyor..


Kahraman görevli



Not : Yazıyı okurken imkanınız varsa bir yandan yarış açıkta dursun. Gerçi yarışı tekrardan izliyorsanız bu yazıyı okumaya ne gerek var, orası da ayrı bir mevzu..