Avustralya'da Mercedes'in baskın sonucuyla beraber birçoğumuzu acaba yine sıkıcı bir sezon mu izleyeceğiz korkusu sarmıştı. McLaren'in Honda ile beraber sorunlar yaşaması, RBR'in artan şikayetleri yaraya tuz basıyordu. Lakin bu endişelerin hepsi Malezya'daki yağmurla beraber kaybolup gidiverdi.
Alonso'nun 2013'te Barcelona'daki galibiyetinden sonra Vettel Ferrari ile çıktığı ikinci yarışta kırmızıların ilk galibiyetini kazandı. Ferrari'nin son galibiyetinde de yine lastik kullanımının büyük bir etkisi vardı. Yine de Ferrari'nin bu galibiyetinde farklı olan bir şeyler vardı. Biraz buna bakalım, sonra da tur derecelerini Çin'e yoğunlaşarak değerlendirelim.
İtalyan takımda yeniden yapılanmanın verdiği bir huzur ve güven ortamı var. Belki de ondan da önemlisi, Alonso'nun takımdan ayrılması sanki Maranello'ya büyük rahatlık getirmiş, bu her hallerinden anlaşılıyor. Bu Alonso'nun kötü karakterli bir pilot olduğuna gelmiyor, aksine büyük beklentileri olan ve takımı bu yönde itekleyen bir karaktere işaret ediyor. Alonso'nun Ferrari'den ayrılarak tam da böyle bir pilota ihtiyacı olan McLaren'e geçmesi iki takım açısından da en hayırlısı oldu galiba.
Ferrari'nin Brawn'ın ayrılmasından bu yana yarış stratejilerinde hem rakiplerinin gerisinde kaldığına hem de çok tutucu davrandığına tanık olmuştuk. Arrivabene döneminde ise daha 2. yarışından risk alarak Malezya'da SC varken çoğunluğun aksine yeni lastikleri takmadılar. SC çıktıktan sonra Vettel lider, Hamilton 6. idi. Hamilton öndekileri geçene kadar fark 3,6 sn'den 9.995 sn'ye çıkmıştı bile. İngiliz, Vettel'in arkasına geldiği 10. turdan finişe kadar tam anlamıyla strateji savaşı yaşandı. İki takım farklı zarlar atsa da Vettel son tura girerken Hamilton'ın 10.094 sn önündeydi. Yani yaklaşık 45 turda fark sadece 0.099 sn değişmişti. Bazen verilerin içinde boğulmaya gerek yok, Ferrari Malezya'da Mercedes'in hızına yetişti ama asıl fark Vettel'in SC çıktıktan 5 tur içinde önü boşken attığı turlardan kaynaklandı. Alman pilotun galibiyeti Ricciardo'nun geçen seneki 3 galibiyetinden ise oldukça farklıydı, geçen seneki Mercedes için 10 sn çok önemli değildi, 10 tur içinde rahatlıkla kapatabilirdi bu farkı ama Sepang'da bütün yarış boyunca Ferrari'ye yaklaşamadılar bile.
Diğer önemli ayrıntı ise Mercedes motoru kullanan Williams'ta gözlendi. Sepang'da Ferrari
Melbourne'e göre sadece Mercedes'e değil, Williams'a karşı da belirgin şekilde hızlandı. Williams'lar önlerindeki trafikten 15. tur civarında kurtulduğunda lider Vettel'in 25 sn gerisindeydi. Yarış bittiğinde ise 70 sn. gerideydi. Tur başına 1 sn'den fazla yavaş kalmış Williams. Massa'nın Melbourne'de Vettel'in sadece 4 sn geride bitirdiğini unutmayalım. Bu tablo sadece Mercedes'in fabrika takımının değil Mercedes motorunun kullanan takımların lastikleri hızlı tükettiği sonucunu ortaya çıkarıyor. Sadece 2013'ün ilk yarısında değil, 2012'de de McLaren ve Mercedes'in diğer takımlardan daha hızlı lastik tükettiğini hatırlıyoruz. İsterseniz Çin verilerine bakıp daha net bir karar verelim.
Şangay'daki yarış birçok açıdan daha sağlıklıydı. Her şeyden önce iki yarıştan gelen önemli miktarda veri vardı ve Çin'deki sıcaklıklar Malezya'göre daha makul, pist de Albert Park'a göre daha net bir görüntü veriyordu. Ayrıca yarışın başındaki Ham-Ros-Vet-Rai-Mas-Bot sıralaması baştan sona pitler dışında hiç değişmedi. 3. tura girerken farklar Ros 1, Vet 2.3, Rai 3.3, Mas 4.4, Bot 5.1 sn idi. Öndeki sıralama 13. turda Vettel ve Massa'nın pite girmesine kadar bozulmadı, pitlerden bir önceki turdaki farklar 1.6, 6.1, 7.7, 14.5 ve 17.0 sn şeklindeydi. Hamilton ilk stintte yumuşak lastiklerle tur başına ortalama 0.4 sn'ye yakın hızlıydı Vettel'den. 18. tura girerken sıralama tekrar oturmuştu, farklar ise Ros 2.1, Vet 4.7, Rai 9.8, Mas 18.1, Bot 23.1 sn olmuştu. Bundan sonra ilk dörtlünün farklarına odaklanacağız.
Bu stintte iki takım da gıcır gıcır yumuşakları takmıştı ve Ferrari Mercedes'e darbe vuracaksa burada vurmalıydı. Kırmızılar darbe vuramadıysa da geride kalmadılar ikinci stintte. Vettel pite girmeden lider Hamilton'ın 4.9 sn gerisindeydi, hatta bu farkın 1.3 sn'si de pite girmeden önceki iki turda oluşmuştu. Stintin ilk turlarında Vettel'in farkı 3.5 sn civarına indirmesinden sonra farklar sabit kaldı ve Rosberg'in arada patates olma tehlikesini hissettiği ve takıma şikayette bulunduğu zaman da tam bu turlardı. Raikkonen'in lider Hamilton'la olan farkı ise çok daha oynaktı ve stintin sonlarına doğru iyice açılmaya başladı. 32. turda fark 13.7 sn olmuştu. Raikkonen iki stintte de ikişer tur fazla atması lider Mercedes'lere göre bir şey kazandırmadı ama yarışın sonunda 4 tur daha temiz lastikleriyle Vettel'i geçmesi içten bile değildi. Yine de büyük resim Raikkonen'in lastikleri bitmişken içeri girmemesinin çok doğru bir hamle olmadığını anlatıyor.
2. pitlerin ardından 35. turda farklar 6.2, 10.1 ve 14.9 sn şeklinde oluştu. Ferrari bu son stintte gözle görülür şekilde yavaş kaldı. Çünkü takımlar artık orta sert lastiği takmak zorunda kalmıştı. 35'den Verstappen'in kaldığı 53. tura kadar farklar 8 ve 20 sn civarındaydı. Hamilton bu stintte de Vettel'den yarım saniyeden fazla hızlıydı. Yarış normal koşullarda bitseydi 20-25 sn arasında bir farkla Hamilton rahat bir şekilde önde bitirecekti yarışı. Büyük resimde 56 turluk bir yarışta ortalama 0.4 sn daha yavaş bir Ferrari var, hatta 0.43-44 sn de denilebilir. Burada vurgulamak gerekirse, iki takım arasındaki farka bakmak için Hamilton-Vettel farklarını baz aldık. Sıralama turlarındaki 0.9 sn'lik fark yarıya inmiş gibi. Avustralya'daki yarış temposu da bundan çok farklı değildi. Diğer yandan Hamilton ikinci stintte temkinli mi sürdü yoksa gerçek temposu bu muydu ancak ilerleyen yarışlara göreceğiz. Williams'tan Massa ise Ferrari'den yarış sonunda 40 sn geriden gelerek 3.'lüğü tescillenmiş oldu. İngiliz takım bu sefer de Ferrari'den 0.7 sn'den fazla yavaş gözüküyor. Malezya'ya göre iyileşme var ama Williams bu sene gerçekten gelişememiş gibi. Bottas SC'dan önce liderden 75 sn. geride geliyordu. Geçen sene Mercedes'i zorlayabilen takım olduğunu düşünürsek durum pek iç açıcı değil.
Biraz da McLaren'e bakalım. Takımın gözle görülür iyileşmesi Çin'de de devam etti. Şampiyon pilotları Q2'ye biraz yakınlaşsa da 17. ve 18. sırada kaldı. Açıkçası McLaren'i kime karşı kıyaslayacağımızı kestiremedik. Avustralya'da sorun yaşamayan en yavaş aracı baz almıştık ve Button Sainz'dan tur başına 1.25 sn gibi devasa farkla yavaş kaldığı tespit etmiştik. Button o yarışta Hamilton'dan 2 tur yemişti. Malezya'da ise durum daha iyiydi kesinlikle. Çin'de ise Hamilton Button'a 39. turda tur bindirdi. O tura kadar Button Hamilton'dan ortalama 2.65 sn daha yavaştı. Ricciardo'dan 0.4 sn, temiz bir yarış geçiren Grosjean'dan 0.9 sn yavaş kalmıştı. Sorun yaşamayan en yavaş araç Perez ise Button'dan ortalama neredeyse 0.8 sn hızlı olduğunu gördük. Button Malezya'da yine aynı turlarda liderin yine aynı farkla arkasındaydı. Avustralya'ya göre iyileşme zaten görünüyor da muhtemelen yeterli seviyede değil. Diğer yandan en hızlı turlarda önemli gelişmeler var. Melbourne'de Button'ın en hızlı turu Hamilton'dan 3.35 sn yavaşken, İngiliz pilot Malezya'da 16. olarak 4 sn geride kaldı en hızlı turdan. Çin'de ise yeni difüzöre sahip olmayan Alonso'nun en hızlı 13. sıradaydı ve sadece 1.5 sn gerideydi. Üstelik hızlı turu 40. turda gelmiş İspanyol'un.
Bahreyn GP'ye birkaç gün kaldı. Mercedes'te gerilen ilişkilerle beraber Rosberg'in atak yapma zamanı kaldı, geçen seneki sıralama formundan uzak. Aynı şekilde Raikkonen'in de. Çin'de net şekilde hızlı oldukları iki Williams'a da sıralamalarda geçildi. Massa bu sene oldukça formda gözükürken Button da klasını göstermeye devam ediyor. Bu seneki yazıların sonunda seçilmiş bazı istatistikler olacak, onları da bırakıp veda edelim.
Sıralama Turları
Hamilton 3-0 Rosberg
Vettel 3-0 Raikkonen
Massa 3-0 Bottas
Button 2-0 Alonso
Çin GP Hafta Sonunun En İyisi
Felipe Massa - Williams
2014'e Göre En İyi - En Kötü Pilot
Sebastian Vettel - Nico Rosberg
Malezya GP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Malezya GP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Nisan 2015 Çarşamba
Şahlanan Atın Dönüşü : 2015 Malezya ve Çin GP
Etiketler:
Avustralya GP,
Çin Gp,
F1 2015 Sezonu,
Felipe Massa,
Fernando Alonso,
Ferrari,
Jenson Button,
M. Arrivabene,
Malezya GP,
McLaren,
Melbourne,
Mercedes,
Sepang,
Şangay,
Williams
27 Şubat 2014 Perşembe
2014'ün Son Kış Testleri - 2. Bahreyn Vakası
1. Gün
Daha
2. Testleri hazmedemeden 5 gün sonra son testlere başladık. Perşembeden pazara
4 günlük testlerin ardından sadece 12 gün sonra Melbourne’de antrenmanlarda
olacağız.
Ahım
şahım şeyler olmasa da testlerin ilk günü hareketli geçti. Üç takım 100 turu
devirdi, RBR’nin sorunları yine devam etti, Mercedes motorlular yine en fazla
turu atarken Renault da en az tur atan motor oldu.
Günü
Perez 1 sn’ye yakın farkla 1.35.290’la lider kapattı. Geçen haftaki 33 ve 34’lü
turların ardından yavaş gözükse de fena bir tur değil. Bu sefer Rosberg 4, ve
Magnussen 6. oldular. Sanırım yarın daha ciddi turlar gelecek.
Günün
dedikodularından Ferrari motorunun Mercedes motoruna göre 75 hp (beygir) daha
güçsüz olduğu şeklindeydi. BBC Ferrari’nin içinden naklediyor. Yarın motorların
gelişimi durduluyor. Motorların performansa etkisini görmek de çok ilginç
olacak, eğer gerçekten böyle bir fark varsa diğer iki motoru kullanan takımlar
bununla nasıl baş edecek büyük bir soru işareti. Bugün Renault için yine çok
iyi bir gün değildi.
Pist
kenarından gelen yorumlara göre vites değiştirirken ilk ve ikinci virajda
Ferrari’den garip sesler geldiği, Mercedes’in ise daha normal olduğu, ayrıca
McLaren ve özellikle Mercedes’in kabaca en hızlı araç olduğu yönünde yorumlar
vardı.
Rosberg
bugün 89 tur atmasına rağmen mutsuz görünüyordu, programda sınırda olduklarını
da ekledi. Aslında Mercedes’in ufak tefek dayanıklılık problemleri yaşaması
iyiye işaret. Ayrıca Rosberg biraz şükretmeyi öğrenmeli, Renault motorlu
takımlara bakması yeterli.
Günün
sonlarına doğru uzun bir süre Magnussen ve Bottas aynı tur sayısında dönüyordu.
Magnussen 109’a kadar devam ederken, Bottas durmadı 128’e çıktı.
Sauber
bugün biraz daha iyi gözüktü. Sutil bugün hem daha çalışkandı hem de daha göz
önündeydi, şimdi sıra geri kalan günlerde atılacak ciddi turlarda.
RBR
39, Lotus 31 tur attı. Lotus tam 120 parça denediklerini söylemişti güne
başlarken. Takımdan düzenli aralıkla olumlu açıklamalar geliyor, beklenildiği
kadar kötü olmayabilirler. Karşılaştırmak hiç sağlıklı değil ama Ricciardo da
pistte olduğu vakitler fena turlar atmıyordu.
Ferrari
yine telemetre yüzünden fazla tur atamadı. Açıkçası son testlerde en çok
onların hızlı tur zamanını merak ediyoruz. İtalyan takım için genel hissiyat
yine dayanıklı ve yine rakiplerinden daha yavaş bir araç, özellikle tek turda.
Günün
son dikkat çeken olayı ise Chilton’un Toro Rosso, Lotus ve Caterham’ın önünde
bitirmesi ve lider Perez’den 3.3 sn geride olmasıydı. Eğer Renault kullanan
takımlar gerçekten denildiği kadar kötü ve kırılganlığın fazla olduğu bir
yarışta Marussia puan veya puanlar alabilir.
2. Gün
2014’ün
10. test günü geride kaldı. Perez bugünü de lider kapattı. Arkasından az farkla
Alonso ve Ricciardo geldi. Perez günü 1.35.570’lik turu hala Rosberg’in
geçen hafta attığı turdan 2.3 sn yavaş. Bundan mütevellit dereceler birbirine
yakındı.
Ricciardo
son test gününde Red Bull’un en iyi günü yaşadığını belirtti, zaten attığı tur
sayısı ve derecesi de bunu gösteriyor. Şu an şampiyon takımın motor dezavantajı
bulunsa da kimse aero olarak nerede olduğunu bilmiyor.
Günün
negatif açıklamaları Button ve Alonso’dan geldi. Button ilk testen bu yana hala
aynı aracı kullandıklarını belirtti. Biraz da muallak konuştu. Sanırım takıma
bir gönderme vardı, Alonso da Button kadar olmasa da takıma gönderme yapmayı
ihmal etmedi.
Marussia
bugün de fena gözükmedi. Günü altıncı tamamladılar, testlerin yanıltıcılığı çok
bariz olsa da takımın ilerleme kaydetmiş olma olasılığı yüzde yüz.
Renault
motorlu takımlar bugün de 50-60 civarı tur attılar. En fazla 66 turla Red
Bull’du. Maldonado bugün de az çalışarak sadece 31 tur tamamlayabildi.
Force
India’nın dereceleri tesadüf değil sanki artıkın. Şu ana kadar üç günü lider
tamamladılar. Son iki gün daha ciddi dereceler gördüğümüzde bakalım
pozisyonları ne olacak. Mercedes ve McLaren’in ardından en hızlı 3. takım
olabilecekleri de söyleniyor.
Günün
önemli gelişmesi ise motorların durdurulması oldu. Renault’un yaptığı itiraz
sonuç vermedi. Red Bull’a göre takım Mercedes’e oranla 165 beygir geride.
Renault kullanan takımların düzlükte diğerleri kadar hız kazanamadığını
görüyoruz. Herhalde takımların sıralaması anlamında olmasa da büyük
belirsizliklerin olduğu bir sezona doğru gidiyoruz.
Cumartesi
hızlı olmak yetmeyecek, pazar günü hem dayanıklılık hem de yakıt tüketimi
açısından çok zorlu olacak, şu an hız konusunda belli başlı düşünceler olsa da
tabloya bu faktörler girince ne olacağını kestirmek neredeyse imkansız.
2.
günden bu kadar, yarın görüşmek üzere.
4. Gün ve Genel Değerlendirme
3. Gün
Testlerde artık sona
yaklaşıyoruz, Bahreyn’de son iki günden ilkini geride bıraktık ve değişen pek
bir şey yok. Mercedes güçlü, Renault sorunlu ve Ferrari orta kıvamda gidiyor.
Bugün günün sonlarına
doğru, yani –muhtemelen- tutunmanın en fazla olduğu zaman diliminde Massa ve
Rosberg kapışmasından 1.33’lü turlar görebildik. İki turun da süper
yumuşaklarla atıldığını biliyoruz. Williams’ınki sıralama formatındaydı,
Mercedes de ona benzer fakat Rosberg net konuşmadı. En azından şunu
söyleyebiliriz 2014’de en sıralamaya benzer turlar bunlardı.
Peki ya Ferrari ve
McLaren ? Ferrari bir türlü gerçekten hızlı bir tur atmayı denemedi, birçok
yorum var İtalyanlarla ilgili. Yine de genel görüş takımın tek tur
problemlerinin devam ettiği ve dayanıklılığa her zamanki gibi önem verdiği
yönünde. McLaren’de Magnussen de bugün Button gibi hızlı değiliz ama daha
fazlası var dedi. İki günkü söylemlerden yola çıkarsak ve genel görüşe
sığınırsak McLaren elini daha fazla açtığında en azından Mercedes’in arkasına
yerleşebilir.
Günü iki Alman pilot
derecesiz kapattı ; Sutil ve Vettel. Sauber de beklenenin aksine şu ana kadar
iyi bir test dönemi geçiremedi. Değişen kuralların ilk yarayacağı orta sıra
takımı beklentisi vardı fakat Mercedes’li Force India ve Williams’ın gerisinde
gibiler.
Lotus ve Red Bull için
sorunlar devam etti. Grosjean da çok umutlu konuşmadı zaten ilk iki yarış için.
Renault kullanan bu iki güçlü takımın zayıf olduğu biliniyor ama ne kadar
zayıf, artık onu ilk yarışta göreceğiz.
Yarın ciddi dereceler
görür müyüz, emin değilim. Eğer birileri bir şeyler saklıyorsa son gün gösterir
mi, mantıklı gelmiyor. Diğer yandan da o bir şeyleri test etmek için de son
gün. Büyük konuşmayalım, yarın akşam görüşelim. Son gün ve genel değerlendirme
yazımız daha uzun olabilir. Formula 1’le kalın..
4. Gün ve Genel Değerlendirme
Bir
test döneminin de sonuna geldik. Eksik gedik bilgilerle neredeyse 10 gün kalmış
Avustralya Gp’sini bekliyoruz. Testlerin de en güzel yanı belki de bu. Hem bir
şeyler anlatıyor hem de anlatmıyor. Geçmişte testler yüzünden ne kadar
yanıldığımızı söylemeye gerek yok sanırım.
Genel
değerlendirmeye girmeden önce son gün neler yaşandı kışça anlatalım. Bottas ve
Hamilton düellosundan Hamilton galip çıktı. Son testler boyunca Massa, Hamilton
ve Rosberg’in en hızlı turları arasında sadece 0.025 sn var.
Ferrari
bu sefer elini gösterdi ve 1.34.2 yaparak en hızlı turların 1 sn arkasında
kaldı, zaten hem İspanyol hem de İtalyan yavaş kaldıklarını kabul etti, Alonso
yine cumartesi kaybettiğini pazar günü aramak aramak zorunda kalacak gibi.
McLaren
sorunlu bir gün geçirerek sadece 20 tur atarken Vettel 77 tur atmayı başardı.
Bunların dışında son gün sakin geçti.
Son
testlerle ilgili ilginç nokta Mercedes’in geçen sene haftaki derecelerini
geç(e)memesiydi. Hamilton da daha fazlası gelebilirdi minvalinde konuştu. Diğer
açıdan düşünürsek belki de ellerindeki oydu, potansiyellerinin sonuna kadar
gösterdiler. Hamilton’ın dün pürüzsüz tur atamadığını biliyoruz, Rosberg’in ise
geçen hafta tam bir sıralama formatında tur attığını da. Yine de eğer
Williams’la ikisinin tam anlamıyla zorladığını düşünsek bile muhtemelen
Mercedes’in bi 0.2 sn’si daha vardır.
Ferrari’den
bahsettik biraz, takım yine tek turda sıkıntı yaşıyor sanki. Motor konusunda da
şimdilik görünen çok iyi iş çıkaramadıkları. Onlardan beklenene kıyasla. 12 gün
geçse de Ferrari motoru halen bilinmez olarak duruyor. İlk testlerden sonra
çıkan Ferrari’nin motorda avantajlı noktalar bulduğunu bir daha göremedik,
üstelik 75 beygir dezavantaj gibi şeyler duyduk. Ferrari sürekli aerodan
şikayet ediyordu ama..
McLaren
için son testler pek güzel geçmedi. Hızlı tur da denemediler. Button hala
lansman aracını kullandığını belirtti, iki pilot da daha fazlasını geleceğini
söyledi. Takım geçen hafta attığı turlarla bile zaman tablosunda 6. ve 7.
olabiliyor. Güncellemeler yetişmemiş olabilir, bir ihtimal sakladıkları şeyler
olabilir. Büyük ihtimalle şu an görünenden daha iyi durumda takım.
İki
gündür Hamilton ve Button’dan RBR aracı için övgü dolu sözler duyuyoruz.
Önceden de söylediğimiz gibi RBR’un aerodinamik olarak nerede olduğu
bilinmiyor. Tekrar ortalıkta dönen beygir sayılarına dönersek, eğer gerçekse
nasıl bir otomobil bu farkı kapatabilir ?
Testlerin
parıldayan takımları Williams ve Force India ise podyum ve yarışlar kazanmak
için çok iyi bir noktada. Gözler yine Williams’ta biraz tabii. Üstelik muhtemel
dayanıklılık problemleri de kapıda birçok takım için. Normal bir kural
değişikliğinden fazlası bu sezon. Sanırım herkesin dileği iki takımın da yarış
kazanması, hatta şampiyonluk için yarışması. İlk yarışlar çok önemli olacak, bu
noktada Massa ve sakin Bottas takıma avantaj getirebilir. 2012’de Barrichello
olsaydı neler olurdu diye sormadan edemiyor insan. İki takımda 4 tane iyi pilot
var, onların mücadelelerini izlemek de ayrı bir güzellik olacak.
Ufak
detaylara gelirsek, ilginçtir geçen senelerdeki zirvedeki 5 takımdan 4’ünde
önemli yönetim değişiklikleri var. Mercedes’de Brawn dönemi sona erip, Paddy
Lowe dönemi başladı. Böylesine önemli bir yılda ilk defa takım patronu olacak,
Lowe hep disiplinli McLaren sistemi içinde önemli bir parçaydı fakat takım
yönetmek onun işi mi bu yıl göreceğiz. McLaren geçen sene teknik patronundan
sonra bu sene takım patronunu da değiştirdi, aslında şu an bir takım patronu
yok, birçok general var ama başları yok. En büyük baş ise Woking’den işleri
yönetecek. Dikkat ettik, testlerin başında bu yana takımın yönetim kadrosundan
performansa dair açıklama bile gelmedi, sadece pilotlar konuşuyor. Acaba
içeride neler oluyor ?..
Üst
tarafta önemli değişiklik yapmak zorunda kalan diğer takım da Lotus. Hem asıl
patron hem de teknik patron yok. Belki Avustralya’ya kadar yeni patronlarını
açıklarlar. Ferrari de boş durmadı, Allison’ı almıştı takım. Pat Fry’la
yenilenmeye giden takım Allison geldikten sonra yetki paylaşımına gitti.
Maranello’da karışık bir durum var, belki birkaç sene Fry gidebilir, belki
büyük kelleler de. Yönetimde değişiklik yapmayan tek takım Red Bull. Burada
anlattıklarımız etkileri sınırlı ve etkilerini kolay kolay hissedemediğimiz ve
belki de asla öğrenemeyeceğimiz noktalar. Toparlarsak böylesine işlerin zor
olduğu bir sezonda bu faktör RBR için ufak bir avantaj.
Toro
Rosso ve Sauber orta sıralardaki hayal kırıklıkları oldu. Toro Rosso abisine
benzer sıkıntılar yaşarken, Sauber de şaşırttı. Pek güçlü turları yoktu. İki
takım da şimdilik kaybeden gibi duruyor.
Son
4 senede küme düşmemek için oynayan Caterham ve Marussia’dan kırmızı olanı
şimdilik önde gibi. Hatta Marussia sorun yaşayan Lotus ve Toro Rosso’nun da
önünde olabilir. İlk yarışlarda puan kovalayabilirler.
2014’de
hem motor hem aerodinamik konuşuyoruz. İlk defa bu kadar iki için de optimum
noktayı bulacak takım en önde olacak. Zaten Mercedes’in önde olma şansı da
burdan geliyor. Geçen sene aerodinamik olarak da iyi işler yapabileceklerini
gösterdiler, motorda da şu an en iyi gibiler. McLaren’in aracı tasarlarken
Mercedes kadar rahat olmadığını biliyoruz.
Klasik
bir test yazısı gibi noktalayalım. Evet tur zamanlarının anlamı pek yok ve her
an her şey olabilir. Üstelik böyle bir sezonda. Fazla sıralama yapma hevesine
kapıldık sanki. Öyle anlar gelecek ki hızların da anlamı kalmayacak. Motorlar
dondurulmuşken nasıl bir savaş olacağını kestiremiyoruz. Doğal olarak öğrenme
hızı normalden fazla olacak, geçen hafta çıkan haberde 2014 araçlarında hasarın
giderilmesi normale oranla 2 kat uzun sürüyor denmişti. Gördük ki takımlar
sorunlarla çok fazla uğraştılar. Bu da özellikle FP3’de takımların ihtiyatlı
davranmasına sebep olabilir, hatta FP1’de bile.
Noktayı
koymadan son uyarı da Albert Park ile ilgili. Pist hem cadde pisti hem çok
yüksek df istemiyor. Bu sene getirilen 100 kg yakıt sınırını test etmek için
ideal yer de değil-miş. Malezya hem yüksek df hem de yüksek sıcaklıkla birçok
açıdan daha iyi bir belirleyici olacaktır. O yüzden Avustralya’da devasa
farklar görmediğimiz taktirde çok fazla kafaya takmamak bile gerekebilir.
Bugüne kadar üç yazı yazdık, hepsi de boş çıkabilir önümüzdeki hafta sonu.
Şimdi 10 günlük bir sancılı süreç başlıyor. Tam şimdi saat 00.00’ı gösteriyor,
FP1 için 10 gün 4 saat kaldı. Sadece 244 saatçik. Pazar günü öğlen ya da
pazartesi günü buralarda oluruz inşallah, yeni sezon hayırlı uğurlu olsun.
24 Mart 2013 Pazar
This is Ridiculous* - 2013 Malezya GP
- Felipe Massa 3 yıl sonra ilk defa Alonso'yu puan klasmanında geçmiş oldu. 2010'da yine Malezya'dan sonra şampiyona liderliğini ele geçirmişti bir yarışlık.
- McLaren 2010 Bahreyn'den bu yana 60. yarış üst üste puan almayı başardı.
- Hulkenberg Sauber'le ilk yarışından puan aldı.
- Sergio Perez McLaren'deki ilk puanlarını deftere yazdı.
Birkaç gereksiz istatistik verdikten sonra ilk iki yarışın analizine gelelim. Yazı Malezya odaklı olacak, arada Albert Park'tan da bukleler göreceğiz. Sezonun lastikler açısından bugün hem pist ve iklim şartlarından hem de sezonun başlayalı daha bir hafta olduğundan en zorlu sınavını gördük muhtemelen. Avrupa yarışları öncesi sezonun karambollere yüksek eğilimi devam ediyor. Sepang Albert Park'dan daha derli toplu olsa da akıllardaki soru işaretlerini yine azaltmadı. Artık takımların ellerinde daha çok veri var, bizim de daha çok sorumuz.
Avustralya'da Lotus ve Ferrari'nin öne çıkan lastik kullanımından sonra bugün de Red Bull ve Mercedes'in ayrı dünyalarda olduğunu gördük. 2011 ve 2012'de sezon karışık başlamış, sonrasında üç büyüklerin ağırlığını koyduğunu görmüştük. Sezonun ikinci yarışı ''Aa, evet ya Malezya'da RBR ve Mercedes çekişmişti'' gibi tepki vermemiz zor değil. Yine de 2013 2014'deki kural değişikleriyle geçmiş sezonlara benzemeyebilir.
Cuma günkü Lotus ve Red Bull üstünlüğünden sonra cumartesi günü Mercedes'in de hızlandığını gördük. Ferrari çok ortalarda gözükmese de Q3'de ortaya çıkarak 2 ve 3. cebi aldı. Malezya'da da Q2'nin ortasında yağmur gelmesi yine Avustralya gibi kafaları karıştırdı. Avustralya'da 1 sn farkla polü alan Red Bull burda Q3'e zor kaldı. Q3'de ise herkesten çok daha hızlılardı, Webber son turunu atabilseydi yine ilk çizgiyi alacak gibiydiler. Hem yağmur hem lastikler tabloyu görmemize engel oldular. Yükseğe yakın downforce isteyen bu pistte Red Bull Q1'de çok zorlanmış, Q2'de de Vettel Q1'de kullandığı lastiği kullanmaya devam etmişti. Red Bull'un sıralama turlarından taviz verdiği kesin gibi ki bugün lastik aşınmasının ne kadar ciddi olduğunu gördük. Ferrari ve Lotus ise Avustralya'daki hızlarına sahip değildiler. McLaren'in ise griddeki altıncı hatta Hulkenberg'i de sayarsak altı buçukuncu takım olduğunu söyleyebiliriz. Mercedes ise en büyük soru işareti hala; ne kadar hızlılar, gelişime ayak uydurabilecekler mi, hızlarının kaynakları yine sadece bir buluşa mı dayanıyor göreceğiz.
Bu kadar uzun girişten sonra, işleri ciddileştirelim. Öndeki takımların 4 pit yaptığı yarışta öyle bir an geldi ki artık pitleri saymaz olduk, sağolsunlar 10 turda bir pit yaparak bize yardımcı oldu öndeki dörtlü. Alonso'nun takım tarafından yargılanması zor ama illa yargıla derseniz hatalı kararı sonucunda yarışa veda etmesi Red Bull ve Mercedes'i yalnız bıraktı. Yarış sonrası konuşmak kolay olsa da kanat bu denli hasar aldığında ve birkaç tur sonra herkesin slicklere geçeceği kolaylıkla görülebildiği bir ortamda pit daha doğru bir karardı sanki. Neyse, Alonso eğer yarışta olsaydı bile muhtemelen Button'la beşincilik mücadelesi verecekti, hele ki geçen haftadan sonra Ferrari'nin yarış performansı hiç iyi değildi. Üstelik Massa'nın yarış boyunca genellikle önü açıktı Lotus'ların aksine. Button da bu yarıştaki formuyla 2012 Alonso'yu hatırlattı. McLaren yarışın başlarında en hızlı üçüncü takım, sonlarında ise Mercedes'e yakın bir formdaydı. Bunda Button'ın önün açması ve istikrarı da etkili oldu. Perez'e oranla bu yarış daha iyiydi. Grosjean toparlanmış gözükürken Maldonado yine saçmaladı.
Pilotlar 9. tura girerken Web-Vet-Ham-Ros-But-Hulk-Mas-Per-Gro-Rai sıralaması oluştu. Webber'in sert lastiği hariç öndekiler orta sertlikteki lastiği tercih ettiler. Web, Vet'den 3, Ham'dan 8.3, Ros'dan 12.6 ve But'dan 17.2 sn öndeydi an itibariyle. İlk pitlerden sonra RBR ve Mercedes ayrı dünyalarda, Hulkenberg de geçen yılki Sauber'i andırırcasına Button'ı zorladı. Sonra nefesi yetmedi. İkinci stintte Mercedes'lerin RBR'ye göre biraz daha iyi olduğu görüldü. 18. tura girerken Web 2.1, 5, 7.5 ve 17 sn öndeydi arkasındaki dörtlüye oranla. Öndekilerden Webber'in en yavaş olduğunu gören Horner ve arkadaşları önce davranarak pilotlarını içeri aldı. 2-3 tur içinde gridin geri kalanı da pit yapınca sıralama tekrar eski haline geldi. Bu sefer de Vettel sert lastikleri takmıştı.
Üçüncü stintin başında yeterli hızı olmayan Webber birkaç tur tökezlese de toparladı. Vettel'in önümü açın dediği an da bu zamandı. Pitlerden sonra Web, Vet 2.6, Ham 4.7, Ros 8.1, But 15.8, Mas 25.0, Gro 26.1, Hulk 26.8, Per 27.6 ve Rai 33.8 sn sıralaması oluştu. Massa pitlerde Hulk'u geçerek önü açtı ve Button'la benzer turlar atmaya başladı. 3. pitleri ise başlatan 30. turda Hamilton oldu. Lastikleri ısıtmanın hiç mesele olmadığı bu pistlerde erken pite girmek genellikle büyük avantaj oluyor. Burda da aynısı oldu. Lewis'in arkasından aynı turda Rosberg ve Webber, diğer turda da Vettel içeri girdi. Üçüncü pitini yapan Button'ın sağ ön lastiği düzgün takılamayınca İngilizin 10 puanı heba oldu. McLaren'in hataya tahammülü olmadığı bir zamanda böyle bir hata kesinlikle kabul edilemez. Button'ın 2. pitinden sonraki 1.42'li serilere de yazık olmuş. Button da bunu demeye çalıştı yarıştan sonra. Geçen yıl Kanada'da ilk pitlerin ardından Lotus ekibi yarış galibiyetine göre taktik yapıp öndeki üçlüye (Vet, Ham, Alo) daha fazla zaman kaybettirseydi yarışı kazanabilirdi. Bugün de Mercedes tamamen RBR'ye göre taktiğini ayarladı, arkadaki Button'ı tamamen göz ardı etti. Bunda lastik bilinmezinin de etkisini göz ardı edilemez. Kanada'daki durum da öyle, yarış kazanmak isterken 7-8. sırada dolanan birine göre taktiğinizi ayarlamanız çok uçuk bir düşünce. Öndeki dörtlünün dördüncü ve son pitinden sonra ise lastikler değil takım emirleri konuştu.
Geçişin kolay olduğu pistlerde bir fazla pit genellikle daha işlevsel, Malezya'da da öyle oldu. Fia da yan yana on tane F1 aracının sığabileceği bu pistte neden iki tane DRS alanı koymuş, anlamak zor. Öndeki pilot bu kadar çaresiz bırakılmamalı. Lastiklere dönersek ; Hulkenberg yarışın sonunda Perez'le 22 sn'lik farkı eritti ve 8.'liği aldı. Perez Hulkenberg'in 4 sn önündeyken McLaren boşu boşuna riske girip pite almadı Meksikalıyı, 2 puan daha gitti. McLaren'in umut ışığı Avustralya'da Perez'in özellikle son stinti ve burda Button'ın performansı olabilir ancak. Lastikleri korumada temiz hava etkili olsa da geçen haftanın yıldızları Ferrari ve Lotus'un hız olarak yeterli olmadığı netti. Lastikler konusunda son olarak fena halde 2012 kokuları gelmeye başladı sanki.
Yarışa damga vuran asıl mesele takım emirleri oldu. Geçen yılki Amerika Gp'den sonra Ferrari'nin Massa'ya bilerek beş sıra ceza aldırmasına dair ''Yapıyoruz ama en azından göstere göstere yapıyoruz'' açıklamasını şımarıkça bulmuştum. Bugün ise Ferrari'ye haksızlık ettiğimi anladım. İki takım da dalga geçer gibi takım emirleri uyguladılar. Vettel ve Hamilton takım arkadaşlarından özür diledi! Hadi Red Bull'un geçmişinde bir şeyler oldu, Vettel'in takımın has adamı diyelim. Mercedes'e ne oluyor daha ikinci yarıştan takım emri uyguluyor. Mercedes'in bu yaptığı Ferrari'nin 2002'deki yaptığından da anlamsız ; tarihin en anlamsız takım emri. Başka zaman olsa, Hamilton zorlamaz, ödeşirlermiş. Başka zaman olacak mı, başka zaman olduğunda Hamilton'ın şampiyonluk için puana lazım olursa gibi gibi milyon tane ihtimal akla geliyor. Takım emirlerini ucundan kıyısından hep gördük, göreceğiz de yarışın podyumunun bu kadar suni olduğuna ilk defa şahit oldum, olmuşuzdur galiba. Formula 1 takımları kadar kraldan çok kralcı takım yok galiba. Ya da Rosberg yap bi delikanlılık, milyonların gönlünü fethet. Takımdan mı kovacaklar, sana takım mı yok. Bunun tek bir özrü olabilir, o da şu birkaç yarış içinde böyle bir durum tekrar yaşandığında ödeşmeleri! Suçluya da bir şans daha verelim. Red Bull'a neden değinmediğime gelirsek; orda hem Vettel bariz suçlu hem de RBR'nin birçok sebebi var takım emirleri uygulamak için. Webber emekli olduktan sonra yüzde 99 kitap yazacaktır, bugünkü açıklamalarından sonra daha bir merak eder oldum bu kitabı. Malezya takım emirlerinin miladı oldu sanki. Allah aşkına bugün Team Sky bile bugün takım emirleri uygulamadı.
Vergne yine ne yapıp edip puan aldı. Bottas Vergne'in hemen ensesindeydi. Gutierrez yine pek iyi gözükmedi. Tek pilotla lansman yapıp, geçen seneki iyi araçlarının üzerine kaşınan McLaren, Sauber ve Williams'ın araçlarından yararlanarak kendini bir anda en hızlı 5. takım olarak bulan Force India ise çok iyi gözüktüğü hafta sonunu bijon tabancasıyla yerle bir etti. Bize çok tarihi pit-stoplar izlettiler. Sıralama kuru zeminde olsaydı ne yaparlardı sorusu da cumartesi günü akılları baya meşgul etti. Ve Jules Bianchi. Hamilton ve Vettel'den bu yana içimiz ferahlaya ferahlaya ilk defa bu kadar iyi bir genç pilot izliyoruz. Yanında bir de Glock olsaydı Marussia için efsane olabilirdi, Caterham Kovalainen'i mi çağıracak Jarno Trulli'yi mi çağıracak, bir an önce getirsin birini. Ama işte çok ah aldılar, çok. Schumi'yi de getirseler kar etmez artıkın..
* ''Bu saçmalık'' Alonso'nun Almanya 2010'da Massa ile yaşadığı mücadelede telsizden sözlediği sözler.
- McLaren 2010 Bahreyn'den bu yana 60. yarış üst üste puan almayı başardı.
- Hulkenberg Sauber'le ilk yarışından puan aldı.
- Sergio Perez McLaren'deki ilk puanlarını deftere yazdı.
Birkaç gereksiz istatistik verdikten sonra ilk iki yarışın analizine gelelim. Yazı Malezya odaklı olacak, arada Albert Park'tan da bukleler göreceğiz. Sezonun lastikler açısından bugün hem pist ve iklim şartlarından hem de sezonun başlayalı daha bir hafta olduğundan en zorlu sınavını gördük muhtemelen. Avrupa yarışları öncesi sezonun karambollere yüksek eğilimi devam ediyor. Sepang Albert Park'dan daha derli toplu olsa da akıllardaki soru işaretlerini yine azaltmadı. Artık takımların ellerinde daha çok veri var, bizim de daha çok sorumuz.
Avustralya'da Lotus ve Ferrari'nin öne çıkan lastik kullanımından sonra bugün de Red Bull ve Mercedes'in ayrı dünyalarda olduğunu gördük. 2011 ve 2012'de sezon karışık başlamış, sonrasında üç büyüklerin ağırlığını koyduğunu görmüştük. Sezonun ikinci yarışı ''Aa, evet ya Malezya'da RBR ve Mercedes çekişmişti'' gibi tepki vermemiz zor değil. Yine de 2013 2014'deki kural değişikleriyle geçmiş sezonlara benzemeyebilir.
![]() |
| Biraz gülün ama, çekiyorum... |
Cuma günkü Lotus ve Red Bull üstünlüğünden sonra cumartesi günü Mercedes'in de hızlandığını gördük. Ferrari çok ortalarda gözükmese de Q3'de ortaya çıkarak 2 ve 3. cebi aldı. Malezya'da da Q2'nin ortasında yağmur gelmesi yine Avustralya gibi kafaları karıştırdı. Avustralya'da 1 sn farkla polü alan Red Bull burda Q3'e zor kaldı. Q3'de ise herkesten çok daha hızlılardı, Webber son turunu atabilseydi yine ilk çizgiyi alacak gibiydiler. Hem yağmur hem lastikler tabloyu görmemize engel oldular. Yükseğe yakın downforce isteyen bu pistte Red Bull Q1'de çok zorlanmış, Q2'de de Vettel Q1'de kullandığı lastiği kullanmaya devam etmişti. Red Bull'un sıralama turlarından taviz verdiği kesin gibi ki bugün lastik aşınmasının ne kadar ciddi olduğunu gördük. Ferrari ve Lotus ise Avustralya'daki hızlarına sahip değildiler. McLaren'in ise griddeki altıncı hatta Hulkenberg'i de sayarsak altı buçukuncu takım olduğunu söyleyebiliriz. Mercedes ise en büyük soru işareti hala; ne kadar hızlılar, gelişime ayak uydurabilecekler mi, hızlarının kaynakları yine sadece bir buluşa mı dayanıyor göreceğiz.
Bu kadar uzun girişten sonra, işleri ciddileştirelim. Öndeki takımların 4 pit yaptığı yarışta öyle bir an geldi ki artık pitleri saymaz olduk, sağolsunlar 10 turda bir pit yaparak bize yardımcı oldu öndeki dörtlü. Alonso'nun takım tarafından yargılanması zor ama illa yargıla derseniz hatalı kararı sonucunda yarışa veda etmesi Red Bull ve Mercedes'i yalnız bıraktı. Yarış sonrası konuşmak kolay olsa da kanat bu denli hasar aldığında ve birkaç tur sonra herkesin slicklere geçeceği kolaylıkla görülebildiği bir ortamda pit daha doğru bir karardı sanki. Neyse, Alonso eğer yarışta olsaydı bile muhtemelen Button'la beşincilik mücadelesi verecekti, hele ki geçen haftadan sonra Ferrari'nin yarış performansı hiç iyi değildi. Üstelik Massa'nın yarış boyunca genellikle önü açıktı Lotus'ların aksine. Button da bu yarıştaki formuyla 2012 Alonso'yu hatırlattı. McLaren yarışın başlarında en hızlı üçüncü takım, sonlarında ise Mercedes'e yakın bir formdaydı. Bunda Button'ın önün açması ve istikrarı da etkili oldu. Perez'e oranla bu yarış daha iyiydi. Grosjean toparlanmış gözükürken Maldonado yine saçmaladı.
![]() |
| Hayır, dondurma değil |
Pilotlar 9. tura girerken Web-Vet-Ham-Ros-But-Hulk-Mas-Per-Gro-Rai sıralaması oluştu. Webber'in sert lastiği hariç öndekiler orta sertlikteki lastiği tercih ettiler. Web, Vet'den 3, Ham'dan 8.3, Ros'dan 12.6 ve But'dan 17.2 sn öndeydi an itibariyle. İlk pitlerden sonra RBR ve Mercedes ayrı dünyalarda, Hulkenberg de geçen yılki Sauber'i andırırcasına Button'ı zorladı. Sonra nefesi yetmedi. İkinci stintte Mercedes'lerin RBR'ye göre biraz daha iyi olduğu görüldü. 18. tura girerken Web 2.1, 5, 7.5 ve 17 sn öndeydi arkasındaki dörtlüye oranla. Öndekilerden Webber'in en yavaş olduğunu gören Horner ve arkadaşları önce davranarak pilotlarını içeri aldı. 2-3 tur içinde gridin geri kalanı da pit yapınca sıralama tekrar eski haline geldi. Bu sefer de Vettel sert lastikleri takmıştı.
Üçüncü stintin başında yeterli hızı olmayan Webber birkaç tur tökezlese de toparladı. Vettel'in önümü açın dediği an da bu zamandı. Pitlerden sonra Web, Vet 2.6, Ham 4.7, Ros 8.1, But 15.8, Mas 25.0, Gro 26.1, Hulk 26.8, Per 27.6 ve Rai 33.8 sn sıralaması oluştu. Massa pitlerde Hulk'u geçerek önü açtı ve Button'la benzer turlar atmaya başladı. 3. pitleri ise başlatan 30. turda Hamilton oldu. Lastikleri ısıtmanın hiç mesele olmadığı bu pistlerde erken pite girmek genellikle büyük avantaj oluyor. Burda da aynısı oldu. Lewis'in arkasından aynı turda Rosberg ve Webber, diğer turda da Vettel içeri girdi. Üçüncü pitini yapan Button'ın sağ ön lastiği düzgün takılamayınca İngilizin 10 puanı heba oldu. McLaren'in hataya tahammülü olmadığı bir zamanda böyle bir hata kesinlikle kabul edilemez. Button'ın 2. pitinden sonraki 1.42'li serilere de yazık olmuş. Button da bunu demeye çalıştı yarıştan sonra. Geçen yıl Kanada'da ilk pitlerin ardından Lotus ekibi yarış galibiyetine göre taktik yapıp öndeki üçlüye (Vet, Ham, Alo) daha fazla zaman kaybettirseydi yarışı kazanabilirdi. Bugün de Mercedes tamamen RBR'ye göre taktiğini ayarladı, arkadaki Button'ı tamamen göz ardı etti. Bunda lastik bilinmezinin de etkisini göz ardı edilemez. Kanada'daki durum da öyle, yarış kazanmak isterken 7-8. sırada dolanan birine göre taktiğinizi ayarlamanız çok uçuk bir düşünce. Öndeki dörtlünün dördüncü ve son pitinden sonra ise lastikler değil takım emirleri konuştu.
Geçişin kolay olduğu pistlerde bir fazla pit genellikle daha işlevsel, Malezya'da da öyle oldu. Fia da yan yana on tane F1 aracının sığabileceği bu pistte neden iki tane DRS alanı koymuş, anlamak zor. Öndeki pilot bu kadar çaresiz bırakılmamalı. Lastiklere dönersek ; Hulkenberg yarışın sonunda Perez'le 22 sn'lik farkı eritti ve 8.'liği aldı. Perez Hulkenberg'in 4 sn önündeyken McLaren boşu boşuna riske girip pite almadı Meksikalıyı, 2 puan daha gitti. McLaren'in umut ışığı Avustralya'da Perez'in özellikle son stinti ve burda Button'ın performansı olabilir ancak. Lastikleri korumada temiz hava etkili olsa da geçen haftanın yıldızları Ferrari ve Lotus'un hız olarak yeterli olmadığı netti. Lastikler konusunda son olarak fena halde 2012 kokuları gelmeye başladı sanki.
Yarışa damga vuran asıl mesele takım emirleri oldu. Geçen yılki Amerika Gp'den sonra Ferrari'nin Massa'ya bilerek beş sıra ceza aldırmasına dair ''Yapıyoruz ama en azından göstere göstere yapıyoruz'' açıklamasını şımarıkça bulmuştum. Bugün ise Ferrari'ye haksızlık ettiğimi anladım. İki takım da dalga geçer gibi takım emirleri uyguladılar. Vettel ve Hamilton takım arkadaşlarından özür diledi! Hadi Red Bull'un geçmişinde bir şeyler oldu, Vettel'in takımın has adamı diyelim. Mercedes'e ne oluyor daha ikinci yarıştan takım emri uyguluyor. Mercedes'in bu yaptığı Ferrari'nin 2002'deki yaptığından da anlamsız ; tarihin en anlamsız takım emri. Başka zaman olsa, Hamilton zorlamaz, ödeşirlermiş. Başka zaman olacak mı, başka zaman olduğunda Hamilton'ın şampiyonluk için puana lazım olursa gibi gibi milyon tane ihtimal akla geliyor. Takım emirlerini ucundan kıyısından hep gördük, göreceğiz de yarışın podyumunun bu kadar suni olduğuna ilk defa şahit oldum, olmuşuzdur galiba. Formula 1 takımları kadar kraldan çok kralcı takım yok galiba. Ya da Rosberg yap bi delikanlılık, milyonların gönlünü fethet. Takımdan mı kovacaklar, sana takım mı yok. Bunun tek bir özrü olabilir, o da şu birkaç yarış içinde böyle bir durum tekrar yaşandığında ödeşmeleri! Suçluya da bir şans daha verelim. Red Bull'a neden değinmediğime gelirsek; orda hem Vettel bariz suçlu hem de RBR'nin birçok sebebi var takım emirleri uygulamak için. Webber emekli olduktan sonra yüzde 99 kitap yazacaktır, bugünkü açıklamalarından sonra daha bir merak eder oldum bu kitabı. Malezya takım emirlerinin miladı oldu sanki. Allah aşkına bugün Team Sky bile bugün takım emirleri uygulamadı.
Vergne yine ne yapıp edip puan aldı. Bottas Vergne'in hemen ensesindeydi. Gutierrez yine pek iyi gözükmedi. Tek pilotla lansman yapıp, geçen seneki iyi araçlarının üzerine kaşınan McLaren, Sauber ve Williams'ın araçlarından yararlanarak kendini bir anda en hızlı 5. takım olarak bulan Force India ise çok iyi gözüktüğü hafta sonunu bijon tabancasıyla yerle bir etti. Bize çok tarihi pit-stoplar izlettiler. Sıralama kuru zeminde olsaydı ne yaparlardı sorusu da cumartesi günü akılları baya meşgul etti. Ve Jules Bianchi. Hamilton ve Vettel'den bu yana içimiz ferahlaya ferahlaya ilk defa bu kadar iyi bir genç pilot izliyoruz. Yanında bir de Glock olsaydı Marussia için efsane olabilirdi, Caterham Kovalainen'i mi çağıracak Jarno Trulli'yi mi çağıracak, bir an önce getirsin birini. Ama işte çok ah aldılar, çok. Schumi'yi de getirseler kar etmez artıkın..
* ''Bu saçmalık'' Alonso'nun Almanya 2010'da Massa ile yaşadığı mücadelede telsizden sözlediği sözler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















.jpg)



