F1 2012 Sezonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
F1 2012 Sezonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2013 Perşembe

2013'ün Teknik Özeti

2013'ü bir kelimeyle özetleyecek olursak birçok açıdan 'garip' bir sezondu. Sanki birçok şey 'mış' gibi yapıldı. 2013'ün teknik incelemesine girerken üç tane ana başlığımız olacak, Mercedes'in başarılı projesi, McLaren'in başarısız projesi ve Red Bull'un sezonun ikinci yarısını domine etmesi. Sırasıyla nedenlerine bakmaya çalışalım.

Mercedes'in Hamilton dahil herkesin şaşırtan hızı nereden geldi. Gümüş grilerin 2012'den 2013'e bu kadar ivmelenmeleri en çok BMW'nin 2007'den sonra 2008'de ön gruba daha çok yaklaşmalarına benziyor. İkisinde de öndeki takımlar sezonun son virajına kadar (2007, 2012) şampiyonluk için mücadele ettiler, ikisinde de önemli kural değişiklikleri yoktu. İlk faktör Mercedes için eksiyken, ikincisi artı. Hangisinin etkisi daha fazla bilmek mümkün değil fakat Mercedes'i değerlendirirken bunları kesinlikle unutmamak gerekiyor.



























Mercedes'in artan hızına rağmen lastikleri kontrol etmede hala büyük sıkıntıları olduğunu gördük. Lastikler değişmeden önce Red Bull'la beraber en hızlı lastik ısıtan takımdılar. İlk iki yarışta pist ıslakken fena değildiler. Şu var ki, lastiklerin değişmesi Mercedes'e o kadar yaramadı. Evet, lastikleri pazar günleri erken bitmedi ama bu sefer de en ön çizgide değildiler.

Burada paragraf açalım. Lastiklerin değişmesi 2013'ün belki de en önemli 'teknik' olayıydı. Red Bull haklı çıktı, diğerlerinden fersah fersah uzaktalarmış. Peki bu değişiklik neyi ifade ediyor ? Red Bull kampının aero olarak diğerlerinin çok önünde olduklarını. Bir takım hariç, ona birazdan geleceğiz. Bu şu açıdan dehşet verici, 2012'nin başında EBD'siz RB8 diğerleriyle yakın noktadaydı, kazanan bir araç değildi. En azından böyle kazanamıyordu. İki sene sonunda aradaki fark inanılmaz. Özellikle de Ferrari ile. Hadi Lotus'un imkanlar kısıtlı, Mercedes zaten gerideydi. 2014 her ne kadar motorlarla gündeme gelse de RBR'nin bu aero gücünü hiçbir şey durduramayabilir. Hele de 2014'de Red Bull istediği gibi bir araç üretemezse Newey ve adamları 2015'i ilk yarışından bile bitirebilirler. Belki uçtuk ama Red Bull çok güçlü, bu işin şakası yok.

Mercedes'in 2013'deki hızı lastik ısıtma ve gelişen paketten oluşan bir karışımdan geldiği muhakkak. Sezonun ilk yarısı lastik tartışmalarıyla geçtiği için Mercedes'in çıkışı biraz güme gitti. Dolayısıyla nedenleri de. Her ne kadar bazı soru işaretleri olsa da bu çıkış sıradan bir çıkış değil. Takımın üzerinden 'loser' gömleğini atmasını da sağladı. Artık 2014 için daha mutlu ve umutlular. Hamilton'ın seneye daha iyi olacağı da kesin. Muhtemelen griddeki en iyi ikileye de sahipler, en azından en oturmuş. Seneye neler yapabilecekleri de başka yazıya artık.

2013'de tarihin en kötü McLaren aracını da gördük sanırım. McLaren açıklamalarıyla, özellikle de Whitmarsh'ın, biraz kapalı bir takım. Peki ne oldu da böylesine berbat bir sezon geçirdiler. Cevabı Whitmarsh'ın bir açıklamasında gizli. Dominant bir araç üretmek için yapılan radikal hamleler -muhtemelen bizim göremediğimiz- ellerinde patladı ve ortaya saçma bir araç çıktı. Yoksa MP4-27'i Marussia'a verseydiniz 2013'de bu McLaren'den daha fazla puan toplayabilirdi. Özetle McLaren'in yaşadığı şey Williams'ın yıllardır içinde bulunduğu durumdan çok farklı, merak edenler için söylüyoruz.

































Eğer McLaren herkesin gittiği yoldan gitseydi özellikle sezonun ikinci yarısı çok güzel mücadeleler izleyebilirdik, daha kötümser -aslında iyi- ifadeyle bu kadar sıkılmazdık. Belki de Button'ın gerçek şampiyonluk yarışında yetersiz olduğu düşünülüp, onun yerine Hulkenberg veya Magnussen gelebilirdi. Perez de koltuğunu koruyabilirdi. Çünkü şu an Red Bull'la aero olarak gerçekten mücadele edebilecek tek takım McLaren.

2012'de Mercedes'in iki polü ve Alonso'nun yağmurlu polleri dışında zaten bütün poller McLaren ve Red Bull arasında dağılmıştı. 2011'in ikinci yarısı yine RB7 ve MP4-26 arasında geçmişti. Tabii burda saf hız/saf aero'dan bahsediyoruz. Pirelli geldiğinden beri yarış hızı kavramı daha bi önem kazandı ki Ferrari üç yıldır biraz bundan ve Alonso'dan kurtarıyor. Keza Lotus'un son iki yıldır bu noktada olmasının sebebi de yarışta lastiklerine iyi davranması. Yetenekten başarıya giden yolda McLaren kaybediyor, Ferrari kazanıyor.

Button'ın sene boyunca berbat bir araç sayesinde hiç bakmadıkları noktalara baktıklarını söyledi. Muhtemelen daha fazla öğrendikleri şeyler vardır. Yine de kaçırdıkları şeylerin yanında bunlar Pollyanna'nın bile güleceği şeyler. Özellikle lastiklerin değişmesinden sonra takımlarda ve pilotlarda 2.'liği güle oynaya kazanabilirlerdi. 2013'ün sıkıcı olmasının asıl sebebi McLaren'dir, kesin bilgi yayalım.

Üstüne basarak söylersek MP4-28 F1 tarihinin en saçma aracı olabilir. Bunun yanında biraz da McLaren'in neden podyuma çıkamadığına gelelim. 2002, 2004 veya 2006'da da McLaren pek iyi araçlar üretmemesine rağmen galibiyetler ve podyumlar kazanmıştı. 2013'de bunları başarıamasının asıl sebebi ise önlerinde 4 takım olmasıydı, yani N.Ş.A.'da McLaren'in podyuma çıkması için 8 araçtan 6'sına anormal bir şeyler olması gerekiyordu. 2006'da ise Raikkonen'in Massa ve Fisichella'yı geçmesi için podyum yeterliydi, dayanıklılık seviyesi de bu kadar yüksek değildi. İlginçtir McLaren BMW'nin en çok turu tamamlama oranında geçerek tarihin en yüksek dayanıklılık seviyesine çıktı, yüzde 98 küsur.

Hatırlarsak birçok yarışta Button bir az pitle bazen Massa'yı bazen Grosjean'ı bazen de Mercedes'leri geçtiği yarışlar oluyordu. Ne tek tur, ne de yarış hızında öndekilerle güreşmek zordu. Dayanıklılıkta son yılların zirvesine çıkınca podyum imkansız hale geldi. Peki Hamilton olsaydı işler değişir miydi ? Belki Hindistan'da podyuma çıkabilirdi, zaten McLaren o yarış biraz daha cesur davransaydı Perez de podyuma çıkacaktı. Q3'e daha fazla kalabilirdi takım ve dolayısıyla 20-25 puan daha gelebilirdi toplamda. Q3 yarışının nasıl geçtiğini öğrenmek için Hulkenberg ve Ricciardo'nun yaptıklarına bakın.

İki Mercedes motorlu takımdan sonra Renault motorlu Red Bull'a dönelim. Aslında biraz biraz bahsettik Red Bull'dan. Newey'in de birçok kez dediği gibi değişen lastikler onları yenilgisiz yaptı. Biz de ufak bir iddia ortaya atalım madem işler bu denli sıkıcıyken. Red Bull 2014'de değişen kurallarla beraber son rahat yılını yaşıyordu ve elindeki şansı riske atmak istemedi diye düşünüyoruz. Nasıl mı oldu, yaz arasından önce çıkışta olan bir Mercedes vardı ve değişen lastikler eğer onların da işine gelseydi sezonun son kısmında önemli mücadeleler görebilirdik. Red Bull'da elindeki şampiyonluğu kaçırmamak için 2013'e daha fazla odaklandı. Diğer takımlara göre. Bunu da Newey'in sürekli geç kaldık demeçlerinden anlıyoruz. Yani ikinci yarıdaki devasa farkın ufak veya boyutu bilinmez bir kısmı da 2014 çalışmalarını biraz ötelemekten kaynaklanıyor olabilir. Gecikmelerin Newey için pek bir anlam ifade etmediği ayrı bir mevzu.





''Ferrari veya Lotus'u niye yazmıyorsuınuz lan'' diyenler olabiltir. İki takım da 2012'deki lastik koruma meziyetlerini koruyarak sezona başladı, işe de yaradı. Lastikler değişince de 3. ve 4. olarak sıralandılar. Bunun yanında görebildiğimiz büyük teknik değişikler olmadı. Lotus'un zaten parası yok. Ellerindeki paraya göre yine en iyi işi çıkartan takım oldular.

McLaren'in yanında 2013'de hayal kırıklığı yaşayan diğer takımlar Sauber ve Williams oldu. İki takım da 2012 araçlarını özlettirdi. Özellikle Sauber'in 2 yıldır lastiklerini en iyi koruyan özelliklerini kaybetmesi garip oldu, muhtemelen farklı bir yola saptılar, olmadı. Onların aksine kurnazlık edip sezonun ilk yarısında lastiklerini koruyan Force India takımlarda 6.'lığı kaptı. 2012'den 2013'e geçişte bu değişimi başarabilmiş olmaları aslında önemli başarı Hint takımının.





Toro Rosso, Marussia ve Caterham hakkında iki kelam etmek için açıkçası pek bilgi yok elimizde. Toro Rosso'nun orta grupla mücadele edemediğini gördük genellikle, Ricciardo'nun Monza'da düzlük hızıyla kazandığı puanları saymazsak. Zaten Avustralyalı genellikle ilk 10'da başlayıp 12 veya 13. bitirdi yarışları, Vergne'nin yarışlarda daha iyi olduğu imajı da biraz da burdan geliyor açıkçası. Ricciardo altındaki araçla yarışlarda direnemiyordu doğal olarak. Marussia ve Caterham da bildiğiniz gibi, yine yaklaşamadılar ön tarafa. Marussia sene başındaki hızını iyi pilotla birleştirince 10. olmayı başardı, en azından iyi pilotun hala değerli olduğunu gösterdi.

2014'de neler olabilir sorusu başka bir yazıya kalacak. 2013 parçalarının bir kısmının 2014'de de kullanılacağını düşünürsek ve Red Bull'un sezonu erkenden bitirmesi, McLaren'in çok önceden çalışmaya başlamasını da göz ardı etmemek lazım. Orta sıradakileri de. Şimdilik bizden bu kadar, diğer yazıda görüşmek üzere.





29 Ağustos 2013 Perşembe

Spa, Monza ve Ana Sponsorlar

İspanya'daki Alonso galibiyetinden bu yana Mercedes ve Red Bull sırayla birer galibiyet almaya başlamıştı, bu sefer sıra Red Bull'daydı ve lacivertler sezonun 5. galibiyetini almayı başardı. Aslında pol de uzakta durmuyordu ama yağmur işleri biraz olsun değiştirdi. İşin içinde Hamilton da olunca pol yine Mercedes'e gitti. Diğer dikkat çeken ise Button'ın 6.'lığı oldu. McLaren iki Lotus ve Ferrari'yi geride bıraktı, üstelik onlardan fazla tur atmayarak. Zaten iki RBR ve Mercedes dışında diğerlerinin ekstra tur atmaya zamanı kalmamıştı. Di Resta'ya ise yazık oldu, üst sıralarda farklı isimleri görmek her zaman güzeldir. Aslında Lotus ve Ferrari de kuru havada fena gözükmüyordu fakat işte yağmurlu sıralamalarda zamanlamanın ne kadar önemli olduğu malum. Marussia'ların ve Van Der Garde'nin de Q2'ye kalması güzel sürprizler oldu.





Açıkçası Spa-Francorchamps takvimdeki bu yerini aldıktan sonra daha bi heyecanlı hale geldi, daha doğrusu insanlar yarışı daha heyecanla bekler oldu. Hatta yaz arasının son haftasında Eau Rouge'a methiyeler düzmek yakında F1 geleneği hale gelebilir. Amma velakin 2010'u bir kenara bırakırsak özellikle de üç yıldır beklentilerin yüksek olmasından dolayı biraz tatsız tutsuz yarışlar izliyoruz. 2011 ve 2013'de Vettel, 2012'de de Button oldukça kolay galibiyet elde ettiler. 2013'ün sıkıcı Belçika Gp'si de sanırım yarıştan çok Greenpeace protestosuyla anılıcak, umarım piste çok fazla ceza gelmez. Bu arada protestonun etkisi de Türk medyası hissedildi, gazeteler normalden daha çok yer ayırdılar ve normalde hiç haber yapmayan sitelerde de Greenpeace'in protestosu haberini gördük. Bu arada Greenpeace Formula 1'i değil, Antartika'da petrol arayan Shell'i protesto etti. Shell de bilmeyenler için Belçika GP'nin ana sponsoru.






Pazar günü ilk turda liderliğini kaptıran Mercedes ilk stintte yine Red Bull'a ayak uyduramadı. Hamilton'ın kazandığı Macaristan dahil Mercedes pilotları ilk turlarda lider gittiği hiçbir yarışta Vettel gibi yarışı kopartamıyor, tabii bu W04'den kaynaklanıyor sürücülerden değil. Belki Silverstone'u farklı bir yerde tutabiliriz. Ferrari de yarış kazanacak hıza sahip gibi duruyordu fakat son stintteki hız yine de soru işareti. Evet Alonso ve Ferrari galibiyet şansı kalmadığı için limitte gitmemiş olabilir ama bu tam olarak soru işaretlerini ortadan kaldırmıyor. Mercedes de çok parlak görünmeyen yarış hızlarıyla aslında iyi bir yerde bitirdiler. Webber bütün yarışı Rosberg'in arkasında bitirirken, Button da dediği gibi podyumu zorlasa da başaramadı. Diğer puan mücadelelerinde ise Grosjean ile Perez'in olayındaki ceza birçoklarına göre ağır değil, çok ağırdı. Belki kurallara uygun olabilir ama aynı mücadele ön sıralarda olsa ve ceza gelse muhtemelen şimdi onu konuşuyorduk, o zaman biz de onu bekleyelim, başka çaresi yok gibi yoksa arka ve orta gruba verilen ağır cezalar pek gündeme gelmiyor.


Alonso nereye bakıyor ? 

Spa-Francorchamps ve Monza'nın yeri Formula 1 için her zaman ayrı oldu ama son yıllarda artan Tilke pistleriyle taraftarların gözünde ayrı bir yere sahip artık. Red Bull'un dominasyonunu da unutmamak lazım. 2009'dan bu yana en yüsek df'a sahip Newey'in araçları en çok Kanada, Spa ve Monza'da zorlandılar. Spa'nın yüsek df gerektiren ikinci sektörüyle durumu kurtarsalar da Monza biraz daha güç oldu onlar için. Yine de Red Bull'un 2012 kadar zorlanmayacağı aşikar. Geçen seneki hız eksikliği her ne kadar Monza'nın karakteristiğine bağlansa da asıl problem RB8'di sanki. Çünkü RB8 Singapur'a kadar en hızlı 2,3 veya 4. en hızlı araçtı, asıl gelişimi Singapur'dan sonra gerçekleştirdiler. Önümüzde 2011 örneği de dururken..





Monza'ya takımlar en düşük df paketiyle geldiğinden işler biraz daha karmaşıklaşıyor. Üstelik yavaş ikinci sektörüyle çok komplike bir pist. Yani göründüğü gibi düzlük hızı iyi olan takımların kolayca kazanabileceği bir yarış değil. Aracın hem belli bir df seviyesi, hem de belli bir düzlük hızı gerekiyor ki Monza'da en optimum noktaya ulaşabilsin. 2010'da Ferrari'nin ve 2012'de McLaren'in en hızlı araç olması boşuna değildi. Haftaya da ibre az biraz Mercedes'i gösteriyor. Griler polü alırlarsa düzlük hızlarıyla yerlerini koruyabilirler. Monza psikolojik olarak Red Bull'a darbe vurulacak son yer gibi gözüküyor. Eğer Vettel ilk turlarda yarışı alıp gidemese düzlüklerdeki malum problemleriyle Ferrari ve Lotus tarafından büyük tehdit altında olacaktır. Hele de Lotus'un pasif DRS'si çalışırsa ortalık iyice karışabilir. Lotus'u da gözardı etmemek lazım, İtalya'da lastikler çok zorlanmasa da bu lastiklerle her zaman fark oluşturabilirsiniz. Özetle Red Bull devrilecekse burda devrilir, aksi taktirde şampiyona bitebilir. Şu an görünen takımların Singapur güncellemelerinin planları hazır ama sonrası için Monza kritik olacak. Vettel'in ilk 5 dışında kalması şampiyonayı oldukça hareketlendirecektir. Şöyle bir durum da var ki; yarışı Red Bull'un kazanması çok fazla kimseyi şaşırtmayacaktır. Bu yazıda Belçika GP'sinden çok bahsetmesek de araya yolcu alacaz.

Ana Sponsorlar

Şu an Formula 1'de sadece 4 takımın ana sponsoru var ; Red Bull, Ferrari, McLaren ve Mercedes. Bunların içinden de Marlboro Ferrari'ye ismi hiçbir yerde görünmemesine rağmen 100 milyon dolar ödüyor, İtalya gerçekten garip. Gerçek anlamda ana sponsor ise Vodafone, onun da bu yıl sözleşmesi bitiyor ve McLaren 2014 için yeni bir sponsor bulmak zorunda. Aslında sponsora en çok ihtiyaç duyanlar Lotus, Williams ve Sauber. Sauber'in ne idüğü belirsiz ama para getiren bir anlaşma yaptı Ruslarla. Lotus ve Williams ise bir türlü ana sponsor bulamadı. Tabii bir ana sponsor olmak 40 ila 100 milyon dolar arasında bir parayı gözden çıkarmak demek. Bunu ödemek için de bir şirketin en az 10 milyar dolar civarında cirosu olması lazım. O da en az. Yine de düşük miktarlarda anlaşma yapmak hiç anlaşma yapmamaktan iyi değil midir tartışılır. Takımlar parayı yeterli bulmayınca hiç sponsor almamayı tercih ediyorlar. Özellikle Lotus ve Williams'ın bir an önce ana sponsor bulmasını muhtemelen bütün F1 fanları istiyordur.


Koca Mercedes logosu hiç güzel durmuyor, belki de sponsor çağırıyor.



Lotus'un Honeywell anlaşması sezon başında yapılamadı, hala da öyle kaldı. McLaren ise Vodafone'un yerini dolduracak planımız var dedi. Önce Gillette ile Çin'de ufak bir flirt yapıldı, sonra bir gazeteciden GlaxoSmithKline'i duydum. GSK şu an zaten Lucozade ve Maximuscle ile McLaren'e sponsor. İki firmanın da McLaren'le dirsek teması var yani. Ayrıca Whitmarsh takımın 40 yılda sadece 4 ana sponsoru olduğunu vurgulaması da Telmex ihtimalini oldukça düşürüyor. Kamuoyunda böyle bir beklenti olsa da Telmex muhtemelen son kart olarak olarak çekmecede duruyordur. Red Bull'un Infiniti'si ve Mercedes'in Petronas'ı halinden memnun görünüyor. Orta sıralardan Force India Sahara'ya sahip olsa da onlar zaten takımın ortağı. Marussia ve Caterham'dan ise ses seda yok. Toparlarsak; sürekli Formula 1'in pazarlama gücünden bahsedildiği bir ortamda ciddi bir isim sponsorluğu eksikliği var. Herhangi bir Formula 1 takımına isim sponsoru olmak zor iş kabul ama görünen köy de pek kılavuz istemiyor.



11 Mayıs 2013 Cumartesi

Şu Çılgın McLaren ve Olağan Şüpheliler

Geçen sene Katalunya yarışıyla baya hemhal olunca bugün sıralamalardaki derecelere ayrı dikkat eder oldum. Geçen seneki pol derecesi 1.21.707 ; Hamilton'un bu turu sonra bildiğimiz nedenlerden dolayı iptal edilip İngiliz son sıraya yollanmıştı. Bugün de Q2'nin ortasına kadar bu dereceyi geçen yoktu ki Mercedes'ler o andan itibaren uçmaya başladı ve Rosberg Q3'de 1.20.718 yaparak polü aldı. McLaren'in en iyi derecesi ise Perez'den 1.21.790'la Q2'de geldi. Galiba Perez için sezonun en iyi turuydu, Meksikalı formunu artırıyor, neyse. Kaba hesapla yeni araç hala eski araçtan hızlı değil ve sezonun 5. yarışındayız. Hatta MP4-27'nin İspanya 2012'den Brezilya 2012'ye kadar önemli güncelleme paketleri ve her yarışa getirilen daha küçük güncellemeleri de hesaba katarsak 28'den hala hızlı diyebiliriz. Serhan Acar'ın özellikle birkaç yıl önce daha çok kullandığı her yarışa en az 0.2 sn getirmeyen geride kalır kuralını da göz önünde bulundurmadık. 27'nin Barcelona'dan Interlagos'a 1 sn geliştiğini varsaysak bile McLaren bugün pol veya galibiyet için savaşabilirdi. Acaba McLaren pilotları ne düşünüyor ; garajda daha hızlı aracınız varken belki de hiç olmayacak bir aracı geliştirmeye çalışmak nasıl bir duygudur. Üstelik sezon öncesinde Button'ın kafasında şampiyonluklar, Perez'in ise galibiyetler varken. Bütün bunları düşünürken, yukarıdaki rakamların bakkal hesabını olduğunu unutmamak gerek. Diğer takımlar geçen seneki derecelerini ortalama 1 sn geliştirmişler, Mercedes hariç. Rosberg'in geçen yıl Q3'de attığı tur 1.23.0 yani bu seneki pol derecesinden 2.3 sn yavaş. Şu an hatırlayamıyorum Rosberg ne kadar ciddi bir tur attı Q3'de ama önemli ölçüde geliştikleri kesin. Alonso ve Raikkonen'in 2012'de dereceleri 1.22.302 ve 22.487. Bugün 1.21.218 ve 21.177.



Sene başında McLaren'in MP4-27'yi ön kanatta yapılabilecek birkaç değişikle tekrar piste sürebileceği söyleniyordu. Bunu söylerken 2013'de lastik ağırlıklarının artmasını hesaba katmadılar sanırım. Olası bir durumda 27'yi bu lastiklere de adapte etmeliler. McLaren için şu an söylenecek son sözler takımın iki ilginç açıklaması. Geçen haftalarda aslında bütün takımların 2013 için yeni bir araç yapacağını tahmin ettiklerini ve bu hafta başında çıkan korelasyon sorunları. McLaren harbiden garip takım, bazen Alman takımları gibi basit oynamaları gerektiğini unutuyorlar galiba. Ayrıca sene başında McLaren'in de Toyota'nın rüzgar tünelini kullandığı haberi çıkmıştı. Ne tarafından tutulsa garip bir durum, McLaren'in tüneli hem Formula 1'de en iyi olarak biliniyor hem de bu takım Lotus'a rüzgar tüneli yapımında yardım ediyor. Şu an kendilerininkini de yeniliyorlar galiba, maalesef bu konularda pek haber çıkmadı, bilen bir el atsın.

Max Chilton


Madem cumartesi gecesi yazı yazdık, yarın için de bir şeyler karalayalım dedik. Şu an için herkesin ilk merak ettiği Mercedes'in yarışta ne yapacağı. Sonrası Red Bull, Lotus ve Ferrari'nin stratejileri. Raikkonen herkesten az pit yapmanın zor olduğunu, Alonso orta sert ve sert lastikler arasında stintlerde pek fark olmadığın söyledi. Öncelikle Raikkonen'in yarışa tutunması için startta yer kaybetmemesi lazım, en azından sadece Alonso'ya geçilmeli. Mercedes'lerin ise yarışta kilit nokta olacağı malum. Startta yerlerini korudukları taktirde son sektör performanslarıyla geçilmeleri çok zor olabilir. Bahreyn gibi her tur sıra kaybetmeleri pek olası gözükmüyor. Yani ilk stintte bir Mercedes treni görebiliriz ya da kim bilir yarış hızları iyidir ve kendi aralarında yarışırlar. Büyük resme bakarsak Vettel'in temiz taraf avantajını kullanabilirse şu an için en büyük favori gözüküyor. Bu arada birileri özellikle ilk stintte trafikten kurtulmak için erken pite gelebilir, akla hemen Webber geliyor nedense. Yarış üstünde olmasa bile, pitlerde bol aksiyonlu bir yarış izleyebiliriz. Unutmadan iki tane DRS alanı olacak, bu yukarıda belirttiğimiz Mercedes'lerin S3 avantajını yok edebilir. Katalunya'da daha gri olan Alman takımı üçüncü antrenmanlarda uzun stintler denemişti, bunu en son denedikleri Malezya'da yarış boyunca fena değildiler, bugün de Rosberg'in iyi turları vardı. Eğlenceli bir yarış dileğiyle, mutlu pazarlar..Esen kalın.

19 Şubat 2013 Salı

2. F1 2013 Kış Testleri - 1. Barcelona Testleri

Formula 1 2013 Sezonu 2. Kış Testleri Barcelona'da 19-22 Şubat arası yapılıyor. Biz de gün gün test sonuçlarını yorumlayalım dedik. Yazı her gün -bir problem olmazsa- güncellenecek. Haydi bakalım..

1. Gün :

- Havanın soğukluğundan ötürü ilk iki saat doğru dürüst tur derecesi gelmedi.

- Maldonado'nun 1.26.980'lik derecesi gün sonunda Rosberg'in 1.22.616'ya kadar gelişti.

- Gün sonunda ilk dört pilot, Rosberg, Raikkonen, Alonso ve Vettel 0.350 sn içerisinde sıralandılar. Rosberg'in hızlı turu 6 turluk stintin 2. turunda, Raikkonen'in 4 turluk stintin 3. turunda, Alonso'nun 11 turluk stintinden 2. turunda, Vettel'in ise 7 turluk stintin 2. turunda geldi.

- Büyük takımlar içinde derece olarak en yavaş McLaren'di fakat Force India ile beraber günün en çalışkan takımı oldular. Ferrari Alonso'nun 1 günlük eksiğini gidermek, Williams da yeni aracı tanımak için fazla tur atmaları gayet doğaldı.

- Alonso'nun stintleri de Jerez'de Massa'nınkiler gibi çok değişkendi, yorumlamak için erken olsa da oldukça fazla istikrarsızlık vardı.

- Stintleri değerlendirmek için bazen ilk turları gözardı etmek gerekebilir, lastikleri ısıtmak zaman alıyor muhtemelen.

- Perez'in 13 turluk ilk uzun stintinde -ilk turu sayma- 3 sn'lik bir kayıp var. 1.27.600'le başlayan stint 30.7'le sonlanmış. Aynı anda başlayan Alonso ise 1.23'le başlamış, ertesi tur 1.25 yapmış, sonraki tur 27.2 ile başlayan 10 turluk stint 30.6 ile sonlanmış.

- Alonso'nun diğer stinti 1.25 ile başlayıp 1.29.1 ile bitiyor. 11 turda 4 saniye.

- Vettel'in ise en uzun stinti günün sonuna doğru 7 turdu, 1.27.1 ile başlayıp 1.29.2 ile bitti.

- Vettel'in stintinin zamanlaması önemliydi çünkü Barcelona'da hava pek sıcak değil, hava sıcaklığı yeni lastikler yüzünden daha önemli bir faktör haline geliyor. Ayrıca gün sonunda atılan stintlerdeki kayıpların pistteki kauçuk toplanmasından dolayı daha az olması beklenebilir.

- Günün büyük takımlardan kaydadeğer en uzun stinti Perez'den geldi.16 turluk stintin ilk ve son turlarını saymazsak 1.28.3 ile başlayan seri turlar 31.6 ile bitti. 14 turda 3.3 saniye.

- Rosberg'in 1.24 ile başlayan 15 turluk stinti 1.29.8 ile sonlanmış.

- Lastik koruma uzmanı Sauber'den uzun bir stint göremedik.

- Alonso'nun yine stintin başlarında 1.22.9 ve 23.0 ile hızlı başlayıp 10 tur civarında 6-7 sn'lik kayıplar yaşamış, bunları da yorumlamak boşuna.

- Di Resta 1.29.5 ile başladığı 10 turluk serisini 1.31.8'le bitirmiş. Ağır depoyla fena iş çıkarmamış. Daha erkenden attığı bir stintte ise 1.29.2 le başlayıp 32.6 ile bitmiş.

- Ricciardo ise STR08 ile 1.24.9 ile başlayıp 28.4 ile bitirdiği seri atmış. 10 turda 3.3 saniye. Günün son saatleri.

- FW35 ise yeni bir araç olduğundan tur dereceleri diğerleri kadar önemli değil fakat iyi turlarının olduğunu da söylebiliriz.

- Marussia liderden 4.1, Caterham ise liderden 4.9 sn gerideydi ilk günde.

- 2012'de Hamilton 1.21.707 ile polü aldı Katalunya'da. Bugün Rosberg'in derecesi 22.606'ydı. Hem de kirli pistte. 2013 araçlarının 2012'ye göre hızlı olması doğal fakat 22.6 testler için oldukça hızlı bir derece. Geçen sene Vettel ilk gün 1.23.2 ile liderdi. Son gün ise 1.22.3 ile Kobayashi liderdi.

FW35


2.Gün




- Lotus Raikkonen'in aracındaki hasardan dolayı bugün az çalışabildi.

- Stintleri daha rahat anlamak ve kıyaslamak için ; Maldonado 2012'de kazandığı yarışta 1.30'lu turlarla yarışa başlayıp, 1.28'li turlarla yarışı bitirmiş. 2. turdaki derecesi 1.30.597, en hızlı turu 1.27.906. Testlerde yarışların aksine dereceler gittikçe düşüyor.

- Günün ilk kayda değer stinti Hamilton'dan geldi. 1.25.2 ile başladığı turları 26.7 ile bitirdi. 11 turda 1.5 sn'lik kayıp hiç de fena değil fakat serinin içinde 2 tane yavaş tur var, yavaş turları pilotlar bazen lastikleri soğutmak için kullanabiliyorlar.

- Hamilton diğer stintte 1.23.7 ile başlamış 27.7 ile bitmiş. 11 turda 4 saniye. İlk iki turdan sonra 2 sn'ye yakın dramatik bir düşüş yaşamış. 25.5 ile başlayıp 31.0 ile bitirdiği 12 turluk serisi de var.

- En hızlı turlara gelirsek, Perez ve Vettel tek turluk pistte çıktılar yani tam bir sıralama provası. Hamilton 8 turluk stintin, Alonso ve Raikkonen ise beş turluk stintin başında en hızlı turlarını atmışlar.

- Vettel'in mini yarış simülasyonunda, 1.29.6 ile başlayıp 34.1 ile biten 6 tur, sonra 30.0 ile başlayp 33.7 ile biten 7 tur ve 30.5 ile başlayıp 32.4 ile biten 7 tur daha. Yani 2 pit yapmış aynı zamanda.

- Ferrari'den Alonso'nun 1.25.7 ile başlayıp 1.28.6 ile biten 9 turluk, 23.9 ile başlayıp 30.6 ile biten 11 turluk ve yine 23.9 ile başlayıp 28.1 ile biten 11 turluk stintleri var.

- Perez'in ilk stinti 1.32.1 ile başlayıp 34.7 ile bitmiş. Diğeri ise 1.29.7 ile başlayıp 32.0 ile biten 15 turluk seri. 15 turda 2.3 saniye şu ana kadarki en iyi stintlerden.

- Meksikalının diğer stintinde 1.30.3 ile başlayan 30.4 ile biten 4 turun ardından bir pit ve 28.8 ile başlayan 31.6 ile biten 13 tur.

- Raikkonen'in 1.27.4 ile başlayan 11 turluk stinti ise 32.4 ile bitmiş.

- Force India'nın tek sürücüsü Di Resta 1.28.4 ile başladığı 9 turluk stinti 32.4 ile bitirmiş.

- Günün en etkileyici stintleri ise Caterham'dan geldi. Pic 1.31.8 ile başladığı 12 turluk stinti 32.2 ile bitirdi. 12 tur içerisinde sürekli 1.32'li turlar atmayı başardı. Diğer 11 turda ise 31.6 ile başlayıp 32.7 ile bitmiş. hangi faktörler etkili oldu bilemiyoruz ama 11 turda 0.1 saniye fevkaladenin fevkinde.

- Bottas yeni aracı FW35 ile 11 turu 1.33.0 ile başlayıp 36.6 ile bitirdi. Fin pilot 33.9 ile başladığı diğer stinti 33.4 ile bitirmiş. İkinci turu 33.2'yi baz alırsak 9 turda sadece 0.2 saniye.

- Geçen sene ikinci gün Hulkenberg 1.22.608 ile liderdi, bu yıl ise Perez 1.21.848 yaptı. Hamilton'un geçen yılki pol derecesine 0.1 yaklaşıldı.





3. Gün

- Bugün biraz yorumlarla başlayalım, gridde DRS'yi en etkili kullanan iki takımın RBR ve McLaren olduğu genel bir kabuldü. DRS'nin kısıtlanması bakalım bu iki takımı nasıl etkileyecek. Diğer yandan testlerde ister istemez takımların seri turlarına yoğunlaşıyoruz fakat asıl giz tek turlarda. Yarışlarda takımlar birbiri ardına dizilip çok benzer turları atıyor ve sıralama hızı belli derecelerin altında olan takımlar da öndekilere ayak uyduramıyor. Lotus ve Sauber gibi çok özel bir aracınız yoksa yarışta büyük farklar oluşturmanız genelde çok zor.

- Bugün Button'dan aracı anlamakta sıkıntı çekiyoruz açıklaması geldi. İlk başta olumsuz görünse de nedeni son derece makul. MP4-28'in yeni bir araç olduğu 27'nin tam anlamıyla bir devamı olmadığını lansmanın yapıldığı ilk gün de söylendi. Uzun bir konu ama örnek verirsek: MP4-27'nin hızının altındaki sebep de 26'nin yeni bir araç olmasıydı. Takım  yeterli downforce üretemeyen 25'i çöpe atıp 26'yı yapmıştı, RB6 gibi sağlam temele sahip olmasaydı MP4-26 RB7'yi de geçebilirdi ve EBD gibi bir faktörü unutmadan. Yani McLaren'in yaptığı son derece anlaşılır.


- Biz derecelere dönelim ; Maldonado yarış simülasyonunda 65 tur attı ve 3 pit yaptı. 1.32.2 ile başladığı ilk 14 turluk bölümde 34.5'e düştü, ikincide 15 turda 30.2'den 31.8'e, diğer 15'de 29.0'dan 31.3'e ve son bölümde 14 turda 28.8'den 31.0'a düştü.

- Rosberg'in 12 turluk stintinde 27.4'den 29.5'e düşme var.

- Günün ikinci simülasyonu Grosjean'dan geldi. 65 turda 4 pit geldi fakat ilk piti 6. turda yapmaları garip oldu. 5 turda 1.31.4'den 32.5'e düşünce pite gelen Fransız sonra 28.5'den 32.2'ye kadar düştü 12 turda, 14 turda bu sefere 27.0'dan 31.5'e kadar geriledi, son bölümde 29.1'den 30.3'e düştü ve 28.0'dan 27.7'e düşen 5 turluk bölüm daha attı. Maldonado'ya göre pek iyi değil.

- Bu arada simülasyonların sonuna doğru pistin tutunma seviyesinin artması ve depoların boşalmasıyla daha istikrarlı turlar gelmesi lazım.

- Grosjean'la aynı zamanda simülasyona başlayan diğer isim Webber'di. Avustralyalı 47 tur attı, bir nevi son pit sonrası bölüm yoktu. 1.31.0'la başladığı 7 turu 32.1 ile bitirdi. 11 turda ise 28.4'den 31.7'ye düştü. 10 turda 29.6'dan 31.7'ye düştü. 3. pitini yaptıktan sonraki 15 turda 27.6'dan 30.5'e düşüverdi. Lotus gibi RBR de 4 pitli bir deneme yaptı diyebilirik.

- Ferrari ise Alonso'nun son gününde bir şeyler denediği belli. Kayda değer bir stint göremedik İspanyol'dan.

- McLaren'de ise Button'dan ilk olarak1.29.5'den 32.9'a düşen 11 turluk stint geldi, ardından 28.6'dan 32.3'e düşen 10 turluk başka stint ve pitin ardından 28.7'den 30.6'ya düşen 6 turluk son bölüm geldi.

- Alaman Rosberg'den 1.27.4'den 29.5 düşen 12 turluk bir stint, 30.1 ile başlayıp 3 turluk bir yavaşlamadan (soğutma?) sonra 29.4'den başlayıp 29.5'de biten 13 turluk bir stint gelmiş. Diğer 12 turluk stintte ise 27.7'den 29.0'a düşmüş. Son 10 turda ise 27.1'den 29.8'e kadar düşmüş.

- Diğer Alaman Sutil ise ilk 7 turunda 31.5'den 32.5'e düşmüş. 9 turda ise 32.0'dan 33.5'a gerilemiş.

- Diğer takımlardan aman aman stintler göremedik pek, bugün aero çalışmaları yoğunlaşmış sanki. Caterham'dan Van der Garde 31.0'den başlayan 32.3'den biten 9 turluk, 30.9la başlayıp 32.6 ile biten 11 turluk seriler atmış.





4. Gün

- Bugün de yorumlarla devam edelim ; dün Button'ın açıklamalarına bugün Webber'den cevap geldi adeta. Red Bull'un üstünlüğüyle geçen sezonlardan sonra adeta takımın yaptığı her şeyde bi hikmet vardır diye bakılmaya başlandı. Geçen sene RB8'nin platipusundaki deliğe bile neler söylenmişti. Oysaki RB8 sezona neredeyse 4. başladı. EBD'nin yasaklanması ve RB5'den başlayan temelin artık neredeyse sona gelinmesi bu duruma yol açtı. Newey her zaman kuralları zorlayan bir teknik adam olmuştur, geçen sene her şeyden performans çıkarmaya çalıştı, bazı yasaklamalar geldi. Red Bull'unn sezona tutunması ise lastikleri en hızlı anlayan takım olmaları ve kendi uyarladıkları D-DRS sistemi etkili oldu. Bu etkenleri çıkarınca RB8 o kadar güçlü bir araç olmayabilir. Diğer yandan MP4-28 de 26 gibi radikal bir araç da değil. Bakalım hangi görüş kazanacak fakat bunları karşılaştırırken araçların temellerini unutmamak lazım.

- Gün yağmurlu başladı ve muhtemelen bir gün çöpe gitti neredeyse.



- Günün en hızlı zamanını atan Hamilton'ın derecesi 16 turluk stintin başında geldi : 1.23.282. Ardından 1.23'lü bir tur daha atan İngiliz 26.2'den 27.7'ye düşen 14 turluk bir bölüm attı. 14 turda 1.5 saniye hiç fena değil ama hava da oldukça soğuk.

- Massa da 1.30.0'dan 30.1'a düşen 14 turluk bölüm tamamladı. Çoğu turu 1.28'li turlardı.

- Ortalıkta bir sürü 1.40'lı turlar var, değerlendirmesi çok güç.

- 2013 lastiklerinden bahsetmek gerekirse ; Pirelli çabuk bozunan lastik üretme amacına ulaşmış görünüyor. Geçen yılki çalışma aralığı skandalından sonra bu sene daha sessiz bir yıl geçirebiliriz lastikler adına. 2013 lastikleri çalışma aralığına daha kolay giren ve bozunan lastikler olacak dedi Pirelli. 2011 benzeri bir yıl yaşayabiliriz.




Barcelona'nın ilk 2013'ün ikinci kış testleri sona erdi. Şu ana kadar iddialı açıklamalar ve yorumlar yok. Son testler illa testlerden bir şeyler öğrenmek istiyorum diyenler için son yılların en büyük fırsatı olacak. Belki de sezonun 0. yarışı olacak ve oradaki sonuçlarla geliştirme yarışı başlayacak -başladı bile-. Pirelli ile beraber çok iyi lastik saklayan Sauber ve geçen yıl onlara katılan Lotus'dan iki testte pek bir şey göremedik. Açıkçası Williams ve Caterham nedendir bilinmez uzun stintlerde en istikrarlı takımdılar. Öndeki beşliden Ferrari çok karmaşık, Mercedes bildiğimiz gibi, Lotus, RBR ve McLaren de sessizdi. Yine de McLaren biraz daha iyi lastiklerine bakıyordu. Test klişesine başvurarak bitirelim, şu an bir şey tahmin etmek oldukça güç, en iyisi Melbourne'ü beklemek.

15 Ocak 2013 Salı

Glock ve Pic'in 2012 Sezonu Karşılaştırması

Charles Pic 2012'de Marussia'ya geldiğinde birçok kişi için 1 senelik Formula 1'e giriş yapan bir pilottu. Pic ise Di Grassi ve D'Ambrosio'ya göre daha dişli çıktı ve sponsor desteğiyle Caterham koltuğunu kaptı. İlginçtir ki, sponsorsuz Glock'un Singapur'daki başarısı Caterham'ın sponsporsuz Kovalainen'i koltuğundan etti ve paralı takım arkadaşı Pic'e bir yer açtı. Gridin ortasında ve sonlarındaki gün geçtikçe azalan parasız yatılı pilotların son örneklerinden Timo Glock. Aynı zamanda Formula 1'de koltuğunu kaybettikten sonra (2004 sezonunda az biraz yarıştı) dönebilen nadir pilotlardan Glock. Hemen akla gelen diğer isimler de Heidfeld ve Hulkenberg. 2013'de Sutil de yapabilirse Alamanların ilginç bir istatistiği olacak.

Tüm sporlarda olduğu gibi Formula 1'de de genç bir sporcu her zaman yaşlı kurta tercih ediliyor. Öncelikle bu tarz bir yanlış algılamaya engel olmak gerek. 'Aman zaten yaşlandı o da' demek biraz haksızlık olabiliyor. Marussia, Caterham gibi gridin arka tarafında olan takımlar için sıralama performansı biraz daha net bilgi verebiliyor, çünkü sürekli tur bindiren pilotlara yer vermek, öndekilere göre daha fazla mekanik sorunla uğraşmak gibi problemler yarış sonuçlarını doğru bir karşılaştırma aracı yapmaktan çıkarıyor.



Glock hastalığı dolayısıyla katılamadığı Avrupa Gp'yi çıkarırsak, sıralamalarda Pic'e karşı 13-6'a üstünlüğü var. Pic tecrübeli takım arkadaşını Bahreyn, İspanya, Almanya, Macaristan, Kore ve Abu Dhabi'de geçmiş. Glock'un yağmurlu yarışları saymazsak Pic'e attığı en fazla fark ise Spa'da 1.157 sn,  ayrıca 2 yarışta 1 sn'den fazla, 6 yarışta yarım saniyeden fazla fark atmış Pic'e. Pic'in en fazla attığı fark 0.450 sn ile Katalunya Gp olmuş.

Glock 2012 sezonunun sıralamalarda toplam 7.623 sn fark atmış Pic'e, yani yarış başına Pic'den 0.4 sn hızlıymış. Bunda yağmurlu Britanya Gp'nin etkisi var biraz da, çünkü Glock o yarışta 2.5 sn fark atmış Pic'e. İki yağmurlu sıralamayı çıkartırsak yarış başına 0.3 sn daha hızlı Glock. 0.3 sn bile oldukça yüksek sayılır. Ortalama bir fark çünkü. Üstelik Pic bazı yarışlarda HRT pilotları tarafından da geçilmiş. Her şey bir kenara, Pic'in çaylak olduğu da unutulmamalı.

Bizim de çalışma kağıtlarımız var.


Pic'in Glock'u geçtiği yarışlara bakarsak, çok düzenli dağılmadığını görürüz. Eğer Pic Glock'u sezonun ilk yarısında bir yarış, diğer yarısında beş yarış geçseydi, evet takıma alıştı ve kalitesini gösterdi diyebilirdik, oysaki Pic sezonun ilk yarısındaki 9 yarıştan 3'ünde öndeyken, ikinci yarıdaki 10 yarışın 3'ünde takım arkadaşını geçebilmiş. Pic Hulkenberg örneğinden ayrılıyor bu noktada, Hulk alıştıktan sonra düzenli olarak geçmeye başlamıştı Di Resta'yı. Sezonın son iki yarışında örneğin Glock 0.6 sn daha hızlıymış Pic'den. Bir ara Belçika'da Glock'un Pic'den şikayet etmesi Marussia'nın haber olmasını sağlamıştı. Fakat işler göründüğü gibi değildi, temiz lastikleriyle Pic'den hızlı olan Glock genç Fransız'ı bir an önce geçmek istemiş, Pic de az olsa direnebilmişti, yine de takım emirleri olmaması güzel, Pic'in hanesine de artı olarak yazıldı ayrıca bu direniş.



Paralı yatılıların spora tutunması da güzel bir şey F1 ve taraflar adına. Son birkaç yılda Perez, Maldonado, Grosjean ve Pic'in sadece parayla yarışmadıklarını kanıtlamaları deyim yerindeyse gönüllere su serpri. Zira hem paralı olup hem de yeteneksiz olmaları çekilmiyor. Glock ve Pic benzerine çok rastlanan genç-yaşlı pilot durumuna karşı bir örnek olay incelemesi olarak da görülebilir. Yazıyı yazmadan önce Glock'un 2009'da Renault'un teklifini reddettim demesi aklıma gelmişti, insan ister istemez kızıyor, Glock da kendince haklı, kimse 2010'da neler olacağını bilmiyordu, herkes F1'den çekilmeye bakıyordu. Sanırım koskoca gridde seneye nerede yarışacağını bilen bir tek Lewis Hamilton vardı. Abu Dhabi'de ise sadece 6 pilotun geleceği belliydi 2010 için. Umarım Glock, Kovalainen gibi maaş alarak yarışan pilotlar hak ettikleri değeri bulurlar, bir taraftar olarak sponsorsuz pilotlara her zaman pozitif ayrımcılık yaparak bakıyorum. O değil de gridde niye hiç İtalyan pilot yok ?...

27 Kasım 2012 Salı

Tur Tur 2012'nin Efsanevi Son Yarışı Brezilya GP

Sezonun şanına yakışır bir son yarış oldu Interlagos'da. Şampiyonluk iki pilot arasında gitti geldi gitti geldi. Yarış 2007 finali gibi başladı, 2008 finali gibi bitti. Bu işin kolay olmayacağı Austin'den belliydi.. Artık FIA veya FOM her kimse Interlagos'un elinden sezonun son yarışı ünvanını almaya kalkışmasın lütfen..Buranın ayrı bir ambiyansı var sezon finalleri için..Son yarışın şerefine farklı bir konseptimiz var, tur tur ne olduğuna bakacağız..İki tane, biri onboard olmak üzere bütün yarışın videosu olacak, onlara da takıldığınız yerde bakabilirsiniz.



Önce Grid : Ham, But, Web, Vet, Mas, Hul, Alo, Rai, Ros, Dir, Sen, Per, Msc, Kob, Ric, Mal, Ver, Gro, Pet, Kov, Glo, Pic, Kar, Dlr

1. Tur : İlk viraj sonrası Ham-Mas-But-Web-Alo-Hul-Vet-Dir-Rai-Sen sıralaması oluşuyor. Asıl kıyamet ise 4. virajda kopuyor, Button yerini geri alıyor, virajı dışarıdan alan Vettel'in arkasında Raikkonen çok çok sert bir frenle son anda Vettel'e çarpmaktan kurtuluyor -belki başka yarış olsa Fin pilot bu kadar kibar olmayabilirdi- içeriden alan Senna ise Vettel'e çarpıyor, Vettel ters dönüyor, o bölge yokuş aşağı olduğu için RB8 geriye giderken Senna'ya, Senna da Perez'e çarpıp yarış dışı kalıyorlar -Oynat Uğurcum-. Vettel son sıraya kadar düşüyor, 2007'de Hamilton da ilk tur o virajda dışarı çıkmış 8-9. sıralara düşmüştü..Aksiyon durmuyor 3. sektördeki düzlük öncesi  Massa momentumunu kaybedince...

Vettel'in ters döndüğü an


2. Tur : Hem Webber hem Alonso arkasına yapışıyorlar Brezilya'lının. İkisi birden Massa'yı geçiyor, Alonso hem Massa'nın yardımı hem Webber'in kötü atağı sayesinde ikiliyi geçmeyi başarıyor. Hamilton tura 0.7 sn farkla önde giriyor Button'dan. Vet çizgiyi son sırada geçiyor. Turun içinde Kar'ı geçiyor ayrıca. Bu arada Hulk da Massa'yı geçmeyi başarıyor. Vet yola devam ediyor..Hulkenberg turun sonunda Webber'in de arkasında..

3. Tur : Ve geçiyor..Ham-But-Alo-Hul-Web-Mas-Dir-Rai-Kob-Ros sıralamasıyla tura giriliyor . Charlie DRS'yi açıyor. Vet Pic 4.virajda geçip 19. yükseliyor, 2 tur içinde konvoyu yakalıyor bile. Yarışın tekrarlarında küçük bir şey göze çarpıyor, Vet'in spin attığı bölge eğimli olmasaymış, o karambolden kaçması mümkün olmayabilirmiş, Liuzzi'nin Schumi'nin üzerine çıktığı gibi başka biri de Vettel'in şampiyonluğunu bitirebilirdi o anda.

4. Tur : Ham-But-Alo-Hul-Web-Mas-Dir-Rai-Kob-Ros. Vet çizgiyi 18. geçiyor. DRS kapatılıyor, ilk turlarda SC'nin girmemesi çok şaşırtıcıydı, etrafta birçok parça vardı. Vet tur içinde Glo'yu da geçiyor.

5. Tur : Rai ve Msc pitte. Vet tura 16. başlıyor. Ön sıralar değişmezken Alo ilk virajda dışarı çıkıp yerini Hulk'a kaybediyor, arkadan Web'in baskısına iyi dayanıyor Alo, Mas ise hemen pusuda. Hemen Alo'dan Dir'e kadar bir konvoy oluşuyor, DRS tekrar açılıyor..

6. Tur : Yağmur damlaları artıyor, Vet tura Pet'in arkasında 13. başlayıp Rus pilotu geçmeyi başarıyor, 2. sektörün sonunda Gro adeta lastik bariyerlere uçuyor. But Ham'ın hatasından faydalanıp liderliği alıyor. İşler gittikçe karmaşık hale geliyor. Alonso bariz şekilde yavaş, 7-8 araçlık bir konvoy oluşturdu arkasında - Massa daha ne yapsın- . Ve inanılmaz Vet bu konvoyun sadece 3-4 sn arkasında, tv kamerasından görünebiliyor.

7. Tur : Ham ilk virajda But'a cevap veriyor. Web Mas'ı geçmeye çalışırken Koba arkadan Web'e dokunduruyor, Web'in spini, artık ilk virajda da parçalar var.

İkilinin bu mücadeleleri özlenecek..


8. Tur : Hulk McLaren'lere yaklaşıyor, Vet bu sefer de Ros'in arkasında -Ric'i ne ara geçti- ve geçiyor ilk virajda Alman'ı. Dir pist dışına kayıyor ve Vet bir sıra daha kazandı, hemen Koba'nın arkasında, büyük baskı uyguluyor ona da. Button ise tekrardan yerini geri aldı.

9. Tur : But-Ham-Hulk-Alo-Mas ve Vet. Geçiş lastiklerini takanlar artıyor. Bu arada Jenson'ın aklında ne tilkiler dolaşıyor..

10. Tur : Klasman birbirine girmiş durumda. Vet'den sonraki grup birbirine çok yakın, aralarında Glo da var. Senna S'nin ortasında kocaman bir kanat parçası var, bugün Charlie ve arkadaşları son yarış stresini kaldırabilmiş gözükmüyorlar..17. sıraya kadar düşen Web pite dalıyor..

11. Tur : Ham, Alo ve Vet de pitte. But ve Hulk yola devam ediyor, sanırım Hulk da But ne yaparsa onu yaparım düşüncesinde. Mas da pite girmiyor. Vet Web'in hemen arkasında ama zorluk çıkarmıyor Web. Hemen arkalarında ise Raikkonen var, Vet pitten 16. çıktı ama klasman sürekli değişiyor.

12. Tur : Ham Mas'ı geçiyor, pist üzerindeki birçok mücadele oluyor, bunları ancak 'replay'lerden görebiliyoruz.

13. Tur : But-Hulk-Ham-Mas-Ver-Kov-Glo-Pet-Alo-Kob sıralaması var. Pic'i geçen Vet Ros'a saldırıyor. But ve Ham arasında 17 sn fark var. Vet tur bitmeden Ros'u da avlıyor.

14. Tur : But-Hulk-Ham-Mas-Ver-Kov-Alo-Glo-Pet-Kob. But ilk 5 içerisinde en yavaş pilot. Hulk gittikçe yaklaşıyor. Pistteki en hızlı isimler Ham ve Vet. Alo yağmurda iyi denilen Ferrari ile hasarlı RB8'den de yavaş. Gerçi trafikle de çok uğraştı İspanyol. Yine de Ferrari aracı artık yağmurda da en hızlı değil gibi..

Tabii ki yarıştan önceki bir görüntü..


15. Tur : But-Hulk-Ham-Alo-Mas-Ver-Kob-Vet-Web-Ros. Hulk 0.9, Ham 16.4 sn geride liderden. Mas kimseye direnemiyor, hem Koba'ya hem Vet'e geçildi, Web de Ver'i geçiyor.

16. Tur : But-Hulk-Ham-Alo-Kob-Vet-Web-Ros-Dir. Massa da pitte. Hulk 0.6 sn, Ham 14.6, Alo 31.4 sn geride liderden, Vet Koba'yı geçiyor. Hulk But'a yapışıyor. Alo'nun tur derecesi 1.29.467, Vet'in 29.481.

17. Tur : But Hulk'a direniyor. Ham 15.3, Alo 32.1 Vet 35.6 sn geride liderden. Anlaşılan o ki artık eski olmasına rağmen slick lastikler daha hızlı geçiş lastiklerinden. Bu turda ise Vet tam 1 sn daha hızlı Alo'dan.

18. Tur : But yine direniyor. But-Hulk-Ham-Alo-Vet-Kob-Web-Ros-Dir-Ric. Ham ise 18.7 sn liderden geride. Bu arada Charlie'nin günahını almış olabiliriz çünkü yarışın başındaki yoğunluk ve yağmurun ne kadar şiddetli yağacağını beklemiş olabilirler. Oluklu lastiklere geçenler neredeyse 4 sn. yavaşlar artıkın, yine But ve Hulk kazandı galiba.

19. Tur : Ve Hulk sefer başarıyor, kariyerindeki ilk kez lider gitmeye hazır durumda. Ham, Alo ve Koba pite geliyor, akıllara hemen Malezya 2009 ve Çin 2010 GP'leri geliyor.

20. Tur : Bu sefer Vet ve Web içeride.

21. Tur : Ros'un lastiği patlıyor, But Hulk'un hemen arkasında. Ham 45.5, Alo 64.8, Vet 67.4 sn geride.

22 Tur : Hulk 1.3 sn önünde İngiliz'in. Ham 45, Alo 65, Vet 67 sn geride liderden. Arkalarında Kob 6. ve Web-Dir-Ric-Rai sıralaması var. Bu arada Rai ve Msc en erken geçiş lastiklerini taksalar da pek işe yaramadı onlar adına. Alo'nun şikayeti gözüküyor ekranlarda. Arka tarafta da sıkı bir politik savaş var.

23. Tur : Ve Güvenlik aracı. Pite girmeyen Hulk ve But da pite girecekler şimdi. Her şey yeniden başlıyor.

Reksan Reklam sunar...



25. Tur : Maylander liderliğini sürdürüyor.

27. Tur : Tur yiyen araçlar turlarını geri alıyorlar.

Artık sahne onların..


28. Tur : FOM İtalyancayı söküyor.

29. Tur : Güvenlik aracı bu turun sonunda içeri girecek.

30. Tur : İkinci start veriliyor. Koba Vet'i sıkıştırırken Web de diğer yandan takım arkadaşını sıkıştırıyor. Web'in kendi yarışıma odaklanacam demesi doğru olsa da işi abartıyor, hele Mas'ın yaptıklarının yanında. Web pist dışına çıkıp birçok sıra kaybediyor bir yandan. Koba Alo'yu da sıkıştırmaya çalışıyor.



31. Tur : Hulk-But-Ham-Alo-Kob-Vet-Dir-Mas-Ric-Rai-Glo-Msc-Pet-Web-Kov-Pic-Dlr-Ros-Kar-Ver sıralaması oluştu. Ham But'ı geçiyor 4. virajda. DRS hemen açıldı.

32. Tur : Koba Alo'yu da geçiyor. Akıllara bu sefer Juan Pablo Montoya mı geliyor acaba. Alo ve Vet arka arkaya. Dir üç sıra birden kaybediyor.

33. Tur : Alo yerini geri alıyor. Rai ilk virajda dışarı çıkıyor ve grubun arkasına düşüyor. Vet'in hemen arkasında Mas, onun arkasında ise Ric var.

34. Tur : Mas da Vet'i geçiyor.

35. Tur : Hulk-Ham-But-Alo-Kob-Mas-Vet-Ric-Dir-Web-Msc-Rai-Pet. Rai Msc'nin hemen arkasında.

36. Tur : Yarışın durağanlaşmaya başlıyor sanki. Bu arada 2010'da da son yarışta hızlanan McLaren'in Vettel'in şampiyonluğunda payı vardı. Bu yıl da şampiyonanın kaderini değiştirdiler. Fakat McLaren için bundan daha fazlası lazım.

37. Tur : Ham 2.2, But 4, Alo 6.1 sn geride liderden. Rai zorlamaya devam ediyor. Mas'dan şık bir geçiş daha.

38. Tur : Dir spin atıyor son sektörün başında ve oldukça geriye düşüyor.

39. Tur : Rai Msc'yi geçiyor.



40. Tur : Hulk-Ham-But-Alo-Kob-Vet-Ric-Web-Rai-Msc-Dir. Ham 2, But 4, Alo 7.4, Mas 11.9 sn geride liderden. Dir de geçiyor Msc'yi.

41. Tur : Web Ric'i geçiyor. Gidişat 2008'e benzemeye başladı.

42. Tur : Hulk-Ham-But-Alo-Mas-Kob-Vet-Web-Ric-Rai-Dir-Msc-Pet-Pic-Ros-Dlr-Ver-Kar-Kov-Glo sıralaması oluştu şu an için.

43. Tur : Ham 1.9, But 4.2, Alo 8.9, Mas 13.6, Koba 16, Vet 16.4 sn geride liderden. Web RB8'nin arkasını kaybediyor ama toparlamasını biliyor. Hulk'un performansı düşmeye başlıyor, ortalama yarım saniye yavaş arkadakilerden bu turda.

44. Tur : Vet Koba'ya yapıştı. Hulk biraz toparladı durumu.

45. Tur : Klasman iyice oturmaya başladı. Pistin hiçbir noktasında şu an kayda değer bir aksiyon yok.

46. Tur : İlk 3 3.5 sn içerisinde. Alo liderden 9.2 sn geride. Vet baskıya devam ediyor. Pet'in spini ve iki sıra kaybediyor. Pic kritik bir pozisyon kazandı.

Petrov önemli bir işi başardı


47. Tur : Sıralama aynen devam ediyor, Vet ve Koba ikilisi Hulk ve Ham'a göre neredeyse 2 sn yavaş.

48. Tur : Hulk pist dışına çıkınca yerini Ham'a kaybediyor. Vet bu tur Ham'dan 2.2 sn yavaş. Koba'ya da 0.7 sn kaybediyor.

49. Tur : Ham-Hulk-But-Alo-Mas-Koba-Vet-Web-Ric-Rai-Dir-Msc-Pic sıralaması devam ediyor. Vet bu turda da 0.5 sn kaybediyor Koba'ya.

50. Tur : Hulk 2.4,  But 4.6, Alo 10.5, Mas 16.4, Kob 22.5, Vet 24.4, Web 30.5 sn geride liderden. Hulk bu turdan itibaren farkı azaltmaya başlıyor 0.4 sn ortalamayla.

51. Tur : Ver Pet'e çok yakın durumda. Tur dereceleri hafiften düşmeye başladı. Pitler de başlamak üzere.

52. Tur : Ham-Hulk-But-Alo-Mas-Kob-Vet-Web-Rai-Dir-Msc. Ric Pitte. Hulk ve Ham pistteki en hızlı isimler. 1.21'in altındaki üç isimden Hulk 20.1, Ham 20.4, But 20.6 ile turladı.

53. Tur : Vet de pitte. RBR yönetimi acaba araçtaki hasarın etkisini acaba temiz lastikle mi azaltmaya çalışıyor. Vet pite girmeden önceki turda Koba'dan 3.8 sn gerideydi ve 1.3 sn fark yemişti sadece bir turda. Öndeki üç isim 1.21'lerle dönerken geri kalan herkes 1.24'le dönüyor.

54. Tur : Tur bindirmeler de yağmurla beraber başladı. 2008 finali yine akıllarda. Vet 10. sırada ve önündeki Ver'den 5 sn geride.

55. Tur : Rai, Koba, Msc pitte. Vet ise 2 turun ardından tekrardan pitte. Takımla telsizden irtibat kuramayan Vet için yağmur lastikleri düşünülüyor ama lastikler hazır değil. Zaten fazladan bir pit yapan Vet için büyük şok. Bu arada Hulk'la Ham çarpışıyor ve Ham yarış dışı kalırken Hulk devam ediyor. But liderliği ele geçirdi. İşler bir anda değişiverdi, şu anki durumda Alonso şampiyon oluyor.

Vettel lastik bekliyor


56. Tur : Mas ve Web de pitte. Klasman iyice karışmaya başladı.

57. Tur : Alo da pite geliyor, Ferrari önce Mas'ı pite alsa da riske girip Alo'yu içeri alabilirdi. İspanyol'un da dediği gibi kaybedecek bir şeyleri olmayan taraf Ferrari. Mas'da denedikten sonra pek bir anlamı kalmıyor çünkü yağmuru gören herkes bir tur sonra içeri geliyor zaten. Hulk'a da ceza verildi. But-Hulk-Mas-Alo-Dir-Web-Msc-Vet-Kob-Ver. Vet bu sefer Koba'ya karşı daha agresif ve onu geçti. But yine beklemede.

58. Tur : But ve Hulk içeride. But-Mas-Alo-Hulk-Web-Dir-Msc-Vet-Kob-Ver sıralaması oluştu. Msc Dir'i geçti. Vet'in aracından bir parça uçtu sanki ya da Alman bir parçanın üzerinden geçti.

59. Tur : Hulk cezasını çekiyor, takım elemanlarından biri el kol hareketi yapıyor. Web bir sıra yükseldi. Rai'nin tur derecesi gözükmüyor FIA'nın dökümanlarında.



60. Tur : But-Mas-Alo-Web-Hulk-Msc-Vet-Kob-Ver-Dir-Rai-Pic-Ric-Pet-Ros-Kov-Glo-Dlr-Kar sıralaması oluştu.

61. Tur : Alo ve Vet önündeki pilotlara yaklaşıyor.

62. Tur : Alo Mas'ı geçiyor. Vet'e bu pozisyonun yeterli olduğu söyleniyor. Eğer Alo lider olursa Vet'in en az 5. olması gerekecek. Akla temiz lastik bahanesiyle Web'i içeri almak da gelmiyor değil. Eğer But'a bir şey olursa  tek yapılacak şey Web'in yavaşlatılıp Hulk'a zaman kaybettirmek, Vet'in onlara yetişmesini sağlamak. Web bunu kabul eder mi, direnebilir mi, Vet yetişebilir mi onlara ? Yetişmesi çok zor olur çünkü 25 sn. civarında fark var. 2008'de Vet ortalığı birbirine katmıştı, bugün de Hulk.

63. Tur : Hulk da Web'e baya yaklaştı. But rahat olmasına rağmen pistteki en hızlı isim.

64. Tur : Vet Msc'ye çok yakın. Son Turda 1.8 sn daha hızlı çifte şampiyon. Msc'nin direnmesi çok zor, o da pek fazla zorluk çıkarmadı Vet'e.

65. Tur : But-Alo-Mas-Web-Hulk-Vet-Msc-Kob-Ver-Dir-Rai-Pic-Vet-Ric-Ros-Glo-Kov-Dlr-Kar

66. Tur : Pet Pic'in 1 sn arkasında. Pic şu an 12. Şu an için pist çok ıslak değil, Ric yoğun yağmur yerine slick'lere geçse daha çok işe yarayabilirdi. Alo But'dan 20 sn geride. 4. viraja gelmeden Pet Pic'i geçiyor.

67. Tur : But-Alo-Mas-Web-Hulk-Vet-Msc-Kob-Ver-Dir-Rai-Pet-Pic sıralamasıyla çizgiyi geçerken Dir Ver'i avlamayı başarıyor. 1.27 ile dönen Vet ve Alo var sadece.

68. Tur : Şu ana kadar Gro dışında yağmurda göze batan bir hata olmadı. Koba son 4 turuna giren Msc'nin hemen arkasında.

69. Tur : Web Mas'ın 1.7, Hulk Web'in 1.8 sn arkasında. Koba spin atmış durumda. Koba sanki fren noktasını ayarlayamamış, MSC ile birbirlerine dokunuyorlar. Koba toparlasa da 10.'luğa düşüyor.

70. Tur : Lider sondan önceki turuna giriyor. But biraz temkinli bu turlar. Son tura girmek üzereyken Dir'in kazasını görüyoruz. Son sektördeki uzun düzlüğün sonunda görüyoruz Britanya'lıyı. Ve güvenlik aracı içeride. Çok tehlikeli bir nokta çünkü. Sürekli başka yılları düşünen aklımıza bu sefer de 2003 geliyor.



71. Tur : But-Alo-Mas-Web-Hulk-Vet-Msc-Ver-Kob-Rai-Pet-Pic sıralaması oluştu. Caterham 11. olmak üzere hem en iyi finishleri hem de takımlarda 10.'luk demek bu. SC içeri giriyor - adet yerini bulsun- konvoy mıyıl mıyıl finişe geliyor. Vettel 6. olarak şampiyonluğa ulaşıyor. Ferrari takımlarda 2.'liğini koruyor. Horner'la Vettel konuşurken, 2012 sezonu efsanevi bir şekilde sona eriyor. Button 3. McLaren 7. galibiyetini alıyor. Massa ise bu yıl ikinci podyumuna ulaşıyor, eğer 2. Massa dönemi başlayacaksa bu yarış onun başlangıcı olabilir. Vettel aracını parka getirirken basın adeta üzerine çuvallanıyor şampiyonun. Kahraman bir Fia -Fom da olabilir- görevlisi ise tek başına muhabir ordusuna göğüs geriyor. Schumi emekli olurken, Hamilton da McLaren'e veda ediyor. Bu yarış da böyle arkasında birçok hikaye bırakarak bitiyor..


Kahraman görevli



Not : Yazıyı okurken imkanınız varsa bir yandan yarış açıkta dursun. Gerçi yarışı tekrardan izliyorsanız bu yazıyı okumaya ne gerek var, orası da ayrı bir mevzu..


6 Kasım 2012 Salı

Charlie'nin Son Akşam Yemeği : 2012 Hindistan ve Abu Dhabi GP

Biri akıcı biri sıkıcı iki Tilke pistinde biri sıkıcı biri heyecanlı olmak üzere 8 gün içinde iki yarış izledik. Raikkonen'in de yarış kazanmasıyla 6 farklı takımdan 8 farklı pilot yarış kazanmış oldu. Böylelikle 2012 sezonu son yılların en 'çeşitli' sezonu 2008 sezonunu da geride bırakmış oldu. 2008 yılında 5 farklı takımdan 7 farklı pilot yarış kazanmıştı. Bu sezon iki pilotuyla yarış kazanan iki takım var; RBR ve McLaren Mercedes. Son iki yarışta da bu tablonun değişmesi mümkün görünmüyor.


İstatistiklerden sonra, iki farklı yapıdaki pistlerde Hindistan'da RBR üstünken Abu Dhabi'de McLaren'in üstünlüğünü gördük. RBR'nin Japonya'dan beri kullandığı - Singapur'da ne ölçüde kullanıldığı biraz muallakta- kendine özgü DRS sisteminin hızlı virajlarda artı bir avantaj getirdiği  konuşuluyordu. Abu Dhabi'nin yavaş yapısı RBR'ye tam uymamış olabilir, McLaren'in bu tür pistlerdeki hızıyla da birleşince Hamilton'la McLaren baskın göründü. Yarıştan önce McLaren'den Sam Micheal RBR'nin üstünlüğünün daha çok pistlere özgü olduğunu söylemişti, haklıdır muhtemelen fakat Austin'den ilk gözlemlerin oranın da akıcı en azından Abu Dhabi'den hızlı olduğu, keza Interlagos'un da bilindiği üzere yavaş bir pist olmadığı gerçeği var. Bakalım Sam ne kadar haklı çıkacak.

Hindistan

Hafta boyunca konuşulan Ferrari güncellemelerinin altında Ferrari ve Domenicali'nin üzerinde oluşan baskıdan kaynaklandığı ortaya çıktı sanki. Araçta 'müthiş' bir şey yok hala ve bu kadar konuşulmasının nedeni üzerlerindeki baskıymış. Alonso Hindistan'da RBR'den 0.5, Hamilton'dan 0.2, Abu Dhabi'de 0.5 ve 0.9 sn geride kaldı. İyi bir tur atmadığını düşünürsek 0.3 ve 0.7 de diyebiliriz belki. Bu saatten sonra Ferrari'nin bırakın RBR'yi McLaren'i geçmesi de zor. Yapılan açıklamalar ortamı yumuşatmak için sanki. Ufak bir ihtimalle önemli bir D-DRS güncellemesi dışında iş yine Alonso'ya kalacak gibi.

Hindistan ve Abu Dhabi'de Alonso fırsatçılığı ve Ferrari'nin düzlük hızıyla beraber ilk turda önemli geçişler yaptı. Artık startlar ve ilk tur çok önemli hale geldi. Çünkü temiz hava ile beraber öndeki pilot yeterince fark açtığı ve pit sayısı azaldığı için pit çıkışları rakibini geçme şansı da oldukça azaldı. Hindistan'ın tur derecelerine baktığımızda yumuşak lastiklerde bariz şekilde Vettel'in Alonso'dan hızlı olduğunu görüyoruz, 5.turda 6.3 sn olan fark 28.tur 13 sn. Sert lastiklerde ise fark kapanıyor, McLaren'in sert lastik performansı ise rakiplerinden iyi olsa da pek bir işe yaramıyor o saatten sonra.



Webber'in KERS sorunu yaşaması, Vettel'in araçta yeteri kadar benzin kalmadığı için gridin sonuna yollanması, şampiyonanın bu kritik zamanında RBR'nin yaşadığı iki sorun. Bu sorunlar olmasa Vettel Hindistan'da 3, Abu Dhabi'de 3 veya 10 daha fazla puan alıp Teksas'da Alonso'nun önünde bitirdiği taktirde şampiyonluğunu ilan edebilirdi. Bunun gibi birçok örnek verilebilir fakat bu hataların gerişi dönüşü olmayabilecek bir zamanda gelmesi önemli. Ferrari Monza'da Alonso'nun aracındaki sorun dışında hiçbir sorun yaşamadı. Alonso'nun biz daha iyi bir takımız demesinin en sağlam dayanağı da bu olsa gerek. Keza Alonso bu sene 'iyimserlik' sınırlarını zorluyor ve yılların getirdiği tecrübeyle son tura kadar Alman disiplini ile zorluyor. Sadece tebrik değil, alkışlanacak bir davranış, ayrı bir olgunluk seviyesi sanki. Herhalde Hamilton'ın RBR'nin yumuşak lastik performansını gördükten sonra iyimserliğimi kaybettim açıklamasına acı acı gülmüştür İspanyol.

Sıralamalarda 0.6-0.7 sn kaybettiğiniz andan itibaren yarışta öndeki takımlarla aynı tempoyu tutturmanız zor oluyor. Hamilton Lotus'a yarışta kaldığı bölümde her tur 0.3 sn fark atıyordu, Maldonado'ya ise 1 sn. McLaren'in bu hızı son iki yarışı karıştırabilir, hatta Woking'lilerin hızı piste bağlı değilse son iki yarışı bile kazanabilir. Tabii bu en çok Vettel'in işine yarayacaktır, 25 puan almadığınızda puan kapamak çok zor olacaktır Alonso için. Takımlarda Ferrari puan farkını 22'ye çıkardı, Whitmarsh geldiğinden beri sürekli McLaren Ferrari'nin önünde kapadı sezonu, 2012'de işler değişebilir. Yarışa üçüncü sıradan başlayan Maldonado ise yine tek tur hızıyla gridin önünü değiştirdi. Yarışlardaki 'saçma' agresifliği olmasa şu an çok farklı bir noktada olabilirdi Venezüellalı, kers sorunu yüzünden de muhtemel bir podyumu kaçırdı. Senna'nın da sezon sonuna doğru artan bir performansı göze çarpıyor, yarışın başındaki kazasına rağmen yarışı 8. bitirdi.

Kimi

Birçok kazaya rağmen kimsenin ceza almadığı ilginç de bir yarış oldu Abu Dhabi. Özellikle Grosjean ve Maldonado'nun. Yarış içinde bir ara 12. olan Kovalainen'le Caterham umutlansa da Finli yarışı 13. bitirdi, arkasında rakipleri Glock pusudaydı ve 14. bitirirek Petrov'u geçti. Hafta içi Ricciardo ve Vergne ile devam edeceklerini açıklayan Toro Rosso ise Ricciardo'dan gelen 1 puanla yetindi. STR aracı rekabetçi olmadığı için özellikle Ricciardo'nun neler yapacağını göremedik. Seneye de bu performansı devam ettirirse 2014'de Webber'in yerini alabilir, puanlara yansımasa da sıralamalarda Vergne'e çok üstün. Toro Rosso demişken, artık gelenekselleşen kolayca RBR'ye yol verme olayları taraftarların gözüne çok batmaya başladı. Acaba rakipleri Ferrari ve McLaren bu konuda ne düşünüyor ? Pek rahatsız değillermiş gibi gözüküyor sanki, ufakta olsa bir haber, bir mırıldanma göremedik çünkü. 2 yıl önce yine bu pistte Webber erken pitten sonra Algersuari'nin önünde dönmüş ve Algersuari biraz olsun direnmişti. Eğer şimdiki gibi hemence yol verse belki Alonso'nun önünde bile çıkabilirdi o yarış, Brezilya'da umarım şampiyonluk onların eline kalmaz, olmaz demeyin, 2008'de neler oldu gördük.

Biraz da Marussia

Hamilton'ın Mercedes'den kaynaklandığı öne sürülen sorundan yarış dışı kalmasıyla bu sene kaybettiği net puanlar 80'i buldu (Bahreyn, İspanya, Singapur ve Abu Dhabi). Buna Malezya'daki pit hataları, Çin'de vites kutusu, Japonya'da ve Kore'deki dayanıklılık sorunları dahil değil. Bu sene oldukça iyi sürüyorum derken yanıldığını söylemek zor Hamilton'ın. Hamilton'ın transferi üzerine de çok söz söylendi ama gittiği takım da Mercedes. Bu sene Japonya'da 8.motora geçen 6 araçtan 4'ü Mercedes'den. Dayanıklılık konusunda iyi bir geçmişi olmayan takım bu sene de Schumacher'in aracında ününü devam ettirdi. Hamilton'ın yapısı Alonso ve Schumacher gibi pek değil, başta belirttiğimiz gibi antrenmanlarda hızlı bir aracı olmasına rağmen Vettel'in hızını gördükten sonra bile umudumu kaybettim açıklaması yapabiliyor...Neyse, bu konu uzun, kolay kolay da bitmez, sezon sonuna artık.

Vettel'in başarılarının hep araca bağlandığı da son zamanların en çok konuşulan konularından biri. Gridin sonuna düştükten sonra güzel bir yarış çıkartarak 3. oldu. Vettel'in bu yıl geriden geldiğinde yükselemiyor eleştirilerine biraz olsun cevap verdiği es geçiliyor sanki. Bu yarıştan önce Avustralya'da 6'dan 2.'liğe, Çin'de 11'den 5.'liğe, Monaco'da 10'dan 4.'lüğe, Belçika'da 11'den 2.'liğe yükselmişti. Malezya'da Karthikeyan'la temas yaşamasa 4. olacaktı ve Çin'de ilk turun ardından 15.'liğe kadar düşmüştü. Sanki Vettel konusunda asıl düşünülmesi gereken bu sezon Webber'e kurduğu 'geç üstünlük'. 2 dünya şampiyonu olmuş son senesinde inanılmaz bir sezon çıkartan Vettel yaşlı kurt Webber'e karşı çok iyi bir sezon geçirmedi. Webber Abu Dhabi'de kötü bir yarış geçirse de son üç yarışın ikisinde cumartesileri Vettel'i geçti, hatta Hindistan'da da geçmesi içten bile değildi. Vettel'in 2011'deki performansı mı EBD ile çok bağlantılıydı yoksa Webber geçen seneki pası mı üzerinden attı ? Muhtemelen ikisi de etkili olmuştur. Ne olursa olsun 2010'da son yarışta müthiş şekilde şampiyon olmuş -şampiyonluğu kaybetmenin Webber'in 2011 performansında etkili olduğu hep düşünmüşümdür- diğer yılda adeta ezip geçtiğiniz takım arkadaşına karşın tek turda beklenilenin altında kalıyorsunuz. Nedek tek tur peki, Vettel'in en büyük esprisi tek tur çünkü. Geriden gelip yükselmek hızlı bir aracınız olduğunda o kadar zor değil amma öndekilerin kazasıyla amma şansla amma DRS ile bir şeyler yapabilirsiniz. Vettel üzerinde dönen tartışmaların da kolayca biteceği benzemiyor, en iyisi zamana bırakmak.

Senna '93 Avustralya

Sezonun son iki yarışı Amerika kıtasında olacak, biri yeni olmasıyla diğeri de iklimi dolayısıyla sürprizlere açık yarışlar. Özellikle takvime yeni girip şampiyonanın kaderini değiştiren yakın zamanda Singapur 2008 ve Kore 2010 örnekleri var. Şampiyonluk savaşının son yarışlara kalması sadece bizi değil Bernie'yi de sevindirecektir. Çünkü yarışların Amerika kıtasında olması dolayısıyla yarışlar Türkiye'de saat 8'de, Avrupa'da 6 ya da 7'de yayınlanacak. Yani televizyonların en çok izlendiği vakit prime time'a yakın. Daha fazla heyecan, daha fazla seyirci ve daha fazla para. Ayrıca Sezonun son yarışlarını akşam izlemek ayrı bir cazibe. Son demişken bakalım Hamilton McLaren'deki son yarışında Senna'nın 93'de yaptığını yapabilecek mi, 1993'ün Avustralyası'nda Ron kazan demişti -F1Racing'in bir sayısında anlatılıyor- Senna'ya, o da patronun kırmamış, kazanmıştı. Adelaide 93 Senna'nın son zaferi olmuştu aynı zamanda...Ha bu arada Charlie o akşam yemeğinde ne yedi acaba ?..










17 Ekim 2012 Çarşamba

Uzak Doğu Seferi : 2012 Japonya ve Kore GP'leri

Belçika   : 0.819 sn
İtalya      : 0.792 sn
Singapur : 0.543 sn
Japonya  : -0.451 sn
Kore       : -0.227 sn

Formula 1'in ilginç sezonu devam ediyor. Red Bull iki aracıyla birden Q3'e kalmakta zorlanırken şu an ilk çizgiyi zorlanmadan ele geçiriyor. Yukarıdaki farklar polle RBR'nin sıralamalada daha öndeki pilotla olan farkı. Kendilerine has D-DRS kullanmalarından bu yana grafik direkt olarak yön değiştiriyor. Singapur'daki fark da Hamilton'ın muhteşem turu ve Vettel'in kötü turu yüzünden fazla gözüküyor, yoksa orda da fark 0.2-0.3 sn. dolaylarındaydı. Vettel'in Kore'de S2'de 0.2 sn kaybettiğini düşünürsek yine Japonya'dakine benzer bir fark oluştuğunu görürüz. En azından 0.7 sn kazandırdığı 'gözüken' D-DRS'nin RBR, McLaren ve diğerleri tarafından çok büyük bir fark yaratmadığı söylenen bir sistem. Nerden geldi bu kadar fark, sanırım bu sezonda kimin nasıl öne geçtiği veya geride kaldığı pek fazla sorgulanmıyor, en azından ben çıkamadım bu işin içinden, sağa sola bakıyorum yok.

Koymazsam ölürüm...


İlk dört virajı harika geçen Kore'de yarışın diğer %99.9'lık kısmı yavan geçti. Yine de ilk turda uzun düzlükte mücadeleleri izlemek büyük keyifti. Kobayashi Button ve Rosberg'i biçerek ikisinin de yarış dışı kalmasına sebep oldu. Bu seneki kazalar gerçekten bazen taraftarlara komik bile geliyordur. Rahatlıkla önlenebilecek, basit frenaj hatalarıyla başkalarının yarışları mahvoluyor. Bu seviyede böyle hatalar, garip. Son birkaç yarıştır temiz olan Maldonado'ya insan hak vermeye başlıyor, en azından onun kazaları pozisyon savaşında oluyor.

Hulkenberg'in ve Massa'nın artan formu ise başka göze çarpan yanlardı Uzak Doğu'nun. Massa 2013 koltuğunu garantilerken 2014 için ikilinin performansları kritik olacak. McLaren'in düşen formu da yine gözlerden kaçmadı. Uzun düzlüklü, hızlı virajlı, yavaş virajlı kombinasyonlarıyla benzer Tilke pistleri Japonya gibi pistlere nazaran takımları birbirine biraz daha yaklaştırıyor. Kalan 4 yarışın heyecanlı geçmesi için ufak bir umut sadece. Kalan yarışlarda herhangi bir takım yine ön plana çıkabilir, McLaren bunun için yine en büyük aday sanki, bu yıl bunu başarabilecek kapasiteleri olan Red Bull'la beraber tek takım gibiler araçları itibariyle. Diğer duyum da Hindistan'a Ferrari'nin büyük bir paket getireceği. Artık cumartesiler pazarlardan daha önemli olduğu bir zaman dilimine giriyoruz sanki. Bir de şampiyona gerilim yeterli düzeyde değil, en azından 2010'a göre.



28 Eylül 2012 Cuma

Işıklı Dramaya Devam : 2012 Singapur GP


2008 : Massa pitte yaşanan sorunla şampiyonluğu bıraktı.
2010 : Hamilton Webber’le yaşadığı kaza sonunda yarış dışı kalarak şampiyonluğu bıraktı.
2012 : Hamilton vites kutusuyla yarış dışı kaldı…

Sıcaklıkların yükseldiğini ve basıncın arttığını gördük. Acı çekerek bir kaç tur sonra bunun olacağını biliyorduk. Martin Whitmarsh yarış sonrası




Her çifte yılda dramatik anlara sahip olan Singapur bu sene de boş durmadı. Çok iyi bir haftasonu geçiren Lewis Hamilton vites kutusu sorunuyla yarış dışı kaldı. 6 yarış çok olsa da grid son yarışlarda şampiyonluğu kazanmış ya da kaybetmiş isimlerle dolu ki herkes temkinli, ne kimse mücadeleyi bırakmış ne de kimse kazandım diye seviniyor. Singapur biraz olsun geçen yılı hatırlattı. Lastikleri daha hızlı ısıtan, lastiklerini daha çabuk yemeye başladı ve lastikler 2012 genelinden çok daha hızlı aşındı. Singapur’un kendine has etkisinin yanında öndeki ikilinin özellikle Button gibi lastiklerini koruyan bir pilota göre lastiklerini daha çabuk tüketmesi lastiklerde çok önemli bir mesafenin aşıldığının gösterir gibiydi. Çünkü bu sene cuma günü yapılan ayarlar o kadar önemli hale gelmişti ki, aracın performansını aştığı olmuştu. Yine Button üzerinden, İngiliz Kanada’da daha sert lastikleri bile rakiplerinden hızlı aşındırmıştı. N.Ş.A.’da bunu görmek pek mümkün değil. Bunun üzerine akla ister istemez  Lotus’un düşük performansı da bunla mı ilgili sorusu geliyor fakat Lotus’un D-DRS üzerine yoğunlaşmasıyla yanlış ata oynamış olabilir demek daha doğru olur. Japonya ve Kore’deki güncellemeleri beklemek gerekecek. 

Tam bu sırada öğrendiğimiz transfer haberleriyle yazmanın da pek bir manası kalmadı sanki. Özet geçmek gerekirse; geçen yılki gibi lastiği hızlı ısıtanın hızlı bitirdiği bir döneme girersek, sezonun geri kalanında farklı şeyler görebiliriz. Bu yıl İngiltere'deki gibi ayarlar doğru olmayınca McLaren gibi lastiklerini hızlı ısıtabilen, yağmurda oldukça iki iyi pilota sahip bir takım bile 2 sn. civarında fark yiyebiliyor, üstelik havanın soğuk ve pistin takıma uygun olmasına rağmen yarışta da lastikleri saklayamıyorlardı. Diğer önemli şey ise Lotus'un gelişimi. Şu an kabaca 3. en hızlı olan Ferrari için Lotus eski hızına dönerse 4. hızlı takım durumuna düşecek ve Alonso'nun o zaman bu farkla şampiyon olması çok zor olabilir. Üstelik kimi yarışlarda Sauber ve Williams gibi takımlarla da baş edemediğini gördük İtalyanların. Lotus hem kendi şampiyonlukları için hem de şampiyonın gidişatı için kritik öneme sahip. 2010'da F1 için küçük McLaren için büyük arka kanat güncellemesi onları şampiyon yapmadı ama bir nevi şampiyonu değiştirdi...