Renault etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Renault etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2015 Pazartesi

2015 Avustralya GP

O kadar büyük bir merakla beklemediğimiz 2015 sezonununda iki yarışı geride bıraktık bile. Neden böyle dedim, çünkü sene başında Mercedes çok güçlü görünüyordu ve sıralama turlarına bir gün kala, hala Türkiye'de Formula 1'i yayınlayacak bir tv kanalı ortada yoktu. Neyseki şu an durum hem pistteki rekabet hem de yayın hakları bakımından daha iyi.

Mercedes'in Avustralya'da 3.'ye 1.4 sn fark atarak sıralama turlarınında yine ilk çizgiyi kapattığında herkes umutsuzluğa kapılmıştı. Ayrıca Marussia ve Bottas'ın yarışamaması, Kyvat ve Magnussen'in de start alamamasıyla Melbourne'de sadece 15 pilot vardı. Yarış dışılar da olunca neredeyse yarışı bitiren herkes puan aldı. Button hariç.































Bu yazıda Avustralya derecelerini inceleyelim. Öncelikle Hamilton-Vettel farkında odaklanacağız. Hamilton ile Vettel'in 2. tura girerken aralarındaki fark 2.6 saniye (sn) idi. Önemli bir ayrıntı, Vettel 4. sıradaydı ve Mercedes'lerle arasında Massa vardı. Bu dörtlü grup 21. turda Vettel'in pite girmesiyle bozuldu, 20. turdaki farklar Ros 2.4, Mas 14.7, Vet 16.3 sn şeklindeydi. Ferrari'nin Williams'tan daha hızlı olduğu görünüyordu fakat Vettel pist üstünde Brezilyalı'yı pek zorlamadı. Pitten Massa'nın önünde dönen Vettel'in önü açılmıştı. Vettel ilk stintte yaklaşık 20 turda Hamilton 14 sn yemişti ve bu da tur başına neredeyse 0.7 sn demek.

26. turda Rosberg'in pit yapmasıyla yeni sıralama da şekillenmiş oldu. 27. tura Hamilton önde girerken Ros 4.7, Vettel 15.1 ve Massa 17.2 sn gerideydi. İki Mercedes arasındaki fark ise pitlerin hemen öncesinde ve sonrasında biraz zikzak çizse de genelde 2 saniyeydi. 38. turda Ham Vet'in 20.4 sn önündeydi. 48. turda ise fark 30.3 sn olmuştu. 51. turda fark 32 sn olduktan sonra bir süre stabil kaldı ve 57. tur biterken yine 32. 7 sn idi. İkinci stintte Vettel ortalama 0.6 sn geride kalmış lider Hamilton'dan. İkinci stintte Hamilton'ın farkı azaltmış görünmesinin farklı nedenleri olabilir. Lider olduğunuzda temiz havanın avantajı ilk stintte daha çok hissediliyor, tur bindirmeler başlayınca ortalık karışıyor. Ayrıca Hamilton pitten sonraki birkaç tur yavaş kalmış, Vettel de 50. turlarda garip şekilde hızlanış öndekilere göre. Massa da Vettel'in 3.5 sn gerisinde yarışı dördüncü bitiriyor. İlk yarışa dair diğer önemli not, Rosberg'in Hamilton'a karşı 2014'e göre pazar günü daha dirençli gözükmeseydi. Alman pilotun performansı sezonun geri kalanı için kritik önemde.







Biraz da McLaren'e yani Button'ın derecelerine bakalım. İngiliz pilot yarıştan sonra son iki turdaki derecelerinden memnun olduğunu söylemişti. Button ikinci stintte 1.34-36 aralığında gezindikten sonra 1.35'le dönmeye başlıyor. MP4-30'un son üç turu 1.35.344, 1.34.240 ve 1.33.338. Button iki turda 1'er sn hızlı tur atabilmiş, muhtemelen takım burada bir deneme yaptı.  Button'ın 58. turda attığı bu turu da yarışı bitirebilen diğer pilotların en yavaşı Sainz'ın en hızlı turundan 0.5 sn daha yavaş. Sorunlar yaşayan Perez'i bir kenara bırakıp Button'ın turlarını Sainz Jr ile karşılaştırdık biz de. İkinci stinti baz aldık ve dışadüşen turları yani ortalamadan çok fazla sapan tur derecelerini dikkate almadık. Çıkan sonuca göre Sainz Jr.'ın Button'dan ortalama 1.25 sn farkla hızlı olduğunu gördük.

Sayısal verilerden sonra yarışa bir de dışarıdan bakalım. Mercedes geçen seneki hızını sürdürürken belki de McLaren'den bile şaşırtıcı performansa sahip Red Bull idi. Mercedes'lerden tur yiyen takım yarıştan sonra Renault'a hafif tabirle saydırmaya başladı. Daha ilk yarışın ardından Renault ile kanlı bıçaklı oldular. Bir yarış geçmişken hikayeleri Williams ve BMW'yi geçti. Hatta Avusturyalı takım F1'den ayrılmayı tehdidini bile savurdu.




McLaren yarışta bu kadar hızlı değildi.





























15 aracın start aldığı yarış biraz da Sauber'e yaradı. Gelişen motorla beraber Nasr arkasındaki önemli isimlere direnebildi ve ilk yarışından 5. olarak tarihteki yerini aldı. Gerçi 11 pilotun bitirdiği yarışta test yapan Button dışında herkes puan aldığı için aman aman bir olayı yok bu istatistiğin. Sainz Jr. da ilk yarışında puan alan diğer isim oldu, Verstappen de yarışı bitirse çok büyük ihtimal o da puan alacaktı. Özellikle Felipe Nasr GP2'ye hızlı geldikten sonra bir türlü beklentileri karşılayamadı. Klasman anlamında fena değildi ama Hamilton veya Rosberg'deki bir ışık göremedik. Aynı şekilde Sainz Jr. Magnussen ve Vandoorne'a karşı FR3.5'da pek varlık gösteremedikten sonra bu ikili seriden mezun olunca zorlanmadan şampiyon oldu. Bakalım çaylaklar performanslarıyla bizi utandıracaklar mı ?




Yazıda Maldonado geçiyor mu ? 




Herhalde bu sezona dair en net gelişme Ferrari'nin gelişimi oldu. Geçen sene en hızlı 4. takım olan, bazen McLaren'in de arkasına düşerek 5. takım olan İtalyanlar özellikle motorda önemli gelişme kat ederek en hızlı 2. takım olmayı başarmış görünüyor. Avustralya bize en hızlı aracı gösterse de bazen gerçekleri çarpıtabilen bir pist, bu yüzden önümüzdeki yarışlarda takımların durumları hakkında daha net yorumlar yapacağız. şimdilik görüşmek üzereç







21 Şubat 2014 Cuma

2. 2014 Kış Testleri - Bahreyn

Bahreyn 3. Gün

Testlerde yavaş yavaş sanki bir antrenman turları izlercesine heyecan duymaya başladık. Artık son testler de sıralama havası yaşatır belki.

Büyük kural değişiklikleri sayesinde büyük değişimler beraberinde büyük bir hareketlenme getirdi. Normalden çok daha fazla bilgi akışı var, özellikle de motorlarla ilgili.

Motorlara gelmeden önce, genel kanının Mercedes’in önde olduğu şeklinde ama bu yorum da genellikle sezon öncesi tahminlerden nitelik olarak pek farklı değil.

Geçen sezon sonu da Mercedes’in 100 beygir üstünlüğü olduğu şeklinde haberler çıkmıştı. Motorlardan biri ön plana çıkabilir fakat 100 beygir fark oluşturmak da hayalden ötesi şu zamanda. Motorların çalıştığı devirler hakkında çok şey söyleniyor, muhtemelen bu testlerde de limitlerde gitmeyecekler.





Özellikle McLaren ve Mercedes’in, sonrasında diğer Mercedes motorlu takımların öne çıkması bu kadarı da tesadüf olmayabilir dedirtiyor. Ayrıca önceki yazıda bahsettiğimiz gibi Mercedes 4 takımla ve 4 ciddi takımla genelde sorun yaşamadan ilerlerken rakipleri Alman motoru kadar mesafe kat edemedi.

Ferrari’nin 3 kg daha hafif motor kapağı ile yarıştığı ve rakiplerinin İtalyan takımı protesto edebileceği haberi de çıktı. Ferrari’nin ilk testlerden bu yana motorda performans olarak olmasa da diğerlerine göre farklı ve avantajlı parçalar bulduğu söyleniyordu. 3 kg yine de büyük bir ölçü F1’de, akla Ferrari’nin pahalı parçalar mı kullandığı sorusunu getiriyor, takım onay aldığını da ekliyor bu arada.

Sanırım motor konusu şimdilik bu kadar, belirtmek isterim ki motor konusunda birçok Formula 1 izleyicisi kadar bilgili olmadığımızı ve özellikle bu konuda sık sık yanlışlar yapabililiriz. Newey’le beraber 2014 en çok bizim için zor olacak, sonuçta motur denen şey karışık bir icat.





























Tur derecelerine bakarsak Mercedes motorlu takımlar ön sıraları kaptı. McLaren yine hızını gösterdi, bu sefer Mercedes de boş durmadı. Hamilton dün Magnussen’in turunu 0.3 sn geliştirdi. Danimarkalı’nın turu süper yumuşaklarla gelmişti. Özellikle McLaren testlerde hiç olmadığı kadar hızlı, onları testlerde pek agresif görmezdik. Geçen seneden iyi olacakları kesin.

2013’de Mercedes de Barcelona’da yaptıkları hızlı turların ardından sinyali vermiş ve iyi bir araç olduğunu sezon içinde kanıtlamıştı.

McLaren, Marussia ve Sauber haricinde diğer takımlar açısından çalışkan bir gün olmadı. McLaren programının önündeyken, Lotus ve Red Bull geriden geliyor. Mor menekşeler bugün mekanik sorunlar yaşadı. Bu arada Renault motorunun da KERS’de sorun yaşadıklarını söylediler, belki Renault hakkında en ciddi ipucu olabilir. Bunlara rağmen Renault ve Red Bull da yavaştan gelişiyorlar.

Lotus’un günü de sorunlu geçti, yarın da geç başlayacaklarmış.

Sakhir’den bugünlük de bu kadar. Yarın görüşmek üzere.

Son Gün ve Genel Değerlendirme

1. N.Rosberg 1.32.330 (2013)
2. N. Rosberg 1.33.283 (2014)
3. Lewis Hamilton 1.34.263 (2014)
4. Kevin Magnussen 1.34.910 (2014)  - 1.33.914 (2013-Q2-S.Perez)
5. Jenson Button 1.34.954 (2014)  -  1.33.702 (2013-Q2)


Bir testleri daha geride bıraktık. Son senelerin aksine Barcelona yerine Bahreyn’de konuşlandı Formula 1 kabilesi. Çöl, kum, fırtına derken derecelerin sağlamlığından şüphe de edildi fakat ilk günden sonra gerçekçi ve heyecan verici dereceler gördük.

İlk günü Hulkenberg, ikinci günü Magnussen, üçüncü ve dördüncü günü Mercedes pilotları önde kapadılar. Genel olarak da ilk 3-4 Mercedes motorlu takımların hakimiyetinde geçti.






























McLaren ve Mercedes en hazır takım gibi göründüler. İki takım da hızlı tur attılar. İkisinin de diğerlerinden program olarak önde oldukları açık. Yine de bu önde olma daha hızlı oldukları anlamına gelmeyebilir.  Anlaşıldı ki Turbo V6 motorlar V8’lerden yavaş değil. Daha ikinci testlerden 2013’ün pol derecesine 0.9 sn kaldı. McLaren son üç gün de 1.34.9’lü dereceler yaparken, Mercedes Hamilton’la Cuma günü 34,2 ve cumartesi günü de Rosberg’le 33,2 yaptı. Rosberg’in derecesi testlerde atılan turlar içerisinde en sıralama formatındaki turdu büyük ihtimalle, tek tur ve düşük yakıt. 

İki takımdan Mercedes pek hız saklamaz ve McLaren de pek göstermez genellikle yani diğer takımlar endişelenmekte haklı.

Ferrari bu iki takımı rahatsız edebilecek konumdaki takım gibi gözüküyor. Daha hızlı tur atmadılar ve Alonso’nun Perşembe günü tamamladığı turu hiç fena değildi aslında. Son testlerde daha net olarak göreceğiz onların durumunu.

Geçen sene Rosberg Vettel’e 2. sektörde 0.15 ve 3. sektörde 0.1 sn atarak çeyrek sn farkla polü almıştı. Bilindiği üzere orta sektör Bahreyn’in en çok downforce isteyen sektörü, buradaki dereceler –ki elde edebilirsek- sezonun bütünü için daha net bilgi verebilir. Sakhir’in aman aman df isteyen bir pist olmadığını da biliyoruz.






3. Testler sadece 6 gün sonra. Bu kadar az zaman diliminde normalde pek yeni parça olmaz ama bu sefer durum farklı. Analiz edilecek veri çok fazla ve gelişim potansiyeli de oldukça yüksek. Tabii 6 gün 6 gündür, uzun bir zaman dilimi değil, birçok açıdan çok farklı bir sezon öncesi testleri izliyoruz.
Renault cephesine gelirsek, kendilerinin de itiraf ettiği gibi gerideler. Muhtemelen son testlerde en fazla gelişme kaydedecek motor da onlar olabilir. Ne kadar geride oldukları ve Avustralya’ya nasıl bir farkla gidecekleri artık önemli olan soru. Renault motoru kullanan takımlar motordan ayrıca kendileri de çok sık problem yaşıyorlar. Lotus paketlerinin iyi olduğunu sık sık vurgulamaya başladı, RBR’yi söylemeye gerek yok. Sezon ilerledikçe veya başlarında bile bizi şaşırtabilir. İki takımın da teknik kapasitesi yüksek ve kolayca kenara atmak hiç akıllıca olmayabilir.

Aynı şekilde Mercedes hakkında yapılan olumlu eleştirilere de ihtiyatlı yaklaşmak lazım. Kural değişikliklerinin fazla olduğu bir ortamda hem hızlı hem dayanıklı olmak kolay değil, akla soru işaretleri getiriyor.




























Diğer Mercedes motorlu takımlar Williams ve Force India da şu ana kadar testlerde öne çıkan ‘orta sıra’ takımları oldular. Mercedes motorunun Ferrari’ye göre böyle bir avantajı da var ; daha serbestler. Ferrari müşterileri Sauber ve Marussia biraz Ferrari ile fazla bağlantıları var ve diğer müşteri takımları kadar rahat değillerdir muhtemelen. Renault’daki durum da iki motorun ortası gibi. Mercedes 4 güçlü ve sadece kendisini düşünen takımla –bakış açısına ve duruma göre de değişir aslında- bu yönüyle de rakiplerine göre avantajlı bir motor.



2014’den beklenen büyük bir kaos ortamıydı fakat daha 2. Testlerin ardından birçoklarına göre Mercedes motorlu araçların ilk çizgiyi kapatacağı yüksek ihtimal gibi. Madem bu dereceleri önemsiyoruz, son testleri bekleyelim. Sadece McLaren ve Mercedes’ten hızlı turlar gördük, Ferrari dahil diğerleri elini göstermedi, muhakkak biraz olsun son testlerde göstereceklerdir. Haftaya görüşmek üzere...












28 Ocak 2014 Salı

2014'ün İlk Testleri - Jerez

2014'e gayrı resmi başladık bugün. 12 test gününden biri gitti bile. Sanırım son yılların, belki 10, belki 15 yılın en garip test gününü yaşadık. Çoğu takım doğru dürüst lansman bile yapmadı, birçoğu bugün sabah namazından sonra erkenden alelecele tanıtıldı. Marussia, Lotus piste çıkamadı, Lotus zaten ilk testte yok, Marussia'nın aracı da İngiltere'deki fabrikadan yola çıkmış.

Lansmanların en çok konuşulan konusu şüphesiz burunlardı, artık daha ne kadar kötü olabilir derken bugün Caterham'ın burununu gördük. Basamaklı burunlara şükretmezsen olacağı buydu işte..Burunlar konusunda söylenecek her şey söylendi sanırım, yiter diyoruz biz de.



Normalde testlerde derecelerin önemli olmadığını söylerler, bu sefer ise hiç ama hiç önemi olmayacak gibi. Hele de Jerez'de. Şu an her şey çok muallak durumda, dolayısıyla söylenecek pek bir söz yok.

Yeni araçların teknik değerlendirmeleri sağda solda dolaşıyor ama hüküm vermek kolay değil. Uzun zaman sonra ilk defa Pirelli konuşmadık, hatta 2014'de hiç Pirelli konuşmadık ama merak etmeyin yakındır. Bu arada onlar da tutucu davranacağız dedi ama sonra ses seda çıkmadı, acaba nasıl lastik yaptılar. Sezon boyunca 'aha acaba kimin motoru patlayacak' diye beklenmez, aksiyon her zaman lazım, onlar işin tuzu biberi.



Bugünlük pek malzeme çıkmadı, yine de ne oldu diye bakalım. En çok turu Ferrari attı, kaza yaparak günü noktalayan Hamilton ise lider bitirdi. Raikkonen'in tur sayısı 31, Hamilton'ın 18. Sırasıyla 3. Bottas 7, Perez 11, Vergne 15, Gutierrez 7, Vettel 3, Ericsson 1 tur atabildi. Button piste çıkamadı. Red Bull ve McLaren elektrik problemleriyle uğraşmışlar, Hamilton da ön kanattan kaynaklanan bir sebeple kaza yapmış. Yarın daha çok bilgi ve yorumla burada olacağız yüksek ihtimalle, esen kalın.

2. Gün 

Dünkü şaka gibi günün ardından gerçekten ilk test günün yaşadık. Pist üstünde tam olarak olmasa da haberler açısından hareketli bir gündü.

Boullier haberinden önce başka önemli bir transfer haberini söylemek istiyorum, eski F1 tasarımcısı Gary Anderson BBC'den autosport'a geçti. Anderson son yıllarda özellikle sezon başları başarılı tahminleriyle başa başarılı bulunuyordu ki, şu an Autosport'ta baya etkin testler için. BBC de Anderson'un boşluğunu Audi ve Motorsporları'ndan emekli olan Allan McNish'le anlaştı. Hep mühendis transferi duyacak değilsiniz ya..

Güne başlamadan Eric Boullier'nin McLaren'e yarış direktörü olarak atandığını söyleyelim, tahmin edildiği gibi takım patronu olamadı. Şu an bu direktörlerle, Ron Dennis arasında ceo denilen, yani bildiğimiz takım patronu olacak koltuk boş. Buraya en uygun isim de Ross Brawn gibi. Şu an halihazırda Jonathan Neale teknik patron, ayrıca Neil Oatley, Sam Michael, Eric Bouiller gibi isimlerden oluşan kadronun başına Brawn dışında biri sorun olabilir. Whitmarsh hakkında hala haber yok ama yüzde 99 görevinin başında olmayacak gibi.



Neyse, güne McLaren'in arka kanadındaki, daha doğrusu arka süspansiyonundaki tasarım damgasını vurdu. Eğer sistem düzgün çalışırsa hem yavaş hem de hızlı virajlarda avantaj sağlayabilir, tabii yasalsa. 2014'ün ilk ciddi tartışması bu olabilir.

Diğer konular ise motorlar oldu. Renault kullanan takımlardaki sıkıntı ve Mercedes'in en fazla tur atan motor olması. Aslında Rosberg'in attığı 97 tur göründüğü kadar iyi olmayabilir. Belki olumsuz bir bakış açısı ama bu kadar gürültüden sonra daha testlerin 2. gününde motorun sorunsuz çalışması, motorda performansa o kadar da önem verilmediğini, yani tutucu davranıldığı yorumu çıkartılabilir. Belki bu konuyu daha sonra ele alırız ama zaten motor sayısı ve yakıt tüketimi düşmüşken, yeni enerji dönüşüm sistemleri varken performansta fark oluşturmak çok zor.



Renault Red Bull ve Toro Rosso'daki problemlerin kendilerinden kaynaklandığını, Caterham'da ise daha genel problemin olduğunu söyledi. Evet zaman kaybettiler ama uzun vadede o kadar önemli bir problem olmayabilir, olayların sıcaklığıyla Mercedes iyi, Renault kötü demek pek dayanıklı değil.

Rosberg'in 97 turu dışında diğer pilotların tur sayıları birbirine yakındı, Button hem sabah hem de öğle seansını lider bitirdi. Raikkonen de dünkü liderliğin ardından bugün de ikinci bitirerek muhtemelen Vettel'le beraber Jerez ayrıldı.

Takımlardan pozitif açıklamalar gelmeye devam ediyor, bunların dışında Marussia'nın yeni aracı da Jerez'e varmış durumda.

İkinci günden de bu kadar, yarın görüşmek üzere..

3. Gün

Jerez'de perşembe günü de hareketliydi. Ricciardo'yu RBR'de, Magnussen'i McLaren'de, Frijns'ı Caterham'da görmek heyecan vericiydi, her ne kadar Ricciardo ve Frijns tur atamasa da...

Güne başlamadan Ross Brawn'ın balık tutmaktan mutlu olduğu haberleri geldi, Brawn politik konuşsa da en azından şu birkaç aylık süre içinde tatil yapacağını çıkartabiliriz.

Sabah yine Mercedes motorlu araçların ve Ferrari'yi izledik. Renault motorlu araçların problemleri devam etti ama sorunların detaylarını daha iyi öğrendik. Caterham ve Red Bull'un kendine has problemleri varmış. Toro Rosso da hiç yoktan 30 tur atmayı başarabildi. Dün Button'ın Mercedes kullanan motorlar işbirliği yapmalı açıklaması Renault için yol gösterici olabilir.

Lotus zaten Jerez'de yok, Red Bull'da tur atamadı, yine Caterham da. Bahreyn'de bu dört takım Renault için işbirliğine gidebilir, Toro Rosso zaten kardeş takım, Caterham'ın da Red Bull'la ilişkisi var, yani ortaklık zor olmayacaktır bu 4 takım arasında, bu şekilde daha hızlı çözebilirler sorunlarını. Her ne kadar bilgi paylaşımının derecesini bilmesek de böyle bir çözümün o kadar zor olmadığını söyleyebiliriz.



Piste dönersek, Sabah seansında yine Button liderdi. Öğleden sonra koltuğu devralan Magnussen seri turların ardından, diğer stintinde hızlı turlar atmayı başararak günü lider bitirdi. Bugün de 1.23'lere indi üç pilot ve takım. McLaren liderlik yanında toplam 92 tur atarak en fazla çalışan takım da oldu.

Mercedes de günün çalışkan takımlarındandı. Hamilton 62 tur attı, öğleden sonra Button 1.25'lik turunu 23.9'a kadar çekti. Bu arada turlarla ilgili lastik bilgisine şu ana kadar hiç rastlamadık. Mercedes motorlu Massa 47 tur, Hulkenberg 17 tur attı.

Ferrari her zamanki gibi testlerde en fazla tur atan iki takımdan biri. Alonso 58 tur attı, derecesi yavaş gibi görünse de öğlen hızlı tur gelmedi İspanyol'dan.

Marussia'da bugün siftah yaptı, Chilton'la en azından piste çıkabildiler. Diğer Ferrari motorlu Sauber ise Sutil'in kazasıyla günü bir saat erken bitirdi, kazaya ilişkin pek detay yok şimdilik.



Bu arada Newey ve Horner'ın İngiltere'ye döndüğü, her ihtimale karşı Ricciardo'nun Jerez'de bekletildiği yönünde haberler var, belki Red Bull için testler bitmiş olabilir, Renault için yarın altın değerinde olacak, tek umut Toro Rosso gibi artık.

Günün son detayı da McLaren'in arka süspansiyonu ve Lotus'un çatallı burnunun yasal olduğu, Mercedes ve Ferrari'nin daha sade olarak gözüken burunların da güvenlik açısından sıkıntı oluşturabileceği söylendi, belki yarın daha detaylı bilgi bulabiliriz. Son günde görüşmek üzere.

4. Gün

Ve Jerez'in son günü..





Red Bull'un testleri erken bitti, bugün öğleye doğru pıllarını pırtlarını toplayarak gittiler. Red Bull'un Renault'la en yakın çalışan takım olmasına rağmen böyle bir sorun yaşaması belki de en büyük gariplik. Her takım sorun yaşayabilir, testleri kaçırabilir fakat Renault ve RBR arasındaki ilişkiden bunu beklemiyorduk..Üzerine Lotus'un da olmaması Renault için testlerin kabusa dönmesine neden oldu, elde sadece Caterham'ın bugün attığı turlar var.

Geçen senenin analizini yaparken Red Bull'un 2013'ü garanti altına almak için sezonun ikinci yarısında biraz fazla efor sarf ettiğine dair bir teorimiz vardı, doğrulanmış olabilir. Üstelik RBR de McLaren gibi kaza testlerini normalden geç geçmiş, planın gerisinde oldukları düşünülüyor. Bundan kaynaklı bir problem yaşıyor olabilirler. Taraftarlar arasındaki Renault hakkındaki ön yargı ve RBR'nin kötü şöhreti yüzünden çok acele yorumlar yapılıyor evet RBR'un şu an bir dezavantajı var ama geri dönülemez bir noktada değiller. Ve belki de bu problemler Newey'in agresif tasarımından kaynaklanıyorsa rakipler tekrar kara kara düşünebilir. 2011'de testlerde yarış mesafesi gidemeyen MP4-26 testlerde ortalığın tozunu attıran F60'dan Avustralya'da 0.6 sn hızlıydı.

Bugüne dönersek yağmur yüzünden tur dereceleri çok aldatıcıydı, ona rağmen sabah Rosberg 91 tur atmayı başardı. Hamilton'ın 41 turuyla Mercedes toplamda 132 tur attı, Alonso 115, Magnussen de 110 tur atarak 100 barajını geçtiler.

Force India'nın genç İspanyol test pilotu Juncadella 81, Sutil 69, Kobayashi 54 tur attı. Williams'tan Massa da 86 tur attı, hem de günü lider bitirdi. Bianchi de 25 tur atarak Marussia'ya değerli veriler kazandırdı.





Turlara ilişkin veriler maalesef geçen seneki gibi yok, lastik bilgileri de. McLaren'in tur zamanlarının nispeten ciddi olduğu iki günde de en hızlı olması pek bir şey anlatmasa da ufak bir ipucu verebilir. Pek rastlanılan bir durum değil çünkü. Yine de testlerde tur zamanlarından çok pistten gözlem yapan F1 medyasının yorumları daha değerli. İşin kötüsü bu yıl Barcelona'da test yok ve Bahreyn'de kolayca şu araç hızlı virajlarda daha iyi diyebileceğiniz virajlar pek yok, belki 2. sektör.

Mercedes 4 takımla sorunsuz çalışmayı başardı. Mercedes'in bu seneki bir avantajı da bu olacak. Şampiyonluğa oynayabilecek iki güçlü takım ve iki iyi takım daha. En çok ve en farklı veriye onlar sahipler şu an, uzun maratonda ufak da olsa bir avantaj.

Ferrari ve Mercedes yine en çok tur atan takımlar oldular, McLaren de geçmişe oranla fazla tur attı bu sefer. 3 takım şimdilik öne çıktı ama tekrar tekrar söylediğimiz gibi bu daha hiçbir şey. Lotus ve Red Bull olmadan bir şeyler konuşmak anlamsız. Ayrıca bu sene gridin de yakınlaşacağını unutmayalım, o ayrı bir dava, dursun bir kenarda, sonra konuşacağız.

Derece demişken Williams'ın turları da fena değil, dün ikinci ve bugün de birinciydiler, 2013'ü erken bitirdiler, acaba bu sene nasıl iş çıkaracaklar.

Jerez'den bir şey çıkarmak anlamsız ama insan bekliyor işte. Lotus'un parasal sıkıntıları, Red Bull'un testi pas geçmesiyle geriye Ferrari, McLaren ve Mercedes kalıyor. Ferrari'nin de yine fazla mı muhazafakar eleştirilerini düşünürsek geriye biraz daha radikal ve Mercedes motorlu McLaren ve Mercedes kalıyor. Acaba ikisi baş başa kalırsa nasıl komplo teorileri okuruz, üstelik işbirliğinin de son senesi.




Sanırım Jerez'de öne çıkan gelişmelerin hepsini derledik, diyecek pek bir şey kalmadı. Jerez genelde baki kalan sezonda hoş bir seda bile bırakmayabilir, onun için bu testlerden aman aman sonuçlar çıkarmaya gerek yok.





1 Ekim 2013 Salı

Alt Seriler ve Kevın Magnısın

2013 yılı McLaren için felaket ötesi başladı, öyle de devam etti. Formula 1'e Lewis Hamilton'u armağan eden takımın genç sürücü programı ise takım pistte zor anlar yaşarken adeta şaha kalktı. Geçen sene de dikkatleri üzerine çeken ve Abu Dhabi'deki genç sürücü testlerine katılan Kevin Magnussen ile geçen yılın Eurocup Formula Renault 2.0'u kazanan Stoffel Vandoorne Formula Renault 3.5'a bu yıl damga vurdular. Biz de bu vesileyle hem bu iki sürücüyü hem de genç sürücülerle, alt ve destek serileriyle ilgili konuşalım dedik.





Kevin Magnussen'den başlayalım öncelikle. Danimarkalı eski F1 pilotu Jan Magnussen'in oğlu. Jan Magnussen birçoklarına göre F1'in kaybolup giden önemli yeteneklerinden. Kevin de Formula Ford Danimarka'yı kazanarak kariyerine başlamış. Ülke dışına çıktıktan sonra şampiyonalar kazanamasa da hep ilk üçte yer alabilmiş. Daha da önemlisi bir seride ikinci yıl kalmamış, sürekli diğer serilere atlamış. 2009'da Eurocup 2.0'da ikincilik, 2010'da Almanya F3'de üçüncülük, 2011'de British F3'de ikincilik ve son iki yıldır Formula Renault 3.5'da. Bu bilgileri unutmayın, birazdan işe yarayacak.


Magnussen'lerin büyüğü


Stoffel Vandoorne da Magnussen gibi 92 doğumlu. 2010'da F4 Eurocup 1.6 kazanarak Eurocup 2'ye geçmiş, ilk sezon 5. olmuş, geçen yılda şampiyonayı kazanarak Reno 3.5'a transfer olmuş. Zaten bu şubatta McLaren programına katıldı. Eurocup Formula Renault 2.0 da Formula Renault 3.5 gibi aynı pistlerde dolanıyor Renault Dünya Serisi takviminde. Yani aynı havayı soluyorlar. Bir bakıma bu serinin GP3'ü. Belirtmeden geçmeyelim, Renault'un alt serilere inanılmaz bir desteği var, Fia dua etsin de Renault desteğini çekmesin. Renault Dünya Serisi içinde Eurocup Megane Trophy ve Eurocup Clio serileri de var, bir hafta sonunda dört serinin ikişer yarışları oluyor. Oldukça yoğun bir program ve aralarda da Red Bull F1 araçlarından biriyle ve Renault araçlarıyla gösteriler de oluyor. Unutmadan biletler bedava, belki yolunuz düşer. Belki Türkiye'ye gelir.

Stoffel Vandoorne / Hungaroring


Şimdi, alt serilerle ilgili 2013'den önce çok fazla ilgilenmediğimizi şerhini koyup önemli noktalara gelelim. Öncelikle bir pilotun kaç yaşında hangi seride yarıştığı çok önemli. Kendinden 2 veya 3 yaş büyüklerle kapışan bir gençten şampiyonluk beklemememiz lazım. Diğer önemli faktör de seride kaçıncı yılını geçirdiği. İlk senesinde pek ortalarda görünmeyen bir genç pilot ikinci yıl aynı serinin tozunu attırabilir. Bu iki faktörün etkisini Lewis Hamilton'ın kariyeri üzerinden çok güzel bir örnekle anlatabiliriz. 85'li Hamilton 2004'de F3 serisini beşinci bitirmiş, ilk iki sıradaki isimler 82'li Jamie Green ve Alexandre Premat. Üstelik Green domine etmiş seriyi. O yılın 4.'sü de 85'li Rosberg. Yalnız Rosberg'in de serideki ikinci yılıymış. Hamilton'un başarısı daha net anlaşılıyor. Zaten Hamilton 2005 yılında seriyi 20 yarışta 13 pol, 15 galibiyet alıyor ve bize de diyecek bir şey kalmıyor. 2005'in ikincisi Sutil, Di Grassi 3, Vettel 5, Van der Garde 9, Di Resta 10. Şu an anlamsız görünebilir ama Hamilton Vettel'den 2 yaş büyük.





Lewis Hamilton'ın kariyeri



Bütün bu seriler, yapılan onlarca yarış şu an bizim için sadece istatistik. Bilmediğimiz birçok faktör olabilir. Pilotların çoğu sırf yarışmak için başka ülkelere gidiyorlar. Yeni bir ortam, yeni arkadaşlar, yeni takımlar. 18-19 yaşında hayallerinin peşinde giden bir pilot ister istemez mental olarak çok da güçlü olmuyor. Yanlarında onları zor durumda destek olacak birileri bile olmayabilir. Bazen sayılar yeterli olmayabilir alt serilerdeki pilotların başarısını ölçmek için.


Nico Hulkenberg'in kariyeri



Avrupa F3 serisine geri dönersek, 2006'da Di Resta'nın şu meşhur Vettel'i geçtiğim diye anlattığı sezondu. Vettel'in Formula 1'e girerken ne Hamilton ne de Hulkenberg kadar kariyeri vardı. Hatta kendi ülkesinde düzenlenen Formula BMW dışında şampiyonluğu yok. Bugün ise 4. F1 şampiyonluğuna ulaşmak üzere. Genç pilotları değerlendirmek için bu seriler hayati fakat Vettel gibi örnekler de olabiliyor. Vettel'in Red Bull Akademisi'nde olması da önemli bir avantajıydı. Büyük takımların genç sürücü programlarına girmek pilotları en azından kafaca daha hızlı gelişmelerini sağlayabilir.



Sebastian Vettel'in kariyeri



McLaren programı da Hamilton sonucunu verdikten sonra boş durmamış. Genç sürücü programının iki elemanı Red Bull'un Portekizli'si Antonio Felix Da Costa'yı mağlup etmeyi başardı. Da Costa da sezon genelinde bekleneni veremese de son yarışlarda toparlanmayı başardı, muhtemelen seneye Toro Rosso'da olacaktır. McLaren de 2006'da Hamilton'ın GP2 zaferinden sonra şampiyonu direk F1'e süperlisans kazandıran diğer seri FR 3.5'da bir pilotu şampiyon olacak. Zaten Magnussen Silverstone testlerinden sonra süperlisansa yetecek kadar km. yapmıştı. Süperlisans denince akla gelen diğer isim de 18 yaşındaki Sergey Sirotkin. Rus pilot yaşına göre fena iş çıkartmıyor, aslında bir sene daha seride kalsa hem biraz daha olgun olabilir hem de yetenekleri hakkında daha fazla fikir sahibi olabilirdik. Rus patronları ve babası sırf Sochi için koltuğu zorluyorlar fakat pilotun kariyeri için bu hamle hiç iyi olmayabilir. F1'e yanlış veya erken zamanda girip kaybolan birçok yetenek var, kendileri bilirler, Sirotkin ileride kaybolup giderse üzülenlerin sayısı bir elin parmağını geçmez. Eğer Sirotkin beklentileri karşılarsa duruşuyla yeni Raikkonen de olabilir. Tavırları, hareketleri falan çok soğuktu Hungaroring podyumunda.

FR 3.5'da şu ana kadar 15 yarış yapıldı. Artık son iki yarış Katalunya'da. Geçen sene büyük bir heyecan vardı Sam Bird, Jules Bianchi ve Robin Frijns arasında. Frijns çok tartışmalı bir şekilde şampiyonayı kazandı. Son yarışta Bianchi'ye geçilen Hollandalı Magnussen'e de geçilmemek için savunma yaparken ilginç bir şekilde Bianchi'yi biçti, kendi de yarış dışı kaldı. Hemen akıllara Senna ve Schumacher'in yaşadıkları gelmiştir. 91'li Frijns'ın kendinden daha tecrübeli 89'lu Bianchi ve 87'li Bird'e karşı şampiyonluğu çok değerliydi. O da yarıştığı bütün serilerde Hamilton ve Hulkenberg gibi şampiyon olmuş bi pilot ; 2010 Formula BMW Europe, 20111 Eurocup Formula Renault 2.0, 2012 Formula Renault 3.5. 2012'in üçüncüsü, bu yılın GP2'de şampiyonluk adayı Sam Bird'ün başarısı da biraz da yaşından dolayı anlamsız. 26 yaş bu seriler için fazla.

Bianchi, Frijns, Bird


Magnussen de 2012'de yukarıdakilerin ilk üçte bitirdiği seriyi 7. tamamlamış. Frijns'ın 4 polü varken, Magnussen 3 pol almış. Yarış dışı kalmadığı yarışlarda baya iyi sonuçlar almış. Bu sene ise 15 yarışta 6 polü var. İki yarışta da yağmurdan dolayı zaman turu yapamadı. Seriyi tam anlamıyla domine etti Kevin Magnussen. Üstelik hem geçen yıl geçildiği pilotları geçti, hem de kendisi gibi birçok pilot seride ikinci yılını geçiriyor. Bir ara şampiyonada Vandoorne'un 3 puan gerisine düşse de -tam da Silverstone testlerinden önceydi fakat McLaren acele bir karar vermedi- toparlanmasını bildi. Çoğu yarışı podyumda bitirdi, şu ana kadar 11 podyum. Bir yarışta diskalifiye, iki yarışta çok gerilerden başladı; biri ceza, biri yağmur, bir de Monaco'da 4.'lüğü var. Yalnız en güzel yarışı Hungaroring'deki ilk yarışta 16.'lıktan 2.'liğe yükselişiydi. Tamamen yağmur altındaki yarışta yetişebildiği herkesi geçti, bunların arasında en büyük rakibi Vandoorne ve Sirotkin de vardı. O yarışın yazısına şuradan bakabilirsiniz. Magnussen birçok açıdan Hamilton'ı andırıyor, yağmurda agresif sürüş, tek turdaki saf hız, McLaren altyapısı derken...Vandoorne de ister istemez Alonso'yu.



Magnussen ve Vandoorne



Hem McLaren hem de Red Bull kampı için Hamilton ve Vettel iyi birer örnek olduğu kadar kötü yanları da var. Her genç sürücüden bu iki isme yaklaşmasını beklemek bazen çok ağır gelebilir. Sonuçta Hamilton gibi pilotlar 15-20 yılda bir gelen yetenekler. Algersuari ve Buemi kötü pilotlar değildi mesela fakat Vettel olmak için takım arkadaşını yenmek de yetmiyor, net bir şekilde mağlup edeceksiniz. Akademiden Red Bull koltuğuna yükselen ikinci isim Ricciardo oldu. Vettel'den 5 yıl sonra. Magnussen veya Vandoorne da 5 yıl sonra F1 şampiyonu da olabilirler DTM'de mücadele edebilirler. Serdar Ortaç'ın dediği gibi yüzlerde örnek var. Yine de F1'e bir kala anlamındaki bir şampiyonanın en iyi iki pilotu aynı programdan çıkıyorsa o program tartışmasız başarılıdır. Zaten McLaren ve Red Bull programları diğer takımların baya bir önünde. Hamilton ve Vettel çıkarmak rastgele olacak işler değil.

Denebilecek çok şey daha var belki ama genç sürücülerin işinin her zamankinden daha zor olduğu bir dönemdeyiz. Test yasakları asıl onları vurdu. Uzatılan ilk antrenmanlarında takımların çoğu genç pilotu tercih etmeyebilir deniliyor. Fazladan tek set için genç sürücüler kullanmak zorunda şartı getirilmeli veya başka önlemler. Bu şartlarda yeni Hamiltonlar çıkartmak çok zor. Yakında grid biraz sponsoru olan biraz yeteneği olan orta sınıf pilotlarla dolacak. Hamilton ve Vettel test yasağının olmadığı zamanın ürünleriydi. Vettel'le aynı yaşta ve onunla alt serilerde mücadele eden Hulkenberg ise test yasağının olduğu şimdiki zamanların ürünü. Hulk'un kariyerinde başka faktörler etkili olsa da koltuğa ilk oturduğunda Barrichello'ya mağlup olmuştu. Şimdiki seviyeye gelmesi 4 yılı buldu. Testler olsa belki 2010'da Barrichello'yu mağlup edebilir, daha erken olgunlaşabilirdi.

Velhasıl kelam, bekleyip göreceğiz...

21 Ekim 2012 Pazar

Renault Motorlarının İlkleri

Mark Webber geçen hafta Kore'de Renault motorlarına 200. polünü kazandırdı. Böylece haftasonu boyunca Q3'in son turu hariç yavaş kaldığı Vettel'i geçerek tarihe geçti. Bugüne kadar birçok ünlü pilot ilk pollerini Renault ile kazandı. Kaderin cilvesi 34 pol kazanan Vettel de ilk polünü Ferrari motoru ile geri kalan 33 polünü Red Bull ile kazanmış. Aynı şekilde kariyerlerine Renault motorlarıyla başlayan  Schumacher (94 sezonunu saymazsak) ve Alonso sonradan Ferrari'ye geçmiş. Toplam 11 şampiyonluk kazanmış bu üç ismin kariyerleri birbirlerine fena halde benziyor. Renaultculara karşı Mercedesciler cehpesinde ise Hamilton yalnız. Kariyerindeki bütün başarıları Mercedes motorları ile kazanan Hamilton ilginçtir ki Mercedes'in asıl takımında bu başaraları yakalamamayası kimseyi şaşırtmayabilir. Neyse konumuz Renault, bu arada yazı hemen hemen Renault'un facebook sayfasında gördüğüm resimleri toparlamaktan ibaret, yani fikir tamamen onlara ait. İşte Renault motorlarıyla ilk pollerini kazanan pilotlar :

Jean-Pierre Jabouille / 1979 Güney Afrika GP

77'nin sonlarında F1'e katılan Renault çalışmalarının meyvelerini 79'un üçüncü yarışında, Afrika'nın ucu Güney Afrika'da almış, bu aynı zamanda hem Jabouille'nin ve turboşarjlı motorların ilk polü olmuştu.








Alain Prost / 1981 Almanya GP

Prost Renault'a geçerek Arnoux-Prost-Renault Fransız milli takımını oluşturuyor, ilk polünü de 81 yılında Hockenheim'da alıyordu. İçimde ukde kalan başka bir birliktelik. Mutlu başlayan hikaye 83'ün tartışmalı son yarışında Prost'un Piquet'e kaybedişiyle bitiyordu. Hikaye 2010'da Alman milli takımını oluşturan Mercedes'i ne kadar da hatırlatıyor..




Nigel Mansell / 1984 USA GP

Mansell Team Lotus'la ilk polünü Detroit sokaklarında kazanıyor. Yarış dışı kalan İngiliz aracını itmeye çalışırken fazla zorlayınca bayılıyor.











Ayrton Senna / 1985 Portekiz GP

Senna da ilklerini Renault'la yaşadı. Çıktığı son yarışta da Renault motoru kullanıyordu...Aynı zamanda yağmurlu geçen Portekiz yarışı Senna'nın ilk galibiyeti oluyordu.









Damon Hill / 1993 Fransa GP

Hill Williams'a geldiği ilk yılda takım arkadaşı Prost'un evinde ilk pol pozisyonunu kazanıyor.












David Coulthard / 1995 Arjantin GP

Yağmurlu geçen sıralama turlarında İskoç pilot ilk polünü kazanıyor.












Jacques Villeneuve / 1996 Avustralya GP

Jacques daha ilk yarışında polü kazanmayı başarıyor, tarihte bunu yapan Carlos Reutemann ve Mario Andretti'den sonra üçüncü isim oluyor.










Heinz-Herald Frentzen / 1997 Monaco GP

Hill'in ayrılmasından sonra takıma katılan Frentzen ilk polünü Monte Carlo caddelerinde kazanıyor. Sezon boyunca Villeneuve'nin gerisinde kalan Frentzen ilk galibiyetini ise 99'da Jordan'da kazanıyor.










Fernando Alonso / 2003 Malezya GP

Renault'a geçtikten sonra ikinci yarışında polü kazanan genç İspanyol, ilk podyumunu da burada kazanıyor. Alonso yarışı üçüncü bitirirken Raikkonen ilk galibiyetini alıyordu.









Jarno Trulli / 2004 Monaco GP

2004'ün en ilginç yarışında Renault ilk çizgiyi kapatırken, yarışta Alonso yarış dışı kalıyor, Trulli ilk polünü ve tek galibiyetini yılın en prestijli yarışında alıyor.










Red Bull Renault / 2009 Çin Gp

Vettel kendisinin olmasa da Red Bull'un ilk polünü Çin'de kazanıyor.













Mark Webber / 2009 Almanya GP

Avustralyalı bütün pollerini ve galibiyetlerini Renault motorlu Red Bull ile kazandı, ilklerini de Nürburgring'de yaşadı.










Pastor Maldonado / 2012 İspanya GP

2012'nin olay adamlarından Maldonado harika bir performans gösterdiği İspanya'da Hamilton'a gelen ceza ardından polü kazandı ve ilk galibiyetini de almayı bildi.










Renault F1'i seven markalardan biri. 2009 yılında krizle bebaber patlak veren Singapur faciasıyla F1'den çıkmak için diğerlerinden daha iyi bahanesi olmasına rağmen F1'e destek vermeye devam etti. Şimdi Renault F1 Team olarak olmasa da tam 4 takıma motor sağlayarak F1'in içinde etkinliğini devam ettiriyor. Ayrıca Enstone'un geçmişi de hayli başarılı. Mercedes'in başaramadığı bir ortamları var. Eğer Enstone'un Woking ve Maranello kadar bütçesi olabilse her yıl onlarla savaşabilecek bir gelenekleri var. Bu yılki Lotus'un başarısının altında da biraz bu gelenek yatıyor. F1 parayla dönen bir spor olmasına rağmen paranın başarıyı garanti etmediği nadir sporlardan biri. Ayrıca Renault F1'deki rakipleri Ferrari, McLaren ve Mercedes'e göre daha geniş bir tüketici kitlesine hitap ediyor, daha bir orta sınıf yani. Asıl rakipleri Honda, Toyota, Volkswagen F1'de yokken onlar hala var. Turbo motorlarda iyi geçmişi olan Renault eğer dayanıklılık sorunları yaşamazsa Ferrari motorunu yenebilir. Tabii ki elde hiçbir veri yokken bu sadece basit bir tahmin, 2014'de neler yaşanacak, Mercedes veya başka markalar neler yapabilecek bilmiyoruz. Yine de Renault motorlarının yarışın içinde olacağı kesin. Diğerlerinin de gelmesi dileğiyle, fırsat bulurlarsa özellikle Toyota ve Honda'nın bir şekilde F1'e döneceğini düşünüyorum, umut ediyorum...