2013 sezonuna dair en merak edilen takım içi çekişme kuşkusuz Mercedes'de olacak. Mücadelenin sonucuyla Hamilton'dan çok Rosberg'in nasıl bir pilot olduğu belli olacak. Diğer yandan Hamilton'ın gittiği günden beri takımda liderliğini ilan eden Jenson Button'la Sergio Perez'in mücadelesi de ilginç olacak. Yazıya giriş yapmadan önce ilginç bir 'motor' istatistiği verelim. Felipe Massa ve Lewis Hamilton uzun kariyerlerinde aynı motoru kullanan iki pilot olacak. Massa Sauber kariyerinde de Ferrari motoru kullanırken, Hamilton da McLaren'den ayrılmasına rağmen Mercedes motorları kullanmaya devam edecek. Daha kısa kariyerlilerden Petrov 3 yıldır Renault, Di Resta da 2 yıldır Mercedes kullanan isimlerden. Vergne'i de saymazsak bu dört isim kariyerlerinde hep aynı motoru kullandılar.
Selef ve Halef
Jenson Button 2009'daki şampiyonluğundan sonra belki en iyi şansı 2013'de elde edecek. Perez Button'a karşılık verse dahi takıma alışma süresinde Button'ın gerisinde kalması muhtemel. Perez'in 37 yarış startına karşılık Button gridde 200'ün üzerinde yarışa çıkan tek pilot. Aradaki büyük tecrübe farkı ve Button'ın takımdaki 4. yılı olmasıyla Perez'in Button seviyesine gelmesi 1 yılı alabilir. Perez'in McLaren'e güven vermesi için Kovalainen'in düştüğü hatalara düşmemesi gerekiyor. Nasıl mı, Kovalainen 2008'in son yarışlarında; mesela Çin'de Massa'nın önünde bitirebilseydi son yarışa hiçbir aksiyon kalmazdı. Hamilton o yıl Fin pilottan hiç destek göremedi. Kimse Kovalainen'den Hamilton'ı geçmesini beklemiyordu fakat biraz olsun yardım etmeliydi. Perez sene başı biraz savsaklayıp sonra durumu düzeltip Button'ın olası şampiyonluk savaşında yardım edebilirse gelecek için umut vaat edebilir. Genç pilotlar için bazen sonuçlardan çok gelişim önemli oluyor.
Nico Rosberg'in Lewis Hamilton'la savaşında en büyük kozu tek turu olacak, olmalı. Rosberg tek turda hızlı bir pilot, Hamilton'ı Button'dan daha fazla zorlayacaktır. Hamilton'ın Button'la yarış içerisindeki mücadeleleri olabilecek en centilmen mücadeleydi belki Formula 1'de. Rosberg'in 7 yıllık kariyerinde ise hem aptalca hatalar yapmadı hem de fazlasıyla sertti. Hatta özellikle Schumi, Massa ve Rosberg savunma yaparken gridin en sert üçlüsü olabilir. Mesela Alonso iyi savunma yapar ama bir noktadan sonra rakibine yol verir. Rakibe yol verme konusunda bu üçlünün limitleri biraz yüksek. Özetle Hamilton ve Rosberg yarışta yanyana geldiklerinde haşin mücadeleler izleyebiliriz. Button'ın McLaren'de olduğu gibi Rosberg Hamilton'a göre takımı ve aracı tanıma avantajıyla sezona başlayacak. Hamilton araçla ilgili mızmızlanmayı sevse de aracın suyunu çıkarmayı iyi bilir. Zaten Alonso'nun 2007'de Button'ın üç senedir Hamilton'a karşı yaşadığı sıkıntı tek turdu.
Zor bulunur..
Perez için tahminler olumsuz olsa da yaşı itibariyle büyük bir avantaja sahip. Button'ın sözleşmesinin 2014'de biteceği söyleniyor, muhtemelen Perez'le de 2 yıllık bir anlaşma yapılmıştır. Eğer Perez Button'la denk bir performans tutturursa İngiliz takım Button'a senle 5 yıl yarıştık, bak yaşın da geldi diyerek veda edebilir. Button-Perez ikilisi başarılı olsa bile 2 yıldan fazla birarada bulunmaları pek olası gözükmüyor. Çünkü McLaren'in rakiplerindeki ikililer oldukça iyi. Button cephesinde ise 2013 sezonu ise bulunmaz kaftan. Takımda lider pozisyonda, istediği gibi takımı etrafında toplamışa benziyor, yeni araçta en çok onun fikirleri alınmıştır. McLaren'in 2012'deki hızını bu seneye de taşıması oldukça mümkün. Görece kolay kazandığı 2009 şampiyonluğunun yanına 2013'ü eklemesi daha değerli olacaktır. MP4-28 hızlı olsa dahi 2009'a kıyasla Button kurtlar vadisinde olacak, bir yanda daha 25 yaşındaki üçlemeci, diğer yanda Alonso, Raikkonen, Hamilton ve diğerleri. Üstelik Button 2013'de zayıf yanı tek turda çok daha az dezavantajlı olacak. Gridin tek turdaki en hızlısının tehlikeli olması çok zor, Alonso ile mücadele edebilir, sadece Vettel'den bariz zayıf gibi. Gerçi Vettel'in de Webber'e karşı 2012'de cumartesileri sadece 11-9 önde olduğunu biliyoruz. Raikkonen de tek turunu iyileştirecektir ama ne kadar. Takım arkadaşı Perez ise Pirelli ile beraber yumuşak bir sürüş stiline sahip olduğu inanılıyor ama ben Sauber aracının yapısından dolayı Perez'in kendini araca uydurduğuna inananlardanım Perez çaylak olmasına rağmen 2011'de geçen sezona oranla daha iyi cumartesi performansı vardı. Belki de Perez tek turda sanıldığı kadar kötü değildir.
Rosberg'in iyi bir araçla şampiyon olacağına dair pek kimsenin kuşkusu yok. Alonso'nun 2005'de veya Button'ın 2009'daki bir ortama sahip olursa şampiyon olacaktır fakat asıl mesele Alonso'nun 2006'da yaptıklarını yapabilecek mi Rosberg. Diğer bir deyişle top class denilen Alo-Ham-Rai-Vet dörtlüsünün seviyesine erişebilecek mi ? Rosberg ile Schumi arasından geçen üç yılın ardından birçok tartışma kaldı. Rosberg gerçekten hızlı mıydı yoksa Schumi'nin yaşı mı Rosberg'i hızlı gösterdi. Kesin olan bir şey var ki Rosberg'in bu mücadeleden güçlü çıktığı. Geen üç yılın ardından takım içi gerginliğe alışmış bir Rosberg var. Hamilton ile mücadele etmek zor olacaktır ve muhtemelen Rosberg buna hazır. 2010'da takım kurulurken her ne kadar Schumi getirilse de takımın geleceği Rosberg'di. Şimdi Rosberg'in neredeyse 4 katı para kazanacak olan Hamilton getirildi. Brawn veya Lauda Alaman pilota durumu açıkladıysa da Rosberg'in de bir hayal kırıklığı yaşadığı mıhtemel. Şu ana kadar Hamilton o kadar çok konuşuldu ki gariban Rosberg'ı herkes unutmuş durumda. 2014 veya sonrası için bir sallamam da Rosberg'in başka bir takıma geçeceği. Eğer Rosberg bu sene iyi iş çıkartırsa McLaren veya Webber sonrası Red Bull'a düşünülebilir. 2013'de Rosberg Hamilton'la denk veya daha iyi performans gösterirse takım arkadaşı 30-40 milyon euro alırken o hala 10 kağıt mı alacak. Buradan huzursuzluk çıkması muhtemel fakat Rosberg rengini hiç belli etmedi şu ana kadar. Hamilton'la ilgili sorulara tipik F1 pilotu cevapları verdi.
Ron'un defterinde Vettel yazılı mı ?
McLaren'de Perez-Button ve Mercedes'de Hamilton-Rosberg mücadelesinde bütün kartları ortaya döktük sanırım. 2013 akabinde 2014 performansları Perez ve Rosberg için çok belirleyici olacağını da söyleyelim. Ufaktan değinmek gerekirse Alonso sonrası Ferrari için şimdiden planlamaların yapılması gerekiyor. Ferrari sürekli Vettel'i düşünmüyoruz dese de kararlarını vermeli. Bu yılın sonunda hiç adı geçmese de transferde her daim hızlı olan McLaren Vettel'i 2015 ve sonrası için kapabilir. Massa, Webber, Raikkonen, Button ve Alonso artık gridin yaşlıları, gelecek Vettel ve Hamilton öncelikli olmak üzere Hulkenberg, Maldonado ve Grosjean gibi yetenekli pilotlar tarafından yazılacaktır. Ferrari de her zaman güçlü bir pilot yanına yardımcı bir pilot taktiğiyle yarıştığı için ya Alonso'nun yanında Hulkenberg veya başka birini yetiştirecek ya da bundan vazgeçecekler. Lotus ve Mercedes'in şampiyonluk kazanacak bir takım haline gelip gelmeyecekleri, Red Bull'un bu performansı ne kadar sürdürebileceği gibi birçok bilinmez var de ortada. Yine de pist dışında Vettel'i kapmak uğruna McLaren-Ferrari savaşı görebiliriz. Bunlar için varsayım tabii ki Vettel'in Hamilton gibi yeni maceralara atılma isteği olması. Vettel de Red Bull da sürekli 2014 için konuştular. Peki ya sonrası ? Asıl soru da bu zaten.
1994 sezonunda Formula 1 45. yılına girerken hiçbir bir Alman pilotun şampiyonluğu görülmemişti. Yakın zamanda parlayan veya şampiyonluğu zorlayan bir pilot yoktu (Piquet-Senna-Prost-Mansell nesli). Schumacher 1991 yılında F1'e giriş yaptıktan sonra birçok şey değişti. Ardından diğer önemli yetenek Sebastian Vettel. F1'in son 20 yılındaki şampiyonlukların yarısı 7 Schumacher ve 3 Vettel olmak üzere Alamanlardan geldi. Fakat bu yazıda ikisinin adı bir daha anılmayacak. 2010 ve 2011 yılında bi ara 7'ye ulaşan Alamanların sayısı dikkatleri çekince acaba Alamanların bu nesli 'altın nesil' olarak adlandıralabilecek mi ? Yoksa Vettel'in şampiyonlukları bu isimleri gölgeleyecek mi. İtalyanların gridde pilotu yokken Alamanlar 2013'de 4 isimle yer bulacaklar hatta F1 bu kadar sponsorlara bağımlı olmasa Heidfeld ve Sutil de rahatça koltuk bulabilirdi. Bu listeye Frentzen ve Ralf Schumacher'i de ekleyerek son 10 yılda biraz da gözden kaçan Alaman pilotların listesini yapalım dedik. Bu isimlerin ortak noktası iyi kötü kendini ispat edebilmiş, iyi bir araçla şampiyon olabilecek isimler. Bu kalitede bir jenerasyon çıkarmak akla futboldaki bir altyapı mı var dedirtiyor, belki de bir numaraları vardır.
1. Heinz-Harald Frentzen
99 Monza
Frentzen birçok kişi için 1999 sezonundaki muhteşem performansıyla anılır. 3 galibiyeti vardır, biri Williams'la diğer ikisi 99'da Jordan'ladır. O sezon klasmanda üçüncü olmuştur. 97'de elindeki tek şampiyonluk şansı varken Jacques Villeneuve'in net bir şekilde arkasında kalmıştır. Eğer Formula 1'de doping olsaydı insanlar Villeneuve'ın bu iki seneki performansını dopinge bağlayabilirdi, her ne kadar aracı çok olsa da. Alaman, Schumacher'in şampiyonadan ihraç edilmesiyle sezonu ikinci tamamlamıştır. Frentzen'in 1994 sezonunda başladığı Sauber'de başladığı kariyeri 2003 yılında yine Sauber'de sonlanmıştır. 2002 yılındaki nispeten kötü performansının dışında aracın potansiyeline göre iyi iş çıkarmıştır.
2. Ralf Schumacher
Abisinden 6 yaş küçük olan Ralf'in Formula 1'e girişi 1997 yılında oluyor. Jordan'da kariyerine başlayan Ralf 1999 yılında Williams'a geçiyor ve efsane takımda asıl performansına kavuşuyor. İlk yılında takımın topladığı 35 puandan 25 puanı Schumacher kazanıyor. 2000 yılından itibaren başlayan BMW-Williams ortaklığı gelecek umutlarını artırıyordu Ralf'in. 2000'de çaylak Button'a, 2001'de diğer çaylak Montoya'ya üstünlük kuran Alaman pilot ilk galibiyetini de bu sezon aldı. Imola'da Williams'a 97'den sonra ilk galibiyetini getirdi. O sezon 3 galibiyet alırken şampiyonayı 3. bitirdi. 2002'de tek galibiyetini alırken Montoya'nın gerisinde kalıyordu. (2001-2004 yılları F1'in üç büyük takımı Ferrari, McLaren ve Williams'ın tarihteki en yakın oldukları dönem de olabilir. Özellikle de 2001 ve 2003.) 2003 yılında da Montoya'ya galibiyetlerde 2-1 üstünlük kurmasına rağmen abisi, Raikkonen ve Montoya arasında geçen şampiyonluk yarışından uzakta kaldı. 2004'de Montoya'nın ezici üstünlüğünden sonra yeniden yapılanan Toyota'ya geçti. Toyota'da Trulli ile denk geçen yıllardan sonra 2007 yılı sonunda takımdan ayrılmak isteyen Ralf istediği gibi bir takım bulamayınca 2008 sezonunda yarışmadı ve bir daha F1'e dönmedi. Belki de dönemedi. Ralf oldukça iyi bir pilottu ama F1'de sahip olabilecek en kötü abiye sahipti. Bütün grid Michael'in gölgesi altında kalırken onun kalmaması mümkün değildi. 2003 yılında F1'in en lanetli yarışların yapıldığı Imola'daki yarıştan önce Schumacher kardeşler annelerinin ölüm haberlerini almıştı, o yarışı abi Schumacher kazanırken kardeşi de 4. olmuşu. Ralf arkasında 6 pol, 6 galibiyet ve 27 podyum bıraktı. F1'den ayrılırken tam olarak neler yaşandı hatırlamak zor ama 2007 yılında Raikkonen'den sonra en çok kazanan pilotun ertesi sene koltuk bulması o kadar zor olmayabilirdi.
3. Nick Heidfeld
Yazı biraz nostaljiye kaydı ister istemez ama günümüze geldik sayılır. İstikrarın göbek adı, Quick Nick, Heidfeld'de sıra. Formula 1'in en underrated -bu kelimenin havası başka- pilotların listesi yapılsa hemen hemen herkesin ilk 3'ne girebilir Heidfeld. F1'e giriş yapmadan Formula Ford 1600, 1800, Almanya F3, F3000 serilerinde şampiyonluk yaşayan ve McLaren test pilotluğu da yapan Alaman pilot 2000'de Prost Gp'le F1'e giriş yapmış. Tecrübeli Alesi ile beraber Prost GP o sezon hiç puan alamamış. Heidfeld 2001 yılında çaylak Kimi'yi geçmesine ve McLaren geçmişi olmasına rağmen Ron Dennis'in Kimi'yi seçmesiyle -muhtemelen büyük- hayal kırıklığına uğradı. Nick Raikkonen, Massa, Webber, Kubica gibi pilotlara başabaş olmasına ve hatta onları geçmesine rağmen rakipleri gibi hiçbir zaman kazanacak bir araca sahip olamadı. 2004 yılında Jordan'da F1'in kaybolup giden başka bir yeteneği Pantano'ya üstünlük kurdu, Eddie başka bir Alman pilot Glock'a Kanada'da koltuk vermiş, Glock da ilk yarışında Heidfeld 8. olurken onu geçmeyi başarıp 7. olmuştu. 2006 yılında spora giren BMW'nin çağırdığı ilk isim de hem Alman olması hem de Sauber'le olan bağlantığı nedeniyle Heidfeld olmuştu. Villeneuve'ü geçmesi zor olmayan Nick için Kubica çetin ceviz çıkmıştı. Yine de çaylak pilotu 2007 yılında geçmeyi bilen 2008 yılında Polonyalı'nın gerisinde kalıyordu. 2009 sezonunda Kubica'nın bir puan önünde tamamlayan Heidfeld 2010 sezonunda koltuk bulamamıştır. Formula 1'de menajerlerin önemi çok fazla olmasa da Heidfeld ve Hulkenberg örnekleri birer menajer başarısızlığı ve başarısıdır. 2009 sezonundaki puslu havada Heidfeld McLaren ve Mercedes'le de görüşmüş, nedendir bilinmez koltuk bulamamıştır. 2010'Nun sezon ortasında Sauber'le dönse de gelecek garantisi yoktur. Eski takım arkadaşı Kubica'nın kazasından sonra Lotus'un koltuğuna geçen Heidfeld fena başlamasa da hem Lotus'un düşen performansı hem şanssızlıklar sonucunda koltuğunu Senna'ya kaybetmiştir. Kaybetme dediysek, Lotus sene sonunda daha fazla para kazanmak derdiyle Senna'ya koltuk vermişti. 2012'de koltuk bulamayan Heidfeld dayanıklılık serileri ve başka serilere el attı. Heidfeld'in şampiyonluğu geçtim en azından yarış kazanabilseydi. 13 podyumla yarış kazanamamış en çok podyuma çıkan isim oldu. Heidfeld istikrarlı biri olarak etliye sütlüye bulaşmayan biri de değildi. Di Resta örneğin, istikrarlı ama kendi halinde sürüyor. Şu linkten Heidfeld'in 2008 Silverstone'da yaptığı iki tane duble geçişi izleyebilirsiniz. (Youtube'da vardı ama bulamadım, link veren olursa süper olur.) Yağmurda da fena performansları yoktu. Üst üste klasmana girme rekoru başka bir Alman Sutil'le yaşadığı temas yüzünden 2009 Singapur'da sonlandı. Son olarak Formula 1'de en iyi sakala sahip insandı..
4. Nico Rosberg
Rosberg fazlasıyla moda girmiş
GP2'nin ilk şampiyonu 2006'da Williams'da spora giriş yaptı. İlk yarışında puan alanlar listesine de girdi. Çaylak sezonunu atlaktıktan sonraki üç yılda tecrübeli Wurz'u ve Nakajimayı geçmiş, bi anlamda Williams'ın liderliğini üstlenmiştir. Mercedes'de şampiyonluk kazanacağı inanılan Rosberg üç sezonda sadece 5 podyum, 1 pol ve 1 galibiyet kazanmıştır. Rosberg'in elinden gelen çok şey olmasa da Alaman pilot 2 sene öncesine göre üst düzey bir pilot olarak anılmıyor, F1 böyledir, adil olmadığı gibi acımasızdır da. 2013 hayatının en önemli sınavı olacaktır, ne kadar yazılırsa yazılsın Schumi ile onu karşılaştırmak bir yerde anlamsızdır artık. İskandinav kanı taşıyan Nico Rosberg Alaman vatandaşlığına sahiptir. Finli demek de yanlış olmayacaktır. 7 yıldır hep yanlış yerde olan Rosberg bakalım bundan sonra neler yapacak.
5. Timo Glock
2004'de çıktığı ilk yarışa 7. olan Glock sezonun son üç yarışında da koltuğa oturmuştu. Sonra koltuk bulamayıp GP2'de yarışan Alaman 2007 yılında şampiyon olup 2008'de kendine Toyota'da yer bulmuştu. Şu an F1'de koltuğunu bir şekilde kaybedip geri dönebilen nadir pilotlardan (Bkz. Hulk ve Heidfeld). Çaylak sezonunda Veteran Trulli'ye karşı iyi bir performans göstermiş ve 25 puan almış, 2009'da son üç yarışa katılamamış, rahatsızlanmadan önce de Trulli'nin puan olarak önündeymiş. 2010, 2011 ve 2012'de çaylaklara karşı oldukça iyi performans göstermiş fakat Marussia'nın kapasitesi oldukça sınırlı olduğu için en iyi derecesi 12. olarak kalmıştır (Önceki yazıda Glock-Pic'in 2012 sezonun karşılaştırması var). Glock yine birçok kişi için 2008'in son yarışında, son turunun son virajında Hamilton'a geçilerek akıllara kazınmıştır. Belki de Motorsporları tarihinin değil spor tarihinin en dramatik anına sebep olmuştur. Glock 2009'un ikinci yarışı Malezya'da boş durmamış yine risk alıp pite girmeyerek herkesten 2 az pit yaparak podyuma çıkmıştır. Herhalde Button ve Glock'dan oluşan takımı yağmurda kimse durduramaz! Glock'un 2009 yılında Renault'un teklifine hayır demesi ise ondan çok benim hayıflandığım bir konu olarak hep bir kenarda durur. 30 yaşındaki Glock'un geleceği ne yazık ki pek parlak gözükmüyor, Wikipedia'dan kariyerine, takım arkadaşlarına göre yaptıklarına bakınca gayet iyi bir CV fakat artık Formula 1'de sponsoru olmayanların durumu ortada. Üstelik Glock arka sıralarda Heikki'nin de gitmesinden sonra maaş alan tek pilot olarak kaldı. Alaman'ın 2013 ve 14 için de Marussia ile sözleşmesi var. Her şeye rağmen F1 pilotları her zaman ellerinden geleni yapıp, fırsatları kollamalı. Heidfeld'e nasıl koltuk açıldı -yöntemi farklı olmak dileğiyle-. Üstelik Marussia yükseliş aşamasında, testlere katılıp 2013 veya 2014'de puan alacak düzeye gelirlerse bu başarıda herkes Glock'un hakkını verecektir. Daha güçlü takımlarda boşluklar oluşunca patronlar kadrajına girebilir. Geçen sene yapılan bir ankette Schumi Mercedes'den ayrılırsa takıma kim gelsin sorusuna -Hamilton seçenekler arasında yoktu- Alaman halkı Glock demişti.
6. Adrian Sutil
Taraftarlara bir takımla bütünleşmiş sporcular hangi sporda olursa olsun her zaman daha sevimli gelmiştir . Sutil de Jordan, Midland, Spyker ve Force India evrimini geçirmiş takımda 2006 yılından beri takımın temel taşlarından biri oldu. Belki de 2011 Çin Gp sonrası yaşadığı olaylar sonrası hemen takımdan gönderilmemesinin sebebi buydu. 2012'de yarışsaydı eğer gridde Massa ve Hamilton ile beraber aynı takımda en uzun süre yarışan pilot olacaktı. Şu anda da koltuk bulabilirse yine Force India ile olacak. Sutil 2007 sezonunda tek puan almış, 2008'de yağmurlu Monaco'da 4. giderken Raikkonen tünel çıkışı Sutil'e arkadan çarpmış, hemen hemen herkesin içi cız etmişti. 2009 sezonu Fisichella'nın parladığı Belçika'da varlık gösteremese de Monza'da sıralamada ikinci, yarışta dördüncü olup en hızlı turu elde etmiş, en iyi hafta sonunu geçirmiştir. 2010'a gelindiğinde Force India artık daha iyi bir takım, seviye atlayarak orta sıra takımı olmuştur. Sutil de olgunluk çağında iki takım arkadaşı Liuzzi ve Di Resta'yı geçmekte çok zorlanmamıştır. Özellikle Di Resta sezon başı Alaman pilotu sarssa da sezonun ikinci yarısı üstünlüğü ele geçirmiş son yarışlarda Mercedes pilotlarını da geçmeyi başarmıştır. Sezon sonu ilk 4 takımın pilotlarından sonra klasmanda dokuzuncu olarak Lotus ve Sauber pilotlarını geçmeyi başarmıştır. Sutil'in kariyerinin böyle bitmesi yazık olur, kesinlikle bir şansa daha ihtiyacı var. Merakla bekliyoruz.
7. Nico Hulkenberg
Başka bir GP2 şampiyonu daha. 2010'da F1'e giriş yaptıktan sonra Brezilya'da aldığı polle gönüllere taht kurdu. Maldonado'ya koltuğunu kaybetmesiyle paralı-yenetekli sürücü ayrımında adeta bir simge oldu. Belki de yeni dönemin başlangıcının simgesi. Menajeri Willi Weber onu Force India test sürücüsü yaparak çok iyi iş çıkarttı ve Hulk sürekli F1 medyasının gözü önünde bulundu. 2012'de koltuk bularak elindeki belki de son fırsatı iyi değerlendirdi, seviye atlayarak Sauber'e geçti. Bunu da gridin gözde pilotu Di Resta'yı yenerek yapması ayrı bir artı oldu. Birçoklarına göre -kimse artık bu birçokları- McLaren'in Perez yerine tercih etmesi gereken isimdi. Hamilton'ın domino taşı gibi yıktığı gridde Hulk'un da 2013 performansı da geleceğini belirleyecek. Hulk hakkında yazacak çok bir şey yok, kariyerini kendi yazacak, bizim yazmamamız dileğiyle..
Charles Pic 2012'de Marussia'ya geldiğinde birçok kişi için 1 senelik Formula 1'e giriş yapan bir pilottu. Pic ise Di Grassi ve D'Ambrosio'ya göre daha dişli çıktı ve sponsor desteğiyle Caterham koltuğunu kaptı. İlginçtir ki, sponsorsuz Glock'un Singapur'daki başarısı Caterham'ın sponsporsuz Kovalainen'i koltuğundan etti ve paralı takım arkadaşı Pic'e bir yer açtı. Gridin ortasında ve sonlarındaki gün geçtikçe azalan parasız yatılı pilotların son örneklerinden Timo Glock. Aynı zamanda Formula 1'de koltuğunu kaybettikten sonra (2004 sezonunda az biraz yarıştı) dönebilen nadir pilotlardan Glock. Hemen akla gelen diğer isimler de Heidfeld ve Hulkenberg. 2013'de Sutil de yapabilirse Alamanların ilginç bir istatistiği olacak.
Tüm sporlarda olduğu gibi Formula 1'de de genç bir sporcu her zaman yaşlı kurta tercih ediliyor. Öncelikle bu tarz bir yanlış algılamaya engel olmak gerek. 'Aman zaten yaşlandı o da' demek biraz haksızlık olabiliyor. Marussia, Caterham gibi gridin arka tarafında olan takımlar için sıralama performansı biraz daha net bilgi verebiliyor, çünkü sürekli tur bindiren pilotlara yer vermek, öndekilere göre daha fazla mekanik sorunla uğraşmak gibi problemler yarış sonuçlarını doğru bir karşılaştırma aracı yapmaktan çıkarıyor.
Glock hastalığı dolayısıyla katılamadığı Avrupa Gp'yi çıkarırsak, sıralamalarda Pic'e karşı 13-6'a üstünlüğü var. Pic tecrübeli takım arkadaşını Bahreyn, İspanya, Almanya, Macaristan, Kore ve Abu Dhabi'de geçmiş. Glock'un yağmurlu yarışları saymazsak Pic'e attığı en fazla fark ise Spa'da 1.157 sn, ayrıca 2 yarışta 1 sn'den fazla, 6 yarışta yarım saniyeden fazla fark atmış Pic'e. Pic'in en fazla attığı fark 0.450 sn ile Katalunya Gp olmuş.
Glock 2012 sezonunun sıralamalarda toplam 7.623 sn fark atmış Pic'e, yani yarış başına Pic'den 0.4 sn hızlıymış. Bunda yağmurlu Britanya Gp'nin etkisi var biraz da, çünkü Glock o yarışta 2.5 sn fark atmış Pic'e. İki yağmurlu sıralamayı çıkartırsak yarış başına 0.3 sn daha hızlı Glock. 0.3 sn bile oldukça yüksek sayılır. Ortalama bir fark çünkü. Üstelik Pic bazı yarışlarda HRT pilotları tarafından da geçilmiş. Her şey bir kenara, Pic'in çaylak olduğu da unutulmamalı.
Bizim de çalışma kağıtlarımız var.
Pic'in Glock'u geçtiği yarışlara bakarsak, çok düzenli dağılmadığını görürüz. Eğer Pic Glock'u sezonun ilk yarısında bir yarış, diğer yarısında beş yarış geçseydi, evet takıma alıştı ve kalitesini gösterdi diyebilirdik, oysaki Pic sezonun ilk yarısındaki 9 yarıştan 3'ünde öndeyken, ikinci yarıdaki 10 yarışın 3'ünde takım arkadaşını geçebilmiş. Pic Hulkenberg örneğinden ayrılıyor bu noktada, Hulk alıştıktan sonra düzenli olarak geçmeye başlamıştı Di Resta'yı. Sezonın son iki yarışında örneğin Glock 0.6 sn daha hızlıymış Pic'den. Bir ara Belçika'da Glock'un Pic'den şikayet etmesi Marussia'nın haber olmasını sağlamıştı. Fakat işler göründüğü gibi değildi, temiz lastikleriyle Pic'den hızlı olan Glock genç Fransız'ı bir an önce geçmek istemiş, Pic de az olsa direnebilmişti, yine de takım emirleri olmaması güzel, Pic'in hanesine de artı olarak yazıldı ayrıca bu direniş.
Paralı yatılıların spora tutunması da güzel bir şey F1 ve taraflar adına. Son birkaç yılda Perez, Maldonado, Grosjean ve Pic'in sadece parayla yarışmadıklarını kanıtlamaları deyim yerindeyse gönüllere su serpri. Zira hem paralı olup hem de yeteneksiz olmaları çekilmiyor. Glock ve Pic benzerine çok rastlanan genç-yaşlı pilot durumuna karşı bir örnek olay incelemesi olarak da görülebilir. Yazıyı yazmadan önce Glock'un 2009'da Renault'un teklifini reddettim demesi aklıma gelmişti, insan ister istemez kızıyor, Glock da kendince haklı, kimse 2010'da neler olacağını bilmiyordu, herkes F1'den çekilmeye bakıyordu. Sanırım koskoca gridde seneye nerede yarışacağını bilen bir tek Lewis Hamilton vardı. Abu Dhabi'de ise sadece 6 pilotun geleceği belliydi 2010 için. Umarım Glock, Kovalainen gibi maaş alarak yarışan pilotlar hak ettikleri değeri bulurlar, bir taraftar olarak sponsorsuz pilotlara her zaman pozitif ayrımcılık yaparak bakıyorum. O değil de gridde niye hiç İtalyan pilot yok ?...
İnternette Türkiye Bisiklet Turu ile ilgili resim ararken bu resmi buldum. Çok da mutlu oldum. Resmin kaynağı da burada. Resme ahanda Anadolu insanının sıcaklığı falan diye de bakmayın, yazın demliğinizi alıp hiç bahçede çay içmediniz mi ? Tabi bu pek İstanbul'da yaygın değil. Ankara'da bile var, gerçi belli başlı semtler dışında İstanbul'da da vardır. Burda ninemiz hem yolun kenarına oturmasıyla hem de güzel gülümsemesiyle olaya büyük renk katmış. Fotoğrafı çeken gazeteciye veya her kimse burdan selamlarımızı gönderiyoruz.
Son günlerdeki yoğun Formula 1 gündeminden sonra Türkiye'deki spor veya motorsporları kültürü daha da geneli futbol dışındaki spor kültürlerini sorgular hale geldik. Şu zamana kadar belki ilginin düşmeye başladığı 2007 yılından itibaren genelde birbirine benzeyen, kısır çözümler veya teşhisler ortaya konuyor. Elbette bir yazıyla her şey değişmez ama daha bir derinlemesine ve klişe olmayan şeyler bulmaya çalışalım.
Öncelikle motorsporları kültürü dediğimiz şeyin ülkemizde pek fazla olmadığı aşikar. Fakat bırakın motorsporlarını futbol dışındaki bütün sporlarda da bir kültürümüz yok. Ha birileri diyebilir futbolda ne kültürümüz var, o konuda da haklısınız, futbol kültürümüz falan yok, sadece gereğinden fazla futbola bir ilgimiz var, bu ilgiden de bir halt olduğu yok. Kamunun, özel sektörün kaynakları futbola oluk oluk akarken ortada somut bir başarı yok. Basketbolda da son 5-10 yılda 3 büyüklerin daha çok ilgilenmesi, Efes'in basket kültürü, milli takımın başarıları ve NBA'in karşı koyulamaz ihtişamı sayesinde basında futboldan arta kalan yeri kaplamaya çalışıyor. Geçenlerde D-Smart'ın Ceo'suyla yapılan röportajda Türkiye'deki sporların önem sırasında ilk sıraya futbolu konup 2-3-4-5'den sonra diğer sporların geldiğini söylüyordu, yazık ki haklı gibi. Yani motorsporlarından önce bir spor kültürü olması lazım ki sonra basketbol, voleybol veya motorsporları kültürü oluşabilsin.
Türkiye'nin 2005 yılından itibaren düzenlediği Formula 1'e ilk iki yıl 100 binin üzerinde bir talep oldu. 2007 yılından itibaren pistin işletmesini Ecclestone'a bırakdıktan sonra her geçen yıl talep azaldı, 2011'de ise son yıl dedikodularından dolayı nispi bir artış oldu sanki. Pistin işletmesini Bay E'ye bırakmak demek yılın 352 günü pistin boş olmasına neden olmak demekti. Diğer yandan yarışın Türkiye'deki reklamını ise sıfır noktasına indirdi. Özetle F1'in Türkiye'deki macerasında sonun başlangıcı oldu bu hamle. Pisti Bay E'ye bırakmayla ilgili ayrıntıları hatırlamasam da Türkiye'de motorsporları kültürü yok, seyirci gelmiyor diyeceksek bu olayı unutmamamız ve başlangıç noktası almamız gerekiyor.
Eski yıllardan
2010'daki Dünya Basketbol Şampiyonası'nda Kaan Kural Türkiye'nin dışındaki maçlara kimselerin gelmediğini şikayet ediyordu. Tahmin etmesi zor olmasa gerek. Bugün almaya çalıştığımız 2020 Olimpiyatları için de bazı sporlarda da olması kaçınılmaz. Eğer yeterli turist gelmezse vay halimize. İş organizasyon getirmekle spor kültürü yerleşir mi noktasına geliyor, o zaman bu organizasyonları getirmeyelim yaklaşımı da olmamalı tabi ki. Bu tartışmayı spor adamlarının güzelce tartışması gerekiyor, dikkat futbol adamları değil. Türkiye'nin sorunun artık para değil, burada da anlaşalım, paramız ve enerjimiz var, artık seviye atlama zamanı, belki de en zor olanı; o kültürü aşılamak. Aslında şu tartışma sadece bir akşam Telegol'de tartışılsa önemli bir mesafe alınır ya, neyse. Konumuz Formula 1 bizim daha çok.
Sürekli söylenen vatandaş gelmiyor eleştirilerine de daha farklı pencereden bakalım. Mesela 2011'de telafuz edilen 42 bin seyircinin göründüğü kadar kötü olmadığından başlayabiliriz. Toplamda 115 bin seyirci gelmiş ayrıca. Burda bir sıkıntı var sanki, F1'in genel kuralı pazar günü gelen seyirci sayısı > cumartesi > cuma pek geçerli gibi durmuyor. Ya da Istanbulpark'a gelen F1 seyircisi fazlasıyla sadık F1'e. F1'in popüler olmadığı ve pahalı olarak bilindiği bir ülkede 115 veya 42 binlik sayı hiç de fena değil. Bugün şampiyonluğa oynayamadığı sezonlarda üç büyüklerin stadlarını görüyoruz, satılan kombine sayısından bile düşük sayılar çıkabiliyor. (Futbol sevgimiz hakkında Zeki Çol'un şöyle güzel bir yazısı vardı). Bahsettiğimiz sayı üstelik doğru dürüst tanıtım olmadan ulaşılmıştı. Futbolla yatıp kalktığımız halde doluluk oranlarının %50'ye bile ulaşmadığını düşünürsek 42 bine az diyemeyiz. Sorun motorsporları kültüründe değil, bu ülkenin spor kültüründe. Bu sorunu ne çözer bilmiyoruz ama 18 Bin devirlik makinelerde sorun olmadığını biliyoruz. Üstelik ilk iki seneki devasa seyirci de ortada.
İstanbulpark'a gelen seyirci sayısını futbolla karşılaştırmak yanlış olsa da hep futbol üzerinden örnekler verildiği için -belki de bize böyle anlatması daha kolaydır- böyle devam ediyoruz. Halep ordaysa arşın da burada. O seyircilerin içinde turistler de var diyenler olacaktır, eh Formula 1'in de o kadar fiyakası olsun değil mi! Hatta İstanbulpark'ın bilmem kaç futbol sahası büyüklüğünde olduğu falan da söylenirse hiç fena olmaz. Ya da olmadı, en son çare olarak Seda Sayan'dan yardım istemek olabilir, ne de olsa Türkiye'nin en güvenilir kişisi.
Geçen yıl Türkiye için tablo kötü iken iyi de bir isim sponsoru bulmuştuk; DHL. DHL aynı zamanda F1'in ulaşım partneri, önemli de işbirlikleri var. Bu yıl da Vural Ak'lı Intercity Istanbulpark'ın işletme hakkını kazanınca oldukça olumlu bir atmosfer oluştu Formula 1'i tekrardan Türkiye'ye getirmek için. FIA galasının Türkiye'de olması, Bernie'nin anlaşma için gelmesi, hatta ve hatta F1 takviminde bir Avrupa yarışı için yer açılması. Vural Ak'ın hazırlayıp, al da attığı topu hükümet gole çeviremezse hepimiz saçımızı başımızı yolacağız. Çünkü kaçan pozisyon büyük olacak, bir daha böyle bir pozisyonu bulamayabiliriz kapalı defans arasında. Spor Bakanı, dünyanın en liberal ve büyük ekonomisinde bile devletin desteklediği F1 yarışlarını özel sektöre havale etti son açıklamasında. Yani geçen seneki verilen parayı bile kabul etmiyor Suat Kılıç. Açıkçası bu istemiyoruz demenin resmi hali. O yüzden yorumlamaya bile gerek yok aslında. Yine de Başbakan'ın son sözünü beklemek gerekiyor, Erdoğan'ın da FIA galasına gelmemesi umutları büyük ölçüde söndürdü ama bekleyelim. Bugüne kadar hem siyasetin kendine has tarafgirliği hem de sıkı bir F1 izleyicisi olarak objektif olamama endişesiyle pek yorum yapmamaya çalıştım. Özellikle bakanın açıklamasından sonra benim kayışlar koptu, geçen sene verileceği taahhüt edilen miktarı vermemek de neyin nesi. Ayrıca Serhan Acar'ın dediği gibi sözleşme uzatma işi neden Türk refleksiyle son seneye bırakıldı. Formula 1 gibi bir platforma, hadi onu geçtik Bernie gibi bir adama küstüm oynamıyorum tavrı fazlasıyla anlamsız. Yeterli paraya vermedikten sonra her ilde bir tane araba otomobil fabrikası olsa da bir işe yaramaz, üstelik Bernie'nin nasıl bir insan olduğu gayet iyi biliniyor, bu işlerin de para ile döndüğü de. F1 Amerika'yı bile gözden çıkardı zamanında.
Kimi Raikkonen
Oldukça geniş konulara daldık. Bu yazı ancak bir başlangıç olabilir, spor medyasının içinden birilerinin spor kültürümüz hakkında daha kapsamlı yazılarına ihtiyacımız var açıkçası. Gittikçe derinleşen bir konu zira. Hazır taraftarlık konuları açılmışken Türkiye'deki F1 fanlığının (taraftardan daha iyi bir kelime sanki) en zor yılı olan 2012'den bahsedelim. Pisti kaybetmenin üzerine belki de daha önemlisi F1 Yayın Hakları bir paralı platforma geçti. Bu olay İngiltere'deki gibi olsaydı yani D-Smart para kazanmak için F1'i alsaydı gerçekten sevinilecek bir durumdu. Her koşulda yarışların açık bir kanaldan yayınlanması paralı bir platformdan daha fazla seyirci çeker. Zaten F1'in yeterli seyirciye ve ilgiye sahip olmadığını konuşurken insanların F1'e en kolay ulaşabileceği mecrayı kaybettik. Bu da doğal olarak insanların ilgisini ve yarış izleme konforunu azalttı veya kaybettirdi. Şu ortamda bir F1 fanı kolaylıkla aman ben yarış izlemiyorum diyebilir. Cidden kolay değil yarışları takip etmek. O yüzden Serhan Acar'a bile reklam yapıyorsun diyenlerin çıktığı bir ortamda ben de imkanı ve şartlara sahip olanlara D-Smart almalarını tavsiye ediyorum. Artık ne olursa olsun modundayım, devletin, özel sektörün, TRT'nin, NTV'nin burun kıvırdığı F1'i yayınlamaları çok önenmli. Yarın birgün Flash Tv de yayınlarsa gider Yalçın Abi'yi tebrik ederim. Yine başından beri NTV'nin almasını istemiştim yayın haklarının, sabah akşam her yerde NTV Spor açık, insanlar bu şekilde daha fazla ilgi gösterebilirlerdi Formula 1'e ülkemizde. Böylelikle 'Abi yarışları en son NTV gösteriyordu di mi' diyen geyikçi tayfadan da kurtulmuş olurduk...
Evet 2012 çok zordu ama tablo o kadar kötü değil aslında. Bi kerem, bundan daha kötüsü olamaz. D-Smart'a öyle böyle alıştık, yarışları çoğu kez internetten takip ettik, twitterdan canlı tartışmalar yapıldı(tekrar büyük teşekkürler Metin Mete'ye ve diğer arkadaşlara). 2013 ve ilerleyen yıllarda daha kolay olacaktır, umarım ileride 2011 ve 2012'yi Türkiye'deki F1 macerasının fetret devri olarak anarız. Bütün bu zorluklara rağmen F1 ve motorsporları ilgili siteler işlerini yapmaya devam etti, çekirdek ama çok güçlü bir kitle de F1'i takip etmeye devam etti. Twitter'daki son TT çalışmaları da bunu gösteriyor, Türkiye'de F1'den daha fazla basketbol veya tenis meraklısı var mesela, yine de hiçbirinin bu kadar organize ve ateşli olabileceğini zannetmiyorum, daha doğrusu hissetmiyorum. Sadece TT çalışmaları değil, geçen sene ülkemize Senna filmini de getirmişti sosyal medyadaki örgütlenme. Herkesin sadece bir iş için birleşmesi pek görülen şeylerden biri değil Türkiye'de. Aman nazar değmesin.
Doğu Avrupa Pist şampiyonası - Haziran 2012
Özellikle Vurak Ak'ın sahip olduğu Intercity'nin pistin işletmesini aldıktan sonra insanlar pistin geleceğine daha olumlu bakmaya başladı. Formula 1 gelmese bile belki başka seriler gelebilir, hem şu meşhur motorsporları kültürü açısından, hem de ileride F1'in tekrar gelmesi açısından Vural Ak'ın çıktığı yolda destek vermek gerekir motorsporları severleri olarak. Ak'ın eski lisanslı sürücü olması da ayrı bir sevindirici haber. Bu işlerin içinden gelmesi motorsporları tecrübesinin yanında normal bir iş adamından daha tutkulu olmasını sağlayacaktır. Köprünün altından daha çok sular akacak gibi...Şimdilik son olarak pistin uzak olması bahanesiyle bitirelim. Evet pist merkeze uzak ama yarışlar da pazar günü yapılıyor. İnsanlar bütün hafta sonunu ayıramasa da pazar günü rahatlıkla yarışa gelebilirler. Yani pistin uzak olması yarışı izlemeye engel değil. Bir futbol maçına gitseniz bile yine gününüzün çoğunu vermeniz gerekebiliyor. Belki biz F1 fazla haşır neşiriz ama uzak diye böyle bir organizasyona burun kıvırmak samimi gelmiyor. Benim için F1 önemli değil demek daha dürüstçe. Avrupa Yakası'nın diğer ucundaki Autoshow veya Kitap fuarına gitmekten de çok farklı değil hani. Mesela bu seneki Autuoshow'u yarım milyon insan ziyaret etmiş ve muhtemelen ziyaretlerin çoğu da haftasonu olmuştur. Yani istenince uzaklık da pek dert olmuyormuş.Daha Formula 1'in pahalı bir spor olmadığı mevzusu vardı, zaten o da motorsporları kültürüyle ilgili...
Sezonun şanına yakışır bir son yarış oldu Interlagos'da. Şampiyonluk iki pilot arasında gitti geldi gitti geldi. Yarış 2007 finali gibi başladı, 2008 finali gibi bitti. Bu işin kolay olmayacağı Austin'den belliydi.. Artık FIA veya FOM her kimse Interlagos'un elinden sezonun son yarışı ünvanını almaya kalkışmasın lütfen..Buranın ayrı bir ambiyansı var sezon finalleri için..Son yarışın şerefine farklı bir konseptimiz var, tur tur ne olduğuna bakacağız..İki tane, biri onboard olmak üzere bütün yarışın videosu olacak, onlara da takıldığınız yerde bakabilirsiniz.
Önce Grid : Ham, But, Web, Vet, Mas, Hul, Alo, Rai, Ros, Dir, Sen, Per, Msc, Kob, Ric, Mal, Ver, Gro, Pet, Kov, Glo, Pic, Kar, Dlr
1. Tur : İlk viraj sonrası Ham-Mas-But-Web-Alo-Hul-Vet-Dir-Rai-Sen sıralaması oluşuyor. Asıl kıyamet ise 4. virajda kopuyor, Button yerini geri alıyor, virajı dışarıdan alan Vettel'in arkasında Raikkonen çok çok sert bir frenle son anda Vettel'e çarpmaktan kurtuluyor -belki başka yarış olsa Fin pilot bu kadar kibar olmayabilirdi- içeriden alan Senna ise Vettel'e çarpıyor, Vettel ters dönüyor, o bölge yokuş aşağı olduğu için RB8 geriye giderken Senna'ya, Senna da Perez'e çarpıp yarış dışı kalıyorlar -Oynat Uğurcum-. Vettel son sıraya kadar düşüyor, 2007'de Hamilton da ilk tur o virajda dışarı çıkmış 8-9. sıralara düşmüştü..Aksiyon durmuyor 3. sektördeki düzlük öncesi Massa momentumunu kaybedince...
Vettel'in ters döndüğü an
2. Tur : Hem Webber hem Alonso arkasına yapışıyorlar Brezilya'lının. İkisi birden Massa'yı geçiyor, Alonso hem Massa'nın yardımı hem Webber'in kötü atağı sayesinde ikiliyi geçmeyi başarıyor. Hamilton tura 0.7 sn farkla önde giriyor Button'dan. Vet çizgiyi son sırada geçiyor. Turun içinde Kar'ı geçiyor ayrıca. Bu arada Hulk da Massa'yı geçmeyi başarıyor. Vet yola devam ediyor..Hulkenberg turun sonunda Webber'in de arkasında..
3. Tur : Ve geçiyor..Ham-But-Alo-Hul-Web-Mas-Dir-Rai-Kob-Ros sıralamasıyla tura giriliyor . Charlie DRS'yi açıyor. Vet Pic 4.virajda geçip 19. yükseliyor, 2 tur içinde konvoyu yakalıyor bile. Yarışın tekrarlarında küçük bir şey göze çarpıyor, Vet'in spin attığı bölge eğimli olmasaymış, o karambolden kaçması mümkün olmayabilirmiş, Liuzzi'nin Schumi'nin üzerine çıktığı gibi başka biri de Vettel'in şampiyonluğunu bitirebilirdi o anda.
4. Tur : Ham-But-Alo-Hul-Web-Mas-Dir-Rai-Kob-Ros. Vet çizgiyi 18. geçiyor. DRS kapatılıyor, ilk turlarda SC'nin girmemesi çok şaşırtıcıydı, etrafta birçok parça vardı. Vet tur içinde Glo'yu da geçiyor.
5. Tur : Rai ve Msc pitte. Vet tura 16. başlıyor. Ön sıralar değişmezken Alo ilk virajda dışarı çıkıp yerini Hulk'a kaybediyor, arkadan Web'in baskısına iyi dayanıyor Alo, Mas ise hemen pusuda. Hemen Alo'dan Dir'e kadar bir konvoy oluşuyor, DRS tekrar açılıyor..
6. Tur : Yağmur damlaları artıyor, Vet tura Pet'in arkasında 13. başlayıp Rus pilotu geçmeyi başarıyor, 2. sektörün sonunda Gro adeta lastik bariyerlere uçuyor. But Ham'ın hatasından faydalanıp liderliği alıyor. İşler gittikçe karmaşık hale geliyor. Alonso bariz şekilde yavaş, 7-8 araçlık bir konvoy oluşturdu arkasında - Massa daha ne yapsın- . Ve inanılmaz Vet bu konvoyun sadece 3-4 sn arkasında, tv kamerasından görünebiliyor.
7. Tur : Ham ilk virajda But'a cevap veriyor. Web Mas'ı geçmeye çalışırken Koba arkadan Web'e dokunduruyor, Web'in spini, artık ilk virajda da parçalar var.
İkilinin bu mücadeleleri özlenecek..
8. Tur : Hulk McLaren'lere yaklaşıyor, Vet bu sefer de Ros'in arkasında -Ric'i ne ara geçti- ve geçiyor ilk virajda Alman'ı. Dir pist dışına kayıyor ve Vet bir sıra daha kazandı, hemen Koba'nın arkasında, büyük baskı uyguluyor ona da. Button ise tekrardan yerini geri aldı.
9. Tur : But-Ham-Hulk-Alo-Mas ve Vet. Geçiş lastiklerini takanlar artıyor. Bu arada Jenson'ın aklında ne tilkiler dolaşıyor..
10. Tur : Klasman birbirine girmiş durumda. Vet'den sonraki grup birbirine çok yakın, aralarında Glo da var. Senna S'nin ortasında kocaman bir kanat parçası var, bugün Charlie ve arkadaşları son yarış stresini kaldırabilmiş gözükmüyorlar..17. sıraya kadar düşen Web pite dalıyor..
11. Tur : Ham, Alo ve Vet de pitte. But ve Hulk yola devam ediyor, sanırım Hulk da But ne yaparsa onu yaparım düşüncesinde. Mas da pite girmiyor. Vet Web'in hemen arkasında ama zorluk çıkarmıyor Web. Hemen arkalarında ise Raikkonen var, Vet pitten 16. çıktı ama klasman sürekli değişiyor.
12. Tur : Ham Mas'ı geçiyor, pist üzerindeki birçok mücadele oluyor, bunları ancak 'replay'lerden görebiliyoruz.
13. Tur : But-Hulk-Ham-Mas-Ver-Kov-Glo-Pet-Alo-Kob sıralaması var. Pic'i geçen Vet Ros'a saldırıyor. But ve Ham arasında 17 sn fark var. Vet tur bitmeden Ros'u da avlıyor.
14. Tur : But-Hulk-Ham-Mas-Ver-Kov-Alo-Glo-Pet-Kob. But ilk 5 içerisinde en yavaş pilot. Hulk gittikçe yaklaşıyor. Pistteki en hızlı isimler Ham ve Vet. Alo yağmurda iyi denilen Ferrari ile hasarlı RB8'den de yavaş. Gerçi trafikle de çok uğraştı İspanyol. Yine de Ferrari aracı artık yağmurda da en hızlı değil gibi..
Tabii ki yarıştan önceki bir görüntü..
15. Tur : But-Hulk-Ham-Alo-Mas-Ver-Kob-Vet-Web-Ros. Hulk 0.9, Ham 16.4 sn geride liderden. Mas kimseye direnemiyor, hem Koba'ya hem Vet'e geçildi, Web de Ver'i geçiyor.
16. Tur : But-Hulk-Ham-Alo-Kob-Vet-Web-Ros-Dir. Massa da pitte. Hulk 0.6 sn, Ham 14.6, Alo 31.4 sn geride liderden, Vet Koba'yı geçiyor. Hulk But'a yapışıyor. Alo'nun tur derecesi 1.29.467, Vet'in 29.481.
17. Tur : But Hulk'a direniyor. Ham 15.3, Alo 32.1 Vet 35.6 sn geride liderden. Anlaşılan o ki artık eski olmasına rağmen slick lastikler daha hızlı geçiş lastiklerinden. Bu turda ise Vet tam 1 sn daha hızlı Alo'dan.
18. Tur : But yine direniyor. But-Hulk-Ham-Alo-Vet-Kob-Web-Ros-Dir-Ric. Ham ise 18.7 sn liderden geride. Bu arada Charlie'nin günahını almış olabiliriz çünkü yarışın başındaki yoğunluk ve yağmurun ne kadar şiddetli yağacağını beklemiş olabilirler. Oluklu lastiklere geçenler neredeyse 4 sn. yavaşlar artıkın, yine But ve Hulk kazandı galiba.
19. Tur : Ve Hulk sefer başarıyor, kariyerindeki ilk kez lider gitmeye hazır durumda. Ham, Alo ve Koba pite geliyor, akıllara hemen Malezya 2009 ve Çin 2010 GP'leri geliyor.
20. Tur : Bu sefer Vet ve Web içeride.
21. Tur : Ros'un lastiği patlıyor, But Hulk'un hemen arkasında. Ham 45.5, Alo 64.8, Vet 67.4 sn geride.
22 Tur : Hulk 1.3 sn önünde İngiliz'in. Ham 45, Alo 65, Vet 67 sn geride liderden. Arkalarında Kob 6. ve Web-Dir-Ric-Rai sıralaması var. Bu arada Rai ve Msc en erken geçiş lastiklerini taksalar da pek işe yaramadı onlar adına. Alo'nun şikayeti gözüküyor ekranlarda. Arka tarafta da sıkı bir politik savaş var.
23. Tur : Ve Güvenlik aracı. Pite girmeyen Hulk ve But da pite girecekler şimdi. Her şey yeniden başlıyor.
Reksan Reklam sunar...
25. Tur : Maylander liderliğini sürdürüyor.
27. Tur : Tur yiyen araçlar turlarını geri alıyorlar.
Artık sahne onların..
28. Tur : FOM İtalyancayı söküyor.
29. Tur : Güvenlik aracı bu turun sonunda içeri girecek.
30. Tur : İkinci start veriliyor. Koba Vet'i sıkıştırırken Web de diğer yandan takım arkadaşını sıkıştırıyor. Web'in kendi yarışıma odaklanacam demesi doğru olsa da işi abartıyor, hele Mas'ın yaptıklarının yanında. Web pist dışına çıkıp birçok sıra kaybediyor bir yandan. Koba Alo'yu da sıkıştırmaya çalışıyor.
31. Tur : Hulk-But-Ham-Alo-Kob-Vet-Dir-Mas-Ric-Rai-Glo-Msc-Pet-Web-Kov-Pic-Dlr-Ros-Kar-Ver sıralaması oluştu. Ham But'ı geçiyor 4. virajda. DRS hemen açıldı.
32. Tur : Koba Alo'yu da geçiyor. Akıllara bu sefer Juan Pablo Montoya mı geliyor acaba. Alo ve Vet arka arkaya. Dir üç sıra birden kaybediyor.
33. Tur : Alo yerini geri alıyor. Rai ilk virajda dışarı çıkıyor ve grubun arkasına düşüyor. Vet'in hemen arkasında Mas, onun arkasında ise Ric var.
34. Tur : Mas da Vet'i geçiyor.
35. Tur : Hulk-Ham-But-Alo-Kob-Mas-Vet-Ric-Dir-Web-Msc-Rai-Pet. Rai Msc'nin hemen arkasında.
36. Tur : Yarışın durağanlaşmaya başlıyor sanki. Bu arada 2010'da da son yarışta hızlanan McLaren'in Vettel'in şampiyonluğunda payı vardı. Bu yıl da şampiyonanın kaderini değiştirdiler. Fakat McLaren için bundan daha fazlası lazım.
37. Tur : Ham 2.2, But 4, Alo 6.1 sn geride liderden. Rai zorlamaya devam ediyor. Mas'dan şık bir geçiş daha.
38. Tur : Dir spin atıyor son sektörün başında ve oldukça geriye düşüyor.
39. Tur : Rai Msc'yi geçiyor.
40. Tur : Hulk-Ham-But-Alo-Kob-Vet-Ric-Web-Rai-Msc-Dir. Ham 2, But 4, Alo 7.4, Mas 11.9 sn geride liderden. Dir de geçiyor Msc'yi.
41. Tur : Web Ric'i geçiyor. Gidişat 2008'e benzemeye başladı.
42. Tur : Hulk-Ham-But-Alo-Mas-Kob-Vet-Web-Ric-Rai-Dir-Msc-Pet-Pic-Ros-Dlr-Ver-Kar-Kov-Glo sıralaması oluştu şu an için.
43. Tur : Ham 1.9, But 4.2, Alo 8.9, Mas 13.6, Koba 16, Vet 16.4 sn geride liderden. Web RB8'nin arkasını kaybediyor ama toparlamasını biliyor. Hulk'un performansı düşmeye başlıyor, ortalama yarım saniye yavaş arkadakilerden bu turda.
44. Tur : Vet Koba'ya yapıştı. Hulk biraz toparladı durumu.
45. Tur : Klasman iyice oturmaya başladı. Pistin hiçbir noktasında şu an kayda değer bir aksiyon yok.
46. Tur : İlk 3 3.5 sn içerisinde. Alo liderden 9.2 sn geride. Vet baskıya devam ediyor. Pet'in spini ve iki sıra kaybediyor. Pic kritik bir pozisyon kazandı.
Petrov önemli bir işi başardı
47. Tur : Sıralama aynen devam ediyor, Vet ve Koba ikilisi Hulk ve Ham'a göre neredeyse 2 sn yavaş.
48. Tur : Hulk pist dışına çıkınca yerini Ham'a kaybediyor. Vet bu tur Ham'dan 2.2 sn yavaş. Koba'ya da 0.7 sn kaybediyor.
49. Tur : Ham-Hulk-But-Alo-Mas-Koba-Vet-Web-Ric-Rai-Dir-Msc-Pic sıralaması devam ediyor. Vet bu turda da 0.5 sn kaybediyor Koba'ya.
50. Tur : Hulk 2.4, But 4.6, Alo 10.5, Mas 16.4, Kob 22.5, Vet 24.4, Web 30.5 sn geride liderden. Hulk bu turdan itibaren farkı azaltmaya başlıyor 0.4 sn ortalamayla.
51. Tur : Ver Pet'e çok yakın durumda. Tur dereceleri hafiften düşmeye başladı. Pitler de başlamak üzere.
52. Tur : Ham-Hulk-But-Alo-Mas-Kob-Vet-Web-Rai-Dir-Msc. Ric Pitte. Hulk ve Ham pistteki en hızlı isimler. 1.21'in altındaki üç isimden Hulk 20.1, Ham 20.4, But 20.6 ile turladı.
53. Tur : Vet de pitte. RBR yönetimi acaba araçtaki hasarın etkisini acaba temiz lastikle mi azaltmaya çalışıyor. Vet pite girmeden önceki turda Koba'dan 3.8 sn gerideydi ve 1.3 sn fark yemişti sadece bir turda. Öndeki üç isim 1.21'lerle dönerken geri kalan herkes 1.24'le dönüyor.
54. Tur : Tur bindirmeler de yağmurla beraber başladı. 2008 finali yine akıllarda. Vet 10. sırada ve önündeki Ver'den 5 sn geride.
55. Tur : Rai, Koba, Msc pitte. Vet ise 2 turun ardından tekrardan pitte. Takımla telsizden irtibat kuramayan Vet için yağmur lastikleri düşünülüyor ama lastikler hazır değil. Zaten fazladan bir pit yapan Vet için büyük şok. Bu arada Hulk'la Ham çarpışıyor ve Ham yarış dışı kalırken Hulk devam ediyor. But liderliği ele geçirdi. İşler bir anda değişiverdi, şu anki durumda Alonso şampiyon oluyor.
Vettel lastik bekliyor
56. Tur : Mas ve Web de pitte. Klasman iyice karışmaya başladı.
57. Tur : Alo da pite geliyor, Ferrari önce Mas'ı pite alsa da riske girip Alo'yu içeri alabilirdi. İspanyol'un da dediği gibi kaybedecek bir şeyleri olmayan taraf Ferrari. Mas'da denedikten sonra pek bir anlamı kalmıyor çünkü yağmuru gören herkes bir tur sonra içeri geliyor zaten. Hulk'a da ceza verildi. But-Hulk-Mas-Alo-Dir-Web-Msc-Vet-Kob-Ver. Vet bu sefer Koba'ya karşı daha agresif ve onu geçti. But yine beklemede.
58. Tur : But ve Hulk içeride. But-Mas-Alo-Hulk-Web-Dir-Msc-Vet-Kob-Ver sıralaması oluştu. Msc Dir'i geçti. Vet'in aracından bir parça uçtu sanki ya da Alman bir parçanın üzerinden geçti.
59. Tur : Hulk cezasını çekiyor, takım elemanlarından biri el kol hareketi yapıyor. Web bir sıra yükseldi. Rai'nin tur derecesi gözükmüyor FIA'nın dökümanlarında.
60. Tur : But-Mas-Alo-Web-Hulk-Msc-Vet-Kob-Ver-Dir-Rai-Pic-Ric-Pet-Ros-Kov-Glo-Dlr-Kar sıralaması oluştu.
61. Tur : Alo ve Vet önündeki pilotlara yaklaşıyor.
62. Tur : Alo Mas'ı geçiyor. Vet'e bu pozisyonun yeterli olduğu söyleniyor. Eğer Alo lider olursa Vet'in en az 5. olması gerekecek. Akla temiz lastik bahanesiyle Web'i içeri almak da gelmiyor değil. Eğer But'a bir şey olursa tek yapılacak şey Web'in yavaşlatılıp Hulk'a zaman kaybettirmek, Vet'in onlara yetişmesini sağlamak. Web bunu kabul eder mi, direnebilir mi, Vet yetişebilir mi onlara ? Yetişmesi çok zor olur çünkü 25 sn. civarında fark var. 2008'de Vet ortalığı birbirine katmıştı, bugün de Hulk.
63. Tur : Hulk da Web'e baya yaklaştı. But rahat olmasına rağmen pistteki en hızlı isim.
64. Tur : Vet Msc'ye çok yakın. Son Turda 1.8 sn daha hızlı çifte şampiyon. Msc'nin direnmesi çok zor, o da pek fazla zorluk çıkarmadı Vet'e.
65. Tur : But-Alo-Mas-Web-Hulk-Vet-Msc-Kob-Ver-Dir-Rai-Pic-Vet-Ric-Ros-Glo-Kov-Dlr-Kar
66. Tur : Pet Pic'in 1 sn arkasında. Pic şu an 12. Şu an için pist çok ıslak değil, Ric yoğun yağmur yerine slick'lere geçse daha çok işe yarayabilirdi. Alo But'dan 20 sn geride. 4. viraja gelmeden Pet Pic'i geçiyor.
67. Tur : But-Alo-Mas-Web-Hulk-Vet-Msc-Kob-Ver-Dir-Rai-Pet-Pic sıralamasıyla çizgiyi geçerken Dir Ver'i avlamayı başarıyor. 1.27 ile dönen Vet ve Alo var sadece.
68. Tur : Şu ana kadar Gro dışında yağmurda göze batan bir hata olmadı. Koba son 4 turuna giren Msc'nin hemen arkasında.
69. Tur : Web Mas'ın 1.7, Hulk Web'in 1.8 sn arkasında. Koba spin atmış durumda. Koba sanki fren noktasını ayarlayamamış, MSC ile birbirlerine dokunuyorlar. Koba toparlasa da 10.'luğa düşüyor.
70. Tur : Lider sondan önceki turuna giriyor. But biraz temkinli bu turlar. Son tura girmek üzereyken Dir'in kazasını görüyoruz. Son sektördeki uzun düzlüğün sonunda görüyoruz Britanya'lıyı. Ve güvenlik aracı içeride. Çok tehlikeli bir nokta çünkü. Sürekli başka yılları düşünen aklımıza bu sefer de 2003 geliyor.
71. Tur : But-Alo-Mas-Web-Hulk-Vet-Msc-Ver-Kob-Rai-Pet-Pic sıralaması oluştu. Caterham 11. olmak üzere hem en iyi finishleri hem de takımlarda 10.'luk demek bu. SC içeri giriyor - adet yerini bulsun- konvoy mıyıl mıyıl finişe geliyor. Vettel 6. olarak şampiyonluğa ulaşıyor. Ferrari takımlarda 2.'liğini koruyor. Horner'la Vettel konuşurken, 2012 sezonu efsanevi bir şekilde sona eriyor. Button 3. McLaren 7. galibiyetini alıyor. Massa ise bu yıl ikinci podyumuna ulaşıyor, eğer 2. Massa dönemi başlayacaksa bu yarış onun başlangıcı olabilir. Vettel aracını parka getirirken basın adeta üzerine çuvallanıyor şampiyonun. Kahraman bir Fia -Fom da olabilir- görevlisi ise tek başına muhabir ordusuna göğüs geriyor. Schumi emekli olurken, Hamilton da McLaren'e veda ediyor. Bu yarış da böyle arkasında birçok hikaye bırakarak bitiyor..
Kahraman görevli
Not : Yazıyı okurken imkanınız varsa bir yandan yarış açıkta dursun. Gerçi yarışı tekrardan izliyorsanız bu yazıyı okumaya ne gerek var, orası da ayrı bir mevzu..
Interlagos, Sao Paulo, Brezilya. Artık her şeyin düğümleneceği yer. Hele Hamilton'ın Vettel'i geçişinden sonra. Puan farkı sadece 13. Eski sistemle 4 puan sadece. Interlagos özellikle 2007, 2008 yıllarındaki efsanevi yarışlardan sonra korkulu rüya haline geldi. Austin GP'nin bitmesinden bu yana Interlagos Vettel ve Red Bull için korku tüneli olmaya başlamıştır bile. Futbolda bazı deplasmanlar vardır ne kadar güçlü olursan ol zordur, Interlagos da öyle avantajlı pilot için. Hani ilk maçı 2-1 kendi evinde kazanırsın, ikinci maç da 1-0'lık bir yenilgi elenmene yol açar, aynen öyle..Şu yarış başka herhangi bir pistte olsa RBR için bu kadar şüpheli olmayabilirdi. Interlagos şimdi RBR taraftarlarının gözünde dik tribünlü Arjantin stadları gibi görünüyodur. Ayrıca Brezilya'daki ateşli taraftar kitlesi de o tribünlerdeki çılgın futbol seyircisini karşılıyor sanki.
Unutulmaz 2008 yarışından
Olayı dramatize ettik de gerçekte olan ne ? 2007, 2008 ve 2010'un son yarışlarında geride olan pilotun aracı ya öndekine eşitti ya da bu pistlerde -Interlagos ve Abu Dhabi- daha iyi bir pakete sahipti. Hatta 2006'da da. Ferrari'nin RBR'den yavaş olduğu aşikar, hatta McLaren'den de. Amerika'da yine cumartesi günü olan fark belli sınırlara geldiğinde Ferrari yarış hızında da ayak uyduramadı öndekilere. Interlagos da uzun virajlara sahip ama çok hızlı virajlar değiller. En azından Austin kadar cuk oturmayacaktır RBR'ye. Yine de start dışında Alonso RBR'nin dayanıklılığına bel bağlayabilir. Bu sezon RBR'nin ve Renault'un aşil tendonu alternatör sorunu yüzünden yarış dışı kalan Webber'in ardından Horner nasıl uyku uyuyacak, muhtemelen Webber yarış dışı kaldığında genç teknik adam umarım alternatör değildir diye dualar etmiştir.
Evet Hamilton Vettel'i geçişiyle şampiyonluğu son yarışı taşıdı. Fakat kendisinin ve McLaren'in bu hızıyla son yarışı kazanması içten bile değil. Şu an konuşmak için erken ama Interlagos'un da Hamilton ve Vettel arasında geçmesi şaşırtmayacaktır kimseyi. Alonso yarışı kazanamazsa işi çok zor, 2. olduğunda bile Vettel'in 7'den aşağı bitirmesi gerekiyor şampiyonluğu için. N.Ş.A.'da pek mümkün görünmüyor. 2006 ve 2007'de takım arkadaşları şampiyonluk için uğraşırken Felipe Massa da onlara yardım etmişti. 2008'de ise kendi şampiyonluğu için Interlagos'u kazandı. Massa sadece Austin'de değil, son yarışlarda özellikle sıralamalarda Alonso'yu çok zorluyordu ama Alonso yine ustalığını konuşturup Q3'de geçmeyi başarıyordu Brezilyalı'yı. Massa bu formda kendi evinde ve kafası rahatken cumartesi günü işleri karıştırabilir. Açıkçası birçok seçenek var gridi dizmek için, RBR, McLaren, Ferrari ve Lotus'lar, Hulkenberg ve Maldonado'lu bir ilk 10'da her şey olabilir. Ne kadar hesap kitapla uğraşılsa uğraşılsın Alonso'nun kazanması için anormal bir şeyler olması gerekiyor. Ferrari'ye yardım edecek iki şey Hamilton'ın performansı ve Ferrari'nin yarış hızı. Amerika'da Alonso liderden 1.6, Massa ise 1.3 sn geride kaldı. Bu çok ciddi bir fark ve bir haftada kapanır mı bilinmez.
Eskilerin Interlagos'u..
Hep Alonso şampiyonluğu nasıl kazanır, Vettel nasıl kaybeder veya son yarış nasıl daha heyecanlı olur konusunda yazıldı ve yazdık. Bu kadar şeyin yanında yarış sıradan bir şekilde bitmesi de hiç zor değil. Vettel önde Alonso onun arkadasında yarışı bitirebilirler son zamanlarda olduğu gibi. 2010'da da gerilim ve heyecan had safhadaydı ama aman aman bir yarış olmadı burada. Hatta hiç aman aman bir yarış olmadı. Şu an F1 seyircileri için büyük eğlence -aynı zamanda gerilim- kaynağı ihtimalleri düşünmek. Öyle yapmaya devam edelim, cumartesi Ham-Vet-Web-But-Alo-Mas-Rai ilk turun sonunda da Ham-Vet-Web-Alo-But sıralamasını olduğunu düşünelim. Şu an Ferrari için tek avantaj Ferrari'nin düzlük hızı. Ferrari yarış hızında diğerlerine ayak uydurduğunu düşünürsek Alonso Vettel'i düzlükte avlayabilir. İkili karşı karşıya geldiğinde Alonso'nun agresif olacağı kesin. Peki Vettel ? Hemen akıllara 94'deki Schumi-Hill mücadelesi akla geliyor, yine öyle bir şey olursa ortalık toz duman olabilir. Yine ortalıkta dolanan Vettel baskıyı kaldıramıyor vs. türünden laflar da Messi bir dünya şampiyonluğu kazansın da görelim gibi oldukça bayatladı öte yandan. Vettel bu yarışta oldukça iyi direndi, geçildiğinde de çok iyi savunma yaptı ama DRS+Hamilton faktörü birleşince ona karşı durmak çok zor oldu. Geçildikten sonra da bırakmadı Vettel. Geçildikten sonra telsizden şikayeti klasik olgunlaşamama yorumlarına neden oldu. Özellikle Vettel'in ve Hamilton'ın bu tarz telsiz konuşmalarına alışığız sanırım. Hamilton lastiğin önem kazandığı 2010'da sert lastiklere geçtikten sonra sürekli şikayet eder, lastiklerim bitti, yeniden pite girmek istiyorum derdi. Karşılığında da hep aynı soğukkanlılıkla Ok Lewis'le başlayan bu lastikleri yarışın sonuna kadar korumalıyız cevabını alırdıı, bir ritüel olmuştu onlar için. Vettel'in şikayeti de buna benziyor, yarış şartlarında gayet normalbir telsiz konuşmasıydı.
İçinde bulunduğumuz durum..
Massa'nın fedakarlık ötesi bir şey yaptığı ortamda Webber'in matematiksel olarak bitmiş şansıyla hala takım emri yapılıp yapılmayacağı tartışılıyor olması da şovdan başka bir şey değil sanki. 2012 Webber'in Vettel'e yenildiği en adil sene oldu belki, bu şartlarda daha anlamlı olacaktır yardım etmesi. Yine de grid yakın olursa Webber'in düşük performansı kimseyi şaşırtmayacaktır ya da her zamanki gibi 3. olacaktır. Gerçi Webber sorunlar yaşamasa Hindistan ve Amerika'da Alonso'ya geçit vermeyebilirdi, bu da Vettel'e +6 puan demekti. Şampiyonlukta başka bir kilit etken de Button olacaktır. İngiliz sorun yaşamasa yarışı daha iyi bir yerde bitirebilirdi ve gösterdi ki imkanı olduğunda fazlasıyla agresif. Alonso yarışta liderliği alsa bile iki McLaren'in de Vettel'i geçmesi gerekiyor ya da Massa'nın. Alonso her ne kadar pazarları mükemmel olsa da cumartesi gün hem stresten hem araçtan kaynaklanan sorunlar yaşıyor gibi son zamanlarda. Yine iyi iş çıkarıyor ama mesela Hamilton'un yaptığı gibi aracın suyunu çıkaramadı son yarışta. O da insan tabii fakat bu yarış insan ötesi olması gerekecek. Eğer aracı hızlıysa kendini Massa, Button, Raikkonen ve Grosjean grubunun önüne atmalı. Startta Webber'i geçip, pistte Vettel'i ve Hamilton'ı geçmeli. Bütün bunları yaparken Ferrari'nin Massa ile koordinesi çok önemli olacaktır. Şu durumda Massa'nın 5. olarak hemen İspanyol'un arkasında olmalı ve o da startta Webber'i avlamalı. Bütün bunların yanında eğer Williams'ın aracı hızlı olursa gridde kendine çok iyi yer bulabilecek bir Maldonado var. Diğer yandan olağan şüphelilerden Grosjean da performansını yükseltti, tek turda sürpriz yapma ihtimali her zaman var. Raikkonen'den hiç bahsetmiyorum bile, Lotus'un hızı olursa onu durdurmak epey zor olacaktır.
Efsane ikinci vedasını da Brezilya'da yapacak
İhtimaller ihtimaller dedik de yarış stratejileri olarak pit sayısı ne kadar çok olursa o kadar Ferrari'nin işine gelecek. Çünkü kaybedecek bir şeyleri olmayanlar onlar. Pit sayısı arttıkça aksiyon ve hata yapma olasılığı artacaktır doğal olarak. Bu tür yarışlarda her zaman SC ihtimali de göz ardı edilemez. Dayanıklılık dışında bütün denklemleri değiştirecek bir şey var, o da yağmur. Yağmurla ilgili karışık haberler geliyor bu arada. Önce ihtimal yok dendi, sonra dün gece bir F1 gazetecisi %80 ihtimal var diye tweet attı (fia ve şurası da yağmurlu diyor). Olası bir yağmur normal bir yağmurdan da fazlası olacaktır. Çünkü yağmurda lastikleri çalıştırabilen Ferrari, Red Bull ve Schumacher var. McLaren ve Lotus yağmurda ne yapabilir büyük soru işareti. İhtimal Almanya ve İngiltere'de yaşadıkları sorun yaşayamayacakları ama diğerlerine yaklaşabilirler mıibilinmez. Yağmur sanıldığı kadar Ferrari'ye avantaj getirmeyebilir özellikle McLaren lastikleri çalıştırabilirse. Çünkü ilginçtir McLaren İngiltere ve Almanya'da birinde yoğun yağmur, diğerinde geçiş lastikleriyle en hızlıyken öbür setlere geçildiğinde lastikleri hiç ama hiç çalıştıramadılar. Elde böyle önemli veriler var Woking'de. Lastiklerin artık çözüldüğünü düşünürsek yağmur lastiklerini halletmiş olabilirler diye de tahminde bulunulabilir. Şampiyonluğu belki de son yarışa taşıyan Hamilton içinse Interlagos kazanılacaklar listesinin başında. Fazlasıyla anlam yüklü bir yer onun için. Uzun zamandır bir yağmur galibiyeti de yok, pistteki en agresif pilot olacağı kesin bu yarışta.
Hamilton uslu olmayacaktır..
Heyecanlı ve sürprizli başlayan sezonlar kaderin bir cilvesi mi nedir son yarışları da heyecan ve sürprizli oluyor. Gridde gerilim had safhada olacak, Schumacher'in son yarışı, Hamilton'ın McLaren'e vedası da bol bol konuşulacaktır. Schumacher için son yarışında 'puan almak' hoş olur -evet Mercedes bu derece geriledi!- ama umarım Mercedes ona tur yiyecek kadar kötü bir araç vermez, bu araçla seneye ne yapacaklar anlamış değiliz. Son olarak dayanıklılığıyla ünlü Ferrari'nin son yarış öncesi agresif bir hamle yapıp yapmayacağı. Çünkü Vettel kalsa bile şu yarış hızıyla Alonso'nun ilk üçe girmesi de kolay değil. Ham-Web-But sıralaması oluşabilir ön tarafta ve onlara yetişemeyebilir İspanyol. Sauber'in 12 puanlık farkı, McLaren ve Ferrari arasındaki 14 puanlık farkı, Caterham'ın yağmur duaları, Mercedes'in 5 yarışlık puan açlığı son yarışlarda diğer popüler olmayan meraklar olacak.Dileğim internetten harıl harıl yarışı indirebileceğimiz linkler bulmaya çalışacağımız bir yarış olsun...