Hungaroring etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hungaroring etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2013 Cumartesi

Formula Renault 3.5 Hungaroring 1. Yarış - Magnussen Yağmurda Hamilton'laştı

Formula Renault 3.5'da 6 haftalık çok uzun bir aradan sonra yapılan bir sıralamada her şey birbirine girdi. İkide bir kalkan kırmızı bayraklardan dolayı bazı pilotlar temiz tur atamadı. Sonunda Negrao ilk polünü alırken, aynı takımdan Nico Müller ikinci oldu. Aleshin 3, Da Costa 4, Stevens 5, Sirotkin 6, Vandoorne 11, Magnussen 16, Carlos Saniz Jr. da 25. sıradan yarışa başladı.

1Andre NegraoInternational Draco Racing2:04.49211
2Nico MullerInternational Draco Racing2:05.8251.33312
3Mikhail AleshinTech 1 Racing2:06.0591.56713
4Antonio Felix da CostaArden Caterham2:07.1642.67213
5Will StevensP1 by Strakka Racing2:07.1642.67212
6Sergey SirotkinISR2:07.3652.87311
7Marlon StockingerLotus2:07.9703.47810
8Pietro FantinArden Caterham2:08.6034.11113
9Nigel MelkerTech 1 Racing2:09.6565.16413
10Matias LaineP1 by Strakka Racing2:10.6696.17712
11Stoffel VandoorneFortec Motorsports2:10.7166.22413
12Oliver WebbFortec Motorsports2:10.9016.40912
13Daniil MoveSMP Racing by Comtec2:10.9046.41210
14Christopher ZanellaISR2:10.9926.5009
15Yann CunhaAV Formula2:11.3356.84312
Kevin MagnussenDAMS2:13.4858.99312
Carlos HuertasCarlin2:14.2639.77112
Nikolay MartsenkoPons Racing2:14.74110.24911
Lucas ForestiSMP Racing by Comtec2:17.49913.00710
Marco SorensenLotus2:25.76021.26812
Jazeman JaafarCarlinNo time12
Norman NatoDAMSNo time12
William BullerZeta CorseNo time12
Carlos SainzZeta CorseNo time12
Zoel AmbergPons RacingNo time12
Arthur PicAV FormulaNo time12

Güvenlik aracının arkasında başlayan yarış birkaç tur sonra Megan'ın içeri girmesiyle çok hızlı başladı. Önde Negrao ve Muller rahat giderken ilk turda Aleshin ve Da Costa temasından sonra Da Costa yarışı bırakmak zorunda kaldı. Ardı ardına birçok hatadan sonra sıralama çok hızlı değişti. Magnussen'in güvenlik aracının ilk ya da ikinci turun ardından 9. sırada görmek müthişti. Vandoorne da 7. idi o sırada. Magnussen hızlı yükselişini sürdürdü ve Vandoorne'un arkasına kolayca geldi. Yarışın son kısımları hariç sıralama çok çabuk değişiyordu. 

Soldan sağa : Magnussen ve Vandoorne





Öndeki ikili arkadakilerle farkı artırırken orta sıralar fena karışmıştı. Sürekli spinler, geçişler. Magnussen Vandoorne'u da zorlanmadan geçerek N. Melker'in arkasına kadar geldi. Onun arkasında 3-4 tur önemli bir baskı uyguladı ama Melker kolay lokma değildi. Yine de son sektörde uyguladığı baskıyla Melker'i de geçti. Magnussen'in yerini tekrar kaptırmamak için sert savunma yapması Vandoorne'a yaradı, o da Melker'i geçti. O noktadan sonra ikili yükselişlerine devam etti. F1'de de sık gördüğümüz gibi geçilen pilot momentumunu kaybedince bazen birden fazla yer kaybetti. Vandoorne da biraz bundan yararlandı. Magnussen tam anlamıyla Hamilton gibi sürdü yağmurda. 16. sıradan 2. sıraya kadar yükseldi, tartışmasız gridin en agresif ismiydi, şampiyonadaki rakipleri dahil herkesi geçmeyi başardı. Vandoorne'a karşı psikolojik üstünlüğü de ele geçirmiş oldu. Belçikalı rakibine puan kaybetmese de 11. sıradan 4.'lüğe kadar yükseldi, hata yapmadı.



Magnussen ve Müller dışında yarışın yıldızı Carlos Sainz Jr.'dı. Son sıradan yükseldi, çok agresifti. Bu noktadan sonra Da Costa'nın bir adım önünde gibi. Daha bir yarış oldu ama Da Costa bu yıl çok hata yaptı. Sainz Jr. sene sonuna kadar Formula Renault'da olacaktır, yarış da kazanabilir. Sirotkin de  fena bir yarış çıkartmayarak 3. oldu ve podyuma çıktı. Vandoorne'u son turlarda arkasında tuttu, yaşına göre hiç fena iş çıkartmıyor. Podyumdaki soğuk duruşu da ister istemez Raikkonen'i hatırlatıyor. 

Nico Muller








Muller de Monaco'dan sonra 2. zaferi kazandı. Farkı zaten açmışlardı Negrao ile, Muller Brezilyalı'yı 
geçtikten sonra da durmadı. Magnussen 2.'liğe yükseldikten sonra fark zaten 27 sn. idi. Yarış da öyle bitti zaten. Bu arada alt serileri ve oralardaki genç yetenekleri takip etmek için şu site birebir. 


1Nico MullerInternational Draco Racing22 laps in 47:59.721
2Kevin MagnussenDAMS+26.200
3Sergey SirotkinISR+30.078
4Stoffel VandoorneFortec Motorsports+31.265
5Mikhail AleshinTech 1 Racing+34.482
6Nigel MelkerTech 1 Racing+37.447
7Carlos SainzZeta Corse+38.828
8Will StevensP1 by Strakka Racing+50.125
9Arthur PicAV Formula+51.440
10Matias LaineP1 by Strakka Racing+58.962

Şampiyonada Son Durum

1. K. Magnussen 181 
2. S. Vandoorne 148 
3. N. Melker 108
4. W. Stevens 105
5. N. Muller 102
6. Felix Da Costa 95

30 Temmuz 2013 Salı

Macera Dolu Hungaroring - Macaristan GP 2013

Neden macera dolu Hungaroring ? Neden Hungaroring'i bu kadar sevmeye başladım. Eskiden burun kıvırdığım Silverstone falan neden göz bebeğim oldu. Tabii o zaman küçüktüm, Avrupa yarışlarını genelde sevmezdim, insanın çok olan şeye talebi harbiden az oluyormuş. Yıllar geçtikçe Avrupa yarışları bir bir takvimden düşerken, Asya ve Ortadoğu'dan yarışlar takvime girmeye başladı. Zaman değişti, Bernie değişmedi. Hatta Formula 1'de her şey değişti, Bernie değişmedi. Ve işler öyle bir hale geldi ki ben Macaristan'da yarış var diye sevinir oldum.

Peki Macaristan neden daha güzel görünmeye başladı gözüme ? Şöyle ki artık pist üzerinde rakibinizden daha temiz lastiğiniz varsa, DRS ile beraber öndekinin size direnme şansı kalmıyor. Macaristan hem bol virajları hem de dar yapısıyla geçişe hiç izin vermiyor. Hatta bunun sebebi daha çok pistin dar yapısıyla ilgili olabilir. Hungaroring aynı virajları ile çok daha geniş bir piste sahip olsa geç frenlemeyle herhangi bir virajı içeriden alarak öndeki rakibinizi geçebilirdiniz. Önümüzdeki yarış Spa mesela, neredeyse üç sektörü de geçişe elverişli kocaman kocaman asfaltıyla. Neyse, demem o ki Formula 1'in farklı pazarlama açılma gayretleri ve spora getirilen yeniliklerle beraber tam bir soğuk savaş mimarisini andıran Hungaroring takvimin en değişik karakterli pisti oluverdi. Pitten çıkışta trafiğe takılmamak neredeyse Monaco kadar önemli oluverdi, bu da takvimdeki diğer pistlerden farklı bir yarışa ortam sağlıyor. Pistin sözleşmesi de 2022'ye kadar uzatıldı. Bu arada Allah aşkına her Macaristan yarışında Serhan Acar'a şu pistle ilgili sorular sormayı bırakım, sevmeye bakalım.



3 haftalık aradan sonra geldiğimiz Macaristan'da etkili bir kalabalık vardı, sevmemin nedenlerinden biri de bu. Pirelli'nin kararını değiştirerek yumuşattığı lastikler harbiden işe yaradı. Aslında Hungaroring lastikleri zorlayan bir pist değil. Eğer lastikleri biraz daha zorlayan bir pist olsaydı 4 piti görebilirdik. Hem hızlı virajların çok olduğu hem de sıcaklığın yüksek olduğunda ortaya Barcelona 2013 çıkıyor. Macaristan'da ikisinden biri olmamasına rağmen aşınma oldukça yüksekti. Silverstone'da ise sıcaklık yoktu, Nürburgring'de ikisinden de biraz biraz vardı. Hava sıcaklığının 30'u, pist sıcaklığının 50'yi geçtiği yarışta herkes pistin yapısından dolayı cumartesiyi düşünürken Mercedes pazar gününü düşünüyordu. Biraz da bu yüzden pol için umutları çok yoktu ama yok da değildi. Sonuçta elinizde Hamilton varken her zaman polü düşünebiliriz, eğer Vettel'in altında RB6 veya 7 yoksa.

Antrenmanlarda oldukça iyi gözüken Ferrari aslında pek öyle değilmiş. Grosjean Almanya'da aldığı moralle hafta sonu boyunca oldukça iyi gözüktü, sıralamalardan sonra yarışın gizli favorisiydi, sahi Grosjean hala yarış kazanamadı. Pol mücadelesi yine Red Bull ve Mercedes arasında geçti. Biraz da Grosjean. Cumadan itibaren gözüken diğer nokta da McLaren'in gelişmesi idi. İlk dört takımın arkasından bu sefer gerçekten beşinciydiler. Button her ne kadar Q3'e kalamasa da McLaren Force India ve Toro Rosso'lardan kurtulmuş gözüküyor. Force India ise kaybettiği puanlara çok ağlayacak gibi, beşinciliğin kaybedilmesi yüksek olası görünüyor. Ricciardo ise yine Q3'e kalarak göz doldurdu, acaba bu adamdaki yetenek Vettel'in tek tur yeteneği kadar var mı, onu düşünmeye başladım. Ricciardo harbiden iyi mahsul, sonu Algersuari veya Buemi gibi olmamalı. Cumartesi günü diğer göze çarpanlar ; Perez'in Button'ı da geçerek Q3'e kalması ve Webber'deki bitmek bilmeyen kers problemi oldu.

loosewheelnut'dan.


Pazar günü çoğunluk Mercedes'lerin bu sıcakta lastiklerini koruyamayacağını düşünüyordu. Start sonrası dizilime göre Vettel ve Grosjean'ın, hatta genelde iyi kalkan Ferrari'siyle Alonso'nun favori olduğu söyleniyordu. Startta ilk üç değişmese de Massa ile temas yaşayan Rosberg 12.'liğe kadar düştü ve ilk tur sonunda Ham-Vet-Gro-Alo-Mas-Rai-Web-But-Ric-Per sıralaması oluştu. Öndeki üçlü tempoyu belirlerken Ferrari özellikle ilk stintte geride kaldı. Anlaşılan o ki Ferrari hem sıralamalarda hem yarışta hızından birer parça kaybetmiş. Sıralama ve yarış hızında gelişen takım ise McLaren olmuş. Takımın problemi bulduğu ve korelasyon sorunlarını hallettiği söylendi. Yine de McLaren öndeki dörtlü bir sorun yaşamadığı taktirde ilk sekizi kapattığı için ancak 9 ve 10. sıra için mücadele edebiliyor. Button 2 pit taktiği ve Rosberg'in sorun yaşamasıyla 9'dan 7.'liğe çıktı, Perez de yine patlayan Mercedes motoruyla 9. sırayı kaptı. Maldonado da Williams'ın ilk puanını. Sezonun en iyi yarışı çıkardı Venezüellalı. Hungaroring'de bir aracın arkasına takıldığında yaptığınız tur dereceleri çok anlamsız hale geliyor, bu yüzden yazıda sayısal değerleri pek fazla göremeyeceksiniz.

Yarışın kaderini belirleyen de trafik oldu zaten. İlk pitlerden sonra Button'ın arkasında dönen ve ertesi turda hemen onu geçen Hamilton'ın aksine yaklaşık 15 tur Button'ın arkasında kalan Vettel galibiyet şansını kaçırmış oldu. Aynı şekilde Grosjean da. Sadece Button da değil pitlerin çıkışında iki kere üstelik aynı yerde Webber'i geçen Hamilton Macaristan'da 7'de 4 yapmayı başardı. Geçen seneki gibi sessiz sedasız yarışı iyi götüren Raikkonen Vettel'in önünde finiş görerek 3 puan fark kapattı. Webber'in yarış içinde 3 pite dönmesi de garip oldu, biraz daha cesur davranıp 2.'liği alabilirdi takım. Massa da öndeki rakibini geçmeye çalışırken Raikkonen'e geçildiğini gördük, bir de anladığımız kadarıyla Button'a pitlerde kaybetti. Perez de Rosberg ve Massa ile Maldonado'nun arkasına takılmasından dolayı mücadele edemedi, galiba. Bu arada Grosjean'a verilen iki ceza da çok ağır geldi sanki, hadi Massa'yı geçişi kuralla uygun olsa da Button'la temasındaki ceza ağır oldu, en azından puan kaybetmedi. Lotus Grosjean'ın yükselen formuyla takımlarda ikinciliğe aday oldu. Sanırım Massa'nın 2014 koltuğu için takımlar şampiyonasına yaptığı katkı önemli olacak, zaten rakiplerinden puan çalabilirse sadece takımına değil Alonso'ya da yardım etmiş olacak.



Artık yaz arası sezonun son kısmına değil, sezonun ikinci kısmına hazırlık anlamına geliyor. 10 yarış geçti, daha 9 yarış var. Vettel'den Hamilton'a 50 puan içinde dört pilotun şampiyonluk savaşı, takımlarda da Mercedes, Lotus ve Ferrari'nin ikincilik savaşı olacak. Peki Mercedes ve Hamilton mücadeleye gerçekten dahil olabilecek mi ? Net bir cevap vermek zor tabii ki fakat Mercedes'in Katalunya'da yaşadığını bir daha yaşaması zor. Sıradaki yarışlardan Spa, Kore ve Hindistan'da genelde serin havalar oluyor. Monza'da da lastikler pek zorlanmıyor. Diğer yarışlar ise ya sıcak hava veya nemin ya da hızlı virajların olduğu pistler. Özellikle Nürburgring'deki aşınmaya yakın sonuçlar görebiliriz, Almanya'daki aşınması seviyesinin de Çin, Bahreyn veya İspanya'daki kadar yüksek olmadığını da unutmamak gerek. Açıkçası en olası tablo Mercedes'in ciddi manada şampiyonluğa dahil olamasa dahi tek tur hızıyla Lotus ve Ferrari'nin yoluna taş koyması. Yani bu lastik aşınmasıyla Mercedes yarış kazanamasa dahi yarışları 3-4-5 civarında bitirerek ortalığı karıştırabilir. Şampiyonluk yarışı için birçok şey söylenebilir şu an ama Vettel'i durdurmak için tek turda fena olmayan Lotus ve Raikkonen daha ön planda gibi. Özellikle Raikkonen tek turda kendi limitlerini aşmalı, aynı şekilde Alonso da. Çünkü Vettel'i yenmek için ekstra bir şeyler lazım gözüküyor, aksi taktirde bu adam 26 yaşında 4. şampiyonluğuna ulaşabilir. Sezonun son kısmına girmeden puan farkı 50 puan civarına çıkarsa Pirelli de daha agresif davranacaktır, bu da şampiyonayı dolaylı değil derinden etkileyebilir. Hepimize iyi tatiller o zaman.






31 Temmuz 2012 Salı

Tatsız tuzsuz bir yarış : 2012 Macaristan GP


MP4-27 Avustralya, Malezya, İspanya ve Macaristan'da polü aldı. Bütün bunların ortak yanı farkların önemli ölçüde olmalarıydı, Hamilton Avustralya ve Malezya'da Q3'de ikinci turu atmaya gerek görmedi (bu yüzden fark daha az gözüküyor). Peki McLaren'in son iki yarıştaki gelişiminde lastikler ne kadar etkiliydi, sezonun geri kalanında ne olacağını tahmin etmek için çok önemli bir soru. Yine onlara benzer bir takım Mercedes'de ise takım Monaco'da neredeyse en iyi araca sahipken Macaristan'da döküldüler. Araç 180 dereceli virajları sevmiyormuş, ilk defa duyuyorum böyle bir sorunu da. Yine de Mercedes'in lastikleri daha iyi anladıklarında büyük bir adım atacağını düşünüyorum, burada beklenenden çok yavaş kaldılar.

Cuma günü McLaren'in üstünlüğüyle geçerken, Lotus da sinyalleri vermişti. Lotus alışıldığının aksine bu sefer tek tur üzerine de çalıştı, normalde cuma günlerini listenin sonlarında bitirirlerdi. Unutmadan Lotus'un D-DRS'si şampiyonluğu değiştiren hamle olabilir, akıllara hemen Lotus'un F-Kanalı geliyor, Lotus'un iyi bir teknik kadroya sahip olduğu belliydi 2010 ve 2011 yılından, geride kalmalarının nedeni geliştirilemeyen önden çıkışlı egzozdu. Lotus'un bu sene tecrübe kazanmalarını ve asıl patlamayı 2013'de yapacakları gibi bir tahminde bulunulabilir, aynı Red Bull'un 2010 ve 2011 performanslarının belirgin farklılığı gibi. Sıralamalarda daha Q1'de belliydi kimin polü alacağı. Q3'deki ilk turunda Hamilton'un hata yapması planları aksatsa da zorlanmadı. Hamilton S1 ve S3'de en yakın rakibinden 0.2 sn daha hızlıydı, daha temiz bir turla fark 0.5-0.6 sn bile olabilirdi. Cumartesi başka iyi iş çıkaran Grosjean ve Vettel olurken, Ferrari'nin yavaşlığı dikkat çekti. Gary Anderson'un Almanya'da kuru zeminde sıralamalar yapılsaydı eğer Ferrari üçüncü çizgide olabilirdi demesi doğruymuş meğer, araç Almanya'da yarış hızında fena değilken Hungaroring'de geride kaldı, iki yıldır Ferrari araçlarının en büyük kozu yarış hızı, onlar için üzerinde durulması gereken asıl nokta bu yarışla ilgili yarış hızıydı sanki. Pirelli'den itibaren aslında yakıt ikmalinin yasaklanmasından itibaren sıralama hızıyla yarış hızı birbirinden çok farklı olabiliyor, özellikle bu sene de bunun örneğini çok gördük. Vergne, Hulkenberg ve Pic'in takım arkadaşlarını geçmesi ise gözden kaçırılmaması gereken olaylardı cumartesi için.

Lotus bunu yarışta yapamadı...

Yarışın başında Hamilton ve Grosjean farkı açarak galibiyetin tek adayı görüntüsü verdiler. Jenson Button aracın ayarlarda bir türlü istediği noktayı bulamaması yüzünden lastiklerini koruyamıyor, böylece rakiplerine göre en büyük avantajı ortadan kalkıyor. Bu yarışta da lastiklerini Hamilton'a göre erken bitirdi, sorunu devam ediyor, bu sefer aracın hızıyla sorun gizlendi biraz. İlk piti yapan 16. turda Button oldu, sonra 18. Vettel ve Alonso, 19. Hamilton, 20. Grosjean, 21.turda Webber ve Raikkonen pite girdiler. Pit çıkışı Ham-Gro-But-Vet-Rai-Alo-Web sıralaması oluştu, asıl macera da bundan sonra başlıyordu çünkü Lotus'lar ve Vettel yumuşak lastikleri takmıştı. Evet, Hamilton ilk turunda 1.27.857 yaparken Grosjean tam 1.26.725 yapıyordu. Sene başından beri birçok kez iki hamur arasında pek fark olmazken ilk defa yumuşaklar sertlerden bu kadar hızlıydı. Lotus galibiyeti için tüm şartlar hazırdı aslında. Yumuşak-sert-sert sıralaması yumuşaklar belirgin şekilde hızlıyken yumuşak-yumuşak-sert'e mi dönecek yoksa bunu sadece Lotus mu yapabilir, takımların üzerinde duracağı kritik bilgiler olabilir. Lotus yumuşaklarla adeta uçuyordu, bunu Grosjean'dan değil ama Raikkonen'den görebiliriz, Fin pilot ilk pitlerden sonra Alonso'nun önünde çıktıktan sonra Ferrari'den daha hızlı turlar atmaya başladı. Hamilton'la olan farkı 28.tura kadar 13 sn civarında gezindi, o turdan itibaren fark erimeye başlayıp 38.turda 6.5 sn'ye kadar düştü. Diğer tur ise Raikkonen tam 1.5 sn aldı Hamilton'dan. 40.tur Grosjean pite girerken, 41.tur Hamilton pite girdi (Fia Hamilyon 40.tur pite girdi diye gösteriyor yani bitirdiği turu göre kayıtlara geçiriyor, benim de başladığı tur yani 41.turu söylemek daha kolayıma gidiyor). 3.lük savaşındaysa Vettel, Button'ın arkasında kalmışken üstelik sürekli radyodan takıma bir şeyler deneyin diye baskı kurarken McLaren İngiliz'i pite çağırdı. Turlar 34.turdan 35.tura geçişi gösteriyordu. F1 gibi belki de dünyanın en teknik sporunda takımları eleştirmek için 10 kere düşünmek gerekir ama McLaren'in bu hamlesi bana çok manasız geldi, Vettel'in ekmeğine yağı sürmeyi bırakın direk tereyağlı ekmeği yedirdiler. Vettel de önü açıldıktan sonra hem Button'dan hızlı turlar atmayı başardı hem de öndekilere yaklaşmaya başladı. 3 tur içinde 2.1 sn farkı azaltan Vettel'in dramatik düşüşü başladıüı anda ve bir tur içinde 1.3 sn kaybedince Grosjean'dan bir tur önce pite girdi.

Jenson Button'un 2.8 sn'lik pitine rağmen Senna'nın arkasında çıkmasının bir nedeni olabilir, Senna'nın Button'dan daha hızlı turlar atmaya başlaması; Button'un son üç turu; 27.3, 27.4, 28.0 iken Senna'nın 27.3, 27.5, 27.6. Her şeye rağmen Button'ın 3 pite dönmesi çok mantıklı değil gibiydi, bir de sanki ondan da mantıksız duran Webber'in 3 pit stratejisi vardı. Stratejileri değerlendirirken Senna'yı da anmamak yanlış olur, rakibim değil diyerek rakiplerinin geçmelerine izin vermedi ve onları rakibi yaptı. Webber ve Massa'nın önünde bitirmesi Senna adına gelecek için bir umut olsa gerek. Yarıştaki diğer güzel mücadelelerden biri de iki Lotus'un pit çıkışında birbirleriyle pozisyon savaşına girmeleriydi. Özellikle Serhan Acar'ın dediği gibi Lotus'un telsizinden gelen mesajlar çok güzeldi. McLaren'in 2.piti de bu sene yarışlar nasıl kaybedilir'i öğrendikten sonra nasıl kazanılır'ı da öğrenmeye başladıklarını gösterdi, Hamilton'un piti Grosjean'dan 1.2 sn daha hızlıydı bu da onu Alonso'nun önüne çıkartarak Grosjean tehlikesinden kurtardı. Raikkonen ise sessiz sedasız çok iyi turlar atarak hem pitlerde iki pilotu birden geçmeye başardı hem de yarış galibiyetine aday oldu. Pit çıkışıında da 6 tur içinde Hamilton'la farkı 4.4 sn'den 0.9 sn'ye düşürdü. Gerisi bilindik hikaye..Bir de Grosjean'ın tur zamanlarına bakınca bazı turlar ciddi dengesizlikler göze çarpıyor, bazı turlar 1 sn'ye yakın kayıplar var, önemli hatalar da yapmadı Grosjean, sebebini kestiremedim. Pit savaşları şeklinde geçen Macaristan aslında pek tatsız tutsuzdu.



Sıralama turlarında takım arkadaşlarını geçen Hulkenberg ve Pic yarışta da takım arkadaşlarına geçilmediler, Ricciardo ise Vergne'ni yarışta geçmeyi başardı. Schumi içinse felaket dolu bir haftasonu geçti, Rosberg yine sadece bir puan alabildi, Mercedes Monaco'dan beri ön sıralardan uzak kalıyor, lastikleri anlayamadıkları gibi gelişim yarışında da geri kalmış gibiler. Artık 2010'a benzer 5 şampiyonluk adaylı bir şampiyonluk yarışına giriyoruz. 3 ay içinde 9 yarış var, üst üste birçok yarış izleyeceğiz. Spa'ya her takım önemli güncellemeler getirecektir, Lotus'un çifte DRS'si şampiyonluk yarışını etkileyen bir gelişim olabilir, en azından Lotus için biçilmiş kaftan. Artık taraftarlar ve takımlar sezonun ilk yarısını muhasebesine girmeye çalışıyorlar, yine de tutalım kendimizi. Heyecanlı bir sezonun son kısmını izlemek dileğiyle, sahi Williams'da Barrichello ya da Heidfeld olsaydı şu an kaç puanları olurdu ?..

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Ortaya Karışık Macaristan GP

Trulli bu sefer başarabilecek mi ?

Turkiyef1.com'dan













Ben ikinci pitlerin sonuna kadar yazmışken blogger yazdıklarımın hepsini aldı götürdü, şimdi ben ne yapacağımı bilmiyorum. Acaba kafama göre mi yazsam, birçok tur derecesi not etmiştim, tur zamanlarına baya bir yoğunlaşmıştım. Sanırım Macaristan'la beraber ortaya karışık bir yazı yazcam. Macaristan aslında takvimin en sıkıcı pistlerinden fakat her zaman sürpriz yapmayı seviyor bu pist.Burda olaysız yarış geçmez, Toro Rosso, Rosberg ve V8 motorların 100. Button'un ise 200.yarışı oldu bu haftasonu. Diğer bir ifadeyle Button 2000'den, diğerleri ise 2006'dan beri bizimleler. Ayrıca Alonso, Kovalainen ilk galibiyetini burda aldı, Massa'nın büyük kazası 2009'da yine burda yaşandı.

Direk dank diye Hamilton'un nasıl yarışı kaybettiğine gelmek istiyorum. Pilotlar yağmur lastiklerinden sonra süper yumuşakları takınca stintlerin başlarında Hamilton bunlardan iyi performans çıkarmayı bildi fakat bir noktadan sonra Hamilton'un lastikleri öyle bir eriyordu ki 23.turda Hamilton 8.5 civarında öndeyken Button'dan Hamilton 27.turda içeri gelmeden önceki son fark 3.5 sn idi. Tur başına 1 sn'den fazla bir düşüş. Muhtemelen Hamiton Button'la aynı taktiği uygulasaydı eğer son turlarda liderlikten olması kuvvetle muhtemeldi. Mclaren'deki ilginçlik gridin en çok ve en az lastik harcayan iki pilotunu aynı anda bulundurması. Hamilton lastiklerini hızlı harcayan bir pilot evet ama burda liderliğin getirdiği bir duyguyla lastiklerden çok iyi performans çıkardı stintlerin başında, stintlerin sonunda bunları yerken pit-stop zamanları geldiği için yine avantajlı çıkan pilot oldu. Birbirlerini götürdüler yani, Hamilton pite rakiplerinin önünde gelerek iki defa avantajlı çıkmayı da başardı ayrıca. Tek turda hızlı olan bir Button gridde herkese korku salabilir. O zaman da lastikleri bu kadar iyi koruyamayabilir, onu da unutmamak lazım ; hayat biraz da denge işi.

İkinci pitler 26-27-28. turlarda geldi ve 29.tura girerken Hamilton Button'dan 8 sn (dediğimiz önce girmenin yararı bu daha çok) Vettel'den 14.8 Webber'den 16.2 Alonso'dan 18.8 sn önünde. 35.tur Ham lider 6.9 sn But, 11.9 Vet, 18.6 Web, 19.3 Alo farkları mevcut. 37.turda Alonso son set süper yumuşaklara geçiyor, 38. turda Ham 7.7 sn But, 12.5 Vet, 20.8 Web farkı. Bu turdan itibaren Lewis de dramatik düşüş yeniden başlıyor, 40. turda 6 sn olan fark Hamilton'un pite gelmeden son fark 4.3 sn, neredeyse 2 sn.'lik bir düşüş. Tabii ki Button'a göre, pite gelmeden Vettel ile farkı da 9 sn. İkinci pitler öncesi 3.5 sn olan fark şimdi 4.3 sn. Birbirlerini götürüyorlar, Hamilton da 14 turluk stinti tamamlıyor. Ardından 42.tur Vettel, 43.tur Button içeriye geliyor.

Artık en heyecanlı kısma gelelim, üçüncü pitleri en erken başlatan Alonso 3.sırada unutmayalım. Hamilton lider 43.turda 7.3 sn arkada Button, 8.3 Alo, 11.7 Vet, 19.6 Web farkları. Hamilton ve Alonso süper yumuşaklarda, diğerleri yumuşakları takmış durumda. Alonso'nun lastikleri 6.turunda olduğu için yumuşaklara göre bitmiş vaziyetteler, bundan sonra Alo-Vet farklarına da bakalım bir yandan. 43.turda 3.4 sn olan bu fark 44.turda 2 sn 45.turda ise 0.2 sn'e düşüyor ve düzlükte Vettel Alonso'yu geçiyor. Hamilton'la Button farkı ise 44.turda 7.5 sn, 45.turda 6.7, 46.tur 6.3 sn oluyor, 47.tura 5.7 farkla giren Hamilton bu turda spin atıyor, yağmur da başlıyor bu turlarda. 48.tura But-Ham-Vet üçlüsü 1.5 sn içerisinde giriyor, 50.turda ise Button lider, 1.5 sn arkada Ham, 3.5 arkada ise Vet var. 14.4 sn arkada olan Webber 4. ve 48.turda pite giren Alonso ise 27.2 sn geride. 51.turda yine herkesin dışarı çıktığı 2.virajda Ham liderliği ele geçiriyor, bu sefer 52.turda ilk virajda Button Lewis'i tekrar geçerken 2.virajın kralı Hamilton yeniden Button'u geçiyor bu virajda. İşte bu an yağmurun en şiddetli anıydı ve derecelerin 1.35'lere düştüğü vakitte Hamilton pite gelip geçiş lastiklerini takıyor. İki turda bunun kötü bir taktik olduğu anlaşılıp 55.turda Hamilton yumuşaklara geçiyor ve yarış bu noktadan itibaren bitiyor. Hamilton bunun üzerine bir de pitten geçme cezası alınca 6.sıraya kadar düşüp Webber'i güzel bir atakla geçip bize son bir enstantene izletiyor. Webber'in de geçiş lastiklerine geçip Hamilton'la aynı duruma düştüğünü unutmayalım. Bundan sonra Button, Vettel, Alonso, Hamilton, Webber, Massa, Di Resta, Buemi, Rosberg, Algersuari sıralaması yarışı ilk onda bitirdi. Sahi Rosberg'e ne oldu, anlamadık.

Ortaya karışık demiştik, Vettel ikinci şampiyonluğuna gidiyor ve hala onun hakkında birçok soru dolaşıyor. Herhalde bu kadar galibiyet alıp da yeteneklerinden şüphe edilen yoktur. Ama bir türlü sıçramayı yapamıyor yani akılda kalan müthiş bir yarışı yok. Bu yarışta mesela Hamilton'un spininden sonra üç yanyana geldi, Mclaren'lerin mücadelesine katılıp onları mağlup edebilse 'vay be' derdik, süper bir galibiyet olabilirdi. Sanırım bize böyle bir yarış izletmesi gerekiyor, ben hala Lewis ve Alonso'nun daha iyi pilot olduklarını düşünüyorum. Şüphe etmek derken bir şampiyon pilotun seviyesinden bahsediyoruz, tabii ki Vettel yetenekli ama ne kadar yetenekli daha doğrusu iyi bir pilot. Macaristan her ne kadar yağmuru gösterse de bize saf hız ve yarış hızı manasında Mclaren'in Rbr'yi geride bıraktı desek yanlış olmayabilir. Ferrari de hemen enselerinde 0.3-0.4 sn arkasında.

Sutil'in başına ne geldi ilk turda bilmiyoruz, Heidfeld ise yine kendisi dışında bir şeyler yüzünden yarış dışı kaldı, evet Nick bildiğimiz Nick değil ama ne araç hızlı ne de Nick şanslı. Di resta sessiz sedasız kritik 6 puanı kaptı ve takımda biraz rahatladı. İkisi arasında bir savaş olabilir, Buemi 4 puanı kaptı, Algersuari de 1 puan. Onlarınki tam bir yılan hikayesi oldu. Williams ise yine puan alamadı, bi ara not ettim, Barrichello 9.'du, onlar puan barajında dolaşıyorlar ama bir türlü diğer rakipleri gibi puan alamıyorlar. Sezonu 9.sırada tamamlayacak gibiler, tarihin en kötü Williams'ı.

Bundan sonra şampiyonada ne olur ona gelelim, Rbr'ye tam uymayan bir Spa, hiç uymayan bir Monza var önümüzde. Eğer ciddi manada heyecan görmek istiyorsak Spa'da Vettel'e birşeyler olmalı, Monza'da galibiyet için savaşamayacaklarını düşünürsek son 6 yarışa acaba diye girebiliriz Asya'ya doğru. Ama aynı iki isim kazanmalı bu yarışları, Hamilton, Button veya Alonso. Bu iki yarışta 25 puan farkı azaltarak giren isim 55-60 civarına indirip heyecan yaşatabilirler. Son 6 yarışta, 60 puanlık yarışta 23-24 olan farkın kapanması yine zor ama şu anda acaba demek de bize yeter. Her şeye rağmen bütün yarışların heyecanlı olacağına inanıyorum ben özetle benim hala umudum var şampiyonadan, unutmadan İstanbulpark'dan da umudu kesmedim. Son olarak hata yapsa da agresif Alonso'yu izlemek çok daha güzel, umarım bunu biraz daha gösterir bize, yağmurda Hamilton'u izlemek ise ayrı bir zevk, Button'u izlemek de fazlasıyla eğitici. Mclaren çok şanslı, çok ilginç bir ikiliye sahip, aynı zamanda Mercedes de.