27 Şubat 2014 Perşembe

2014'ün Son Kış Testleri - 2. Bahreyn Vakası


1. Gün 

Daha 2. Testleri hazmedemeden 5 gün sonra son testlere başladık. Perşembeden pazara 4 günlük testlerin ardından sadece 12 gün sonra Melbourne’de antrenmanlarda olacağız.

Ahım şahım şeyler olmasa da testlerin ilk günü hareketli geçti. Üç takım 100 turu devirdi, RBR’nin sorunları yine devam etti, Mercedes motorlular yine en fazla turu atarken Renault da en az tur atan motor oldu.






Günü Perez 1 sn’ye yakın farkla 1.35.290’la lider kapattı. Geçen haftaki 33 ve 34’lü turların ardından yavaş gözükse de fena bir tur değil. Bu sefer Rosberg 4, ve Magnussen 6. oldular. Sanırım yarın daha ciddi turlar gelecek.

Günün dedikodularından Ferrari motorunun Mercedes motoruna göre 75 hp (beygir) daha güçsüz olduğu şeklindeydi. BBC Ferrari’nin içinden naklediyor. Yarın motorların gelişimi durduluyor. Motorların performansa etkisini görmek de çok ilginç olacak, eğer gerçekten böyle bir fark varsa diğer iki motoru kullanan takımlar bununla nasıl baş edecek büyük bir soru işareti. Bugün Renault için yine çok iyi bir gün değildi.

Pist kenarından gelen yorumlara göre vites değiştirirken ilk ve ikinci virajda Ferrari’den garip sesler geldiği, Mercedes’in ise daha normal olduğu, ayrıca McLaren ve özellikle Mercedes’in kabaca en hızlı araç olduğu yönünde yorumlar vardı.







Rosberg bugün 89 tur atmasına rağmen mutsuz görünüyordu, programda sınırda olduklarını da ekledi. Aslında Mercedes’in ufak tefek dayanıklılık problemleri yaşaması iyiye işaret. Ayrıca Rosberg biraz şükretmeyi öğrenmeli, Renault motorlu takımlara bakması yeterli.

Günün sonlarına doğru uzun bir süre Magnussen ve Bottas aynı tur sayısında dönüyordu. Magnussen 109’a kadar devam ederken, Bottas durmadı 128’e çıktı.

Sauber bugün biraz daha iyi gözüktü. Sutil bugün hem daha çalışkandı hem de daha göz önündeydi, şimdi sıra geri kalan günlerde atılacak ciddi turlarda.

RBR 39, Lotus 31 tur attı. Lotus tam 120 parça denediklerini söylemişti güne başlarken. Takımdan düzenli aralıkla olumlu açıklamalar geliyor, beklenildiği kadar kötü olmayabilirler. Karşılaştırmak hiç sağlıklı değil ama Ricciardo da pistte olduğu vakitler fena turlar atmıyordu.









Ferrari yine telemetre yüzünden fazla tur atamadı. Açıkçası son testlerde en çok onların hızlı tur zamanını merak ediyoruz. İtalyan takım için genel hissiyat yine dayanıklı ve yine rakiplerinden daha yavaş bir araç, özellikle tek turda.

Günün son dikkat çeken olayı ise Chilton’un Toro Rosso, Lotus ve Caterham’ın önünde bitirmesi ve lider Perez’den 3.3 sn geride olmasıydı. Eğer Renault kullanan takımlar gerçekten denildiği kadar kötü ve kırılganlığın fazla olduğu bir yarışta Marussia puan veya puanlar alabilir.



2. Gün

2014’ün 10. test günü geride kaldı. Perez bugünü de lider kapattı. Arkasından az farkla Alonso ve Ricciardo geldi. Perez günü 1.35.570’lik turu hala Rosberg’in geçen hafta attığı turdan 2.3 sn yavaş. Bundan mütevellit dereceler birbirine yakındı.

Ricciardo son test gününde Red Bull’un en iyi günü yaşadığını belirtti, zaten attığı tur sayısı ve derecesi de bunu gösteriyor. Şu an şampiyon takımın motor dezavantajı bulunsa da kimse aero olarak nerede olduğunu bilmiyor.

Günün negatif açıklamaları Button ve Alonso’dan geldi. Button ilk testen bu yana hala aynı aracı kullandıklarını belirtti. Biraz da muallak konuştu. Sanırım takıma bir gönderme vardı, Alonso da Button kadar olmasa da takıma gönderme yapmayı ihmal etmedi.

Marussia bugün de fena gözükmedi. Günü altıncı tamamladılar, testlerin yanıltıcılığı çok bariz olsa da takımın ilerleme kaydetmiş olma olasılığı yüzde yüz.







Renault motorlu takımlar bugün de 50-60 civarı tur attılar. En fazla 66 turla Red Bull’du. Maldonado bugün de az çalışarak sadece 31 tur tamamlayabildi.

Force India’nın dereceleri tesadüf değil sanki artıkın. Şu ana kadar üç günü lider tamamladılar. Son iki gün daha ciddi dereceler gördüğümüzde bakalım pozisyonları ne olacak. Mercedes ve McLaren’in ardından en hızlı 3. takım olabilecekleri de söyleniyor.

Günün önemli gelişmesi ise motorların durdurulması oldu. Renault’un yaptığı itiraz sonuç vermedi. Red Bull’a göre takım Mercedes’e oranla 165 beygir geride. Renault kullanan takımların düzlükte diğerleri kadar hız kazanamadığını görüyoruz. Herhalde takımların sıralaması anlamında olmasa da büyük belirsizliklerin olduğu bir sezona doğru gidiyoruz.

Cumartesi hızlı olmak yetmeyecek, pazar günü hem dayanıklılık hem de yakıt tüketimi açısından çok zorlu olacak, şu an hız konusunda belli başlı düşünceler olsa da tabloya bu faktörler girince ne olacağını kestirmek neredeyse imkansız.

2. günden bu kadar, yarın görüşmek üzere.




3. Gün

Testlerde artık sona yaklaşıyoruz, Bahreyn’de son iki günden ilkini geride bıraktık ve değişen pek bir şey yok. Mercedes güçlü, Renault sorunlu ve Ferrari orta kıvamda gidiyor.

Bugün günün sonlarına doğru, yani –muhtemelen- tutunmanın en fazla olduğu zaman diliminde Massa ve Rosberg kapışmasından 1.33’lü turlar görebildik. İki turun da süper yumuşaklarla atıldığını biliyoruz. Williams’ınki sıralama formatındaydı, Mercedes de ona benzer fakat Rosberg net konuşmadı. En azından şunu söyleyebiliriz 2014’de en sıralamaya benzer turlar bunlardı.

Peki ya Ferrari ve McLaren ? Ferrari bir türlü gerçekten hızlı bir tur atmayı denemedi, birçok yorum var İtalyanlarla ilgili. Yine de genel görüş takımın tek tur problemlerinin devam ettiği ve dayanıklılığa her zamanki gibi önem verdiği yönünde. McLaren’de Magnussen de bugün Button gibi hızlı değiliz ama daha fazlası var dedi. İki günkü söylemlerden yola çıkarsak ve genel görüşe sığınırsak McLaren elini daha fazla açtığında en azından Mercedes’in arkasına yerleşebilir.



Günü iki Alman pilot derecesiz kapattı ; Sutil ve Vettel. Sauber de beklenenin aksine şu ana kadar iyi bir test dönemi geçiremedi. Değişen kuralların ilk yarayacağı orta sıra takımı beklentisi vardı fakat Mercedes’li Force India ve Williams’ın gerisinde gibiler.

Lotus ve Red Bull için sorunlar devam etti. Grosjean da çok umutlu konuşmadı zaten ilk iki yarış için. Renault kullanan bu iki güçlü takımın zayıf olduğu biliniyor ama ne kadar zayıf, artık onu ilk yarışta göreceğiz.


Yarın ciddi dereceler görür müyüz, emin değilim. Eğer birileri bir şeyler saklıyorsa son gün gösterir mi, mantıklı gelmiyor. Diğer yandan da o bir şeyleri test etmek için de son gün. Büyük konuşmayalım, yarın akşam görüşelim. Son gün ve genel değerlendirme yazımız daha uzun olabilir. Formula 1’le kalın.. 

4. Gün ve Genel Değerlendirme 


Bir test döneminin de sonuna geldik. Eksik gedik bilgilerle neredeyse 10 gün kalmış Avustralya Gp’sini bekliyoruz. Testlerin de en güzel yanı belki de bu. Hem bir şeyler anlatıyor hem de anlatmıyor. Geçmişte testler yüzünden ne kadar yanıldığımızı söylemeye gerek yok sanırım.






Genel değerlendirmeye girmeden önce son gün neler yaşandı kışça anlatalım. Bottas ve Hamilton düellosundan Hamilton galip çıktı. Son testler boyunca Massa, Hamilton ve Rosberg’in en hızlı turları arasında sadece 0.025 sn var.

Ferrari bu sefer elini gösterdi ve 1.34.2 yaparak en hızlı turların 1 sn arkasında kaldı, zaten hem İspanyol hem de İtalyan yavaş kaldıklarını kabul etti, Alonso yine cumartesi kaybettiğini pazar günü aramak aramak zorunda kalacak gibi.

McLaren sorunlu bir gün geçirerek sadece 20 tur atarken Vettel 77 tur atmayı başardı. Bunların dışında son gün sakin geçti.

Son testlerle ilgili ilginç nokta Mercedes’in geçen sene haftaki derecelerini geç(e)memesiydi. Hamilton da daha fazlası gelebilirdi minvalinde konuştu. Diğer açıdan düşünürsek belki de ellerindeki oydu, potansiyellerinin sonuna kadar gösterdiler. Hamilton’ın dün pürüzsüz tur atamadığını biliyoruz, Rosberg’in ise geçen hafta tam bir sıralama formatında tur attığını da. Yine de eğer Williams’la ikisinin tam anlamıyla zorladığını düşünsek bile muhtemelen Mercedes’in bi 0.2 sn’si daha vardır.

Ferrari’den bahsettik biraz, takım yine tek turda sıkıntı yaşıyor sanki. Motor konusunda da şimdilik görünen çok iyi iş çıkaramadıkları. Onlardan beklenene kıyasla. 12 gün geçse de Ferrari motoru halen bilinmez olarak duruyor. İlk testlerden sonra çıkan Ferrari’nin motorda avantajlı noktalar bulduğunu bir daha göremedik, üstelik 75 beygir dezavantaj gibi şeyler duyduk. Ferrari sürekli aerodan şikayet ediyordu ama..



McLaren için son testler pek güzel geçmedi. Hızlı tur da denemediler. Button hala lansman aracını kullandığını belirtti, iki pilot da daha fazlasını geleceğini söyledi. Takım geçen hafta attığı turlarla bile zaman tablosunda 6. ve 7. olabiliyor. Güncellemeler yetişmemiş olabilir, bir ihtimal sakladıkları şeyler olabilir. Büyük ihtimalle şu an görünenden daha iyi durumda takım.

İki gündür Hamilton ve Button’dan RBR aracı için övgü dolu sözler duyuyoruz. Önceden de söylediğimiz gibi RBR’un aerodinamik olarak nerede olduğu bilinmiyor. Tekrar ortalıkta dönen beygir sayılarına dönersek, eğer gerçekse nasıl bir otomobil bu farkı kapatabilir ?

Testlerin parıldayan takımları Williams ve Force India ise podyum ve yarışlar kazanmak için çok iyi bir noktada. Gözler yine Williams’ta biraz tabii. Üstelik muhtemel dayanıklılık problemleri de kapıda birçok takım için. Normal bir kural değişikliğinden fazlası bu sezon. Sanırım herkesin dileği iki takımın da yarış kazanması, hatta şampiyonluk için yarışması. İlk yarışlar çok önemli olacak, bu noktada Massa ve sakin Bottas takıma avantaj getirebilir. 2012’de Barrichello olsaydı neler olurdu diye sormadan edemiyor insan. İki takımda 4 tane iyi pilot var, onların mücadelelerini izlemek de ayrı bir güzellik olacak.

Ufak detaylara gelirsek, ilginçtir geçen senelerdeki zirvedeki 5 takımdan 4’ünde önemli yönetim değişiklikleri var. Mercedes’de Brawn dönemi sona erip, Paddy Lowe dönemi başladı. Böylesine önemli bir yılda ilk defa takım patronu olacak, Lowe hep disiplinli McLaren sistemi içinde önemli bir parçaydı fakat takım yönetmek onun işi mi bu yıl göreceğiz. McLaren geçen sene teknik patronundan sonra bu sene takım patronunu da değiştirdi, aslında şu an bir takım patronu yok, birçok general var ama başları yok. En büyük baş ise Woking’den işleri yönetecek. Dikkat ettik, testlerin başında bu yana takımın yönetim kadrosundan performansa dair açıklama bile gelmedi, sadece pilotlar konuşuyor. Acaba içeride neler oluyor ?..

Üst tarafta önemli değişiklik yapmak zorunda kalan diğer takım da Lotus. Hem asıl patron hem de teknik patron yok. Belki Avustralya’ya kadar yeni patronlarını açıklarlar. Ferrari de boş durmadı, Allison’ı almıştı takım. Pat Fry’la yenilenmeye giden takım Allison geldikten sonra yetki paylaşımına gitti. Maranello’da karışık bir durum var, belki birkaç sene Fry gidebilir, belki büyük kelleler de. Yönetimde değişiklik yapmayan tek takım Red Bull. Burada anlattıklarımız etkileri sınırlı ve etkilerini kolay kolay hissedemediğimiz ve belki de asla öğrenemeyeceğimiz noktalar. Toparlarsak böylesine işlerin zor olduğu bir sezonda bu faktör RBR için ufak bir avantaj.

Toro Rosso ve Sauber orta sıralardaki hayal kırıklıkları oldu. Toro Rosso abisine benzer sıkıntılar yaşarken, Sauber de şaşırttı. Pek güçlü turları yoktu. İki takım da şimdilik kaybeden gibi duruyor.

Son 4 senede küme düşmemek için oynayan Caterham ve Marussia’dan kırmızı olanı şimdilik önde gibi. Hatta Marussia sorun yaşayan Lotus ve Toro Rosso’nun da önünde olabilir. İlk yarışlarda puan kovalayabilirler.



2014’de hem motor hem aerodinamik konuşuyoruz. İlk defa bu kadar iki için de optimum noktayı bulacak takım en önde olacak. Zaten Mercedes’in önde olma şansı da burdan geliyor. Geçen sene aerodinamik olarak da iyi işler yapabileceklerini gösterdiler, motorda da şu an en iyi gibiler. McLaren’in aracı tasarlarken Mercedes kadar rahat olmadığını biliyoruz.

Klasik bir test yazısı gibi noktalayalım. Evet tur zamanlarının anlamı pek yok ve her an her şey olabilir. Üstelik böyle bir sezonda. Fazla sıralama yapma hevesine kapıldık sanki. Öyle anlar gelecek ki hızların da anlamı kalmayacak. Motorlar dondurulmuşken nasıl bir savaş olacağını kestiremiyoruz. Doğal olarak öğrenme hızı normalden fazla olacak, geçen hafta çıkan haberde 2014 araçlarında hasarın giderilmesi normale oranla 2 kat uzun sürüyor denmişti. Gördük ki takımlar sorunlarla çok fazla uğraştılar. Bu da özellikle FP3’de takımların ihtiyatlı davranmasına sebep olabilir, hatta FP1’de bile.

Noktayı koymadan son uyarı da Albert Park ile ilgili. Pist hem cadde pisti hem çok yüksek df istemiyor. Bu sene getirilen 100 kg yakıt sınırını test etmek için ideal yer de değil-miş. Malezya hem yüksek df hem de yüksek sıcaklıkla birçok açıdan daha iyi bir belirleyici olacaktır. O yüzden Avustralya’da devasa farklar görmediğimiz taktirde çok fazla kafaya takmamak bile gerekebilir. Bugüne kadar üç yazı yazdık, hepsi de boş çıkabilir önümüzdeki hafta sonu. Şimdi 10 günlük bir sancılı süreç başlıyor. Tam şimdi saat 00.00’ı gösteriyor, FP1 için 10 gün 4 saat kaldı. Sadece 244 saatçik. Pazar günü öğlen ya da pazartesi günü buralarda oluruz inşallah, yeni sezon hayırlı uğurlu olsun.








21 Şubat 2014 Cuma

2. 2014 Kış Testleri - Bahreyn

Bahreyn 3. Gün

Testlerde yavaş yavaş sanki bir antrenman turları izlercesine heyecan duymaya başladık. Artık son testler de sıralama havası yaşatır belki.

Büyük kural değişiklikleri sayesinde büyük değişimler beraberinde büyük bir hareketlenme getirdi. Normalden çok daha fazla bilgi akışı var, özellikle de motorlarla ilgili.

Motorlara gelmeden önce, genel kanının Mercedes’in önde olduğu şeklinde ama bu yorum da genellikle sezon öncesi tahminlerden nitelik olarak pek farklı değil.

Geçen sezon sonu da Mercedes’in 100 beygir üstünlüğü olduğu şeklinde haberler çıkmıştı. Motorlardan biri ön plana çıkabilir fakat 100 beygir fark oluşturmak da hayalden ötesi şu zamanda. Motorların çalıştığı devirler hakkında çok şey söyleniyor, muhtemelen bu testlerde de limitlerde gitmeyecekler.





Özellikle McLaren ve Mercedes’in, sonrasında diğer Mercedes motorlu takımların öne çıkması bu kadarı da tesadüf olmayabilir dedirtiyor. Ayrıca önceki yazıda bahsettiğimiz gibi Mercedes 4 takımla ve 4 ciddi takımla genelde sorun yaşamadan ilerlerken rakipleri Alman motoru kadar mesafe kat edemedi.

Ferrari’nin 3 kg daha hafif motor kapağı ile yarıştığı ve rakiplerinin İtalyan takımı protesto edebileceği haberi de çıktı. Ferrari’nin ilk testlerden bu yana motorda performans olarak olmasa da diğerlerine göre farklı ve avantajlı parçalar bulduğu söyleniyordu. 3 kg yine de büyük bir ölçü F1’de, akla Ferrari’nin pahalı parçalar mı kullandığı sorusunu getiriyor, takım onay aldığını da ekliyor bu arada.

Sanırım motor konusu şimdilik bu kadar, belirtmek isterim ki motor konusunda birçok Formula 1 izleyicisi kadar bilgili olmadığımızı ve özellikle bu konuda sık sık yanlışlar yapabililiriz. Newey’le beraber 2014 en çok bizim için zor olacak, sonuçta motur denen şey karışık bir icat.





























Tur derecelerine bakarsak Mercedes motorlu takımlar ön sıraları kaptı. McLaren yine hızını gösterdi, bu sefer Mercedes de boş durmadı. Hamilton dün Magnussen’in turunu 0.3 sn geliştirdi. Danimarkalı’nın turu süper yumuşaklarla gelmişti. Özellikle McLaren testlerde hiç olmadığı kadar hızlı, onları testlerde pek agresif görmezdik. Geçen seneden iyi olacakları kesin.

2013’de Mercedes de Barcelona’da yaptıkları hızlı turların ardından sinyali vermiş ve iyi bir araç olduğunu sezon içinde kanıtlamıştı.

McLaren, Marussia ve Sauber haricinde diğer takımlar açısından çalışkan bir gün olmadı. McLaren programının önündeyken, Lotus ve Red Bull geriden geliyor. Mor menekşeler bugün mekanik sorunlar yaşadı. Bu arada Renault motorunun da KERS’de sorun yaşadıklarını söylediler, belki Renault hakkında en ciddi ipucu olabilir. Bunlara rağmen Renault ve Red Bull da yavaştan gelişiyorlar.

Lotus’un günü de sorunlu geçti, yarın da geç başlayacaklarmış.

Sakhir’den bugünlük de bu kadar. Yarın görüşmek üzere.

Son Gün ve Genel Değerlendirme

1. N.Rosberg 1.32.330 (2013)
2. N. Rosberg 1.33.283 (2014)
3. Lewis Hamilton 1.34.263 (2014)
4. Kevin Magnussen 1.34.910 (2014)  - 1.33.914 (2013-Q2-S.Perez)
5. Jenson Button 1.34.954 (2014)  -  1.33.702 (2013-Q2)


Bir testleri daha geride bıraktık. Son senelerin aksine Barcelona yerine Bahreyn’de konuşlandı Formula 1 kabilesi. Çöl, kum, fırtına derken derecelerin sağlamlığından şüphe de edildi fakat ilk günden sonra gerçekçi ve heyecan verici dereceler gördük.

İlk günü Hulkenberg, ikinci günü Magnussen, üçüncü ve dördüncü günü Mercedes pilotları önde kapadılar. Genel olarak da ilk 3-4 Mercedes motorlu takımların hakimiyetinde geçti.






























McLaren ve Mercedes en hazır takım gibi göründüler. İki takım da hızlı tur attılar. İkisinin de diğerlerinden program olarak önde oldukları açık. Yine de bu önde olma daha hızlı oldukları anlamına gelmeyebilir.  Anlaşıldı ki Turbo V6 motorlar V8’lerden yavaş değil. Daha ikinci testlerden 2013’ün pol derecesine 0.9 sn kaldı. McLaren son üç gün de 1.34.9’lü dereceler yaparken, Mercedes Hamilton’la Cuma günü 34,2 ve cumartesi günü de Rosberg’le 33,2 yaptı. Rosberg’in derecesi testlerde atılan turlar içerisinde en sıralama formatındaki turdu büyük ihtimalle, tek tur ve düşük yakıt. 

İki takımdan Mercedes pek hız saklamaz ve McLaren de pek göstermez genellikle yani diğer takımlar endişelenmekte haklı.

Ferrari bu iki takımı rahatsız edebilecek konumdaki takım gibi gözüküyor. Daha hızlı tur atmadılar ve Alonso’nun Perşembe günü tamamladığı turu hiç fena değildi aslında. Son testlerde daha net olarak göreceğiz onların durumunu.

Geçen sene Rosberg Vettel’e 2. sektörde 0.15 ve 3. sektörde 0.1 sn atarak çeyrek sn farkla polü almıştı. Bilindiği üzere orta sektör Bahreyn’in en çok downforce isteyen sektörü, buradaki dereceler –ki elde edebilirsek- sezonun bütünü için daha net bilgi verebilir. Sakhir’in aman aman df isteyen bir pist olmadığını da biliyoruz.






3. Testler sadece 6 gün sonra. Bu kadar az zaman diliminde normalde pek yeni parça olmaz ama bu sefer durum farklı. Analiz edilecek veri çok fazla ve gelişim potansiyeli de oldukça yüksek. Tabii 6 gün 6 gündür, uzun bir zaman dilimi değil, birçok açıdan çok farklı bir sezon öncesi testleri izliyoruz.
Renault cephesine gelirsek, kendilerinin de itiraf ettiği gibi gerideler. Muhtemelen son testlerde en fazla gelişme kaydedecek motor da onlar olabilir. Ne kadar geride oldukları ve Avustralya’ya nasıl bir farkla gidecekleri artık önemli olan soru. Renault motoru kullanan takımlar motordan ayrıca kendileri de çok sık problem yaşıyorlar. Lotus paketlerinin iyi olduğunu sık sık vurgulamaya başladı, RBR’yi söylemeye gerek yok. Sezon ilerledikçe veya başlarında bile bizi şaşırtabilir. İki takımın da teknik kapasitesi yüksek ve kolayca kenara atmak hiç akıllıca olmayabilir.

Aynı şekilde Mercedes hakkında yapılan olumlu eleştirilere de ihtiyatlı yaklaşmak lazım. Kural değişikliklerinin fazla olduğu bir ortamda hem hızlı hem dayanıklı olmak kolay değil, akla soru işaretleri getiriyor.




























Diğer Mercedes motorlu takımlar Williams ve Force India da şu ana kadar testlerde öne çıkan ‘orta sıra’ takımları oldular. Mercedes motorunun Ferrari’ye göre böyle bir avantajı da var ; daha serbestler. Ferrari müşterileri Sauber ve Marussia biraz Ferrari ile fazla bağlantıları var ve diğer müşteri takımları kadar rahat değillerdir muhtemelen. Renault’daki durum da iki motorun ortası gibi. Mercedes 4 güçlü ve sadece kendisini düşünen takımla –bakış açısına ve duruma göre de değişir aslında- bu yönüyle de rakiplerine göre avantajlı bir motor.



2014’den beklenen büyük bir kaos ortamıydı fakat daha 2. Testlerin ardından birçoklarına göre Mercedes motorlu araçların ilk çizgiyi kapatacağı yüksek ihtimal gibi. Madem bu dereceleri önemsiyoruz, son testleri bekleyelim. Sadece McLaren ve Mercedes’ten hızlı turlar gördük, Ferrari dahil diğerleri elini göstermedi, muhakkak biraz olsun son testlerde göstereceklerdir. Haftaya görüşmek üzere...












28 Ocak 2014 Salı

2014'ün İlk Testleri - Jerez

2014'e gayrı resmi başladık bugün. 12 test gününden biri gitti bile. Sanırım son yılların, belki 10, belki 15 yılın en garip test gününü yaşadık. Çoğu takım doğru dürüst lansman bile yapmadı, birçoğu bugün sabah namazından sonra erkenden alelecele tanıtıldı. Marussia, Lotus piste çıkamadı, Lotus zaten ilk testte yok, Marussia'nın aracı da İngiltere'deki fabrikadan yola çıkmış.

Lansmanların en çok konuşulan konusu şüphesiz burunlardı, artık daha ne kadar kötü olabilir derken bugün Caterham'ın burununu gördük. Basamaklı burunlara şükretmezsen olacağı buydu işte..Burunlar konusunda söylenecek her şey söylendi sanırım, yiter diyoruz biz de.



Normalde testlerde derecelerin önemli olmadığını söylerler, bu sefer ise hiç ama hiç önemi olmayacak gibi. Hele de Jerez'de. Şu an her şey çok muallak durumda, dolayısıyla söylenecek pek bir söz yok.

Yeni araçların teknik değerlendirmeleri sağda solda dolaşıyor ama hüküm vermek kolay değil. Uzun zaman sonra ilk defa Pirelli konuşmadık, hatta 2014'de hiç Pirelli konuşmadık ama merak etmeyin yakındır. Bu arada onlar da tutucu davranacağız dedi ama sonra ses seda çıkmadı, acaba nasıl lastik yaptılar. Sezon boyunca 'aha acaba kimin motoru patlayacak' diye beklenmez, aksiyon her zaman lazım, onlar işin tuzu biberi.



Bugünlük pek malzeme çıkmadı, yine de ne oldu diye bakalım. En çok turu Ferrari attı, kaza yaparak günü noktalayan Hamilton ise lider bitirdi. Raikkonen'in tur sayısı 31, Hamilton'ın 18. Sırasıyla 3. Bottas 7, Perez 11, Vergne 15, Gutierrez 7, Vettel 3, Ericsson 1 tur atabildi. Button piste çıkamadı. Red Bull ve McLaren elektrik problemleriyle uğraşmışlar, Hamilton da ön kanattan kaynaklanan bir sebeple kaza yapmış. Yarın daha çok bilgi ve yorumla burada olacağız yüksek ihtimalle, esen kalın.

2. Gün 

Dünkü şaka gibi günün ardından gerçekten ilk test günün yaşadık. Pist üstünde tam olarak olmasa da haberler açısından hareketli bir gündü.

Boullier haberinden önce başka önemli bir transfer haberini söylemek istiyorum, eski F1 tasarımcısı Gary Anderson BBC'den autosport'a geçti. Anderson son yıllarda özellikle sezon başları başarılı tahminleriyle başa başarılı bulunuyordu ki, şu an Autosport'ta baya etkin testler için. BBC de Anderson'un boşluğunu Audi ve Motorsporları'ndan emekli olan Allan McNish'le anlaştı. Hep mühendis transferi duyacak değilsiniz ya..

Güne başlamadan Eric Boullier'nin McLaren'e yarış direktörü olarak atandığını söyleyelim, tahmin edildiği gibi takım patronu olamadı. Şu an bu direktörlerle, Ron Dennis arasında ceo denilen, yani bildiğimiz takım patronu olacak koltuk boş. Buraya en uygun isim de Ross Brawn gibi. Şu an halihazırda Jonathan Neale teknik patron, ayrıca Neil Oatley, Sam Michael, Eric Bouiller gibi isimlerden oluşan kadronun başına Brawn dışında biri sorun olabilir. Whitmarsh hakkında hala haber yok ama yüzde 99 görevinin başında olmayacak gibi.



Neyse, güne McLaren'in arka kanadındaki, daha doğrusu arka süspansiyonundaki tasarım damgasını vurdu. Eğer sistem düzgün çalışırsa hem yavaş hem de hızlı virajlarda avantaj sağlayabilir, tabii yasalsa. 2014'ün ilk ciddi tartışması bu olabilir.

Diğer konular ise motorlar oldu. Renault kullanan takımlardaki sıkıntı ve Mercedes'in en fazla tur atan motor olması. Aslında Rosberg'in attığı 97 tur göründüğü kadar iyi olmayabilir. Belki olumsuz bir bakış açısı ama bu kadar gürültüden sonra daha testlerin 2. gününde motorun sorunsuz çalışması, motorda performansa o kadar da önem verilmediğini, yani tutucu davranıldığı yorumu çıkartılabilir. Belki bu konuyu daha sonra ele alırız ama zaten motor sayısı ve yakıt tüketimi düşmüşken, yeni enerji dönüşüm sistemleri varken performansta fark oluşturmak çok zor.



Renault Red Bull ve Toro Rosso'daki problemlerin kendilerinden kaynaklandığını, Caterham'da ise daha genel problemin olduğunu söyledi. Evet zaman kaybettiler ama uzun vadede o kadar önemli bir problem olmayabilir, olayların sıcaklığıyla Mercedes iyi, Renault kötü demek pek dayanıklı değil.

Rosberg'in 97 turu dışında diğer pilotların tur sayıları birbirine yakındı, Button hem sabah hem de öğle seansını lider bitirdi. Raikkonen de dünkü liderliğin ardından bugün de ikinci bitirerek muhtemelen Vettel'le beraber Jerez ayrıldı.

Takımlardan pozitif açıklamalar gelmeye devam ediyor, bunların dışında Marussia'nın yeni aracı da Jerez'e varmış durumda.

İkinci günden de bu kadar, yarın görüşmek üzere..

3. Gün

Jerez'de perşembe günü de hareketliydi. Ricciardo'yu RBR'de, Magnussen'i McLaren'de, Frijns'ı Caterham'da görmek heyecan vericiydi, her ne kadar Ricciardo ve Frijns tur atamasa da...

Güne başlamadan Ross Brawn'ın balık tutmaktan mutlu olduğu haberleri geldi, Brawn politik konuşsa da en azından şu birkaç aylık süre içinde tatil yapacağını çıkartabiliriz.

Sabah yine Mercedes motorlu araçların ve Ferrari'yi izledik. Renault motorlu araçların problemleri devam etti ama sorunların detaylarını daha iyi öğrendik. Caterham ve Red Bull'un kendine has problemleri varmış. Toro Rosso da hiç yoktan 30 tur atmayı başarabildi. Dün Button'ın Mercedes kullanan motorlar işbirliği yapmalı açıklaması Renault için yol gösterici olabilir.

Lotus zaten Jerez'de yok, Red Bull'da tur atamadı, yine Caterham da. Bahreyn'de bu dört takım Renault için işbirliğine gidebilir, Toro Rosso zaten kardeş takım, Caterham'ın da Red Bull'la ilişkisi var, yani ortaklık zor olmayacaktır bu 4 takım arasında, bu şekilde daha hızlı çözebilirler sorunlarını. Her ne kadar bilgi paylaşımının derecesini bilmesek de böyle bir çözümün o kadar zor olmadığını söyleyebiliriz.



Piste dönersek, Sabah seansında yine Button liderdi. Öğleden sonra koltuğu devralan Magnussen seri turların ardından, diğer stintinde hızlı turlar atmayı başararak günü lider bitirdi. Bugün de 1.23'lere indi üç pilot ve takım. McLaren liderlik yanında toplam 92 tur atarak en fazla çalışan takım da oldu.

Mercedes de günün çalışkan takımlarındandı. Hamilton 62 tur attı, öğleden sonra Button 1.25'lik turunu 23.9'a kadar çekti. Bu arada turlarla ilgili lastik bilgisine şu ana kadar hiç rastlamadık. Mercedes motorlu Massa 47 tur, Hulkenberg 17 tur attı.

Ferrari her zamanki gibi testlerde en fazla tur atan iki takımdan biri. Alonso 58 tur attı, derecesi yavaş gibi görünse de öğlen hızlı tur gelmedi İspanyol'dan.

Marussia'da bugün siftah yaptı, Chilton'la en azından piste çıkabildiler. Diğer Ferrari motorlu Sauber ise Sutil'in kazasıyla günü bir saat erken bitirdi, kazaya ilişkin pek detay yok şimdilik.



Bu arada Newey ve Horner'ın İngiltere'ye döndüğü, her ihtimale karşı Ricciardo'nun Jerez'de bekletildiği yönünde haberler var, belki Red Bull için testler bitmiş olabilir, Renault için yarın altın değerinde olacak, tek umut Toro Rosso gibi artık.

Günün son detayı da McLaren'in arka süspansiyonu ve Lotus'un çatallı burnunun yasal olduğu, Mercedes ve Ferrari'nin daha sade olarak gözüken burunların da güvenlik açısından sıkıntı oluşturabileceği söylendi, belki yarın daha detaylı bilgi bulabiliriz. Son günde görüşmek üzere.

4. Gün

Ve Jerez'in son günü..





Red Bull'un testleri erken bitti, bugün öğleye doğru pıllarını pırtlarını toplayarak gittiler. Red Bull'un Renault'la en yakın çalışan takım olmasına rağmen böyle bir sorun yaşaması belki de en büyük gariplik. Her takım sorun yaşayabilir, testleri kaçırabilir fakat Renault ve RBR arasındaki ilişkiden bunu beklemiyorduk..Üzerine Lotus'un da olmaması Renault için testlerin kabusa dönmesine neden oldu, elde sadece Caterham'ın bugün attığı turlar var.

Geçen senenin analizini yaparken Red Bull'un 2013'ü garanti altına almak için sezonun ikinci yarısında biraz fazla efor sarf ettiğine dair bir teorimiz vardı, doğrulanmış olabilir. Üstelik RBR de McLaren gibi kaza testlerini normalden geç geçmiş, planın gerisinde oldukları düşünülüyor. Bundan kaynaklı bir problem yaşıyor olabilirler. Taraftarlar arasındaki Renault hakkındaki ön yargı ve RBR'nin kötü şöhreti yüzünden çok acele yorumlar yapılıyor evet RBR'un şu an bir dezavantajı var ama geri dönülemez bir noktada değiller. Ve belki de bu problemler Newey'in agresif tasarımından kaynaklanıyorsa rakipler tekrar kara kara düşünebilir. 2011'de testlerde yarış mesafesi gidemeyen MP4-26 testlerde ortalığın tozunu attıran F60'dan Avustralya'da 0.6 sn hızlıydı.

Bugüne dönersek yağmur yüzünden tur dereceleri çok aldatıcıydı, ona rağmen sabah Rosberg 91 tur atmayı başardı. Hamilton'ın 41 turuyla Mercedes toplamda 132 tur attı, Alonso 115, Magnussen de 110 tur atarak 100 barajını geçtiler.

Force India'nın genç İspanyol test pilotu Juncadella 81, Sutil 69, Kobayashi 54 tur attı. Williams'tan Massa da 86 tur attı, hem de günü lider bitirdi. Bianchi de 25 tur atarak Marussia'ya değerli veriler kazandırdı.





Turlara ilişkin veriler maalesef geçen seneki gibi yok, lastik bilgileri de. McLaren'in tur zamanlarının nispeten ciddi olduğu iki günde de en hızlı olması pek bir şey anlatmasa da ufak bir ipucu verebilir. Pek rastlanılan bir durum değil çünkü. Yine de testlerde tur zamanlarından çok pistten gözlem yapan F1 medyasının yorumları daha değerli. İşin kötüsü bu yıl Barcelona'da test yok ve Bahreyn'de kolayca şu araç hızlı virajlarda daha iyi diyebileceğiniz virajlar pek yok, belki 2. sektör.

Mercedes 4 takımla sorunsuz çalışmayı başardı. Mercedes'in bu seneki bir avantajı da bu olacak. Şampiyonluğa oynayabilecek iki güçlü takım ve iki iyi takım daha. En çok ve en farklı veriye onlar sahipler şu an, uzun maratonda ufak da olsa bir avantaj.

Ferrari ve Mercedes yine en çok tur atan takımlar oldular, McLaren de geçmişe oranla fazla tur attı bu sefer. 3 takım şimdilik öne çıktı ama tekrar tekrar söylediğimiz gibi bu daha hiçbir şey. Lotus ve Red Bull olmadan bir şeyler konuşmak anlamsız. Ayrıca bu sene gridin de yakınlaşacağını unutmayalım, o ayrı bir dava, dursun bir kenarda, sonra konuşacağız.

Derece demişken Williams'ın turları da fena değil, dün ikinci ve bugün de birinciydiler, 2013'ü erken bitirdiler, acaba bu sene nasıl iş çıkaracaklar.

Jerez'den bir şey çıkarmak anlamsız ama insan bekliyor işte. Lotus'un parasal sıkıntıları, Red Bull'un testi pas geçmesiyle geriye Ferrari, McLaren ve Mercedes kalıyor. Ferrari'nin de yine fazla mı muhazafakar eleştirilerini düşünürsek geriye biraz daha radikal ve Mercedes motorlu McLaren ve Mercedes kalıyor. Acaba ikisi baş başa kalırsa nasıl komplo teorileri okuruz, üstelik işbirliğinin de son senesi.




Sanırım Jerez'de öne çıkan gelişmelerin hepsini derledik, diyecek pek bir şey kalmadı. Jerez genelde baki kalan sezonda hoş bir seda bile bırakmayabilir, onun için bu testlerden aman aman sonuçlar çıkarmaya gerek yok.





5 Aralık 2013 Perşembe

2013'ün Teknik Özeti

2013'ü bir kelimeyle özetleyecek olursak birçok açıdan 'garip' bir sezondu. Sanki birçok şey 'mış' gibi yapıldı. 2013'ün teknik incelemesine girerken üç tane ana başlığımız olacak, Mercedes'in başarılı projesi, McLaren'in başarısız projesi ve Red Bull'un sezonun ikinci yarısını domine etmesi. Sırasıyla nedenlerine bakmaya çalışalım.

Mercedes'in Hamilton dahil herkesin şaşırtan hızı nereden geldi. Gümüş grilerin 2012'den 2013'e bu kadar ivmelenmeleri en çok BMW'nin 2007'den sonra 2008'de ön gruba daha çok yaklaşmalarına benziyor. İkisinde de öndeki takımlar sezonun son virajına kadar (2007, 2012) şampiyonluk için mücadele ettiler, ikisinde de önemli kural değişiklikleri yoktu. İlk faktör Mercedes için eksiyken, ikincisi artı. Hangisinin etkisi daha fazla bilmek mümkün değil fakat Mercedes'i değerlendirirken bunları kesinlikle unutmamak gerekiyor.



























Mercedes'in artan hızına rağmen lastikleri kontrol etmede hala büyük sıkıntıları olduğunu gördük. Lastikler değişmeden önce Red Bull'la beraber en hızlı lastik ısıtan takımdılar. İlk iki yarışta pist ıslakken fena değildiler. Şu var ki, lastiklerin değişmesi Mercedes'e o kadar yaramadı. Evet, lastikleri pazar günleri erken bitmedi ama bu sefer de en ön çizgide değildiler.

Burada paragraf açalım. Lastiklerin değişmesi 2013'ün belki de en önemli 'teknik' olayıydı. Red Bull haklı çıktı, diğerlerinden fersah fersah uzaktalarmış. Peki bu değişiklik neyi ifade ediyor ? Red Bull kampının aero olarak diğerlerinin çok önünde olduklarını. Bir takım hariç, ona birazdan geleceğiz. Bu şu açıdan dehşet verici, 2012'nin başında EBD'siz RB8 diğerleriyle yakın noktadaydı, kazanan bir araç değildi. En azından böyle kazanamıyordu. İki sene sonunda aradaki fark inanılmaz. Özellikle de Ferrari ile. Hadi Lotus'un imkanlar kısıtlı, Mercedes zaten gerideydi. 2014 her ne kadar motorlarla gündeme gelse de RBR'nin bu aero gücünü hiçbir şey durduramayabilir. Hele de 2014'de Red Bull istediği gibi bir araç üretemezse Newey ve adamları 2015'i ilk yarışından bile bitirebilirler. Belki uçtuk ama Red Bull çok güçlü, bu işin şakası yok.

Mercedes'in 2013'deki hızı lastik ısıtma ve gelişen paketten oluşan bir karışımdan geldiği muhakkak. Sezonun ilk yarısı lastik tartışmalarıyla geçtiği için Mercedes'in çıkışı biraz güme gitti. Dolayısıyla nedenleri de. Her ne kadar bazı soru işaretleri olsa da bu çıkış sıradan bir çıkış değil. Takımın üzerinden 'loser' gömleğini atmasını da sağladı. Artık 2014 için daha mutlu ve umutlular. Hamilton'ın seneye daha iyi olacağı da kesin. Muhtemelen griddeki en iyi ikileye de sahipler, en azından en oturmuş. Seneye neler yapabilecekleri de başka yazıya artık.

2013'de tarihin en kötü McLaren aracını da gördük sanırım. McLaren açıklamalarıyla, özellikle de Whitmarsh'ın, biraz kapalı bir takım. Peki ne oldu da böylesine berbat bir sezon geçirdiler. Cevabı Whitmarsh'ın bir açıklamasında gizli. Dominant bir araç üretmek için yapılan radikal hamleler -muhtemelen bizim göremediğimiz- ellerinde patladı ve ortaya saçma bir araç çıktı. Yoksa MP4-27'i Marussia'a verseydiniz 2013'de bu McLaren'den daha fazla puan toplayabilirdi. Özetle McLaren'in yaşadığı şey Williams'ın yıllardır içinde bulunduğu durumdan çok farklı, merak edenler için söylüyoruz.

































Eğer McLaren herkesin gittiği yoldan gitseydi özellikle sezonun ikinci yarısı çok güzel mücadeleler izleyebilirdik, daha kötümser -aslında iyi- ifadeyle bu kadar sıkılmazdık. Belki de Button'ın gerçek şampiyonluk yarışında yetersiz olduğu düşünülüp, onun yerine Hulkenberg veya Magnussen gelebilirdi. Perez de koltuğunu koruyabilirdi. Çünkü şu an Red Bull'la aero olarak gerçekten mücadele edebilecek tek takım McLaren.

2012'de Mercedes'in iki polü ve Alonso'nun yağmurlu polleri dışında zaten bütün poller McLaren ve Red Bull arasında dağılmıştı. 2011'in ikinci yarısı yine RB7 ve MP4-26 arasında geçmişti. Tabii burda saf hız/saf aero'dan bahsediyoruz. Pirelli geldiğinden beri yarış hızı kavramı daha bi önem kazandı ki Ferrari üç yıldır biraz bundan ve Alonso'dan kurtarıyor. Keza Lotus'un son iki yıldır bu noktada olmasının sebebi de yarışta lastiklerine iyi davranması. Yetenekten başarıya giden yolda McLaren kaybediyor, Ferrari kazanıyor.

Button'ın sene boyunca berbat bir araç sayesinde hiç bakmadıkları noktalara baktıklarını söyledi. Muhtemelen daha fazla öğrendikleri şeyler vardır. Yine de kaçırdıkları şeylerin yanında bunlar Pollyanna'nın bile güleceği şeyler. Özellikle lastiklerin değişmesinden sonra takımlarda ve pilotlarda 2.'liği güle oynaya kazanabilirlerdi. 2013'ün sıkıcı olmasının asıl sebebi McLaren'dir, kesin bilgi yayalım.

Üstüne basarak söylersek MP4-28 F1 tarihinin en saçma aracı olabilir. Bunun yanında biraz da McLaren'in neden podyuma çıkamadığına gelelim. 2002, 2004 veya 2006'da da McLaren pek iyi araçlar üretmemesine rağmen galibiyetler ve podyumlar kazanmıştı. 2013'de bunları başarıamasının asıl sebebi ise önlerinde 4 takım olmasıydı, yani N.Ş.A.'da McLaren'in podyuma çıkması için 8 araçtan 6'sına anormal bir şeyler olması gerekiyordu. 2006'da ise Raikkonen'in Massa ve Fisichella'yı geçmesi için podyum yeterliydi, dayanıklılık seviyesi de bu kadar yüksek değildi. İlginçtir McLaren BMW'nin en çok turu tamamlama oranında geçerek tarihin en yüksek dayanıklılık seviyesine çıktı, yüzde 98 küsur.

Hatırlarsak birçok yarışta Button bir az pitle bazen Massa'yı bazen Grosjean'ı bazen de Mercedes'leri geçtiği yarışlar oluyordu. Ne tek tur, ne de yarış hızında öndekilerle güreşmek zordu. Dayanıklılıkta son yılların zirvesine çıkınca podyum imkansız hale geldi. Peki Hamilton olsaydı işler değişir miydi ? Belki Hindistan'da podyuma çıkabilirdi, zaten McLaren o yarış biraz daha cesur davransaydı Perez de podyuma çıkacaktı. Q3'e daha fazla kalabilirdi takım ve dolayısıyla 20-25 puan daha gelebilirdi toplamda. Q3 yarışının nasıl geçtiğini öğrenmek için Hulkenberg ve Ricciardo'nun yaptıklarına bakın.

İki Mercedes motorlu takımdan sonra Renault motorlu Red Bull'a dönelim. Aslında biraz biraz bahsettik Red Bull'dan. Newey'in de birçok kez dediği gibi değişen lastikler onları yenilgisiz yaptı. Biz de ufak bir iddia ortaya atalım madem işler bu denli sıkıcıyken. Red Bull 2014'de değişen kurallarla beraber son rahat yılını yaşıyordu ve elindeki şansı riske atmak istemedi diye düşünüyoruz. Nasıl mı oldu, yaz arasından önce çıkışta olan bir Mercedes vardı ve değişen lastikler eğer onların da işine gelseydi sezonun son kısmında önemli mücadeleler görebilirdik. Red Bull'da elindeki şampiyonluğu kaçırmamak için 2013'e daha fazla odaklandı. Diğer takımlara göre. Bunu da Newey'in sürekli geç kaldık demeçlerinden anlıyoruz. Yani ikinci yarıdaki devasa farkın ufak veya boyutu bilinmez bir kısmı da 2014 çalışmalarını biraz ötelemekten kaynaklanıyor olabilir. Gecikmelerin Newey için pek bir anlam ifade etmediği ayrı bir mevzu.





''Ferrari veya Lotus'u niye yazmıyorsuınuz lan'' diyenler olabiltir. İki takım da 2012'deki lastik koruma meziyetlerini koruyarak sezona başladı, işe de yaradı. Lastikler değişince de 3. ve 4. olarak sıralandılar. Bunun yanında görebildiğimiz büyük teknik değişikler olmadı. Lotus'un zaten parası yok. Ellerindeki paraya göre yine en iyi işi çıkartan takım oldular.

McLaren'in yanında 2013'de hayal kırıklığı yaşayan diğer takımlar Sauber ve Williams oldu. İki takım da 2012 araçlarını özlettirdi. Özellikle Sauber'in 2 yıldır lastiklerini en iyi koruyan özelliklerini kaybetmesi garip oldu, muhtemelen farklı bir yola saptılar, olmadı. Onların aksine kurnazlık edip sezonun ilk yarısında lastiklerini koruyan Force India takımlarda 6.'lığı kaptı. 2012'den 2013'e geçişte bu değişimi başarabilmiş olmaları aslında önemli başarı Hint takımının.





Toro Rosso, Marussia ve Caterham hakkında iki kelam etmek için açıkçası pek bilgi yok elimizde. Toro Rosso'nun orta grupla mücadele edemediğini gördük genellikle, Ricciardo'nun Monza'da düzlük hızıyla kazandığı puanları saymazsak. Zaten Avustralyalı genellikle ilk 10'da başlayıp 12 veya 13. bitirdi yarışları, Vergne'nin yarışlarda daha iyi olduğu imajı da biraz da burdan geliyor açıkçası. Ricciardo altındaki araçla yarışlarda direnemiyordu doğal olarak. Marussia ve Caterham da bildiğiniz gibi, yine yaklaşamadılar ön tarafa. Marussia sene başındaki hızını iyi pilotla birleştirince 10. olmayı başardı, en azından iyi pilotun hala değerli olduğunu gösterdi.

2014'de neler olabilir sorusu başka bir yazıya kalacak. 2013 parçalarının bir kısmının 2014'de de kullanılacağını düşünürsek ve Red Bull'un sezonu erkenden bitirmesi, McLaren'in çok önceden çalışmaya başlamasını da göz ardı etmemek lazım. Orta sıradakileri de. Şimdilik bizden bu kadar, diğer yazıda görüşmek üzere.





14 Kasım 2013 Perşembe

Bundan Sonra Ne Olacak 2 - Genjler

Bugünkü yazıda Kevin Magnussen, Daniel Ricciardo, Daniil Kyvat gibi pilotların geleceği ve orta ile alt sıradaki takımları tercihleriyle ilgili bir şeyler karalayalım dedik.


2010 Spa-Francorchamps



Her şeyden önce gridin çoğunun geleceği sponsorlara bağlı. Son yıllarda artış gösteren bu trend 2014'deki artan maliyetlerle pik yaptı. Şu an en çok konuşulan konu Lotus'un Quantum'la anlaşma yapıp yapamayacağı. Ona göre pilot alacaklar çünkü. 30 Milyon Euro'luk desteğiyle Maldonado sırada bekliyor, yine belki ondan daha fazla parasıyla Perez Telmex'iyle ortalığı karıştırabilir.

Lotus'a değinmeden Hulkenberg'e geçelim. Aslında ona da pek değinmeye gerek yok, yaptıkları ortada. Bugünkü haberlere göre son 2 yarışta Lotus'a geçmeyi istememiş. Lotus gelecek sene için koltuk garantisi veremiyorken çok yerinde bir karar olmuş. Sauber'e geçmekle aceleci davrandı sanki, çünkü Sauber 2012'de iyi bir performans gösterse de onun için yatay bir geçiş oldu, dikey değil. Hem de Force India'nın Sauber'e göre daha az sponsorlara bağlılığı olan bir takım. Şimdi atıp tutmak kolay tabii, belki de Sauber Ferrari'ye geçmek için bir araçtı.







Ferrari demişken Kırmızıların diğer pilotu Bianchi de Marussia'da kalmaya devam ediyor. Bianchi'nin de hayalinde muhtemelen Ferrari koltuğu vardır fakat Ferrari bu konuda biraz acımasız. Raikkonen fırsatı çıkınca Hulkenberg'i elemekten çekinmediler. 1-2 yıl sonra Bianchi bu koltuğa oturmaya hazır olunca eğer pazarda Vettel veya Hamilton fırsatı olursa Bianchi'nin yüzüne bakmayabilirler, kimse de şaşırmaz. Özetle Ferrari kendi pilotlarına karşı McLaren veya Red Bull gibi yumuşak değil, aslında Bianchi için Lotus'u düşünmüştük ama bizi pek kaale almadılar.

2013 için hem Button'la takım arkadaşlığı hem de sezonu en hızlı bitiren araca oturmasıyla Perez için rüya gibi bir sezon bekleniliyordu. Şimdi ise Perez koltuk arıyor. Peki McLaren neden Magnussen'i seçti ? Öncelikle şu habere bakmanızı öneririm. Kaba bir tabirle McLaren Perez'den yeni bir Button yapmaktansa, Magnussen'den yeni bir Hamilton çıkarmayı tercih etti. McLaren'in içinden de gelen görüşlerle takım ön sıralardaki en güçsüz pilot dizilimine sahip. Button'ın da diğer şampiyonların seviyesinde olmadığına inanılıyor. Button biraz değişik bir pilot, şimdi ona hiç girişmeyelim ama bi şekilde Button'ın ufak da olsa bir farkla diğerlerinin seviyesinde olmadığını kabul ediyoruz. Yeri geliyor bunu sebebi tek tur, yeri geliyor yumuşak stili oluyor.






Perez'in sıralamalarda sadece 9-8 geride olduğunu hatırlamak gerek, daha Formula 1'de 3. yılı. Yarışlardaki agresifliği de çekici aslında. Bu seneki şanssızlığı McLaren'in artık hataya tahammülü kalmaması. Abu Dhabi'den sonra ciddi şekilde Magnussen mi Perez mi daha iyi tartışıldığı gelen haberler arasındaydı. Perez'in takımda kalmasının diğer şartı, belki de asıl şartı, Button'la mücadele edebilmesiydi. Birçok kişiye göre yenilmiş olsa bile ortadan net bir yenilgi durumu yok. Üstelik Perez'in asıl çıkışı ancak 2014'de mümkün olabilirdi. Kararın doğruluğu veya yanlışlığı bir kenara acımasız olduğu bir gerçek, Perez ilk başta yeni bir Coulthard veya Kovalainen olarak görülebilir fakat ikisinin yapamadığı katkıyı takıma yapabilirdi. Kararın bu kadar geç verilmesi de hem onun adına hem de pazardaki diğer sürücüler için kötü oldu, Gutierrez'in şansı da hemen hemen hiç kalmadı.

Perez konusunu kapatmadan birkaç şey daha eklemek gerekiyor. Perez'in takıma alınmasında Hamilton'a misilleme amacı vardı. Hatırlarsanız Perez açıklaması Hamilton'ın Mercedes açıklamasından önce gelmişti. Bunun yanında Ferrari Akademisi'nden birini transfer etmek de rakip takıma ayrı bir çalım oluyordu. McLaren misilleme yapmak uğruna pazar günkü Singapur Gp'den sonra 4 gün içinde Perez'le tamamen anlaşıp imzayı attırmıştı. Ki, daha o günlerde Massa da Ferrari ile anlaşma imzalamamıştı. Takım birkaç yarış daha beklese muhtemelen Hulkenberg'le sözleşme imzalar ve bu sene Button'a yol görünebilirdi veya Magnussen için bu kadar zorlamazlardı. Kader işte.

Ricciardo'ya geçelim. Avustralyalı pilotun geleceği çok açık. Birçok kişi onun yeni bir Webber olacağı görüşüne sahip olsa da durum daha pozitif. Tabii Red Bull'un onu nasıl bir pilot olarak gördüğüne bağlı. Vettel gizli lider olarak devam mı edecek yoksa McLaren tipi bir savaş mı olacak. Yine de 2010 İngiltere veya 2013 Malezya gibi takımın alenen Vettel'e tutmayacağını söyleyebiliriz. Önceden de dediğimiz gibi Ricciardo'nun 4 şampiyonluğu bulunan pilota karşı savaşması ona diğer bütün koltukları açabilir, özetle Red Bull'a muhtaç olmayabilir. Mark kariyerinin sonundaydı, Daniel ise başında. Hem de Vettel'in ayrılık ihtimaline karşı Red Bull'un da geleceği. Yendiği takım arkadaşı da hiç fena kariyeri olmayan birisi. Özetle Ricciardo Webber'in devam filmi olmayacak sanki.


Sahi bu kadar gülecek ne vardı ? 


Red Bull'un diğer genç yeteneği Daniil Kyvat'a gelirsek. Hem Red Bull hem de Rus sponsorları sayesinde onun da geleceği çok açık. Sirotkin koltuğa oturamazsa gridin de en genç pilotu olacak 94'lü elemanımız. Vergne de onun için iyi bir kıyas noktası olacak. Vergne'in de son şansı olabilir, alttan gelecek sürücülere de bağlı olarak. Şu an Akademi'de ses seda yok, Felix da Costa'nın son bir şansı daha olacaktır.

95'li Sirotkin ise yaşına göre fena iş çıkartmadı bu sene. Şampiyonluğa oynayan McLaren elemanlarından 3 yaş daha küçüktü. Tam gerçek bir pilota dönüşecekken kurtlar sofrasına atmak istiyorlar onu. Biraz Raikkonen havası var, gerçekten soğuk duruyor. Eğer gerçekten Raikkonen gibiyse 1 sene er ya da geç fark etmeyecektir onun için. Şu an için takım arkadaşı belli değil ama gelecek pilota göre onun da gerçek hızını görebiliriz. Aday çok, ne desek boş şimdi.

90'lardan bahsetmişken Magnussen'e de değinelim. 2014 onun için hazırlık senesi olacak öncelikle, Hamilton efekti beklememek gerek, onunla karşılaştırmamak da. Button'ın seviyesine ulaşması bakalım kaç yarış alacak ya da ulaşabilecek mi ? Özellikle cumartesi günlerine bakmak gerekecek, Button'a birçok kişi burun kıvırsa da pazar günü ne yapıp edip aracın potansiyelinin üzerine çıkabiliyor. Hamilton'la 3 yıllık puan karşılaştırması ortadayken birinin Button'ı net şekilde geçmesini beklemek saflık olur. Hamilton'ın 2007 Avustralya'da Q3'de Alonso'nun 0.25 sn gerisindeydi, Magnussen ne yapabilecek..




















95'li Sirotkin, 94'lü Kyvat, 92'lü Magnussen, 89'lu Ricciardo, Bottas ve Bianchi. Perez'in 90'lı
olduğunu unuttuk bak. 91'li Chilton da var. Şimdi baktım da Pic de 90'lı. Kusura bakmayın Chilton + Caterham'ı pek kaale alamıyor insanlar. Bugün varlar, yarın yoklar. Gerçi Van der Garde ve Chilton'ın arkasında sağlam sponsorlar var deniyor. Caterham'ın da eğer birini değiştirecekse bu Pic olabilir. Pic'in Fransızlığı yetmeyebilir takıma, Hollandalıya karşı net bir üstünlük de sağlayamadı. Van der Garde'yi sorduğunuzu duyar gibi oluyorum, o Hamilton'la yaşıt.

Sanırım bu grid birçoğumuzu yaşlı hissettirecek cinsten. F1'e 2000 yılında giren Button ve 2001'de giren Alonso ve Raikkonen artık gridin en yaşlıları. Geçen akşam bir F1 gazetecisinin bir tweeti vardı Magnussen'in Nigel Mansell'in şampiyonluğundan sonra doğduğuyla ilgili. Hamilton, Rosberg, Vettel, Hulkenberg gibi isimler de artık orta yaşlı olacak. 2014 yukarıda saydığımız genç pilotların hepsi için çok kritik bir sene olacak, çoğunun gerçekten kıyaslamak için önemli takım arkadaşları olacak.



11 Kasım 2013 Pazartesi

Bundan Sonra Ne Olacak 1 - Veteranlar

2014 dizilimlerinin açıklanmasıyla önümüzdeki birkaç yılın şekli şemali de ortaya çıkacak gibi görünüyor. Geçen sene Hamilton'ın McLaren'den ayrılışı bu sene Webber'in emekliliği ve bozulan Ferrari Alonso ilişkisi pazarı hareketlendiren temel etkenler gibi oldu. Tabii bir de orta sıra takımlarının maddi sıkıntıları. Yazımızda sadece 2014 değil önümüzdeki yıllar pilot pazarında daha neler olabileceğini konuşacağız.

Konuya artık yaşlanan pilotlar üzerinden başlasak fena olmayacak gibi. Webber'in emekliliğinden sonra en yaşlı pilot ünvanı Raikkonen'e geçecek, en tecrübeli pilot ünvanı da Schumacher'den sonra olduğu gibi Button'da kalacak. Raikkonen 79, Button 80, Massa ve Alonso 81'li. Raikkonen büyük ihtimalle 2015 sonunda 36 yaşındayken eyvallah der. Massa da daha bugün Williams'la sözleşme imzaladı Williams'la ve F1 klasiği olarak anlaşmanın birden fazla yılı kapsadığı belirtildi. Massa'nın da Williams artık son durağı gibi. Büyük ihtimal 2, belki 3 yıl sonra o da emekli olabilir. Peki diğer şampiyonlar Button ve Alonso ne yapacak ?



Button sene sonunda 247 yarışı tamamlamış olacak. Artık Formula 1 sezonları ortalama 3-4 yarış daha uzun sürüyor. Yani Button'ın 4 sezon daha yarışması Barrichello'nun rekorunu geçmesi demek. 2014 sonunda McLaren'le yolları ayrılacak gibi. O zaman 267 yarış olsa, üç sezon daha gerekecek İngiliz pilota. Button bu yıl da fena iş çıkarmıyor, 2014 sonunda emekliliğini düşünür mü, zor. Ki, artık Formula 1 testsiz çok daha kolay bir spor. Rahatlıkla bir pilot ara vermeden 30'lu yaşların sonuna kadar iyi performans verebilir. Button ve Alonso gibi pilotların ne kadar zinde olduğunu da biliyoruz. Yine de İngilizin işi zor, çünkü ilk 4 takım dışındaki diğer takımlar sponsora bakıyor ve alttan gelen birçok yetenek veya sponsorlu pilotlar var.





Alonso ise 2016 sonunda 35 yaşında olacak ve 35 yaş onun gibi bir pilota göre emeklilik yaşı değil. Sene ortasında takımla atışmaları ve Raikkonen'in iki yıllığına takımla anlaşması artık ilişkinin eskisi gibi olmayacağını gösterdi. Özellikle Raikkonen'in iki yıllık anlaşması belki Fin pilotun takıma gelmesinden bile önemli. Kimi bir yıllığına gelseydi takıma, bir yıl daha Ferrari ile takılıp emekli olacak, bu da Fernando'ya gözdağı olacak, duruma göre de 2015'de tekrar ikinci pilot mahiyetinde birinin transfer edilebileceği şeklinde yorumlanabilirdi. Alonso iki yıl takım lideri olamayacak, son senesinde ise Vettel veya başka bir pilotun dedikodularıyla uğraşacaktır. Bu yüzden beklentiler Alonso'nun 2014'de Raikkonen'le dişediş dövüşeceği ve 2015'de McLaren'e geçeceği yönünde. İspanyol bu sefer 2007 sonunda yaptığı hatayı yapmadı, savaşıp öyle ayrılacak takımdan, eğer ayrılırsa. Görünen bir şey var, o da Alonso ve Ferrari aşkının bittiği, çünkü sadece Vettel değil, Hulkenberg, Bianchi hatta 94'lü Marciello bile İspanyol'un tahtına göz koyabilir.

Vettel'i yaşlı değil ama kurt olarak tarif edebileceğimiz için onu da konuşalım. 2015 sonunda bitecek anlaşması her an yeniden uzatılabilen cinsten. Ne sosyal medya hesabı var, ne de menajeri. Ne yapacağı hiç kestirilemese bile 2016'ya yeni bir takımda başlayabilir. Mercedes, Ferrari veya McLaren. Mercedes başarılı olursa Almanlığı, Ferrari büyüsü ve McLaren de transferde Real Madridliliği sayesinde Alman pilotu kadrosuna katabilir. Formula 1'de gelecek sene bile belli değilken 2016 üzerine hesaplar veya tahminler yapmak hiç akıllıca ve sağlıklı değil. Üzerine Vettel'in ne yapabileceğini tahmin edemiyoruz hiç. Çünkü açıklamaları falan da çok klişe, bir ipucu yakalamak çok zor. Tek söyleyebileceğimiz 2016'da artık takım değiştirmesi gerektiği yönünde. Bakalım Red Bull Newey ve Vettel sonrası için planlar yapıyor mu...







2013 sezonunda muhtemelen Vettel, Rosberg ve Hamilton dışında her pilotun geleceği hakkında yazıldı çizildi. Bu sezon beklentilere göre belki de en başarılı takım Mercedes için 2014 en kritik yıl olacak. Şu an için en stabil ikiliye sahip takım gibi görünüyorlar, belki de en güçlü.


2001'in meşhur çaylakları


Lotus ise Romain Grosjean'la devam edecek, diğer pilot ise takımın bulacağı sponsorla direk bağlantılı. Hulkenberg'in geleceği ilgili ise ne söylesek boş şimdilik. Açıkçası 2013'ün F1 gridi çok genç, seneye bile en yaşlı pilot 35 yaşında olacak. Bu yüzden Rosberg, Hamilton, Sutil veya Vettel-Hulkenberg jenerasyonuna şimdilik girmeyelim.


Öndeki takımlardan bahsetmişken Red Bull'un gelecek planlarına geri dönelim. Takımın muhtemel bir Vettel ayrılığı üzerine diğer güçlü pilotlara yönünü çevirebilir. Bu sezon RBR koltuğu için Raikkkonen, Toro Rosso koltuğu için de Vandoorne'la görüşmeleri her zaman akademiye bağlı kalmayacaklarına gösteriyor. Alonso ve Button şimdiki takımlarından ayrıldıklarında RBR ile görüşebilir. Horner'ın zamanında Button'la Toro Rosso için görüştük demesi, gelecek için de bir işaret aslında. Yukarıda belirttiğimiz gibi Button en çok yarışa çıkma rekoru için bulduğu takımla yardırabilir, gerçi tam bir İngiliz beyefendisi Button'da o hırs olur mu bilemeyiz.. Ha unutmadan Button 2014'de şampiyon olursa veya gerçekten süper bir sezon geçirirse McLaren planladığı gibi yine Alonso veya başka birini takıma getirecek mi ? Muhtemelen hayır.



Yazımızdaki düşüncelerin yüzde 80-90'ı varsayım, tahmin falan filan. Çoğu gerçekleşmeyebilir bile, onu baştan söyleyelim de. Ama şunu iddialı söyleyebiliriz ki Alonso 2016'da emekli falan olmaz. Onun için Ferrari'den sonra bir tane daha büyük takım macerası olacaktır. Alonso ve Button'ın emekli olma konusunda acelesi olmayacakları kesin gibi, yayalım.

Sanırım veteranlar için bu kadar sallama yeter. Gridin en yaşlılarının Raikkonen ve Button olacak olması da ayrı bir gariplik bizim açımızdan. Son yılların, belki de F1 tarihinin en genç gridinin göründüğü kadar pozitif bir şey olmaması da muhtemel. İkinci yazıda bu genç pilotların durumunu ele alacağız. Ve alt ve orta sıra takımların. Görüşmek üzere.