29 Nisan 2013 Pazartesi
2013 Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu Yazıları 1 - Foto Öykü ; Kabataş
Son gün İstanbul'da gelen Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu Sultanahmet'te başlayıp, Bostancı'da sonra erdi. Bu son etabın güzergahını bilmiyordum ama kesin Sultanahmet'de yaparlar diyordum. Cumartesi gecesi rotayı öğrendiğimde ufaktan bir telaş yaptım. Pazar günü de geç çıkınca yola işler biraz sarpa sardı. Neyse, elimde baya fotoğraf birikti, bunları birkaç ayrı yazıya paylaştırıp en son yazıda Tur'la ilgili genel fikirlerimi yazmaya karar verdim. Bu yazıdaki resimler Kabataş'dan. Ben acele acele karşıya geçip Caddebostan'a nasıl gideceğimi düşünürken adamlar beş dakikada Sultanahmet'den Kabataş'a gelmişler. İlk önce kaçış grubunu gördüm doğal olarak, sonra da pelotonu. Hatta daha güzel bir açı yakalamak isterken yolun karşısına geçeceğimi düşünen birilerinden azar bile işittim. Ve yengeç burcu birisi olarak o olaydan etkilendim bile diyebilirim. Neyse ki yetişme telaşıyla sonradan kendime geldim ve koşuşturma başladı. Bu yazıdaki resimler Kabataş'dan vapura binmeden önce çektiğim resimler. Onlar köprüye doğru yol alırken ben de vapura geçtim.
15 Nisan 2013 Pazartesi
Bakın Beyler - 2013 Çin GP
Pirelli Formula 1'e adım atışından bu yana her hafta tartışıldı galiba fakat Çin 2013 artık bu tartışmaların tavan yaptığı yer oldu. Bu işin cıvığı geçen sene çıkmıştı aslında, o zaman 'fantastik yarışlar' diyerek kamuoyu ikna edilmeye çalışıldı. Şahsen bu sene de kim nerede hızlı akıl sıra erdiremiyorum, düşünüyorum düşünüyorum yok. Ahmet Çakar'ın çıkıp '' Bakın beyler, geçen sene 20 polün 16'sını, son 10 yarışta hepsini alan Red Bull ve McLaren, Çin'de pol mücadelesine bile girmedi, lastik sakladı. Burnuma kötü kokular geliyor, haksız mıyım Ziya Abi..'' demesini bekler hale geldim. Son 10 yılda Formula 1'in aerodinami yarışmasına döndüğü tartışmaları olurdu, 2011'de de böyle oldu, geçen sene hem aero hem lastik şampiyonası oldu, bu sene ise Aerodinamik bile Allah'a emanet ! Yine de 2010 veya ondan önceki senelerde olduğu gibi sıkıcı yarışlar yerine bol pitli yarışları her türlü tercih ederim fakat bu kadar bilinmezlik de kesinlikle normal değil. Ara sıra sıkıştırdığım yakıt ikmali meselesi belki gündeme gelebilir, yakıt ikmalli ve Bridgestone kadar sağlam, Pirelli kadar yumuşak olmayan çözüm şu an en büyük hayalim.
Cuma ve cumartesi günkü Mercedes ve Ferrari hakimiyeti sıralamalarda da devam etti. Bu sefer Q2'den itibaren onlara Raikkonen de katıldı. Cuma günkü antrenmanlarda Ferrari'nin yumuşak lastiklerdeki iyi turları ve Webber ile Button'ın fena olmayan seri turları vardı. Sıralamalarda, Hamilton üçüncü kez takım arkadaşını geçerken, Alonso da bu sezon ilk defa Massa'yı geçti. Sıralama turları yapılırken bile herkesin aklında yarınki lastik stratejileri vardı. Q3'de zaman 0.00'ı gösterdiğinde ortada tur derecesi falan yoktu. Çin gibi soğuk ve lastikleri Malezya kadar zorlamayan bir pistte bile bunlar yaşanılıyorsa, 1 ay sonraki Katalunya yarışında neler olur şimdiden büyük merak konusu.
Kimi Raikkonen geldiğinden bu yana öyle böyle Grosjean'dan hızlı olmayı başardı ve geçen sene sonunda büyük üstünlük kurdu Fransız'a. Bu yarış ise gerçekten Grosjean'dan 'Sen bi kenara çekil' dercesine hızlıydı. Lakin Grosjean'ın şasi kaynaklı gibi gözüken sorunlarını unutmak büyük hata olur. Ordan neler çıkacak, merak içerisindeyim. Diğer yandan Alonso da Ferrari'deki dördüncü yılında muhtemelen Monza 2010'dan bu yana en optimum araca bu yarışta sahipti. Birazdan göreceğiniz tur derecelerinde olduğu gibi araç yarışta özellikle ikinci pit sonrası üçüncü stintte resmen uçuyordu. Takım arkadaşına üstünlük kuran başka bir pilot da Ricciardo'ydu, RBR koltuğu için Vergne'i 'yok etmeye' çalışan Ric'in amacına ulaşması pek kimseyi şaşırtmayacaktır. Geçen seneki sıralama üstünlüğünü koruması bile yeterli olabilir.
Yarışa gelirsek, tahmin edildiği gibi karışık başlayan yarışta Mercedes'lerin yumuşak lastikle döküldüğünü gördük. Hamilton Ferrari'lere direnemezken, Rosberg de Grosjean ve diğerlerine geçildi. Red Bull ise yine akıllıca bir taktikle Webber'e daha ikinci turda pit yaptırırken, hafta sonunun 'lanet' lastiğinden kurtuldu. Pite erken gelenler kurtuldu ve doğal olarak yarışa sert lastikle başlayanların ortasına düştüler. Çin'in de doğal trafiği başlamıştı. Alonso'dan bir tur geç pite gelen Massa'nın sorunu ise kendisinin dediği gibi ayarlardna kaynaklı fazla aşınmaydı, diğer türlü Massa en azından podyum için savaşabilirdi. İşler normalleştikçe Hulkenberg, Vettel ve Button'ın karmaşadan yararlanabileceği sonucu çıktı.
Button'ın özellikle ilk pitini çok erken yapan Vettel ve Hulkenberg'den sonra çok önemli bir avantaj kazandı. Alonso'ya geçildiğinde bile eğer hızı ilk stintteki veya Malezya'daki gibi Ferrari ile eş olsaydı yarış kazanacak konuma kadar gelmişti. Yarışa sekizinci başlamasına rağmen 2. pitleri Alonso ile beraber yaptılar. Yani yarışı kazanması en muhtemel pilotla durumu eşitlemişti. Ne olduysa pitlerden sonra oldu ve Button, Alonso'dan tur başına en az 1 sn. yemeye başladı. Pit çıkışından sonraki 4 turda İngiliz 5.1 sn fark yedi. Tur derecelerine bakılırsa, Alonso üçüncü stintte resmen ortalığı dağıtmış. Sadece Button'dan değil, Raikkonen ve Hamilton'dan da hızlıymış. Red Bull'da Alonso ile mücadele edebileceğini düşünürken gözünü podyuma dikti yarış ilerledikçe. Bu arada hesapların çok ince olduğu bilinmesine rağmen Red Bull Vettel'i çok geç pite çağırdı konusunda hemfikiriz sanki. Hamilton'ın sezon ilerledikçe şampiyonluk yarışına katılması büyük soru işareti ama şimdiden 40 puanı aldı. Ortalığı karıştırmaya devam edecektir. Cumartesi günü en yüksek ikinci hıza ulaşıp pol pozisyonunu kazanması da görülmesi kolay şeylerden biri değil kesinlikle. Marussia'larin da düzlük hızında McLaren, Red Bull ve Raikkonen'den daha iyi olması ufak bir ayrıntı olarak kalsın bir kenarda.
Pilot bazında Webber'in güzelim seri turları ve Q1 performansı da yapılan skandal hatalarla heba oldu. Grosjean'ı beklemeye aldık, Hulkenberg yine ilk stintte parladı, sonra normale döndü. Sauber aracı bu sene biraz garip. Sessiz Di Resta Sutil'in yarış dışı kaldığı bir zamanda 8 puan alarak görünmeyen bir avantaj kazandı. Perez ise yine fena sürmedi aslında, takım Button'ın aksine sert-yumuşak-sert taktiğini uyguladı Meksikalı'ya. Q2'de son sektördeki muhtemel hatası ise Q3'e mal oldu. Özetle kötü sürmüyor ama özel de bir şey yapmıyor. Aracın kötü olduğu bir zamanda da agresiflikten kaçınıyor. Button'a dönersek, İngiliz takım liderliğini üstlenmiş durumda. Kendinden hızlı birkaç aracı geçip çok zorlanmadan Q3'e kalıyor ve lastiklere nazik davranmaya çalışıyor. Şimdiye kadar şampiyon gibi sürdü fakat bir kademe daha agresif olması lazım. Williams ise yine rekabetçi değildi ve Bottas Maldonado'yu geçmeyi başardı yarışta. Yine de Pastor sıralamada net bir fark attı çaylağa (0.5 sn). Bianchi ise bildiğimiz gibi. Pic sıralamalarda Chilton'a geçilse bile yarışta geçmeyi başardı 2 numaralı Marussia'yı. Van der Garde de hem yarışta hem sıralamada sonuncu oldu.
Bir hafta sonraki Bahreyn önceki iki yarış kadar df istemese de yüksek sıcaklıkla yine lastikleri parçalayacaktır. N.Ş.A.'da çekişi iyi olan aracın biraz daha avantajlı olabildiği bu pistte muhtemelen kimse çekiş mekiş konuşmayacaktır. McLaren hariç büyük takımların kazanmasına açık olacağı bir yarış daha izleyeceğiz.
Cuma ve cumartesi günkü Mercedes ve Ferrari hakimiyeti sıralamalarda da devam etti. Bu sefer Q2'den itibaren onlara Raikkonen de katıldı. Cuma günkü antrenmanlarda Ferrari'nin yumuşak lastiklerdeki iyi turları ve Webber ile Button'ın fena olmayan seri turları vardı. Sıralamalarda, Hamilton üçüncü kez takım arkadaşını geçerken, Alonso da bu sezon ilk defa Massa'yı geçti. Sıralama turları yapılırken bile herkesin aklında yarınki lastik stratejileri vardı. Q3'de zaman 0.00'ı gösterdiğinde ortada tur derecesi falan yoktu. Çin gibi soğuk ve lastikleri Malezya kadar zorlamayan bir pistte bile bunlar yaşanılıyorsa, 1 ay sonraki Katalunya yarışında neler olur şimdiden büyük merak konusu.
Kimi Raikkonen geldiğinden bu yana öyle böyle Grosjean'dan hızlı olmayı başardı ve geçen sene sonunda büyük üstünlük kurdu Fransız'a. Bu yarış ise gerçekten Grosjean'dan 'Sen bi kenara çekil' dercesine hızlıydı. Lakin Grosjean'ın şasi kaynaklı gibi gözüken sorunlarını unutmak büyük hata olur. Ordan neler çıkacak, merak içerisindeyim. Diğer yandan Alonso da Ferrari'deki dördüncü yılında muhtemelen Monza 2010'dan bu yana en optimum araca bu yarışta sahipti. Birazdan göreceğiniz tur derecelerinde olduğu gibi araç yarışta özellikle ikinci pit sonrası üçüncü stintte resmen uçuyordu. Takım arkadaşına üstünlük kuran başka bir pilot da Ricciardo'ydu, RBR koltuğu için Vergne'i 'yok etmeye' çalışan Ric'in amacına ulaşması pek kimseyi şaşırtmayacaktır. Geçen seneki sıralama üstünlüğünü koruması bile yeterli olabilir.
Yarışa gelirsek, tahmin edildiği gibi karışık başlayan yarışta Mercedes'lerin yumuşak lastikle döküldüğünü gördük. Hamilton Ferrari'lere direnemezken, Rosberg de Grosjean ve diğerlerine geçildi. Red Bull ise yine akıllıca bir taktikle Webber'e daha ikinci turda pit yaptırırken, hafta sonunun 'lanet' lastiğinden kurtuldu. Pite erken gelenler kurtuldu ve doğal olarak yarışa sert lastikle başlayanların ortasına düştüler. Çin'in de doğal trafiği başlamıştı. Alonso'dan bir tur geç pite gelen Massa'nın sorunu ise kendisinin dediği gibi ayarlardna kaynaklı fazla aşınmaydı, diğer türlü Massa en azından podyum için savaşabilirdi. İşler normalleştikçe Hulkenberg, Vettel ve Button'ın karmaşadan yararlanabileceği sonucu çıktı.
Hafta sonunun en güzel anı ; Jenson Q3'e kalan Ric'e şaşırıyor
Button'ın özellikle ilk pitini çok erken yapan Vettel ve Hulkenberg'den sonra çok önemli bir avantaj kazandı. Alonso'ya geçildiğinde bile eğer hızı ilk stintteki veya Malezya'daki gibi Ferrari ile eş olsaydı yarış kazanacak konuma kadar gelmişti. Yarışa sekizinci başlamasına rağmen 2. pitleri Alonso ile beraber yaptılar. Yani yarışı kazanması en muhtemel pilotla durumu eşitlemişti. Ne olduysa pitlerden sonra oldu ve Button, Alonso'dan tur başına en az 1 sn. yemeye başladı. Pit çıkışından sonraki 4 turda İngiliz 5.1 sn fark yedi. Tur derecelerine bakılırsa, Alonso üçüncü stintte resmen ortalığı dağıtmış. Sadece Button'dan değil, Raikkonen ve Hamilton'dan da hızlıymış. Red Bull'da Alonso ile mücadele edebileceğini düşünürken gözünü podyuma dikti yarış ilerledikçe. Bu arada hesapların çok ince olduğu bilinmesine rağmen Red Bull Vettel'i çok geç pite çağırdı konusunda hemfikiriz sanki. Hamilton'ın sezon ilerledikçe şampiyonluk yarışına katılması büyük soru işareti ama şimdiden 40 puanı aldı. Ortalığı karıştırmaya devam edecektir. Cumartesi günü en yüksek ikinci hıza ulaşıp pol pozisyonunu kazanması da görülmesi kolay şeylerden biri değil kesinlikle. Marussia'larin da düzlük hızında McLaren, Red Bull ve Raikkonen'den daha iyi olması ufak bir ayrıntı olarak kalsın bir kenarda.
![]() |
| Alo, Rai ve Ham'ın 25. turdan itibaren tur dereceleri |
Pilot bazında Webber'in güzelim seri turları ve Q1 performansı da yapılan skandal hatalarla heba oldu. Grosjean'ı beklemeye aldık, Hulkenberg yine ilk stintte parladı, sonra normale döndü. Sauber aracı bu sene biraz garip. Sessiz Di Resta Sutil'in yarış dışı kaldığı bir zamanda 8 puan alarak görünmeyen bir avantaj kazandı. Perez ise yine fena sürmedi aslında, takım Button'ın aksine sert-yumuşak-sert taktiğini uyguladı Meksikalı'ya. Q2'de son sektördeki muhtemel hatası ise Q3'e mal oldu. Özetle kötü sürmüyor ama özel de bir şey yapmıyor. Aracın kötü olduğu bir zamanda da agresiflikten kaçınıyor. Button'a dönersek, İngiliz takım liderliğini üstlenmiş durumda. Kendinden hızlı birkaç aracı geçip çok zorlanmadan Q3'e kalıyor ve lastiklere nazik davranmaya çalışıyor. Şimdiye kadar şampiyon gibi sürdü fakat bir kademe daha agresif olması lazım. Williams ise yine rekabetçi değildi ve Bottas Maldonado'yu geçmeyi başardı yarışta. Yine de Pastor sıralamada net bir fark attı çaylağa (0.5 sn). Bianchi ise bildiğimiz gibi. Pic sıralamalarda Chilton'a geçilse bile yarışta geçmeyi başardı 2 numaralı Marussia'yı. Van der Garde de hem yarışta hem sıralamada sonuncu oldu.
Bir hafta sonraki Bahreyn önceki iki yarış kadar df istemese de yüksek sıcaklıkla yine lastikleri parçalayacaktır. N.Ş.A.'da çekişi iyi olan aracın biraz daha avantajlı olabildiği bu pistte muhtemelen kimse çekiş mekiş konuşmayacaktır. McLaren hariç büyük takımların kazanmasına açık olacağı bir yarış daha izleyeceğiz.
Etiketler:
Çin Gp,
F1 2013 Sezonu,
Jenson Button,
Pirelli,
Ricciardo
25 Mart 2013 Pazartesi
2013'de Formula 1'i Televizyonda Nasıl İzlerim ?
Geçen yılki Formula 1'i nerede izleyeceğiz belirsizliğin ardından bu sene biraz daha sessiz sedasız ortalık. Herkes bir şekilde kendi yolunu buldu. Benim de geçen sene bazen isyan ettiğim zamanlar olmasına rağmen alıştık sayılır. Asıl endişem Formula 1'e o kadar sıkı bağlı olmayıp, yayın haklarının D-Smart'a geçmesiyle spordan kopabileceklerin olmasıydı. Muhtemelen olmuştur, fakat çekirdek bir izleyici takip etmeye devam ediyor. Bu yazının amacı da insanların Formula 1'i daha rahat izlemelerinin yollarını bulmaya çalışmak. Umarım faydalı olur.
Öncelikle bu yazıya temel oluşturan biri benim, diğeri Ali Ünal'ın geçen sene yazılan yazıları tavsiye ederim. Zaten Ali Ünal'ın yazısındaki F1'i izleme seçenekleri bu sene de aynen geçerli. Ben wikipedia sayfasından 2013'deki dünyadaki bütün yayın haklarını bulunduran Tv kanallarını paylaşacağım. Bunun yanında yine internnetten yayın yapan kanalları ve radyoları da koyacağım. Link (stream) konusunda gelirsek ; evet internette birçok link var, izliyoruz da fakat link konusu internetiniz ne kadar iyi olursa olsun her zaman bir şüphe kalıyor aklınızın bir ucunda. Formula 1 izlemek bizler için büyük zevk, bu da en iyi televizyonda olur kanısındayım.
Hazır konu açılmışken D-Smart'ın geçen yıldan bu yana F1 takımları gibi gelişim konusunda fena olmadığını gördük. Formula 1 Özel diye program yapmaya başladılar, bu sene yarış öncesi ve sonrası yine aynı isimle program yapılmaya başlandı, Erbatur Ergenekon ve Korhan Savran gibi tanıdık isimlerle yapılan program kendini izlettirdi. Bazı arkadaşların haklı da bir şekilde bu programların içeriğinin yeterince iyi olmadığı konusunda şikayetleri oluyor. Bu konuda biraz daha temkinli olmak gerek çünkü bu ülkede maalesef bir F1 programının olması bile başlı başına bir olay, o yüzden eleştirelim ama destek de verelim. D-Smart fena iş çıkartmıyor, üstelik yarışın tekrarlarını da sürekli veriyor. Eğer sansınız varsa, bu yazıyla veya linklerle uğraşmayın. Gidin bir D-Smart alın, çünkü pahalı bir şey değil, pc başında uğraştığınıza değmez. 30 kağıda F1, NBA, Şampiyonlar ligi maçları, belgesel kanalları, D-Smart'ın kendi ve yerli film kanalları dahil. Sürekli D-Smart'ın reklamını yapıyormuşum gibi hissediyor ve rahatsız oluyorum ama siz beni anlarsınız. D-Smart, Digiturk gibi paralı platformlara karşı tepkiyi de son derece haklı ama dünya artık bu düzene geçmiş, şu noktada yapacak bir şey yok. Evet ne de çok konuştum değil mi, resimleri aldığım linki de vereyim de oradan daha kolay bakarsınız.
Bunlar bütün dünyada Formula 1'in 2013 yayın haklarına sahip olan kanallar. 'Pay' olanlar o ülkede de paralı yayın yaptığını söylüyor. Bazılarının internetten yayını da var. Antrenman ve sıralama turlarını gösterip göstermediği de bu tabloda var. Sanırım bu kanalları izlemek için en uygun yer, Hotbird. Bildiğim kadarıyla İdman Tv ve Abu Dhabi Sports'dan izleyenler var uydudan. Yine RTL de kablolu da var. Uydudan farklı kanallardan izleyebilen veya burdaki listeden bir kanalı izlemeye başaran ya da uyduyla ilgili başka tavsiyesi olabilecek birileri varsa yorum yazmanızı özellikle rica ediyorum. Bu yazıyı mini forum gibi kullanabiliriz.
Diğer yandan yine wikideki sayfada radyo kanalları da varmış. Olur da yurtdışına çıktınız, yarışı izleyemiyorsunuz, belki bu radyolar bir işinize yarayabilir. Belki internetiniz iyi değil, link bulamadınız o durumda da bu radyolar iş görebilir.

Bu arada yarışları BBC'den izlemek veya dinlemek istiyorsanız Expat Shield programını kurmanız gerekiyor. Bu program size bir İngiltere IP'si alıyor ve BBC'yi beleşe izliyorsunuz, fakat BBC bütün yarışları göstermiyor, bir sezonda 9-10 yarışı gösteriyor, o da yukarıdaki linkte mevcut. Ayrıca yarış günleri Cnn Türk'de altı gibi yarışın özetini veriyor, aklınızda bulunsun. Pazar akşamları maçların özetlerini izleme hesabı. Başka başka aklıma bir şey gelmiyor şimdilik, sizin de katkınızla Formula 1 izlemek isteyenlere yardım edebiliriz, zamanla yeni yollar bulursak paylaşmaya devam ederiz. Esen kalın.
Düzeltme 1 : İdman Tv'nin biss key'i şu linkte bulabilirsiniz.
Öncelikle bu yazıya temel oluşturan biri benim, diğeri Ali Ünal'ın geçen sene yazılan yazıları tavsiye ederim. Zaten Ali Ünal'ın yazısındaki F1'i izleme seçenekleri bu sene de aynen geçerli. Ben wikipedia sayfasından 2013'deki dünyadaki bütün yayın haklarını bulunduran Tv kanallarını paylaşacağım. Bunun yanında yine internnetten yayın yapan kanalları ve radyoları da koyacağım. Link (stream) konusunda gelirsek ; evet internette birçok link var, izliyoruz da fakat link konusu internetiniz ne kadar iyi olursa olsun her zaman bir şüphe kalıyor aklınızın bir ucunda. Formula 1 izlemek bizler için büyük zevk, bu da en iyi televizyonda olur kanısındayım.
Hazır konu açılmışken D-Smart'ın geçen yıldan bu yana F1 takımları gibi gelişim konusunda fena olmadığını gördük. Formula 1 Özel diye program yapmaya başladılar, bu sene yarış öncesi ve sonrası yine aynı isimle program yapılmaya başlandı, Erbatur Ergenekon ve Korhan Savran gibi tanıdık isimlerle yapılan program kendini izlettirdi. Bazı arkadaşların haklı da bir şekilde bu programların içeriğinin yeterince iyi olmadığı konusunda şikayetleri oluyor. Bu konuda biraz daha temkinli olmak gerek çünkü bu ülkede maalesef bir F1 programının olması bile başlı başına bir olay, o yüzden eleştirelim ama destek de verelim. D-Smart fena iş çıkartmıyor, üstelik yarışın tekrarlarını da sürekli veriyor. Eğer sansınız varsa, bu yazıyla veya linklerle uğraşmayın. Gidin bir D-Smart alın, çünkü pahalı bir şey değil, pc başında uğraştığınıza değmez. 30 kağıda F1, NBA, Şampiyonlar ligi maçları, belgesel kanalları, D-Smart'ın kendi ve yerli film kanalları dahil. Sürekli D-Smart'ın reklamını yapıyormuşum gibi hissediyor ve rahatsız oluyorum ama siz beni anlarsınız. D-Smart, Digiturk gibi paralı platformlara karşı tepkiyi de son derece haklı ama dünya artık bu düzene geçmiş, şu noktada yapacak bir şey yok. Evet ne de çok konuştum değil mi, resimleri aldığım linki de vereyim de oradan daha kolay bakarsınız.
Bunlar bütün dünyada Formula 1'in 2013 yayın haklarına sahip olan kanallar. 'Pay' olanlar o ülkede de paralı yayın yaptığını söylüyor. Bazılarının internetten yayını da var. Antrenman ve sıralama turlarını gösterip göstermediği de bu tabloda var. Sanırım bu kanalları izlemek için en uygun yer, Hotbird. Bildiğim kadarıyla İdman Tv ve Abu Dhabi Sports'dan izleyenler var uydudan. Yine RTL de kablolu da var. Uydudan farklı kanallardan izleyebilen veya burdaki listeden bir kanalı izlemeye başaran ya da uyduyla ilgili başka tavsiyesi olabilecek birileri varsa yorum yazmanızı özellikle rica ediyorum. Bu yazıyı mini forum gibi kullanabiliriz.
Diğer yandan yine wikideki sayfada radyo kanalları da varmış. Olur da yurtdışına çıktınız, yarışı izleyemiyorsunuz, belki bu radyolar bir işinize yarayabilir. Belki internetiniz iyi değil, link bulamadınız o durumda da bu radyolar iş görebilir.

Bu arada yarışları BBC'den izlemek veya dinlemek istiyorsanız Expat Shield programını kurmanız gerekiyor. Bu program size bir İngiltere IP'si alıyor ve BBC'yi beleşe izliyorsunuz, fakat BBC bütün yarışları göstermiyor, bir sezonda 9-10 yarışı gösteriyor, o da yukarıdaki linkte mevcut. Ayrıca yarış günleri Cnn Türk'de altı gibi yarışın özetini veriyor, aklınızda bulunsun. Pazar akşamları maçların özetlerini izleme hesabı. Başka başka aklıma bir şey gelmiyor şimdilik, sizin de katkınızla Formula 1 izlemek isteyenlere yardım edebiliriz, zamanla yeni yollar bulursak paylaşmaya devam ederiz. Esen kalın.
Düzeltme 1 : İdman Tv'nin biss key'i şu linkte bulabilirsiniz.
24 Mart 2013 Pazar
This is Ridiculous* - 2013 Malezya GP
- Felipe Massa 3 yıl sonra ilk defa Alonso'yu puan klasmanında geçmiş oldu. 2010'da yine Malezya'dan sonra şampiyona liderliğini ele geçirmişti bir yarışlık.
- McLaren 2010 Bahreyn'den bu yana 60. yarış üst üste puan almayı başardı.
- Hulkenberg Sauber'le ilk yarışından puan aldı.
- Sergio Perez McLaren'deki ilk puanlarını deftere yazdı.
Birkaç gereksiz istatistik verdikten sonra ilk iki yarışın analizine gelelim. Yazı Malezya odaklı olacak, arada Albert Park'tan da bukleler göreceğiz. Sezonun lastikler açısından bugün hem pist ve iklim şartlarından hem de sezonun başlayalı daha bir hafta olduğundan en zorlu sınavını gördük muhtemelen. Avrupa yarışları öncesi sezonun karambollere yüksek eğilimi devam ediyor. Sepang Albert Park'dan daha derli toplu olsa da akıllardaki soru işaretlerini yine azaltmadı. Artık takımların ellerinde daha çok veri var, bizim de daha çok sorumuz.
Avustralya'da Lotus ve Ferrari'nin öne çıkan lastik kullanımından sonra bugün de Red Bull ve Mercedes'in ayrı dünyalarda olduğunu gördük. 2011 ve 2012'de sezon karışık başlamış, sonrasında üç büyüklerin ağırlığını koyduğunu görmüştük. Sezonun ikinci yarışı ''Aa, evet ya Malezya'da RBR ve Mercedes çekişmişti'' gibi tepki vermemiz zor değil. Yine de 2013 2014'deki kural değişikleriyle geçmiş sezonlara benzemeyebilir.
Cuma günkü Lotus ve Red Bull üstünlüğünden sonra cumartesi günü Mercedes'in de hızlandığını gördük. Ferrari çok ortalarda gözükmese de Q3'de ortaya çıkarak 2 ve 3. cebi aldı. Malezya'da da Q2'nin ortasında yağmur gelmesi yine Avustralya gibi kafaları karıştırdı. Avustralya'da 1 sn farkla polü alan Red Bull burda Q3'e zor kaldı. Q3'de ise herkesten çok daha hızlılardı, Webber son turunu atabilseydi yine ilk çizgiyi alacak gibiydiler. Hem yağmur hem lastikler tabloyu görmemize engel oldular. Yükseğe yakın downforce isteyen bu pistte Red Bull Q1'de çok zorlanmış, Q2'de de Vettel Q1'de kullandığı lastiği kullanmaya devam etmişti. Red Bull'un sıralama turlarından taviz verdiği kesin gibi ki bugün lastik aşınmasının ne kadar ciddi olduğunu gördük. Ferrari ve Lotus ise Avustralya'daki hızlarına sahip değildiler. McLaren'in ise griddeki altıncı hatta Hulkenberg'i de sayarsak altı buçukuncu takım olduğunu söyleyebiliriz. Mercedes ise en büyük soru işareti hala; ne kadar hızlılar, gelişime ayak uydurabilecekler mi, hızlarının kaynakları yine sadece bir buluşa mı dayanıyor göreceğiz.
Bu kadar uzun girişten sonra, işleri ciddileştirelim. Öndeki takımların 4 pit yaptığı yarışta öyle bir an geldi ki artık pitleri saymaz olduk, sağolsunlar 10 turda bir pit yaparak bize yardımcı oldu öndeki dörtlü. Alonso'nun takım tarafından yargılanması zor ama illa yargıla derseniz hatalı kararı sonucunda yarışa veda etmesi Red Bull ve Mercedes'i yalnız bıraktı. Yarış sonrası konuşmak kolay olsa da kanat bu denli hasar aldığında ve birkaç tur sonra herkesin slicklere geçeceği kolaylıkla görülebildiği bir ortamda pit daha doğru bir karardı sanki. Neyse, Alonso eğer yarışta olsaydı bile muhtemelen Button'la beşincilik mücadelesi verecekti, hele ki geçen haftadan sonra Ferrari'nin yarış performansı hiç iyi değildi. Üstelik Massa'nın yarış boyunca genellikle önü açıktı Lotus'ların aksine. Button da bu yarıştaki formuyla 2012 Alonso'yu hatırlattı. McLaren yarışın başlarında en hızlı üçüncü takım, sonlarında ise Mercedes'e yakın bir formdaydı. Bunda Button'ın önün açması ve istikrarı da etkili oldu. Perez'e oranla bu yarış daha iyiydi. Grosjean toparlanmış gözükürken Maldonado yine saçmaladı.
Pilotlar 9. tura girerken Web-Vet-Ham-Ros-But-Hulk-Mas-Per-Gro-Rai sıralaması oluştu. Webber'in sert lastiği hariç öndekiler orta sertlikteki lastiği tercih ettiler. Web, Vet'den 3, Ham'dan 8.3, Ros'dan 12.6 ve But'dan 17.2 sn öndeydi an itibariyle. İlk pitlerden sonra RBR ve Mercedes ayrı dünyalarda, Hulkenberg de geçen yılki Sauber'i andırırcasına Button'ı zorladı. Sonra nefesi yetmedi. İkinci stintte Mercedes'lerin RBR'ye göre biraz daha iyi olduğu görüldü. 18. tura girerken Web 2.1, 5, 7.5 ve 17 sn öndeydi arkasındaki dörtlüye oranla. Öndekilerden Webber'in en yavaş olduğunu gören Horner ve arkadaşları önce davranarak pilotlarını içeri aldı. 2-3 tur içinde gridin geri kalanı da pit yapınca sıralama tekrar eski haline geldi. Bu sefer de Vettel sert lastikleri takmıştı.
Üçüncü stintin başında yeterli hızı olmayan Webber birkaç tur tökezlese de toparladı. Vettel'in önümü açın dediği an da bu zamandı. Pitlerden sonra Web, Vet 2.6, Ham 4.7, Ros 8.1, But 15.8, Mas 25.0, Gro 26.1, Hulk 26.8, Per 27.6 ve Rai 33.8 sn sıralaması oluştu. Massa pitlerde Hulk'u geçerek önü açtı ve Button'la benzer turlar atmaya başladı. 3. pitleri ise başlatan 30. turda Hamilton oldu. Lastikleri ısıtmanın hiç mesele olmadığı bu pistlerde erken pite girmek genellikle büyük avantaj oluyor. Burda da aynısı oldu. Lewis'in arkasından aynı turda Rosberg ve Webber, diğer turda da Vettel içeri girdi. Üçüncü pitini yapan Button'ın sağ ön lastiği düzgün takılamayınca İngilizin 10 puanı heba oldu. McLaren'in hataya tahammülü olmadığı bir zamanda böyle bir hata kesinlikle kabul edilemez. Button'ın 2. pitinden sonraki 1.42'li serilere de yazık olmuş. Button da bunu demeye çalıştı yarıştan sonra. Geçen yıl Kanada'da ilk pitlerin ardından Lotus ekibi yarış galibiyetine göre taktik yapıp öndeki üçlüye (Vet, Ham, Alo) daha fazla zaman kaybettirseydi yarışı kazanabilirdi. Bugün de Mercedes tamamen RBR'ye göre taktiğini ayarladı, arkadaki Button'ı tamamen göz ardı etti. Bunda lastik bilinmezinin de etkisini göz ardı edilemez. Kanada'daki durum da öyle, yarış kazanmak isterken 7-8. sırada dolanan birine göre taktiğinizi ayarlamanız çok uçuk bir düşünce. Öndeki dörtlünün dördüncü ve son pitinden sonra ise lastikler değil takım emirleri konuştu.
Geçişin kolay olduğu pistlerde bir fazla pit genellikle daha işlevsel, Malezya'da da öyle oldu. Fia da yan yana on tane F1 aracının sığabileceği bu pistte neden iki tane DRS alanı koymuş, anlamak zor. Öndeki pilot bu kadar çaresiz bırakılmamalı. Lastiklere dönersek ; Hulkenberg yarışın sonunda Perez'le 22 sn'lik farkı eritti ve 8.'liği aldı. Perez Hulkenberg'in 4 sn önündeyken McLaren boşu boşuna riske girip pite almadı Meksikalıyı, 2 puan daha gitti. McLaren'in umut ışığı Avustralya'da Perez'in özellikle son stinti ve burda Button'ın performansı olabilir ancak. Lastikleri korumada temiz hava etkili olsa da geçen haftanın yıldızları Ferrari ve Lotus'un hız olarak yeterli olmadığı netti. Lastikler konusunda son olarak fena halde 2012 kokuları gelmeye başladı sanki.
Yarışa damga vuran asıl mesele takım emirleri oldu. Geçen yılki Amerika Gp'den sonra Ferrari'nin Massa'ya bilerek beş sıra ceza aldırmasına dair ''Yapıyoruz ama en azından göstere göstere yapıyoruz'' açıklamasını şımarıkça bulmuştum. Bugün ise Ferrari'ye haksızlık ettiğimi anladım. İki takım da dalga geçer gibi takım emirleri uyguladılar. Vettel ve Hamilton takım arkadaşlarından özür diledi! Hadi Red Bull'un geçmişinde bir şeyler oldu, Vettel'in takımın has adamı diyelim. Mercedes'e ne oluyor daha ikinci yarıştan takım emri uyguluyor. Mercedes'in bu yaptığı Ferrari'nin 2002'deki yaptığından da anlamsız ; tarihin en anlamsız takım emri. Başka zaman olsa, Hamilton zorlamaz, ödeşirlermiş. Başka zaman olacak mı, başka zaman olduğunda Hamilton'ın şampiyonluk için puana lazım olursa gibi gibi milyon tane ihtimal akla geliyor. Takım emirlerini ucundan kıyısından hep gördük, göreceğiz de yarışın podyumunun bu kadar suni olduğuna ilk defa şahit oldum, olmuşuzdur galiba. Formula 1 takımları kadar kraldan çok kralcı takım yok galiba. Ya da Rosberg yap bi delikanlılık, milyonların gönlünü fethet. Takımdan mı kovacaklar, sana takım mı yok. Bunun tek bir özrü olabilir, o da şu birkaç yarış içinde böyle bir durum tekrar yaşandığında ödeşmeleri! Suçluya da bir şans daha verelim. Red Bull'a neden değinmediğime gelirsek; orda hem Vettel bariz suçlu hem de RBR'nin birçok sebebi var takım emirleri uygulamak için. Webber emekli olduktan sonra yüzde 99 kitap yazacaktır, bugünkü açıklamalarından sonra daha bir merak eder oldum bu kitabı. Malezya takım emirlerinin miladı oldu sanki. Allah aşkına bugün Team Sky bile bugün takım emirleri uygulamadı.
Vergne yine ne yapıp edip puan aldı. Bottas Vergne'in hemen ensesindeydi. Gutierrez yine pek iyi gözükmedi. Tek pilotla lansman yapıp, geçen seneki iyi araçlarının üzerine kaşınan McLaren, Sauber ve Williams'ın araçlarından yararlanarak kendini bir anda en hızlı 5. takım olarak bulan Force India ise çok iyi gözüktüğü hafta sonunu bijon tabancasıyla yerle bir etti. Bize çok tarihi pit-stoplar izlettiler. Sıralama kuru zeminde olsaydı ne yaparlardı sorusu da cumartesi günü akılları baya meşgul etti. Ve Jules Bianchi. Hamilton ve Vettel'den bu yana içimiz ferahlaya ferahlaya ilk defa bu kadar iyi bir genç pilot izliyoruz. Yanında bir de Glock olsaydı Marussia için efsane olabilirdi, Caterham Kovalainen'i mi çağıracak Jarno Trulli'yi mi çağıracak, bir an önce getirsin birini. Ama işte çok ah aldılar, çok. Schumi'yi de getirseler kar etmez artıkın..
* ''Bu saçmalık'' Alonso'nun Almanya 2010'da Massa ile yaşadığı mücadelede telsizden sözlediği sözler.
- McLaren 2010 Bahreyn'den bu yana 60. yarış üst üste puan almayı başardı.
- Hulkenberg Sauber'le ilk yarışından puan aldı.
- Sergio Perez McLaren'deki ilk puanlarını deftere yazdı.
Birkaç gereksiz istatistik verdikten sonra ilk iki yarışın analizine gelelim. Yazı Malezya odaklı olacak, arada Albert Park'tan da bukleler göreceğiz. Sezonun lastikler açısından bugün hem pist ve iklim şartlarından hem de sezonun başlayalı daha bir hafta olduğundan en zorlu sınavını gördük muhtemelen. Avrupa yarışları öncesi sezonun karambollere yüksek eğilimi devam ediyor. Sepang Albert Park'dan daha derli toplu olsa da akıllardaki soru işaretlerini yine azaltmadı. Artık takımların ellerinde daha çok veri var, bizim de daha çok sorumuz.
Avustralya'da Lotus ve Ferrari'nin öne çıkan lastik kullanımından sonra bugün de Red Bull ve Mercedes'in ayrı dünyalarda olduğunu gördük. 2011 ve 2012'de sezon karışık başlamış, sonrasında üç büyüklerin ağırlığını koyduğunu görmüştük. Sezonun ikinci yarışı ''Aa, evet ya Malezya'da RBR ve Mercedes çekişmişti'' gibi tepki vermemiz zor değil. Yine de 2013 2014'deki kural değişikleriyle geçmiş sezonlara benzemeyebilir.
![]() |
| Biraz gülün ama, çekiyorum... |
Cuma günkü Lotus ve Red Bull üstünlüğünden sonra cumartesi günü Mercedes'in de hızlandığını gördük. Ferrari çok ortalarda gözükmese de Q3'de ortaya çıkarak 2 ve 3. cebi aldı. Malezya'da da Q2'nin ortasında yağmur gelmesi yine Avustralya gibi kafaları karıştırdı. Avustralya'da 1 sn farkla polü alan Red Bull burda Q3'e zor kaldı. Q3'de ise herkesten çok daha hızlılardı, Webber son turunu atabilseydi yine ilk çizgiyi alacak gibiydiler. Hem yağmur hem lastikler tabloyu görmemize engel oldular. Yükseğe yakın downforce isteyen bu pistte Red Bull Q1'de çok zorlanmış, Q2'de de Vettel Q1'de kullandığı lastiği kullanmaya devam etmişti. Red Bull'un sıralama turlarından taviz verdiği kesin gibi ki bugün lastik aşınmasının ne kadar ciddi olduğunu gördük. Ferrari ve Lotus ise Avustralya'daki hızlarına sahip değildiler. McLaren'in ise griddeki altıncı hatta Hulkenberg'i de sayarsak altı buçukuncu takım olduğunu söyleyebiliriz. Mercedes ise en büyük soru işareti hala; ne kadar hızlılar, gelişime ayak uydurabilecekler mi, hızlarının kaynakları yine sadece bir buluşa mı dayanıyor göreceğiz.
Bu kadar uzun girişten sonra, işleri ciddileştirelim. Öndeki takımların 4 pit yaptığı yarışta öyle bir an geldi ki artık pitleri saymaz olduk, sağolsunlar 10 turda bir pit yaparak bize yardımcı oldu öndeki dörtlü. Alonso'nun takım tarafından yargılanması zor ama illa yargıla derseniz hatalı kararı sonucunda yarışa veda etmesi Red Bull ve Mercedes'i yalnız bıraktı. Yarış sonrası konuşmak kolay olsa da kanat bu denli hasar aldığında ve birkaç tur sonra herkesin slicklere geçeceği kolaylıkla görülebildiği bir ortamda pit daha doğru bir karardı sanki. Neyse, Alonso eğer yarışta olsaydı bile muhtemelen Button'la beşincilik mücadelesi verecekti, hele ki geçen haftadan sonra Ferrari'nin yarış performansı hiç iyi değildi. Üstelik Massa'nın yarış boyunca genellikle önü açıktı Lotus'ların aksine. Button da bu yarıştaki formuyla 2012 Alonso'yu hatırlattı. McLaren yarışın başlarında en hızlı üçüncü takım, sonlarında ise Mercedes'e yakın bir formdaydı. Bunda Button'ın önün açması ve istikrarı da etkili oldu. Perez'e oranla bu yarış daha iyiydi. Grosjean toparlanmış gözükürken Maldonado yine saçmaladı.
![]() |
| Hayır, dondurma değil |
Pilotlar 9. tura girerken Web-Vet-Ham-Ros-But-Hulk-Mas-Per-Gro-Rai sıralaması oluştu. Webber'in sert lastiği hariç öndekiler orta sertlikteki lastiği tercih ettiler. Web, Vet'den 3, Ham'dan 8.3, Ros'dan 12.6 ve But'dan 17.2 sn öndeydi an itibariyle. İlk pitlerden sonra RBR ve Mercedes ayrı dünyalarda, Hulkenberg de geçen yılki Sauber'i andırırcasına Button'ı zorladı. Sonra nefesi yetmedi. İkinci stintte Mercedes'lerin RBR'ye göre biraz daha iyi olduğu görüldü. 18. tura girerken Web 2.1, 5, 7.5 ve 17 sn öndeydi arkasındaki dörtlüye oranla. Öndekilerden Webber'in en yavaş olduğunu gören Horner ve arkadaşları önce davranarak pilotlarını içeri aldı. 2-3 tur içinde gridin geri kalanı da pit yapınca sıralama tekrar eski haline geldi. Bu sefer de Vettel sert lastikleri takmıştı.
Üçüncü stintin başında yeterli hızı olmayan Webber birkaç tur tökezlese de toparladı. Vettel'in önümü açın dediği an da bu zamandı. Pitlerden sonra Web, Vet 2.6, Ham 4.7, Ros 8.1, But 15.8, Mas 25.0, Gro 26.1, Hulk 26.8, Per 27.6 ve Rai 33.8 sn sıralaması oluştu. Massa pitlerde Hulk'u geçerek önü açtı ve Button'la benzer turlar atmaya başladı. 3. pitleri ise başlatan 30. turda Hamilton oldu. Lastikleri ısıtmanın hiç mesele olmadığı bu pistlerde erken pite girmek genellikle büyük avantaj oluyor. Burda da aynısı oldu. Lewis'in arkasından aynı turda Rosberg ve Webber, diğer turda da Vettel içeri girdi. Üçüncü pitini yapan Button'ın sağ ön lastiği düzgün takılamayınca İngilizin 10 puanı heba oldu. McLaren'in hataya tahammülü olmadığı bir zamanda böyle bir hata kesinlikle kabul edilemez. Button'ın 2. pitinden sonraki 1.42'li serilere de yazık olmuş. Button da bunu demeye çalıştı yarıştan sonra. Geçen yıl Kanada'da ilk pitlerin ardından Lotus ekibi yarış galibiyetine göre taktik yapıp öndeki üçlüye (Vet, Ham, Alo) daha fazla zaman kaybettirseydi yarışı kazanabilirdi. Bugün de Mercedes tamamen RBR'ye göre taktiğini ayarladı, arkadaki Button'ı tamamen göz ardı etti. Bunda lastik bilinmezinin de etkisini göz ardı edilemez. Kanada'daki durum da öyle, yarış kazanmak isterken 7-8. sırada dolanan birine göre taktiğinizi ayarlamanız çok uçuk bir düşünce. Öndeki dörtlünün dördüncü ve son pitinden sonra ise lastikler değil takım emirleri konuştu.
Geçişin kolay olduğu pistlerde bir fazla pit genellikle daha işlevsel, Malezya'da da öyle oldu. Fia da yan yana on tane F1 aracının sığabileceği bu pistte neden iki tane DRS alanı koymuş, anlamak zor. Öndeki pilot bu kadar çaresiz bırakılmamalı. Lastiklere dönersek ; Hulkenberg yarışın sonunda Perez'le 22 sn'lik farkı eritti ve 8.'liği aldı. Perez Hulkenberg'in 4 sn önündeyken McLaren boşu boşuna riske girip pite almadı Meksikalıyı, 2 puan daha gitti. McLaren'in umut ışığı Avustralya'da Perez'in özellikle son stinti ve burda Button'ın performansı olabilir ancak. Lastikleri korumada temiz hava etkili olsa da geçen haftanın yıldızları Ferrari ve Lotus'un hız olarak yeterli olmadığı netti. Lastikler konusunda son olarak fena halde 2012 kokuları gelmeye başladı sanki.
Yarışa damga vuran asıl mesele takım emirleri oldu. Geçen yılki Amerika Gp'den sonra Ferrari'nin Massa'ya bilerek beş sıra ceza aldırmasına dair ''Yapıyoruz ama en azından göstere göstere yapıyoruz'' açıklamasını şımarıkça bulmuştum. Bugün ise Ferrari'ye haksızlık ettiğimi anladım. İki takım da dalga geçer gibi takım emirleri uyguladılar. Vettel ve Hamilton takım arkadaşlarından özür diledi! Hadi Red Bull'un geçmişinde bir şeyler oldu, Vettel'in takımın has adamı diyelim. Mercedes'e ne oluyor daha ikinci yarıştan takım emri uyguluyor. Mercedes'in bu yaptığı Ferrari'nin 2002'deki yaptığından da anlamsız ; tarihin en anlamsız takım emri. Başka zaman olsa, Hamilton zorlamaz, ödeşirlermiş. Başka zaman olacak mı, başka zaman olduğunda Hamilton'ın şampiyonluk için puana lazım olursa gibi gibi milyon tane ihtimal akla geliyor. Takım emirlerini ucundan kıyısından hep gördük, göreceğiz de yarışın podyumunun bu kadar suni olduğuna ilk defa şahit oldum, olmuşuzdur galiba. Formula 1 takımları kadar kraldan çok kralcı takım yok galiba. Ya da Rosberg yap bi delikanlılık, milyonların gönlünü fethet. Takımdan mı kovacaklar, sana takım mı yok. Bunun tek bir özrü olabilir, o da şu birkaç yarış içinde böyle bir durum tekrar yaşandığında ödeşmeleri! Suçluya da bir şans daha verelim. Red Bull'a neden değinmediğime gelirsek; orda hem Vettel bariz suçlu hem de RBR'nin birçok sebebi var takım emirleri uygulamak için. Webber emekli olduktan sonra yüzde 99 kitap yazacaktır, bugünkü açıklamalarından sonra daha bir merak eder oldum bu kitabı. Malezya takım emirlerinin miladı oldu sanki. Allah aşkına bugün Team Sky bile bugün takım emirleri uygulamadı.
Vergne yine ne yapıp edip puan aldı. Bottas Vergne'in hemen ensesindeydi. Gutierrez yine pek iyi gözükmedi. Tek pilotla lansman yapıp, geçen seneki iyi araçlarının üzerine kaşınan McLaren, Sauber ve Williams'ın araçlarından yararlanarak kendini bir anda en hızlı 5. takım olarak bulan Force India ise çok iyi gözüktüğü hafta sonunu bijon tabancasıyla yerle bir etti. Bize çok tarihi pit-stoplar izlettiler. Sıralama kuru zeminde olsaydı ne yaparlardı sorusu da cumartesi günü akılları baya meşgul etti. Ve Jules Bianchi. Hamilton ve Vettel'den bu yana içimiz ferahlaya ferahlaya ilk defa bu kadar iyi bir genç pilot izliyoruz. Yanında bir de Glock olsaydı Marussia için efsane olabilirdi, Caterham Kovalainen'i mi çağıracak Jarno Trulli'yi mi çağıracak, bir an önce getirsin birini. Ama işte çok ah aldılar, çok. Schumi'yi de getirseler kar etmez artıkın..
* ''Bu saçmalık'' Alonso'nun Almanya 2010'da Massa ile yaşadığı mücadelede telsizden sözlediği sözler.
17 Mart 2013 Pazar
Ben Nerde Hata Yaptım ? - McLaren 2013
Galatasaray'ın gol yiyeceği o kadar belliydi ki, siz bile oturduğunuz yerden bir oyuncu değişikliğine ihtiyaç olduğuna görebiliyordunuz. Futbol böyle bir şey iste, Formula 1 ise muhtemelen en teknik spor olarak taraftarların yorum yapması en zor olduğu motorsporları ve spor dalı. Normalde Malezya'dan önce Formula 1'e elimi atmayacaktım ama baktım McLaren'de alarm var, boş durmayalım dedik. Önemli not ; bu yazı daha çok McLaren üzerinde duruyor, Avustralya'nın raporu Malezya'ya ile birlikte bu pazar günü elinizde olacak umarım.
McLaren 2013'de MP4-27'nin gelişiminin sonuna geldiğini ve sezon boyunca gelişim açısından büyük bir potansiyeli olan MP4-28'i bir evrim aracı değil, yeni bir araç olduğunu söyledi. Peki McLaren'in girdiği yol, yol mu ?
McLaren 2013'de MP4-27'nin gelişiminin sonuna geldiğini ve sezon boyunca gelişim açısından büyük bir potansiyeli olan MP4-28'i bir evrim aracı değil, yeni bir araç olduğunu söyledi. Peki McLaren'in girdiği yol, yol mu ?
Ondan önce; McLaren'in Whitmarsh'la yeni bir yüze kavuştuğu malum. Her efsanenin ardından olduğu gibi Ron Dennis'in arkasından da her kötü sonuçta dön sesleri oluyor. Whitmarsh da Dennis'le kıyaslanmaktan kurtulamıyor. Burası dursun bi, McLaren'in geçen seneki baskın aracı Pirelli'nin ne idüğü belirsiz lastikleri yüzünden -neredeyse- heba oldu. Artı kendi hataları. Ama McLaren basın önünde bunun şov için iyi olduğunu söyleyerek Pirelli'yi hiç eleştirmedi. McLaren yerine özellikle Ferrari başta olmak üzere, Red Bull, Mercedes hatta Lotus lastikler yüzünden sezonu heba olsaydı muhtemelen Formula 1 yönetimini ve Pirelli'ye daha ağır eleştirilerde bulunurdu. Tabii bütün bunlar basından öğrendiklerimiz, suyun görünen yüzü. Mesela Red Bull'un şampiyonlukları sıradan şampiyonluklar değil, Red Bull yönetimi geçmişte McLaren ve Williams'ın güçlü olduğu zamanlarda kullanmadığı politik gücünü kullandı, en azından böyle bir gücü elde etmek için uğraştı. Şu an 2005'de olduğu gibi Ferrari ve diğerleri değil, beş büyük takım ve diğerleri var. Çok derin ve tarih bilgisi içeren bir konu, tablodan kısaca bashettik, parantezi kapatalım. Tekrar gelelim Whitmarsh'a ; Martin dışarıdan romantik ve yumuşak gözükse de 2014 motorları konusunda turbo V6'yı öneren, egzoz beslemeli difüzör kararını geri aldırmadı etkili olan, Red Bull ve Ferrari FOTA'dan çıkmasına rağmen birliği dağıtmayan kişi olarak önemli bir patronluk örnekleri sundu. 4 yıllık kariyerinde şampiyonluk kazanamasa da 75 yarışta 20 galibiyet kazandı. Önemli bir oran. Whitmarsh ve Formula 1'de Politika hakkında uzun zamandır kafamdakileri boşalttığıma göre asıl mevzuya dönelim.
2011'de MP4-26 ile birlikte son 20 yılın en kötü kışı yaşadığını söyleyen Martin ve arkadaşları iki yıl sonra yine benzer yolu seçti. Bu sefer MP4-25'in aksine oldukça iyi olan bir araç MP4-27'yi bir bakıma çöpe attılar. Bu noktada konuşmak çok zor işte. Mantıklı 'gözüken' 27'yi evrim geçirtip 28'i yapmaktı. Üçüncü yılına giren bir araç ne kadar eskidir ? Red Bull hala neredeyse RB5'den yiyor. Orası farklı konu gerçi. Peki McLaren'in aracı söylenildiği gibi radikal bir araç mı ? 26 kadar olmadığı kesin. Üstelik bu araç testlerde doğru dürüst teknik bir arıza da yaşamadı. Testlerin ilk günü birçok kişinin hayran kaldığı bir tur da attı. O turun yanlışlık sonucu atıldığına dair bir haber bile çıktı. Yanlış bir ayar olabilirmiş. Avustralya'da aracın çekişte, tutuşta, akışta her şeyde kötü olduğu olduğu söylendi. Q2'de ıslak Q3'de kuruyan pistte Button Vettel'den 3 sn. gerideydi. Öncelikle Avustralya'daki dereceleri unutun gitsin. Hem pist ıslaktı, hem ilk yarışın getirdiği muammalar çok fazlaydı. Yarıştan sonra Horner ayarlarda yanlış yapmış olabileceklerini söyledi. Ayar ? 2012 ? Çalışma aralığı ? Whitmarsh'ın yeni aracın çalışma aralığının dar olduğunu söyledi. Ee, MP4-27'nin sorunu da oydu ki zaten. Şu an ortalıkta çok fazla bilgi dolaşıyor ; biz ayarlara gelelim. McLaren ayar bulmada sorun yaşıyor olabilir, geçen sene gördüğümüz gibi iyi bir ayar tutturamayan araç yarışta sürünmeye mahkum oluyor. En büyük soru bu şu anda, 2013 lastikleri bize neler anlatacak ? Hatırlayın, geçen sene Albert Park'da her şey normal gözüküyordu, çalışma aralığını Malezya'dan sonra ilk defa Horner'dan duyduk. Hatta Hamilton'la Button arasında 1988 ve 89''un bir tekrarını yaşar mıyız diye düşünmeye başlamıştım Melbourne'den sonra. Sonra Malezya'da yağmurda bir şeyler oldu, Rosberg Çin'de ince bir ayar buldu, Bahreyn'de ise işler iyice garipleşmeye başlamıştı.
Hep Pirelli'ye yükleniyoruz da acaba lastikleri sürekli yumuşatmaya çalışırken bazı şeyleri kaçırmış da olabilirler. Acaba İtalyanlardan istenilen çok mu ütopik ? Bu açıdan hiç bakmıyoruz galiba.
Red Bull'un sıralamalarda uçup yarışta öndeki ikiliyle aynı tempoyu tutturamamasının asıl nedeni neydi ? Testlerden çok daha fazla soruya sahibiz artık. Şöyle temiz, kuru bir Malezya muhteşem olur. Hafta içi yapılacak açıklamaları ve Malezya'ya bakacağız artık.
Woking'dekiler Avustralya'da 0.3-0.5 sn geride başlayıp İspanya'da iyice kendimize geliriz diye düşündü muhtemelen. Peki ne oldu da bu kadar geride kaldılar/zorlandılar. Eğer asıl iş ayarda bitiyorsa McLaren büyük adımlarla gelişebilir, ayarda bitmiyorsa o kadar büyük adımlarla olmasa da yine hızlı gelişir. Bu arada 2014 ne olacak, McLaren bu aracı yaparken tabii ki 2014'ü de düşünmüştür. Her şey MP4-27'nin gelişim olarak ne evrede olduğu konusuna gelip düğümleniyor. Bu konuda da çeşitli söylentiler var, bir aracın gelişimini tamamladığını söylemek de zor. Ve McLaren herkes Mersin'e giderken tersine gitmeyi seven bir takım. Bugün Q2'de aracın son seansa kalması bile zorken yine Mersin'e gitmeyip farklı lastikler denemeye çalıştılar. McLaren'i bu duruma düşüren Mersin'e gitmeme huyu fakat bu durumdan kurtulması da yine bu huyları sayesinde olacak. Son olarak Perez'in Q2'de gayet iyi turlar atıyorken stratejiye kurban gitmesi, yarış hızının Button'dan iyi olması ve özellikle son stintte pistin en hızlılarından olması ufak ayrıntılar olarak kalsın şimdilik.
Evvet, çözümden çok sorularla dolu bir yazı oldu. Çünkü elde doğru düzgün bir veri yok. İnsan Malezya'ya da güvenemiyor ki. Bakalım Mersin doğru adres miymiş...
2011'de MP4-26 ile birlikte son 20 yılın en kötü kışı yaşadığını söyleyen Martin ve arkadaşları iki yıl sonra yine benzer yolu seçti. Bu sefer MP4-25'in aksine oldukça iyi olan bir araç MP4-27'yi bir bakıma çöpe attılar. Bu noktada konuşmak çok zor işte. Mantıklı 'gözüken' 27'yi evrim geçirtip 28'i yapmaktı. Üçüncü yılına giren bir araç ne kadar eskidir ? Red Bull hala neredeyse RB5'den yiyor. Orası farklı konu gerçi. Peki McLaren'in aracı söylenildiği gibi radikal bir araç mı ? 26 kadar olmadığı kesin. Üstelik bu araç testlerde doğru dürüst teknik bir arıza da yaşamadı. Testlerin ilk günü birçok kişinin hayran kaldığı bir tur da attı. O turun yanlışlık sonucu atıldığına dair bir haber bile çıktı. Yanlış bir ayar olabilirmiş. Avustralya'da aracın çekişte, tutuşta, akışta her şeyde kötü olduğu olduğu söylendi. Q2'de ıslak Q3'de kuruyan pistte Button Vettel'den 3 sn. gerideydi. Öncelikle Avustralya'daki dereceleri unutun gitsin. Hem pist ıslaktı, hem ilk yarışın getirdiği muammalar çok fazlaydı. Yarıştan sonra Horner ayarlarda yanlış yapmış olabileceklerini söyledi. Ayar ? 2012 ? Çalışma aralığı ? Whitmarsh'ın yeni aracın çalışma aralığının dar olduğunu söyledi. Ee, MP4-27'nin sorunu da oydu ki zaten. Şu an ortalıkta çok fazla bilgi dolaşıyor ; biz ayarlara gelelim. McLaren ayar bulmada sorun yaşıyor olabilir, geçen sene gördüğümüz gibi iyi bir ayar tutturamayan araç yarışta sürünmeye mahkum oluyor. En büyük soru bu şu anda, 2013 lastikleri bize neler anlatacak ? Hatırlayın, geçen sene Albert Park'da her şey normal gözüküyordu, çalışma aralığını Malezya'dan sonra ilk defa Horner'dan duyduk. Hatta Hamilton'la Button arasında 1988 ve 89''un bir tekrarını yaşar mıyız diye düşünmeye başlamıştım Melbourne'den sonra. Sonra Malezya'da yağmurda bir şeyler oldu, Rosberg Çin'de ince bir ayar buldu, Bahreyn'de ise işler iyice garipleşmeye başlamıştı.
Hep Pirelli'ye yükleniyoruz da acaba lastikleri sürekli yumuşatmaya çalışırken bazı şeyleri kaçırmış da olabilirler. Acaba İtalyanlardan istenilen çok mu ütopik ? Bu açıdan hiç bakmıyoruz galiba.
Red Bull'un sıralamalarda uçup yarışta öndeki ikiliyle aynı tempoyu tutturamamasının asıl nedeni neydi ? Testlerden çok daha fazla soruya sahibiz artık. Şöyle temiz, kuru bir Malezya muhteşem olur. Hafta içi yapılacak açıklamaları ve Malezya'ya bakacağız artık.
Woking'dekiler Avustralya'da 0.3-0.5 sn geride başlayıp İspanya'da iyice kendimize geliriz diye düşündü muhtemelen. Peki ne oldu da bu kadar geride kaldılar/zorlandılar. Eğer asıl iş ayarda bitiyorsa McLaren büyük adımlarla gelişebilir, ayarda bitmiyorsa o kadar büyük adımlarla olmasa da yine hızlı gelişir. Bu arada 2014 ne olacak, McLaren bu aracı yaparken tabii ki 2014'ü de düşünmüştür. Her şey MP4-27'nin gelişim olarak ne evrede olduğu konusuna gelip düğümleniyor. Bu konuda da çeşitli söylentiler var, bir aracın gelişimini tamamladığını söylemek de zor. Ve McLaren herkes Mersin'e giderken tersine gitmeyi seven bir takım. Bugün Q2'de aracın son seansa kalması bile zorken yine Mersin'e gitmeyip farklı lastikler denemeye çalıştılar. McLaren'i bu duruma düşüren Mersin'e gitmeme huyu fakat bu durumdan kurtulması da yine bu huyları sayesinde olacak. Son olarak Perez'in Q2'de gayet iyi turlar atıyorken stratejiye kurban gitmesi, yarış hızının Button'dan iyi olması ve özellikle son stintte pistin en hızlılarından olması ufak ayrıntılar olarak kalsın şimdilik.
Evvet, çözümden çok sorularla dolu bir yazı oldu. Çünkü elde doğru düzgün bir veri yok. İnsan Malezya'ya da güvenemiyor ki. Bakalım Mersin doğru adres miymiş...
![]() |
| McLaren'in B Planı Hazır.. |
10 Mart 2013 Pazar
Bisiklet'te 2013
Bisiklet'te 2013 sezonu benim için de ilk 'tam' sezon olacak. Bu yüzden oldukça hevesliyim. Eurosport bir iki turu yayınlasaydı daha güzel olacaktı ya, neyse. Sezon dünyanın iki ayrı ucunda (belki de dünyanın yuvarlaklığından o kadar uzak değildir) Arjantin ve Avustralya'da başladı. Arjantin'deki Tour de San Luis, Avustralya'daki Tour Down Under'dı. Andy Shleck'e rağmen Arjantin'de Cavendish, Nibali, Purito ve Contador daha fazla dikkat çektiler. Güzel de etaplar oldu Tour de San Luis'de. San Luis'i yerli takımdan Daniel Diaz kazanırken Tour Down Under'ı Blanco'nun genç sporcusu Tom Slagter kazandı.
Mark Cavendish sezona çok hızlı başladı, Arjantin'de forma gözükürken, Tour of Qatar'da 4 etap birden kazanıp genel klasman liderliğini de kaptı. Tour of Oman'da ise Sagan iki etap kazandı, sonradan hastalanıp turu bıraktı. Diğer yandan Tour of Algarve başladı. Andy ise Tour Mediterraenen'de ilk etabını yarıda bıraktı. Yarışlar yarışlar yani. Schleck 16 ve 17 şubatta yapılacak Tour de Haur-Var'da yarışacağı söyleniyordu ama bugün pek bi haber göremedim.
Büyük turlardan her zaman Tour de France daha popülerdir, 2013'de 100.yıl dolayısıyla ilgi daha da arttı. Bu sene Purito da Fransa'da olacak. Geçen senenin galibi Wiggins önce Giro ve Vuelta dublesini istediğini söyledi, sonra ünvanımı korumak istiyorum dedi. Şu an Sky'da görünen Wiggins ve Froome'un beraber yarışacağını ama Froome odaklı olacağı görüntüsünde. Öyle ya da böyle takım Froome'a sanki biraz kazık attı. Sezon ilerledikçe görüntü netleşir. Bu arada Froome Tour of Oman'da etap kazanarak kariyerinin ilk turunu kazandı. Son etaplarda büyük isimler ön plandaydı, hele 4. etapta ilk 5 Rodriguez, Froome, Evans, Contador ve Nibali'ydi. Wiggins ise pek ortalarda gözükmedi.
Contador ise geçen seneki Vuelta'dan kaldığı yerden devam etti. Arjantin'de zamana karşıda pek formda olmasa da kaçış gruplarındaydı, Umman'da yine atak modundaydı, yani bildiğimiz Contador'du. Fransa'da Contador, Schleck, Evans, Froome, Purito'lu bir genel klasman savaşı şimdiden ağızların suyunu akıtıyor. BMC'de Tejay Van Garderen geçen seneki 4.'lükten sonra bu sene neler yapacağı da büyük merak konusu, Evans da Tour'u kazanmam için yaşlı değilim dedi, bakacağız.
Bu yazıya başlayalı üç-dört hafta oldu. Tabii bu arada başka şeyler oldu ki, onlara değinmiyoruz. Mesela bugün (10.03.2013) Paris-Nice'ı Richie Porte kazandı ama biz bahsetmiyoruz. Tirreno-Adriatico'da ise Froome'un liderliği var. Yakında bahar klasikleri olacak, sonra da Giro. Bu yıl benim için de klasiklerin yılı olabilir, yeni yeni tanışıyorum çünkü, heyecanlıyım. Bu yazı bir giriş olsun, sezon ilerledikçe yine burada olacağız..
![]() |
| Tour Down Under 2013 |
Mark Cavendish sezona çok hızlı başladı, Arjantin'de forma gözükürken, Tour of Qatar'da 4 etap birden kazanıp genel klasman liderliğini de kaptı. Tour of Oman'da ise Sagan iki etap kazandı, sonradan hastalanıp turu bıraktı. Diğer yandan Tour of Algarve başladı. Andy ise Tour Mediterraenen'de ilk etabını yarıda bıraktı. Yarışlar yarışlar yani. Schleck 16 ve 17 şubatta yapılacak Tour de Haur-Var'da yarışacağı söyleniyordu ama bugün pek bi haber göremedim.
![]() |
| El Purito - Tour de San Luis |
![]() |
| Tour of Oman 2013 |
![]() |
| Tour de San Luis 2013 |
Bu yazıya başlayalı üç-dört hafta oldu. Tabii bu arada başka şeyler oldu ki, onlara değinmiyoruz. Mesela bugün (10.03.2013) Paris-Nice'ı Richie Porte kazandı ama biz bahsetmiyoruz. Tirreno-Adriatico'da ise Froome'un liderliği var. Yakında bahar klasikleri olacak, sonra da Giro. Bu yıl benim için de klasiklerin yılı olabilir, yeni yeni tanışıyorum çünkü, heyecanlıyım. Bu yazı bir giriş olsun, sezon ilerledikçe yine burada olacağız..
27 Şubat 2013 Çarşamba
2013 F1 Kış Testleri - 2. Barcelona Testleri
Geçen yıl oldukça karmaşık geçen testlerde üç kanı ortaya çıkmıştı :
- Son testlerin ilk günü yağmurlu başladı. Gün sonuna doğru kuruyan pistte daha hızlı dereceler gelmeye başladı. Webber günü 1.22.693'le lider bitirdi, arkasından Hamilton 1.24.348 yaptı.
- Günün büyük çoğunluğu 1.40'lı turlarla dönülen stintlerle geçti. Bu turları değerlendirmek bizim açımızdan ne kadar mantıklı bilemiyoruz.
- Massa'dan söz etmeden olmaz ; ilk 32 turluk stintinde 1.47.2 ile başlayıp 39.8'e düşen Brezilyalı pitin ardından 16 turda 36.2'den 31.5'e ve bir pit daha yaptıktan sonra 27.5'den 29.9'a düşen 10 turluk stintler attı. Massa'nın derecelerinden anlaşılacağı üzere son turları kaale alınması en mantıklısı.
- Hamilton da Perez gibi en hızlı turunu yaklaşık 10 turluk stintin başında atmış. Ayrıca çok dengesiz turları var bu stintte. W04 günün en çalışkan aracı olmuş 113 turla.
- En iyisi günün haberlerine geçmek çünkü yeterince bilinmezlik olan testlerde kuruyan pist işleri daha karmaşık hale getiriyor.
- Günün en önemli haberi Sutil'den geldi, Alaman pilotun geri dönüşü gidişi kadar abes oldu. Di Resta'nın da artık bahanesi kalmadı, Sutil'i kayıtsız şartsız geçmek zorunda. Takımdaki karışıklık en çok ona yaradı, muhtemelen Chilton'la beraber testlerin en çok yol kateden pilotları olacak.
- Button'dan sonra Perez de aracı anlamakta güçlük çektiklerini söyledi. McLaren'deki durumu anlamak zor fakat durumun çok kötü olmadığı da aşikar. Zaten Perez de rakiplerinden geride olmadıklarını da eklemiş.
- Başka önemli bir haber de Sky Sports'un testlerin bir bölümünü canlı yayınlamasıydı. Talep varsa tv yayınının olması da gayet doğal. Sky ekibi de kendi testini yapıyor bu zaman diliminde, 3D kameralar -sanırım- ilk defa burda kullanılıyor Formula 1'de.
2. Gün
- Gün yine ıslak başladı. Son saatlere doğru kaydadeğer turlar görmeye başladık. En hızlı isim 1.22.716 ile Grosjean olurken, onu Button 0.465 ve Maldonado 0.9 sn geriden takip etti.
- Testlerin yüzde sekseni biterken padoktaki kafa karışıklığı da devam ediyor. Herkes birbirinden çekiniyor. Biz de bugün biraz yorumlu yazı yazacağız, sürekli sayısal veriler sıkıyor bir yerden sonra.
- Lotus ve Mercedes'in Coanda egzoz konusunda 2012'de yeterince verim elde edememeleri onları bu sene gelişebilecekleri bir alan konusunda avantajlı yapıyor. Kuralların son derece sıkı oluşu mühendislerin zorlayacağı alan bırakmadı, takımların sistemleri de her zamankiden daha çok birbirine benzemeye başladı.
- Şu şartlarda en iyi araç RB9 gibi gözükse de artık araç çok yaşlandı. Newey olmasa bu araçla bir şey olmaz derdiniz ama Newey var işte. RBR az bir farkla da olsa sezona en önde başlayabilir.
- Şampiyon RBR bugün rakiplerine az tur attı.
- Alonso 1.32.5 ile başlayıp 32.1'e yükselen 13 turluk bir stint, bir pit, 1.29.9'dan 1.30.9'a düşen 10 tur daha attı.
- Button 1.30.1 ile başlayıp yine 30.1 ile biten 8 turluk bir stint yuvarlamış.
- Bu arada lastiklerin çok kolay çalışma aralığının dışına çıkması umarım 2012 gibi bir bilinmezliğin belirtisi değildir. Ve yine umarım tek neden havanın çok soğuk oluşudur.
- Bugün bir sürprizim var ; D&R'ın Beyoğlu şubesinde gezerken şu kitabı gördüm : Fiyata bakmayı unuttum..
- Hava çok soğuk olduğu için alışılagelen yavaşlayan stintler yerine gittikçe iyileşen turlar görmeye başladık.
- Grosjean'dan günün en önemli zaman diliminde turlar gelmedi.
- Rosberg'den 1.26.6'da ile başlayıp 1.29.9'la biten 12 turluk bir stint geldi. Ayrıca 28.5 ile başlayıp 32.6 ile biten diğer stintte çok dengesiz turlar vardı. Rosberg başka pilotların stintlerde hızlanma veya istikrarı yakaladığı zaman diliminde düşmeler yaşadı.
- Hulkenberg ve Sutil'den işe yarar turlar gelmedi.
- Williams'ın karışık stintinin yanında Toro Rosso, Caterham ve Marussia da çok çalışkan değildi. Marussia tek tura odaklanmış gibiydi, Caterham 48 tur atarken Toro Rosso nispeten sessiz bir gün geçirdi.
3. Gün
- Bugün bu kadar hızlı turlar görmemiz, takımların artık gerçekten Melbourne'e yakın bir paketle piste çıktığını gösteriyor. Diğer yandan takımların hemen hemen hepsi yeni parçalar deniyor, son iki gün altın değerinde.
- Bu arada Raikkonen hastalığı nedeniyle kokpitte olamayacak bugün.
- Sutil'in yarış simülasyonunda önce 7 turda 1.31.8'den 36.9'a, sonra 9 turda 33.6'dan 36.5'e, 32.1'den 32.8'e 12 turda, 11 turda 29.9'dan 31.9'a ve uzun son stintinde 27.8'den 30.4'e 16 tur atmış.
- Hamilton bugün daha çok tek tur üzerine yoğunlaştı. Beş turluk stintlerin başında 1.20'li turlar attı. İlk uzun stintinde 24.6'dan 28.2'ye düştü 9 turda. Günün sonunda 25.0'dan 26.7'ye 10 turda ve 26.7'den 28.2'ye 8 turda düştü.
- Perez'den günün sonlarında 1.32.5'den 33.4'e 5 turda, 28.8'den 33.6'ya altı turda düştüğü stintler geldi.
- Bugünün fotoğrafı yine bizden ;
- Vergne'in simülasyonunda ; ilk 8 turda 1.30.9'dan 33.7'ye, sonraki 8 turda 31.7'den 32.4'e, 30.8'den 32.7'ye 8 turda ve 28.1'den 32.4'e 9 turda ve de 30.4'den 32.2'ye 13 turda düşüvermiş.
- Lotus'dan Grosjean 1.27.1'den 32.0'a 13 turda ulaşmış.
- Massa'dan uzun bir stint gelmedi. Kırmızılar bir şeyler denemiş bugün.
- RBR'den herhangi bir uzun sürüş gelmedi. Webber küçük sorunlardan yakındı.
- Maldonado ve Bottas'ın toplamda 56 turu tamamlamış, onlar da diğer günlere nazaran sessiz kaldılar.
- Bu arada Pirelli hafiften sözleşme için yakınmaya başladı. Çoook geniş bir konu olmasına rağmen 2012 performansıyla Pirelli büyük bir eksi aldı benim için. Büyük ihtimal Pirelli ile devam ederler, 2014'de yeni bir lastik üreticisiyle kimse uğraşmak istemez. Nedense arada Continental aklıma geliyor, Hankook olmasın da..
- Lastik canavarı Sauber'de Esteban 31.4'den 34.0'a 7 turda, bir pit, 31.1'den 32.5'e 17 turda yalnız bu stintte birçok 33'lü tur var ve 3 turunu bitirdiği stinte zaman yetmemiş. Sauber'in testler başladığından beri en etkileyici stinti bu 17 turdu.
- Van der Garde 1.31.1'den 34.0'a 11 turda düşmüş. Caterham iyi çalışmış çalışmasına da zaman ekranlarında sorun var, bu yüzden turlarını değerlendiremiyoruz.
- Jules Bianchi Marussia'da ilk gününde 65 tur atmış, 1.30.3'den 32.8'e 8 turda ve 29.7'den 32.1'e yine 8 turda düşüvermiş.
- Gün böylelikle biter, birçok kişi Hamilton'un turunu konuşuyor 3. gün. Tur zamanı gerçekten etkileyiciydi fakat rakiplerinin hiçbirisinden ciddi bir deneme gelmedi. Mercedes'in sene sonundaki Q3'e girmeyen aracını ilk iki çizgide görürsek gerçekten bütün ezberlerimiz bozulur.
4. Gün
- Lotus'un lastiklere çok iyi davrandığı.
- Ferrari'nin büyük sorunlar yaşadığı ve
- McLaren'in hızlı virajlarda en iyi araca sahip olduğu.
Bu üç kanı da gerçek çıktı ilk yarışta. Çıktı çıkmasına da bu sezon öncesi her tahminin tutacağı anlamına gelmez. Üstelik ezbere birçok Red Bull 2012'ye de en önde başlayacak' tarzı tahmin okumuştuk. Sezonun ilk yarışı iki RB8 de liderden 0.7 sn gerideydi. Üstelik Hamilton o cumartesi günü ikinci turu atmamıştı! Ve şu an birçoğunu unuttuğumuz birsürü tahmin de okumuştuk.
İkinci testler bittiğinde Red Bull-Lotus, McLaren-Ferrari ve arkasından gelen Mercedes'den oluşan tahminler dolaşıyor bu sefer. Lotus'un teknik kapasitesine diyebilecek bir şey yok ama Austin'de 1 , Interlagos'da 0.8 sn gerideki bir araçtı E20. 2013 için Lotus ve özellikle Mercedes'in avantajı sezonu daha erken bitirmeleriydi.
Önceki yıllara göre tahmin yapması daha kolay olsa da nedense belirsizlik hakim. Üçüncü testleri bekliyoruz artık, yağmurun da etkileyeceği testlerde son iki gün çok önemli olacak. Büyük takımlardan son gün Vettel, Button, Raikkonen, Alonso ve Rosberg'in çıkması da ilginç olacak. Belki de Mercedes bu kararı önceki testlerdeki dizilime bakarak vermiş olabilir. Neyse, artık önümüzdeki testlere bakalım biz..
1. Gün
- Son testlerin ilk günü yağmurlu başladı. Gün sonuna doğru kuruyan pistte daha hızlı dereceler gelmeye başladı. Webber günü 1.22.693'le lider bitirdi, arkasından Hamilton 1.24.348 yaptı.
- Günün büyük çoğunluğu 1.40'lı turlarla dönülen stintlerle geçti. Bu turları değerlendirmek bizim açımızdan ne kadar mantıklı bilemiyoruz.
- Massa'dan söz etmeden olmaz ; ilk 32 turluk stintinde 1.47.2 ile başlayıp 39.8'e düşen Brezilyalı pitin ardından 16 turda 36.2'den 31.5'e ve bir pit daha yaptıktan sonra 27.5'den 29.9'a düşen 10 turluk stintler attı. Massa'nın derecelerinden anlaşılacağı üzere son turları kaale alınması en mantıklısı.
- Hamilton da Perez gibi en hızlı turunu yaklaşık 10 turluk stintin başında atmış. Ayrıca çok dengesiz turları var bu stintte. W04 günün en çalışkan aracı olmuş 113 turla.
- En iyisi günün haberlerine geçmek çünkü yeterince bilinmezlik olan testlerde kuruyan pist işleri daha karmaşık hale getiriyor.
- Günün en önemli haberi Sutil'den geldi, Alaman pilotun geri dönüşü gidişi kadar abes oldu. Di Resta'nın da artık bahanesi kalmadı, Sutil'i kayıtsız şartsız geçmek zorunda. Takımdaki karışıklık en çok ona yaradı, muhtemelen Chilton'la beraber testlerin en çok yol kateden pilotları olacak.
- Button'dan sonra Perez de aracı anlamakta güçlük çektiklerini söyledi. McLaren'deki durumu anlamak zor fakat durumun çok kötü olmadığı da aşikar. Zaten Perez de rakiplerinden geride olmadıklarını da eklemiş.
- Başka önemli bir haber de Sky Sports'un testlerin bir bölümünü canlı yayınlamasıydı. Talep varsa tv yayınının olması da gayet doğal. Sky ekibi de kendi testini yapıyor bu zaman diliminde, 3D kameralar -sanırım- ilk defa burda kullanılıyor Formula 1'de.
2. Gün
- Gün yine ıslak başladı. Son saatlere doğru kaydadeğer turlar görmeye başladık. En hızlı isim 1.22.716 ile Grosjean olurken, onu Button 0.465 ve Maldonado 0.9 sn geriden takip etti.
- Testlerin yüzde sekseni biterken padoktaki kafa karışıklığı da devam ediyor. Herkes birbirinden çekiniyor. Biz de bugün biraz yorumlu yazı yazacağız, sürekli sayısal veriler sıkıyor bir yerden sonra.
- Lotus ve Mercedes'in Coanda egzoz konusunda 2012'de yeterince verim elde edememeleri onları bu sene gelişebilecekleri bir alan konusunda avantajlı yapıyor. Kuralların son derece sıkı oluşu mühendislerin zorlayacağı alan bırakmadı, takımların sistemleri de her zamankiden daha çok birbirine benzemeye başladı.
- Şu şartlarda en iyi araç RB9 gibi gözükse de artık araç çok yaşlandı. Newey olmasa bu araçla bir şey olmaz derdiniz ama Newey var işte. RBR az bir farkla da olsa sezona en önde başlayabilir.
- Şampiyon RBR bugün rakiplerine az tur attı.
- Alonso 1.32.5 ile başlayıp 32.1'e yükselen 13 turluk bir stint, bir pit, 1.29.9'dan 1.30.9'a düşen 10 tur daha attı.
- Button 1.30.1 ile başlayıp yine 30.1 ile biten 8 turluk bir stint yuvarlamış.
- Bu arada lastiklerin çok kolay çalışma aralığının dışına çıkması umarım 2012 gibi bir bilinmezliğin belirtisi değildir. Ve yine umarım tek neden havanın çok soğuk oluşudur.
- Bugün bir sürprizim var ; D&R'ın Beyoğlu şubesinde gezerken şu kitabı gördüm : Fiyata bakmayı unuttum..
- Grosjean'dan günün en önemli zaman diliminde turlar gelmedi.
- Rosberg'den 1.26.6'da ile başlayıp 1.29.9'la biten 12 turluk bir stint geldi. Ayrıca 28.5 ile başlayıp 32.6 ile biten diğer stintte çok dengesiz turlar vardı. Rosberg başka pilotların stintlerde hızlanma veya istikrarı yakaladığı zaman diliminde düşmeler yaşadı.
- Hulkenberg ve Sutil'den işe yarar turlar gelmedi.
- Williams'ın karışık stintinin yanında Toro Rosso, Caterham ve Marussia da çok çalışkan değildi. Marussia tek tura odaklanmış gibiydi, Caterham 48 tur atarken Toro Rosso nispeten sessiz bir gün geçirdi.
3. Gün
- Bugün bu kadar hızlı turlar görmemiz, takımların artık gerçekten Melbourne'e yakın bir paketle piste çıktığını gösteriyor. Diğer yandan takımların hemen hemen hepsi yeni parçalar deniyor, son iki gün altın değerinde.
- Bu arada Raikkonen hastalığı nedeniyle kokpitte olamayacak bugün.
- Sutil'in yarış simülasyonunda önce 7 turda 1.31.8'den 36.9'a, sonra 9 turda 33.6'dan 36.5'e, 32.1'den 32.8'e 12 turda, 11 turda 29.9'dan 31.9'a ve uzun son stintinde 27.8'den 30.4'e 16 tur atmış.
- Hamilton bugün daha çok tek tur üzerine yoğunlaştı. Beş turluk stintlerin başında 1.20'li turlar attı. İlk uzun stintinde 24.6'dan 28.2'ye düştü 9 turda. Günün sonunda 25.0'dan 26.7'ye 10 turda ve 26.7'den 28.2'ye 8 turda düştü.
- Perez'den günün sonlarında 1.32.5'den 33.4'e 5 turda, 28.8'den 33.6'ya altı turda düştüğü stintler geldi.
- Bugünün fotoğrafı yine bizden ;
![]() |
| Vettel D-Smart'ın reklam yüzü olmuş.. |
- Vergne'in simülasyonunda ; ilk 8 turda 1.30.9'dan 33.7'ye, sonraki 8 turda 31.7'den 32.4'e, 30.8'den 32.7'ye 8 turda ve 28.1'den 32.4'e 9 turda ve de 30.4'den 32.2'ye 13 turda düşüvermiş.
- Lotus'dan Grosjean 1.27.1'den 32.0'a 13 turda ulaşmış.
- Massa'dan uzun bir stint gelmedi. Kırmızılar bir şeyler denemiş bugün.
- RBR'den herhangi bir uzun sürüş gelmedi. Webber küçük sorunlardan yakındı.
- Maldonado ve Bottas'ın toplamda 56 turu tamamlamış, onlar da diğer günlere nazaran sessiz kaldılar.
- Bu arada Pirelli hafiften sözleşme için yakınmaya başladı. Çoook geniş bir konu olmasına rağmen 2012 performansıyla Pirelli büyük bir eksi aldı benim için. Büyük ihtimal Pirelli ile devam ederler, 2014'de yeni bir lastik üreticisiyle kimse uğraşmak istemez. Nedense arada Continental aklıma geliyor, Hankook olmasın da..
- Lastik canavarı Sauber'de Esteban 31.4'den 34.0'a 7 turda, bir pit, 31.1'den 32.5'e 17 turda yalnız bu stintte birçok 33'lü tur var ve 3 turunu bitirdiği stinte zaman yetmemiş. Sauber'in testler başladığından beri en etkileyici stinti bu 17 turdu.
- Van der Garde 1.31.1'den 34.0'a 11 turda düşmüş. Caterham iyi çalışmış çalışmasına da zaman ekranlarında sorun var, bu yüzden turlarını değerlendiremiyoruz.
- Jules Bianchi Marussia'da ilk gününde 65 tur atmış, 1.30.3'den 32.8'e 8 turda ve 29.7'den 32.1'e yine 8 turda düşüvermiş.
- Gün böylelikle biter, birçok kişi Hamilton'un turunu konuşuyor 3. gün. Tur zamanı gerçekten etkileyiciydi fakat rakiplerinin hiçbirisinden ciddi bir deneme gelmedi. Mercedes'in sene sonundaki Q3'e girmeyen aracını ilk iki çizgide görürsek gerçekten bütün ezberlerimiz bozulur.
![]() |
| Harbiden kış testleri |
4. Gün
- Bilgisayarın başına oturup bugünün gıcır gıcır verilerine bakacağım derken zaman ekranlarında sorun olduğunu gördüm, dereceler büyük hayal kırıklığı. Son gün yorum ağırlıklı geçecek.
- Dün herkesin konuştuğu Hamilton'ın turunda DRS tüm turda açıkmış ve prototip lastikler kullanılmış. Gerçi Barcelona'da ana düzlük hariç DRS'nin çok verimli kullanılacağı bir yer yok.
- Son gün olması nedeniyle simülasyon beklentimiz varı, pek olmamış.
- Günün en hızlı zamanları Rosberg ve Alonso arasında paylaşılmış, Alonso Rosberg'den 0.3 sn gerideyken, Button da Alonso'dan 1 sn geride ve İngiliz'in arkasında yakın bir sıralama oluşmuş.
- Lastikler yine başrolü almış gibi görünüyor. Bu sefer çalışma aralığına kolay girse de kolay çıkıyor..Birçok sıralama turları formatında turdan sonra 4-5 sn'lik düşüşler geliyor. İlk günden son güne bu tarz birçok stint var. Akıllara lastiklerin bu davranışının Q1'e ilginç bir etkisi olur mu sorusu geliyor. Yine de 2012 kadar çok konuşulmayacaktır lastikler.
- Stintlerdeki istikrar konusunda çok göze çarpan bir takım olmadı. Özellikle bazı iyi stintleri olan Williams ve Caterham'ın yarış performansını merak ediyorum şimdiden.
- Son gün takımların en çok tur attıkları gün oldu ve hiç olmadığı kadar prototip lastikler kullanıldı.
- Tekrar etmek gerekirse ; testerde bizim için en mantıklısı lastiklere bakabilmek ama asıl önemlisi tek tur hızı. Onu da tahmin etmek çok zor. Geçen sene sonunda en hızlı olan iki takım McLaren ve Red Bull'un hızını gösterme açısından muhafazakarlığını düşünürsek daha da zor.
- Lotus yine Türk takımları gibi kolay gol yiyor, bugün de araçtaki sorunlar yüzünden az çalıştılar.
Formula 1 2013 sezonu için artık sadece bir hafta sonu kaldı. Hatta perşembe gecesi antrenmanları izlediğimiz için 11 gün deyin siz ona. Bu sene Valencia'daki Avrupa GP ve New Jersey yetişmediği için takvimde 19 pist olacak, Allah'tan yaz arası 4 hafta sürecek. Yarışların yine yeri aynı olacak, takvimin rutine bağlanması açıkçası pek de iyi bir şey değil. Son yıllarda takvimin başındaki pistlerin sona, sondakilerin de başa alındığı tarzı değişiklikler göremiyoruz. Bu değişiklikler ilk başta yadırgansa da alışması zor olmuyordu. 15 yıl önce Avustralya takvimin son yarışıyken şimdi ilk, takvimin genelde 2. ve 3. yarışı olan Brezilya ise artık son yarışı.
Sezon öncesi genellikle takımların attıkları adımlar konuşulur fakat biz eksi yönlerini konuşacağız bu sene. Şampiyon Red Bull araç gelişiminde sona yaklaştı sanki, araç fena olmasa da 2012'de olduğu gibi bir icat lazım, bakalım Newey ne bulmaya çalışacak. Ferrari ise yavaş bir aracı son yarışa kadar geliştirmekle uğraştı. 2013 aracı için hem geç başladılar hem de iyi bir temelleri yoktu rakipleri kadar. Aradan sıyrılması muhtemel olan McLaren ise 'hafif radikal' aracını anlamakta sıkıntı çekti, eğer şikayetleri lastikten kaynaklanıyorsa diğer takımlar da bu sıkıntıları çektiler. McLaren ölçülerine göre fazla tur attılar zaten, aracı anlamak çok zamanlarını almaz.
Her yıla güçlü başlayan Lotus 2013'ün de gözdesi şimdilik. Geçen sene sonundaki araç pek hızlı değildi öndeki ikiliye göre. Bazı gözlemcilerin Lotus'un iyi bir tutunmaya sahip olduğunu söylese de araçların evrim geçirdiği bir yıl fark kapatmak o kadar kolay değil. Sezona çook önceden havlu atan Mercedes de testlerde beğenildi. Yine de sezona önde başlamaları çok zor. Aldo Costa'nın aracı olması ve bu araca diğer takımlardan daha fazla zaman ayırmaları ise artıları. Testlerde pek parlamayan -testlerde parlamak neyse- Sauber ise meçhul. Belki bir sürprizleri vardır. Williams da geçen seneki hızlarını sürdürecekler gibi. Takımın önceliği Sauber ve Force India'yı geçmek olmalı. Williams'ı orta gruba dahil ettiğimiz her gün üzücü. Yarış hızları da dikkat çekti. 2013 lastiklerini de en kolay çözebilen takımlardan olması şaşırtıcı olmaz. Hindistan Gücü'nde maddi sıkıntılar tek pilotla lansman yapma komikliklerine sebep olsa da takım Sutil'i geri çağırdı. Burada ufak bir parantez açmalıyım, diğer paragraftan devam edelim.
Sutil'in koltuğu geri almasında kendi sponsporları da etkili oldu. Yine de Sutil gridde paralı pilotlardan biri olarak anılmıyor. Kovalainen veya diğer pilotlar şöyle 4-5 kağıtlık da olsa bir sponsor bulamazlar mıydı ? Koskoca Almanya'da şirket mi kalmadı Glock'a, Heidfeld'e sponsor olmayacak. Senna'nın bile koskoca Nacional'ı, Ferrari'de Alonso'nun Santander desteği varken diğer pilotlar da pekala sponsor bulabilirler. Geniş bir konu evet, aklıma böyle bir düşünce geldi, araya sıkıştırayım dedim.
Sauber'den böyle bir video sevindirici
Gridin sonundaki Toro Rosso, Caterham ve Marussia'dan parlayan Marussia oldu. Caterham da yarış hızında fena değildi. Gridin arkasındaki özellikle bu iki takım sponsorlu GP2 pilotlarıyla adeta asansör takımlara benzediler. Her an küme düşme tehlikesi yaşıyor gibiler. 4. yılında artık Caterham'ın puan almasını ümit ediyoruz. Diğer yandan Toro Rosso'da ise eğer araç hızlı olursa 2013 Ricciardo'nun senesi olabilir. Sıralamada takım arkadaşına net üstünlük kurdu fakat yarışlarda biraz da karambollerin etkisiyle Vergne daha çok puan aldı. Sene sonunda birinin kellesi gidebilir. Haftaya hafta sonu bilinmezliklerin, lastiklerin ve Albert Park'ın yapısından dolayı asıl tablo yüksek downforce isteyen Malezya'da ortaya çıkabilir.
- Tekrar etmek gerekirse ; testerde bizim için en mantıklısı lastiklere bakabilmek ama asıl önemlisi tek tur hızı. Onu da tahmin etmek çok zor. Geçen sene sonunda en hızlı olan iki takım McLaren ve Red Bull'un hızını gösterme açısından muhafazakarlığını düşünürsek daha da zor.
- Lotus yine Türk takımları gibi kolay gol yiyor, bugün de araçtaki sorunlar yüzünden az çalıştılar.
Formula 1 2013 sezonu için artık sadece bir hafta sonu kaldı. Hatta perşembe gecesi antrenmanları izlediğimiz için 11 gün deyin siz ona. Bu sene Valencia'daki Avrupa GP ve New Jersey yetişmediği için takvimde 19 pist olacak, Allah'tan yaz arası 4 hafta sürecek. Yarışların yine yeri aynı olacak, takvimin rutine bağlanması açıkçası pek de iyi bir şey değil. Son yıllarda takvimin başındaki pistlerin sona, sondakilerin de başa alındığı tarzı değişiklikler göremiyoruz. Bu değişiklikler ilk başta yadırgansa da alışması zor olmuyordu. 15 yıl önce Avustralya takvimin son yarışıyken şimdi ilk, takvimin genelde 2. ve 3. yarışı olan Brezilya ise artık son yarışı.
Sezon öncesi genellikle takımların attıkları adımlar konuşulur fakat biz eksi yönlerini konuşacağız bu sene. Şampiyon Red Bull araç gelişiminde sona yaklaştı sanki, araç fena olmasa da 2012'de olduğu gibi bir icat lazım, bakalım Newey ne bulmaya çalışacak. Ferrari ise yavaş bir aracı son yarışa kadar geliştirmekle uğraştı. 2013 aracı için hem geç başladılar hem de iyi bir temelleri yoktu rakipleri kadar. Aradan sıyrılması muhtemel olan McLaren ise 'hafif radikal' aracını anlamakta sıkıntı çekti, eğer şikayetleri lastikten kaynaklanıyorsa diğer takımlar da bu sıkıntıları çektiler. McLaren ölçülerine göre fazla tur attılar zaten, aracı anlamak çok zamanlarını almaz.
Her yıla güçlü başlayan Lotus 2013'ün de gözdesi şimdilik. Geçen sene sonundaki araç pek hızlı değildi öndeki ikiliye göre. Bazı gözlemcilerin Lotus'un iyi bir tutunmaya sahip olduğunu söylese de araçların evrim geçirdiği bir yıl fark kapatmak o kadar kolay değil. Sezona çook önceden havlu atan Mercedes de testlerde beğenildi. Yine de sezona önde başlamaları çok zor. Aldo Costa'nın aracı olması ve bu araca diğer takımlardan daha fazla zaman ayırmaları ise artıları. Testlerde pek parlamayan -testlerde parlamak neyse- Sauber ise meçhul. Belki bir sürprizleri vardır. Williams da geçen seneki hızlarını sürdürecekler gibi. Takımın önceliği Sauber ve Force India'yı geçmek olmalı. Williams'ı orta gruba dahil ettiğimiz her gün üzücü. Yarış hızları da dikkat çekti. 2013 lastiklerini de en kolay çözebilen takımlardan olması şaşırtıcı olmaz. Hindistan Gücü'nde maddi sıkıntılar tek pilotla lansman yapma komikliklerine sebep olsa da takım Sutil'i geri çağırdı. Burada ufak bir parantez açmalıyım, diğer paragraftan devam edelim.
Gridin sonundaki Toro Rosso, Caterham ve Marussia'dan parlayan Marussia oldu. Caterham da yarış hızında fena değildi. Gridin arkasındaki özellikle bu iki takım sponsorlu GP2 pilotlarıyla adeta asansör takımlara benzediler. Her an küme düşme tehlikesi yaşıyor gibiler. 4. yılında artık Caterham'ın puan almasını ümit ediyoruz. Diğer yandan Toro Rosso'da ise eğer araç hızlı olursa 2013 Ricciardo'nun senesi olabilir. Sıralamada takım arkadaşına net üstünlük kurdu fakat yarışlarda biraz da karambollerin etkisiyle Vergne daha çok puan aldı. Sene sonunda birinin kellesi gidebilir. Haftaya hafta sonu bilinmezliklerin, lastiklerin ve Albert Park'ın yapısından dolayı asıl tablo yüksek downforce isteyen Malezya'da ortaya çıkabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





















.jpg)





















